Şirket Kayyımının İşlemlerinden Doğan Zarar İçin Tazminat Dilekçesi | CMK 133/5 Word
Kısa cevap: CMK 133/5 uyarınca atanan şirket kayyımının göreviyle ilgili iş veya işlemi bir zarar doğurmuşsa tazminat talebi kayyıma karşı sıradan bir hukuk davası olarak değil, CMK 142–144 hükümleri uygulanarak Devlet aleyhine ileri sürülür. Başvuru, karar veya hükmün kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde yapılmalıdır. Genel görevli ve yetkili merci, zarara uğrayanın oturduğu yer ağır ceza mahkemesidir; bu mahkeme tazminat konusu işlemle ilişkiliyse ve aynı yerde başka ağır ceza dairesi yoksa en yakın yer ağır ceza mahkemesi devreye girer. Dilekçede kayyımın belirli işlemi, görev bağlantısı, hukuka aykırılık, gerçek zarar, miktar ve nedensellik bağı belgeleriyle açıklanmalıdır. Kayyımın işlemini durdurmak veya geçersizliğini tespit ettirmek için CMK 133/3 kapsamında başvurulabilecek yol, CMK 133/5 tazminat talebinin yerine geçmez.

CMK 133/5 tazminat davası hangi zararı kapsar?
CMK 133, belirli suçlara ilişkin soruşturma veya kovuşturmada maddi gerçeğin ortaya çıkarılabilmesi için gerekli olması hâlinde şirket işlerinin yürütülmesiyle ilgili kayyım atanmasını düzenler. Beşinci fıkra, bu madde uyarınca atanan kayyımların görevleriyle ilgili iş ve işlemlerinden doğan tazminat davalarının CMK 142 ila 144 uyarınca Devlet aleyhine açılacağını açıkça söyler. Böylece davalı ve usul bakımından özel bir kanuni yol kurulmuştur.
Bu yol, kayyım atanmış olmasının veya şirketin ticari sonucunun kötüleşmiş görünmesinin tek başına otomatik tazminat doğurduğu anlamına gelmez. Belirli kayyım işlemi ile belirli zarar arasında uygun nedensellik kurulmalıdır. Örneğin şirket varlığının yetki sınırı dışında ve belgelenebilir değer kaybıyla devredilmesi, malların korunmaması sonucu fiziksel kayıp oluşması, gerekli sigorta veya muhafaza işleminin ihmal edilmesi, sözleşmenin kayyımın görev gereklerine açıkça aykırı biçimde sona erdirilmesi ya da tahsil edilmesi mümkün bir alacağın gerekli işlem yapılmadan zamanaşımına bırakılması somut kayıtlara göre incelenebilir. Buna karşılık piyasa daralması, döviz hareketi, müşterinin bağımsız tercihi veya şirketin kayyımdan önceki borç yapısı gibi başka nedenler ayrıca ayrıştırılmalıdır.
Kayyımın işleminden doğan zarar ile kayyım atama tedbirinin kendisinden doğduğu ileri sürülen zarar aynı şey değildir. Dilekçede “şirkete kayyım atandı ve ciro düştü” şeklindeki genel ifade yerine; hangi kayyım kararının hangi tarihte verildiği, kararın nasıl uygulandığı, hangi şirket varlığının veya hakkının etkilendiği, normal karşılaştırma değerinin ne olduğu ve hesaplanan farkın hangi belgeye dayandığı gösterilmelidir.
CMK 133/3 ile CMK 133/5 arasındaki fark nedir?
CMK 133/3, ilgililerin kayyımın işlemlerine karşı Türk Medenî Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre görevli mahkemeye başvurabileceğini düzenler. Bu yol, sürmekte olan veya tamamlanmış belirli şirket işleminin geçerliliğini, kayyımın yetki sınırını ve gerekiyorsa geçici hukuki korumayı ele alır. Sitedeki şirket kayyımının taşınmaz satış işlemine karşı CMK 133/3 başvuru örneği bu ayrımı somut bir satış kararı üzerinden açıklar.
