B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Acentenin Müvekkilin Menfaatlerini Koruma Borcu ve Eşyadan Sorumluluğu | TTK 109 (2026)

Kısa ve net cevap: TTK m.109’a göre acente, sözleşmeyle kendisine bırakılan bölge ve ticaret dalı içinde müvekkilinin işlerini görmek ve menfaatlerini korumak zorundadır. Acente ayrıca müvekkili hesabına sakladığı mal veya eşyanın uğradığı hasardan, kusursuz olduğunu ispat etmedikçe sorumludur. Bu hüküm acentenin yalnız satış üretme değil; sadakat, özen, koruma ve muhafaza yükümlülüğü de bulunduğunu gösterir.

Acentelik ilişkisi karşılıklı ticari menfaate dayanır. Müvekkil, belirli bölgede pazar geliştirmeyi ve müşterilerle sürekli ilişki kurmayı acenteye bırakır; acente de bu bağımsız faaliyeti karşılığında ücret elde eder. Fakat acentenin görevi yalnız sipariş toplamak veya müşteri yönlendirmek değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 109. maddesi, acenteye müvekkilin işlerini görme ve menfaatlerini koruma borcu yükler.

Maddenin ikinci fıkrası eşya muhafazasına özel bir sorumluluk getirir. Müvekkile ait mal, numune, yedek parça, promosyon ürünü veya başka eşya acentenin zilyetliğindeyken zarar görürse acente sorumluluktan kurtulmak için kusursuz olduğunu ispat etmelidir. Bu yapı, normal bir “zarar gördü, kusuru karşı taraf ispatlasın” yaklaşımından daha ağır bir ispat pozisyonu yaratır.

Acentenin müvekkilin menfaatlerini koruma borcu ve eşya hasarı TTK 109 2026

TTK 109’un Temel Kuralı

TTK m.109/1, acentenin sözleşme uyarınca kendisine bırakılan bölge ve ticaret dalı içinde müvekkilin işlerini görmek ve menfaatlerini korumakla yükümlü olduğunu düzenler. Hüküm iki borcu birlikte ifade eder: işi gereği gibi yürütmek ve yürütürken müvekkilin meşru ticari menfaatlerini korumak.

TTK m.109/2 ise acentenin müvekkili hesabına sakladığı mal veya eşyanın zarar görmesine ilişkin özel sorumluluk kuralını getirir. Acente, kusursuz olduğunu ispat edemezse hasardan sorumludur. Bu nedenle malın acenteye hangi durumda teslim edildiği, nasıl saklandığı ve hasarın hangi olaydan kaynaklandığı kayıt altına alınmalıdır.

Hüküm acentenin bağımsızlığını ortadan kaldırmaz. Acente işletmenin çalışanı değildir; ancak bağımsız tacir yardımcısı olarak üstlendiği ticari alanı basiret ve sadakatle yönetmek zorundadır.

Müvekkilin Menfaatlerini Koruma Borcu Neleri Kapsar?

Menfaat koruma borcu sözleşmenin amacına göre somutlaşır. Acente müşterilerden gelen önemli bilgileri gizlememeli, müvekkilin satış fırsatlarını gereksiz yere kaçırmamalı, marka ve ticari itibara zarar verecek davranışlardan kaçınmalı, sözleşmeye aykırı fiyat veya vaatlerde bulunmamalı ve müvekkilin hak kaybına yol açacak ihmal göstermemelidir.

Müşterinin ödeme güçlüğünü bilmesine rağmen müvekkili uyarmadan yüksek tutarlı siparişi sürdürmek, ürün güvenliği veya iade sorununu gizlemek, rakibe müşteri yönlendirmek, müvekkilin ticari sırlarını açıklamak veya bilinçli şekilde yanlış piyasa bilgisi vermek menfaat koruma borcu bakımından sorun yaratır. TTK m.110’daki haber verme yükümlülüğü bu genel borcu daha ayrıntılı tamamlar.

