Ankara Ceza Davasında Zamanaşımı: TCK 66-67
Suç tarihi, üst ceza sınırı, kesen işlemler ve durma dönemleri üzerinden dosya hesabı.
Bu yazıyla ilgili genel bir sorunuz mu var? Anonim soru sor
Kısa ve net cevap
Dava zamanaşımı, yalnız suç tarihine sekiz yıl eklenerek hesaplanmaz. TCK m.66 gereğince uygulanacak suçun kanuni ceza üst sınırı, nitelikli hâli ve failin suç tarihindeki yaşı belirlenir. TCK m.67’deki kesilme işlemleri ve durma dönemleri daha sonra hesaba katılır. Beş yılı aşmayan hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlarda genel süre sekiz yıldır; bu, her ceza davasının süresi değildir.
Kollukta ifade alınması tek başına TCK m.67/2-a kapsamında zamanaşımını kesmez. Maddede savcı huzurunda ifade veya sorgu sayılmıştır. Dava zamanaşımı, mahkûmiyet kesinleştikten sonraki ceza zamanaşımından ve altı aylık şikâyet süresinden ayrıdır.

Genel dava zamanaşımı tablosu
TCK m.66/1, kanunda başka türlü düzenlenen durumlar dışında beş süre grubu belirler. İlk işlem, isnat edilen davranışın hangi suç ve fıkra kapsamında olduğunun tespitidir. Dosyada sadece suç adı yazması yeterli değildir; ceza üst sınırını değiştiren nitelikli hâl bulunup bulunmadığı ve bunun mevcut delille desteklenip desteklenmediği araştırılır.
| Kanuni yaptırım grubu | Yetişkin fail için genel süre | Dayanak |
|---|---|---|
| Ağırlaştırılmış müebbet gerektiren suç | 30 yıl | TCK 66/1-a |
| Müebbet gerektiren suç | 25 yıl | TCK 66/1-b |
| Yirmi yıldan aşağı olmayan hapis gerektiren suç | 20 yıl | TCK 66/1-c |
| Beş yıldan fazla, yirmi yıldan az hapis gerektiren suç | 15 yıl | TCK 66/1-d |
| Beş yıldan fazla olmayan hapis veya adli para cezası gerektiren suç | 8 yıl | TCK 66/1-e |
TCK m.66/4 gereğince kanundaki cezanın yukarı sınırı esas alınır; seçimlik yaptırım varsa hapis cezasına göre hesap yapılır. Mahkemenin sonunda alt sınırdan ceza vermesi veya takdiri indirim uygulaması, tek başına davanın başından beri daha kısa zamanaşımına tabi olduğu anlamına gelmez. Sonuç ceza ile kanuni yaptırım aralığı farklı kavramlardır.
M.66/3, daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hâllerin dosyadaki mevcut delillere göre dikkate alınmasını emreder. İddianamede ağır bir suç isminin kullanılması tek başına süreyi uzatmaya yeterli değildir. Örneğin basit güveni kötüye kullanma ile hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmanın yaptırımları farklıdır. Teslim ilişkisinin niteliği hem TCK 155 kapsamında suç vasfını hem süre grubunu etkiler.
Zamanaşımı uygulanmayan suçlar
Tablo bütün suçlara istisnasız uygulanmaz. TCK m.76/4 soykırımda, m.77/4 insanlığa karşı suçlarda ve m.94/6 işkence suçunda zamanaşımının işlemeyeceğini düzenler. M.66/7’de ise Kanunun İkinci Kitabının Dördüncü Kısmındaki belirli ağırlıktaki suçların yurt dışında işlenmesine ilişkin özel istisna vardır. Bu nedenle en ağır suç için bile her durumda otuz yıl denilmesi doğru değildir.
Süre her dosyada fiilin ilk gününden başlamaz
TCK m.66/6 uyarınca tamamlanmış suçta suçun işlendiği gün, teşebbüste son hareketin yapıldığı gün, kesintisiz suçta kesintinin gerçekleştiği gün ve zincirleme suçta son suçun işlendiği gün başlangıçtır. Tek bir başlangıç tarihi seçilmeden önce eylemin hukuki yapısı açıklanmalıdır. Soruşturmanın açıldığı veya dosyanın Ankara’ya gönderildiği tarih genel başlangıç değildir.
Kesintisiz suç ile fiilin etkisinin sürmesi aynı şey değildir. Bir suç tamamlandıktan sonra mağdurun zararının devam etmesi, her olayda zamanaşımının başlamadığı anlamına gelmez. Benzer şekilde birden fazla olayın aynı dosyada toplanması, bunları kendiliğinden zincirleme suç yapmaz. TCK m.43’ün koşulları ile olay tarihleri ayrı değerlendirilir.
Çocuklara karşı üstsoy veya çocuk üzerinde hüküm ve nüfuzu bulunan kişilerce işlenen suçlarda m.66/6 özel bir başlangıç öngörür: çocuğun on sekiz yaşını bitirdiği gün. Bu hüküm, mağdurun her zaman çocuk olmasıyla otomatik uygulanan genel bir kural gibi aktarılmamalıdır. Fail ile çocuk arasındaki maddede belirtilen ilişki gösterilmelidir.
Failin yaşı süreyi nasıl değiştirir?
Fiili işlerken on iki yaşını doldurmuş fakat on beş yaşını doldurmamış kişi için m.66/2 gereğince genel sürenin yarısı; on beş yaşını doldurmuş fakat on sekiz yaşını doldurmamış kişi için üçte ikisi uygulanır. Yaş, duruşma gününe göre değil suç tarihine göre belirlenir. Sonradan yetişkin olan sanık hakkında çocuklukta işlenen suçun zamanaşımı süresi yetişkin süresine dönüşmez.
On iki yaşını doldurmamış çocukta ise yalnız süreyi yarıya indirme hesabıyla yetinilmez; TCK m.31/1’deki ceza sorumluluğunun bulunmaması ve kovuşturma yasağı önceliklidir. Çocuğa uygulanacak koruyucu ve destekleyici tedbirler ayrı kurumdur. Çocuk ceza yargılaması yetişkin dosyasına basit bir oran eklenerek yürütülemez.
TCK 67/2’deki dört kesilme sebebi
Bir suçla ilgili şüpheli veya sanıklardan birinin savcı huzurunda ifadesinin alınması ya da sorguya çekilmesi, şüpheli veya sanıklardan biri hakkında tutuklama kararı verilmesi, suçla ilgili iddianame düzenlenmesi ve sanıkların bir kısmı hakkında dahi mahkûmiyet kararı verilmesi dava zamanaşımını keser. Bu sayılan işlemlerin tarihleri evraktan tek tek çıkarılır.
Polis veya jandarma tarafından ifade alınması, m.67/2-a’da sayılan savcı huzurunda ifade işlemi değildir. Kolluk ifadesinin avukatla alınması da bu işlem türünü değiştirmez. Buna karşılık savcının ifadesi veya hâkim sorgusu ayrı tutanaklarda yer alıyorsa bunların tarihleri kesilme bakımından değerlendirilir. Dosya hareketleri listesindeki genel ifade kaydıyla yetinilmez.
İddianamenin düzenlenmesi ile iddianamenin kabulü de ayrı tarihlerdir. M.67/2-c düzenleme tarihini esas alır. Kabul tarihi kovuşturmanın başlaması gibi başka sonuçlar için önemlidir. Bütün hukuki sürelerin tek bir iddianame tarihinden başlatılması bu ayrımı kaybettirir. İade edilen iddianameye ilişkin işlemler değerlendirilirken de belgenin ve kararın niteliği açıkça gösterilmelidir.
Yakalama emri ile tutuklama kararı birbirinin aynısı değildir. Bir kişinin bulunması amacıyla çıkarılan yakalama emrinin her durumda m.67/2-b’deki tutuklama kararına eşit olduğu söylenemez. Keza dosyada tebligat yapılması, yeni duruşma günü verilmesi veya bilirkişi raporu alınması tek başına bu fıkradaki kesilme sebeplerinden değildir.
Kesilmeden sonra süre ve üst sınır
TCK m.67/3’e göre kesilme gerçekleştiğinde süre yeniden işlemeye başlar; birden fazla neden varsa son kesen işlemden hesaplanır. M.67/4 ise kesilme nedeniyle uzamanın ilgili suçun kanuni süresinin en fazla yarısı kadar olacağını düzenler. Sekiz yıllık genel süre bakımından kesilmeye bağlı üst sınır, durma dönemleri ayrıca değerlendirilmek üzere on iki yıldır.
Bu üst sınır, her sekiz yıllık suçta mutlaka on iki yıl beklenmesi anlamına gelmez. Kesilme hiç yoksa genel süre dolduğunda zamanaşımı gerçekleşir. Son kesen işlemden sonraki olağan süre, uzamış üst sınıra ulaşılmadan doluyorsa bu tarih de incelenir. Hesap, yalnız en uzun ihtimali seçen tek satırlık bir tabloyla yapılmamalıdır.
Durma, önceki zamanı silmez
TCK m.67/1; soruşturma veya kovuşturmanın izin ya da karar alınmasına, başka mercide çözülmesi gereken meseleye bağlı olduğu durumlarda ve kanunen kaçaklık kararı verilen fail hakkında bu karar kaldırılıncaya kadar zamanaşımının durmasını düzenler. Durma süresince zaman işlemez; kesilmede olduğu gibi geçmiş süre baştan sıfırlanmaz.
Mahkemenin bir sonraki duruşmayı uzak tarihe bırakması, dosyanın yoğun olması veya bilirkişiden uzun süre rapor beklenmesi tek başına kanuni durma nedeni değildir. Beklenen işlemin gerçekten m.67/1 veya başka özel kanun hükmü kapsamında bulunması gerekir. Bu nedenle dosyadaki her bekleme aralığını toplam süreden çıkarmak hatalı sonuç verir.
CMK’da da özel durma düzenlemeleri vardır. Örneğin m.253/21, uzlaştırmada taraflardan birine ilk teklifin yapıldığı tarihten girişimin sonuçsuz kalmasına ve en geç raporun büroya verilmesine kadar zamanaşımının durmasını düzenler. Dosyanın büroya gönderildiği tarih ile ilk teklif tarihi aynı olmak zorunda değildir. İleri tarihli uzlaşma edimi nedeniyle verilen kararlarda ayrıca ilgili özel hükümler uygulanır.
Kaçaklık kararı ile yalnız yurt dışında bulunma aynı değildir. TCK m.67/1’deki durma için kanun gereğince verilmiş kaçaklık kararı ve bunun başlangıç-bitiş tarihleri araştırılır. Yurt dışındaki kişinin ceza dosyası bakımından her günün otomatik olarak süre dışına çıkarıldığı varsayımı doğru değildir.
HAGB ve taksitli uzlaşmada ayrı durma nedenleri
31 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren 7589 sayılı Kanun m.15 ile yeniden düzenlenen CMK m.231/8, HAGB denetim süresinde dava zamanaşımının duracağını açıkça düzenler. HAGB, kesinleşmiş hapis cezasının olağan infazı gibi değerlendirilerek doğrudan ceza zamanaşımı hesabına geçirilemez. Kararın kesinleşmesi, denetim süresinin başlangıcı ve varsa hükmün açıklanmasına ilişkin işlemler dosyada ayrı gösterilir.
Uzlaşma edimi ileri tarihe bırakılmış, takside bağlanmış veya süreklilik taşıyorsa, soruşturmada CMK m.253/19 uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi; kovuşturmada m.254/2 uyarınca durma kararı gündeme gelir. Her iki düzenlemede ilgili dönem boyunca zamanaşımı işlemez. İlk uzlaşma teklifinden rapora kadarki m.253/21 dönemi ile bu karar sonrasındaki dönem aynı tarih aralığı değildir; üst üste gelen günler iki kez eklenmemelidir.
Varsayımsal kronolojiyle kontrol yöntemi
Yetişkin kişi hakkında, kanuni üst sınırı beş yılı aşmayan ve özel istisnası bulunmayan bir suçun 1 Mart 2018’de işlendiği varsayılsın. Hiç durma veya kesilme yoksa temel hesap sekiz yıllık süre üzerinden yapılır. Ancak 1 Mart 2020’de savcı huzurunda ifade alınmışsa bu işlem m.67/2-a kapsamında kesilme sebebidir ve süre bu tarihten yeniden işlemeye başlar.
Aynı dosyada 1 Mart 2021’de iddianame düzenlenmişse yeni kesilme tarihi oluşur. Başka işlem yok ve durma bulunmuyorsa, son kesen tarihten sekiz yıllık süre ile ilk başlangıçtan itibaren kesilme nedeniyle en fazla yarı uzayan sınır karşılaştırılır. Burada yalnız suç tarihinden sekiz yıl sayıp dosyanın 2026’da mutlaka düştüğünü söylemek yanlıştır. Buna karşılık hiç var olmayan bir savcı ifadesini kolluk ifadesiyle karıştırıp süreyi uzatmak da yanlıştır.
Bu kronolojiye uzlaştırma nedeniyle kanuni bir durma eklenirse, ilk teklif ve rapor tarihleri arasında gerçekten durmaya tabi olan dönem ayrıca işlenir. Aynı günlerin iki ayrı başlık altında iki kez eklenmemesi gerekir. Birden fazla sanıkta, kesen işlemin kanundaki etkisi ve ortak suç bağlantısı değerlendirilir; bütün sanıklar için birbirinden kopuk işlem listesi oluşturulmaz.
Hesabın dayanakları; iddianame, savcı ifade tutanağı, sorgu tutanağı, tutuklama ve mahkûmiyet kararları, izin yazıları, kaçaklık kararları ve uzlaştırma teklif kayıtlarıdır. Dilekçeye kronolojik tablo konulurken her tarihin yanına belge adı ve kanuni etkisi yazılır. Salt UYAP dosya açılış tarihi zamanaşımı incelemesini karşılamaz.
Zamanaşımı dolarsa beraat mi düşme mi verilir?
TCK m.72/2 uyarınca dava ve ceza zamanaşımı resen uygulanır; kişi bundan vazgeçemez. Dava zamanaşımı gerçekleştiğinde CMK m.223/8 çerçevesinde düşme kararı gündeme gelir. Ancak aynı maddenin dokuzuncu fıkrası, derhâl beraat kararı verilebilecek hâllerde durma, düşme veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemeyeceğini düzenler. Bu iki hüküm birlikte değerlendirilir.
Düşme, isnat edilen suçun işlendiğinin mahkûmiyetle sabit görülmesi değildir. Zamanaşımının gerçekleşmesi nedeniyle yargılamanın sona ermesidir. Buna karşılık beraat, m.223/2’deki nedenlerden birine dayanır. Kararın gerekçesi ve türü, kişisel ve hukuki sonuçların değerlendirilmesi için önem taşır; yalnız dosya kapandı ifadesiyle yetinilmez.
Kesinleşmeden sonra ceza zamanaşımı
Mahkûmiyet kesinleştiğinde TCK m.68’deki ceza zamanaşımı gündeme gelir. Bu sürenin başlangıcı ve yaptırım grupları dava zamanaşımından farklıdır. M.68/5 kesinleşme veya infazın kesintiye uğraması gününü ve kalan ceza miktarını düzenler. İnfaz için yapılan kanuni tebligat veya bu amaçla yakalama gibi kesilme sebepleri m.71’de yer alır.
Şikâyetçinin sonradan vazgeçmesiyle ceza zamanaşımının dolması da farklıdır. TCK m.73/4 gereğince kesinleşme sonrası vazgeçme infazı engellemez. Şikâyet ve vazgeçme kuralları bu nedenle ceza zamanaşımı yerine kullanılamaz. Ankara’daki dosyada savunma, dosyanın bulunduğu mahkemeye somut kronoloji ve mevzuat bağlantısıyla sunulur.
Sık sorulan sorular
Bütün ceza davaları sekiz yılda düşer mi?
Hayır. TCK m.66 farklı süre grupları belirler; özel istisnalar, yaş, kesilme ve durma ayrıca değerlendirilir.
Polis ifadesi zamanaşımını keser mi?
Tek başına TCK m.67/2-a’daki işlem değildir. Maddede savcı huzurunda ifade veya sorgu düzenlenmiştir.
İddianamede düzenleme mi kabul tarihi mi esas alınır?
M.67/2-c bakımından iddianamenin düzenlenmesi kesilme nedenidir. Kabul, kovuşturmanın başlaması bakımından ayrı tarihtir.
Bir duruşmanın ertelenmesi süreyi durdurur mu?
Sırf erteleme yeterli değildir. TCK m.67 veya özel kanunda belirtilen bir durma nedeni bulunmalıdır.
Çocuk sonradan on sekiz yaşını geçerse yetişkin süresi mi uygulanır?
Hayır. TCK m.66/2 bakımından suç tarihindeki yaş esas alınır.
Yurt dışında yaşamak süreyi otomatik durdurur mu?
Hayır. Kaçaklık nedeniyle durma için kanuni kaçaklık kararı ve ilgili koşullar incelenir.
Zamanaşımından yararlanmak istemediğimi söyleyebilir miyim?
TCK m.72/2 gereğince zamanaşımı resen uygulanır ve bundan vazgeçilemez. CMK m.223/9’daki derhâl beraat kuralı ayrıca değerlendirilir.
Ceza kesinleşince aynı dava zamanaşımı sürer mi?
Kesinleşmeden sonra infaz yönünden TCK m.68 ve m.71’deki ceza zamanaşımı rejimi uygulanır.
Resmî kaynaklar
Son hukuki kontrol: 9 Eylül 2026. TCK m.31, 43, 66-74, 76, 77 ve 94; CMK m.223, 253 ve 254; 7589 sayılı Kanun m.15 ile değişen CMK m.231. Örnek tarihler hesap yöntemini açıklamak içindir; gerçek dosyanın bütün işlemleri görülmeden kesin sona erme tarihi ilan edilmez.
Ankara hukuk ve adliye rehberi
Bu konudaki görevli ve yetkili merci; uyuşmazlığın türü, taraflar, işlem veya olay yeri ve özel yetki kuralları birlikte değerlendirilerek belirlenir. Ankara’daki adliyeler, ilçeler ve resmî başvuru kaynakları için Ankara avukat ve hukuk rehberini inceleyebilirsiniz. Zamanaşımı hesabını dosyanın soruşturma ve kovuşturma aşamasıyla birlikte değerlendirmek için ceza soruşturması ve müdafilik rehberini inceleyebilirsiniz.
Şeffaflık: Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosunun İstanbul ve Mersin’de fiziksel ofisleri bulunmaktadır; Ankara’da şube bulunduğu ileri sürülmez. Uygun dosyalar Türkiye geneli temsil ve yetki kuralları çerçevesinde Mersin’den koordine edilir.
Türkiye genelinde dosya takibi
Ankara Ceza Davasında Zamanaşımı: TCK 66-67 konusundaki dosya takibinde kişinin hukuki sıfatı, görevli ve yetkili merci, uygulanacak süre, zorunlu belgeler ile karşı tarafın veya idarenin kayıtları aynı kronolojide toplanır. Yazıda açıklanan maddi ve hukuki koşullar somut belgeyle eşleştirilir; başvuru yolu ile itiraz ya da dava yolu birbirinin yerine kullanılmaz. Elektronik başvuru imkânı; aslın, apostilin, yeminli tercümenin veya özel yetkili vekâletnamenin gerektiği işlemleri ortadan kaldırmaz. Her işlem için teslim veya tebliğ belgesi saklanır ve süre son günü ayrıca kaydedilir.
Mersin uygulaması ve büromuzla iletişim
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosunun İstanbul ve Mersin’de fiziksel ofisleri bulunmaktadır. Ankara Ceza Davasında Zamanaşımı: TCK 66-67 hakkında Mersin’den veya Türkiye’nin başka bir ilinden iletilen ilk inceleme talebinde karar, tebligat, başvuru numarası ve son işlem tarihi paylaşılmalıdır; kimlik ve hassas belgeler güvenli aktarım yöntemi belirlenmeden gönderilmemelidir. Ön değerlendirme avukatlık ilişkisi kurmaz. Dosyanın kabulü, kapsamı, ücret ve özel yetki gerektiren işlemler yazılı sözleşme ve vekâletname koşulları belirlendikten sonra netleşir; herhangi bir sonuç veya süre garantisi verilmez.
İstanbul Ofisi – Polaris Plaza, Maslak / Sarıyer
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu
Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbul
İstanbul ve Mersin’deki fiziksel ofislerimizden Türkiye genelindeki dosyalar, görev ve yetki kuralları ile gerekli yerel işlemler dikkate alınarak koordine edilir. Yüz yüze görüşme için randevu sırasında tercih ettiğiniz ofisi belirtiniz.
İstanbul ofisini Google Haritalar’da açın · İletişim ve randevu
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
