Avusturya Vatandaşı Türkiye’de Dava Teminatı Öder mi? 1988 Ek Anlaşma m.3
Kısa ve Net Cevap
Avusturya vatandaşı bir kişinin Türkiye’de mahkeme huzuruna çıkması sırasında, yalnız yabancı olması veya Türkiye’de ikamet etmemesi gerekçesiyle teminat istenemeyeceğini düzenleyen özel bir milletlerarası anlaşma vardır. Türkiye ile Avusturya arasında 16 Eylül 1988’de imzalanan Ek Anlaşma’nın 3. maddesi iki ülke vatandaşları için karşılıklı teminat muafiyetini öngörür. Metin, yabancılık veya ülkede ikamet etmeme gerekçesiyle teminat ya da depozito istenmemesini açıkça düzenler.
Ancak Türkiye’de dava açan herkesin bu hükme dayanarak bütün dava giderlerinden muaf olacağı söylenemez. Teminat, harç, gider avansı ve karşı vekâlet ücreti birbirinden farklıdır. Ayrıca Avusturya’da yaşayan Türk vatandaşının Türkiye’de açtığı dava bakımından 6100 sayılı HMK m.84/1-a farklı bir teminat kuralı içerir. Yalnız ikamet yeri üzerinden vatandaşlık tespit edilmeden sonuç açıklanması hukuken hatalı olur.
Teminat Kuralları Karşılaştırma Tablosu
| Durum | Hukukî Düzenleme |
|---|---|
| Avusturya vatandaşının Türk mahkemesinde yalnız yabancılıktan/ikametsizlikten doğan teminatı | 1988 Ek Anlaşma m.3 |
| Yabancı gerçek ve tüzel kişinin genel teminat rejimi | MÖHUK m.48/1–2 |
| Türkiye’de mutad meskeni bulunmayan Türk vatandaşı | HMK m.84/1-a |
| Adli yardım ve Türkiye’de yeterli taşınmaz gibi istisnalar | HMK m.85 |
| Adli yardımda karşılıklı eşit muamele | 1988 Ek Anlaşma m.2 |

Kısa Özet: Vatandaşlık, Mutad Mesken ve Teminat
Bu konuda üç ayrı hukuki soru bulunur. İlk soru davayı açan kişinin Türk, Avusturya veya birden fazla ülke vatandaşı olup olmadığıdır. İkinci soru davanın hangi ülkede görüldüğü ve Türkiye’de hangi işlemin başlatıldığıdır. Üçüncü soru ise talep edilen paranın gerçekten dava teminatı mı, yoksa başvuru harcı veya delil masrafı mı olduğudur. Hükümlerin uygulama alanları bu üç tespitten sonra anlaşılır.
Örneğin Viyana’da yaşayan Türk vatandaşı ile Viyana’da yaşayan Avusturya vatandaşı aynı ülkede ikamet etse bile Türkiye’deki teminat meselesi birebir aynı kanun maddesine dayanmaz. MÖHUK m.48 yabancı gerçek ve tüzel kişiler için; HMK m.84 Türkiye’de mutad meskeni bulunmayan Türk vatandaşları için ayrı temel kurallar getirir. 1988 Ek Anlaşması m.3 ise iki ülke vatandaşlarının karşılıklı yargı erişimini güçlendiren özel muafiyet sağlar.
1988 Türkiye–Avusturya Ek Anlaşması m.3 Ne Diyor?
16 Eylül 1988 tarihli Ek Anlaşma’nın üçüncü maddesi, taraf devletlerden birinin vatandaşının diğer ülkede mahkeme huzuruna çıkması sırasında sırf yabancı olması veya davanın görüldüğü ülkede ikamet etmemesi sebebiyle teminat veya depozito istenemeyeceğini düzenler. Sözleşmenin lafzında muafiyetin sebebi ve uygulandığı kişiler belirlenmiştir. Madde, vatandaşlıkla kurulan karşılıklı yargı güvencesini esas alır.
