Deprem, Sel, Yangın ve Afette Kamu Borcu Terkin Edilebilir mi? Zarar ve 6 Ay Başvuru | 6183 m.105 (2026)
Kısa ve net cevap: 6183 sayılı Kanun’un 105. maddesi; yangın, deprem, yer kayması, su basması, kuraklık, don, zararlı hayvan veya haşere istilası ve bunlara benzer afetler nedeniyle malvarlığı veya mahsulü ciddi zarar gören kamu borçluları için belirli kamu alacaklarının kısmen veya tamamen terkin edilmesine imkan verir. Kanundaki temel eşik, malvarlığının veya mahsulün en az üçte birinin zarar görmesidir. Terkin otomatik değildir; zarar ve afetle borç arasındaki bağlantı resmi olarak tespit edilir, başvuru süresi ve yetkili karar mekanizması uygulanır. Kanun, afet tarihinden itibaren 6 aylık başvuru süresi öngörür.
Kanuni dayanak: 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun m.105; vergi alacakları bakımından ayrıca Vergi Usul Kanunu’nun terkin hükümleri. İçerik 18 Eylül 2026 tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre hazırlanmıştır.

6183 m.105 hangi durumda uygulanır?
M.105 olağan tahsil kurallarının afet nedeniyle ağır biçimde sonuç doğurduğu durumlar için istisnai terkin mekanizması kurar. Borçlunun yalnız ödeme güçlüğüne düşmesi yeterli değildir; Kanunda sayılan veya bunlara benzer afet nedeniyle malvarlığı ya da mahsulünde belirli ölçüde gerçek zarar bulunmalıdır.
Terkin, kamu alacağının kanuni kararla sona erdirilmesidir. Tecil ve taksitlendirmeden farklıdır. Tecilde borç varlığını korur ve ödeme zamanı ötelenir; terkinde ise şartları oluşan kamu alacağının tamamı veya bir kısmı silinir.
Kanun afet ile kamu alacağının kaynağı arasında da bağlantı arar. Zarar gören gelir kaynağı veya malvarlığıyla ilgisiz her kamu borcunun otomatik olarak silinmesi söz konusu değildir.
Bu nedenle başvuru dosyası üç temel unsuru kanıtlamalıdır: Kanun kapsamında afet, en az üçte bir düzeyinde zarar ve terkin istenen kamu alacağıyla zarar arasındaki hukuki-ekonomik ilişki.
Hangi afetler m.105 kapsamına girer?
Kanun yangın, deprem, yer kayması, su basması, kuraklık, don, zararlı hayvan veya haşere istilası gibi olayları açıkça sayar. “Bunlara benzer afetler” ifadesi nedeniyle liste kapalı değildir; ancak olayın olağan ticari riskten farklı, afet niteliğinde olması gerekir.
Depremde bina ve üretim tesisinin ağır hasarı, selde stok ve tarım ürünlerinin yok olması, kuraklık veya don nedeniyle mahsulün büyük kısmının kaybedilmesi m.105 bakımından değerlendirilebilir.
Normal piyasa fiyatı düşüşü, işletme cirosunun azalması, yanlış yatırım veya olağan hastalık nedeniyle ürün kaybı afet sayılmaz. Zararın dışsal ve Kanunun afet mantığına uygun olaydan doğması gerekir.
Afetin resmî olarak geniş bölgeyi etkileyen olağanüstü olay olması güçlü delildir; ancak maddenin uygulanması için yalnız genel afet ilanı değil, borçlunun somut zararının da tespiti gerekir.
En az üçte bir zarar nasıl hesaplanır?
M.105’in temel maddi şartı, borçlunun malvarlığının veya mahsulünün en az üçte birinin zarar görmesidir. Zarar oranı yaklaşık beyanla değil, yetkili idari tespitlerle belirlenmelidir.
Malvarlığında bina, makine, stok, araç veya işletme aktiflerinin afet öncesi ve sonrası değeri karşılaştırılabilir. Mahsulde ekili alan, beklenen verim, fiilen yok olan ürün miktarı ve tarımsal teknik raporlar kullanılabilir.
Üçte bir oranı yalnız tek bir eşyanın hasar yüzdesi olarak yorumlanmamalıdır. Kanun malvarlığı veya mahsul düzeyindeki zarar ölçüsünü esas alır. Hangi ekonomik bütünün hesaba alınacağı somut dosyada resmi tespitle belirlenir.
Örneğin 9 milyon TL toplam malvarlığında 3 milyon TL ve üzeri tespitli afet zararı temel eşiği karşılayabilir; ancak terkin miktarı yalnız matematiksel zarar oranına bağlı değildir. Kamu alacağının zarar gören gelir kaynağıyla ilişkisi ve yetkili karar ayrıca gerekir.
Hangi kamu alacakları terkin edilebilir?
M.105, afet nedeniyle zarar gören kamu borçlusunun belirli kamu alacakları bakımından terkin imkanını düzenler. Terkin, zarar gören gelir kaynağı ve faaliyetle bağlantılı kamu alacakları üzerinden değerlendirilir.
Vergi Usul Kanunu kapsamındaki vergi alacaklarında VUK’un kendi afet-terkin hükümleri ayrıca uygulanır. 6183 m.105 ise Kanun kapsamındaki diğer kamu alacakları bakımından özel tahsil-terkin çerçevesi sunar.
Bu nedenle başvuruda her borç kalemi ayrı listelenmelidir: vergi türü, dönem, vade, fer’i alacak ve alacağın hangi mevzuata göre terkin talep edildiği açıkça gösterilmelidir.
Tahsil dairesinin bütün borçları tek kalemde reddetmesi yerine, her alacağın hukuki kapsamı ve afetle ilişkisi bakımından değerlendirme yapılmalıdır.
6 aylık başvuru süresi ne zaman başlar?
M.105, afet tarihinden itibaren altı ay içinde başvuru yapılmasını öngörür. Bu süre, zarar tespitinin veya sigorta ödemesinin tamamlanmasını beklemek için sınırsız biçimde ertelenemez.
Afet birkaç gün süren sel, don veya kuraklık gibi olaydan oluşuyorsa başlangıç tarihinin hangi resmi afet olayı üzerinden belirlendiği dosyada açıklaştırılmalıdır. Başvuruyu son güne bırakmamak önemlidir.
Başvuru süresinde yapılırken zarar tespit belgelerinin bir kısmı henüz tamamlanmamışsa eldeki resmi kayıtlarla başvuru yapılıp eksik belgelerin tamamlanması talep edilebilir; ancak kabul usulü ilgili idarenin uygulamasına göre yürütülür.
Altı aylık süre geçirilmişse m.105 özel terkin yolunun kullanılması ciddi süre engeliyle karşılaşır. Bu durumda tecil, özel yapılandırma veya diğer kanuni yollar ayrıca değerlendirilir.
Afet zararını kim tespit eder?
Kanun zarar olayının ve derecesinin idari makamlarca belirlenmesini öngörür. Afetin varlığı ve zarar oranı için il/ilçe idare kurulları ile ilgili kamu idarelerinin mevzuata göre yapacağı tespitler önem taşır.
Tarım zararında ziraat teknik raporları, yapı zararında yetkili hasar tespitleri, işyeri ve stok zararında tutanak, fatura, bilanço ve ekspertiz kayıtları dosyayı destekler.
Sigorta şirketinin hasar raporu yararlı delildir ancak kamu idaresinin kanuni zarar tespitinin yerine her durumda geçmez. Aynı şekilde fotoğraf ve video tek başına üçte bir oranını kesinleştirmez.
Zarar tespitine itiraz edilecekse hangi varlığın yanlış değerlendirildiği, afet öncesi değer ve hasar derecesi teknik belgeyle somutlaştırılmalıdır.
Terkin kararını kim verir?
M.105 terkin yetkisini Kanunda belirtilen idari mekanizmaya bağlar ve belirli ölçüde Cumhurbaşkanı karar yetkisini öngörür. Tahsil dairesindeki tek memur, kanuni şartlar bulunmadan kendi takdiriyle kamu alacağını silemez.
Başvuru tahsil dairesi ve ilgili kamu idaresi üzerinden hazırlanır; zarar tespitleri tamamlanır ve terkin yetkisi kanuni karar sistemine göre kullanılır.
Bu yapı, kamu alacağının ancak açık kanuni yetkiyle sona erdirilmesi ilkesinin sonucudur. Borçluyla “anlaşarak borç silme” şeklinde serbest pazarlık mümkün değildir.
Kararda hangi kamu alacağının ne kadarının terkin edildiği açıkça gösterilmeli ve tahsil sistemi buna göre güncellenmelidir.
Kısmi terkin ile tam terkin arasındaki fark nedir?
Kanun zarar derecesine ve kamu alacağının niteliğine göre alacağın tamamının veya bir kısmının terkin edilmesine imkan verir. Üçte bir zarar eşiğinin aşılması her durumda borcun yüzde 100 silineceği anlamına gelmez.
Zararın oranı, kamu borcunun zarar gören gelir kaynağıyla ilişkisi ve yetkili karar terkin miktarını belirler. Bazı borç dönemleri kapsamda iken diğerleri kapsam dışı kalabilir.
Kısmi terkin yapılırsa kalan kamu alacağı normal tahsil rejimine göre devam eder. Gecikme zammı ve diğer fer’ilerin yeni bakiye üzerindeki durumu karar ve mevzuata göre hesaplanır.
Borçlu terkin kararı sonrası güncel hesap ekstresi almalı ve silinen asıl/fer’i tutarları kontrol etmelidir.
Afetten önce veya başvurudan önce ödenmiş borç geri alınır mı?
Terkin sistemi esas olarak mevcut kamu alacağının kanuni olarak silinmesine yöneliktir. Daha önce usulüne uygun ödenmiş tutarın geri verilmesi için ayrıca açık iade hukuki dayanağı gerekir.