CMK 133/5 ise meydana gelmiş zararın parasal olarak giderilmesine yönelir. Davalı Devlettir ve CMK 142–144 usulü uygulanır. Şirket taşınmazının satışı henüz tamamlanmamışsa ve zarar doğmadan işlemin durdurulması amaçlanıyorsa yalnız tazminat yoluna güvenmek doğru olmaz. Tersine işlem tamamlanmış ve zarar gerçekleşmişse, kararın geçersizliği tartışması tek başına zarar hesabını ve Devlet aleyhine tazminat istemini karşılamayabilir. Somut dosyada iki yolun koşulları ayrı ayrı bulunabilir; taleplerin görevli merci, taraf ve süreleri birbirine karıştırılmamalıdır.
CMK 133/2 de farklı bir konudur. Şirket kayyımı, kovuşturmaya yer olmadığı veya beraat kararı kesinleştiğinde aldığı ücretin şirket bütçesinden karşılanan kısmını Hazineden isteyebilir. Bu özel ücret iadesi için hazırlanan CMK 133/2 kayyım ücreti talep dilekçesi, kayyımın şirkete verdiği zararın tazmin edildiği dava değildir.
Dava kime karşı açılır ve kayyıma doğrudan husumet yöneltilir mi?
Kanun, tazminat davasının Devlet aleyhine açılacağını emredici biçimde düzenler. CMK 142/5 de yeterli bulunan dilekçe ve eklerinin bir örneğinin Devlet Hazinesinin mahkemenin yargı çevresindeki temsilcisine tebliğini öngörür. Bu nedenle örnek dilekçede davalı “Devlet Hazinesi” olarak gösterilmiş; temsil ve tebligat bilgileri somut mahkemenin uygulamasına göre tamamlanmak üzere bırakılmıştır.
Kayyımın adını, atama kararını ve zarara yol açan işlemini açıklamak zorunludur; fakat CMK 133/5 özel yolu kayyımın kendisini esas davalı yapmaz. Fıkra, Devletin ödediği tazminat nedeniyle görev gereklerine aykırı hareket ederek görevini kötüye kullanan kayyıma bir yıl içinde rücu edeceğini de düzenler. Rücu ilişkisi, zarar görenin ilk tazminat başvurusundan farklıdır ve başvurucunun Devlet yerine kayyıma yönelmesi için gerekçe oluşturmaz.
Kayyım işleminin sözleşmenin karşı tarafı, alıcı veya başka üçüncü kişiler yönünden doğurduğu özel hukuk sonuçları ayrıca incelenebilir. CMK 133/5 tazminat dosyası, üçüncü kişinin tapu kaydını kendiliğinden düzeltmez; satış sözleşmesini otomatik geçersiz kılmaz ve şirket defterindeki kaydı tek başına ortadan kaldırmaz. Bu sonuçlar isteniyorsa görevli hukuk veya ticaret mahkemesindeki talepler ayrı kurulmalıdır.
Kim tazminat isteyebilir?
Başvurucu, kayyımın görevle bağlantılı işleminden hukuken korunan malvarlığı veya kişilik değeri doğrudan zarar gören kişi olmalıdır. Şirket malvarlığındaki eksilme kural olarak şirket tüzel kişiliğinin zararıdır. Bir pay sahibinin şirket değerindeki dolaylı düşüşü, her durumda şirket zararını kendi adına talep etmesine izin vermez. Pay sahibi kendi doğrudan zararını, ihlal edilen kişisel hakkını ve zarar hesabını ayrıca göstermelidir.
Şirket adına başvuru yapılacaksa güncel temsil kaydı incelenmelidir. Zarar iddiası görevdeki kayyımın kendi işlemine dayanıyor ve şirketi hâlen aynı kayyım temsil ediyorsa temsil çatışması doğabilir. Başvurudan önce ceza dosyasındaki tedbirin mevcut durumu, ticaret sicili, yeni yönetim organı, temsil kayyımı veya mahkemece sağlanan başka temsil çözümü belgelendirilmelidir. Yetkisiz imzayla yapılan bir başvurunun sonradan tamamlanabileceği varsayılmamalıdır.
Alacaklı, sözleşme tarafı, çalışan veya üçüncü kişi bakımından da yalnız kayyımın şirketi yönetmiş olması yeterli değildir. Zararın CMK 133 uyarınca atanmış kayyımın görevle ilgili iş veya işleminden doğduğu açıklanmalı; başka hukuki ilişkiye dayanan bağımsız alacak veya haksız fiil talebi özel tazminat yoluna yapay biçimde dönüştürülmemelidir.