Bu ayrım, Türkiye’de gayrimenkul uyuşmazlığı açacak Avusturya vatandaşı, Türkiye’de alacak davası açacak Avusturya vatandaşı veya mahkeme huzuruna davaya katılan Avusturya vatandaşı için önemlidir. Vatandaşlık ilişkisinin ve işlem niteliğinin belgelenmesi gerekir. Bununla birlikte m.3’e dayanarak her mali yükümlülüğün silindiği ileri sürülemez; metin özellikle yabancılık veya ikamet etmeme gerekçeleriyle istenen teminat ve depozitoya ilişkindir.
3726 Sayılı Kanun ve Yürürlük Tarihi
Ek Anlaşma, 1954 tarihli Hukuk Usulüne Dair Lahey Sözleşmesi’ne ilişkin olarak Türkiye ve Avusturya arasında akdedilmiştir. Onaylanmasının uygun bulunmasına ilişkin 3726 sayılı Kanun 8 Mayıs 1991 tarihinde kabul edilmiştir. Avusturya resmî mevzuat sistemi RIS’te Ek Anlaşma’nın yürürlük tarihi 1 Kasım 1992 olarak gösterilir; Türkiye Adalet Bakanlığının ikili anlaşmalar kaydında 18 Ekim 1992 tarihi vardır. Bu iki resmî bilgi arasındaki farklılık Anlaşma m.19 ve onay belgelerinin teati tarihiyle birlikte değerlendirilmelidir. Bu nedenle 1988 imza tarihiyle 1991 kanun kabul tarihi ve 1992 yürürlük tarihi birbirine karıştırılmamalıdır.
Yürürlükteki milletlerarası sözleşmelerin önemini 5718 sayılı MÖHUK m.1/2 de doğrular: Türkiye’nin taraf olduğu milletlerarası sözleşme hükümleri saklıdır. Dolayısıyla MÖHUK m.48 incelenirken Avusturya bakımından ek anlaşma hükümlerini yok saymak doğru değildir. Ancak sözleşme yalnız metnindeki kişi ve işlem kapsamı içinde uygulanır; muafiyet başka ülkelerden gelen kişiler için otomatik bir genel kural değildir.
5718 Sayılı MÖHUK m.48 ile Bağlantı
MÖHUK m.48/1, Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişilerin, yargılama ve takip giderleri ile karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermekle yükümlü olduklarını düzenler. Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre mahkeme, dava açanı, davaya katılanı veya takip yapanı karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutar.
Avusturya vatandaşının dosyasında m.48’in genel başlangıç noktası ve 1988 Ek Anlaşma m.3’ün özel muafiyeti birlikte okunmalıdır. Uluslararası sözleşme hükmü, yabancılık veya Türkiye’de ikamet etmeme nedeniyle teminat istenmesini sınırlayan somut karşılıklılık dayanağıdır. Vatandaşlık belgesi ve resmi anlaşma metni dava dosyasında açıkça gösterildiğinde teminat itirazı genel açıklama yerine doğrudan hukukî dayanağa bağlanmış olur.
Avusturya’da Yaşayan Türk Vatandaşı Açısından HMK m.84
Avusturya’da yaşayan herkes Avusturya vatandaşı değildir. Türk vatandaşlığı devam eden kişinin Türkiye’de dava açması hâlinde MÖHUK m.48’deki yabancı kişi ölçütü yerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 84. maddesindeki düzenleme önem kazanır. HMK m.84/1-a, Türkiye’de mutad meskeni olmayan Türk vatandaşının dava açması, davacı yanında müdahil olarak katılması veya takip yapması durumunda davalı tarafın muhtemel yargılama giderlerini karşılayacak uygun teminat gösterilmesini düzenler.
Bu nedenle ‘Türk vatandaşı olduğum için Türkiye’de hiçbir teminat istenemez’ ifadesi doğru değildir. Kanunun temel ölçütü bu durumda vatandaşlık değil Türkiye’de mutad mesken bulunup bulunmamasıdır. Ayrıca HMK m.85’te teminat gerektirmeyen hâller düzenlenmiştir. Avusturya’da ikamet eden Türk vatandaşının dosyasında önce HMK m.84 koşulları, sonra m.85 istisnaları ve uygulanabilecek milletlerarası sözleşmeler kontrol edilir.