Bu nedenle “m.105 kapsamında terkin şartım vardı, geçmişte ödediğim bütün borçları geri alırım” şeklinde genel sonuç kurulamaz. Ödeme tarihleri, terkin kararının kapsamı ve ilgili özel vergi/iade hükümleri incelenmelidir.
Başvuru devam ederken cebri tahsil yapılmışsa terkin kararının tahsil edilmiş tutarlara etkisi somut karar ve mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir.
Ödeme emri veya haciz süreci devam ediyorsa başvurunun tahsil işlemlerini kendiliğinden durdurduğu varsayılmamalı; yazılı tecil/durdurma kararı olup olmadığı kontrol edilmelidir.
Afet terkin başvurusu tecil başvurusundan farklı mı?
Evet. M.105 terkin, borcun tamamını veya bir kısmını sona erdiren özel afet yoludur. M.48 tecil ise borcun varlığını koruyup belirli şartlarla ödeme süresini uzatır.
M.105 şartları oluşmuyorsa veya terkin yalnız borcun bir kısmını kapsıyorsa kalan borç için m.48 tecil/taksitlendirme ayrıca değerlendirilebilir.
Tecil rehberi için 6183 m.48 tecil ve taksitlendirme sayfası incelenebilir.
6183 m.105 başvuru kontrol listesi
- Afetin tarihini ve türünü resmi belgeyle belirleyin.
- Altı aylık başvuru son gününü hesaplayın.
- Afet öncesi malvarlığı veya mahsul değerini belgeleyin.
- Afet sonrası zarar miktarını resmi tespitlerle çıkarın.
- En az üçte bir zarar şartını hesaplayın.
- Terkin istenen her kamu alacağını tür, dönem ve tutarla listeleyin.
- Kamu alacağı ile zarar gören gelir kaynağı/faaliyet arasındaki ilişkiyi açıklayın.
- İl/ilçe idare kurulu ve ilgili idare zarar tespitlerini dosyalayın.
- Vergi alacaklarında Vergi Usul Kanunu’nun özel terkin hükmünü ayrıca kontrol edin.
- Terkin kararı sonrası güncel borç ekstresinde mahsup/silme kayıtlarını doğrulayın.
- Kalan borç varsa tecil ve diğer tahsil yollarını ayrı değerlendirin.
| Şart | M.105 kontrolü |
|---|---|
| Afet | Yangın, deprem, sel, kuraklık, don, zararlı istilası ve benzeri |
| Zarar eşiği | Malvarlığı veya mahsulün en az üçte biri |
| Başvuru | Afet tarihinden itibaren 6 ay |
| Sonuç | Yetkili karar ile kısmi veya tam terkin mümkün |
Sık Sorulan Sorular
Depremde vergi borcu silinir mi?
Otomatik olarak değil. M.105 veya vergi türüne göre Vergi Usul Kanunu’ndaki şartlar, zarar oranı, başvuru ve yetkili karar gerekir.
Sel nedeniyle kamu borcu terkin edilebilir mi?
Su basması m.105’te sayılan afetlerdendir; en az üçte bir zarar ve diğer şartlar oluşursa terkin değerlendirilebilir.
Afet zararının yüzde kaçı olmalı?
M.105 temel olarak malvarlığı veya mahsulün en az üçte birinin zarar görmesini arar.
Başvuru süresi kaç ay?
Kanun afet tarihinden itibaren altı aylık başvuru süresi öngörür.
Zarar tespitini sigorta raporu yeterli kılar mı?
Sigorta raporu delildir; ancak m.105 kapsamındaki resmi idari zarar tespiti ve yetkili karar süreci ayrıca gerekir.
Üçte bir zarar varsa bütün borç silinir mi?
Hayır. Üçte bir temel eşiktir; terkinin kapsamı zarar derecesi, alacağın niteliği ve yetkili karara göre kısmi veya tam olabilir.
Don nedeniyle ürün kaybında m.105 uygulanır mı?
Don Kanunda açıkça sayılan afet nedenlerindendir; mahsul zararının resmi tespiti ve diğer şartlar aranır.
Terkin başvurusu haczi otomatik durdurur mu?
Sırf başvuru tahsil işlemlerini kendiliğinden durdurmaz; varsa yazılı durdurma/tecil kararı ayrıca kontrol edilmelidir.
Sonuç
6183 m.105 afet nedeniyle ağır zarara uğrayan kamu borçluları için gerçek bir borç silme mekanizmasıdır; fakat otomatik değildir. Yangın, deprem, sel, kuraklık, don ve benzeri afet; en az üçte bir zarar; altı aylık başvuru ve yetkili resmi tespit/karar birlikte aranır. Başvuruda her kamu alacağı ayrı listelenmeli, zarar ile gelir kaynağı arasındaki bağlantı gösterilmeli ve vergi alacakları için Vergi Usul Kanunu’nun özel hükümleri ayrıca kontrol edilmelidir.
İlgili rehberler: m.48 tecil ve taksitlendirme · m.54 cebren tahsil · m.72 tarım ürünü haczi
Resmî kaynaklar: 6183 sayılı Kanun · 213 sayılı Vergi Usul Kanunu
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
