Adli Tatilde Hangi Süreler İşliyor? 2026 Süre Rehberi

Adli Tatilde Hangi Süreler İşliyor? 2026 Süre Rehberi

Adli tatilde bütün süreler durmaz. Sonucun belirlenebilmesi için önce sürenin HMK, İş Kanunu, CMK, İYUK, İİK veya başka bir kanundan mı kaynaklandığı, sonra dosyanın adli tatilde görülen işlerden olup olmadığı ve normal son günün hangi tarihe rastladığı belirlenmelidir.

Son esaslı güncelleme: 25 Ağustos 2026 • Yazar: Av. Halil Bakırcı • Genel hukuki bilgilendirme

Adli Tatilde Hangi Süreler İşliyor? Kısa ve Net Cevap

2026 adli tatili 20 Temmuz 2026’da başladı ve 31 Ağustos 2026’da sona erecek; yeni adli yıl 1 Eylül 2026’da başlayacaktır.

HMK: Adli tatile tabi bir hukuk davasında, HMK’nın belirlediği sürenin normal son günü 20 Temmuz–31 Ağustos arasına rastlarsa süre durup kalan günler sonradan eklenmez; HMK 104 gereğince adli tatilin bitiminden itibaren bir hafta uzar.

Adli tatilde görülen işler: HMK 103’te sayılan nafaka, velayet, ihtiyati tedbir ve işçinin iş sözleşmesi nedeniyle açtığı dava gibi işlerde süreler normal takviminde işlemeye devam eder. Bu dosyalarda yalnız “adli tatil var” denilerek HMK 104 uzamasına güvenilmemelidir.

İş Kanunu ve arabuluculuk: İşe iade için fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir aylık arabulucuya başvuru süresi ve anlaşmama son tutanağından itibaren iki haftalık dava süresi adli tatil nedeniyle kendiliğinden durmaz. İşçilik alacaklarına ilişkin zamanaşımı da sırf adli tatil nedeniyle durmaz.

CMK: CMK 331 kapsamındaki adli tatile rastlayan usul süreleri işlemez ve tatilin bittiği günden itibaren üç gün uzamış sayılır. 2026’da kuralın uygulandığı süreler bakımından 3 Eylül 2026 tarihi gündeme gelir.

İYUK: İYUK’ta yazılı sürenin son günü çalışmaya ara verme dönemine rastlarsa süre 7 Eylül 2026 tarihine kadar uzamış sayılır.

İcra: Ödeme emrine itiraz, şikâyet, haciz ve satış isteme gibi İİK süreleri için HMK’daki adli tatil uzaması otomatik uygulanmaz; süreler kural olarak işlemeye devam eder.

Hak kaybını önleyen temel kural: “Adli tatil var, süre işlemiyor” varsayımıyla hareket etmeyin. Tebliğ tarihi, sürenin kanuni dayanağı, dosyanın türü ve son gün birlikte kontrol edilmelidir.
2026 adli tatilinde sürelerin genel görünümü
AlanTemel kural2026 sonucu
HMK’ya tabi olağan hukuk davasıHMK’nın tayin ettiği sürenin son günü adli tatile rastlarsa HMK 104 uygulanır.HMK 104 uyarınca bir haftalık uzama uygulanır.
HMK 103’teki dava ve işlerAdli tatilde görülür; süreler normal işler.HMK 104 uzaması otomatik uygulanmaz.
İşçi tarafından açılan iş davasıHMK 103/1-ç gereğince adli tatilde görülür.Cevap ve kanun yolu dâhil usul süreleri normal hesaplanır.
İşe iade ve arabuluculuk4857 ve 7036’daki özel süreler adli tatille durmaz.Bir ay ve iki haftalık süreler normal işler.
CMKAdli tatile rastlayan CMK usul süreleri işlemez; üç günlük uzama vardır.Kuralın uygulandığı hâllerde 3 Eylül 2026.
İYUKİYUK’ta yazılı sürenin son günü ara vermeye rastlarsa yedi günlük uzama vardır.7 Eylül 2026.
İİK ve maddi hukuk süreleriHMK 104 otomatik uygulanmaz.Süreler kendi kanununa göre işlemeye devam eder.
Adli Tatilde Hangi Süreler İşliyor? 2026 Süre Rehberi hukuki rehber görseli
Adli Tatilde Hangi Süreler İşliyor? 2026 Süre Rehberi

HMK 102, 103 ve 104 adli tatili nasıl düzenliyor?

