Ankara Adli Kontrolün Kaldırılması: CMK 109-115
Değişen koşullar, dört aylık inceleme, azami süre ve uygulama kayıtlarının kapatılması.
Kaldırma, değişiklik ve muafiyetin kanuni dayanağı
Adli kontrol yükümlülüğünün kaldırılması, değiştirilmesi veya geçici muafiyetin dayanağı CMK m.110/2 ve m.111’dir. CMK m.115 genel kaldırmayı değil, yatırılmış güvencenin geri verilmesini düzenler. İmza, yurt dışı yasağı veya konutu terk etmeme tedbirinin sona ermesi m.115’e dayandırılmamalıdır.
Yükümlülüğün devamı CMK m.110/4 uyarınca en geç dört aylık aralıklarla değerlendirilir; bu süre tedbirin otomatik sona erdiği tarih değildir. Azami adli kontrol süreleri m.110/A’da ayrıca belirlenmiştir. İlk kararın iki haftalık itiraz süresi geçmiş olsa da devam eden tedbirin kaldırılması veya değiştirilmesi istenebilir.
Üç farklı talep: bütün tedbiri kaldırmak, hafifletmek, süreli muafiyet
CMK m.110/2, birden fazla yeni yükümlülük koymayı, mevcut yükümlülükleri tamamen veya kısmen kaldırmayı, değiştirmeyi ve bazılarından geçici muafiyet sağlamayı ayrı ayrı düzenler. Şüpheli veya sanığın talebinde m.111 uygulanır. Dilekçede bu sonuçlardan hangisinin istendiği açık yazılmalıdır; yalnız gereğinin yapılması ifadesi uygulamaya elverişli bir karar taslağı sunmaz.
Tam kaldırma, tedbirin artık gerekmediği iddiasına dayanır. Kısmi kaldırmada birden fazla yükümlülüğün yalnız belirli olanı hedeflenir. Değişiklikte ise tedbirin biçimi, sıklığı veya kapsamı yeniden belirlenir. Başvuru yükümlülüğünün sıklığının değiştirilmesi, bütün adli kontrolün ortadan kaldırılmasıyla aynı sonuç değildir.
Geçici muafiyet belirli tarih veya ihtiyaçla sınırlıdır. Belirli bir ameliyat için hastaneye gitme, zorunlu sınava katılma veya belgelenmiş iş seyahati için sınırlı izin talep edilebilir. Kararda sürenin, yerin ve devam edecek diğer yükümlülüklerin açıklanması gerekir. Süre bitiminde hangi tedbirin yeniden uygulanacağı anlaşılmalıdır.
Soruşturma sırasında karar düzeni CMK m.110/1-2’ye göre savcı istemi ve sulh ceza hâkimi üzerinden yürür; kişinin doğrudan kaldırma veya değişiklik talebi m.111’de ayrıca düzenlenmiştir. Kovuşturmada görevli ve yetkili yargı merciinin yetkisi m.110/3’te korunur. Dosyanın hangi aşamada olduğu, başvurunun yanlış birimde beklememesi için ilk kontrol konusudur.
İlk karara itirazdan farkı
İlk itiraz, kararın verildiği andaki hukuka aykırılık veya ölçüsüzlüğü denetletir ve kendi süresine tabidir. Devam eden tedbirin kaldırılması talebi ise güncel gereklilik ve değişen koşullara yönelir. İlk itiraz reddedilmiş diye tedbirin yıllarca aynı gerekçeyle tartışılamayacağı sonucu çıkarılamaz. İlk başvuru yöntemi adli kontrol kararına itiraz rehberinde ayrıca açıklanmıştır.
Hangi değişiklik kaldırma istemini somutlaştırır?
Başvuru, karar tarihindeki durumla bugünkü durumun karşılaştırılmasına dayanmalıdır. El konulan kayıtların incelenmesi, tanıkların dinlenmesi, şüphelinin çağrılara düzenli uyması, uzun süre ihlalsiz devam etmesi ve delille bağlantısının farklılaşması dikkate alınır. Bu olguların dosyada gerçekten gerçekleştiği belgeyle gösterilir; varsayılan delil toplanması üzerinden sonuç istenmez.
