Arabulucu Kimdir, Arabuluculuk Nedir? 6325 m.2 Tanımlar Rehberi 2026
6325 sayılı Kanuna göre arabulucu kimdir?
6325 sayılı Kanun m.2/1-a, arabulucuyu arabuluculuk faaliyetini yürüten ve Bakanlıkça düzenlenen arabulucular siciline kaydedilmiş bulunan gerçek kişi olarak tanımlar. Tanım iki unsuru birlikte arar: kişi arabuluculuk faaliyetini yürütmeli ve arabulucular siciline kayıtlı olmalıdır. Sadece hukuk eğitimi almak, avukat olmak, müzakere eğitimi görmek veya tarafların “arabulucu” diye adlandırması 6325 sayılı Kanun anlamında arabulucu sıfatı için yeterli değildir.
Bu yazıyla ilgili genel bir sorunuz mu var? Anonim soru sor
Arabuluculuk sicili Adalet Bakanlığı bünyesindeki yetkili birimlerce tutulur. Sicile kayıt şartları Kanunun 20. maddesinde ayrıca düzenlenir. Bu nedenle bir uyuşmazlık 6325 sayılı Kanun rejiminde yürütülecekse, seçilen kişinin sicile kayıtlı olup olmadığı kontrol edilmelidir. Resmî arabuluculuk süreci, sıradan bir danışmanlık veya pazarlık yardımından farklı hukuki sonuçlar doğurur.
Arabulucu gerçek kişidir. Bir hukuk bürosu, danışmanlık şirketi veya arabuluculuk merkezi kurumsal hizmet organizasyonu sağlayabilir; ancak Kanunun tanımındaki arabulucu sıfatı sicile kayıtlı gerçek kişiye aittir. Son tutanak ve anlaşma belgesi düzenlenirken süreci yürüten arabulucunun kimliği bu nedenle önem taşır.
6325 m.2’ye göre arabuluculuk nedir?
Kanun m.2/1-b arabuluculuğu ayrıntılı biçimde tanımlar. Arabuluculuk; sistematik teknikler uygulayarak, görüşmek ve müzakerelerde bulunmak amacıyla tarafları bir araya getiren, tarafların birbirlerini anlamalarını ve çözümlerini kendilerinin üretmesini sağlamak için aralarında iletişim sürecinin kurulmasını gerçekleştiren, uzmanlık eğitimi almış tarafsız ve bağımsız bir üçüncü kişinin katılımıyla yürütülen uyuşmazlık çözüm yöntemidir.
Tanımın merkezinde tarafların kendi çözümlerini üretmesi vardır. Arabulucu, uyuşmazlığın kimin lehine sonuçlanacağını belirleyen bir karar makamı değildir. Tarafların taleplerini, önceliklerini ve olası çözüm seçeneklerini konuşabilecekleri güvenli ve sistematik bir müzakere ortamı oluşturur. Bu yönüyle arabuluculuk, klasik yargılamadan farklıdır.
2017 yılında yapılan değişiklikle tanıma önemli bir unsur eklendi: tarafların çözüm üretemediklerinin ortaya çıkması halinde arabulucu çözüm önerisi de getirebilir. Bu yetki, arabulucuya hüküm verme yetkisi kazandırmaz. Öneri bağlayıcı değildir; taraflar kabul ederse anlaşmanın parçası olur, kabul etmezse hukuki sonuç doğurmaz.
Sicile kayıt şartı neden önemlidir?
Kanun, arabuluculuk unvanı ve yetkisini sicile kayıt şartına bağlamıştır. M.6’ya göre yalnız sicile kayıtlı arabulucular arabulucu unvanını ve bu unvanın sağladığı yetkileri kullanabilir. Bu düzenleme, sürecin mesleki eğitim, etik yükümlülük, gizlilik, tarafsızlık ve denetim çerçevesinde yürütülmesini sağlar.
