Ankara Takipsizlik Kararına İtiraz: CMK 173 Süresi
Yetersiz delil gerekçesinin denetimi, eksik soruşturma ve yeni delille yeniden başvuru.
Bu yazıyla ilgili genel bir sorunuz mu var? Anonim soru sor
Takipsizlik kararına karşı süre ve yetkili hâkimlik
Kovuşturmaya yer olmadığı kararına karşı suçtan zarar gören, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde CMK m.173 uyarınca itiraz eder. Başvuru, kararı veren savcının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine yöneltilir. Ağır ceza mahkemesi, bu hükümde yer yönünden bağlantıyı gösterir; itirazı inceleyen merci ağır ceza mahkemesi değildir.
İtiraz dilekçesinde kamu davasının açılmasını gerektiren olay ve deliller açıklanmalıdır. Kararın yanlış olduğunu söylemek tek başına yeterli bir hukuki gerekçe oluşturmaz. Hangi belgenin toplanmadığı, hangi delilin eksik değerlendirildiği veya suçun hangi unsurunun hatalı yorumlandığı somutlaştırılır.
Takipsizlik beraat kararı değildir
Uygulamada takipsizlik denilen kararın kanundaki adı kovuşturmaya yer olmadığı kararıdır. CMK m.172/1 iki temel gerekçe öngörür: kamu davası açmaya yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması. Kararı Cumhuriyet savcısı soruşturma sonunda verir. Beraat ise mahkemenin kovuşturma sonunda CMK m.223 kapsamında verdiği hükümdür. İki kararın makamı, aşaması ve başvuru yolu farklıdır.
Yeterli şüphe bulunmaması ile şikâyet süresinin geçirilmesi gibi bir muhakeme engeli aynı gerekçe değildir. İlk durumda mevcut ve araştırılabilecek deliller; ikinci durumda engelin gerçekten oluşup oluşmadığı incelenir. Şikâyete bağlı olmayan bir suçun altı aylık süre geçtiği gerekçesiyle kapatılması iddia ediliyorsa itiraz, yalnız yeni tanık göstermeye değil takip rejiminin yanlış belirlenmesine de dayanır.
CMK m.170/2, iddianame için yeterli şüphe ölçütünü kullanır. Savcının soruşturma evresindeki değerlendirmesiyle mahkemenin mahkûmiyet için yaptığı ispat değerlendirmesi aynı aşama değildir. Bununla birlikte her iddia kamu davası açılmasını gerektirmez. Fiille bağlantısı gösterilmeyen kişiye karşı yalnız mağduriyetin büyüklüğü ileri sürülerek iddianame düzenlenmesi istenemez; delilin şüpheliyle ilişkisi açıklanmalıdır.
Kararın kime bildirileceği
CMK m.172/1, kararın suçtan zarar görene ve daha önce ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilmesini düzenler. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. Başvuruyu hazırlayan kişi kararın tam metnini, gerekçesini ve tebliğ belgesini birlikte edinmelidir. Dosya durumunda kapalı yazması veya telefonla sonuç bildirilmesi, gerekçeli kararın okunmasının yerine geçmez.
Takipsizlikten sonra bütün kişisel verilerin her kurumdan aynı anda silindiği veya ayrı hukuk uyuşmazlığının kendiliğinden çözüldüğü söylenemez. Eşyanın iadesi, tedbirin kaldırılması, özel kayıtların tutulması ve tazminat talepleri kendi hükümlerine tabidir. Kararda bu konulara ilişkin ayrı bölüm varsa her talebin kanuni yolu ayrıca belirlenir.
İtiraz süresi nasıl hesaplanır?
Güncel CMK m.173/1’de süre iki haftadır ve kararın suçtan zarar görene tebliğiyle başlar. İki hafta ile on beş gün aynı süre değildir. CMK m.39’un haftayla belirlenen süre hesabı uygulanır; son gün tatil gününe rastlarsa kanundaki uzama dikkate alınır. Dilekçenin hazırlanma tarihi değil, yetkili sisteme veya mercie süresinde sunulduğunu gösteren kayıt önemlidir.
Elektronik tebligatta belgenin sisteme ulaşması, okunması ve kanunen tebliğ edilmiş sayılması farklı tarihler oluşturabilir. Somut tebligatın türü incelenmeden yalnız UYAP ekranındaki görüntüleme tarihinden sonuç çıkarılmaz. Vekille takip edilen dosyada tebligatın kime yapıldığı da kontrol edilir. Usulsüz tebligat iddiası varsa tebligat zarfı veya elektronik tebligat delili üzerinden açıklanır.
CMK geçici m.6’daki zaman bakımından uygulama kuralı nedeniyle, 1 Haziran 2024 öncesindeki kararlar sırf bugün inceleniyor diye otomatik olarak yeni süreye tabi tutulmaz. Eski bir takipsizlik kararına başvuruda karar tarihi, bildirim ve geçiş düzenlemesi birlikte değerlendirilir. Bu rehberde belirtilen iki haftalık genel süre, güncel rejime tabi kararlar içindir.
Süre kaçırıldığı düşünülüyorsa
Önce gerçekten geçerli bir tebliğ yapılıp yapılmadığı araştırılır. Kusur olmaksızın sürenin kaçırıldığı ileri sürülüyorsa CMK m.40 ve devamındaki eski hâle getirme koşulları ayrı incelenir. Bu yol, unutulan veya ertelenen her başvuru için otomatik ek süre değildir. Engel, ortadan kalkma zamanı ve kaçırılan işlemin birlikte yapılması gereği somut belgelerle değerlendirilmelidir.
Yanlış kanun yolu veya merci belirtilmesinin etkisi bakımından CMK m.264 de önem taşır. Ancak bu düzenleme, sürenin hiç takip edilmemesini güvenli hâle getirmez. Kararda merci yanlış yazılmışsa dilekçede hem bu bildirim hem uygulanması gereken hüküm gösterilir. Telefonla hangi birime gidileceğinin sorulması, süreyi durduran bir başvuru değildir.
İtiraz dilekçesi şikâyet dilekçesinin aynısı olmamalıdır
İlk şikâyet olayı anlatır; takipsizliğe itiraz ise verilen kararın gerekçesine cevap verir. CMK m.173/2 bu nedenle kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olay ve delillerin belirtilmesini arar. Kararda üç ayrı ret gerekçesi varsa yalnız birine cevap vermek diğer gerekçeleri ortadan kaldırmaz. Dilekçe, kararın her belirleyici dayanağını ayrı başlıkta ele almalıdır.
Başlıkta soruşturma ve karar numarası, kararı veren başsavcılık, karar tarihi ve tebliğ tarihi yer alır. İtiraz edenin suçtan nasıl zarar gördüğü açıklanır. İhbarı yapan herkesin otomatik olarak suçtan zarar gören sıfatını taşıdığı varsayılmaz. Bir şirket adına başvuruluyorsa temsil ve vekâlet ilişkisi, birden fazla mağdur varsa hangi kişinin hangi zarar nedeniyle başvurduğu belirlenir.
| Karardaki gerekçe | Somut itiraz konusu | Ek veya araştırma talebi |
|---|---|---|
| Fail belirlenemedi | Kimlik tespitine yarayan kayıtların toplanmaması | Belirli tarihli oturum, kamera veya banka işlem kaydı |
| Olay yalnız alacak uyuşmazlığı | Teslim öncesindeki hileli davranışın değerlendirilmemesi | İlan, yazışma, sahte belge ve ödeme kronolojisi |
| Şikâyet süresi geçti | Öğrenme tarihinin veya takip rejiminin yanlış belirlenmesi | Öğrenmeyi gösteren bildirim ve ilgili suç fıkrası |
| İsnat edilen söz söylenmedi | Tanık anlatımının ya da konuşmanın bütününün incelenmemesi | Tanığın kimliği, duyduğu söz ve olayla bağlantısı |
Bir delilin dosyaya sunulmuş olması, kararda gerçekten değerlendirildiğini göstermez. İtirazda ek numarası ve mümkünse ilgili sayfa belirtilerek belgenin hangi gerekçeyle çeliştiği açıklanır. Bunun tersi de geçerlidir: kararda belgeye değinilmesi fakat tarafın farklı yorum istemesi, her durumda eksik soruşturma değildir. Toplanmamış delil ile değerlendirme uyuşmazlığı ayrılmalıdır.
Hukuki dayanak yalnız madde numarasından ibaret bırakılmaz. Örneğin TCK m.155/2’ye dayanılıyorsa hizmet ilişkisi gereği hangi malın nasıl teslim edildiği gösterilir. Dolandırıcılık iddiasında yalnız paranın geri alınamaması değil, malvarlığı tasarrufundan önceki hile ve bu hilenin etkisi açıklanır. İtiraz, bir alacağı ceza tehdidiyle tahsil etme aracı olarak kullanılmamalıdır.
Delillerin hukuka uygunluğu
Kişisel hesaplara izinsiz girilerek veya belgeler değiştirilerek elde edilen veri, dilekçede haklılık iddiasını güçlendirmek için meşru hâle gelmez. CMK m.206/2-a ve m.217/2’deki delil güvenceleri dikkate alınır. Kayıtların asılları korunur; ekran görüntüsünün hangi hesaptan ve hangi tarihte alındığı açıklanır. Resmî merciden temin edilmesi gereken kayıt için yetkili makama açık araştırma talebi yöneltilir.
Sulh ceza hâkimliği hangi kararları verir?
CMK m.173/3, karar vermek için soruşturmanın genişletilmesine ihtiyaç duyulursa hâkimliğin bunu açıkça belirterek o yer Cumhuriyet başsavcılığından istemesini düzenler. Başvurucu bu nedenle eksik işlemi adlandırmalıdır: belirli tanığın dinlenmesi, belli tarihli kamera kaydının alınması veya rapordaki belirli sorunun giderilmesi gibi. Hâkimliğin dosyayı yeniden ele alması, bütün araştırmaların başvurucunun istediği biçimde yapılacağı garantisi değildir.
Hâkimlik kamu davası açılması için yeterli neden bulunmadığı sonucuna ulaşırsa gerekçeli olarak itirazı reddeder. CMK m.173/3 ayrıca itiraz edenin giderlere mahkûm edilmesini düzenler. Ceza itirazı, hukuk davasındaki nispi harç ve gider avansı üzerinden açıklanmaz; ancak hiçbir gider sonucunun bulunmadığı da söylenemez. Avukatla kararlaştırılmış sözleşmesel ücret bu yargılama giderinden ayrıdır.
İtiraz yerinde bulunursa CMK m.173/4 gereğince Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. Bu karar, şüpheliyi suçlu ilan eden mahkûmiyet hükmü değildir. İddianamenin kabulü ve ardından yapılacak yargılama kendi kurallarına tabidir. İddianamenin incelenmesi ve iadesi ile hükme karşı istinaf farklı aşamalardır.
CMK m.173/5, savcının kanuni takdir yetkisiyle kamu davasını açmadığı durumlar için ayrıca düzenleme içerir. Buna karşılık kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin m.171/2, suçtan zarar gören ve şüpheliye açıkça m.173 yolunu tanır. Dolayısıyla savcının takdiri bulunduğu söylenerek her kararın başvuru dışında bırakılması doğru değildir. Kararın tam hukuki dayanağı okunmalıdır.
İtiraz reddedildikten sonra aynı şikâyet yeniden verilebilir mi?
CMK m.172/2, aynı fiil nedeniyle yeniden kamu davası açılmasını yeterli şüphe oluşturacak yeni delil elde edilmesine ve sulh ceza hâkimliği kararına bağlar. M.173/6 da ret sonrasındaki yeni dava bakımından bu hükme gönderme yapar. Eski dilekçenin başlığını değiştirerek tekrar verilmesi, bu koşulları kendiliğinden yerine getirmez.
Yeni delil, önceki kararın esasını etkileyebilecek somut bir bilgi veya kayıttır. Aynı belgenin farklı dosya adında sunulması ile daha önce bilinmeyen kamera kaydının ortaya çıkması aynı değildir. Yeni tanığın olayı gerçekten hangi yönden bildiği, yeni belgenin neden önceki değerlendirmeyi değiştirdiği ve fiille bağlantısı açıklanır. Kaynağı belirsiz bir söylenti, sadece yeni tarihli olduğu için yeterli delil sayılmaz.
İtirazın reddinden sonra olağan itirazı sınırsız tekrar etme yolu yoktur. Olağanüstü kanun yolları ve temel hak başvuruları için kendi başvuru hakkı, süre, tüketilmesi gereken yol ve inceleme ölçütleri bulunur. Bunlar, sulh ceza hâkimliğinin delil değerlendirmesinden memnun olunmadığında otomatik ikinci istinaf sağlayan yollar değildir.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararına dayanan özel durum
CMK m.172/3; takipsizliğin etkin soruşturma yapılmadan verildiğinin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla belirlenmesi veya ilgili başvurunun dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyonla düşmesi durumunda özel yeniden soruşturma yolu düzenler. Kesinleşmeden itibaren üç ay içinde talep şartı vardır. Bu hükümdeki üç aylık süre, ilk takipsizlik kararına itiraz için verilen iki haftanın yerine geçmez.
Soruşturma yapılmasına yer olmadığı kararı farklıdır
CMK m.158/6, bildirilen fiilin suç oluşturmadığının araştırma gerektirmeden açıkça anlaşılması veya ihbarın soyut ve genel olması hâlinde soruşturma yapılmasına yer olmadığı kararını düzenler. Bu karar, soruşturma sonunda verilen CMK m.172 kararıyla aynı değildir. m.158/6 kapsamında şikâyet edilen kişiye şüpheli sıfatı verilemez.
Karar, varsa ihbar edene veya şikâyetçiye bildirilir; CMK m.173 usulüyle itiraz edilir. Bu itiraz kabul edilirse başsavcılık soruşturma işlemlerini başlatır. Kovuşturmaya yer olmadığı kararına itirazın kabulündeki iddianame düzenleme sonucu ile burada soruşturmanın başlaması sonucu birbirinden ayrılmalıdır. Başvuruda kararın gerçek adı ve dayanak maddesi esas alınır.
m.158/6’daki kayıtlar kendine özgü sistemde tutulur ve yalnız Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından görülebilir. Bu nedenle kayıt, herkesin erişebildiği suçluluk sicili gibi sunulamaz. Ankara’daki yetkili merci kararı veren başsavcılık ve m.173/1 üzerinden belirlenir; merkez ve Ankara Batı ayrımı dosyanın resmî kaydıyla kontrol edilir.
Sık sorulan sorular
Takipsizliğe itiraz süresi on beş gün mü?
Güncel CMK m.173/1’de iki haftadır. Eski kararlar için CMK geçici m.6’daki zaman bakımından uygulama kuralı kontrol edilir.
İtirazı ağır ceza mahkemesi mi inceler?
Hayır. M.173/1’de tarif edilen yerdeki sulh ceza hâkimliği inceler. Ağır ceza mahkemesi, yer yönünden bağlantının belirlenmesinde kullanılır.
Şikâyet dilekçesini aynen yeniden sunmak yeterli mi?
İtirazın karar gerekçesine cevap vermesi gerekir. M.173/2 uyarınca kamu davasını gerektirebilecek olay ve deliller belirtilmelidir.
Hâkimlik eksik delilin toplanmasını isteyebilir mi?
Evet. M.173/3 uyarınca soruşturmanın genişletilmesi için başsavcılıktan belirli işlemleri isteyebilir.
İtiraz kabul edilirse şüpheli mahkûm mu olur?
Hayır. M.173/4 gereğince iddianame düzenlenir. Mahkûmiyet ancak yargılama sonunda kanuni koşullarıyla kurulur.
Ret kararından sonra aynı olay yeniden soruşturulabilir mi?
M.172/2 ve m.173/6 çerçevesinde yeterli şüphe oluşturacak yeni delil ve sulh ceza hâkimliği kararı koşulları incelenir.
İtiraz reddedilirse masraf doğar mı?
CMK m.173/3, itirazın reddinde giderlerin itiraz edene yükletilmesini düzenler. Sözleşmesel avukatlık ücreti ayrı konudur.
Altı aylık şikâyet süresi takipsizliğe itiraz için de geçerli mi?
Hayır. Suç şikâyeti ile verilen karara itiraz farklı başvurulardır. Takipsizliğe itirazda güncel süre tebliğden itibaren iki haftadır.
Resmî kaynaklar
Kontrol tarihi: 8 Eylül 2026. CMK m.39-42, 160, 170-174, 206, 217, 264 ve geçici m.6. Şikâyet koşulunun ayrıntısı için şikâyet süresi rehberi.
Ankara hukuk ve adliye rehberi
Bu konudaki görevli ve yetkili merci; uyuşmazlığın türü, taraflar, işlem veya olay yeri ve özel yetki kuralları birlikte değerlendirilerek belirlenir. Ankara’daki adliyeler, ilçeler ve resmî başvuru kaynakları için Ankara avukat ve hukuk rehberini inceleyebilirsiniz.
Şeffaflık: Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosunun İstanbul ve Mersin’de fiziksel ofisleri bulunmaktadır; Ankara’da şube bulunduğu ileri sürülmez. Uygun dosyalar Türkiye geneli temsil ve yetki kuralları çerçevesinde Mersin’den koordine edilir.
İstanbul Ofisi – Polaris Plaza, Maslak / Sarıyer
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu
Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbul
İstanbul ve Mersin’deki fiziksel ofislerimizden Türkiye genelindeki dosyalar, görev ve yetki kuralları ile gerekli yerel işlemler dikkate alınarak koordine edilir. Yüz yüze görüşme için randevu sırasında tercih ettiğiniz ofisi belirtiniz.
İstanbul ofisini Google Haritalar’da açın · İletişim ve randevu
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
