Şirket Kayyımının Taşınmaz Satış İşlemine Karşı Başvuru Dilekçesi | CMK 133/3 Word
Kısa cevap: CMK 133/3, ilgililerin atanan kayyımın işlemlerine karşı Türk Medenî Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre görevli mahkemeye başvurabileceğini düzenler. Anonim şirket yönetiminin yerine geçen kayyımın şirket taşınmazını satma kararı; kayyımın atama yetkisini aşıyorsa, şirketin temel yapısını veya sermayenin korunması ilkesini zedeliyorsa ya da pay sahiplerinin vazgeçilmez haklarını ihlal ediyorsa, işlemin hukuki niteliğine göre asliye ticaret mahkemesinde kararın geçersizliğinin tespiti ve HMK 389 şartları varsa satışın geçici olarak önlenmesi istenebilir. Ancak CMK 133/3 her kayyım işlemi için tek bir dava türü, tek bir süre veya otomatik durdurma sonucu yaratmaz. Dilekçe; şirket türü, atama kararındaki yetki, kayyım kararı, taşınmazın tapu kaydı, değerleme, satış yöntemi, alıcıyla ilişki ve işlemin hangi TTK kuralını ihlal ettiği somutlaştırılarak hazırlanmalıdır.

CMK 133/3 kayyım işlemine karşı başvuru neyi kapsar?
CMK 133, ceza soruşturması veya kovuşturması sürerken belirli şartlarla şirket işlerinin yürütülmesi için kayyım atanmasına izin veren özel bir koruma tedbiridir. Atama kararında, mevcut yönetim organının karar ve işlemlerinin geçerliliğinin kayyım onayına mı bağlandığı, yoksa yönetim organının yetkilerinin bütünüyle kayyıma mı verildiği açıkça gösterilmelidir. Şirket ortaklık payları veya menkul kıymetleri idare yetkisi de kayyıma verilmişse bunun karar metninde ayrıca yazması gerekir. Bu başlangıç ayrımı, kayyımın bir taşınmaz satışı konusunda yetkili olup olmadığını değerlendirmenin ilk adımıdır.
Üçüncü fıkra, kayyımın işleminden etkilenen ilgililere ayrı bir hukuk mahkemesi yolu tanır. Başvurunun konusu kayyım atama kararının ceza muhakemesi bakımından yerindeliği değil, atandıktan sonra yapılan belirli şirket işlemidir. Örneğin şirketin faaliyetinde kullanılan bir fabrika, arsa, depo veya bağımsız bölüm hakkında satış kararı alınması; değerleme yapılmadan bedel belirlenmesi; bağlantılı kişiye devir planlanması; satış yetkisinin atama kararında bulunmaması ya da kararın şirket organlarının devredilemez alanına girmesi ayrı ayrı incelenir. Sitedeki CMK 133 kapsamında şirkete kayyım atanmasının şartları yazısı tedbir kararını; bu içerik ise kayyımın somut şirket işlemine karşı başvuruyu ele alır.
CMK 133/3 metni hâlen 6762 sayılı eski Türk Ticaret Kanununa atıf yapmaktadır. Buna karşılık 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.1533, 6762 sayılı Kanunu yürürlükten kaldırmıştır. Bu nedenle güncel uyuşmazlıkta şirket türüne ve işlemin niteliğine karşılık gelen 6102 sayılı TTK hükümleri belirlenmelidir. Anonim şirkette yönetim kurulu kararı niteliğindeki bir kayyım kararının butlanı tartışılıyorsa TTK m.391; genel kurul kararı, limited şirket müdür işlemi, temsil işlemi, sözleşme, tapu devri veya sorumluluk iddiası söz konusuysa bunların her biri farklı hükümler ve talepler gerektirir.
Bu örnek hangi somut ihtiyaca göre hazırlanmıştır?
