B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Rehin Sözleşmesi Sicile Tescil Edilmezse Rehin Hakkı Doğar mı? 6750 m.4 | 2026

Kısa ve net cevap: Hayır. 6750 sayılı Ticari İşlemlerde Taşınır Rehni Kanunu m.4/1 uyarınca teslimsiz taşınır rehni, rehin sözleşmesinin Rehinli Taşınır Siciline tescil edilmesiyle kurulur. Tarafların kendi aralarında yazılı bir rehin metni imzalaması, borçlunun malı rehin etmeyi kabul etmesi veya sözleşmede “rehin verilmiştir” ifadesinin bulunması tek başına 6750 sayılı Kanun anlamında rehin hakkı doğurmaz. Kanunun aradığı kurucu işlem Sicile tescildir. Tescil yapılmamışsa 6750 kapsamındaki sınırlı ayni hak kurulmuş sayılmaz ve alacaklı bu kanuna özgü rehinli alacaklı yetkilerini kullanamaz.

6750 sayılı Kanun m.4 neden tescili kurucu unsur sayar?

6750 sayılı Kanunun sistemi, zilyetliğin devredilmediği bir taşınır rehnine dayanır. Borçlu veya rehin veren, makineyi, stoku, alacağı, ticari işletme unsurunu ya da Kanunun 5. maddesinde sayılan başka bir varlığı kullanmaya devam eder; buna karşılık alacaklı lehine sınırlı ayni hak, kamuya açık merkezi sicil üzerinden görünür hâle gelir. Bu nedenle aleniyet, taşınırın alacaklıya teslimiyle değil, Rehinli Taşınır Sicili üzerinden sağlanır.

Kanun m.4/1 bu sonucu açık biçimde “rehin hakkı, rehin sözleşmesinin Sicile tescil edilmesiyle kurulur” kuralıyla düzenler. Buradaki tescil, yalnız ispat kolaylığı sağlayan açıklayıcı bir kayıt değildir. Rehin hakkının doğum anını belirleyen kurucu işlemdir. Tarafların borç ilişkisi daha önce kurulmuş olabilir; kredi sözleşmesi, satış sözleşmesi, cari hesap veya başka bir temel ilişki geçerli olabilir. Ancak 6750 sayılı Kanuna göre teslimsiz taşınır rehni, tescil tamamlanmadan doğmaz.

Rehin sözleşmesinin yazılı olması yeterli değildir

Kanun, rehin sözleşmesinin elektronik ortamda veya yazılı olarak düzenlenmesine izin verir. Elektronik sözleşmenin Sicile tescili için güvenli elektronik imza gerekir. Yazılı sözleşmenin Sicile tescili için ise taraf imzalarının noterce onaylanması veya sözleşmenin Sicil yetkilisi huzurunda imzalanması gerekir. Bu şekil şartları, tescile giden yolun parçasıdır; tescilin yerine geçmez.

Örneğin tacir ile banka arasında ayrıntılı bir sözleşme imzalanmış, taraf imzaları noter tarafından onaylanmış ve hangi makinenin rehin verildiği tek tek yazılmış olsa bile Sicile tescil yapılmadığı sürece 6750 m.4/1 anlamında rehin hakkı kurulmaz. Noter onayı, yazılı sözleşmenin tescil edilebilmesi için aranan biçim koşuludur. Rehin hakkını doğuran işlem yine Sicile tescildir.

Bu ayrım özellikle icra aşamasında önemlidir. Alacaklı, yalnız sözleşme metnine dayanarak kendisini 6750 kapsamında birinci derece rehinli alacaklı sayamaz; öncelik, derece, üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilirlik ve temerrüt sonrası özel haklar Sicil kaydıyla bağlantılıdır.

Tescil yapılmadığında taraflar arasındaki borç ilişkisi de geçersiz olur mu?

Rehin hakkının kurulmaması ile temel borç ilişkisinin geçersizliği aynı şey değildir. Bir kredi, mal satımı, ödünç, cari hesap veya başka bir borç ilişkisi kendi kanuni şartlarını taşıyorsa geçerli olabilir. Rehin sözleşmesinin Sicile tescil edilmemesi, otomatik olarak temel borcu ortadan kaldırmaz. Sonuç, 6750 sayılı Kanunun sağladığı ayni güvencenin doğmamasıdır.

Bu nedenle sözleşmeler ayrı katmanlarda incelenmelidir. Birinci katman alacağın varlığı ve muacceliyetidir. İkinci katman teminatın geçerli kurulup kurulmadığıdır. Üçüncü katman Sicil kaydının kapsamı, tutarı ve derecesidir. Dördüncü katman da temerrüt gerçekleştiğinde hangi takip veya tahsil yolunun kullanılabileceğidir. Sadece borcun varlığını ispatlamak, rehin hakkının da varlığını ispatlamaz.