Menfaat koruma borcu acentenin müvekkilin her talebini koşulsuz yerine getirmesi anlamına gelmez. Hukuka veya sözleşmeye aykırı talimat uygulanmaz. Acente bağımsız bir tacir olarak kendi hukuki yükümlülüklerini de yerine getirmek zorundadır.

Borç Bölge ve Ticaret Dalıyla Nasıl Sınırlıdır?

TTK m.109, acentenin borcunu sözleşmeyle kendisine bırakılan bölge ve ticaret dalı üzerinden tanımlar. Bu nedenle sözleşmede bölgenin ve ürün/hizmet alanının açık yazılması yalnız komisyon için değil, acentenin borcunun sınırlarını belirlemek için de önemlidir.

Örneğin Mersin ili ve endüstriyel pompa satışları için acente görevlendirildiyse acentenin görev alanı başka illerdeki farklı ürün gruplarını kendiliğinden kapsamaz. Buna karşılık bölgede ortaya çıkan ciddi müşteri riski veya ürün sorunu müvekkilin genel faaliyetine etkili olacaksa acentenin bilgi verme ve menfaat koruma yükümlülüğü kapsamında merkeze iletilmelidir.

Dijital satışlarda bölge sınırı daha karmaşıktır. Müşteri acentenin bölgesinde bulunurken siparişi internetten verebilir. Sözleşmede online kanal, anahtar müşteriler ve bölge dışı taleplerin nasıl yönetileceği açıkça düzenlenmelidir.

Sadakat ve Çıkar Çatışması

Acentenin menfaat koruma borcu, rakip işletmelerle ilişki ve çıkar çatışması bakımından önem taşır. TTK m.104 yazılı aksi anlaşma yoksa acentenin aynı bölgede rekabet halindeki birden çok ticari işletme hesabına acentelik yapmasını yasaklar. TTK m.109 ise daha geniş anlamda müvekkilin çıkarlarını gözetme yükümlülüğünü destekler.

Acente, müvekkilin müşteri listelerini rakip işletmenin lehine kullanamaz; fiyat, iskonto, maliyet, kampanya ve satış stratejilerini açıklayamaz. Müşteriyi kişisel menfaat karşılığında rakip ürüne yönlendirmesi veya müvekkile ait satış fırsatını kendisine ya da bağlantılı işletmeye aktarması sözleşmeye aykırılık ve zarar sorumluluğu doğurabilir.

Çıkar çatışması ihtimali varsa acente müvekkili yazılı olarak bilgilendirmeli ve gerekli izinleri almalıdır. Acentelik sözleşmesine gizlilik, müşteri verisi, rakip ürün, yan faaliyet ve çıkar çatışması maddeleri eklenmesi ispatı kolaylaştırır.

Müvekkile Ait Mal veya Eşya Nasıl Korunmalıdır?

Acentenin elinde müvekkile ait numuneler, demo cihazları, yedek parçalar, stok ürünler, tanıtım malzemeleri veya teslim için bekleyen mallar bulunabilir. TTK m.109/2, bu eşyanın hasarı bakımından özel sorumluluk yükler. Acente eşyayı niteliğine uygun şartlarda saklamalıdır.

Nem, sıcaklık, güvenlik, yangın, hırsızlık, istifleme, raf ömrü ve erişim kontrolü ürünün türüne göre düzenlenmelidir. Gıda, kimyasal, elektronik veya hassas makine parçalarının muhafaza koşulları farklıdır. Acente standart bir depolama alanını her ürün için yeterli kabul edemez.

Mal teslim alınırken adet, seri numarası, ambalaj durumu ve mevcut hasarlar tutanakla belirlenmelidir. Aksi halde hasarın acentenin muhafaza döneminde mi yoksa önce mi oluştuğu konusunda ispat sorunu çıkar.

Hasarda Kusursuzluğu Kim İspatlar?