Başvuru süresi nasıl hesaplanır?
CMK 133/5, doğrudan CMK 142 ila 144’e gönderme yapar. CMK 142/1’e göre tazminat istemi, karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde yapılabilir. Üç aylık süre ile bir yıllık üst süre birlikte izlenmelidir. Kararın verildiği tarih, kesinleşme tarihi ve kesinleşmenin tebliğ tarihi aynı değildir.
Kayyımın belirli işlemi çok önce yapılmış olabilir; buna rağmen kanundaki süre metni karar veya hükmün kesinleşmesini ve bunun tebliğini esas alır. Bu nedenle ceza dosyasındaki nihai karar, kesinleşme şerhi ve kesinleşmenin ilgili şirkete veya kişiye tebliğ belgesi alınmalıdır. Sadece UYAP ekranında dosyanın kapalı görünmesi, yalnız sözlü bilgi veya ticaret sicilindeki kayyım terkin kaydı güvenli süre hesabı için yeterli değildir. Tebliğ yapılmadığı düşünülse bile bir yıllık üst sürenin ayrıca işlemesi nedeniyle dosya kesinleşir kesinleşmez hazırlık yapılmalıdır.
Hangi karar veya hükmün süre başlangıcında esas alınacağı, kayyım tedbirinin kaldırılması ile asıl ceza yargılamasının nihai sonucu arasında farklı tarihler bulunması gibi özel sorunlar somut dosya üzerinden değerlendirilmelidir. Dilekçede alternatif tarihler saklanmamalı; bilinen bütün karar, kesinleşme ve tebliğ kayıtları kronolojik tabloda gösterilmelidir. Süre konusunda tereddüt varsa en erken olası tarihe göre hareket etmek hak kaybı riskini azaltır.
Görevli ve yetkili mahkeme hangisidir?
CMK 142/2’nin genel kuralına göre istem, zarara uğrayanın oturduğu yer ağır ceza mahkemesinde karara bağlanır. Bu mahkeme tazminat konusu işlemle ilişkiliyse ve aynı yerde başka bir ağır ceza dairesi yoksa en yakın yer ağır ceza mahkemesi yetkilidir. Şirket tüzel kişiliği başvurucu olduğunda “oturduğu yer” belirlenirken şirket merkezi, güncel sicil kaydı ve somut temsil durumu birlikte sunulmalıdır.
2024 yılında CMK 142/2’ye eklenen düzenleme, CMK 141/1’in (e), (f) ve (l) bentlerindeki bazı istemler için 6384 sayılı Kanun kapsamındaki Tazminat Komisyonu yolunu öngörür. CMK 133/5’teki kayyım işlemi tazminatı bu üç bentten biri değildir; madde özel olarak 142–144 usulüne gönderme yapar. Bu nedenle sırf genel CMK tazminatı olduğu düşüncesiyle Komisyona yönelmek yerine ağır ceza mahkemesi kuralı esas alınır. Aynı dilekçede hem Komisyonun hem mahkemenin görev alanına giren ayrı talepler birleştiriliyorsa görev ayrımı ve ayırma ihtimali ayrıca değerlendirilmelidir.
Sitedeki CMK 142 tazminat başvurusu rehberi, genel görev, yetki, üç aylık süre ve bir yıllık üst süreyi ayrıntılı açıklar. Kayyım işlemine özgü bu yazıda ise aynı usul, CMK 133/5’in zarar ve görev bağlantısı koşullarıyla birlikte ele alınmaktadır.
Zarar nasıl ispatlanır ve hesaplanır?
CMK 142/3, dilekçede açık kimlik ve adres ile zarara uğranılan işlemin ve zararın nitelik ve niceliğinin gösterilmesini ve belgelerin eklenmesini ister. “Şirket çok zarar etti” veya “kayyım işletmeyi kötü yönetti” ifadeleri yeterli değildir. Her kalem için başlangıç değeri, kayyım işlemi, karşılaştırma tarihi, fiili sonuç, talep edilen tutar ve dayanak belge ayrı satırda gösterilmelidir.