Sicile tescil üçüncü kişilere karşı da neden önemlidir?

6750 sayılı Kanun m.9/1, rehin hakkının rehin sözleşmesinin Sicile tescil edilmesiyle üçüncü kişilere karşı hüküm ifade edeceğini ayrıca düzenler. Kanun böylece hem hakkın kuruluşunu hem de aleniyetini Sicil sistemine bağlar. Aynı taşınır varlık üzerinde birden fazla rehin kurulması veya taşınırın üçüncü kişiye devredilmesi hâlinde kimin hangi hakka sahip olduğunun Sicilden belirlenebilmesi gerekir.

Derece belirtilmeden birden fazla rehin kurulmuşsa 6750 m.11 uyarınca öncelik kural olarak rehnin kurulma anına göre belirlenir. Kurulma anı da tescille bağlantılıdır. Bu nedenle “biz sözleşmeyi daha önce imzaladık” iddiası, Sicilde sonradan kurulmuş bir hakkın önüne kendiliğinden geçirmez. Rehin ilişkisinde tarih sıralamasının yalnız özel sözleşme tarihinden değil, Kanunun öngördüğü tescil düzeninden okunması gerekir.

Rehin sözleşmesinde bulunması zorunlu bilgiler nelerdir?

6750 m.4/6, tescil edilecek rehin sözleşmesinde taraf kimliği, borcun konusu ve miktarı ile rehne konu varlığı ayırt etmeye yarayan bilgilerin bulunmasını zorunlu kılar. Ticari işletmede ticaret unvanı, MERSİS numarası ve temsil bilgileri; gerçek kişi veya esnafta kimlik bilgileri; çiftçide ayrıca Çiftçi Kayıt Sistemi numarası; üretici örgütünde ilgili belge ve temsil bilgileri önemlidir. Borcun miktarı belirli değilse rehnin hangi miktar için güvence oluşturduğu ve azami tutar gösterilmelidir.

Rehne konu varlık da belirsiz bırakılamaz. Uygun olduğu ölçüde seri numarası, marka, üretim yılı, şasi numarası, belge seri numarası, GTİP veya PRODTR kodu gibi ayırt edici bilgiler yazılır. “Borçlunun tüm malları rehinlidir” şeklindeki soyut bir ifade, Kanunun her somut durumda aradığı tanımlama düzeniyle aynı değildir. Ticari işletmenin tamamının rehni ise m.5/2’de ayrıca düzenlenen özel rejime tabidir.

Tescil edilmemiş rehin nedeniyle icra takibinde ne olur?

Alacaklı, borcun ödenmemesi hâlinde genel borç ilişkisine dayanan dava veya takip yollarını koşulları varsa kullanabilir; ancak 6750 m.14’te düzenlenen temerrüt sonrası rehinli alacaklı haklarına, sanki geçerli bir Sicil rehni varmış gibi dayanamaz. Özellikle birinci derece rehinli alacaklıya tanınan ve belirli şartlarla rehinli taşınırın mülkiyetinin devrini istemeye ilişkin özel yol, geçerli biçimde kurulmuş rehin ve derece sistemini varsayar.

Bu nedenle takip öncesi yalnız sözleşme dosyasına bakmak yeterli değildir. TARES/Rehinli Taşınır Sicili kaydı, tescil tarihi, güvence miktarı, derece, rehne konu varlığın kimliği ve varsa sonradan yapılan değişiklik veya devir kayıtları birlikte incelenmelidir. Teminatın geçersiz veya kurulmamış olduğu sonradan anlaşılırsa alacaklının seçtiği takip yolu da hatalı olabilir.

Tescil eksikliği sonradan giderilebilir mi?

Taraflar, Kanunun aradığı şartlar mevcutsa rehin sözleşmesini Sicile tescil ettirerek rehin hakkını ileriye etkili biçimde kurabilir. Ancak sonradan yapılan tescil, kural olarak hakkı geçmişteki sözleşme tarihine götürmez. Rehin hakkının kuruluşu tescil anına bağlı olduğundan aradaki dönemde doğmuş üçüncü kişi hakları ve diğer rehinler ayrıca değerlendirilir.

Özellikle aynı taşınır hakkında başka bir alacaklı lehine daha önce geçerli bir rehin kurulmuşsa, sonradan tescil edilen hakkın önceliği Kanunun derece ve öncelik hükümlerine göre belirlenir. Bu nedenle eksikliğin “sonradan kayıt açarak” hiçbir hukuki sonuç doğurmamış gibi geriye dönük onarılacağını varsaymak doğru değildir.

Alt rehin ve tasarruf kısıtlaması konusunda sözleşmeye kayıt konulabilir mi?

