Yabancı Kişi Türkiye’de Dava veya İcra Takibi Açarken Teminat Yatırır mı? MÖHUK m.48 | 2026
Kısa ve Net Cevap
5718 sayılı MÖHUK m.48/1’e göre Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya Türkiye’de icra takibi yapan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleri ile karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere teminat göstermek zorundadır. Ancak aynı maddenin ikinci fıkrası gereği karşılıklılık varsa yabancı kişi teminattan muaf tutulur. Karşılıklılık milletlerarası sözleşmeden, yabancı devlet hukukundan veya fiilî uygulamadan doğabilir.
Bu nedenle ‘yabancı olan herkes mutlaka teminat yatırır’ veya ‘yabancılar hiçbir zaman teminat yatırmaz’ şeklinde genel bir sonuç doğru değildir. Önce kişinin vatandaşlığı, işlemin dava mı müdahale mi icra takibi mi olduğu ve kişinin bağlı bulunduğu devlet ile Türkiye arasında teminat muafiyeti sağlayan bir sözleşme ya da karşılıklılık bulunup bulunmadığı belirlenir.
Yurt dışında yaşayan Türk vatandaşı ile yabancı uyruklu kişi aynı hukuki rejime tabi değildir. MÖHUK m.48 yabancı gerçek ve tüzel kişilere yöneliktir. Türkiye’de mutad meskeni bulunmayan Türk vatandaşları bakımından ise 6100 sayılı HMK’nın teminata ilişkin hükümleri ayrıca değerlendirilir.

MÖHUK m.48 Yabancı Davacı ve Alacaklı İçin Ne Düzenler?
5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un 48. maddesi iki fıkradan oluşur. Birinci fıkra, Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişilerin yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere teminat göstermek zorunda olduğunu açıkça düzenler. İkinci fıkra ise karşılıklılık esasına göre teminattan muafiyet getirir.
Hükmün amacı yabancı kişinin Türkiye’de başlattığı yargılama veya takip sonunda karşı taraf lehine doğabilecek gider ve zararların tahsilini güvence altına almaktır. Teminat, yabancının Türkiye’de hak aramasını yasaklayan bir ön ödeme değildir. Kanun bir yandan teminat yükümlülüğü getirirken diğer yandan karşılıklılık bulunduğunda muafiyet öngörür.
MÖHUK m.48 yabancılık unsuruna bağlı özel bir düzenlemedir. Bu sebeple öncelikle kişinin vatandaşlık statüsü doğru tespit edilmelidir. Çifte vatandaşlık, Mavi Kart, yabancı şirket, yabancı vakıf veya yabancı tüzel kişi gibi durumlarda yalnız ikamet adresine bakılarak sonuç çıkarılamaz.
Kanunda ‘mahkemenin belirleyeceği teminat’ denilmiştir. Teminatın somut miktarı her dosya için aynı değildir. Dava değerinin, takip tutarının, muhtemel yargılama giderlerinin ve karşı tarafın zarar riskinin niteliğine göre belirlenir. İcra uygulamasında Adalet Bakanlığının 19 Haziran 2023 tarihli görüş yazısında teminat alınması gereken hâllerde takip konusu alacağın yüzde yirmisinden az olmayacak bir miktarın uygun olacağı değerlendirilmiştir; ancak Kanunda sabit yüzde yazmaz ve somut dosyada yetkili merci karar verir.
Kimler MÖHUK m.48 Kapsamında Teminat Göstermek Zorundadır?
Maddenin kapsamı üç işlem grubunu açıkça sayar: dava açmak, davaya katılmak ve icra takibinde bulunmak. Yabancı gerçek kişi Türkiye’de alacak, tazminat, tapu veya başka bir hukuk davası açıyorsa; mevcut davaya müdahil oluyorsa ya da Türkiye’de bir borçlu hakkında icra takibi başlatıyorsa teminat konusu incelenir.
Yabancı tüzel kişiler de kapsam içindedir. Almanya’da kurulu bir GmbH, Fransa’da kurulu bir SAS, İngiltere’de kurulu bir limited şirket veya başka bir devlet hukukuna göre kurulmuş şirket Türkiye’de dava açtığında sırf şirket olması teminat yükümlülüğünü kaldırmaz. Şirketin tabi olduğu devlet ile Türkiye arasındaki karşılıklılık ve milletlerarası sözleşmeler araştırılır.
Teminat bakımından davalı olmak ile davacı olmak aynı değildir. MÖHUK m.48 Türk mahkemesinde dava açan veya davaya katılan yabancı kişiden söz eder. Yabancı bir kişinin yalnız davalı sıfatıyla Türk mahkemesinde savunma yapması, bu hüküm uyarınca sırf yabancı olduğu için teminat göstermesini gerektirmez.
Yabancının Türkiye’de malvarlığı bulunması da tek başına kanuni teminat yükümlülüğünü ortadan kaldıran bir istisna değildir. Asıl muafiyet m.48/2’deki karşılıklılıktır. Teminatın miktarı ve türü ise dosyanın somut koşullarına göre belirlenir.
Yurt Dışında Yaşayan Türk Vatandaşı da MÖHUK m.48 Teminatı Yatırır mı?
MÖHUK m.48 yabancı gerçek ve tüzel kişilere yöneliktir. Türk vatandaşı sırf Almanya, Hollanda, Fransa, Belçika veya başka bir ülkede ikamet ettiği için m.48 anlamında yabancı hâle gelmez. Bu nedenle yurt dışında yaşayan Türk vatandaşı bakımından doğrudan MÖHUK m.48 uygulanmaz.
Buna karşılık 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.84 ve devamı, Türkiye’de mutad meskeni bulunmayan Türk vatandaşının dava açması veya davacı yanında fer’î müdahil olması durumunda belirli hâllerde teminat öngörür. Dolayısıyla iki ayrı rejim vardır: yabancı gerçek ve tüzel kişiler için MÖHUK m.48; Türkiye’de mutad meskeni bulunmayan Türk vatandaşları için HMK.
Bu ayrım özellikle gurbetçi müvekkiller için önemlidir. Kişi Türk vatandaşıysa yalnız yabancı adres gösterdiği için MÖHUK m.48 karşılıklılık araştırması yapılması doğru değildir. Kişi Türk vatandaşlığından çıkmış ve yalnız yabancı devlet vatandaşlığını taşıyorsa statü yeniden değerlendirilir.
Mavi Kart sahibi kişi bakımından da vatandaşlık statüsü kayıt üzerinden belirlenmelidir. Mavi Kart, kişinin mevcut Türk vatandaşlığı anlamına gelmez; doğumla Türk vatandaşı olup izinle vatandaşlıktan çıkan kişilere tanınan hak rejimidir. Teminat konusunda kişinin güncel vatandaşlığı ile özel hükümler birlikte incelenir.
MÖHUK m.48/2’de Karşılıklılık Ne Demektir?
Kanunun 48/2. maddesi, mahkemenin dava açanı, davaya katılanı veya icra takibi yapanı karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutacağını emreder. Buradaki karşılıklılık, ilgili yabancı devlette Türk vatandaşlarının da aynı veya denk koşullarda teminat yükümlülüğünden muaf tutulabilmesidir.
Adalet Bakanlığının resmî açıklamasında karşılıklılığın üç biçimde sağlanabileceği belirtilir: akdî, kanunî ve fiilî karşılıklılık. Akdî karşılıklılık, Türkiye ile ilgili devlet arasında teminat muafiyetini düzenleyen iki veya çok taraflı milletlerarası sözleşmenin bulunmasıdır. Kanunî karşılıklılık, yabancı devlet hukukunun Türk vatandaşlarını teminattan muaf tutmasıdır. Fiilî karşılıklılık ise yabancı devlet uygulamasında Türk vatandaşlarına fiilen aynı muafiyetin tanınmasıdır.
Karşılıklılık mevcutsa muafiyet keyfî değildir. MÖHUK m.48/2 ‘muaf tutar’ ifadesini kullanır. Dolayısıyla karşılıklılık kanıtlandığında sırf yabancı vatandaşlık nedeniyle teminat istemeye devam edilmemelidir.
Karşılıklılığın belirlenmesi sadece tarafın internetten bulduğu bir metne dayanmaz. Milletlerarası sözleşmeler, Adalet Bakanlığı kayıtları, yabancı hukuk metinleri ve gerektiğinde ilgili makam görüşleri üzerinden doğrulanır. Özellikle icra takibinde yabancı alacaklının tabi olduğu devlet bakımından muafiyetin baştan araştırılması takip açılışındaki gecikmeyi azaltır.
1954 Hukuk Usulüne Dair Lahey Sözleşmesi Teminatı Nasıl Etkiler?
Türkiye’nin taraf olduğu 1954 tarihli Hukuk Usulüne Dair Lahey Sözleşmesi’nin 17. maddesi, sözleşme kapsamına giren hâllerde taraf devlet vatandaşlarının sırf yabancı olmaları veya ülkede ikametgâh ya da meskenlerinin bulunmaması nedeniyle teminat veya depozito göstermek zorunda bırakılamayacağını düzenler.
Adalet Bakanlığının ‘Yabancıların Teminat Yatırma Yükümlülüğü’ sayfasında bu sözleşmeye taraf devletler ve diğer muafiyet kaynakları yayımlanmaktadır. Almanya, Avusturya, Belçika, Fransa, Hollanda, İspanya ve İsrail gibi çok sayıda devlet listede yer alır. Ancak taraflık durumu değişebileceğinden işlem tarihinde güncel liste kontrol edilmelidir.
Bir ülkenin sözleşmeye taraf olması, her uyuşmazlıkta hiçbir inceleme yapılmadan muafiyet sonucu çıkarılması anlamına gelmez. Kişinin vatandaşlığı, sözleşmenin kişi ve konu bakımından kapsamı ve varsa çekince veya özel hükümler kontrol edilir. Kapsam şartları gerçekleşiyorsa milletlerarası sözleşme hükmü MÖHUK m.1 gereğince saklıdır.
Şirketler bakımından da Adalet Bakanlığının açıklamasında 1954 Sözleşmesi m.17’nin tüzel kişileri kapsayacak şekilde yorumlandığına ilişkin resmî görüş aktarılmaktadır. Yabancı şirketin kuruluş devleti ve sözleşme kapsamı dosya bazında incelenmelidir.
Yabancı Alacaklı Türkiye’de İcra Takibi Başlatırken Teminat Yatırır mı?
MÖHUK m.48 icra takibini açıkça saydığı için yabancı gerçek veya tüzel kişinin Türkiye’de icra takibi başlatması teminat incelemesine tabidir. Özellikle ilamsız takipte yabancı alacaklı takip talebini sunduğunda vatandaşlığı ve karşılıklılık durumu önem kazanır.
Adalet Bakanlığı İcra İşleri Dairesi Başkanlığının 19 Haziran 2023 tarihli ‘Yabancı Alacaklıdan Teminat Alınması Hakkında’ yazısında, yabancı gerçek ve tüzel kişiler ile Türkiye’de mutad meskeni olmayan Türk vatandaşlarından teminat alınıp alınmayacağı, teminata karar verecek merci ve miktar konusunda uygulama açıklaması yapılmıştır. Yazı MÖHUK m.48/2’deki karşılıklılık şartının gözetilmesini vurgular.
Yabancı alacaklının alacağını gösteren senet, fatura veya sözleşmenin varlığı teminat meselesinden ayrıdır. Belgenin alacağı ispatlaması takip hakkının esasını ilgilendirir; teminat ise takip giderleri ve karşı tarafın zarar riskine ilişkin usul güvencesidir.
Alacaklı yabancı mahkeme ilamına dayanıyorsa ayrıca MÖHUK m.50 ve devamındaki tenfiz rejimi gündeme gelebilir. Yabancı ilamın Türkiye’de doğrudan icra edilememesi ile yabancı alacaklının teminat yükümlülüğü birbirinden ayrı sorunlardır.
Teminat Miktarı Nasıl Belirlenir?
MÖHUK m.48 sabit bir yüzde yazmaz. Kanun yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminat ifadesini kullanır. Bu nedenle her dosya için otomatik ve değişmez bir oran bulunduğu söylenemez.
İcra uygulaması bakımından Adalet Bakanlığının 2023 tarihli görüş yazısında, teminat alınması gereken hâllerde takip konusu alacağın yüzde yirmisinden az olmayacak şekilde belirlenmesinin uygun olacağı yönünde değerlendirme yer alır. Bu açıklama Kanunun kendisinde sabit yüzde bulunduğu anlamına gelmez.
Dava değerinin çok yüksek olması tek başına aynı oranın mekanik biçimde uygulanmasını zorunlu kılmaz. Beklenen yargılama giderleri, karşı tarafın muhtemel zararları, dava veya takibin türü ve teminatın amacı birlikte değerlendirilir.
Teminat miktarına ilişkin karara karşı kullanılabilecek usul yolu kararın verildiği işlem ve yargılama aşamasına göre belirlenir. Teminatın gereksiz olduğu savunuluyorsa karşılıklılık veya sözleşme muafiyetini belgelemek belirleyicidir.
Teminat Nakit Olmak Zorunda mı?
Teminatın amacı karşı tarafın ve yargılama giderlerinin güvence altına alınmasıdır. Teminatın türü ilgili usul hükümleri ve merci kararı çerçevesinde belirlenir. Nakit para, banka teminat mektubu veya hukuken kabul edilen başka güvence türleri dosyanın niteliğine göre gündeme gelebilir.
Adalet Bakanlığı 29 Mayıs 2026 tarihli açıklamasında mahkeme ve icra dairelerinde kullanılan banka teminat mektupları için elektronik teminat mektubu sistemine yönelik çalışmayı duyurmuştur. Bu dijital dönüşüm teminat yükümlülüğünün hukuki şartlarını değiştirmez; sunum ve doğrulama sürecini elektronikleştirmeyi amaçlar.