Taşınmaz veya makine satışı söz konusuysa bağımsız değerleme, emsal satışlar, takyidatlar, teklif dosyası, alıcı bağlantısı ve tahsil edilen net bedel karşılaştırılır. Stok kaybında sayım tutanağı, depo teslim kayıtları, alış faturası, satış değeri ve bozulma nedeni; sözleşme kaybında sözleşmenin kalan süresi, fesih yazısı, geçmiş performans, ikame işlem ve tasarruf edilen giderler birlikte incelenir. Tahsil edilmeyen alacakta alacağın varlığı, vadesi, borçlunun ödeme gücü, zamanaşımı, yapılan takipler ve tahsil olasılığı gösterilmelidir.
Yoksun kalınan kâr, varsayımsal en yüksek kazançla hesaplanmamalıdır. Önceki dönem mali tabloları, siparişler, kapasite, sabit ve değişken maliyetler, piyasa koşulları ve kayyım işlemi olmasaydı beklenen net sonuç uzman incelemesine elverişli biçimde sunulmalıdır. Brüt ciro ile net zarar aynı değildir. Vergi beyannameleri, bağımsız denetim, banka kayıtları ve yasal defterler arasındaki uyumsuzluk açıklanmalıdır.
Manevi tazminat talebi düşünülüyorsa zarar görenin kim olduğu ve hangi kişilik değerinin ihlal edildiği somutlaştırılmalıdır. Tüzel kişinin ticari itibarı veya kişilik hakkı ile ortağın kişisel üzüntüsü birbirine karıştırılmamalıdır. Her dosyada manevi zarar bulunduğu veya belirli bir tutarın zorunlu olduğu söylenemez.
Nedensellik bağı ve başka zarar nedenleri nasıl ayrılır?
Şirketin ekonomik sonucu çoğu zaman tek nedene bağlı değildir. Kayyımın işlemiyle aynı dönemde faaliyet yasağı, elkoyma, müşteri kaybı, piyasa daralması, yönetim değişikliği, vergi borcu, finansman gideri veya önceki yöneticilerin işlemleri bulunabilir. Tazminat talebi, zarar kalemini bu nedenlerden ayırmalı ve kayyımın belirli kararı olmasaydı ortaya çıkmayacak kısmı göstermelidir.
Bu amaçla olay öncesi ve sonrası bilanço karşılaştırması tek başına kullanılmamalı; işlem bazlı kayıt oluşturulmalıdır. Örneğin kayyımın depodaki ürünü geç sattığı iddia ediliyorsa ürünün miktarı, raf ömrü, piyasa fiyatı, satışa hazır olduğu tarih, teklif verenler, satış tarihi ve depolama gideri kronolojik olarak gösterilir. Fiyat düşüşünün piyasa genelinden mi yoksa açıklanamayan gecikmeden mi kaynaklandığı bilirkişi incelemesine elverişli hâle getirilir.
Zarar görenin makul önlemlerle azaltabileceği kayıplar da dosyada tartışılabilir. Yeni yönetim göreve geldikten sonra iade, tahsil, sigorta veya koruma işlemi yapma imkânı bulunduğu hâlde uzun süre hareketsiz kalınmışsa bütün sonraki zararların kayyıma yüklenmesi beklenmemelidir. Yapılan zararı azaltma girişimleri ve neden sonuç vermediği belgeyle açıklanmalıdır.
Dilekçeden önce hangi belgeler toplanmalıdır?
- CMK 133 kayyım atama kararı, yetki değişiklikleri ve tedbirin kaldırılmasına ilişkin kararlar.
- Asıl ceza dosyasındaki nihai karar veya hüküm, kesinleşme şerhi ve kesinleşmenin tebliğ belgesi.
- Ticaret sicili ilanları, şirket merkezi ve temsil yetkisini gösteren güncel kayıtlar.
- Zarara yol açtığı ileri sürülen kayyım kararı, yazışma, sözleşme, talimat ve uygulama belgeleri.
- Karar defteri, yevmiye, büyük defter, envanter, bilanço, gelir tablosu ve e-defter beratları.
- Banka dekontları, faturalar, teklifler, değerleme ve ekspertiz raporları.
- Taşınmaz, araç, makine veya stok kayıtları ile teslim, sayım ve muhafaza tutanakları.