Tarafların özel bir müzakere danışmanıyla görüşmesi mümkündür; ancak bu görüşmenin 6325 sayılı Kanundaki arabuluculukla aynı hukuki sonuçları doğurduğu varsayılamaz. Özellikle anlaşma belgesinin icra edilebilirliği, dava şartının yerine getirilmesi, son tutanak ve arabuluculuk bürosu sistemi bakımından sicile kayıtlı arabulucu temel unsurdur.
Dava şartı arabuluculukta arabulucu, arabuluculuk bürosu tarafından sistem üzerinden görevlendirilir. İhtiyari arabuluculukta ise taraflar, başka bir usul kararlaştırmadıkça arabulucuyu kendileri seçebilir. Her iki durumda da 6325 sayılı Kanun anlamında arabulucu sicile kayıtlı olmalıdır.
Arabulucunun sicil kaydı nereden kontrol edilir?
Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Daire Başkanlığının Güncel Arabulucular Listesi ekranına doğrudan ulaşabilirsiniz. Ekranda ad, soyad, komisyon ve uzmanlık alanı seçenekleri bulunur. Görüştüğünüz kişinin bilgilerini resmî kayıtla karşılaştırın; yalnız bir büro adı veya kartvizitteki unvan üzerinden değerlendirme yapmayın.
Resmî ekranın bağlantısı 18 Ekim 2026 tarihinde kontrol edilmiştir. Bu kontrol, belirli bir kişinin sicil kaydının veya uzmanlığının bu yazıda teyit edildiği anlamına gelmez.
Arabulucunun tarafsız ve bağımsız olması ne anlama gelir?
Kanunun tanım maddesi arabulucunun tarafsız ve bağımsız üçüncü kişi olduğunu açıkça vurgular. M.9 ise görevin özenle, tarafsız ve şahsen yerine getirilmesini; tarafsızlıktan şüphe edilmesini gerektirecek önemli hal ve şartlar varsa tarafların bilgilendirilmesini düzenler. Tarafsızlık yalnız etik bir ideal değil, kanuni yükümlülüktür.
Arabulucu bir tarafın vekili gibi davranamaz. Bir tarafın hukuki iddiasını savunmak, diğer tarafı baskı altına almak veya tek taraflı menfaat doğrultusunda yönlendirmek arabuluculuk göreviyle bağdaşmaz. Taraflar kendi bağımsız avukatlarından hukuki danışmanlık alabilir; arabulucunun görevi taraflardan birine özel danışmanlık vermek değildir.
Bağımsızlık, arabulucunun süreci dış baskı veya çıkar ilişkisi altında yürütmemesini ifade eder. Taraflardan biriyle iş ilişkisi, yakınlık veya uyuşmazlıkla bağlantılı başka bir menfaat tarafsızlık konusunda şüphe doğuruyorsa m.9’daki bilgilendirme yükümlülüğü uygulanır. Taraflar açıklamaya rağmen birlikte talep ederse arabulucu görevi üstlenebilir veya sürdürebilir.
Arabulucu çözüm önerisi verebilir mi?
Evet, fakat bunun sınırı Kanunun tanımında belirlenmiştir. M.2/1-b’ye göre tarafların çözüm üretemediklerinin ortaya çıkması halinde arabulucu çözüm önerisi getirebilir. Bu değişiklik, arabulucunun tamamen pasif bir toplantı yöneticisi olmadığını gösterir. Bununla birlikte öneri, hâkim kararı veya hakem kararı değildir.
Örneğin ticari alacak uyuşmazlığında tarafların ödeme takviminde uzlaşamaması halinde arabulucu, tarafların açıkladığı sınırlar içinde farklı taksit modeli önerebilir. Kira uyuşmazlığında tahliye tarihi ve borç ödeme planını birlikte ele alan bir paket önerebilir. İş uyuşmazlığında tarafların hesaplamaları arasında bir uzlaşma çerçevesi önerebilir. Hiçbir örnekte tarafın “kabul etmek zorunda” olduğu bir sonuç doğmaz.
Çözüm önerisi tarafsızlığı ortadan kaldıracak şekilde yapılamaz. Arabulucu, “hukuken kesin haklı olan taraf budur” diyerek karar veremez. Öneri uyuşmazlığın çözümüne hizmet eder; nihai irade taraflara aittir.
Arabulucu hâkim, hakem veya bilirkişi değildir
Arabuluculukla yargılama arasındaki en temel fark karar yetkisidir. Hâkim, yargılama sonunda bağlayıcı hüküm verir. Hakem, tahkim sözleşmesine dayanarak uyuşmazlık hakkında hakem kararı verir. Arabulucu ise taraflar adına karar vermez; müzakere sürecini yönetir.
6325 m.15/4 bu sınırı açıkça koyar: niteliği gereği yargısal bir yetkinin kullanımı olarak sadece hâkim tarafından yapılabilecek işlemler arabulucu tarafından yapılamaz. Arabulucu keşif kararı veremez, tanığı zorla dinleyemez, bilirkişi incelemesi yaptırmayı yargısal emirle dayatamaz veya ihtiyati tedbir kararı kuramaz.
Taraflar teknik bir konuda uzmandan görüş almayı kararlaştırabilir; ancak bu, arabulucunun mahkeme gibi bilirkişi delili topladığı anlamına gelmez. Arabuluculuk esnek bir müzakere sürecidir; delil toplama ve uyuşmazlığı hükümle çözme işlevi yargılamaya aittir.
Arabuluculuk ihtiyari ise neden bazı dosyalarda zorunlu?
Kanunun m.2 tanımı arabuluculuğu ihtiyari uyuşmazlık çözüm yöntemi olarak nitelendirir. M.3 de tarafların süreci devam ettirme ve sona erdirme özgürlüğünü korur. Buna karşılık m.18/A ve özel kanunlar belirli uyuşmazlıklarda dava açmadan önce arabulucuya başvuruyu dava şartı haline getirmiştir.
Bu iki kural çelişmez. Dava şartı arabuluculukta zorunlu olan, mahkemeye gitmeden önce arabuluculuk yolunun denenmesidir. Tarafların anlaşması zorunlu değildir. Taraflar toplantıya katılıp anlaşamayabilir ve sonrasında dava açabilir. Arabulucunun çözüm önerisi de tarafların kabulü olmadan bağlayıcı hale gelmez.
İhtiyari arabuluculukta ise kanun başvuruyu dava şartı yapmaz. Taraflar uyuşmazlık ortaya çıktıktan sonra veya dava görülürken birlikte arabuluculuğa gitmeye karar verebilir. Dava açıldıktan sonra ortak başvuru halinde yargılamanın ertelenmesine ilişkin m.15/5 hükmü uygulanabilir.
Arabuluculuk süreci genel olarak nasıl işler?
- Uyuşmazlığın arabuluculuğa elverişli olup olmadığı belirlenir.
- Uyuşmazlık dava şartı kapsamındaysa yetkili arabuluculuk bürosuna başvuru yapılır; ihtiyari süreçte arabulucu taraflarca seçilebilir.
- Arabulucu taraflarla iletişim kurar ve ilk toplantıyı planlar.
- Faaliyetin başında taraflar süreç, esaslar, gizlilik ve hukuki sonuçlar konusunda aydınlatılır.
- Taraflar taleplerini ve uyuşmazlık noktalarını açıklar; ortak veya ayrı görüşmeler yapılabilir.
- Çözüm seçenekleri ve teklifler müzakere edilir.
- Taraflar çözüm üretemezse arabulucu, şartları varsa çözüm önerisi getirebilir.
- Anlaşma varsa kapsam taraflarca belirlenir ve anlaşma belgesine yazılır.
- Anlaşma yoksa son tutanak düzenlenir.
- Dava şartı dosyalarda son tutanak daha sonraki dava bakımından usuli belge işlevi görür.
Bu süreç her dosyada aynı uzunlukta veya aynı toplantı sayısıyla yürümek zorunda değildir. Uyuşmazlığın türü, taraf sayısı, parasal büyüklük, belge durumu ve müzakere ihtiyacı sürecin yapısını etkiler. Arabulucu tarafların emredici hukuka aykırı olmayan usul tercihlerine göre süreci şekillendirebilir.
Arabuluculuk sonunda hangi belgeler düzenlenir?
6325 m.17 uyarınca faaliyet sonunda tarafların anlaştığı, anlaşamadığı veya faaliyetin nasıl sonuçlandığı bir tutanakla belgelendirilir. Tutanak arabulucu, taraflar, kanuni temsilcileri veya avukatlarınca imzalanır; taraflar ya da temsilcileri imzalamazsa sebebi belirtilerek yalnız arabulucu tarafından imzalanabilir.
Taraflar anlaşırsa ayrıca m.18 kapsamında anlaşma belgesi düzenlenebilir. Anlaşmanın kapsamını taraflar belirler. İcra edilebilirlik şerhi alınan anlaşma belgesi ilam niteliğinde belge sayılır. Taraflar, avukatları ve arabulucunun birlikte imzaladığı anlaşma belgesi için Kanun ayrıca şerhsiz ilam niteliğinde belge sonucu düzenler. Taşınmaz devri ve sınırlı ayni haklarda özel hükümler saklıdır.
Anlaşma belgesi ile son tutanak aynı işlevi görmez. Son tutanak sürecin nasıl sonuçlandığını belgeleyen temel kayıttır; anlaşma belgesi ise tarafların üzerinde uzlaştığı somut edimleri ve yükümlülükleri içerir. Metin hazırlanırken ödeme tutarı, tarih, faiz, teslim, tahliye veya diğer edimler açık yazılmalıdır.
Arabulucu seçerken kontrol listesi
- Arabulucunun Adalet Bakanlığı arabulucular siciline kayıtlı olduğunu kontrol edin.
- Uyuşmazlığın niteliğine uygun uzmanlık veya mesleki tecrübe bulunup bulunmadığını değerlendirin.
- Tarafsızlık konusunda şüphe doğurabilecek ilişki veya çıkar çatışmasını baştan sorun.
- Ücretin hangi tarife veya sözleşmeye göre belirlendiğini netleştirin.
- Toplantıların yüz yüze mi çevrim içi mi yapılacağını ve iletişim yöntemini belirleyin.
- Gizlilik kurallarını ve belge paylaşım yöntemini netleştirin.
- Tarafların avukatla katılımına ilişkin organizasyonu önceden planlayın.
- Birden fazla arabulucu kullanılacaksa ücret ve görev paylaşımını açıklaştırın.
- Yabancılık unsuru veya taşınmaz işlemi varsa özel usulleri bilen bir arabulucu tercih edin.
- Anlaşma belgesi hazırlanırken bağımsız hukuki danışmanlık ihtiyacını ayrıca değerlendirin.
Türkiye geneli ve Mersin uygulaması
Arabulucu tanımı ve sicil şartı Türkiye genelinde aynıdır. Mersin’de dava şartı veya ihtiyari arabuluculuk yürüten kişinin 6325 sayılı Kanundaki arabulucu sıfatını taşıması gerekir. Mersin’deki ticaret, lojistik, liman, kira, iş ve tüketici uyuşmazlıklarında arabuluculuk, uyuşmazlığın mahkemeye taşınmadan çözülmesi için önemli bir yöntemdir.
Buna karşılık arabulucunun yerel uygulamayı bilmesi, Kanunun temel sınırlarını değiştirmez. Arabulucu tarafsız üçüncü kişidir; taraf vekili değildir ve yargısal yetki kullanamaz. Türkiye genelindeki dosyalar bakımından aynı ilke geçerlidir.
Sık sorulan sorular
Her avukat arabulucu mudur?
Hayır. Arabulucu sıfatı için 6325 sayılı Kanundaki sicile kayıt şartlarının yerine getirilmesi gerekir.
Arabulucu karar verebilir mi?
Hayır. Arabulucu bağlayıcı hüküm kurmaz; tarafların anlaşmasına yardımcı olur.
Arabulucu çözüm önerebilir mi?
Evet. Tarafların çözüm üretemediğinin ortaya çıkması halinde m.2 kapsamında çözüm önerisi getirebilir; öneri bağlayıcı değildir.
Arabulucu bilirkişi gibi rapor hazırlar mı?
Hayır. Arabulucu yargısal delil toplama veya bilirkişi görevlendirme yetkisine sahip değildir.
Arabuluculuk gizli midir?
Kural olarak evet. 6325 m.4 uyarınca aksi kararlaştırılmadıkça arabulucu, taraflar ve görüşmeye katılan diğer kişiler gizliliğe uymalıdır. Gizlilik ile belirli beyan ve belgelerin sonraki davada kullanılması farklı kurallardır; delil konusunda m.5 ayrıca incelenir.
Arabuluculukta avukat olabilir mi?
Evet. Taraflar müzakerelere bizzat veya vekilleri aracılığıyla katılabilir.
Dava şartı arabuluculukta anlaşmak zorunlu mu?
Hayır. Başvurunun dava şartı olması, anlaşmanın zorunlu olduğu anlamına gelmez.
Arabuluculukta söylenenler davada kullanılır mı?
6325 m.5’te sayılan müzakere teklifleri, öneriler, kabuller ve sırf arabuluculuk için hazırlanan belgeler hukuk davası ve tahkimde delil olamaz. Ancak kanunun emrettiği veya anlaşmanın uygulanması ve icrası için gereken ölçüde açıklama yapılabilir. Önceden mevcut ve hukuken kullanılabilir bir belge de yalnız arabuluculukta sunulduğu için delil niteliğini kaybetmez; m.5’teki sınırlamalar saklıdır.
Arabulucu taraflardan biriyle ayrı görüşebilir mi?
Evet. 6325 m.8 arabulucunun tarafların her biriyle ayrı ayrı veya birlikte görüşebileceğini düzenler.
Arabulucu taraflardan birinin sonradan avukatı olabilir mi?
Aynı uyuşmazlıkla ilgili açılan davada, o uyuşmazlıkta arabulucu olarak görev yapan kişi daha sonra taraflardan birinin avukatı olarak görev üstlenemez.
İçerik hazırlama notu: İlk kapsamlı metin 11 Eylül 2026 tarihinde; 6325 sayılı Kanun m.2, m.6, m.8, m.9, m.15, m.17 ve m.18 birlikte değerlendirilerek hazırlanmıştır. Arabulucu, avukat, hâkim, hakem ve bilirkişi kavramları ayrı açıklanmıştır. Bu tarih, sayfanın tüm hükümlerinin bugün yeniden denetlendiği anlamına gelmez.
İlgili rehberler
Resmî kaynaklar
- Adalet Bakanlığı – 6325 sayılı Kanun; özellikle m.4 ve m.5
- Arabuluculuk Daire Başkanlığı – Kanun kaynak sayfası
- Güncel Arabulucular Listesi
Hukuki destek: Arabulucu seçimi, dava şartı başvurusu, müzakere ve anlaşma belgesinin incelenmesi için Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu ile iletişime geçebilirsiniz. Türkiye genelindeki dosyalar Mersin’deki ofisten yürütülmektedir.
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu — Mersin Ofisi
Bu harita Mersin’deki fiziksel ofisi gösterir. Türkiye genelindeki dosyalar görev ve yetki kuralları çerçevesinde bu ofisten yürütülür.
İstanbul Ofisi – Polaris Plaza, Maslak / Sarıyer
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu
Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbul
İstanbul ve Mersin’deki fiziksel ofislerimizden Türkiye genelindeki dosyalar, görev ve yetki kuralları ile gerekli yerel işlemler dikkate alınarak koordine edilir. Yüz yüze görüşme için randevu sırasında tercih ettiğiniz ofisi belirtiniz.
İstanbul ofisini Google Haritalar’da açın · İletişim ve randevu
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
BAKIRCI & KESKİN HUKUK BÜROSU sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