Aşağıdaki örnek, CMK 133 kapsamında anonim şirket yönetim yetkileri kayyıma verilmişken şirket taşınmazının satılmasına ilişkin kayyım kararına karşı başvuru için hazırlanmıştır. Amaç; satışın dayanağı olan karar ve belgelerin dosyaya getirtilmesi, kayyımın atama sınırının denetlenmesi, TTK m.391 kapsamında butlan veya başka geçersizlik iddiasının somutlaştırılması ve satış henüz tamamlanmamışsa HMK m.389 şartları yönünden geçici hukuki koruma istenmesidir.
Bu model, “kayyımın yaptığı her işlem iptal edilir” iddiasına dayanmaz. Ticari yönetimde kayyımın şirketi işletmek, borçları ödemek, verimsiz varlığı elden çıkarmak veya faaliyeti sürdürmek için karar alma yetkisi bulunabilir. Hukuki sorun, belirli satış kararının kayyıma verilen yetki içinde kalıp kalmadığı, şirket menfaatine uygun bir süreç izlenip izlenmediği, karşı edimin gerçekliği, bağımsız değerleme ve alıcı bağlantısı ile şirket organlarının vazgeçilmez alanının korunup korunmadığıdır. Mahkeme bu kayıtları görmeden yalnız düşük bedel iddiasıyla otomatik sonuç vermez.
Satış tamamlanmış, tapu üçüncü kişiye devredilmiş veya bedel ödenmişse yalnız kararın geçersizliğini istemek yeterli olmayabilir. Tapu kaydının düzeltilmesi, sözleşmenin geçersizliği, üçüncü kişinin iyi niyeti, bedelin iadesi ve taraf teşkili ayrıca değerlendirilir. Kayyımın işlemi nedeniyle zarar doğduğu ileri sürülüyorsa CMK 133/5’in Devlet aleyhine tazminat düzeni de gündeme gelebilir; bu, üçüncü fıkradaki işlem denetimiyle aynı talep değildir.
Kim “ilgili” sayılabilir ve davacı sıfatı nasıl kurulur?
CMK 133/3 “ilgililer” ifadesini kullanır; fakat bütün şirket çevresini hiçbir ayrım yapmadan dava hakkı sahibi ilan etmez. Başvurucu, somut işlemin kendi hukuken korunan menfaatini nasıl etkilediğini açıklamalıdır. Şirket tüzel kişiliği, şirket adına temsil yetkisi bulunan kişi, pay sahibi, intifa hakkı sahibi, alacaklı veya başka bir kişi için hukuki yarar ve aktif sıfat aynı şekilde kurulmaz. Pay sahibinin şirket malvarlığındaki her işlem için doğrudan kişisel hak sahibi olduğu varsayılamaz; TTK’daki özel dava hakkı veya somut hak ihlali gösterilmelidir.
Kayyım şirketi temsil ederken şirket adına kayyım işlemine karşı dava açılması temsil çatışması doğurabilir. Bu durumda şirketin davada nasıl temsil edileceği ve temsil kayyımı gerekip gerekmediği mahkemece ele alınmalıdır. Pay sahibi kendi adına başvuruyorsa pay sahipliği tarih ve miktarını, ihlal edilen hakkı, kararın kendisine veya şirkete etkisini ve hangi TTK hükmünün dava hakkı tanıdığını göstermelidir. Sadece “şirket zarara uğrayacak” cümlesi yerine taşınmazın faaliyet, bilanço, teminat veya gelir üretme rolü belgeyle açıklanmalıdır.
Alıcı, aracı, değerleme şirketi veya tapu sicili gibi üçüncü kişilerin davada taraf olup olmayacağı talep sonucuna bağlıdır. Henüz yalnız iç şirket kararı varsa taraf yapısı ile tapu devri yapılmış bir uyuşmazlığın taraf yapısı farklıdır. Mahkemeden üçüncü kişinin mülkiyetini etkileyen karar isteniyorsa savunma hakkını koruyacak taraf teşkili sağlanmadan hüküm kurulması beklenmemelidir.