- Zarar hesabını kalem kalem gösteren çizelge ve her satırla eşleşen ek numarası.
- Alternatif nedenleri ve zararı azaltma çabalarını gösteren kayıtlar.
- Şirket adına başvuru yetkisi ile varsa temsil çatışmasının giderildiğini gösteren karar.
CMK 142/4 uyarınca bilgi ve belgeler yetersizse mahkeme, eksikliğin bir ay içinde giderilmesini ve aksi hâlde istemin reddedileceğini bildirir. Süresinde tamamlanmayan dilekçe itiraz yolu açık olmak üzere reddedilebilir. Bu tamamlatma imkânı, süre dolmadan önce delilsiz veya belirsiz bir başvuru yapmayı güvenli hâle getirmez; bilinen kayıtlar baştan sunulmalı, erişilemeyen belgeler için hangi kurumdan neden celp istendiği açıklanmalıdır.
Örnek CMK 133/5 kayyım işlemi zarar tazminat dilekçesi
[ZARARA UĞRAYANIN OTURDUĞU YER] NÖBETÇİ AĞIR CEZA MAHKEMESİNE
İSTEMDE BULUNAN: [Şirket / doğrudan zarar gören kişi; sicil, kimlik ve adres]
VEKİLİ: [Ad-soyad, baro, sicil ve adres]
DAVALI: Devlet Hazinesi [yerel temsil bilgisi mahkemece belirlenir]
İLGİLİ CEZA DOSYASI: [Soruşturma, esas, karar ve kayyım atama numarası]
İSTEM KONUSU: CMK 133/5 ve 142–144 uyarınca, kayyımın görevle ilgili [tarih ve işlem] nedeniyle doğan, belgeli [tutar] maddi zarar ile koşulları somut olayda varsa [tutar] manevi zararın, talep edilen faiz ve ferileriyle Devletten tazminidir.
AÇIKLAMALAR
1. [Mahkeme/hâkimlik], [tarih ve numara] kararıyla CMK 133 uyarınca [şirket] işlerinin yürütülmesi için [kayyım adı] kayyımını atamış; yetki kapsamını [tam metin] olarak belirlemiştir. Atama ve sonraki yetki değişiklikleri Ek-1’dedir.
2. Kayyım, görevi sırasında [tarih] tarihinde [satış, fesih, muhafaza, tahsil veya başka işlem] hakkında [karar/talimat] vermiş; işlem [uygulama tarihi ve şekli] ile tamamlanmıştır. Karar, sözleşme, banka ve teslim kayıtları Ek-2 ila Ek-[ ] arasındadır.
3. İşlemin görevle bağlantısı, kayyımın temsil sıfatıyla ve atama döneminde yapılmış olmasından ibaret değildir; [yetkinin kullanılış biçimi ve şirket işi] nedeniyle doğrudan kayyımlık görevi kapsamında gerçekleşmiştir.
4. İşlemin görev gereklerine aykırılığı şu somut olgulara dayanmaktadır: [atama yetkisinin aşılması / mevcut bağımsız değerin dikkate alınmaması / koruma yükümlülüğünün ihlali / teklif veya tahsil kaydının göz ardı edilmesi]. Her olgu Ek-[ ] belgesiyle eşleştirilmiştir.
5. İşlem öncesi [varlık veya hakkın] doğrulanabilir net değeri [tutar], işlem sonucunda şirkete giren veya korunan değer [tutar]dır. Aradaki [tutar] farkın hesabı; vergi, borç, takyidat, maliyet ve tahsil edilen karşılık düşülerek Ek-[ ] çizelgesinde gösterilmiştir.
6. [Yoksun kalınan kâr / ek gider / fiziksel kayıp] talebi için [dönem] mali kayıtları, sözleşmeler, kapasite ve tasarruf edilen giderler birlikte hesaplanmıştır. Brüt ciro talep edilmemiş; kayyım işlemiyle uygun nedensellik taşıyan net zarar ayrılmıştır.
7. [Piyasa değişimi, önceki yönetim işlemi, ceza tedbiri veya başka neden] olası alternatif nedendir. Bu etkinin [uzman raporu/kayıt] ile [tutar/oran] olarak ayrıldığı ve kalan zararın doğrudan [kayyım işlemi] sonucunda doğduğu Ek-[ ] ile gösterilmektedir.