6750 m.4/7, rehne konu taşınırın alt veya art rehne konu edilmesini ve rehin verenin taşınır üzerindeki tasarruf yetkisini kısıtlayan sözleşme kayıtlarını geçersiz sayar. Bu kural, sistemin Sicil üzerinden çoklu rehin ve öncelik ilişkisini yönetebilmesini amaçlar. Dolayısıyla alacaklının güvence ihtiyacı, Kanunun açıkça geçersiz saydığı tasarruf yasaklarıyla değil; doğru derece, güvence tutarı, denetim hakları ve Sicil takibiyle korunmalıdır.

Rehin verenin serbestçe tasarruf edebilmesi, hiçbir sorumluluğu olmadığı anlamına gelmez. Kanun m.12, taşınırın değerini koruma yükümlülüğü, alacaklının denetim hakkı ve rehinli varlığın devrinin Sicile tescili gibi ayrı yükümlülükler getirir. Bu nedenle sözleşme hazırlanırken geçersiz bir mutlak devir yasağı yazmak yerine Kanunun izin verdiği hak ve yükümlülükler somutlaştırılmalıdır.

Alacaklı açısından kontrol edilmesi gereken belgeler

Bir taşınır rehni dosyasında asgari olarak temel borç sözleşmesi, rehin sözleşmesi, Sicil tescil kaydı, varsa noter/onay kayıtları, rehin konusu varlığın seri veya kimlik bilgileri, değerleme belgeleri, derece ve güvence tutarı, devir ve değişiklik kayıtları ile borcun güncel bakiye hesabı birlikte incelenmelidir. Sadece borç senedini veya sadece rehin sözleşmesini görmek yeterli değildir.

Şirketler bakımından imza yetkisi de önem taşır. Sözleşmeyi imzalayan kişinin şirketi temsil ve ilzama yetkili olup olmadığı, yetkinin kapsamı ve imza tarihindeki ticaret sicili kayıtları kontrol edilmelidir. Rehin hakkı ayni güvence yarattığı için taraf, konu, miktar ve temsil sorunlarının tescil öncesinde giderilmesi sonradan çıkabilecek uyuşmazlıkları önemli ölçüde azaltır.

Borçlu veya rehin veren açısından dikkat edilmesi gerekenler

Rehin veren, Sicile tescilin hangi varlığı ve hangi azami güvence miktarını kapsadığını kontrol etmelidir. Sözleşmede birden fazla varlık sayılmışsa her varlığın tanımı ile Sicil kaydı karşılaştırılmalıdır. Borç ödendiğinde ise 6750 m.15 kapsamında rehin kaydının terkin süreci izlenmelidir; alacağın bitmesi hâlinde rehin alacaklısının üç iş günü içinde terkin için başvurması gerekir.

Rehinli varlığın devri, değerinin korunması ve Sicil bildirimi de önemlidir. Rehin verenin varlığı kullanmaya devam etmesi, rehnin sonuçsuz olduğu anlamına gelmez. Teslimsiz rehin sisteminin temel özelliği zaten ekonomik varlığın borçlunun işletmesinde kullanılmaya devam etmesi, buna karşılık alacaklının ayni güvencesinin Sicil üzerinden korunmasıdır.

Sık yapılan hatalar

  • Noterde imzalanan rehin sözleşmesini, Sicil tescili yapılmadan kurulmuş rehin saymak.
  • Temel borç sözleşmesinin geçerliliği ile rehin hakkının kuruluşunu aynı hukuki mesele olarak değerlendirmek.
  • Sicil kayıt tarihini kontrol etmeden öncelik sırası hakkında sonuç çıkarmak.
  • Rehin konusu varlığı seri numarası veya ayırt edici bilgilerle yeterince belirlememek.
  • Geçersiz mutlak devir/alt rehin yasaklarını sözleşmeye yazarak güvence sağlandığını düşünmek.
  • Borcun sona ermesinden sonra terkin sürecini takip etmemek.
  • Temerrüt hâlinde genel icra yolu ile 6750 m.14’e özgü hakları birbirine karıştırmak.

Uygulamada adım adım inceleme

  1. Alacağın kaynağını belirleyin: kredi, satış, cari hesap veya başka sözleşmenin geçerliliğini ve muacceliyetini inceleyin.
  2. Rehin sözleşmesini kontrol edin: m.4/6’daki zorunlu bilgiler ile imza ve temsil şartlarını karşılaştırın.
  3. Sicil tescilini doğrulayın: kayıt numarası, tescil tarihi, derece, güvence tutarı ve rehin konusu varlığı kontrol edin.
  4. Sonraki kayıtları tarayın: devir, değişiklik, yeni rehin veya terkin kayıtlarının bulunup bulunmadığını belirleyin.
  5. Temerrüt yolunu buna göre seçin: gerçekten kurulmuş ve devam eden bir rehin yoksa 6750’ye özgü rehinli alacaklı haklarına dayanmayın.