Görevli ve yetkili mahkeme nasıl belirlenir?
Anonim şirket yönetim kurulu kararı niteliğindeki bir kayyım kararının TTK m.391 kapsamında butlanının tespiti isteniyorsa uyuşmazlık TTK’da düzenlenen ticari dava niteliğindedir. TTK m.4 ve m.5 uyarınca asliye ticaret mahkemesi görevlidir. Şirket davalarında uygulanacak basit yargılama usulü TTK m.1521’de düzenlenmiştir. Şirket merkezine ilişkin özel yetki kuralları ile HMK’nın genel ve özel yetki hükümleri somut talebe göre ayrıca kontrol edilmelidir.
Bununla birlikte “kayyım işlemi” etiketi, her uyuşmazlığı otomatik olarak aynı asliye ticaret mahkemesine taşımaz. İşlem, anonim şirket genel kurul kararı, limited şirket müdürler kurulu kararı, taşınmaz satış sözleşmesi, tapu tescili, iş sözleşmesi, vergi işlemi veya idari izin niteliğinde olabilir. İstenen hukuki koruma ve taraf ilişkisi görülmeden görev ile yetki kesinleştirilmemelidir. Dilekçe sunulmadan önce şirket türü, işlem belgesi ve talep sonucu birlikte sınıflandırılmalıdır.
Ceza soruşturmasını yürüten sulh ceza hâkimliği veya ceza mahkemesi, CMK 133/3’ün “görevli mahkeme” ifadesi nedeniyle kayyımın her ticari işlemini iptal eden genel merci hâline gelmez. Ceza makamına atama kararının kapsamı veya tedbirin devamı hakkında başvuru ile hukuk mahkemesinde kayyım işleminin şirketler hukuku bakımından denetimi birbirinden ayrılmalıdır.
Kayyımın taşınmaz satış kararında hangi hukuka aykırılıklar araştırılır?
Atama kararındaki yetkinin sınırı
Atama kararının tam örneği alınmalı; yönetim organının işlemlerini onaylama görevi mi, yönetim yetkisinin tümüyle devri mi, pay ve menkul kıymet idaresi mi verildiği belirlenmelidir. Satış işlemi ayrıca izin veya mahkeme onayı gerektiriyorsa bu kayıt aranmalıdır. Kayyımın görevlendirme süresi bitmişse, satış kararı ile temsil belgesinin tarihleri karşılaştırılır.
Kararın yazılılığı ve şirket defterleri
TTK m.390 anonim şirket yönetim kurulu kararlarının yazılıp imzalanmasını geçerlilik koşulu olarak düzenler. Kayyım kararı, karar defteri, toplantı veya karar tarihi, imza, yetki ve gerekçe yönünden incelenmelidir. Yalnız sözlü talimat, satış hazırlık yazısı veya taslak protokolün hangi aşamada bağlayıcı karar hâline geldiği ayrılmalıdır. Defterde sonradan ekleme şüphesi varsa noter açılış-kapanış tasdikleri ve elektronik kayıt zamanları korunmalıdır.
TTK m.391 butlan sebepleri
TTK m.391; eşit işlem ilkesine aykırı, anonim şirketin temel yapısına uymayan veya sermayenin korunmasını gözetmeyen, pay sahiplerinin özellikle vazgeçilmez haklarını ihlal eden ya da başka organların devredilemez yetkisini üstlenen kararların batıl olduğunu belirtir. Dava dilekçesi bu kategorilerden hangisinin neden gerçekleştiğini işlem belgeleriyle göstermelidir. Taşınmazın rayiçten düşük satıldığı iddiası tek başına maddenin bütün bentlerini oluşturmaz; değerleme yöntemi, karşılaştırılabilir satışlar, teklif süreci, şirket borçları ve satışın ekonomik gerekçesi incelenir.