8. Asıl dosyada [nihai karar/hüküm] [tarih] tarihinde kesinleşmiş, kesinleşme [tarih] tarihinde istemde bulunana tebliğ edilmiştir. İşbu istem üç aylık süre ve kesinleşmeyi izleyen bir yıllık üst süre dolmadan sunulmaktadır. Kesinleşme ve tebliğ kayıtları Ek-[ ]’dedir.
9. İstemde bulunanın oturduğu/merkezinin bulunduğu yer [yer] olup mahkemeniz CMK 142/2 uyarınca görevlidir ve yetkilidir. Tazminat konusu işlemle ilişkili mahkeme ve aynı yerdeki daire sayısı bakımından özel yetki kuralı [uygulanmamaktadır / şu nedenle uygulanmaktadır].
10. Zarar hesabının mali müşavirlik, değerleme ve sektör uzmanlığı gerektiren kısımları için bilirkişi incelemesi; kayyım karar ve yazışmalarının ilgili ceza dosyasından, ticari kayıtların şirket ve kurumlardan celbi talep olunur.
HUKUKİ NEDENLER: 5271 sayılı CMK m.133/5 ve m.142–144 ile tazminat hukukunun ilgili genel ilkeleri ve somut olaya uygulanacak diğer mevzuat.
DELİLLER: Kayyım atama ve yetki kararları; nihai karar veya hüküm; kesinleşme ve tebliğ belgeleri; kayyım kararları ve yazışmaları; ticaret sicili; şirket defterleri; mali tablolar; sözleşme, teklif, fatura ve banka kayıtları; değerleme ve ekspertiz; teslim ve sayım tutanakları; zarar çizelgesi; bilirkişi incelemesi ve her türlü yasal delil.
SONUÇ VE İSTEM: Açıklanan nedenlerle; (1) kayyım atama dosyası ile işlem kayıtlarının celbine, (2) [tutar] maddi zararın ve koşulları varsa [tutar] manevi zararın Devletten tahsiline, (3) talep edilen faizin başlangıcı ve türünün somut olay ile güncel uygulamaya göre değerlendirilmesine, (4) zarar ve nedensellik için bilirkişi incelemesi yapılmasına, (5) yargılama giderleri ile CMK 142/9 çerçevesinde vekâlet ücretine karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederiz. [Tarih]
[İstemde bulunan / vekili]
[Ad-soyad]
[İmza / E-imza]
Düzenlenebilir Word dilekçe örneğini indirin. Köşeli alanları gerçek kayyım kararı, işlem, kesinleşme, tebliğ, görev-yetki, zarar hesabı ve delillerle doldurun. Uygulanmayan alternatifleri silin; miktarı belgesiz tahminle yazmayın.
Mahkeme incelemesi ve karar sonrası takip
CMK 142/5’e göre mahkeme yeterli gördüğü dilekçe ve eklerinin bir örneğini Hazine temsilcisine tebliğ eder ve varsa beyan ile itirazların iki hafta içinde bildirilmesini ister. Altıncı fıkra, ispat belgelerinin değerlendirilmesi ve tazminat miktarının genel tazminat hukuku ilkelerine göre saptanması için mahkemeye gerekli araştırmayı yapma veya hâkimlerinden birine yaptırma yetkisi verir. Karar duruşmalı olarak verilir; çağrıya rağmen gelmeyen istem sahibi veya Hazine temsilcisinin yokluğunda karar verilebilir.
Karara karşı istemde bulunan, Cumhuriyet savcısı veya Hazine temsilcisi istinaf yoluna başvurabilir. Güncel CMK 142/8’e göre bölge adliye mahkemesi kararı yerinde görmezse işin esası hakkında karar verir ve bu fıkra uyarınca verilen karar kesindir. Kanun yolu süresi bakımından kararın tebliği, içeriğindeki bildirim ve o tarihte yürürlükte olan genel CMK hükümleri birlikte kontrol edilmelidir.
Tazminat kararı kesinleşmeden ve idari başvuru süreci tamamlanmadan icra takibine konulamaz. Kesinleşen karardaki tazminat ve vekâlet ücreti için davalı idareye banka hesabı yazılı olarak bildirilir; CMK 142/10’daki otuz günlük ödeme düzeni takip edilir. Ödeme yapılmadığında genel hükümlere göre infaz ve icra aşamasına geçilir. Bu yüzden yalnız mahkeme kararını almak değil, kesinleşme ve yazılı banka hesabı bildirimi kayıtlarını saklamak da önemlidir.
Sık yapılan somut hatalar
- Kayyım işleminin geçersizliğine ilişkin CMK 133/3 yolu ile tazminat yolunu aynı kabul etmek.
- CMK 133/5 açıkça Devlet aleyhine dava öngörürken yalnız kayyımı davalı göstermek.
- Şirket zararını pay sahibinin kişisel zararı gibi talep etmek.
- Şirket adına başvuran kişinin güncel temsil yetkisini ve olası temsil çatışmasını belgelememek.
- Belirli kayyım kararı yerine kayyımlık döneminin tamamını soyut biçimde kötü yönetim diye nitelemek.
- Karar, kesinleşme ve kesinleşmenin tebliğ tarihlerini birbirine karıştırmak.
- Üç aylık süreyi izlerken bir yıllık üst süreyi gözden kaçırmak.
- CMK 141/1’in özel Komisyon bentlerini CMK 133/5’e otomatik uygulamak.
- Brüt ciroyu, varlığın takyidatsız bedelini veya varsayımsal en yüksek fiyatı doğrudan zarar saymak.
- Piyasa, önceki yönetim ve ceza tedbiri gibi alternatif zarar nedenlerini ayırmamak.
- Her zarar satırını fatura, banka, değerleme veya defter kaydıyla eşleştirmemek.
- Tazminat kararının kesinleşmeden doğrudan icraya konulabileceğini varsaymak.
Sık sorulan sorular
1. CMK 133/5 davası kime karşı açılır?
Kanun, kayyımın görevle ilgili iş ve işlemlerinden doğan tazminat davasının CMK 142–144 uyarınca Devlet aleyhine açılacağını düzenler. Kayyım ve işlem bilgileri açıklanır; asıl davalı Devlettir.
2. Kayyımın her ticari zararı tazmin edilir mi?
Hayır. Belirli görev işlemi, hukuka aykırılık, gerçek zarar ve uygun nedensellik bağı ispatlanmalıdır. Piyasa riski veya önceki şirket sorunları ayrıca ayrılır.
3. Şirket ortağı şirketin zararını kendi adına isteyebilir mi?
Kural olarak şirket malvarlığındaki eksilme şirketin zararıdır. Ortağın kendi doğrudan zararını ve kişisel dava hakkını ayrıca göstermesi gerekir.
4. Başvuru süresi kaç gündür?
Kanun gün değil; kesinleşmenin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde kesinleşmeyi izleyen bir yıllık üst süre öngörür.
5. Hangi ağır ceza mahkemesi görevlidir?
Genel kural zarara uğrayanın oturduğu yer ağır ceza mahkemesidir. Bu mahkeme işlemle ilişkiliyse ve aynı yerde başka daire yoksa en yakın yer ağır ceza mahkemesi kuralı uygulanır.
6. Tazminat Komisyonuna mı başvurulur?
CMK 142/2’deki Komisyon istisnası CMK 141/1’in (e), (f) ve (l) bentleri içindir. CMK 133/5 kayyım işlemi tazminatı bu özel bentlerden değildir ve 142–144 usulüyle ağır ceza mahkemesinde görülür.
7. Zarar miktarı bilinmiyorsa boş bırakılabilir mi?
CMK 142/3 zararın niteliği ve niceliğinin açıklanmasını ister. Hesap uzmanlık gerektiriyorsa mevcut verilerle kalemli hesap sunulmalı, hangi kayıt için bilirkişi veya celp istendiği belirtilmelidir.
8. Eksik belge için süre verilir mi?
Mahkeme yetersiz bilgi ve belgelerin bir ay içinde tamamlanmasını bildirir. Süresinde tamamlanmayan dilekçe itiraz yolu açık olarak reddedilebilir.