HMK m.85: Teminat İstenmeyen Hâller
6100 sayılı HMK m.85, belirli durumlarda teminat istenemeyeceğini açıkça düzenler. Buna göre davacının adli yardımdan yararlanması, Türkiye’de istenen teminatı karşılamaya yeterli taşınmaz malının veya ayni teminatla güvence altına alınmış alacağının bulunması, davanın sırf küçüğün menfaatlerini korumaya yönelik açılması ve ilama bağlı alacak için ilamlı icra takibi yapılması maddede sayılan istisnalardır.
Bu istisnalar, Avusturya’da ikamet eden Türk vatandaşları bakımından özellikle önemlidir. Örneğin Türkiye’de taşınmazı olan kişinin taşınmazının teminatı karşılamaya yeterli olup olmadığı somut değer ve hukuki durum üzerinden değerlendirilir. Yalnız bir tapu kaydını göstermenin her koşulda yeterli olduğu söylenemez; m.85/b yeterliliği ölçüt alır. İstisna iddiası da belgelere dayanmalıdır. Bu yüzden talebin türünü, Türkiye’deki malvarlığını ve işlem aşamasını netleştirmek gerekir.
Çifte Vatandaşlığı Bulunan Kişilerin Konumu
Türkiye ve Avusturya ile vatandaşlık bağı bulunan kişi için yalnız kullanılan pasaporta bakarak bütün sonuçları belirlemek yanlış olabilir. Türk vatandaşlığının devam edip etmediği, nüfus ve vatandaşlık kayıtlarıyla doğrulanmalıdır. Türk vatandaşlığı devam eden kişi Türkiye’de kural olarak Türk vatandaşı statüsüyle de değerlendirilir; yurt dışında yaşamak tek başına Türk vatandaşlığını ortadan kaldırmaz.
1988 Ek Anlaşma m.3’ün iki devletin vatandaşlarına yönelik karşılıklı hükmü ile HMK m.84’ün Türkiye’de mutad meskeni bulunmayan Türk vatandaşları hakkında getirdiği düzenleme birlikte incelenmelidir. Bu durumda tek başına Avusturya pasaportunun gösterilmesiyle her dosyada teminat muafiyeti kabul edileceğini varsaymak güvenli değildir. Başvuru dilekçesinde vatandaşlık statüsü, mutad mesken ve muafiyet iddiasının hukuki temeli ayrı ayrı açıklanır.
İkametgâh ile Mutad Mesken Aynı mı?
HMK m.84/1-a açıkça Türkiye’de mutad meskeni bulunmayan Türk vatandaşını esas alır. Mutad mesken kişinin hayat ilişkilerinin fiilen merkezileştiği yerle bağlantılı bir kavramdır; tek başına eski nüfus adresi veya herhangi bir taşınmazın tapu kaydı değildir. Avusturya’da yıllardır yaşayan kişinin Türkiye’de taşınmaz sahibi olması, mutad meskeninin mutlaka Türkiye’de bulunduğunu göstermez.
İkamet ve çalışma belgeleri, gerçek yaşam yeri, aile durumu, fiilî kalış örüntüsü ve diğer belgeler bu ayrımda rol oynayabilir. Kanun kavramını mevcut belgeye göre uygulamak gerekir; yalnız kimlikte Türkiye adresi yazması bütün incelemeyi bitirmez. MÖHUK m.48’deki yabancı kişi ölçütü ile HMK m.84’teki mutad mesken ölçütünün farklı olması, aynı Avusturya adresine sahip kişiler arasında sonuçların değişebilmesinin başlıca nedenidir.
Dava Harcı ve Gider Avansı Teminat Değildir
1988 Ek Anlaşma m.3, yabancı olma veya ülkede ikamet etmeme gerekçesiyle istenen teminat ve depozitoya ilişkindir. Dava harcı, başvuru harcı, tebligat gideri, bilirkişi avansı veya diğer yargılama masrafları ise hukuki işlevleri farklı kalemlerdir. Teminat muafiyeti bulunan bir davacının bütün harç ve giderleri ödemeyeceği şeklindeki genel ifade sözleşme metninden çıkmaz.