Menfaat çatışması ve bağlantılı alıcı
Alıcının kayyımla, şirket yöneticisiyle, ortakla veya dosyadaki ilgili kişilerle doğrudan ya da dolaylı bağlantısı varsa ticaret sicili, MERSİS, ortaklık yapısı, temsil, banka ve sözleşme kayıtlarıyla somutlaştırılmalıdır. Bağlantı bulunduğu iddiası, isim benzerliği veya varsayıma değil doğrulanabilir kayda dayanmalıdır. İhale veya teklif alınmadıysa neden alınmadığı; tek değerleme varsa bağımsızlık ve tarih uygunluğu; ödeme vadeli ise teminat ve tahsil kabiliyeti araştırılır.
İhtiyati tedbir satış işlemini otomatik durdurur mu?
Hayır. Dava veya başvuru açılması, kayyım kararını ya da tapu işlemini kendiliğinden durdurmaz. HMK m.389 uyarınca mevcut durumda meydana gelecek değişiklik nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması veya imkânsızlaşması ya da gecikme yüzünden ciddi zarar doğması ihtimali somutlaştırılmalıdır. Tedbir isteyen taraf, yaklaşık ispat düzeyinde hem hakkını hem de acil tehlikeyi belgelemelidir.
Satış tarihi, tapu randevusu, imzalanmış ön protokol, alıcıya teslim, kapora veya banka hareketi gibi kayıtlar aciliyeti gösterebilir. Buna karşılık yalnız ileride satış yapılabileceğine ilişkin genel endişe yeterli olmayabilir. Talep, işlemin tümden ve süresiz yasaklanması yerine uyuşmazlık konusu taşınmazın devrinin dava sonuna kadar önlenmesi, tapu kaydına uygun şerh veya kayyım kararının icrasının geçici olarak durdurulması gibi ölçülü bir korumaya yönelmelidir.
Mahkeme, tedbir nedeniyle karşı taraf veya üçüncü kişilerin uğrayabileceği muhtemel zarar için teminat isteyebilir. Teminatın otomatik kaldırılacağı veya kesin bir miktarı bulunduğu söylenemez. Tedbir verilmiş olsa da kararın uygulanması için kanuni süre ve usul izlenmeli; tapu müdürlüğü veya ilgili kuruma müzekkere gönderildiği ve kayda işlendiği kontrol edilmelidir.
Başvuru öncesinde hangi kayıtlar toplanmalıdır?
- CMK 133 kayyım atama kararının ve yetki değişikliklerinin tam örnekleri.
- Ticaret Sicili Gazetesi ilanı, güncel sicil tasdiknamesi ve temsil kayıtları.
- Kayyımın taşınmaz satışına ilişkin yazılı kararı, karar defteri sayfası ve imza kayıtları.
- Taşınmazın güncel tapu kaydı, takyidat, edinim belgesi ve şirket bilançosundaki kaydı.
- Bağımsız değerleme raporları, emsal satışlar, teklif veya ihale belgeleri.
- Satış sözleşmesi, ön protokol, kapora, banka, fatura ve tahsilat kayıtları.
- Alıcının ortaklık ve temsil yapısı ile varsa bağlantıyı gösteren resmî kayıtlar.
- Taşınmazın üretim, kira, teminat veya ana faaliyet bakımından önemini gösteren belgeler.
- Pay sahipliği ve hukuki yararı ispatlayan pay defteri, sicil veya hak belgeleri.
- Acil tehlikeyi gösteren satış tarihi, tapu randevusu, teslim veya ödeme kaydı.
Belgeler yalnız liste hâlinde eklenmemeli; dilekçedeki her vakıa ek numarasıyla eşleştirilmelidir. Değerleme raporunun tarihi, yöntemi ve varsayımları açıklanmalı; satış bedeli ile rayiç arasında ileri sürülen fark hesaplanmalıdır. Taşınmaz üzerinde ipotek veya haciz varsa net ekonomik değer bunlar dikkate alınarak değerlendirilir.