Hukuk davalarında üç madde birlikte okunmalıdır: HMK 102 tarihleri, HMK 103 adli tatilde görülecek dava ve işleri, HMK 104 ise adli tatile tabi dosyalardaki süre uzamasını düzenler.

HMK Madde 102 – Adli tatil süresi

Kanun metni: “Adli tatil, her yıl yirmi temmuzda başlar, otuz bir ağustosta sona erer. Yeni adli yıl bir eylülde başlar.”

Buna göre 2026’da 20 Temmuz ile 31 Ağustos tarihleri arasındaki dönem adli tatildir. Adliyeler bütünüyle kapanmaz; nöbetçi mahkemeler ve kanunda belirtilen işlemler devam eder.

HMK Madde 103 – Adli tatilde görülecek dava ve işler

(1) Adli tatilde, ancak aşağıdaki dava ve işler görülür:

  • a) İhtiyati tedbir, ihtiyati haciz ve delillerin tespiti gibi geçici hukuki koruma, deniz raporlarının alınması ve dispeçci atanması talepleri ile bunlara karşı yapılacak itirazlar ve diğer başvurular hakkında karar verilmesi.
  • b) Her çeşit nafaka davaları ile soybağı, velayet ve vesayete ilişkin dava ya da işler.
  • c) Nüfus kayıtlarının düzeltilmesi işleri ve davaları.
  • ç) Hizmet akdi veya iş sözleşmesi sebebiyle işçilerin açtıkları davalar.
  • d) Ticari defterlerin kaybından dolayı kayıp belgesi verilmesi talepleri ile kıymetli evrakın kaybından doğan iptal işleri.
  • e) İflas ve konkordato ile sermaye şirketleri ve kooperatiflerin uzlaşma suretiyle yeniden yapılandırılmasına ilişkin işler ve davalar.
  • f) Adli tatilde yapılmasına karar verilen keşifler.
  • g) Tahkim hükümlerine göre, mahkemenin görev alanına giren dava ve işler.
  • ğ) Çekişmesiz yargı işleri.
  • h) Kanunlarda ivedi olduğu belirtilen veya taraflardan birinin talebi üzerine, mahkemece ivedi görülmesine karar verilen dava ve işler.

(2) Tarafların anlaşması hâlinde veya dava bir tarafın yokluğunda görülmekte ise hazır olan tarafın talebi üzerine, yukarıdaki iş ve davalara bakılması, adli tatilden sonraya bırakılabilir.

(3) Adli tatilde, yukarıdaki fıkralarda gösterilenler dışında kalan dava ve işlerle ilgili olarak verilen dava, karşı dava, istinaf ve temyiz dilekçeleri ile bunlara karşı verilen cevap dilekçelerinin ve dosyası işlemden kaldırılan davaları yenileme dilekçelerinin alınması, ilam verilmesi, her türlü tebligat, dosyanın başka bir mahkemeye, bölge adliye mahkemesine veya Yargıtay’a gönderilmesi işlemleri de yapılır.

(4) Bu madde hükümleri, bölge adliye mahkemeleri ile Yargıtay incelemelerinde de uygulanır.

Ne anlama gelir? Adli tatilde dava ve kanun yolu dilekçeleri alınır, tebligat yapılır ve dosya gönderme işlemleri sürer. HMK 103/1’de sayılan davalarda yargılama da devam eder; bu dosyalardaki süreler için otomatik tatil uzaması beklenmez.

HMK Madde 104 – Adli tatilin sürelere etkisi

Kanun metni: “Adli tatile tabi olan dava ve işlerde, bu Kanunun tayin ettiği sürelerin bitmesi tatil zamanına rastlarsa, bu süreler ayrıca bir karara gerek olmaksızın adli tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzatılmış sayılır.”