Bu yüzden mahkeme veya icra dosyasında ödeme istendiğinde öncelikle ödemenin hukuki niteliği tespit edilir. İşlemde kullanılan başlık değil, ödemenin hangi kanun maddesine ve ne amaçla bağlandığı önemlidir. Yabancı davacıdan MÖHUK m.48 güvence teminatı mı isteniyor, yoksa somut dava için olağan gider avansı mı yatırılması isteniyor sorusu açıklığa kavuşturulur. Bu ayrım yapılmadan teminat muafiyeti dilekçesi verilmesi yanlış başvuruya yol açabilir.
Adli Yardımdan Yararlanma Hakkı: Ek Anlaşma m.2
1988 Ek Anlaşma m.2, iki ülke vatandaşlarının diğer ülkede o ülke vatandaşları gibi adli müzaheretten yararlanacağını düzenler. Bu hüküm herkesin doğrudan ücretsiz avukat veya masrafsız dava hakkı kazandığı anlamına gelmez; hukuken adli yardıma başvuru açısından eşit muameleye ilişkin bir çerçeve kurar. Adli yardımın kabulü bakımından Türkiye’deki ilgili usul ve maddi şartlar ayrıca uygulanır.
HMK m.85/a adli yardımdan yararlanan davacıdan teminat istenemeyeceğini açıkça sayar. Böylece 1988 Ek Anlaşma m.2 ile HMK m.85/a aynı şey olmamakla birlikte bir dosyada birbirini tamamlayan iki farklı hukuki başlık olarak karşımıza çıkabilir. Başvuracak kişi mali durumuna ilişkin belgeleri ve adli yardıma esas talebini somutlaştırmalıdır.
Avusturya Vatandaşının Türkiye’de Gayrimenkul Davası
Avusturya vatandaşı kişinin Türkiye’deki bir taşınmazla ilgili tapu iptali, ortaklığın giderilmesi veya mirasçılıktan kaynaklanan bir talebi bulunabilir. Dava türüne göre görevli ve yetkili mahkeme ayrı mevzuatla belirlenir. Avusturya vatandaşlığı, Türkiye’de mülkiyet hakkını ilgilendiren bütün davaların farklı mahkemede açılacağı anlamına gelmez; uyuşmazlığın konusu belirleyicidir.
Mahkeme nezdinde davacıdan yalnız yabancılığı veya Türkiye’de ikamet etmemesi nedeniyle güvence teminatı istenirse, 1988 Ek Anlaşma m.3 resmî metni ve vatandaşlık belgesi dosyaya sunularak muafiyet açıklanabilir. Buna karşılık davanın harç ve gider avansı, mahkeme yetkisi, tapu kayıtları ve mülkiyetin kazanılmasına ilişkin maddi hukuk kuralları bağımsız olarak uygulanır. Teminat muafiyeti davanın esas yönünden kazanılacağı anlamını taşımaz.
Avusturya Vatandaşının Alacak veya Ticari Dava Açması
Avusturya’da yaşayan kişinin Türkiye’deki borçlusundan sözleşmesel alacağı bulunuyorsa davanın dayanağı, sözleşme koşulları, uygulanacak hukuk ve mahkeme yetkisi belirlenir. MÖHUK m.48 bakımından davacının yabancı olup olmadığı ve uygulanabilir muafiyet şartları değerlendirilir. Sırf Avusturya vatandaşlığı veya Türkiye’de yerleşim yerinin bulunmaması nedeniyle teminat yatırılması istenmesine karşı 1988 Ek Anlaşma m.3 ileri sürülmesi ayrı bir usuli konudur.
Alacağın mevcut olduğunun ispatı, zamanaşımı, faiz ve tahsil kabiliyeti ise ayrı hukukî meselelerdir. Teminatı kaldıran hüküm, alacak davasında delil gösterme yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Mahkemenin yargılamanın esasına dair değerlendirmesine geçebilmek için dava şartlarının ve usule ilişkin başvuruların eksiksiz olması gerekir. Bu nedenle dava açılmadan önce hem teminat hem esas alacağa ilişkin deliller ayrı klasörlenir.
Davalı Avusturya Vatandaşı Olduğunda Kural Değişir mi?
Teminat hükümleri hangi tarafın hangi hukukî işlem nedeniyle ödeme yükümlülüğü altına gireceği üzerinden değerlendirilmelidir. 1988 Ek Anlaşma m.3 mahkemeye müracaat eden taraf devlet vatandaşlarına ilişkin karşılıklı teminat yasağını düzenler. Davanın yalnız davalısının Avusturya vatandaşı olması, Türk davacının teminat yükümlülüğünü aynı gerekçeyle otomatik kaldıran bir koşul değildir.
