B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Avrupa Hesap Koruma Emrine İtiraz: Bloke Nasıl Kaldırılır?

Avrupa Hesap Koruma Emri nedeniyle hesabı bloke edilen kişi, emrin verilmesine ve hesabın bulunduğu ülkedeki uygulanmasına karşı farklı başvuru yollarını kullanabilir. 655/2014 sayılı Tüzük m.33, emri veren devletin mahkemesindeki itirazı; m.34 ise uygulama devletindeki sınırlama veya sona erdirme talebini düzenler. Borcun ödendiği, fazla tutar korunduğu, gerekli tebligat yapılmadığı veya hacizden muaf paranın bloke edildiği iddiaları aynı makam ve aynı gerekçeyle ileri sürülmez.

Başlangıçta borçluya haber verilmeden karar alınabilmesi, sonradan savunma ve belge inceleme hakkının bulunmadığı anlamına gelmez. Bu rehber, EAPO ile karşılaşan borçlunun hesabı, geçimini sağlayan tutarları ve usul haklarını hangi yoldan koruyacağını açıklar. Genel başvuru koşulları Avrupa Hesap Koruma Emri şartları yazısında ayrıca incelenmiştir. Buradaki konu, verilmiş ve uygulanmış emre karşı başvurudur. Kaynak kontrolü: 24 Ekim 2026.

Banka hesabındaki kilitten yargısal inceleme belgesine geçişi gösteren özgün hesap, terazi ve kontrol çizimi
Bu yazı için hazırlanmış özgün çizim: emre itiraz ile hesabın bulunduğu ülkedeki uygulamanın denetimi ayrı yollardır.

Önce blokenin hangi karara dayandığı belirlenir

Bankanın mobil uygulamasında işlem yapılamaması, tek başına EAPO uygulandığını göstermez. Ulusal haciz, banka güvenlik tedbiri, uyum incelemesi ve Avrupa Hesap Koruma Emri farklı işlemlerdir. Bankadan veya ilgili makamdan kararın türü, numarası, veren mahkeme, korunan tutar ve uygulama tarihi öğrenilir. Bu bilgiler olmadan her bloke için 655/2014 maddelerine dayanan bir dilekçe hazırlanması doğru değildir.

Gerçek bir EAPO varsa emrin A ve B bölümleri, alacaklının başvurusu, dayanak belgeler ve bankanın uygulama bildirimi incelenir. M.28, borçluya verilecek belge grubunu ayrıca düzenler. Yalnız banka mesajında görülen toplam tutar, alacağın sebebini veya hangi koşulla karar verildiğini açıklamayabilir. İlk iş, belgenin tamamına ulaşmak ve işlem zincirini tarihleriyle kurmaktır.

Emrin verildiği devlet ile hesabın tutulduğu devlet aynı olmayabilir. Birden fazla ülkede hesap korunmuşsa her uygulama ayrı gösterilir. Kararı veren mahkemenin dosya numarasıyla yerel icra dosyasının numarası karıştırılmaz. Başvurunun hangi kararı veya hangi ülkedeki uygulamayı hedeflediği dilekçenin başında açık olmalıdır. Yanlış makama gönderilen genel şikâyet, doğru başvuru işleminin yerine otomatik olarak geçmez.

Madde 33: emrin koşulları sağlanmamışsa

Tüzük m.33/1-a, düzenlemedeki koşul veya gerekliliklerin karşılanmaması hâlinde borçlunun emrin kaldırılmasını veya gerektiğinde değiştirilmesini isteyebilmesini düzenler. Yetkili merci, emrin verildiği üye devletin görevli mahkemesidir. Başvuru; kapsam, mahkeme yetkisi, gerçek risk veya gerekli deliller gibi hangi koşulun eksik olduğuna odaklanmalıdır. Yalnız borca itiraz edildiğinin söylenmesi bütün koruma koşullarını kendiliğinden çürütmez.

Alacaklının sunduğu risk gerekçesi incelenirken olağan iş ödemeleriyle malvarlığının sıra dışı boşaltılması ayrılır. M.7 ve gerekçe 14 çerçevesindeki gerçek tehlikenin bulunmadığı ileri sürülüyorsa, düzenli faaliyet, sözleşmeli ödeme veya mevcut teminat gibi ilgili kayıtlar sunulur. Belgelerin tarihleri kararın verildiği döneme bağlanır. Sonraki gelişme nedeniyle artık risk kalmadığı iddiası ise m.35’teki değişen koşul yoluyla ayrıca ilişkilendirilir.

Borcun esasını gören dava ile koruma emrinin denetimi de farklıdır. EAPO itirazında alınan karar, her durumda alacağın varlığı hakkında nihai hüküm oluşturmaz. Borçlu esas davadaki cevap ve delil takvimini ayrıca izlemelidir. Banka blokesine itiraz edilmesi, alacak davasının tebligat ve kanun yolu sürelerini kendiliğinden durdurduğu şeklinde yorumlanamaz. İki dosyanın talepleri ve takip çizelgeleri ayrı tutulur.

Alacaklıdan alınan güvence yetersizse

Madde 33/2, m.12’deki güvence koşullarının karşılanmadığı gerekçesiyle teminat kararının gözden geçirilmesini istemeye izin verir. Bu başvuru, borçlunun kendi teminatını vererek parayı serbest bıraktırmasıyla aynı değildir. Burada alacaklının olası zarar sorumluluğu için mahkemenin aldığı veya almadığı güvence incelenir. Talep edilen ek güvenceyle hangi riskin karşılanacağı açıklanmalıdır.

Mahkeme alacaklının teminat veya ek teminat vermesine karar verirse süre belirler ve yerine getirilmemesinin emrin kaldırılmasına veya değiştirilmesine yol açacağını bildirir. Bu nedenle borçlu “teminat eksik” açıklamasıyla bankadan kendi başına blokenin kaldırılmasını isteyerek mahkeme aşamasını atlayamaz. Eksiklik yetkili mercie sunulur, verilen kararın sonucu ilgili uygulama makamınca yerine getirilir.

On dört gün içinde belge verilmemesi hangi sonucu doğurur?

Madde 33/1-b, hesabın korunmasından itibaren on dört gün içinde emrin, uygulama bildiriminin veya m.28/5’teki diğer belgelerin borçluya tebliğ edilmemesini bir başvuru sebebi sayar. Bu süre borçlunun emre karşı bütün itirazlarını on dört gün içinde yapmak zorunda olduğu anlamına gelmez. Maddede ölçülen olay, koruma sonrasındaki belge tebliğidir. Başvuru süresiyle tebligat eksikliğinin oluştuğu zaman ayrılmalıdır.

Madde 33/3, eksikliğin giderilmesine ilişkin özel mekanizma içerir. Alacaklı borçlunun bu nedenle başvurduğunu öğrendikten sonra on dört gün içinde kanundaki giderme adımlarını yerine getirirse, eksik tebliğ gerekçesi aynı şekilde kaldırma sonucuna bağlanmaz. Hükümde belirlenen durumlarda görevli tebliğ birimine başvuru yapılması veya gerekli çevirilerin mahkemeye verilmesi önemlidir. İlk tebliği başlatmakla yükümlü alacaklının gereken adımları attığını göstermesi de aranır.

Borçlu m.33/5 uyarınca belgenin gönderilebileceği adresi göstermeli veya belgeleri emri veren devlet mahkemesinden almayı kabul ettiğini belirtmelidir. Eksik belge itirazı yapılırken teslim kanalının belirsiz bırakılması doğru hazırlık değildir. Gönderilen yeni evrakın tamlığı, dili ve ilgili dosyayla bağlantısı kontrol edilir. Sadece önceki eksikliği tekrarlamak yerine, sonradan gerçekten tamamlanıp tamamlanmadığı da kayda alınır.

Tercüme eksikliği ile bütün eklerin çevrilmemesi farklıdır

Madde 33/1-c, borçluya verilen belgelerin m.49/1’deki dil koşullarını karşılamamasını ayrı başvuru nedeni sayar. Emir ve alacaklının başvurusu, borçlunun yerleşim ülkesinin ilgili resmî dilinde veya anlayabildiği başka dilde değilse gerekli tercüme ya da harf çevrimiyle sunulmalıdır. Kişinin vatandaşlığı, hangi dili gerçekten anladığının otomatik cevabı değildir. Dil koşulu ilgili belge ve muhatap üzerinden incelenir.

Buna karşılık alacaklının sunduğu bütün destekleyici belgeler için aynı otomatik tercüme kuralı yoktur. M.49/1, mahkemenin hakların kullanılmasını sağlamak için belirli eklerin çevrilmesini istisnai olarak gerekli görebilmesini düzenler. Bu ayrım yapılmadan “her ek çevrilmediği için emir kesin düşer” sonucu kurulmaz. M.33/4’teki on dört günlük tercüme tamamlama yolu da ayrıca dikkate alınır.

Borcun ödenmesi ve dayanak kararın ortadan kalkması

Madde 33/1-e, alacağın tamamen veya kısmen ödenmesini kaldırma ya da değişiklik gerekçesi olarak düzenler. Dekont, ödeme tarihi, alıcı ve hangi borca ilişkin olduğu birlikte gösterilir. Aynı taraflar arasındaki başka sözleşme için yapılan ödeme, uyuşmazlık konusu alacağa açıklamasız mahsup edilemez. Kısmi ödeme varsa talep yalnız gerçekten sona ermiş veya güvence ihtiyacı azalmış bölümle ilişkilendirilir.

Esas davada talebin reddedilmesi m.33/1-f; güvenceye alınan karar, mahkeme sulhu veya resmî belgenin kaldırılması yahut iptali ise m.33/1-g kapsamında ayrıca düzenlenmiştir. Bu kayıtların tam metni ve güncel etkisi sunulur. Bir kanun yoluna başvurulmuş olmasıyla dayanak kararın gerçekten kaldırılmış olması aynı değildir. Dilekçede gerçekleşmiş usul sonucu, yalnız beklenen bir sonuç gibi veya bunun tersi biçimde aktarılmamalıdır.

Madde 33/1-d, emrin tutarını aşan korumanın m.27 uyarınca bırakılmamasını da başvuru sebebi sayar. Birden fazla bankada ayrı ayrı aynı toplamın korunması söz konusuysa banka bildirimleri yan yana konur. Hesap toplamı, emrin tutarı, serbest bırakılan kısım ve kalan koruma belirlenir. Bir bankanın tek başına tutarı aşmaması, bütün ülkelerdeki koruma toplamında aşım bulunmadığını göstermez.

Madde 34: hacizden muaf paranın bulunduğu devlette korunması

Madde 31, icra devletinin hukukuna göre hacizden muaf tutarların EAPO korumasından da muaf olmasını sağlar. Ulusal hukuk kendiliğinden ayırmayı öngörüyorsa ilgili makam bu ayırmayı resen yapar; talep gerekiyorsa borçlu m.34/1-a yolunu kullanır. Bu nedenle bütün Avrupa ülkelerinde geçim giderleri için aynı sabit rakam bulunduğu söylenemez. Hesabın tutulduğu devletin muafiyet sistemi uygulanır.

Maaş, sosyal ödeme veya aile geçimiyle ilgili tutarlar incelenirken paranın kaynağı ve hesabın niteliği gösterilir. Bir hesabın gündelik ödemeler için kullanılması, içindeki her paranın koşulsuz muaf olduğu anlamına gelmez. Öte yandan koruma emrinin yabancı mahkemeden gelmiş olması da ulusal muafiyeti kaldırmaz. Başvuru, hangi tutarın hangi hükümle korunması gerektiğini ve uygulamada neyin eksik kaldığını açıklamalıdır.

Madde 34/1-b, Tüzük kapsamı dışında kalan hesap, dayanak belgenin icrasının reddi, kararın icra edilebilirliğinin kaynak devlette durdurulması ve maddede atıf yapılan diğer sebepler için o devletteki uygulamanın sona erdirilmesini düzenler. M.34/2’de açık kamu düzeni aykırılığı ayrıca yer alır. Bu yol, emri veren mahkemenin bütün değerlendirmesini başka devlette sınırsız yeniden yargılama fırsatı değildir; belirtilen sebep ve kapsam korunmalıdır.

Almanya’da emre itiraz ile uygulama itirazının mercii

Almanya’nın resmî m.50 bildirimi, m.33/1 başvurusunda emri veren mahkemeyi; m.34/1 ve 2 başvurularında ise uygulama bakımından görevli yerel mahkemeyi, Amtsgericht’i gösterir. Başka ülkede verilmiş emrin Alman hesabında uygulanması durumunda bu merci ayrımı özellikle önemlidir. Borçlunun ikamet ettiği herhangi bir mahkemeye yazı göndermesi doğru merci kontrolünün yerine geçmez.

Aynı bildirim, Alman haciz korumalı hesabını Pfändungsschutzkonto olarak tanımlar ve ZPO §850k ile §§899 ve devamına işaret eder. Muaf tutarlar düzenli olarak güncellendiği için eski bir internet tablosundaki rakam yeni dosyaya aynen alınmamalıdır. Bu yazı güncel tutarı varsaymak yerine hesabın korumalı niteliğinin ve uygulanacak dönem sınırının belgelendirilmesini esas alır. Ortak hesap ve üçüncü kişiye ait para ayrıca incelenir.

Koşullar değişmişse veya taraflar anlaşmışsa

Madde 35/1, emrin verildiği koşulların değişmesi nedeniyle hem borçluya hem alacaklıya emri veren mahkemeden değiştirme veya kaldırma talep etme imkânı verir. Değişikliğin ne olduğu ve hangi tarihte gerçekleştiği somutlaştırılır. Yeni ödeme, başka yeterli güvence veya dayanak uyuşmazlığın değişen durumu ilgili olabilir; ancak her gelişmenin emri tamamen kaldıracağı peşinen söylenemez.

Taraflar sulh olmuşsa m.35/3 kapsamında birlikte başvurarak emrin değiştirilmesini veya kaldırılmasını, yahut uygulamanın sınırlanmasını veya sona erdirilmesini isteyebilir. Anlaşma yapılmış olmasıyla bankanın emirden haberdar edildiği ve paranın serbest kaldığı aynı şey değildir. Sulh metnindeki ödeme ve koruma düzeni açık olmalı, gerekli makam kararı ve bankaya iletim ayrıca takip edilmelidir. Sözlü mutabakatla bütün uygulama adımlarının tamamlandığı kabul edilmez.

Bloke yerine güvence verilmesi

Madde 38/1-a, borçlunun emrin tutarı kadar teminat veya kabul edilebilir ve en az aynı değerde alternatif güvence sağlaması hâlinde, emri veren mahkemenin korunan paranın serbest bırakılmasına karar verebilmesini düzenler. Bu işlem borcun ödendiği iddiası değildir. Amaç, alacaklı için güvenceyi korurken hesaptaki paranın serbest bırakılmasını sağlayacak başka güvenceyi yerleştirmektir.

M.38/1-b, icra devletindeki mahkeme veya yetkili makam önünde o devlette korunan tutar ölçüsündeki güvenceyle uygulamanın sona erdirilmesini ayrıca düzenler. Birden fazla ülkede koruma varsa bütün emir tutarıyla belirli ülkedeki tutar ayrılmalıdır. Mahkemenin kabul etmediği bir garanti metni, bankaya gönderildi diye kendiliğinden blokeyi kaldırmaz. Güvencenin türü, değeri ve sunulacağı makam ilgili hukuk çerçevesinde belirlenir.

Başvuru formu, ilk başvuru ve kanun yolu süreleri

Madde 36/1, m.33–35 başvurularının standart başvuru formuyla yapılmasını ve her zaman sunulabilmesini düzenler. Bu, sonraki mahkeme kararına karşı kanun yolunun süresiz olduğu anlamına gelmez. Resmî EAPO formları içinde başvuru yolu formu ile m.37 kapsamındaki kanun yolu formu ayrıdır. Hangi kararın hedeflendiği ve hangi aşamada bulunulduğu belirlenir.

M.36/4, gerekli bütün bilgiler alındıktan sonra kararın gecikmeden ve en geç yirmi bir gün içinde verilmesini düzenler; m.45’in istisnai durum kuralı saklıdır. Bu süre başvurunun ilk gününden itibaren kesin banka açılma takvimi olarak sunulamaz. Eksik bilgi, tebligat ve mahkeme kararının uygulamaya iletilmesi ayrı aşamalardır. M.36/5 uyarınca kaldırma veya sınırlama kararı derhâl icra edilebilir; fiilî uygulama yine ilgili makamlarca tamamlanır.

M.37, her iki tarafa başvuru üzerine verilen karara karşı kanun yolu hakkı tanır. Süre ve başvurulacak mahkeme ulusal bildirimden kontrol edilir. Almanya’nın resmî bildirimi, bu kanun yolu için kararın ilgili kişiye tebliğinden itibaren bir aylık süre belirtir. Bu kayıt ilk m.33–35 başvurusuyla karıştırılmamalıdır. Belgeler yabancı ülkedeyken de tebliğ tarihi ve varsa ulusal temsil şartları gecikmeden incelenir.

Hesaptaki para üçüncü kişiye aitse

Madde 39, üçüncü kişinin emre karşı başvurusunu emrin verildiği devlet hukukuna; uygulamaya karşı başvurusunu ise icra devletinin hukukuna bağlar. Bu nedenle borçlu olmayan ortak hesap sahibinin durumu, borçlunun kendi ödeme savunmasıyla aynı değildir. Kimin hangi paranın sahibi olduğunu veya hesabı kimin adına yönettiğini gösteren belgeler hazırlanır. Banka kaydı, temsil ilişkisi ve para kaynağı birlikte değerlendirilir.

Ortak veya başkası adına tutulan hesaplardaki koruma sınırı m.30 uyarınca icra devletinin hukukuyla belirlenir. Bir hesabın iki isimli olması bütün bakiyenin koşulsuz yarıya bölüneceği anlamına gelmez. Üçüncü kişi hakkı ileri sürülüyorsa hangi ulusal başvuru yolunun uygulanacağı ve yetkili merci ayrıca bulunur. EAPO dosyasının varlığı, üçüncü kişinin belgelerini veya usulî sıfatını gereksiz hâle getirmez.

Bloke zarar doğurduysa tazminat incelemesi ayrıca yapılır

Madde 13/1, alacaklının kusuru nedeniyle koruma emrinden doğan zarardan sorumluluğunu düzenler. Emrin sonradan kaldırılması, her dosyada kendiliğinden sabit bir tazminat tutarı doğurmaz. Zararın ne olduğu, koruma işlemiyle bağlantısı ve alacaklıya yüklenen kusur açıklanmalıdır. Banka ücretleri, yerine getirilemeyen ödeme veya başka ekonomik kayıp ileri sürülüyorsa gerçek belgeler hazırlanır; aynı zarar farklı adlarla tekrar hesaplanmaz.

M.13/2, belirli durumlarda alacaklının aksini ispat edebileceği kusur karineleri getirir. Esas işlemi başlatmama, fazla korunan tutarın serbest bırakılmasını istememe ve belirli tebligat ya da tercüme yükümlülüklerine uymama bu çerçevede yer alır. Bu karineler zarar ve bağlantı hakkında hiçbir belge sunulmasına gerek kalmadığı anlamına gelmez. Ulusal hukukun m.13/3 kapsamında saklı tutulan diğer sorumluluk kuralları da ayrıca değerlendirilir.

Alacaklının sorumluluğuna uygulanacak hukuk m.13/4 uyarınca icra devletinin hukukudur. Birden fazla devlette hesap korunmuşsa borçlunun ilgili mutad meskeni veya en yakın bağlantı ölçütleriyle hangi hukuk uygulanacağı belirlenir. M.13/5 ise bankaya veya üçüncü kişilere karşı sorumluluk konusunu bu maddenin dışında tutar. Böylece borçlunun alacaklıya yönelttiği zarar talebiyle bankanın ayrı işleminden doğduğu ileri sürülen talep birbirine karıştırılmaz.

Yabancı mahkemede temsil şartı ayrıca kontrol edilir

Madde 41, koruma emri alınması aşamasıyla dördüncü bölümdeki başvuru yolları için temsil düzenini ayırır. Başvuru yolunun kullanıldığı ülkede, tarafların vatandaşlığına veya yerleşimine bakılmaksızın aynı tür işlem için avukat zorunluluğu varsa bu koşul uygulanabilir. Türkiye’deki avukata vekâlet verilmesi, başka ülkenin mahkemesinde geçerli temsil şartlarının tamamlandığını kendiliğinden göstermez. Dosya koordinasyonu ile ilgili yargı makamı önünde işlem yapma yetkisi ayrı belirlenir.

Başvuru dosyasının son kontrolü

SorunHazırlanacak delilTemel başvuru
Emir koşulları yokYetki, kapsam ve risk değerlendirmesini karşılayan kayıtM.33/1-a
Tebligat veya dil eksikUygulama tarihi, gelen evrak ve eksik çeviriM.33/1-b, c ve giderme hükümleri
Ödeme veya fazla tutarDekontlar ve bütün banka koruma bildirimleriM.33/1-d, e
Muaf paraHesap niteliği, kaynak ve ulusal muafiyet belgesiM.31 ve 34
Koşul değişikliğiYeni olgu veya tarafların anlaşmasıM.35
Alternatif güvenceKabul edilebilir tür ve değerde teminatM.38
Üçüncü kişi hakkıMülkiyet, ortak hesap veya temsil kayıtlarıM.30 ve 39

Sık sorulan sorular

EAPO önceden haber verilmeden uygulanabilir mi?

M.11 karar öncesi bildirim ve dinlememe düzeni kurar. Ancak sonraki belge tebliği ve m.33–39 başvuru hakları devam eder.

Her itiraz hesabın bulunduğu ülkede mi yapılır?

Hayır. Emrin kendisine ilişkin m.33 ile uygulamaya ilişkin m.34 farklı merci ve sebepler düzenler. Talep önce sınıflandırılmalıdır.

On dört gün bütün itirazlar için ortak süre mi?

Hayır. M.33’teki on dört gün tebligat ve belirli tamamlama işlemleriyle ilgilidir. İlk başvuru ve karara karşı kanun yolu ayrı takvimlerdir.

Tebligat eksikliği sonradan giderilebilir mi?

M.33/3, alacaklının bilgilendirilmesinden sonra belirli koşullarla giderme yolu düzenler. İlk tebliğ yükümlülükleri ve verilen adres ayrıca kontrol edilir.

Borcun bir kısmını ödemişsem ne istemeliyim?

M.33/1-e kapsamında ödeme belgesi ve ilgili borç bağlantısı gösterilerek kaldırma veya uygun değişiklik istenir. Kısmi ödeme bütün borcun sona erdiği şeklinde sunulmaz.

Geçim için gereken bütün para her ülkede aynı miktarda korunur mu?

M.31 icra devletinin muafiyet hukukunu esas alır. Tüzük bütün ülkeler için tek para sınırı koymaz; talep veya resen uygulama yöntemi ayrıca belirlenir.

Teminat vererek bloke kaldırılabilir mi?

M.38 koşullarıyla uygun ve yeterli güvence sunularak serbest bırakma veya ilgili devlette uygulamanın sona erdirilmesi istenir. Makamın kararı gerekir.

Taraflar anlaşınca banka hesabı otomatik açılır mı?

M.35/3 ortak başvuru yolu sağlar. Sulh metni ile yetkili makam kararı ve bunun bankada uygulanması farklı aşamalardır.

Yirmi bir gün içinde kesin olarak param serbest kalır mı?

M.36/4’te süre gerekli bütün bilgiler alındıktan sonraki karar içindir; m.45 istisnası da vardır. Bu, kesin banka işlem bitiş garantisi değildir.

Ortak hesap sahibi de ayrı başvurabilir mi?

M.39 üçüncü kişinin haklarını ilgili devlet hukukuna göre korur. Emre ve uygulamaya karşı başvuruların yetkisi ayrıdır; hak ve para kaynağı belgelenmelidir.

Resmî kaynaklar

Yazar: — Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu. Genel bilgilendirmedir; yabancı ülkedeki temsil şartları ve somut süreler ilgili belgelerle belirlenir.

Türkiye bağlantılı dosyanız için görüşme

Başvuruda emri veren ülkeyi, hesabın bulunduğu ülkeyi ve son tebligatın tarihini belirtin. İstanbul ve Mersin ofislerine iletişim. Karar, banka bildirimi ve ödeme belgelerinin güvenli iletim yöntemi ayrıca belirlenir.

İstanbul ofisi

Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbul

Mersin ofisi

İhsaniye Mahallesi, 4903. Sokak, Profit İş Merkezi No:23, Kat:3, Daire:14, 33070 Akdeniz/Mersin

Görüşme talebinizi iletin



    Sorunuzu kısaca yazın. Lütfen kimlik numarası, belge veya hassas kişisel bilgi paylaşmayın. KVKK Aydınlatma Metni


    Hukuki konu hakkında iletişim

    İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

    Telefonla Araİletişim Bilgileri
    Telefon WhatsApp