Ankara Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçu: TCK 265
Ankara görevi yaptırmamak için direnme: TCK 265 kapsamında cebir veya tehdit, pasif direnme ayrımı, ceza aralıkları, nitelikli hâller, kamera ve adli rapor incelemesi. Ankara’da görevli mahkeme ve savunma.
Bu yazıyla ilgili genel bir sorunuz mu var? Anonim soru sor
Ceza Hukuku · Güncelleme: 9 Eylül 2026
Kısa ve net cevap
TCK m.265/1, kamu görevlisinin görevini yapmasını engellemek amacıyla cebir veya tehdit kullanılmasını cezalandırır. Temel ceza altı aydan üç yıla kadar hapistir. Yalnız sözlü itiraz etmek, susma hakkını kullanmak veya cebir ve tehdit içermeyen pasif davranış sergilemek, bu iki hareket unsurunun yerine geçirilemez.
Dosyada hangi görevin yürütüldüğü, görevin hukuki dayanağı, şüphelinin hangi somut hareketi yaptığı ve hareketin görevi engelleme amacı tek tek belirlenmelidir. Suç şikâyete bağlı değildir. Kamu görevlisinin şikâyetinden vazgeçmesi tek başına kamu davasını düşürmez. Yalnız bu suç bakımından olağan görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir; bağlantılı suç ve özel görev hükümleri ayrıca değerlendirilir.

İlk incelemede hangi belgeler korunmalı?
Dosya numarası, görev veya olay tutanağı, yakalama ve teslim belgeleri, adli muayene raporları ile mevcut görüntülerin asılları ayrı bir kronoloji içinde saklanmalıdır. Kamera kaydının bulunduğu işyeri, araç veya kamu birimi ve yaklaşık saat aralığı gecikmeden belirlenir; kayıt kendiliğinden silinmeden savcılık ya da mahkeme aracılığıyla istenmesi talep edilir. Tanıkların olayı nereden gördüğü ve hangi kısmına doğrudan şahit olduğu not edilir. Belgelerdeki tarih ve saat farklılıkları değiştirilmeden korunur; açıklama sonraki dilekçede yapılır. Böylece savunma, soyut bir itiraz yerine hangi delilin hangi unsuru doğruladığını veya çürüttüğünü gösterebilir.
Hangi unsurların ispatlanması gerekir?
Kamu görevlisi ve somut görev: TCK m.6/1-c’deki kamu görevlisi tanımı esas alınır. Olay sırasında kimlik kontrolü, yakalama, arama, tebligat veya başka bir kamu görevi mi yürütülüyordu? İddianame ve tutanak bu işi göstermelidir. Kişinin kamu görevlisi olması, özel tartışmasının da görev sırasında yapılmış işlem sayılmasına yetmez.
Cebir veya tehdit: Cebir fiziksel güç kullanımına, tehdit ise görevin yapılmasını engellemeye yönelen korkutucu bildirim veya davranışa ilişkindir. “Direndi” şeklindeki sonuç cümlesi, kişinin kimi ittiğini, ne yaptığını veya hangi sözü söylediğini açıklamaz. Tutanaktaki soyut nitelendirme yerine somut hareketin anlatılması gerekir.
Görevi engelleme amacı: Kullanılan güç veya tehditle yürütülen görev arasında bağlantı bulunmalıdır. Görevin tamamlanmasından sonra, başka nedenle yapılan bağımsız saldırı veya tartışma kendi suç tipi yönünden incelenir. Failin amacını belirlemede olayın zaman sırası, müdahale gerekçesi ve sözlerin bağlamı önem taşır.
Görevin hukuki niteliği: Müdahalenin dayanağı olan karar, emir veya kanuni yetki değerlendirilir. İşlemin hukuka aykırılığı iddiası ile her türlü güç kullanımını haklı saymak birbirinden farklıdır. Hukuka aykırılık iddiası somut gerekçeyle ileri sürülmeli; varsa saldırıya karşı savunmanın koşulları ayrıca incelenmelidir.
Pasif davranış veya hakaret neden otomatik olarak direnme sayılmaz?
5237 sayılı TCK m.265, kamu görevlisinin talebine her türlü uyumsuzluğu tek başına suç olarak düzenlemez. Bir kişi yalnız yere oturmuş, sözlü olarak işlemin hukuka aykırı olduğunu söylemiş veya ifade vermek istemediğini belirtmişse cebir ve tehdit unsurlarının ayrıca gösterilmesi gerekir. Olayın devamında itme, vurma ya da görevi engellemeye yönelik tehdit bulunması ise farklı bir değerlendirme gerektirir.
Hakaret içerdiği ileri sürülen söz, tek başına m.265’teki tehdit unsurunun yerine konulmaz. Onur ve saygınlığa saldırı TCK m.125 kapsamında; görevli kişiyi yürüttüğü işlemden vazgeçirmeye yönelik korkutma ise m.265 kapsamında incelenir. Aynı söz veya davranışın birden fazla suçla ilişkisi, TCK’nın içtima hükümleriyle değerlendirilir; aynı unsur hiçbir gerekçe olmadan tekrar cezalandırma nedeni yapılamaz.
Örnek ayrım: Bir kimlik kontrolünde kişi yalnız müdafiyle görüşmek ve işlem gerekçesini öğrenmek istemişse bu talepler cebir veya tehdit değildir. Buna karşılık kontrolün yapılmasını önlemek amacıyla görevliye fiziksel saldırıda bulunulduğu iddia ediliyorsa hareketin gerçekleşip gerçekleşmediği kamera, görgü tanığı ve diğer delillerle araştırılır. Olayın nitelendirmesi, tutanağın başlığından değil ispatlanan davranıştan çıkarılır.
TCK 265 ceza aralıkları ve nitelikli hâller
| Hüküm | Koşul | Kanuni yaptırım |
|---|---|---|
| m.265/1 | Kamu görevlisine görevini engelleme amacıyla cebir veya tehdit. | Altı ay–üç yıl hapis. |
| m.265/2 | Suçun yargı görevi yapan kişilere karşı işlenmesi. | İki–dört yıl hapis. |
| m.265/3 | Kişinin kendisini tanınmayacak hâle koyması veya birden fazla kişinin birlikte işlemesi. | Verilecek cezada üçte bir artırım. |
| m.265/4 | Silahla ya da var olan veya var sayılan suç örgütünün korkutucu gücünden yararlanarak işleme. | İlgili fıkralara göre belirlenecek cezada yarı oranında artırım. |
| m.265/5 | Suç sırasında kasten yaralamanın neticesi sebebiyle ağırlaşmış hâlinin gerçekleşmesi. | Ayrıca kasten yaralamaya ilişkin hükümler uygulanır. |
Yargı görevi yapan kişi kavramı TCK m.6/1-d ile belirlenir; her kamu çalışanı bu gruba girmez. Birden fazla kişinin olay yerinde bulunması da birlikte işleme anlamına gelmez. Kişilerin cebir veya tehdit içeren fiile ortak katkısı, hangi davranışı kimin gerçekleştirdiği ve ortak hareket olgusu açıklanmalıdır.
Silah artırımı bakımından TCK m.6/1-f kapsamı ve somut kullanım araştırılır. Bir eşyanın kişinin üzerinde bulunması ile suçun o araçla işlenmesi farklıdır. Örgütün korkutucu gücünden yararlanıldığı iddiasında da yalnız bir örgüt adının dosyada geçmesi değil, korkutucu gücün direnme fiilinde nasıl kullanıldığı gösterilmelidir.
Yaralama, meşru savunma ve haksız tahrik
Direnme sırasında yaralama iddiası varsa önce yaralanmanın niteliği belirlenir. TCK m.265/5 özellikle neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama hâllerinde ayrıca yaralama hükümlerinin uygulanmasını öngörür. Bu hüküm, her yüzeysel temas veya her adli raporda otomatik olarak ikinci bir mahkûmiyet kurulması şeklinde açıklanamaz. Cebrin suçla ilişkisi ve yaralama sonucunun ağırlığı birlikte incelenir.
Görevlinin güç kullanmasının sınırını aştığı ileri sürülüyorsa müdahalenin başlangıcı ve sonrasının tamamı değerlendirilir. TCK m.25/1’deki meşru savunma, devam eden veya gerçekleşmesi muhakkak haksız saldırıya karşı zorunlu ve orantılı savunmayı; TCK m.29 ise haksız fiilin doğurduğu hiddet veya şiddetli elemin etkisini konu alır. Bu iki kurumun koşulları ve sonuçları farklıdır. “Öfkeliydim” açıklaması tek başına meşru savunma veya haksız tahrik koşullarını kurmaz.
Hem görevli hem şüpheli hakkında adli rapor alınmış olması, olayın iki yönünün de araştırılmasını gerektirir. Yalnız bir tarafın yaralanmasını öne çıkarıp diğer tarafın raporunu değerlendirme dışı bırakmak eksik incelemeye yol açar. Hukuka aykırı müdahale iddiası, suçun delillerini gizleme veya yok etme gerekçesi değildir; şikâyet ve delil toplama talepleri yasal kanallardan yapılır.
Deliller hangi sorulara cevap vermelidir?
| Delil | İncelenecek husus |
|---|---|
| Görev ve olay tutanağı | Hangi işin yürütüldüğü; işlemin dayanağı; cebir veya tehdit olduğu ileri sürülen açık davranış. |
| Yaka kamerası, bina veya çevre kamera kaydı | Müdahalenin başlangıcı, kişinin hareketi, olayın bütünlüğü ve diğer görevlilerin konumu. |
| Adli muayene raporları | Yaralanmanın yeri, niteliği, ağırlığı ve anlatılan olayla uyumu. |
| Bağımsız görgü tanıkları | Doğrudan görülen veya işitilen olgular; duyuma dayalı kısımların ayrılması. |
| Yakalama veya arama kararı ve uygulama kayıtları | İşlemin yetki, kapsam, zaman ve uygulama sınırları. |
Kamera için “görüntüler istensin” demek yerine kamera yeri, kayıt sahibi, yaklaşık başlangıç ve bitiş saati belirtilmelidir. Sistemin saatinin olay saatiyle farklı olması ihtimali teknik incelemede açıklanır. Kayıtların yalnız olayın son anını göstermesi, önceki müdahaleyi açıklamaya yetmez; ilgili zaman aralığının tamamı talep edilmelidir.
CMK m.160/2, savcının şüphelinin lehine ve aleyhine delilleri toplamasını gerektirir. CMK m.217 uyarınca hüküm, duruşmaya getirilip tartışılmış ve hukuka uygun elde edilmiş delillere dayanır. Resmî tutanak önem taşır fakat içeriğinin tartışılması yasak değildir; çelişkiler, görüntüler ve tanık anlatımları birlikte değerlendirilir. Tutanakta bulunmayan bir söz sonradan isnat edildiğinde bu farklılığın açıklanması istenir.
Ankara’da soruşturma, müdafi yardımı ve görevli mahkeme
Şüpheli CMK m.147 kapsamında isnadı öğrenme, müdafi yardımından yararlanma, susma ve lehine delil toplanmasını isteme haklarına sahiptir. Müdafiyle görüşme CMK m.154’e tabidir. İfade tutanağı okunmalı; anlatılmayan söz, yanlış saat veya açıklanmayan hareket varsa düzeltme talebi tutanağa geçirilmelidir. Gözaltı ve ifade hakları, suçun oluşup oluşmadığından ayrı bir usul güvencesidir.
Yalnız TCK m.265 isnadında görev, 5235 sayılı Kanun m.11-14 çerçevesinde asliye ceza mahkemesindedir. Nitelikli hâllerin varlığından doğrudan ağır ceza mahkemesi sonucu çıkarılmaz; görev hesabında kanunun yöntemi uygulanır. Daha ağır veya bağlantılı başka bir suç varsa dosyanın birlikte görülmesi ayrıca incelenir. Yer bakımından CMK m.12 gereğince suçun işlendiği yer esas alınır; Ankara ili içindeki her olay Ankara merkez adliyesinde görülmez.
Ankara veya Ankara Batı yönünden mahkeme ve bina bilgisi, tebligat ve UYAP dosya kaydı ile resmî adliye bilgileri üzerinden kontrol edilmelidir. Ankara Adliyesi bina rehberi ulaşım için yardımcıdır; görev ve yetki kararının yerine geçmez.
Karar verildiğinde neler kontrol edilir?
Gerekçeli kararda cebir veya tehdidin hangi delille sabit görüldüğü, görevi engelleme amacı, görevin niteliği ve varsa artırım nedenleri açıklanmalıdır. Birden fazla sanıkta her kişinin katkısı ayrı gösterilir. Savunmada ileri sürülen görüntü, karşı rapor veya hukuka aykırı müdahale iddiasının neden kabul edilmediği de gerekçede karşılanmalıdır. CMK m.230 gerekçenin içeriğini düzenler.
Suç resen soruşturulduğundan altı aylık şikâyet süresi bu suçun soruşturulma şartı değildir. Buna karşılık kanun yollarının kendi süreleri vardır. İstinafa açık hükme karşı CMK m.273 uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde hükmü veren mahkemeye başvurulur. İtiraza tabi tedbirlerde özel düzenleme ve CMK m.268; süre hesabında CMK m.39 uygulanır. Ceza istinafı ile tutuklamaya itiraz aynı talep değildir.
Ceza yargılaması giderleri CMK m.324 ve devamındaki hükümlere göre belirlenir. Bu davayı hukuk davası gibi maktu veya nispi dava harcı yatırılarak başlatılan bir süreç olarak anlatmak doğru değildir. Avukatlık ücretinin kapsamı ve ödeme koşulları ise Avukatlık Kanunu m.164 çerçevesindeki hukuki yardım sözleşmesinin konusudur.
TCK 265 dosyasında delil ve zaman çizelgesi nasıl incelenir?
Görevi yaptırmamak için direnme iddiasında yalnız olay tutanağının sonucuna bakmak yeterli değildir. Önce kamu görevlisinin hangi görevi, hangi hukuki dayanakla ve hangi anda yürüttüğü belirlenir. Ardından ilk temas, kişiye verilen talimat, iddia edilen cebir veya tehdidin tam söz ve hareketleri, müdahalenin başlama anı, yakalama işlemi ve sağlık muayenesi aynı zaman çizelgesine yerleştirilir. Böylece pasif biçimde uymama, sözlü itiraz, fiziksel temas ve görevi engelleme amacı taşıdığı ileri sürülen davranışlar birbirine karıştırılmadan değerlendirilebilir.
Kayıtlar birbirini doğruluyor mu?
Görev ve olay tutanakları; yaka kamerası, işyeri veya araç kamerası, haber merkezi ve telsiz kayıtları, 112 çağrısı, görevlendirme belgesi, yakalama ve teslim tutanakları, adli muayene raporu ile tanıkların olayı gördüğü konum karşılaştırılarak okunmalıdır. Saat farkı, kesinti, görüntünün başlamadığı bölüm veya tutanağa sonradan eklenen açıklama tek başına sonuca götürmez; fakat çelişkinin kaynağını araştırmayı gerektirir. Görüntünün bulunmadığı bir dosyada da tutanak kendiliğinden kesin delil sayılmaz. CMK m.217 uyarınca hüküm, duruşmada ortaya konulan ve hukuka uygun biçimde elde edilen delillerin birlikte değerlendirilmesine dayanır.
Cebir, tehdit ve kast ayrı ayrı gösterilmelidir
TCK m.265 bakımından somut cebir veya tehdit ile bunun kamu görevlisinin görevini yapmasını engelleme amacı arasında bağ kurulmalıdır. Susma, tartışma, işlemin hukuka aykırı olduğunu söyleme veya talimata pasif biçimde uymama her olayda otomatik olarak bu suçu oluşturmaz. Buna karşılık hareketin niteliği, yakınlığı, yoğunluğu ve görevin yürütülmesine etkisi somutlaştırılır. Birden fazla kişinin bulunduğu olaylarda her kişinin hareketi ve kastı ayrı değerlendirilir; yalnız olay yerinde bulunmak başkasının fiilini otomatik olarak yüklemez.
Ölçüsüz kuvvet iddiası ayrı inceleme gerektirir
Kamu görevlisinin zor kullanma yetkisinin sınırını aştığı iddiası TCK m.256 ve olayın koşulları kapsamında ayrıca incelenir. Bu iddia, sanığa yüklenen cebir veya tehdit fiilini kendiliğinden ortadan kaldırmadığı gibi tek başına mahkûmiyet de doğurmaz. Müdahalenin gerekliliği ve orantılılığı ile kişinin davranışı aynı kronoloji üzerinde, fakat ayrı hukuki unsurlar bakımından tartışılır. Mahkemenin hangi delile neden üstünlük tanıdığını ve çelişkileri nasıl giderdiğini CMK m.230 uyarınca gerekçesinde göstermesi gerekir.
Dijital delil kaybolmadan ne yapılabilir?
Kamera kayıtları silinmeden önce ilgili kurumdan korunması ve savcılık veya mahkeme aracılığıyla getirtilmesi istenebilir. Kayıtların aslı, tarih-saat bilgisi, dosya özellikleri ve teslim zinciri korunmalı; görüntü üzerinde değişiklik yapılmamalıdır. Hukuka aykırı erişim veya yayma yoluna başvurulmadan, delilin bulunduğu yer ve saklama süresi somut biçimde bildirilmelidir. Savunma dilekçesinde genel bir “kamera araştırılsın” talebi yerine kamera konumu, yaklaşık saat aralığı ve hangi olguyu göstereceği açıklanır. Bu yaklaşım, eksik araştırma iddiasının ve kayıtlar arasındaki çelişkilerin denetlenmesini kolaylaştırır.
Sık sorulan sorular
Polise sözlü itiraz etmek tek başına TCK 265 suçunu oluşturur mu?
Hayır. Görevi engelleme amacıyla cebir veya tehdit kullanılması ayrıca ispatlanmalıdır. Susma hakkı ve hukuki yardım talebi suçun hareket unsuru değildir.
Görevli şikâyetini geri çekerse dosya kapanır mı?
Hayır. TCK m.265 şikâyete bağlı değildir; vazgeçme tek başına kamu davasını düşürmez.
Birden fazla kişinin olay yerinde olması ceza artırımı için yeterli mi?
Hayır. m.265/3 bakımından suçun birlikte işlendiği ve her kişinin katkısı belirlenmelidir.
Her adli rapor ayrıca yaralamadan ceza verilmesini gerektirir mi?
Hayır. Yaralanmanın niteliği ve cebirle ilişkisi incelenir. m.265/5, neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama hâllerinde ayrıca yaralama hükümlerini öngörür.
Görevi yaptırmamak için direnme davası ağır cezada mı görülür?
Yalnız bu suçun olağan yargılamasında görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir. Bağlantılı suçlar ve özel görev kuralları ayrıca değerlendirilir.
Olay tutanağındaki anlatıma itiraz edilebilir mi?
Evet. Kamera, tanık, adli rapor ve işlemin dayanağı gösterilerek somut çelişkilere itiraz edilir. Mahkeme delilleri CMK m.217 uyarınca birlikte değerlendirir.
Kamera kaydı yoksa yalnız görev tutanağıyla mahkûmiyet kurulabilir mi?
Görev tutanağı peşinen kesin delil değildir. CMK m.217 uyarınca tutarlılığı; tanık anlatımları, adli raporlar ve mevcut görüntülerle birlikte değerlendirilir. İstenen bir kaydın bulunmaması da gerekçesiyle ele alınır; nihai değerlendirmeyi mahkeme yapar.
Kamu görevlisinin ölçüsüz kuvvet kullandığı iddiası TCK 265 incelemesini otomatik bitirir mi?
Hayır. TCK m.256 kapsamındaki ölçüsüz kuvvet iddiası ile kişiye yüklenen cebir veya tehdit ve görevi engelleme kastı ayrı ayrı incelenir. Kronoloji, orantılılık ve deliller birlikte değerlendirilir; iddia otomatik beraat veya mahkûmiyet sonucu doğurmaz.
Kanuni dayanaklar
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu: m.6, 25, 29 ve 265. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu: m.12, 39, 147, 154, 160, 217, 230, 268, 273, 324 ve devamı. Görev ayrımı: 5235 sayılı Kanun m.11-14.
Kaynak incelemesi ve iletişim
Bu rehber, TCK m.265 ile CMK m.217 ve m.230’un güncel resmî metinleri 26 Ekim 2026 tarihinde kontrol edilerek hazırlanmıştır. Somut dosyada görev emri, olay tutanakları, kamera kayıtları, tanık anlatımları ve adli raporlar birlikte incelenir; hiçbir içerik belirli bir sonuç veya süre garantisi vermez.
Yüz yüze görüşmeler randevuyla İstanbul Polaris Plaza ofisinde veya Mersin Profit İş Merkezi ofisinde yapılabilir. Ankara’daki işlemler için görev, yetki ve duruşma gerekliliği dosya özelinde değerlendirilir.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