Davalı tarafın yargılama giderleri, vekâlet ücreti, dava sonucunda doğabilecek maddi yükümlülükler ve mahkeme kararının icrası ayrıca belirlenir. Teminat talebiyle ilgili dilekçede kimin davacı, kimin davalı olduğu, müdahale veya takip gibi hangi işlemden söz edildiği ve ilgili vatandaşlık statüsü açıkça gösterilmelidir. Belirsiz bir ‘Avusturya bağlantımız var’ beyanı m.3’ün koşullarını somutlaştırmaya yetmez.
Avusturya Şirketleri İçin Gerçek Kişi ve Tüzel Kişi Ayrımı
Ek Anlaşma m.3’ün lafzı iki ülkenin vatandaşlarına yöneliktir. Şirketler ise gerçek kişilerden farklı olarak tüzel kişiliğe sahiptir. MÖHUK m.48/1 açıkça yabancı gerçek ve tüzel kişileri birlikte sayar. Bu nedenle Avusturya’da kurulu bir şirket için m.3’teki vatandaş ifadesinin doğrudan, hiçbir değerlendirme olmaksızın aynı kapsamı sağladığı söylenmemelidir.
Adalet Bakanlığının yabancılar bakımından teminata ilişkin açıklamalarında 1954 Lahey Hukuk Usulü Sözleşmesi’nin 17. maddesinin tüzel kişiler yönünden yorumuna ilişkin uluslararası görüşe de yer verilir. Ticaret şirketlerinin muafiyeti bu uluslararası çerçeve, ikili hükümler, karşılıklılık ve somut şirket belgeleriyle birlikte değerlendirilmelidir. İlgili şirketin ticaret sicil kaydı, temsil yetkisi ve işlem konusu delilleri ayrı ayrı temin edilir. MÖHUK m.48/2’deki karşılıklılık incelemesi de unutulmamalıdır.
Teminat Kararına Karşı Hukukî Savunma Nasıl Kurulur?
Mahkemenin belirlediği bir teminat yükümlülüğüyle karşılaşan kişi, önce kararın hangi hükme ve hangi somut gerekçeye dayandığını tespit eder. Yabancılık nedeniyle MÖHUK m.48’e dayanılıyorsa Avusturya vatandaşlığı ve 1988 Ek Anlaşma m.3 üzerinden muafiyet dayanağı ortaya konur. HMK m.84’e dayanılıyorsa Türkiye’de mutad meskenin bulunup bulunmadığı, HMK m.85 istisnaları ve diğer ilgili kurallar değerlendirilir.
Avukatın hazırlayacağı dilekçede resmî anlaşma metninin tam adı, onay kanunu, yürürlük tarihi ve ilgili madde açıkça yer alır. İtiraz soyut eşitlik söylemi yerine belgelere dayanır. Verilen kararın süresi, kesin süre niteliği ve usulî sonuçları dosya içeriğinden kontrol edilir. Müvekkilin yurt dışında olması, Türkiye’deki dosyanın sürelerinin kendiliğinden durduğu anlamına gelmez.
HMK m.86–89 ve Teminatın Usul Sonuçları
HMK m.86–89 teminat hakkında karar verilmesi, teminatın şekli ve yatırılmamasının usuli sonuçlarına ilişkin hükümleri düzenler. Bir davada teminat öngörülmüşse miktar, ödeme şekli, verilen süre ve kararın niteliği dikkatle incelenmelidir. Teminat muafiyeti iddiası bulunması, mahkemenin verdiği kararların ve sürelerin kendiliğinden hükümsüz olduğu varsayımına dayanmaz.
Bu nedenle Avusturya’da yaşayan müvekkilin vekili, kararı tebliğ aldığında ilk olarak muafiyete ilişkin kanun ve sözleşme şartlarını dosyaya sunar; aynı zamanda dava takvimini takip eder. İlgili makamın kararının hukuki denetimi ile tarafın esasa ilişkin talebinin ispatı farklı çalışmalardır. Süreyi kaçırmamak ve gerekçeyi somutlaştırmak, her iki alan bakımından önemlidir.
Başvuru Dosyasında Hangi Belgeler Hazırlanır?
Teminat muafiyetine dayanılacak dosyada kişinin kimliği ve vatandaşlık statüsü, dava veya takip evrakı, mahkemece istenmiş teminat kararının örneği ve Türkiye’deki işlem türü ilk olarak değerlendirilir. Avusturya vatandaşlığı bulunan kişiler bakımından vatandaşlığı gösteren resmî belge ile 1988 Ek Anlaşma m.3’ün resmî metni birlikte sunulmalıdır. Yurt dışında yerleşim konusunda uyuşmazlık varsa bu konudaki belgeler ayrıca toplanır.
Türkiye’de mutad meskeni bulunmayan Türk vatandaşlarının HMK m.85 kapsamındaki taşınmaz veya adli yardım durumları incelenirken tapu kaydı, malvarlığı bilgileri ve ilgili başvuru evrakı önem kazanabilir. Ancak her dosya için aynı belgeyi otomatik zorunlu ilan etmek doğru değildir; talep edilen muafiyet sebebine göre belge seti değişir. Asıl hedef, mahkemenin hangi norma göre hangi sonuca varmasının istendiğini ispat edilebilir biçimde göstermektir.
Avusturya’dan Türkiye’de Avukatla Dava ve Takip
Viyana, Graz, Linz, Salzburg veya Innsbruck’ta bulunan kişi Türkiye’deki hukukî işini usulüne uygun vekâletnameyle avukat aracılığıyla takip edebilir. Ancak vekâletname tasdiki, teminat yükümlülüğü ve mahkeme yetkisi üç farklı hukukî konudur. Avusturya noterliklerinden gelen belgelerin Türkiye’de yeniden tasdiki bakımından 1988 Ek Anlaşma m.15 özel hükümler taşırken; m.3 teminata, m.1 ise vatandaşların eşit yargısal güvenliğine ilişkindir.
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu, Mersin ve İstanbul’da iki fizikî ofisten Türkiye genelindeki dosyaları takip eder. İstanbul: Maslak Ahi Evran Caddesi Polaris Plaza No:21 Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbul. Avusturya bağlantılı dosyada ilk değerlendirme kişinin vatandaşlığı, Türkiye’de mutad meskeni, dava konusu, talep edilen teminat ve varsa mahkeme kararının kapsamı üzerinden yapılır. Bu sayfa belirli bir uyuşmazlık için olumlu dava sonucu taahhüdü değil, net kanun ve anlaşma maddelerine dayanan usul rehberidir.
Sık Sorulan Sorular (12 Soru)
Avusturya vatandaşı Türkiye’de dava açarken teminat yatırır mı?
1988 Ek Anlaşma m.3, Avusturya vatandaşından yalnız yabancı olması veya Türkiye’de ikamet etmemesi nedeniyle teminat istenmemesini düzenler. Diğer yargılama giderleri ayrı konudur.
Bu muafiyetin dayanağı hangi kanundur?
16 Eylül 1988 tarihli ikili Ek Anlaşma, 3726 sayılı Kanun ile onaylanması uygun bulunan anlaşmadır. Üçüncü maddesi karşılıklı teminat muafiyetini düzenler.
Viyana’da yaşayan Türk vatandaşı teminat öder mi?
HMK m.84/1-a, Türkiye’de mutad meskeni bulunmayan Türk vatandaşları için teminat kuralı getirir. HMK m.85 istisnaları ayrıca incelenir.
HMK m.84 hangi kişiler hakkındadır?
Türkiye’de mutad meskeni bulunmayan Türk vatandaşlarının dava açması, davacı yanında müdahale etmesi veya takip yapması temel uygulama alanlarından biridir.
MÖHUK m.48 kimleri kapsar?
MÖHUK m.48 yabancı gerçek ve tüzel kişilerin dava, davaya katılma veya icra takibine ilişkin teminatını düzenler; ikinci fıkra karşılıklılığa göre muafiyeti öngörür.
Dava harcı ve gider avansı da teminat muafiyetine girer mi?
Hayır. Ek Anlaşma m.3 yabancılık veya ülkede ikamet etmeme sebebiyle istenen teminata ilişkindir. Harç ve gider avansı ayrı hukukî yükümlülüklerdir.
Türk vatandaşının Türkiye’de evi varsa teminat istenmez mi?
HMK m.85/b, istenen teminatı karşılamaya yeterli taşınmazı veya ayni teminatla güvenceye alınmış alacağı olan davacıyı kapsar. Yeterlilik somut olarak değerlendirilir.
Adli yardım teminatı kaldırır mı?
HMK m.85/a adli yardımdan yararlanan davacıdan teminat istenemeyeceğini düzenler. Adli yardımın koşulları ayrıca değerlendirilir.
Çifte vatandaşlar bu hükümden yararlanır mı?
Vatandaşlık kayıtları ve iki ülke arasındaki özel düzenlemenin somut statüye uygulanması birlikte değerlendirilir. Tek başına iki pasaport bulunması otomatik sonuç iddiasına yeterli değildir.
Avusturya şirketi Türkiye’de teminattan muaf mı?
MÖHUK m.48 yabancı tüzel kişileri de kapsar. 1954 Lahey Sözleşmesi, karşılıklılık ve tüzel kişinin hukuki statüsü ayrıca değerlendirilmelidir; yalnız m.3’teki vatandaş sözcüğüyle kesin sonuç kurulmaz.
Teminat kararında anlaşma metni nasıl sunulur?
3726 sayılı Kanunla onaylanması uygun bulunan Ek Anlaşma m.3’ün resmî metni, vatandaşlık belgesi ve mahkeme kararına ilişkin somut açıklama ile birlikte dosyaya sunulur.
Avusturya’da yaşarken Türkiye’de avukat dava açabilir mi?
Usulüne uygun vekâletnameyle Türkiye’de avukat aracılığıyla dava ve takip işlemleri yapılabilir; görev, yetki, teminat ve diğer dava şartları işlem bazında değerlendirilir.
Yürürlük tarihi kaynak notu: Ek Anlaşma m.19, onay belgelerinin teatisinden sonraki üçüncü ayın ilk gününü esas alır. Avusturya resmî mevzuat sistemi RIS, 17 Ağustos 1992 tarihli onay belgeleri teatisine dayanarak yürürlüğü 1 Kasım 1992 olarak kaydeder. Türkiye Adalet Bakanlığı ikili anlaşmalar listesinde 18 Ekim 1992 bilgisi yer aldığından resmî kaynaklar arasında tarih farklılığı vardır. Avusturya RIS resmî anlaşma kaydı.
Resmî Kanun ve Sözleşme Bağlantıları
- Adalet Bakanlığı – 1988 Türkiye–Avusturya Ek Anlaşması m.1–3 (3726 sayılı Kanun)
- Adalet Bakanlığı – Yabancıların teminat yatırma yükümlülüğü, Avusturya özel düzenlemesi
- Adalet Bakanlığı – 5718 sayılı MÖHUK m.1 ve m.48
- Adalet Bakanlığı – 6100 sayılı HMK m.84–89
- Yabancı kişi Türkiye’de dava açarken MÖHUK m.48 teminat
- Yurt dışında düzenlenen vekâletnamede özel yetkiler
- Avusturya noter vekâletnamesi ve 1988 Ek Anlaşma m.15
- Avusturya ticaret sicili belgesinin Türkiye’de kullanılması
- Avusturya mahkeme kararlarının tanınması ve tenfizi
Yazar ve Hukukî İnceleme
Av. Halil Bakırcı – Mersin Barosu Sicil No: 3472. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu, Mersin ve İstanbul’da iki fizikî ofisten Türkiye genelindeki dosyaları takip eder. İstanbul: Maslak Ahi Evran Caddesi Polaris Plaza No:21 Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbul.
Bu içerik 16 Eylül 1988 tarihli Ek Anlaşma m.1–3, 5718 sayılı MÖHUK m.48 ve 6100 sayılı HMK m.84–89 hükümleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Dosyadaki statü ve işlem türü incelenmeden sonuç vaadi verilmez.
İletişim ve dava dosyası değerlendirmesi · +90 552 224 43 66
Mevzuat kontrolü: 29 Ekim 2026.
İstanbul ve Mersin ofis haritaları
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