9. Karara karşı kanun yolu var mı?
İstemde bulunan, Cumhuriyet savcısı veya Hazine temsilcisi istinafa başvurabilir. Güncel CMK 142/8’de bölge adliye mahkemesinin bu fıkra uyarınca verdiği kararın kesin olduğu belirtilir.
10. Devlet ödediği parayı kayyımdan geri isteyebilir mi?
Evet. CMK 133/5, Devletin ödediği tazminat nedeniyle görev gereklerine aykırı hareket ederek görevini kötüye kullanan kayyıma bir yıl içinde rücu edeceğini düzenler. Bu rücu, zarar görenin tazminat davasından ayrı ilişkidir.
Resmî kaynaklar ve ilgili yazılar
- Adalet Bakanlığı: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu — CMK 133/5
- Adalet Bakanlığı: CMK 142–144 güncel tazminat usulü
- Kayyımın taşınmaz satış işlemine karşı CMK 133/3 başvuru dilekçesi
- KYOK veya beraat sonrası kayyım ücretinin Hazineden istenmesi — CMK 133/2
- CMK 142 tazminat başvurusu: 3 ay, 1 yıl ve görevli mahkeme
- Şirkete kayyım atanmasının şartları — CMK 133
- Haksız elkoyma ve geç iade tazminatı — CMK 141
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
Şirket Kayyımının İşlemlerinden Doğan Zarar İçin Tazminat Dilekçesi | CMK 133/5 Word Hakkında Sık Sorulan Sorular
Şirket Kayyımının İşlemlerinden Doğan Zarar İçin Tazminat Dilekçesi | CMK 133/5 Word için görevli ve yetkili merci nasıl belirlenir?
Görev ve yetki; talebin hukuki niteliği, tarafların sıfatı, işlem veya olay yeri ve özel kanun hükümlerine göre belirlenir. Başvuru öncesinde güncel mevzuat ve somut dosya birlikte kontrol edilmelidir.
Şirket Kayyımının İşlemlerinden Doğan Zarar İçin Tazminat Dilekçesi | CMK 133/5 Word bakımından kanuni süre nasıl hesaplanır?
Sürenin başlangıcı tebliğ, öğrenme, işlem veya olay tarihine göre değişebilir. Başlangıç ve son gün belge üzerinden hesaplanmalı; zamanaşımı ile hak düşürücü süre ayrımı ayrıca değerlendirilmelidir.
Dilekçeye hangi belgeler ve deliller eklenmelidir?
Sözleşme, ihtar, tebligat, ödeme kaydı, tutanak, yazışma, rapor ve diğer hukuka uygun deliller uyuşmazlığın türüne göre numaralandırılarak ekler bölümünde gösterilmelidir.
Word DOCX dilekçe şablonu doğrudan kullanılabilir mi?
Hayır. Taraflar, tarihler, görev, yetki, süre, olaylar, hukuki nedenler, deliller ve sonuç talebi somut dosyaya göre uyarlanmadan şablon imzalanmamalıdır.
Dilekçenin sonuç ve talep bölümü nasıl yazılmalıdır?
Her talep ayrı bentte, açık, ölçülebilir ve uygulanabilir biçimde yazılmalıdır. Faiz, yargılama gideri, vekâlet ücreti ve diğer feri talepler varsa hukuki dayanaklarıyla belirtilmelidir.
Dilekçe UYAP veya elektronik sistem üzerinden gönderilebilir mi?
İşlemin türü, başvurucunun sıfatı ve teknik koşullar elveriyorsa ilgili UYAP portalı, KEP veya kurum sistemi kullanılabilir. Elektronik imza, dosya biçimi ve teslim belgesi gereklilikleri önceden kontrol edilmelidir.
Bu dilekçe örneği Türkiye genelinde kullanılabilir mi?
Temel mevzuat Türkiye genelinde uygulanabilir; ancak görevli ve yetkili merci, yerel uygulama, dosyanın usul aşaması ve özel düzenlemeler her başvuruda ayrıca belirlenmelidir.
Hazır dilekçe hukuki danışmanlığın yerine geçer mi?
Hayır. Örnekler genel bilgilendirme ve taslak amacı taşır. Süre, görev, yetki, delil veya talep hatası hak kaybı doğurabileceğinden somut dosya ayrıca değerlendirilmelidir.