Doğru hesap yöntemi: Önce tebliğden itibaren normal süre hesaplanır. Normal son gün 20 Temmuz–31 Ağustos 2026 arasındaysa ve dosya HMK 103’teki adli tatilde görülen işlerden değilse HMK 104’teki bir haftalık uzama uygulanır. Süre 20 Temmuz’da “donup” kalan günler 1 Eylül’den sonra sayılmaz.
HMK 104 her süreye uygulanmaz. Hüküm, adli tatile tabi dava ve işlerde HMK’nın tayin ettiği usul sürelerini kapsar. İİK süreleri, TCK’daki şikâyet süresi, İş Kanunu’ndaki işe iade süreleri ve maddi hukuka ait zamanaşımı/hak düşürücü süreler ayrıca değerlendirilir.

Cevap, bilirkişi, istinaf ve temyiz süreleri nasıl hesaplanır?

Dosya adli tatile tabi ise aşağıdaki HMK sürelerinin normal son günü tatil dönemine rastladığında HMK 104 uygulanır. Dosya HMK 103 kapsamında adli tatilde görülen bir iş ise süre normal takviminde işlemeye devam eder.

HMK’daki yaygın usul süreleri
İşlemTemel süreAdli tatil etkisi
Cevap dilekçesiKural olarak tebliğden itibaren 2 hafta (HMK 127).Adli tatile tabi dosyada normal son gün tatildeyse HMK 104 uygulanır.
Cevaba cevap ve ikinci cevapHer biri kural olarak 2 hafta (HMK 136).Aynı ayrım geçerlidir.
Bilirkişi raporuna beyan/itirazKural olarak tebliğden itibaren 2 hafta (HMK 281).Adli tatile tabi dosyada normal son gün tatildeyse HMK 104 uygulanır.
İstinafKural olarak tebliğden itibaren 2 hafta (HMK 345).Dosya adli tatile tabi ve normal son gün tatildeyse HMK 104’teki bir haftalık uzama uygulanır.
TemyizKural olarak tebliğden itibaren 2 hafta (HMK 361).Dosya adli tatile tabi ve normal son gün tatildeyse HMK 104’teki bir haftalık uzama uygulanır.

Mahkemenin verdiği kesin sürenin kanuni dayanağı ve dosyanın niteliği ayrıca incelenmelidir. Her mahkeme süresinin HMK 104 kapsamına girdiği varsayılmamalıdır.

İş Kanunu süreleri adli tatilde devam eder mi?

Net cevap: Evet, iş hukukundaki kritik süreler kural olarak devam eder. Özellikle işe iade için bir aylık arabulucuya başvuru süresi ile arabuluculuk son tutanağından sonra iki haftalık dava süresi, adli tatil gerekçesiyle kendiliğinden durmaz veya HMK 104’e göre uzamaz.

İşçi tarafından açılan iş davasında süreler

HMK 103/1-ç, “hizmet akdi veya iş sözleşmesi sebebiyle işçilerin açtıkları davaları” adli tatilde görülecek işler arasında sayar. Bu nedenle işçinin ücret, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma, işe iade veya iş kazasına dayalı olarak işverene karşı açtığı davanın bu kapsama girip girmediği belirlendikten sonra süreler normal takviminde hesaplanmalıdır.

Bu tür bir dosyada karar 10 Ağustos’ta tebliğ edilmiş ve kanun yolu süresi iki hafta ise, sırf adli tatil nedeniyle eylül ayını beklemek güvenli değildir. Süre normal şekilde hesaplanır.

İşverenin açtığı dava aynı kurala tabi mi?

HMK 103/1-ç’nin açık metni işçilerin açtıkları davaları kapsar. İşverenin işçiye karşı açtığı dava, sırf iş mahkemesinde görülmesi veya basit yargılama usulüne tabi olması nedeniyle ilk derecede otomatik olarak adli tatil istisnasına girmez. Başka bir HMK 103 istisnası veya mahkemenin ivedilik kararı yoksa ve HMK’nın belirlediği süre tatilde sona eriyorsa HMK 104 gündeme gelebilir.

İş davalarında istinaf ve temyiz süresi

7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.7/3-5 uyarınca kanun yolu süresi kararın taraflara tebliğiyle başlar ve kanun yoluna götürülen iş mahkemesi kararları bölge adliye mahkemesi ile Yargıtayca ivedilikle karara bağlanır. Bu nedenle kanun yolu aşamasında davayı ilk derecede işçi veya işverenin açmış olmasına bakılarak otomatik HMK 104 uzaması sonucu çıkarılmamalıdır; iş mahkemesi kararına ilişkin istinaf veya temyiz süresi adli tatilde normal takvime göre güvenli biçimde takip edilmelidir.

İşe iade başvurusu ve dava süresi

İşe iade ve zorunlu arabuluculukta kritik süreler
İşlemSüreAdli tatilde ne olur?
İşe iade için arabulucuya başvuruFesih bildiriminin tebliğinden itibaren 1 ay (4857 sayılı İş Kanunu m.20).Devam eder; adli tatil kendiliğinden durdurmaz.
Anlaşmama sonrası işe iade davasıSon tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren 2 hafta (İş Kanunu m.20).Devam eder; HMK 104’e göre otomatik uzamaz.
Arabuluculuk süreci içindeki zamanaşımı ve hak düşürücü süreBaşvurudan son tutanağa kadar 7036 sayılı Kanun m.3/17 uygulanır.Zamanaşımı durur, hak düşürücü süre işlemez; bunun sebebi adli tatil değil arabuluculuk başvurusudur.
Ücret ve tazminat alacaklarında zamanaşımıAlacağın türüne ve doğum tarihine göre ilgili maddi hukuk hükmü.Sırf adli tatil nedeniyle durmaz.
Kesinleşen işe iade kararı sonrası işçinin başvurusuKesinleşen kararın tebliğinden itibaren 10 iş günü (İş Kanunu m.21).Adli tatilde de devam eder.
İşverenin işe başlatma süresiİşçinin süresindeki başvurusundan itibaren 1 ay (İş Kanunu m.21).Adli tatilde de devam eder.
Haklı nedenle fesihÖğrenmeden itibaren 6 iş günü ve kural olarak olaydan itibaren 1 yıl (İş Kanunu m.26).Hak düşürücü süreler adli tatil nedeniyle durmaz; maddedeki istisnalar ayrıca incelenir.
Ücret ve belirli işçilik alacaklarıİş Kanunu m.32 ve Ek m.3 kapsamındaki alacaklarda kural olarak 5 yıl.Adli tatil nedeniyle durmaz; muacceliyet ve geçiş hükümleri ayrıca kontrol edilir.
Örnek – işe iade: Fesih bildirimi 25 Temmuz 2026’da tebliğ edilmişse bir aylık arabulucuya başvuru süresinin adli tatil nedeniyle eylül ayına uzadığı varsayılamaz. Normal hesapta süre 25 Ağustos 2026’da sona erer; son günün resmî tatile rastlaması gibi başka bir durum varsa o kural ayrıca uygulanır.
Örnek – son tutanak: İşe iade arabuluculuk son tutanağı 18 Ağustos 2026’da düzenlenmişse iki haftalık dava süresi adli tatilde işlemeye devam eder. Genel süre hesabında son gün 1 Eylül 2026 olur; somut dosyada tutanak tarihi ve talebin niteliği mutlaka kontrol edilmelidir.
Önemli ayrım: Son tutanaktan itibaren iki haftalık özel dava süresi işe iade talebi içindir. Ücret, kıdem, ihbar ve fazla çalışma gibi genel işçilik alacaklarında son tutanaktan sonra herkese uygulanan yeni bir iki haftalık dava süresi yoktur; arabuluculuk sırasında duran zamanaşımı veya hak düşürücü süre, son tutanakla kaldığı yerden devam eder.

7036 sayılı Kanun m.3/10 uyarınca iş uyuşmazlıklarında arabulucu görevlendirme tarihinden itibaren kural olarak üç hafta içinde süreci sonuçlandırır; zorunlu hâllerde bu süre en fazla bir hafta uzatılabilir. Adli tatil bu çalışma süresini kendiliğinden durdurmaz. İş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi-manevi tazminat ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davaları ise 7036 m.3/3 gereğince zorunlu arabuluculuk kapsamının dışındadır.

Ceza muhakemesinde adli tatil süreleri

Ceza muhakemesinde HMK 104 değil, CMK 331 uygulanır. CMK 331/4’e göre:

Kanun metni: “Adlî tatile rastlayan süreler işlemez. Bu süreler tatilin bittiği günden itibaren üç gün uzatılmış sayılır.”