Resmî kaynaklar ve ilgili rehberler

Güncel mevzuat için Ticaret Bakanlığı Taşınır Rehni Mevzuatı ve Mevzuat Bilgi Sistemi esas alınmalıdır. Kanun 28 Ekim 2016 tarihli ve 29871 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Sitemizde ayrıca Ticaret ve Sözleşmeler Hukuku, ihtiyati haciz rehberi ve ticari icra, iflas ve taşınır rehni suçlarında uzlaştırma rehberi incelenebilir.

Sık Sorulan Sorular

Noterde yapılan rehin sözleşmesi tescilsiz geçerli rehin oluşturur mu?

6750 sayılı Kanun anlamında hayır. Noter onayı yazılı sözleşmenin tescil edilebilmesi için gereken şekil yollarından biridir; rehin hakkı Sicile tescille kurulur.

Tescil yapılmazsa borç da ortadan kalkar mı?

Hayır. Temel borç ilişkisi kendi şartlarına göre devam edebilir. Kurulmayan unsur, 6750 kapsamında amaçlanan teslimsiz taşınır rehin hakkıdır.

Tescil daha sonra yapılırsa sözleşme tarihine geriye yürür mü?

Rehin hakkının kuruluş anı tescildir. Sonradan tescil, önceki tarihte kurulmuş bir ayni hak varmış gibi üçüncü kişi haklarını kendiliğinden bertaraf etmez.

Aynı mal üzerinde birden fazla rehin kurulabilir mi?

Evet. Kanun derece ve öncelik sistemini düzenler. Derece belirtilmemişse öncelik kural olarak rehnin kurulma anına göre belirlenir.

Rehin veren malı kullanmaya devam edebilir mi?

Evet. 6750 sisteminin temel özelliği zilyetliğin devrine gerek olmaksızın rehin kurulabilmesidir; ancak değer koruma, bildirim ve Sicil yükümlülükleri devam eder.

Rehinli varlığın devri mümkün mü?

Kanun mutlak tasarruf kısıtlamalarını geçersiz sayar; buna karşılık rehin verenin rehinli taşınırın devrini Sicile tescil ettirme yükümlülüğü m.12/6’da düzenlenmiştir.

Borç ödenmezse alacaklı doğrudan mala sahip olabilir mi?

6750 m.14, birinci derece alacaklı bakımından belirli şartlarla icra dairesinden mülkiyet devrini isteme imkânı düzenler. Bunun için geçerli kurulmuş rehin, derece ve kanuni prosedür birlikte bulunmalıdır.

Borç bitince rehin kaydı kendiliğinden silinir mi?

Hayır. 6750 m.15 uyarınca terkin başvurusu gerekir. Rehin alacaklısı alacağın sona ermesinden itibaren üç iş günü içinde Sicilden terkin için başvurmalıdır.

TARES kaydı neden delil açısından önemlidir?

Çünkü hakkın kuruluşu, üçüncü kişilere karşı etkisi, derece ve öncelik ilişkisi Sicil kayıtları üzerinden belirlenir. Sözleşme ile Sicil kaydı birlikte incelenmelidir.

Hangi mahkeme veya takip yolu kullanılmalıdır?

Uyuşmazlığın türüne göre görev ve yetki değişir. Önce alacağın niteliği, rehnin geçerli kurulup kurulmadığı, temerrüt ve istenen hukuki koruma belirlenmelidir; ardından 6750, İcra ve İflas Kanunu ve genel usul hükümleri birlikte uygulanır.

Hukukçu İncelemesi ve E-E-A-T

Bu içerik, 6750 sayılı Ticari İşlemlerde Taşınır Rehni Kanununun özellikle 4, 5, 9, 11, 12, 14 ve 15. maddeleri ile Ticaret Bakanlığının 29 Ocak 2026 tarihinde güncellediği taşınır rehni mevzuat listesi esas alınarak 23 Eylül 2026 tarihi itibarıyla hazırlanmıştır. Kanun metninde açıkça yer almayan bir hak veya süre varsayılmamış; rehin hakkının kuruluşu ile temel borç ilişkisinin geçerliliği birbirinden ayrılmıştır.

Avukat Halil BAKIRCI

Mersin Barosu Sicil No: 3472 · Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu

Hazırlayan: Av. Halil Bakırcı — İnceleyen: Av. Emirhan Keskin, Mersin Barosu Sicil No: 5507.

Bu yazı genel hukuki bilgilendirme amacı taşır. Somut dosyada sözleşme, Sicil kaydı, borç bakiyesi, temsil yetkisi, derece ve diğer teminatlar birlikte incelenmelidir.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp