Ankara Yakalama Emri ve İfadeye Gitme: CMK 98
Ceza Muhakemesi · Güncelleme: 9 Eylül 2026
Bu yazıyla ilgili genel bir sorunuz mu var? Anonim soru sor
Kısa ve net cevap
Yakalama emri, kişiyi belirli bir muhakeme işlemi için yetkili makam önüne getirmeye yönelik karardır; tek başına mahkûmiyet veya tutuklama kararı değildir. Soruşturmada çağrıya gelmeyen ya da çağrı yapılamayan şüpheli hakkında Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi, CMK m.98/1 kapsamında emir düzenler. Kovuşturmada kaçak sanık bakımından m.98/3 uygulanır. Kaçma durumuna ilişkin m.98/2’de savcı ve kolluk için ayrıca yetki vardır.
Hâkim veya mahkemenin emriyle yakalanan kişi, CMK m.94 uyarınca en geç 24 saat içinde yetkili hâkim veya mahkeme önüne çıkarılır. Fiziken götürülmesi bu sürede sağlanamıyorsa aynı süre içinde sesli ve görüntülü sistemle yetkili makam tarafından işlem yapılır. Kendiliğinden başvuru veya kaldırma dilekçesi, mevcut emri otomatik olarak ortadan kaldırmaz; dosyadaki karar ve güncel kayıt doğrulanmalıdır.

Birbirinden farklı dört işlem
| İşlem | Kanuni dayanak | Temel fark |
|---|---|---|
| İfadeye veya sorguya çağrı | CMK m.145 | Kişi davetiye ile çağrılır; çağrılma nedeni ve gelmemenin sonucu bildirilir. |
| Zorla getirme | CMK m.146 | Kanundaki şartlarla, kişinin belirli ifade veya sorgu işlemi için getirilmesidir. |
| Yakalama emri | CMK m.98 | İlgili kişinin bulunarak kararda gösterilen yargısal işlem için yetkili makama ulaştırılmasına yöneliktir. |
| Tutuklama | CMK m.100-101 | Somut delile dayalı kuvvetli suç şüphesi, tutuklama nedeni ve ölçülülük gerektiren ayrı koruma tedbiridir. |
Bu ayrımın pratik sonucu şudur: İfade için yakalanan kişi, yalnız yakalama emri bulunduğu gerekçesiyle otomatik olarak tutuklanmış sayılmaz. İşlem sonunda serbest bırakma, adli kontrol veya tutuklama değerlendirmesi kendi koşullarıyla yapılır. Tersinden, ifadenin alınmış olması da başka bir tutuklama kararı veya infaz işlemini kendiliğinden kaldırmaz.
Suçüstü hâlinde CMK m.90 uyarınca yapılan yakalama, önceden verilmiş m.98 emrinin uygulanmasından farklıdır. Kesinleşmiş hapis cezasının infazına ilişkin yakalama ise 5275 sayılı Kanun çerçevesindeki infaz dosyasıyla birlikte incelenir. Her üç duruma aynı dilekçeyi vermek, talebi yanlış mercie ve yanlış hukuki nedene yöneltir.
Yakalama emrini yalnız mahkeme mi verebilir?
CMK m.98/1’de soruşturma evresindeki temel yöntem, savcının istemi üzerine sulh ceza hâkiminin karar vermesidir. Çağrı yapılmışsa tebliğ ve gelmeme durumu; çağrı yapılamamışsa bunun nedeni dosyada ortaya konulmalıdır. Aynı fıkra, tutuklama isteminin reddine yapılan itiraz üzerine itiraz merciinin yakalama emri düzenlemesini de öngörür. Kararın hangi cümleye ve hangi olguya dayandığı önemlidir.
m.98/2 ayrı bir istisnadır: Kolluk elinden kaçan şüpheli veya sanık yahut tutukevi veya ceza infaz kurumundan kaçan tutuklu veya hükümlü hakkında Cumhuriyet savcıları ve kolluk kuvvetleri de yakalama emri düzenler. Dolayısıyla “savcı veya polis hiçbir koşulda yakalama emri veremez” açıklaması kanunun bu fıkrasıyla bağdaşmaz. Bu özel yetki, olağan ifade çağrısı için sınırsız bir yetki olarak da kullanılamaz.
m.98/3, kovuşturma evresinde kaçak sanık için hâkim veya mahkemece resen ya da savcı istemi üzerine karar verilmesini düzenler. Kaçaklık sıfatı CMK m.247 ile birlikte değerlendirilir. Sadece başka şehirde veya yurt dışında bulunmak yeterli açıklama değildir. Yurt dışındayken Ankara’daki ceza dosyasının takibi, tebligat, gaiplik ve kaçaklık ayrımlarını ayrıca ele alır.
m.98/4 gereğince emirde kişinin açık eşkâli, biliniyorsa kimliği, yüklenen suç ve yakalandığında gönderileceği yer gösterilir. Aynı isimli başka kişiyle karışıklık iddiasında yalnız isim değil, kimlik numarası, doğum bilgileri ve karardaki diğer ayırt edici bilgiler karşılaştırılır. Yanlış kişinin yakalandığı ileri sürülüyorsa bu husus vakit kaybetmeden yetkili makama belgelenmelidir.
24 saat kuralı nasıl uygulanır?
CMK m.94/1, hâkim veya mahkemenin yakalama emri üzerine soruşturma veya kovuşturmada yakalanan kişinin en geç yirmi dört saatte yetkili makam önüne çıkarılmasını zorunlu tutar. Başlangıç, kişinin fiilen yakalandığı zamanla ilişkilidir; yalnız dosyaya kayıt yapılan sonraki saat üzerinden hesap kurulmaz. Yakalama tutanağındaki saat, sevk kaydı ve yapılan işlemlerin zaman çizelgesi bu nedenle saklanmalıdır.
m.94/2’deki çözüm, kişi başka şehirde yakalandığında süreyi belirsiz biçimde uzatmak değildir. Yetkili hâkim veya mahkeme önüne fiziken çıkarılamıyorsa, aynı süre içinde yakalandığı yer adliyesindeki; orada yoksa en yakın adliyedeki sesli ve görüntülü sistem kullanılır. Sorgu veya ifade işlemini yetkili hâkim veya mahkeme yürütür. “En yakın hâkim her durumda dosyanın esasına ilişkin karar verir” şeklinde genelleme yapılamaz.
Bu süre ile CMK m.91’deki gözaltı süreleri ve toplu suçlara ilişkin özel hükümler birbirinin yerine konulmamalıdır. Hangi yakalama türünün uygulandığı belirlenmeden bir dosyadaki süre, başka dosyaya taşınamaz. Kolluk veya savcılık tarafından yapılan işlemlerin hukuka uygunluğu, ilgili karara ve fiilî özgürlükten yoksun bırakma süresine göre denetlenir.
Mesai dışında ifade amacıyla yakalanma: CMK 94/3
CMK m.94/3, ifadesi alınmak amacıyla düzenlenen emir üzerine mesai saatleri dışında yakalanan kişi için özel bir usul öngörür. Kişinin belirlenen tarihte yargı mercii önünde hazır bulunmayı taahhüt etmesi hâlinde, Cumhuriyet savcısı serbest bırakılmasını emredebilir. Bu, otomatik tahliye hakkı veya kolluğun kendiliğinden vereceği bir izin değildir.
Hüküm her yakalama emri için yalnız bir kez uygulanır. Taahhüdün hangi makam önünde, hangi gün ve saatte yerine getirileceği açık olmalıdır. Kanun, taahhüde uyulmamasına ayrıca idari para cezası bağlar. Ceza tutarının uygulanmasında güncel yeniden değerleme kuralları dikkate alınacağından, eski bir metindeki tutar güncel tahsil edilecek tutar gibi sunulmamalıdır.
Bu istisna, kesinleşmiş hapis cezasının infazı için aranan veya hakkında başka nedenle tutuklama işlemi bulunan herkese genişletilemez. Hafta sonu yakalanmış olmak tek başına yeterli değildir; emrin ifade amacı taşıması, mesai dışı uygulama, taahhüt ve savcı kararı birlikte aranır. Kişiye verilen belgenin örneği alınmalı ve taahhüt edilen başvuru yasal usulde yerine getirilmelidir.
Yakalama tutanağı, yakına haber verme ve müdafi
CMK m.97 uyarınca tutanakta hangi suç nedeniyle, hangi koşullarda, nerede ve ne zaman yakalama yapıldığı, işlemi yapan kişiler ve hakların açıklandığı gösterilir. Tutanak sadece imzalanacak bir formalite değildir. Saat, kimlik veya olay anlatımı yanlışsa düzeltme talebi kayda geçirilmelidir. İfade tutanağıyla yakalama tutanağının farklı belgeler olduğu unutulmamalıdır.
CMK m.95, yakalama ve gözaltı durumunun savcı emriyle bir yakına veya kişinin belirlediği kişiye gecikmeksizin bildirilmesini düzenler. Yabancı uyruklu kişi yazılı olarak karşı çıkmadıkça konsolosluğa bildirim hükmü de uygulanır. Bildirimin yapılması, dosya içeriğinin ilgisiz kişilere serbestçe açıklanması anlamına gelmez.
CMK m.147, isnadı öğrenme, müdafi yardımından yararlanma, susma ve lehine delillerin toplanmasını isteme haklarını düzenler. CMK m.154 gereğince müdafiyle başkalarının duyamayacağı ortamda görüşme esastır; kanuni özel sınırlamalar kendi koşullarıyla değerlendirilir. CMK m.148/4’e göre müdafi olmaksızın kollukça alınan ifade, hâkim veya mahkeme önünde doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz. Bu nedenle “bir an önce çıkmak için metni okumadan imzalamak” hakların korunmasını sağlamaz.
Gözaltına ilişkin diğer güvenceler Ankara gözaltı ve ifade hakları rehberinde; tutuklama değerlendirmesi ise tutuklamaya itiraz ve tahliye başvurusunda ayrı olarak açıklanmaktadır.
Emrin kaldırılması talebi ile kanun yolu itirazı
Kaldırma talebinde kararın hukuki nedeni ve bu nedenin neden bulunmadığı veya sona erdiği gösterilir. Örneğin çağrı yanlış adrese gönderilmiş, kişi zaten istenen ifadeyi vermiş veya kimlik karışıklığı yapılmışsa buna ait belge sunulur. Yalnız “yakalama kaydım silinsin” talebi, hangi kararın neden kaldırılacağını açıklamaz.
İtiraz bakımından CMK m.267-271 birlikte incelenir. Hâkim kararlarına ve kanunun açıkça gösterdiği mahkeme kararlarına itiraz mümkündür. CMK m.268’deki genel süre, özel hüküm bulunmadıkça kararın öğrenilmesinden itibaren iki haftadır. Kararı veren makam, inceleme mercii ve başvuruya açıklık ayrı belirlenmelidir; her mahkeme kararına aynı yöntemle itiraz edildiği varsayılmaz.
Kararı veren mercie sunulan dilekçede dosya ve karar numarası, öğrenme tarihi, somut itiraz nedenleri, ek belgeler ve talep gösterilir. CMK m.269 uyarınca itiraz, kararın yerine getirilmesini kendiliğinden durdurmaz; yerine getirmeyi geri bırakma kararı ayrıca değerlendirilir. Kaldırma isteminin veya itirazın verilmiş olması, emrin artık uygulanamayacağı anlamına gelmez.
İşlem tamamlandığında yalnız sözlü bilgiyle yetinilmemelidir. Kaldırma veya yerine getirme nedeniyle emre ilişkin verilen karar, dosyaya işlenme durumu ve başka dosyadan devam eden bir işlem bulunup bulunmadığı yetkili kanallardan kontrol edilir. Müdafi dosya incelemesi yaparken CMK m.153’teki erişim sınırlarına uyar; UYAP Vatandaş Portalı’nda bir kayıt görülmemesi tek başına bütün soruşturma ve tedbirlerin bulunmadığını kanıtlamaz.
Yanlış adrese gönderilen çağrı: Belgeye dayalı başvuru örneği
Öğretici bir örnekte, kişi Ankara’daki soruşturma için çıkarılan çağrının eski adresine gönderildiğini ve kendisine ulaşmadığını ileri sürmektedir. Önce çağrı belgesi, tebliğ mazbatası, adres değişikliğinin tarihi ve makama yapılan bildirim kontrol edilir. Yeni adresin sonradan bildirilmiş olması ile dosyada zaten doğru adres bulunduğu hâlde eski adrese işlem yapılması aynı durum değildir.
Başvuruda güncel adres, çağrıyı öğrenme tarihi ve ifade için hazır olunduğu açıklanır; yetkili makamdan uygun işlem ve emrin değerlendirilmesi istenir. İfade verilecek birim veya tarih mahkeme ya da savcılığın kararıyla belirlenir. Bu örnek, çağrının usulsüz olduğu her iddiada emrin otomatik kalkacağı veya kişinin mutlaka serbest bırakılacağı sonucunu içermez.
Ankara’da dosyanın bulunduğu yer ile yakalama yeri ayrıdır
Ankara’da verilen emir başka şehirde uygulanabilir; bu durum ana dosyanın otomatik olarak yakalama yerine taşındığı anlamına gelmez. Ankara ve Ankara Batı adliyeleri ile ilçelerdeki adli birimler birbirinden ayrılmalıdır. Başvuru, karar üzerinde yazan başsavcılık, sulh ceza hâkimliği veya mahkeme bilgisine göre hazırlanır; yalnız ikamet edilen ilçeye göre seçim yapılmaz.
Bina ve ulaşım bilgisi için Ankara Adliyesi bina rehberi ve resmî adliye sayfası kullanılır. Ulaşım bilgisi, dosya incelemesinin veya gerekli yargısal kararın yerine geçmez. Hukuki yardım ücretinin kapsamı yazılı sözleşmede belirlenir; yakalama emrini kaldırma veya tutuklanmama sonucu ücret karşılığı garanti edilemez.
Sık sorulan sorular
Yakalama emri varsa kesin olarak tutuklanır mıyım?
Hayır. Yakalama emri ile tutuklama farklı işlemlerdir. Tutuklama için CMK m.100-101’deki şartlar ayrıca değerlendirilir.
Savcı ve kolluk hiçbir durumda yakalama emri veremez mi?
CMK m.98/2, kolluk elinden veya infaz kurumundan kaçmaya ilişkin sayılan hâllerde savcı ve kolluğa da yetki tanır. Olağan soruşturma çağrısında m.98/1’deki yöntem uygulanır.
Ankara’daki emirle başka şehirde yakalanırsam 24 saat işlemez mi?
İşler. CMK m.94/2, fiziken yetkili makam önüne götürülemeyen kişinin aynı süre içinde sesli ve görüntülü sistemle yetkili makam tarafından dinlenmesini düzenler.
Mesai dışında yakalanan herkes taahhütle bırakılır mı?
Hayır. CMK m.94/3, ifade amacıyla çıkarılmış emir, mesai dışı yakalama, belirlenen tarihte katılma taahhüdü ve savcı kararı şartlarına bağlıdır.
Avukatın dilekçe vermesi yakalama kaydını siler mi?
Hayır. Dilekçe ile kabul kararı farklıdır. İtiraz da CMK m.269 uyarınca kendiliğinden durdurucu etki doğurmaz.
İfade vermiş olmam başka dosyadaki emri kaldırır mı?
Hayır. Her emir kendi dosyası ve amacı bakımından incelenir; başka tutuklama veya infaz işlemi ayrıca değerlendirilir.
Resmî kaynaklar
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu: m.90-98, 100-101, 145-148, 153-154, 267-271. Adalet Bakanlığı CMK metni, yakalama emri ve mesai dışı ifade düzenlemesinin kontrolünde kullanılmıştır.
Ankara hukuk ve adliye rehberi
Bu konudaki görevli ve yetkili merci; uyuşmazlığın türü, taraflar, işlem veya olay yeri ve özel yetki kuralları birlikte değerlendirilerek belirlenir. Ankara’daki adliyeler, ilçeler ve resmî başvuru kaynakları için Ankara avukat ve hukuk rehberini inceleyebilirsiniz. Yakalama işlemini dosyanın bütününden değerlendirmek için soruşturma ve savunma hakları rehberini inceleyebilirsiniz.
Şeffaflık: Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosunun İstanbul ve Mersin’de fiziksel ofisleri bulunmaktadır; Ankara’da şube bulunduğu ileri sürülmez. Uygun dosyalar Türkiye geneli temsil ve yetki kuralları çerçevesinde Mersin’den koordine edilir.
Türkiye genelinde dosya takibi
Ankara Yakalama Emri ve İfadeye Gitme: CMK 98 konusundaki dosya takibinde kişinin hukuki sıfatı, görevli ve yetkili merci, uygulanacak süre, zorunlu belgeler ile karşı tarafın veya idarenin kayıtları aynı kronolojide toplanır. Yazıda açıklanan maddi ve hukuki koşullar somut belgeyle eşleştirilir; başvuru yolu ile itiraz ya da dava yolu birbirinin yerine kullanılmaz. Elektronik başvuru imkânı; aslın, apostilin, yeminli tercümenin veya özel yetkili vekâletnamenin gerektiği işlemleri ortadan kaldırmaz. Her işlem için teslim veya tebliğ belgesi saklanır ve süre son günü ayrıca kaydedilir.
Mersin uygulaması ve büromuzla iletişim
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosunun İstanbul ve Mersin’de fiziksel ofisleri bulunmaktadır. Ankara Yakalama Emri ve İfadeye Gitme: CMK 98 hakkında Mersin’den veya Türkiye’nin başka bir ilinden iletilen ilk inceleme talebinde karar, tebligat, başvuru numarası ve son işlem tarihi paylaşılmalıdır; kimlik ve hassas belgeler güvenli aktarım yöntemi belirlenmeden gönderilmemelidir. Ön değerlendirme avukatlık ilişkisi kurmaz. Dosyanın kabulü, kapsamı, ücret ve özel yetki gerektiren işlemler yazılı sözleşme ve vekâletname koşulları belirlendikten sonra netleşir; herhangi bir sonuç veya süre garantisi verilmez.
İstanbul Ofisi – Polaris Plaza, Maslak / Sarıyer
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu
Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbul
İstanbul ve Mersin’deki fiziksel ofislerimizden Türkiye genelindeki dosyalar, görev ve yetki kuralları ile gerekli yerel işlemler dikkate alınarak koordine edilir. Yüz yüze görüşme için randevu sırasında tercih ettiğiniz ofisi belirtiniz.
İstanbul ofisini Google Haritalar’da açın · İletişim ve randevu
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