Delil karartma riskiyle uygulanan tedbirde, hangi delilin artık güvenceye alındığı önemlidir. Cihazın alınması ile teknik incelemenin tamamlanması farklıdır. Tanığın bir kez dinlenmiş olması da her durumda baskı riskinin tamamen sona erdiğini göstermez. Talep, kalan risklerin hangi daha hafif önlemlerle karşılanabileceğini açıklayarak somutlaştırılır.
Düzenli uyum kayıtları kişinin tedbire saygı gösterdiğini belgeler. Bununla birlikte uyum tek başına bütün suç şüphesini ortadan kaldıran delil değildir. İmza çizelgesi, tedbir davranışını; suçun maddi unsurlarına ilişkin banka, kamera veya tanık kayıtları ise esas isnadı aydınlatır. İki ispat işlevi birbirine karıştırılmamalıdır.
Çalışma, bakım ve eğitim koşullarının sonradan değişmesi de değerlendirilir. Yeni vardiya, başka şehirde üniversite kaydı, bakıma muhtaç yakının sağlık durumu veya çocuğun eğitim ihtiyacı resmî belgelerle sunulur. Tedbirin kişiye ve ailesine etkisi anlatılırken dosyanın korunması gereken amacı da karşılanmalıdır. Sadece ekonomik kayıp ileri sürmek yerine ölçülü alternatif tanımlanır.
İsnadın değişmesi, bazı suçlar yönünden karar verilmesi veya dosyanın ayrılması hâlinde tedbirin hangi fiile dayandığı yeniden belirlenir. Birden fazla soruşturma numarası varsa bir dosyadaki kaldırma diğer dosyanın tedbirini ortadan kaldırmaz. Birikmiş kararlar tek çizelgede dosya numarası, tedbir türü ve başlangıç tarihiyle gösterilmelidir.
En geç dört ayda inceleme: otomatik sona erme değildir
CMK m.110/4 uyarınca devam gerekliliği en geç dört aylık aralıklarla incelenir. Soruşturmada savcı istemi üzerine sulh ceza hâkimi; kovuşturmada mahkeme resen karar verir. İnceleme, önceki kararın yalnız tarihini değiştirerek tekrar etmek yerine m.109 koşullarını güncel dosya üzerinden değerlendirmelidir.
Dört ay geçmesi, kişinin kendiliğinden imza yükümlülüğünü bırakabileceği anlamına gelmez. Süresinde inceleme yapılmadığı düşünülüyorsa karar ve tarihleri gösterilerek değerlendirme istenir. Devam kararı varsa bu yeni kararın gerekçesi ve kanun yolu ayrıca kontrol edilir. Düzenli inceleme süresiyle toplam azami tedbir süresi farklıdır.
| CMK 110/A kapsamı | Temel azami süre | Gerekçeli uzatma sınırı |
|---|---|---|
| Ağır ceza görevine girmeyen iş | 2 yıl | Zorunlu hâlde en fazla 1 yıl daha |
| Ağır ceza görevine giren iş | 3 yıl | Genel olarak toplam en fazla 3 yıl uzatma |
| Maddede sayılan devlet güvenliği ve anayasal düzene ilişkin suçlar ile terör suçları | 3 yıl | Toplam en fazla 4 yıl uzatma |
| Çocuklar | İlgili sürenin yarısı | İlgili uzatma sınırının yarısı |
Uzatma istisnai ve gerekçeli olmalıdır. Temel süreyle uzatma sınırını toplamak, dosyada ilk günden o toplam süre için gerekçesiz tedbir uygulanabileceği anlamına gelmez. Başlangıç, aradaki kaldırma veya yeni kararlar ve farklı dosyalardaki tedbirler belirlenmeden yalnız takvim yılına bakılarak kesin bitiş tarihi ilan edilmemelidir.
Görev bakımından suç vasfının ve varsa geçiş hükümlerinin etkisi ayrıca incelenir. Bir suçun ağır ceza görevinde olup olmadığı, yaygın adıyla değil yürürlükteki görev hükmüyle belirlenir. Süre değerlendirmesi dosyanın esasına ilişkin kanun yolu veya yargısal yorum gerektiriyorsa bu konu başvuruda açıkça ayrılmalıdır.
Çocuklar için CMK m.110/A/3’teki yarı oranı uygulanır. Bu oran, tutukluluk sürelerinde farklı yaş grupları için m.102/5’te düzenlenen oranlarla aynı değildir. Çocuk hakkında tedbirin eğitim ve gelişime etkisi de Çocuk Koruma Kanunu’nun temel ilkeleriyle birlikte ele alınır; çocuk ceza yargılaması rehberi bu özel güvenceleri açıklar.
Geçici seyahat veya hastane izni nasıl somutlaştırılır?
Yurt dışı yasağında geçici muafiyet istenirken ülke, amaç, gidiş-dönüş tarihleri ve dönüşü güvenceleyen olgular belirtilir. Davet yazısı, iş sözleşmesi, tedavi randevusu veya eğitim belgesi amacı açıklar. Vize veya bilet tek başına zorunluluk kanıtı değildir; gerekçenin dosyadaki riskle birlikte değerlendirilmesi gerekir.
Konutu terk etmeme yükümlülüğünde hastane randevusunun tarihi, adresi, işlemin niteliği ve tahmini dönüş zamanı yazılır. Tedavinin ertelenemediği ileri sürülüyorsa bunun sağlık belgesiyle açıklanması önemlidir. Acil tıbbi ihtiyaçta sağlık yardımına erişim geciktirilmeden durum ve belgeler yetkili uygulama ve yargı mercilerine bildirilir. Tıbbi zorunluluk iddiası, sonradan belgesiz bırakılmamalıdır.
CMK m.109/5, araç kullanmama tedbirinde mesleki uğraş için sürekli veya geçici izin konusunda özel yetki düzenler. Bu hüküm yalnız m.109/3-d’deki araç yükümlülüğüne ilişkindir. Savcının burada tanınan yetkisinden hareketle her yurt dışı veya konut yasağını aynı yöntemle kaldırabileceği sonucu çıkarılamaz.
Geçici izin belgesinde diğer yükümlülükler hakkında ne karar verildiği incelenir. Örneğin şehir dışına belirli günlerde çıkmaya izin verilirken aynı günlerdeki başvuru yükümlülüğü hiç düzenlenmemişse açıklama istenir. Kişi çelişkiyi kendi yorumuyla çözmek yerine uygulayacak birime iletilebilen açık karar almalıdır.
Sağlık nedeniyle adli kontrolün özel dayanağı: CMK 109/4
CMK m.109/4, ağır hastalık veya engellilik nedeniyle infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız sürdüremediği 5275 sayılı Kanun m.16/3 usulüyle tespit edilen şüpheli ile gebe veya doğumundan itibaren altı ay geçmemiş kadın şüpheli bakımından tutuklama yerine adli kontrol değerlendirmesini düzenler. Bu özel hüküm, yalnız randevu belgesi sunularak bütün yükümlülüklerin otomatik kaldırılmasını öngörmez. Sağlık durumunun kanunun aradığı usulle belirlenmesi ve uygun tedbirin yetkili merci tarafından karara bağlanması gerekir.
Mahkûmiyet hükmüne karşı istinaf veya temyiz başvurusu yapılmışsa m.109/4 uyarınca hükmü veren ilk derece mahkemesi de UYAP kayıtlarını inceleyerek adli kontrol kararı verebilir. Böylece olağan geçici muafiyet talebi, ağır sağlık koşullarındaki özel değerlendirme ve kanun yolu aşamasındaki karar yetkisi birbirinden ayrılır.
Kaldırma kararından sonra hangi kayıtlar kontrol edilir?
Kararın verilmesi ile uygulama birimine ulaşması farklı işlemlerdir. İmza yükümlülüğü yönünden ilgili denetimli serbestlik veya kolluk birimine; sınır yasağı yönünden uygulayan sisteme bildirim yapılması takip edilir. UYAP’ta bir karar görülmesi, bütün ayrı dosyalardaki kayıtların aynı anda kapandığını göstermez.
Dilekçede yalnız tedbirin kaldırılması değil, kararın uygulayan birime gönderilmesi de açıkça istenebilir. Hangi yükümlülüğün kalktığı, hangi dosyaya ait olduğu ve kalan tedbir bulunup bulunmadığı kontrol edilir. Bir dosya yönünden kaldırma varken başka dosyada yurt dışı yasağı devam ediyorsa seyahat engeli tamamen kalkmış sayılmaz.
Kovuşturmaya yer olmadığı veya beraat gibi esas kararlar verildiğinde, tedbir ve uygulama kayıtları bu kararla birlikte ayrıca okunur. Yazıda m.115’e dayanılarak bütün adli kontrolün kendiliğinden sona ereceği biçiminde bir kural kurulmaz: m.115’in başlığı ve konusu güvencenin geri verilmesidir. Dosyanın sona erme kararı, tedbirin hukuki dayanağı ve ilgili birime yapılan bildirim ayrı belgelenir.
Güvencenin iadesi: CMK 113-115
Güvence kararında, kişinin usul işlemlerinde hazır bulunmasını karşılayan bölüm ile zarar, gider ve para cezasını karşılayan bölümler ayrı gösterilir. M.115, bu bölümlerin hangi koşullarda iade edileceğini veya kullanılacağını düzenler. Kovuşturmaya yer olmadığı veya beraatte mağdur ya da nafaka alacaklısına verilmemiş ilgili bölümün iadesi ayrıca değerlendirilir.
Bir başkasının banka hesabından güvence yatırılmışsa iade talebinde ödeme kaydı, hak sahibi ve kararın kapsamı açık olmalıdır. İmza yükümlülüğünün kaldırılması, güvence bedelinin hiç ayrı karar veya hesap incelenmeden otomatik olarak herhangi bir hesaba aktarılması anlamına gelmez. M.113-115’in amacı, her ödeme kaleminin hukuki karşılığını ayırmaktır.
Adli kontrol süresi cezadan düşülür mü?
CMK m.109/6’ya göre genel kural mahsup edilmemesidir; üçüncü fıkranın e ve j bentleri istisnadır. Konutu terk etmeme yükümlülüğünde geçen her iki gün, mahsupta bir gün sayılır. Yalnız imza vermek veya yurt dışına çıkamamak nedeniyle geçirilen bütün günler, tutukluluk gibi bire bir cezadan düşülmez. Tedbir türü ve gerçek uygulama tarihleri bu nedenle doğru kayda alınmalıdır.
Talep üzerine inceleme ve ret kararına başvuru
CMK m.111/1, kişinin istemi üzerine savcının görüşü alındıktan sonra hâkim veya mahkemenin m.110/2 uyarınca beş gün içinde karar verebilmesini düzenler. Bu aşamadaki savcı görüşü, kişinin dilekçesinin savcı olumlu görüş vermezse hiç incelenemeyeceği anlamına gelmez. Son değerlendirme yetkili yargı merciine aittir.
Başvuruya başlangıç ve devam kararları, güncel uyum belgesi, değişen koşulları gösteren belgeler ve net talep eklenir. Önceki ret gerekçesinin hangi yeni olguyla karşılandığı açıklanır. Daha önce sunulmuş dilekçenin tarihini değiştirerek tekrar edilmesi yerine bugünkü gereklilik sorusuna cevap verilmelidir.
Ret veya devam kararına CMK m.111/2 ve m.268 gereğince itiraz edilir. Güncel genel süre kararın m.35’e göre öğrenilmesinden itibaren iki haftadır. Sulh ceza hâkimliğinin adli kontrol kararları için m.268/3-b’deki asliye ceza hâkimi incelemesi; kovuşturmadaki kararlar için kararı veren makama göre diğer bentler uygulanır.
Başvurunun yapılması mevcut yükümlülüğü kaldırmaz. CMK m.269 uyarınca ayrıca geri bırakma veya kaldırma kararı bulunmadıkça tedbire uyulur. İsteyerek ihlalde m.112 tutuklama değerlendirmesine imkân verir; azami tutukluluk nedeniyle adli kontrolle salıverilen kişinin ihlalinde ikinci fıkranın özel süreleri ayrıca kontrol edilir.
Ankara’da başvuru dosyanın bulunduğu merciye yapılır. Ankara merkez ile Ankara Batı kaydı ayrılır; resmî adliye bilgisi ve UYAP numarası üzerinden işlem yürütülür. Ceza tedbiri başvurusunu hukuk davasındaki nispi harç ve gider avansı sistemiyle açıklamak doğru değildir.
Sık sorulan sorular
Adli kontrol dört ay sonra otomatik biter mi?
Hayır. CMK m.110/4 en geç dört ayda devam incelemesini düzenler. Toplam azami süre m.110/A’da ayrıdır.
İlk itiraz süresi geçtiyse kaldırma isteyemez miyim?
Devam eden tedbir için CMK m.110-111 kapsamında kaldırma, değişiklik veya geçici muafiyet talebi ayrıca yapılır.
CMK 115 bütün adli kontrolü kaldıran madde midir?
Hayır. M.115 güvencenin geri verilmesini düzenler. Genel kaldırma ve değişiklikte m.110/2 ile m.111 esas alınır.
Yalnız bir yükümlülük kaldırılabilir mi?
Evet. M.110/2 tamamen veya kısmen kaldırma ve değiştirmeyi ayrı düzenler. Kararda kalan yükümlülükler kontrol edilir.
İş seyahati için sadece geçici muafiyet istenebilir mi?
Belirli tarih ve amaçla geçici muafiyet talep edilebilir. Yetkili karar alınmadan seyahat yasağı kalkmış sayılmaz.
Çocuklar için azami süreler aynı mı?
CMK m.110/A/3 uyarınca çocuklarda ilgili adli kontrol süreleri yarı oranında uygulanır.
İmzada geçirilen her gün cezadan düşer mi?
Hayır. M.109/6 genel olarak mahsubu dışlar; e ve j bentleri istisnadır. Konutu terk etmeme tedbirinde iki gün bir gün sayılır.
Kaldırma kararı tek başına bütün dosyalardaki yasakları siler mi?
Hayır. Her dosyanın tedbiri ve uygulama bildirimi ayrı kontrol edilir. Bir karar başka soruşturmadaki yasağı kendiliğinden kaldırmaz.
Resmî mevzuat dayanağı
Kontrol: 8 Eylül 2026. CMK m.109, 110, 110/A, 111-115, 268 ve 269. İlk kararın gerekçesine yönelik süreli başvuru için itiraz rehberi; özgürlüğü daha ağır sınırlayan tedbir için tutukluluk incelemesi tamamlayıcıdır.
Ankara hukuk ve adliye rehberi
Bu konudaki görevli ve yetkili merci; uyuşmazlığın türü, taraflar, işlem veya olay yeri ve özel yetki kuralları birlikte değerlendirilerek belirlenir. Ankara’daki adliyeler, ilçeler ve resmî başvuru kaynakları için Ankara avukat ve hukuk rehberini inceleyebilirsiniz.
Şeffaflık: Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosunun tek fizikî ofisi Mersin’dedir; Ankara’da şube bulunduğu ileri sürülmez. Uygun dosyalar Türkiye geneli temsil ve yetki kuralları çerçevesinde Mersin’den koordine edilir.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