TTK m.109/2’nin lafzı açıktır: acente kusursuz olduğunu ispat etmedikçe, müvekkili hesabına sakladığı mal veya eşyanın uğradığı hasardan sorumludur. Dolayısıyla hasarın acentenin zilyetliği döneminde oluştuğu ortaya konulduğunda acentenin sorumluluktan kurtulması için gerekli özeni gösterdiğini ispat etmesi gerekir.

Örneğin depoya zorla girilerek hırsızlık gerçekleşmişse kamera, alarm, güvenlik sözleşmesi, polis tutanağı ve depo güvenlik tedbirleri önemlidir. Yangında yangın raporu, periyodik elektrik kontrolleri, sigorta kayıtları ve yangın önlemleri incelenir. Su baskınında ürünlerin uygun yüksekliğe istiflenip istiflenmediği ve bilinen risklere karşı tedbir alınıp alınmadığı değerlendirilir.

“Ben yapmadım” savunması tek başına yeterli değildir. Acente kusursuzluğunu somut tedbir ve kayıtlarla göstermelidir.

Depo ve Stok Yönetiminde Hangi Kayıtlar Tutulmalıdır?

Stok giriş-çıkış kayıtları, seri numaraları, teslim tutanakları, fotoğraflar, depo sıcaklık ve nem logları, güvenlik kamera kayıtları, periyodik bakım evrakı, sayım tutanakları ve çalışan erişim kayıtları düzenli tutulmalıdır. Müvekkile ait mallar mümkünse acentenin kendi malvarlığından fiziksel ve muhasebesel olarak ayrılmalıdır.

Sayım farkları derhal raporlanmalı ve sebepleri araştırılmalıdır. Müşteriye numune verilen ürünler imza karşılığı çıkarılmalı; geri dönüş tarihi kaydedilmelidir. Hurdaya ayırma veya imha kararı müvekkil onayı olmadan yapılmamalıdır.

Acente sözleşmesinde depo giderini kimin karşılayacağı, sigortayı kimin yaptıracağı, kayıp ve hasar bildirim süresi, stok sayım periyodu ve sözleşme sonunda malların nasıl iade edileceği açıkça yazılmalıdır.

Acentenin Sigorta Yaptırması Zorunlu mu?

TTK m.109 genel olarak “mutlaka sigorta yaptırır” şeklinde özel bir cümle kurmaz. Ancak sözleşme, müvekkil talimatı, ürünün niteliği ve basiretli tacir standardı somut olayda sigorta tedbirini önemli hale getirebilir. Yüksek değerli stok tutuluyorsa yangın, hırsızlık ve emtia sigortası risk yönetiminin parçasıdır.

Sigorta poliçesi var diye muhafaza borcu ortadan kalkmaz. Poliçe koşullarına uyulmaması tazminatın reddine yol açabilir. Depo adresi, sigorta bedeli, muafiyet, güvenlik şartları ve ürün türü poliçeyle gerçek durum arasında uyumlu olmalıdır.

Acentenin Tazminat Sorumluluğu Nasıl Belirlenir?

Acentenin sözleşmeye aykırı davranışı veya eşya hasarı nedeniyle müvekkilin uğradığı gerçek zarar belirlenir. Hasarlı malın onarım bedeli, değer kaybı, tamamen kayıpsa piyasa veya kayıtlı değer, makul kurtarma giderleri ve kanıtlanabilen diğer zarar kalemleri gündeme gelebilir.

Müvekkilin de zararın artmasına etkisi varsa genel borçlar hukuku ilkeleri uygulanır. Örneğin acente defalarca uygun depo talep etmiş, müvekkil tehlikeli ürünü uygunsuz yerde tutma talimatı vermişse bu durum sorumluluk değerlendirmesinde dikkate alınır. Ancak acente açık ve ciddi riski görmesine rağmen hiçbir önlem almamışsa yalnız talimata dayanması her durumda sorumluluktan kurtarmaz.

Uyuşmazlıkta Hangi Deliller Toplanır?

Acentelik sözleşmesi, bölge ve ürün ekleri, teslim tutanakları, stok listeleri, fatura ve irsaliyeler, depo kayıtları, fotoğraf ve video, güvenlik sistemi kayıtları, ekspertiz, sigorta dosyası, servis raporları, KEP/e-posta yazışmaları ve hasar bildirimi birlikte toplanır.

Hasarın ne zaman oluştuğu özellikle belirlenmelidir. Mal acenteye zaten hasarlı geldiyse teslim tutanağı bu durumu göstermelidir. Hasar acentenin muhafaza döneminde ortaya çıktıysa acentenin aldığı tedbirlerin kayıtları kusursuzluk ispatının merkezine geçer.

Türkiye Geneli ve Mersin Uygulaması

TTK m.109 Türkiye genelinde aynıdır. Mersin’de liman ve lojistik, tarım-gıda, soğuk zincir, makine, otomotiv yedek parça ve ithalat-ihracat acenteliklerinde ürünlerin acente deposunda tutulması yaygındır. Sıcaklık, nem, deniz havası, taşıma ve depo koşulları ürün niteliğine göre sözleşmede teknik olarak belirlenmelidir.

Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu’nun tek fiziksel ofisi Mersin’dedir. Türkiye genelindeki ticari sözleşme ve acentelik dosyaları Mersin’den yönetilir. Eşya hasarı uyuşmazlığında ilk iş, malın teslim anındaki ve hasar anındaki durumunu gösterecek delilleri kaybetmeden sabitlemektir.

İlgili İçerikler

Sık Sorulan Sorular

1. Acente müvekkilin menfaatini korumak zorunda mı?

Evet. TTK m.109/1 bu borcu açıkça düzenler.

2. Acente elindeki mal zarar görürse otomatik sorumlu mu?

Acente kusursuz olduğunu ispat ederse sorumluluktan kurtulabilir; ispat edemezse TTK m.109/2 uyarınca sorumludur.

3. Hırsızlıkta acente her durumda tazminat öder mi?

Olayın şartları ve alınan güvenlik tedbirleri incelenir. Acente kusursuzluğunu ispatlamalıdır.

4. Numune ürünler de TTK 109 kapsamında mı?

Müvekkil hesabına acentenin zilyetliğinde saklanan mal veya eşya kapsamına girebilir.

5. Acente rakibe müşteri yönlendirebilir mi?

Bu davranış TTK m.104, m.109 ve sözleşmedeki sadakat/rekabet hükümlerine aykırılık oluşturabilir.

6. Depo sigortası sorumluluğu kaldırır mı?

Hayır. Sigorta zararın finansmanına hizmet eder; acentenin özen ve muhafaza borcunu kaldırmaz.

7. Hasar teslimden önce varsa ne yapılmalı?

Teslim anında fotoğraf ve tutanakla durum belirlenmeli, müvekkile derhal bildirilmelidir.

8. Acente hangi bölgedeki menfaatlerden sorumludur?

TTK m.109 borcu sözleşmeyle kendisine bırakılan bölge ve ticaret dalı içinde şekillenir.

9. Zarar nasıl hesaplanır?

Malın onarım, değer kaybı veya kayıp değeri ile kanıtlanan diğer doğrudan zararlar genel tazminat kurallarıyla belirlenir.

10. TTK 109 ile TTK 111 farkı nedir?

TTK 109 genel menfaat koruma ve eşya hasarı sorumluluğunu; TTK 111 ise taşımada hasar belirtileri ve çabuk bozulacak mallar için alınacak özel önlemleri düzenler.

Hukuki dayanak: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.109; bağlantılı olarak m.104, m.110 ve m.111. Güncel kanun metni için Mevzuat Bilgi Sistemi ve Resmî Gazete esas alınmıştır. İçerik 11 Eylül 2026 tarihi itibarıyla güncel mevzuata göre hazırlanmıştır.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp