B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Tahsil İmkânsız veya Masrafı Fazla Küçük Kamu Alacağı Silinebilir mi? 6183 m.106 | 2026

Kısa ve net cevap: 6183 sayılı Kanun’un 106. maddesi, takibi sonucunda tahsil imkânsızlığı ortaya çıkan veya tahsil için yapılacak giderin alacaktan daha yüksek olacağı anlaşılan çok küçük kamu alacaklarının terkin edilmesine imkan verir. Kanun metninde Vergi Usul Kanunu kapsamındaki kamu alacakları için 10 TL, diğer kamu alacakları için 20 TL temel tutarlar yer alır; bu tutarların Cumhurbaşkanınca on katına kadar artırılmasına ilişkin yetki de düzenlenmiştir. Bu nominal kanun tutarları tek başına pratik dosya sınırı olarak kullanılmamalı; işlem tarihinde yürürlükte bulunan artırılmış tutar ve yetkili idarenin uygulaması ayrıca kontrol edilmelidir. M.106, yüksek tutarlı bir kamu borcunun “tahsil zor” denilerek silinmesini sağlayan genel af maddesi değildir.

Kanuni dayanak: 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun m.106. İçerik 18 Eylül 2026 tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre hazırlanmıştır.

6183 madde 106 tahsil imkansız küçük kamu alacağı terkin masrafı fazla

6183 m.106 neyi düzenler?

Kamu idaresinin her kuruş kamu alacağını tahsil için sınırsız masraf yapması kamu yararına olmayabilir. Bazı çok küçük alacaklarda tebligat, posta, haciz, personel ve satış gideri alacağın kendisinden daha yüksek hale gelebilir. M.106 bu ekonomik anlamsızlığı önleyen istisnai terkin hükmüdür.

Madde aynı zamanda gerçek anlamda tahsil imkânsızlığı ortaya çıkan küçük alacakların sistemde süresiz açık tutulmasını önler. Ancak bu istisna sıkı şartlara bağlıdır ve kamu idaresinin keyfi borç silme yetkisi olarak yorumlanamaz.

Terkin kararı verilmesiyle ilgili kamu alacağı kanuni kapsamda sona erer. Bu sonuç tecilden farklıdır; tecilde borç varlığını korur ve ödeme zamanı değişir.

M.106 uygulanırken alacağın türü, tutarı, tahsil imkanının gerçekten kalıp kalmadığı ve tahsil için yapılacak zorunlu giderin ekonomik sonucu birlikte incelenir.

M.106 hangi iki temel durumda uygulanabilir?

Birinci durum, yapılan takip sonucunda kamu alacağının tahsilinin imkânsız olduğunun anlaşılmasıdır. Borçlunun hiçbir haczi kabil malı bulunmaması, takip imkanlarının tüketilmesi ve alacağın küçük tutarı bu değerlendirmede etkili olabilir.

İkinci durum, kamu alacağının tahsili için yapılacak giderin alacaktan fazla olacağının anlaşılmasıdır. Örneğin çok düşük tutarlı bir alacak için tebligat, araştırma ve cebri takip giderlerinin alacağı aşacağı açık olabilir.

Her iki durumda da terkin “nasıl olsa borçlu ödemez” gibi varsayıma dayanamaz. Tahsil dosyasındaki araştırma ve ekonomik hesapla durum somutlaştırılmalıdır.

M.106’nın amacı kamu alacağını korumaktan vazgeçmek değil, tahsilat maliyetini rasyonelleştirmektir.

Kanundaki 10 TL ve 20 TL ne anlama gelir?

Kanun metninde Vergi Usul Kanunu kapsamına giren kamu alacakları için 10 TL, diğer kamu alacakları için 20 TL temel tutar düzenlenmiştir. Bu rakamlar maddenin tarihsel nominal taban tutarlarıdır.

Bu nedenle uygulamada “borcum 15 TL, kesin silinir” veya “25 TL ise terkin olmaz” şeklinde yalnız metindeki rakama bakarak sonuç kurmak doğru değildir. Kanun artırma yetkisi de vermiştir ve işlem tarihindeki güncel idari/karar tutarı kontrol edilmelidir.

Ayrıca tutarın sınırın altında olması tek başına terkin için yeterli değildir. Tahsil imkânsızlığı veya tahsil giderinin alacaktan fazla olması gibi maddenin maddi şartları da aranır.

Alacağın aslı, fer’ileri ve toplam takip bakiyesinin hangi tutar üzerinden karşılaştırılacağı ilgili idarenin güncel uygulamasına göre dosyada doğrulanmalıdır.

Cumhurbaşkanı bu tutarları artırabilir mi?

Evet. M.106, kanunda yazılı temel tutarların belirli ölçüde artırılmasına ilişkin Cumhurbaşkanı yetkisi öngörür. Kanun metnindeki on katına kadar artırma yetkisi nedeniyle uygulamadaki güncel sınır, sadece madde metnindeki nominal rakamdan farklı olabilir.

Bu nedenle terkin işlemi yapılacağı tarihte yürürlükte bulunan Cumhurbaşkanı kararı, Hazine ve Maliye Bakanlığı düzenlemesi ve ilgili kamu idaresi uygulaması kontrol edilmelidir.

Yetki artırım yönündedir; tahsil memuru kendi inisiyatifiyle kanuni sınırı değiştiremez.

Web sitelerinde yıllar önce yayımlanmış eski terkin tutarları güncel işlem için kaynak alınmamalıdır.

Tahsil imkânsızlığı nasıl tespit edilir?

Tahsil imkânsızlığı, kamu borçlusunun adresine ulaşılamaması veya bir banka hesabının boş çıkmasıyla otomatik oluşmaz. Borçlunun haczi kabil mal, hak ve alacaklarının araştırılması ve dosyanın niteliğine göre makul takip yollarının sonuçsuz kalması gerekir.

Taşınmaz, araç, banka hesabı, üçüncü kişideki alacak ve diğer malvarlığı araştırmaları dosyada bulunabilir. Çok küçük bir alacakta araştırma kapsamı da ölçülülük ve maliyet ilkesiyle değerlendirilir.

Borçlunun ileride mal edinme ihtimali her dosyayı süresiz açık tutmayı zorunlu kılmaz; ancak m.106’nın açık tutar ve şartları dışında yüksek alacak için bu maddeye dayanarak terkin yapılamaz.

Tahsil imkânsızlığı ile m.75 aciz hali birbirine yakın görünse de aynı kurum değildir. Aciz fişi, kamu alacağının farklı hukuki sonuçlarını doğuran ayrı düzenlemedir.

Tahsil masrafının alacaktan fazla olması nasıl hesaplanır?

Tebligat, posta, ilan, haciz, taşıma, muhafaza, satış ve zorunlu idari işlem giderleri tahsilatın ekonomik maliyetini oluşturabilir. Bunların gerçekçi tahmini kamu alacağı tutarıyla karşılaştırılır.

Örneğin birkaç liralık kamu alacağı için yüzlerce liralık işlem maliyeti doğacaksa cebri takip kamu bütçesi açısından anlamsız hale gelebilir. M.106 bu tip dosyaların terkinine kanuni zemin sağlar.

Ancak personel giderinin soyut biçimde yüksek olduğu gerekçesiyle her küçük alacak terkin edilemez. Kanundaki tutar sınırı ve yetkili idarenin usulü uygulanmalıdır.

Bir elektronik haciz işleminin çok düşük maliyetli olması halinde “tahsil masrafı fazla” değerlendirmesi de teknolojik imkanlara göre değişebilir. Güncel idari uygulama bu nedenle önemlidir.

Küçük kamu alacağını kim silebilir?

Terkin yetkisi Kanunda ve ilgili kamu idaresinin görev düzeninde belirlenen yetkili makamdadır. Tahsil memuru veya banka görevlisi, borçlunun talebi üzerine kendiliğinden borcu silemez.

Yetki devri yapılmışsa devrin kapsamı ve parasal sınırları yazılı düzenlemeden kontrol edilmelidir. Terkin kararı dosyada tarih ve dayanak maddeyle açıkça gösterilmelidir.

Karardan sonra kamu alacağının muhasebe ve tahsil sistemi kayıtları kapatılmalı; e-haciz veya başka takip işlemi varsa terkine konu borç yönünden kaldırılmalıdır.

Borçlu güncel borç dökümünü kontrol ederek terkin edilen tutarın sistemde açık kalıp kalmadığını teyit etmelidir.

M.106 terkin ile af veya tecil aynı şey midir?

Hayır. Terkin, kanundaki özel şartlarla kamu alacağının sona erdirilmesidir. Af ise ayrı bir kanuni düzenleme gerektirir. Tecil ise borcu silmez; ödeme süresini uzatır ve şartlarına göre tecil faizi doğurur.

M.106 bireysel pazarlığa dayalı borç indirimi değildir. Kamu idaresi borçlu ile anlaşarak “yarısını öde, kalanını silelim” şeklinde bu maddeyi kullanamaz.

Yüksek tutarlı borçta ödeme güçlüğü varsa m.48 tecil; afet zararı varsa m.105; tahsil zamanaşımı varsa m.102-104; özel yapılandırma kanunu varsa o kanun uygulanır.

Her hukuki yolun şartı ve sonucu farklıdır; yanlış maddeyle başvuru süre kaybına neden olabilir.

Bir kişinin çok sayıda küçük kamu borcu varsa tek tek mi değerlendirilir?

Birden fazla küçük alacağın aynı borçluya ait olması halinde ilgili idarenin güncel terkin uygulamasında alacakların türü, dönemleri ve toplam takip maliyeti dikkate alınabilir. Ancak kanuni sınırın yapay biçimde aşılması veya bölünmesi doğru değildir.

Aynı vergi türünün çok sayıda dönem borcu bulunuyorsa her tahakkuk ve takip kaydının hukuki kimliği korunur. Toplam borç artık ekonomik olarak anlamlı bir tutara ulaşıyorsa m.106’nın amacı dışına çıkılabilir.

Bu nedenle küçük bakiyeler için otomatik “topla” veya “ayır” formülü yerine güncel idari düzenleme kontrol edilmelidir.

Terkin kararı hangi borç dönemlerini kapsıyorsa sistemden yalnız o kayıtlar kapatılmalıdır.

6183 m.106 kontrol listesi

  1. Kamu alacağının türünü ve Vergi Usul Kanunu kapsamında olup olmadığını belirleyin.
  2. Asıl ve fer’ilerle güncel borç tutarını çıkarın.
  3. M.106’daki nominal temel tutar ve işlem tarihindeki artırılmış güncel sınırı kontrol edin.
  4. Tahsil imkânsızlığı iddiasını malvarlığı ve takip kayıtlarıyla belgeleyin.
  5. Tahsil için gerekli gerçek giderleri yaklaşık olarak hesaplayın.
  6. Giderin alacaktan yüksek olup olmadığını karşılaştırın.
  7. Terkin yetkili makamını ve varsa yetki devrini belirleyin.
  8. Kararın hangi borç dönemlerini kapsadığını açık yazın.
  9. Terkin sonrası tahsil/e-haciz kayıtlarının kapatıldığını doğrulayın.
  10. Yüksek tutarlı veya farklı hukuki durumdaki borçlarda m.106 yerine uygun diğer yolu seçin.
KonuM.106 sonucu
Tahsil imkânsızlığıKanuni tutar ve yetki şartlarıyla terkin mümkün olabilir.
Tahsil gideri alacaktan yüksekTerkin değerlendirilebilir.
Kanun metni temel tutarıVUK kapsamı 10 TL; diğer kamu alacakları 20 TL
Güncel sınırArtırma yetkisi nedeniyle işlem tarihinde ayrıca kontrol edilir.

Sık Sorulan Sorular

Çok küçük vergi borcu silinir mi?

M.106’daki tutar, tahsil imkânsızlığı veya tahsil gideri ve yetkili karar şartları oluşursa terkin mümkün olabilir; otomatik değildir.

Kanunda gerçekten 10 TL ve 20 TL mi yazıyor?

M.106 metninde bu nominal temel tutarlar yer alır; ancak artırma yetkisi bulunduğundan güncel uygulama sınırı işlem tarihinde ayrıca kontrol edilmelidir.

Borç tahsil edilemiyorsa miktarı ne olursa olsun silinir mi?

Hayır. M.106 yüksek tutarlı tüm tahsili zor kamu borçları için genel silme yetkisi değildir; özel tutar ve şartlar vardır.

Takip masrafı borçtan yüksekse ne olur?

M.106’nın diğer temel hali budur; kanuni tutar ve yetki şartlarıyla terkin değerlendirilebilir.

Borçlu terkin için dilekçe verebilir mi?

Borçlu ilgili tahsil dairesine durumu bildirebilir; terkin ancak kanuni şartlar ve yetkili makam kararıyla yapılır.

Terkin edilen borç tekrar hacze konu olur mu?

Geçerli terkin kararıyla sona eren aynı kamu alacağı için tahsil işlemi devam etmemelidir; sistem kayıtlarının kapatıldığı kontrol edilir.

M.106 ile tecil arasındaki fark nedir?

M.106 terkin borcu sona erdirir; m.48 tecil ise borcu silmeden ödeme süresini uzatır.

Cumhurbaşkanı terkin sınırını artırabilir mi?

Kanun m.106’daki temel tutarların belirli ölçüde artırılmasına yetki verir; güncel sınır işlem tarihindeki düzenlemeden kontrol edilmelidir.

Sonuç

6183 m.106, çok küçük ve ekonomik olarak tahsili anlamsız hale gelmiş kamu alacaklarının sistemde sonsuza kadar açık tutulmasını önler. Tahsil imkânsızlığı veya tahsil giderinin alacaktan yüksek olması, kanuni tutar sınırı ve yetkili makam kararı birlikte aranır. Kanundaki 10 TL ve 20 TL nominal tutarlar artırma yetkisi nedeniyle güncel uygulama sınırı olarak tek başına kullanılmamalıdır. Madde bir vergi affı veya yüksek borç silme mekanizması değildir.

İlgili rehberler: m.75 aciz hali · m.48 tecil · m.102 tahsil zamanaşımı

Resmî kaynaklar: 6183 sayılı Kanun · Gelir İdaresi Başkanlığı mevzuat kaydı

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp