Avustralya’daki Limited Şirket Ortağına Türkiye’de Kâr Payı Ödenmezse: TTK 608, 616 ve Genel Kurul Kararının İptali
Kısa ve Net Cevap
Avustralya’da yerleşik kişinin Türkiye’de faaliyet gösteren limited şirkette esas sermaye payı bulunması, onu şirketin kazancından her yıl otomatik ve koşulsuz nakit tahsil edecek kişi yapmaz. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.608 kâr payının yalnız net dönem kârından ve bu amaçla ayrılmış yedek akçelerden dağıtılabileceğini, kanuni ve şirket sözleşmesindeki yedek akçelerin ayrılmasını emreder. TTK m.616/1-e ise yıl sonu finansal tablolarını onaylama ve kâr payı hakkında karar verme yetkisini limited şirket genel kuruluna bırakır. Dolayısıyla şirketin vergi beyannamesinde kâr görünmesi ile ortağın muaccel kâr payı alacağı kazanması farklı aşamalardır. Genel kurul dağıtım kararı vermiş ancak ödeme yapılmamışsa alacak talebi gündeme gelebilir; kurulun hiçbir dağıtım kararı vermemesi veya kanuna aykırı biçimde bütün kârı yedek akçeye ayırması hâlinde ise kararın hukuka uygunluğu incelenir. TTK m.622 uyarınca anonim şirket genel kurul kararlarının iptali hükümleri limited şirkete kıyasen uygulanır. Avustralya’da bulunmak ortaklık sıfatını kaldırmaz; ancak genel kurula çağrı, toplantıda temsil, bilgi alma ve davaya ilişkin süreleri dikkatle takip etmeyi gerektirir.

Kısa Özet – TTK Kâr Payı Tablosu
| Hukukî soru | Kanun | Önemli sonuç |
|---|---|---|
| Dağıtılabilir kâr | TTK m.608 | Net dönem kârı ve ilgili yedekler |
| Kararı veren organ | TTK m.616/1-e | Genel kurul |
| Olağan toplantı ve çağrı | TTK m.617 | Hesap dönemi bitimi sonrası 3 ay; kural olarak 15 günlük çağrı |
| Bilgi alma | TTK m.614 | Şirket hesaplarını inceleme |
| Karar iptali | TTK m.622 ve 445–446 | Karardan itibaren 3 ay; davacı koşulları |
| Haklı sebeple fesih | TTK m.636/3 | Mahkemenin uygun çözümü belirlemesi |
Kâr payı hakkı ile kâr payı alacağının farkı
Limited şirket ortağının şirketin net kârından kanuna ve şirket sözleşmesine uygun biçimde yararlanma menfaati bulunduğu kabul edilse de bu menfaat ile belirli tutarda muaccel alacak aynı değildir. Kâr payı talebinin varlığı değerlendirilirken önce ticari yılın kapanıp kapanmadığı, bilanço ve gelir tablosunun usulünce onaylanıp onaylanmadığı, dağıtılabilir kârın hesaplanıp hesaplanmadığı ve genel kurulun açık bir dağıtım kararı alıp almadığı incelenir. Yönetici ortağın şirket hesabında para bulunduğunu söylemesi tek başına kâr payı borcu oluşturmaz. Öte yandan alınmış geçerli dağıtım kararının sırf diğer ortak Avustralya’da bulunduğu için ona uygulanmaması eşitlik ve şirket sözleşmesi bakımından ayrıca değerlendirilir. Kârı dağıtmama kararı verilmişse uyuşmazlık, artık muaccel alacağın ödenmemesinden ziyade genel kurul kararının hukuka uygunluğuna odaklanabilir. İki ayrı dava ve ispat konusu tek bir dilekçede gelişigüzel karıştırılmamalıdır. Şirketin geçmiş yıllar zararları, yedek akçeler, ilave ödeme yükümlülükleri ve sözleşmedeki imtiyaz veya sınırlamalar da dağıtım hesabını etkiler.
TTK m.608/1 dağıtılabilecek kârın kaynağını nasıl sınırlar?
TTK m.608/1, limited şirkette kâr payının sadece net dönem kârından ve bunun için ayrılmış yedek akçelerden dağıtılabileceğini açıkça düzenler. Kanuni ve şirket sözleşmesinde öngörülen yedek akçeler ayrılmadan kâr payı dağıtımı kararlaştırılamaz. Bu hüküm nedeniyle satış cirosu, kasa mevcudu, kasaya girmiş kredi tutarı veya ortak cari hesap bakiyesi doğrudan dağıtılabilir kâr olarak kabul edilemez. Şirket yüksek miktarda mal satmış olabilir; fakat giderler, maliyetler, vergi yükümlülükleri ve finansal sonuçlar sonrasında net zarar doğmuşsa dağıtım talebi farklı değerlendirilir. Avustralya’da bulunan ortak, kendisine gönderilen sadece satış faturaları toplamını ‘kârın yüzde yirmisi bana ödenmeli’ şeklinde hesaba dönüştürmemelidir. Yıl sonu tabloları, şirketin özkaynak hesapları ve genel kurul kararı birlikte görülmelidir. Şirket müdürünün banka hesabından şahsi ödeme yapmış olduğu iddia ediliyorsa bu iddia şirketin net dönem kârının varlığından ayrı bir muhasebe ve sorumluluk sorunudur. Hukuki talebin doğru türü belgelenmiş bilanço üzerinden belirlenir.
Şirket sözleşmesi ve esas sermaye payının oranı
TTK m.608/2, şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemişse kâr payının esas sermaye payının itibari değerine oranla hesaplanacağını düzenler; ayrıca yerine getirilmiş ek ödeme yükümlülüklerinin tutarı hesaplamada dikkate alınır. Bu nedenle yalnız ‘ben kuruluşa yüzde otuz para koydum’ cümlesi, bugünkü ortaklık ve kâr payı oranını kesin göstermez. Şirketin güncel esas sermayesi, ortakların itibari pay tutarları, sermaye artırımları, pay devirleri ve şirket sözleşmesinin kâr payına ilişkin hükümleri araştırılmalıdır. İtibari pay ile oy hakkı ve özel imtiyazlar da aynı kavram değildir. Avustralya’da yaşayan ortak eski ortaklık belgesine güveniyorsa ticaret sicilinde ve ortaklar pay defterinde sonraki değişikliklerin bulunup bulunmadığı incelenir. Şirket müdürü ‘payın küçük olduğu için hiç kâr alamazsın’ diyorsa hesap gerçek sermaye dağılımı ve şirket sözleşmesiyle doğrulanmalıdır. Kâr payının miktarını belirleyen belge ile o kârın ne zaman dağıtılacağına ilişkin genel kurul kararı ayrı kayıtlar olarak dosyada tutulur. Bu ayrım haksız eksik ödeme iddiasının somutlaştırılması için zorunludur.
TTK m.608/3 olağanüstü yedek akçe ayrılmasını sınırlar
TTK m.608/3, genel kurulun kanunda ya da şirket sözleşmesinde öngörülmeyen veya öngörülenden fazla miktarda yedek akçe ayırma yetkisini iki açık durumla sınırlar. Birinci durum zararların karşılanması için gereklilik, ikinci durum şirketin gelişmesi için yatırım ihtiyacının ciddi biçimde ortaya konulması, bütün ortakların menfaatinin ayırmayı haklı göstermesi ve bunun şirket sözleşmesinde açıkça belirtilmiş olmasıdır. Bu şartlar, şirket müdürlerinin her yıl bütün dağıtılabilir kârı gerekçe göstermeden yedek akçe hesabına aktarmasının kanuni denetim dışında kaldığı düşüncesini önler. Avustralya’daki ortak, dağıtım yapılmayan her yıl için karar tutanağını, yedek akçe gerekçesini, önerilen yatırım planını ve şirket sözleşmesi hükmünü karşılaştırmalıdır. Ancak yatırım amacıyla kârın tutulmasının her zaman hukuka aykırı olduğu da söylenemez; kanunun somut şartlarına uygun bir kararın geçerli olabileceği kabul edilir. İtiraz, belgesiz ‘para saklıyorlar’ suçlaması yerine m.608/3’ün hangi şartının gerçekleşmediğinin gösterilmesiyle kurulur. Bu işlem genel kurul kararının iptali bakımından da önemlidir.
TTK m.616/1-e: dağıtımı hangi organ kararlaştırır?
6102 sayılı Kanun m.616/1-e limited şirket genel kuruluna, yılsonu finansal tablolarını ve yıllık faaliyet raporunu onaylama, kâr payı hakkında karar verme ve kazanç paylarını belirleme yetkisini devredilemez olarak tanır. Şirket müdürü günlük işlerin yürütülmesi ve temsil bakımından yetkili olsa da m.616’da sayılan bu asli genel kurul yetkisini kendi başına bütünüyle üstlenemez. Bir şirket müdürünün telefonla ‘bu yıl kâr dağıtılmayacak’ demesi, alınmış geçerli genel kurul kararının yerine geçtiği varsayımıyla kullanılmamalıdır. Avustralya’daki ortağın bakacağı belgeler çağrı, gündem, genel kurul tutanağı, onaylanan mali tablolar ve kâr dağıtımı hakkında alınmış kararın tam metnidir. Karar yoksa hangi organın ihmali söz konusu olduğu ve genel kurulun toplantıya çağrılıp çağrılmadığı incelenir. Karar varsa usul ve içerik yönünden TTK m.622 ile m.445–446 kapsamında denetim yapılır. Kâr payı alacağına ilişkin muacceliyet iddiası ancak ilgili karar ve sözleşme koşulları anlaşılınca doğru biçimde kurulabilir.
TTK m.617 genel kurul çağrı süresini nasıl düzenler?
Limited şirkette genel kurul müdürler tarafından toplantıya çağrılır. TTK m.617/1, olağan genel kurul toplantısının her yıl hesap döneminin sona ermesinden itibaren üç ay içinde yapılmasını düzenler. Maddenin ikinci fıkrasına göre toplantı gününden en az on beş gün önce çağrı yapılır; şirket sözleşmesi bu süreyi uzatabilir veya on güne kadar kısaltabilir. Avustralya’daki ortağa gönderilmiş e-posta ya da mesajın bütün çağrı şartlarını karşıladığını veya hiçbir çağrı yapılmasa da kararın tartışmasız geçerli olduğunu söylemek doğru değildir. Çağrının hangi usulle yapıldığı, şirket sözleşmesi hükümleri, gündem ve ortakların temsil durumu birlikte incelenir. TTK m.617/3 anonim şirketlere ilişkin çağrı ve gündem hükümlerini de kıyasen uygular. Genel kurulun yazılı karar yöntemiyle gerçekleştirilmesi m.617/4’te belirtilen koşullara tabidir; aynı önerinin bütün ortakların onayına sunulması gerekir. Bu nedenle şirketin tek müdürünün Avustralya’daki ortağın haberi olmadan hazırladığı belgeyi ‘bütün ortaklar yazılı karar verdi’ diye adlandırması tek başına yeterli değildir. Gerçek karar usulü ve imzalar araştırılır.
Avustralya’da yaşayan ortak toplantıya nasıl katılabilir?
TTK m.617/3, limited şirket ortağının genel kurulda kendisini ortak olan veya olmayan bir kişi aracılığıyla temsil ettirebilmesini kabul eder. Bu imkân, fizikî olarak Türkiye’ye gelemeyen Avustralya’daki ortağın şirket kararlarını uzaktan hukuki temsil yoluyla takip edebilmesi bakımından önemlidir. Bununla birlikte temsilcinin kimliği, yetki belgesi ve çağrının şekli şirket sözleşmesi ve ilgili kanuni hükümler üzerinden kontrol edilir. Genel kurulda kâr dağıtmama kararı oylanacaksa olumsuz oy ve muhalefet şerhi, sonradan iptal davası açma hakkı açısından TTK m.446 çerçevesinde belirleyici olabilir. Temsilciye yalnız toplantıyı izleme yetkisi verilmişse onun sınırsız sulh, pay devri veya kâr payından feragat yetkisi bulunduğu varsayılamaz. Konsolosluk veya yabancı noterlik yoluyla düzenlenmiş vekâletnamenin Türkiye’de kullanımına ilişkin tasdik ve tercüme şartları gerektiğinde yerine getirilmelidir. Fizikî katılım, temsil ve yazılı öneriye onay yöntemleri arasındaki fark doğru kurulduğunda ortak yurt dışında olsa bile oy hakkı etkili kullanılabilir.
Kâr dağıtmama kararına karşı hangi dava açılır?
TTK m.622, anonim şirket genel kurul kararlarının butlanına ve iptaline ilişkin hükümleri limited şirketlere kıyasen uygular. Bu nedenle kanuna, şirket sözleşmesine veya dürüstlük kuralına aykırı bir kâr dağıtmama yahut aşırı yedek akçe ayırma kararı TTK m.445–446 kapsamında iptal davasına konu edilebilir. Ancak her kâr dağıtmama kararı kendiliğinden iptale tabi değildir; m.608/3’te gösterilmiş zarar veya yatırım ihtiyacı gibi somut şartların bulunması değerlendirilir. İptal talebinin dayanağı kararın tarihine, içeriğine, oylamadaki tutuma ve ortakların usule uygun çağrılıp çağrılmadığına göre belirlenir. Sırf şirket bilançosunda kâr görünmesi, mahkemenin genel kurulun yerine geçerek kâr payını doğrudan belirlemek zorunda olduğu anlamına gelmez. Genel kurul kararına karşı dava, ortağın kâr dağıtımını isteme veya şartları oluşmuş bir alacağı tahsil etme başvurusundan farklıdır. Avustralya’da yaşayan ortağın öncelikle toplantı tutanağını ve mali tabloları temin ederek iptal sebebini somutlaştırması gerekir.
TTK m.445 üç aylık süre nereden başlar?
TTK m.445, iptal davasını karar tarihinden itibaren üç aylık süreye bağlar ve davanın şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde açılmasını düzenler. TTK m.622’nin limited şirketlere atfı nedeniyle bu süre limited şirket genel kurul kararları bakımından da değerlendirilir. Avustralya’da bulunan ortak ‘kararı ancak Melbourne’e dönünce öğrendim, süre o gün başlar’ şeklindeki rahatlatıcı genel kanıya güvenmemelidir. Kanunun iptal davası için açık başlangıcı karar tarihidir. Elbette çağrı ve tebligat usulsüzlükleri, yokluk veya butlan niteliği taşıyan sakatlıklar farklı hukuki inceleme gerektirebilir. Ancak bunlar bütün geç katılımlarda üç aylık iptal süresinin kendiliğinden uzadığı anlamına gelmez. Öncelikle karar tarihi, çağrı belgeleri, toplantıya katılım ve muhalefet şerhi araştırılmalıdır. Şirket merkezi Mersin’deyse yetki bakımından şirket merkezi bağlantısı dikkate alınır; ortağın Avustralya adresi tek başına yetkiyi değiştirmez. Mahkeme başvurusunda hukuki sebep ve belge bütünlüğü önemlidir.
TTK m.446 hangi ortağın iptal davası açmasına izin verir?
TTK m.446, genel kurul kararının iptalini isteme hakkının koşullarını ayrıntılı düzenler. Toplantıda hazır bulunup karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçiren ortağın konumu m.446/1-a kapsamında değerlendirilir. Toplantıya katılsa da katılmasa da, çağrının usulüne uygun yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, yetkisiz kişilerin oy kullandığını veya toplantıya ve oy kullanmaya haksız yere alınmadığını ileri sürüp bu aykırılıkların kararın alınmasında etkili olduğunu ortaya koyan pay sahipleri için m.446/1-b ayrı dava imkânı tanır. Bu nedenle ‘toplantıya girmedim, herhangi bir kararı sırf beğenmediğim için iptal ettiririm’ sonucu doğru değildir. Avustralya’daki ortağın çağrılmadığı iddiası çağrı evrakı ve sicil/adres kayıtlarıyla ispatlanmalıdır. Toplantıda temsilci bulunmuşsa onun oy ve muhalefet şerhi kontrol edilir. Genel kurula katılmamanın hukuki sebebi ve karardaki etkinin koşulları açık biçimde ele alınır. Dava ehliyeti, kararın içeriği ve süre her dosyada ayrı analiz gerektirir.
Yokluk, butlan ve iptal ayrımı
Bir genel kurul kararının hiç hukuken oluşmamış olması, TTK m.447’de düzenlenen batıl karar niteliği ve kanuna aykırılık nedeniyle iptali farklı sakatlık kategorileridir. TTK m.622’nin kıyas göndermesi bunların limited şirkette de önemini ortaya koyar. Örneğin hiç genel kurul yapılmadan sahte tutanak üretilmesi iddiasıyla gerçekten toplanmış kurulun yatırım amacıyla yedek akçe ayırması aynı olay değildir. İlkinde irade oluşumunun varlığı ve belgenin gerçekliği; ikincisinde kararın esası ve m.608/3’ün şartları tartışılır. TTK m.445’in üç aylık iptal süresini her tür batıl veya yok hükmündeki karar iddiasına aynı biçimde uygulamak da doğru değildir. Buna karşılık her usul kusurunu sırf süreyi aşmak için butlan şeklinde adlandırmak kanuni nitelendirmeyi değiştirmez. Avustralya’da yaşayan ortak, tutanakta kendi adının izinsiz kullanıldığını iddia ediyorsa imza ve katılım belgelerini ayrıca inceletmelidir. Hangi hukuki kategoriye girildiği sağlam delil ve güncel mevzuat doğrultusunda belirlenir.
Dağıtım kararı var ama para Avustralya’daki ortağa yatırılmadı
Geçerli genel kurul kararında dağıtılacak kâr payı ve ödeme zamanına ilişkin koşullar belirlenmiş olmasına rağmen şirket ilgili ortağın payını ödemiyorsa uyuşmazlık, henüz dağıtım kararı bulunmayan durumdan ayrılır. Bu ihtimalde şirketin dağıtım kararından doğan muaccel para borcu, ödeme tarihi ve eksik kalan miktar incelenir. Alacak talebi veya kanuni koşullarda icra takibi gündeme gelebilir. Ancak diğer ortaklara yapılan ödemenin aslında kâr payı değil ortak cari hesap iadesi, müdür ücreti veya başka alacak niteliği taşıyıp taşımadığı belgeyle araştırılmalıdır. Avustralya’daki ortağın banka hesabına para aktarılmaması, şirketin hiç kâr dağıtımı kararı almamış olmasından farklı ispat olgularına dayanır. Banka transferi yapılmışsa gönderilen ve hesaba geçen tutar, kur ve masraf bilgileriyle karşılaştırılır. Muhasebe kayıtlarında borcun kapatıldığı görünmesine rağmen ortak hesabına tutar ulaşmamışsa tahsil ve mahsup belgeleri incelenir. Tahsil talebinde doğru davalı şirketin kendisidir; kişisel yönetici sorumluluğu ayrı hukuki koşullara bağlıdır.
Şirket bilançosu ve banka hareketleri hangi delilleri sağlar?
Limited şirket kâr payı incelemesinde yılsonu bilançosu, gelir tablosu, genel kurul kararı, kâr dağıtım çizelgesi, yedek akçe hesapları ve banka ödeme kayıtları başlıca belgelerdir. Ayrıca şirket sözleşmesi ve pay defteri gerçek ortaklık oranını ortaya koyar. Avustralya’da yaşayan ortağa yalnız kâr rakamını gösteren ekran görüntüsü gönderilmişse bu veri tek başına hesap ve karar usulünü aydınlatmaz. Gerçekte şirketin ödenmiş sermayesi, geçmiş yıl zararı, ek ödeme yükümlülüğü ve ortaklara verilen avanslar bulunabilir. Kâr dağıtım kararı alınmadığı halde müdürlerin şirket malvarlığını kişisel amaçla kullandıkları iddia ediliyorsa bu iddialar ayrı şirketler hukuku ve sorumluluk uyuşmazlığıdır. İddialar muhasebe verileri, ticari defterler ve gerektiğinde bilirkişi incelemesiyle sınanmalıdır. Şirketin ticari sırları ve kişisel verileri, yasal temsil ve inceleme yetkisi dışındaki kişilere sınırsız ifşa edilmemelidir. Avustralya’daki ortağın avukatı, mali belgelere erişimin hukuki yöntemini belirlemeli, yalnız ispat değeri bulunan kayıtları dosyaya aktarmalıdır.
TTK m.614 bilgi alma hakkı kâr payı incelemesinde nasıl kullanılır?
TTK m.614/1, limited şirket ortağının müdürlerden şirketin bütün işleri ve hesapları hakkında bilgi istemesine ve belirli konularda inceleme yapmasına olanak tanır. Kâr dağıtımı yapılmadığında ortak, finansal tabloları, dağıtılabilir kâr hesabını ve yedek akçe ayırma gerekçelerini bu hükme dayanarak sorabilir. Maddenin ikinci fıkrası şirket zararına bilgi kullanma tehlikesi varsa müdürlerin incelemeyi gerekli ölçüde engelleyebilmesini, bu durumda ortağın başvurusu üzerine genel kurulun karar vermesini düzenler. Üçüncü fıkraya göre genel kurul bilgi alma hakkını haksız yere engellerse mahkeme başvuru üzerine karar verir ve bu karar kesindir. Ancak bilgi alma istemiyle genel kurul kararının iptali aynı başvuru değildir; biri kayıtları görmeye, diğeri alınmış kararın hukuki geçerliliğine yönelir. Daha önce sitede TTK m.614 için ayrı Avustralya rehberi bulunduğundan bu konu burada yalnız kâr payı uyuşmazlığıyla bağlantılı gerekli kapsamda açıklanmıştır. Belgeleri elde etme süreci üç aylık iptal süresinin kendiliğinden askıya alındığı düşüncesiyle yürütülmemelidir.
Kâr dağıtmama kararı ile müdürün şahsi harcamaları
Bir şirketin kârını yatırıma ayırmak amacıyla genel kurul kararı alması, müdürün şirket hesaplarından kendi şahsi harcamalarını karşılaması iddiasıyla aynı hukukî konu değildir. Kâr dağıtmama kararının TTK m.608/3 koşullarına uygunluğu, şirket müdürünün şirket kaynaklarını kanuna aykırı kullanıp kullanmadığı iddiasından ayrı değerlendirilir. Avustralya’da yaşayan ortak, müdürün kendisine ödeme yapılmadığı halde şirketten şahsi menfaat elde ettiğini düşünüyorsa iddiasını ticari defter, şirket kredi kartı, banka ve gider kayıtlarıyla desteklemelidir. Her giderin ticari amaç taşıyıp taşımadığı muhasebe ve vergi mevzuatı çerçevesinde incelenir. Sırf müdürün yüksek ücret alması bir suç veya otomatik kâr payı hakkı ihlali anlamına gelmez; ücretin genel kurul yetkisi ve şirket sözleşmesi kapsamındaki dayanağı incelenir. Müdürün sorumluluğu, görevden alınması ve kâr payı alacağı konuları ayrı talep ve delil gerektirebilir. İleri sürülen iddia gerçek bilgiye dayanmalı; doğrulanmamış suçlayıcı kesin ifadeler kullanılmamalıdır.
Kâr payı yerine müdür ücretinin ödenmesi nasıl incelenir?
TTK m.616/1-f müdürlerin ücretlerinin belirlenmesini ve ibralarını genel kurulun devredilemez yetkileri arasında sayar. Kâr dağıtımını reddeden genel kurulun aynı dönemde müdürlere olağan dışı tutarda ücret veya kazanç payı tahsis etmesi, kararların bütün ortakların menfaati ve dürüstlük kuralına uygunluğu yönünden somut inceleme gerektirebilir. Bu nedenle Avustralya’daki ortak sadece ‘genel kurul kâr dağıtmadı’ bilgisini değil, aynı toplantıda müdür ücretleri, finansal tabloların onaylanması ve yedek akçeler hakkında verilen kararları birlikte okumalıdır. Ancak şirket müdürünün çalışması karşılığında ücret almasıyla ortağın esas sermaye payına bağlı kâr payı alması tamamen farklı hukuki sebeplere dayanır. Her yüksek ücretin gizli kâr dağıtımı olduğuna dair otomatik bir hukuk kuralı bulunmaz. Finansal veriler ve şirket sözleşmesindeki yetkiler gerekirse bilirkişi incelemesiyle değerlendirilir. Hangi kararın kanuna aykırı olduğu açıkça gösterilmezse dava gerekçesi soyut kalır.
Ortaklar eşit hak sahibi midir, imtiyaz mümkün mü?
Limited şirket ortaklarının kâr payı hesabı kural olarak esas sermaye paylarının itibari değeri üzerinden yapılır. Ancak TTK m.608/2 şirket sözleşmesinde farklı düzenleme yapılabilmesine olanak tanır; ek ödeme yükümlülüklerinin yerine getirilmesi de hesaplamada dikkate alınır. Bu nedenle iki ortağın şirket kârından mutlaka eşit tutarda pay alacağını varsaymak yanlıştır. Avustralya’da yaşayan kişi şirketin kuruluşunda eşit sermaye koymuş olsa da sonradan pay devri veya sermaye artırımı gerçekleşmiş olabilir. Kâr payı yönünden özel düzenleme yapıldığı söyleniyorsa bunun güncel şirket sözleşmesi, genel kurul kararı ve sicil bilgisiyle doğrulanması gerekir. Müdür veya çoğunluk ortağı, yalnız kendi takdirine dayanarak bir ortağın kanuni payını sıfırlayamaz. Buna karşılık esas sermaye oranı dışında belirli imtiyaz veya farklı dağıtım şeklinin hukuka uygun biçimde kararlaştırılması ayrı değerlendirilir. İddia edilen ayrımın gerçek kaynağı tespit edilmeden doğrudan ‘ayrımcılık yapıldı’ sonucuna varılmamalıdır. Hesaplanan pay ile ödenen tutar arasında fark varsa belgeli karşılaştırma hazırlanmalıdır.
Türkiye’deki limited şirket payından Avustralya’ya para transferi
Hukuken muaccel ve ödenebilir kâr payının yabancı ülkede yaşayan ortak hesabına gönderilmesiyle şirketin kâr payı borcunun doğması ayrı aşamalardır. Şirketin aldığı genel kurul kararı ve buna göre hesaplanan tutar belirlendikten sonra hak sahibinin kimliği ve banka bilgileri doğrulanır. Türkiye’den Avustralya’ya gönderilecek tutarda bankacılık mevzuatı, stopaj ve olası uluslararası vergilendirme yükümlülüklerinin değerlendirilmesi gerekir. Ancak vergi oranı veya iki ülke arasında verginin nasıl mahsup edileceği, tarafların gerçek statüsü ve yürürlükteki vergi anlaşması araştırılmadan bu rehberde kesin sayısal oran olarak verilmez. Şirketin yalnız transfer masrafını ileri sürüp geçerli dağıtım kararındaki borcu tamamen ortadan kaldırması mümkün olduğu varsayılmamalıdır. Avustralya’daki banka hesap sahibinin şirket ortağıyla aynı kişi olması, ödemeye ilişkin resmî banka ve muhasebe kayıtlarıyla gösterilir. Şirketin nakit durumu ile kanuni olarak dağıtılması kararlaştırılan alacağın vadesi birbirinden ayrıdır. Somut uyuşmazlıkta borcun muaccel olup olmadığı, ödemeye ilişkin şirket kayıtları ve vergisel kesintiler birlikte incelenmelidir.
Kâr payı ödenmediğinde ihtar, alacak ve itiraz davası sırası
İlk adımda ortağın esas sermaye payının varlığı ve oranı, ikinci adımda finansal tablolarla dağıtılabilir kâr, üçüncü adımda genel kurul kararının içeriği ve dördüncü adımda ödeme kaydı belirlenir. Dağıtım kararı yoksa ortağın talebinin doğrudan muaccel kâr payı alacağı olarak kurulması sorunludur; kararın alınmasını veya kararın hukuka uygunluğunu konu eden şirketler hukuku araçları incelenir. Geçerli dağıtım kararı bulunup borcun ödeme zamanı gelmişse şirkete yönelik alacak talebi, uygun ihtar veya icra yolu düşünülebilir. Genel kurulun yedek akçe veya dağıtmama kararına itiraz edilecekse TTK m.622 üzerinden m.445–446’daki süre, dava ehliyeti ve kararın içeriği önceliklidir. Usulî dava şartları, ticari uyuşmazlıkta arabuluculuğun uygulanıp uygulanmadığı ve taleplerin niteliğine göre ayrıca değerlendirilir. Aynı dosyada müdürün sorumluluğu veya ortaklıktan çıkma iddiası da varsa bunların kanuni unsurları ayrı yazılır. Avustralya’daki kişi için en önemli fark, hangi hakkın hangi anda doğduğunu doğru adlandırmaktır.
Limited şirketten çıkma veya fesih her zaman çözüm müdür?
Kâr payının bir yıl dağıtılmaması, limited şirketin derhal feshedileceği ya da ortağın kendiliğinden gerçek pay değerini alarak çıkacağı sonucunu doğurmaz. TTK m.636/3, haklı sebeplerin bulunması hâlinde her ortağa şirketin feshini mahkemeden isteme hakkı tanır; mahkeme, fesih yerine ortağın payının gerçek değerinin ödenmesi suretiyle çıkarılmasına veya duruma uygun başka bir çözüme karar verebilir. Ancak haklı sebep iddiası somut olay ve şirketin işleyişi açısından değerlendirilir. Ortaklıktan çıkma, kâr payı ödenmesi ve genel kurul kararının iptali ayrı dava konuları olup farklı sonuçlar doğurur. Avustralya’daki ortak, kâr payı konusunda yaşadığı sorunu çözerken şirkette kalma veya ortaklıktan çıkma hedefini açıkça belirlemelidir. Sitedeki bilgi alma ve pay devri rehberleriyle bağlantı kurulması, hangi kanuni çözümün hangi ekonomik sonucu yaratacağını anlamasına yardımcı olur. Fesih talebinin kesin kabul edileceği veya payın istenen fiyattan satın alınacağı yönünde garanti verilemez.
Belge incelemesinde kâr dağıtım uyuşmazlığının kontrol listesi
Avustralya’daki ortağın Türkiye’deki limited şirkete ilişkin dosyasında ticaret sicili kaydı, güncel şirket sözleşmesi, pay defteri, sermaye değişiklikleri ve ortaklık oranı bulunmalıdır. Son hesap dönemlerinin bilançoları, gelir tabloları, genel kurul çağrıları, gündem ve toplantı tutanakları, dağıtım kararları, yedek akçe hesapları ve şirketin fiili ödeme belgeleri eklenir. Toplantıda ortağın veya vekilinin oy kullanıp kullanmadığı, karara muhalefet şerhi konulup konulmadığı ve davaya temel alınacak karar tarihi ayrı işaretlenir. Yıl sonu kârı mevcutsa m.608 kapsamında hangi kalemlerden dağıtılabilir kâr hesaplandığı gösterilir; varsa yeni yatırım gerekçesi ve şirket sözleşmesindeki hüküm kontrol edilir. Kâr payı dağıtıldığı ileri sürülüyorsa diğer ortaklara ödeme ve Avustralya’daki ortağa ilişkin banka belgeleri karşılaştırılır. Eski adres nedeniyle çağrı gönderilmediği iddiası somut evrakla araştırılır. İhtar veya dava hazırlığı için yalnız ekran görüntüsü değil kayıtların güvenilir tam nüshası sağlanır. Hak kaybını önleyen temel yöntem, muhasebe ve genel kurul kararını birlikte incelemektir.
İlgili site içi hukuk rehberleri
- Avustralya’dan Türkiye’de limited şirket pay devri – TTK 595–598
- Avustralya’dan limited şirket kayıtlarını inceleme hakkı – TTK 614
- Avustralya’daki mirasçının limited şirket payı – TTK 596
- Avustralya konsoloslukları ve vekâletname işlemleri
- Yurt dışındaki müvekkiller için Türkiye’deki hukuk işlemleri
Resmî mevzuat ve kurum bağlantıları
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu – Mevzuat Bilgi Sistemi
- Ticaret Bakanlığı – Şirketler ve Ticaret Sicili Mevzuatı
- İstanbul Ticaret Odası – 6102 sayılı TTK kanun metni (arşiv PDF)
- Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi
- MERSİS – Merkezi Sicil Kayıt Sistemi
- T.C. Dışişleri Bakanlığı Konsolosluk İşlemleri
- Resmî Gazete – Mevzuat değişiklikleri
Sık Sorulan Sorular
Avustralya’daki limited şirket ortağı şirket kâr etti diye doğrudan para isteyebilir mi?
TTK m.608 dağıtılabilir kârı ve m.616/1-e genel kurul kararını düzenler; kâr kaydı tek başına muaccel kâr payı alacağı yaratmaz.
Limited şirket kâr payı hangi kaynaktan dağıtılır?
TTK m.608/1 gereğince net dönem kârından ve bu amaç için ayrılmış yedek akçelerden, zorunlu yedekler ayrıldıktan sonra dağıtılabilir.
Kâr payı dağıtımına şirket müdürü tek başına karar verir mi?
Hayır. TTK m.616/1-e kâr payına ilişkin kararı genel kurulun devredilemez yetkileri arasında sayar.
Yedek akçeye bütün kârı ayırmak her zaman geçerli midir?
TTK m.608/3 kanunda ve sözleşmede öngörülmeyen fazladan yedek akçe için zarar veya somut yatırım ihtiyacı gibi sınırlandırıcı koşullar koyar.
Dağıtım kararı var ama ödeme yapılmadıysa ne olur?
Karar ve vade koşullarıyla doğmuş muaccel alacak bakımından şirkete karşı alacak davası veya uygun icra yolu değerlendirilebilir.
Limited şirkette genel kurul kararının iptali istenebilir mi?
Evet. TTK m.622 anonim şirket genel kurul iptal ve butlan hükümlerini limited şirketlere kıyasen uygular.
Genel kurul iptali için kanuni süre nedir?
TTK m.445 uyarınca karar tarihinden itibaren üç aydır; uyuşmazlığın butlan veya yokluk niteliği ayrı değerlendirilir.
Toplantıda olumsuz oy vermiş ortak ne yapmalıdır?
TTK m.446 kapsamında kararın iptalini isteyebilmesi için muhalefetini toplantı tutanağına geçirtmesi önemlidir.
Genel kurulun olağan toplantısı ne zaman yapılır?
TTK m.617/1’e göre hesap dönemi bitiminden itibaren üç ay içinde yapılır.
Genel kurul çağrısı kaç gün önceden yapılır?
TTK m.617/2 kural olarak en az on beş gün öngörür; şirket sözleşmesi süreyi on güne kadar kısaltabilir.
Avustralya’daki ortak genel kurulda vekille temsil edilebilir mi?
Evet. TTK m.617/3 limited şirket ortağının kendisini ortak olan veya olmayan kişi aracılığıyla temsil ettirebilmesine imkân tanır.
Kâr payı uyuşmazlığında şirket defterleri incelenebilir mi?
TTK m.614 ortağa müdürlerden bilgi ve belirli konularda inceleme talep etme hakkı verir; kanuni sınırlar ve mahkeme başvurusu ayrıca düzenlenir.
Hukukî inceleme ve yazar
Av. Halil Bakırcı – Mersin Barosu Sicil No: 3472. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu. Fiziksel ofislerimiz İstanbul ve Mersin’dedir; Türkiye genelindeki dosyalar İstanbul ve Mersin ofislerinden yönetilir ve koordine edilir.
Bu çalışma 6102 sayılı TTK m.608, 614, 616, 617, 622, 445, 446 ve 636/3; şirketler ve ticaret sicili mevzuatı ile sınırlı ve belgelendirilebilir şirketler hukuku çözüm yolları esas alınarak hazırlanmıştır. Hukuki dosya incelemesi ve iletişim.
Son mevzuat inceleme tarihi: 30 Ekim 2026.
Mersin ofisi – harita
İstanbul ofisi – harita
Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21 Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbul.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