Örnek CMK 133/3 kayyımın taşınmaz satış işlemine karşı başvuru dilekçesi
[ŞİRKET MERKEZİNİN BULUNDUĞU YER] NÖBETÇİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE
DAVACI / TALEPTE BULUNAN: [Şirket / pay sahibi / hukuken ilgili kişi; adres ve kimlik-sicil bilgisi]
VEKİLİ: [Ad-soyad, baro, sicil ve adres]
DAVALI / KARŞI TARAF: [Talebin niteliğine göre şirket, kayyım, alıcı ve diğer zorunlu taraflar]
İLGİLİ CEZA DOSYASI: [Soruşturma veya esas numarası, kayyım atama kararı]
DAVA / BAŞVURU KONUSU: CMK 133/3 ve somut olaya uygulanacak TTK hükümleri uyarınca [tarih] tarihli kayyımın [tapu bilgileri] taşınmazının satışına ilişkin kararının hukuka aykırılığının ve [TTK 391 şartları varsa] butlanının tespiti; karar ve satış kayıtlarının celbi; HMK 389 ve devamı şartları oluşmuşsa taşınmaz devrinin geçici olarak önlenmesi talebidir.
AÇIKLAMALAR
1. [Mahkeme/hâkimlik] tarafından [tarih ve numara] ile verilen CMK 133 kararında, şirket yönetim organının [işlemlerinin kayyım onayına bağlandığı / yetkilerinin tümüyle kayyıma verildiği] belirtilmiştir. Karar ve Ticaret Sicili Gazetesi ilanı ektedir.
2. Kayyım, [tarih] tarihli yazılı karar ile şirkete ait [il, ilçe, mahalle, ada, parsel, bağımsız bölüm] bilgili taşınmazın [alıcı ve yöntem] yoluyla [bedel] karşılığında satışına karar vermiştir. Kararın, sözleşmenin ve mevcut tapu-sicil belgelerinin celbi istenmektedir.
3. Davacının hukuki ilgisi [şirketi temsil yetkisi / pay sahipliği / doğrudan hak] olup belge Ek-[ ]’dedir. İşlem, [pay sahipliği veya şirket hakkı] üzerinde [somut etki] doğurmaktadır. Talep yalnız soyut şirket zararına değil, açıklanan kanuni hak ve hukuki yarara dayanır.
4. Atama kararında [somut yetki sınırı] bulunmasına rağmen satış kararı [sınırı nasıl aştığı] nedeniyle yetki kapsamı dışındadır / karar, anonim şirketin temel yapısı ve sermayenin korunması ilkesi bakımından şu somut nedenlerle TTK m.391 kapsamında batıldır: [aykırılık ve belge].
5. Taşınmazın güncel değerine ilişkin [tarih] raporu [tutar] göstermektedir. Kayyımın dayandığı [rapor/teklif] ise [tarih, yöntem ve tutar] içermektedir. İleri sürülen fark; emsal, takyidat ve şirketin taşınmazdan elde ettiği gelir dikkate alınarak Ek-[ ] çizelgesinde açıklanmıştır.
6. Alıcı ile [kayyım/ortak/yönetici] arasındaki bağlantı [ticaret sicili, ortaklık, temsil veya banka kaydı] ile gösterilmiştir. Bağlantı iddiası varsayıma değil Ek-[ ] resmî kaydına dayanmaktadır. Teklif süreci, alıcı seçimi ve ödeme güvencesinin incelenmesi gerekmektedir.
7. Satış henüz tamamlanmamıştır / [tapu randevusu, protokol, kapora] nedeniyle devir tehlikesi yakındır. Devir gerçekleşirse üçüncü kişi hakları ve geri dönüşü güç sonuçlar ortaya çıkacağından, HMK m.389 şartları yönünden [ölçülü tedbir] talep edilmektedir.
8. Mahkemenizce kayyım karar defteri, değerleme, teklif, sözleşme, banka, fatura ve tapu kayıtlarının getirtilmesi; kayyım atama dosyasından yetki kapsamının sorulması; gerekiyorsa şirketler hukuku, finans ve değerleme alanlarında bilirkişi incelemesi yapılması talep olunur.
HUKUKİ NEDENLER: CMK m.133/1 ve 133/3; somut olaya göre TTK m.1, 4, 5, 390, 391 ve 1521; TMK m.2; HMK m.389 ve devamı ile ilgili mevzuat.
DELİLLER: Kayyım atama ve yetki kararları; ticaret sicili ilanları; kayyım kararı ve karar defteri; tapu ve takyidat; değerleme ve emsal kayıtları; teklif/ihale dosyası; satış sözleşmesi ve ödeme kayıtları; alıcı ortaklık-temsil belgeleri; pay sahipliği ve temsil belgeleri; şirket defterleri; bilirkişi incelemesi ve her türlü yasal delil.
SONUÇ VE İSTEM: Açıklanan nedenlerle; (1) uyuşmazlık konusu karar ve satış dosyasının eksiksiz celbine, (2) [tarih] tarihli kayyım kararının CMK 133 atama sınırı ve uygulanacak TTK hükümleri yönünden incelenmesine, şartları varsa TTK m.391 kapsamında batıl olduğunun tespitine, (3) HMK m.389 şartları oluştuğundan [taşınmaz] devrinin dava sonuna kadar önlenmesine ve kararın tapu müdürlüğüne bildirilmesine, (4) temsil çatışması görülürse şirketin davada uygun şekilde temsilinin sağlanmasına, (5) bilirkişi incelemesine ve yargılama giderleriyle vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederiz. [Tarih]
[Davacı / vekili]
[Ad-soyad]
[İmza / E-imza]
Düzenlenebilir Word dilekçe örneğini indirin. Köşeli alanları gerçek şirket türü, kayyım yetkisi, taşınmaz, karar, değerleme, taraf, süre ve delil kayıtlarıyla doldurun. Uygulanmayan alternatifleri silin; satış tamamlanmışsa tapu, sözleşme ve üçüncü kişi taleplerini ayrıca uyarlayın.
Başvurudan sonra hangi adımlar izlenmelidir?
Dava açıldıktan sonra tensip ve tedbir kararı beklenmeden dosyanın kaydı, tevzi edilen mahkeme ve harç-tamamlama işlemleri kontrol edilmelidir. Tedbir talebi reddedilir veya kabul edilirse kararın tebliğ tarihi ile kanun yolu ayrı izlenir. Kabul kararı verilmesi, tapu sistemine kendiliğinden işlendiği anlamına gelmez; mahkeme müzekkeresinin ilgili müdürlüğe ulaştığı ve sicile yansıdığı doğrulanmalıdır.
Kayyım satış dosyasını sunmazsa belge başlıkları tek tek sayılarak celp talebi yenilenmelidir. Karar defteri, değerleme, teklif, banka ve sözleşme belgelerinin birbirini doğrulayıp doğrulamadığı kronolojik tabloyla gösterilebilir. Bilirkişi soruları “satış uygun mudur?” gibi soyut bırakılmamalı; belirli tarihteki rayiç, yöntemin bağımsızlığı, şirket sermayesine etkisi, alternatif teklif ve bağlantılı işlem bulguları ayrı sorulmalıdır.
Ceza dosyasındaki kayyım tedbiri kaldırılır, daraltılır veya değiştirilirse bu gelişme hukuk mahkemesine sunulmalıdır. Ancak tedbirin sonradan kalkması, daha önce tamamlanmış işlemin sonuçlarını otomatik olarak ortadan kaldırmaz. İşlemden doğan zarar, ödeme akışı, üçüncü kişi hakları ve tazminat yolu ayrıca güncellenmelidir.
Sık yapılan somut hatalar
- Kayyım atama kararının tam metnini almadan yetki aşımı ileri sürmek.