İtiraz, istinaf veya temyiz gibi CMK’da düzenlenen usulî başvuru süresi adli tatile rastlıyorsa CMK 331/4 dikkate alınır. 2026’da kuralın uygulandığı hâllerde üç günlük uzamanın sonu 3 Eylül 2026’dır.

Ceza soruşturması durmaz. Savcılık soruşturmaları, tutuklu işler ve ivedi ceza muhakemesi işlemleri adli tatil döneminde yürütülür. TCK 73’teki şikâyet süresi ise maddi ceza hukukuna ait olduğundan yalnız adli tatil gerekçesiyle CMK 331 kapsamında uzamaz.

İdari yargıda çalışmaya ara verme ve süreler

İYUK 61’e göre idari yargıda çalışmaya ara verme dönemi kural olarak 20 Temmuz–31 Ağustos arasındadır. İYUK 8/3 süreye etkisini şöyle düzenler:

Kanun metni: “Bu Kanunda yazılı sürelerin bitmesi çalışmaya ara verme zamanına rastlarsa bu süreler, ara vermenin sona erdiği günü izleyen tarihten itibaren yedi gün uzamış sayılır.”

Bu nedenle İYUK’ta yazılı dava açma, istinaf veya temyiz süresinin normal son günü çalışmaya ara verme dönemine rastlıyorsa 2026’da süre 7 Eylül’e kadar uzamış sayılır. Sürenin son günü 2 Eylül 2026 gibi ara verme döneminin dışındaysa sırf temmuz-ağustos günlerinden geçtiği için 7 Eylül’e uzamaz.

Nöbetçi idare veya vergi mahkemeleri, İYUK 62 uyarınca yürütmenin durdurulması, delil tespiti ve kanunen belirli sürede karara bağlanması gereken işleri görür.

İcra, arabuluculuk, zamanaşımı ve hak düşürücü süreler

İcra ve İflas Kanunu süreleri

İcra daireleri adli tatil nedeniyle kapanmaz. İİK m.18 icra mahkemesine sunulan işleri ivedi sayar. Ödeme emrine itiraz, icra mahkemesine şikâyet, haciz veya satış isteme gibi İİK sürelerine HMK 104’teki bir haftalık uzama otomatik uygulanmaz. İİK m.19 uyarınca son günün resmî tatile rastlaması ayrı bir konudur; takip işleminin veya davanın kendi özel hükmü incelenmelidir.

Özellikle ödeme emri: İlamsız takipte ödeme emrine itiraz süresinin adli tatil nedeniyle eylül ayına uzadığı kabul edilmemelidir. Tebliğden sonra İİK’daki süre normal şekilde hesaplanır.

Arabuluculuk süreleri

Zorunlu veya ihtiyari arabuluculuk süreci adli tatil nedeniyle durmaz. Dava şartı arabuluculukta başvurudan son tutanağa kadar zamanaşımının durması ve hak düşürücü sürenin işlememesi, 7036 sayılı Kanun m.3/17 veya 6325 sayılı Kanun m.18/A’daki özel hükümlerden kaynaklanır.

Son tutanak düzenlendikten sonra özel bir dava açma süresi varsa bu süre kendi kanununa göre başlar veya kaldığı yerden devam eder. “Adli tatil var” denilerek ayrıca uzama varsayılmamalıdır.

Zamanaşımı ve hak düşürücü süreler

HMK 104 usul sürelerini düzenler. Alacağın zamanaşımı, sözleşmeden dönme, ayıp ihbarı, önalım, işe iade veya ceza şikâyeti gibi maddi hukuka ilişkin süreler sırf adli tatil nedeniyle durmaz. Her sürenin kendi kanunundaki başlangıç, durma, kesilme ve son gün hükümleri ayrı incelenmelidir.

Adli tatilde tebligat ve UETS süre hesabı

HMK 103/3 açıkça adli tatilde her türlü tebligat yapılabileceğini belirtir. Fizikî veya elektronik tebligatın adli tatilde yapılması geçerlidir ve süre hesabı ertelenmez.

7201 sayılı Tebligat Kanunu m.7/a uyarınca elektronik tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır. Önce bu kanuni tebliğ tarihi bulunur; daha sonra HMK, CMK, İYUK, İİK veya özel kanundaki süre uygulanır.