- İşlemi bireyselleştirmeden bütün kayyım faaliyetlerinin durdurulmasını istemek.
- Şirket türünü ve uygulanacak TTK hükmünü belirlemeden standart dilekçe sunmak.
- Pay sahibinin dava hakkını ve hukuki yararını yalnız pay oranıyla açıklamak.
- Şirket adına dava ile pay sahibinin kendi adına davasını ve temsil çatışmasını karıştırmak.
- Değer düşüklüğünü güncel, bağımsız ve karşılaştırılabilir kayıtlarla göstermemek.
- Alıcı bağlantısını doğrulanabilir sicil ve temsil kaydı yerine varsayımla ileri sürmek.
- Satışın tamamlanıp tamamlanmadığını, tapu ve ödeme aşamasını kontrol etmemek.
- Davanın açılmasıyla satışın kendiliğinden durduğunu sanmak.
- HMK 389 bakımından acil tehlike ve ciddi zararı ayrı somutlaştırmamak.
- CMK 133/3 işlem başvurusu ile CMK 133/5 tazminat yolunu tek talepte eritmek.
- Her kayyım işlemi için aynı mahkeme, dava türü ve süreyi kesin kabul etmek.
Sık sorulan sorular
1. CMK 133/3 başvurusu kayyım atama kararına itiraz mıdır?
Hayır. Üçüncü fıkra kayyımın somut işlemlerinin TMK ve TTK hükümlerine göre görevli mahkemede denetimini düzenler. Atama kararının ceza muhakemesi bakımından denetimi ayrı konudur.
2. Her kayyım işlemi için asliye ticaret mahkemesi mi görevlidir?
Hayır. Anonim şirket yönetim kararı ve TTK m.391 iddiası ticari dava niteliğindedir; fakat işlemin sözleşme, tapu, iş, vergi veya başka bir ilişki olması görev ve talebi değiştirebilir.
3. Kayyım şirket taşınmazını hiç satamaz mı?
Böyle mutlak bir yasak yoktur. Atama kararındaki yönetim yetkisi, şirket menfaati, TTK sınırları, değerleme, karar usulü ve gerekiyorsa ek izinler somut olayda incelenir.
4. Düşük satış bedeli kararı otomatik olarak batıl yapar mı?
Tek başına her bedel farkı otomatik butlan sonucu doğurmaz. Değerleme tarihi ve yöntemi, takyidatlar, teklifler, şirket ihtiyacı ve TTK m.391 kategorileri birlikte değerlendirilir.
5. Pay sahibi şirket adına dava açabilir mi?
Pay sahipliği tek başına her işlemde şirketi temsil yetkisi vermez. Pay sahibinin kendi dava hakkı, hukuki yararı ve gerekiyorsa şirketin temsil çatışmasının nasıl giderileceği ayrıca belirlenir.
6. Başvuru satış işlemini kendiliğinden durdurur mu?
Hayır. HMK 389 şartları somutlaştırılarak ihtiyati tedbir istenmeli; verilen kararın ilgili sicil veya kuruma uygulanması takip edilmelidir.
7. Satış tamamlandıysa yine aynı dilekçe kullanılır mı?
Aynen kullanılmamalıdır. Tapu tescili, sözleşme, alıcı tarafı, iyi niyet, bedelin iadesi ve üçüncü kişi hakları için talep sonucu ve taraflar yeniden kurulmalıdır.
8. CMK 133/3 özel bir dava süresi koyar mı?
Hayır. Fıkra kendi içinde gün, hafta veya ay cinsinden tek bir süre belirlemez. Uygulanacak süre, seçilen TTK/TMK talebi ve işlemin niteliğine göre ayrıca saptanmalıdır.
9. Kayyımın işlemi zarar doğurduysa tazminat aynı davada mı istenir?
CMK 133/5, kayyımın görevle ilgili işlemlerinden doğan tazminat davasını CMK 142-144 uyarınca Devlet aleyhine düzenler. İşlem geçersizliği ile tazminat aynı yol sayılmamalıdır.
10. Hangi belge en kritik başlangıç belgesidir?
Kayyım atama kararının tam metni ile satışa ilişkin yazılı kayyım kararı birlikte kritik başlangıç belgeleridir. Yetki sınırı ve somut işlem bunlar karşılaştırılmadan güvenli biçimde kurulamaz.
Resmî kaynaklar ve ilgili yazılar
- Adalet Bakanlığı: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu — CMK 133
- Resmî Gazete: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu
- Mevzuat Bilgi Sistemi: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu
- Şirkete kayyım atanmasının şartları — CMK 133
- Yönetim kurulu kararının butlanı — TTK 391
- Anonim şirket genel kurul kararının iptali ve süre ayrımı
- Şirket payı ve banka hesabına elkoyma — CMK 128
- KYOK veya beraat sonrası kayyım ücretinin Hazineden istenmesi — CMK 133/2
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
Şirket Kayyımının Taşınmaz Satış İşlemine Karşı Başvuru Dilekçesi | CMK 133/3 Word Hakkında Sık Sorulan Sorular
Şirket Kayyımının Taşınmaz Satış İşlemine Karşı Başvuru Dilekçesi | CMK 133/3 Word için görevli ve yetkili merci nasıl belirlenir?
Görev ve yetki; talebin hukuki niteliği, tarafların sıfatı, işlem veya olay yeri ve özel kanun hükümlerine göre belirlenir. Başvuru öncesinde güncel mevzuat ve somut dosya birlikte kontrol edilmelidir.
Şirket Kayyımının Taşınmaz Satış İşlemine Karşı Başvuru Dilekçesi | CMK 133/3 Word bakımından kanuni süre nasıl hesaplanır?
Sürenin başlangıcı tebliğ, öğrenme, işlem veya olay tarihine göre değişebilir. Başlangıç ve son gün belge üzerinden hesaplanmalı; zamanaşımı ile hak düşürücü süre ayrımı ayrıca değerlendirilmelidir.
Dilekçeye hangi belgeler ve deliller eklenmelidir?
Sözleşme, ihtar, tebligat, ödeme kaydı, tutanak, yazışma, rapor ve diğer hukuka uygun deliller uyuşmazlığın türüne göre numaralandırılarak ekler bölümünde gösterilmelidir.
Word DOCX dilekçe şablonu doğrudan kullanılabilir mi?
Hayır. Taraflar, tarihler, görev, yetki, süre, olaylar, hukuki nedenler, deliller ve sonuç talebi somut dosyaya göre uyarlanmadan şablon imzalanmamalıdır.
Dilekçenin sonuç ve talep bölümü nasıl yazılmalıdır?
Her talep ayrı bentte, açık, ölçülebilir ve uygulanabilir biçimde yazılmalıdır. Faiz, yargılama gideri, vekâlet ücreti ve diğer feri talepler varsa hukuki dayanaklarıyla belirtilmelidir.
Dilekçe UYAP veya elektronik sistem üzerinden gönderilebilir mi?
İşlemin türü, başvurucunun sıfatı ve teknik koşullar elveriyorsa ilgili UYAP portalı, KEP veya kurum sistemi kullanılabilir. Elektronik imza, dosya biçimi ve teslim belgesi gereklilikleri önceden kontrol edilmelidir.
Bu dilekçe örneği Türkiye genelinde kullanılabilir mi?
Temel mevzuat Türkiye genelinde uygulanabilir; ancak görevli ve yetkili merci, yerel uygulama, dosyanın usul aşaması ve özel düzenlemeler her başvuruda ayrıca belirlenmelidir.
Hazır dilekçe hukuki danışmanlığın yerine geçer mi?
Hayır. Örnekler genel bilgilendirme ve taslak amacı taşır. Süre, görev, yetki, delil veya talep hatası hak kaybı doğurabileceğinden somut dosya ayrıca değerlendirilmelidir.