Örnek – UETS: Elektronik tebligat 3 Ağustos 2026’da UETS adresine ulaşmışsa kanuni tebliğ tarihi 8 Ağustos 2026 gününün sonudur. İşlem süresi 9 Ağustos’tan itibaren ilgili kanuna göre hesaplanır. Dosya adli tatile tabi bir HMK işi ise ve normal son gün tatilde kalıyorsa HMK 104; işçi davası veya İİK takibi ise o alana özgü kural uygulanır.

Adli tatil süre hesabı örnekleri

Örnek 1 – Olağan hukuk davasında cevap: Adli tatile tabi bir tazminat davasında cevap süresinin normal son günü 8 Ağustos 2026 ise HMK 104’teki bir haftalık uzama uygulanır.
Örnek 2 – Son gün eylülde: Aynı tür davada normal son gün 2 Eylül 2026 ise HMK 104 uygulanmaz. Süre 2 Eylül’de sona erer.
Örnek 3 – Nafaka: Nafaka davası HMK 103 kapsamında adli tatilde görülen iştir. Cevap veya kanun yolu süresi adli tatil gerekçesiyle HMK 104’e göre otomatik uzamaz.
Örnek 4 – İşçi davası: İşçinin iş sözleşmesi nedeniyle açtığı davada iki haftalık istinaf süresinin normal son günü 24 Ağustos 2026 ise süre 24 Ağustos’ta sona erer; HMK 104 uzaması beklenmez.
Örnek 5 – İcra takibi: İlamsız takip ödeme emri adli tatilde tebliğ edilmişse yedi günlük itiraz süresi normal işler. HMK 104’e dayanılarak eylül ayı beklenmez.
Örnek 6 – Ceza kanun yolu: CMK kapsamındaki usulî başvuru süresi adli tatile rastlıyorsa HMK 104 değil CMK 331/4 uygulanır; 2026’da üç günlük uzama kuralı dikkate alınır.

Adli tatil hakkında yanlış bilinenler

  • “Adliyeler tamamen kapanır.” Yanlış. Nöbetçi birimler, savcılıklar, icra daireleri ve kanunda sayılan işler devam eder.
  • “Bütün süreler 20 Temmuz’da durur.” Yanlış. HMK’da olağan hukuk dosyalarında normal son gün kontrol edilir; diğer kanunlarda farklı kurallar vardır.
  • “Adli tatilde tebligat yapılamaz.” Yanlış. Tebligat yapılabilir ve kanuni tebliğ tarihi oluşur.
  • “Bütün iş davaları adli tatil sonrasına uzar.” Yanlış. İşçinin iş sözleşmesi nedeniyle açtığı davalar HMK 103 kapsamında adli tatilde görülür ve usul süreleri normal işler.
  • “İşe iade süresi adli tatilde bekler.” Yanlış. Bir aylık arabulucuya başvuru ve iki haftalık dava süreleri normal şekilde işler.
  • “İcra itirazı adli tatil bitince yapılabilir.” Yanlış. İİK süresi normal devam eder.

Konuyla bağlantılı rehberler

Resmî kaynaklar ve hukuki dayanak

Hukuki değerlendirme ve iletişim

Süre hesabında bir günlük hata dahi dava, itiraz veya kanun yolu hakkının kaybına yol açabilir. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu, Mersin’de ve Türkiye genelindeki dosyalarda tebliğ belgesi, UETS kaydı, son tutanak ve karar tarihi üzerinden somut süre kontrolü yapmaktadır.

İletişim bilgilerini görüntüleyin

Yazar ve Hukuki İnceleme

Av. Halil Bakırcı
Mersin Barosu Sicil No: 3472

Av. Halil Bakırcı, Mersin Barosu’na 3472 sicil numarasıyla kayıtlıdır ve Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosunda avukatlık yapmaktadır. Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır.

Yayın tarihi: 14 Ağustos 2026

Somut olayın özelliklerine göre hukuki değerlendirme değişebilir; bu içerik sonuç garantisi vermez.

Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu – Mersin Ofisi

Adres: İhsaniye Mahallesi, 4903. Sokak, Profit İş Merkezi No:23, Kat:3, Daire:14, 33070 Akdeniz/Mersin, Türkiye

Google Maps’te yol tarifiİletişim bilgileri