Yabancı bankanın düzenlediği garanti belgesinin Türk yargı merciinde otomatik olarak banka teminat mektubu sayılacağı varsayılmamalıdır. Teminatın kayıtsız-şartsız niteliği, muhatap, süre, tahsil kabiliyeti ve kabul edilebilirliği ayrıca kontrol edilir.
Teminat yatırılmadan önce mahkeme veya icra merciinin kararındaki tutar, para birimi ve kabul edilen teminat türü esas alınmalıdır.
Teminat Ne Zaman Gösterilir ve Gösterilmezse Ne Olur?
Teminat, dava veya takip sürecinin ilerleyebilmesi için ilgili merci tarafından verilen süre içinde gösterilir. Mahkeme teminat yükümlülüğünü tespit ettiğinde teminatın miktar ve şeklini belirleyerek tarafın yerine getirmesi için süre verir. Süresinde yerine getirilmemesinin sonucu dava veya takip türüne ve uygulanan usul hükmüne göre belirlenir.
Yabancı davacı açısından doğru yöntem, dava açıldıktan sonra teminat kararını bekleyip süre kaybetmek yerine vatandaşlık ve muafiyet belgelerini dosya açılırken hazırlamaktır. Karşılıklılık varsa bunu gösteren resmî dayanağın sunulması gereksiz teminat talebini önleyebilir.
İcra takibinde de aynı yaklaşım geçerlidir. Yabancı alacaklının tabi olduğu devlet için Adalet Bakanlığının güncel karşılıklılık ve sözleşme bilgileri kontrol edilerek takip talebi hazırlanmalıdır.
Teminatın sonradan tamamlanması veya miktarın değiştirilmesi gerektiğinde ilgili merciin ara kararı ve süreleri esas alınır. Teminat konusu asıl alacak veya dava hakkından bağımsız görünse de usul bakımından dosyanın ilerlemesini doğrudan etkileyebilir.
Teminat Ne Zaman İade Edilir?
Teminat sonsuza kadar devlette kalan bir bedel değildir. Güvence altına alınan risk sona erdiğinde ve karşı tarafın teminattan karşılanabilecek kesinleşmiş bir gider veya zarar talebi kalmadığında iade gündeme gelir. İade zamanı davanın veya takibin kesinleşme durumu ve teminatın hangi amaçla alındığına göre belirlenir.
Dava sonunda yabancı davacı lehine karar verilmesi teminatın aynı gün otomatik iadesi anlamına gelmeyebilir. Kanun yolu süreci, yargılama gideri kararları ve dosyanın kesinleşmesi kontrol edilir. Benzer şekilde icra takibinde takip sona erdiğinde güvence ihtiyacının devam edip etmediği değerlendirilir.
Nakit teminatın iadesi ile banka teminat mektubunun çözülmesi teknik olarak farklı işlemlerdir. Dosyada teminatın türüne göre mahkeme veya icra dairesine iade talebi sunulur.
Yurt dışında yaşayan kişi adına avukatın teminat iadesini alabilmesi için vekâletnamedeki tahsil ve ilgili yetkiler kontrol edilmelidir.
Yurt Dışındaki Yabancı Davacı Hangi Belgeleri Hazırlamalıdır?
İlk belge kimlik ve vatandaşlık statüsünü gösteren geçerli pasaport veya yabancı tüzel kişi ise kuruluş ve güncel temsil belgesidir. Şirketin hangi devlet hukukuna göre kurulduğu karşılıklılık araştırması için belirleyicidir.
İkinci grup belge temsil yetkisidir. Türkiye’de avukat aracılığıyla dava veya takip yürütülecekse usulüne uygun vekâletname gerekir. Vekâletname Türk dış temsilciliğinde düzenlenebilir veya yabancı noter belgesi ülkesine göre apostil/tasdik ve tercüme işlemlerinden geçirilebilir. Ayrıntılı süreç için yurt dışında düzenlenen vekâletnamenin Türkiye’de geçerliliği rehberi incelenebilir.
Üçüncü grup teminat muafiyetini gösteren belgelerdir. İlgili devletle yürürlükte bulunan milletlerarası sözleşme, karşılıklılık hakkında Adalet Bakanlığı bilgisi veya yabancı mevzuat bu kapsamda sunulabilir.
Dördüncü grup asıl uyuşmazlığa ilişkin sözleşme, fatura, senet, mahkeme kararı veya diğer delillerdir. Teminat muafiyetinin kanıtlanması, asıl alacağın ayrıca ispat edilmesi gereğini ortadan kaldırmaz.
Yabancıların Teminatında En Sık Yapılan Hatalar
Birinci hata, yurt dışında yaşayan her kişiyi yabancı kabul etmektir. Türk vatandaşı yalnız yabancı ülkede ikamet ettiği için MÖHUK m.48 kapsamına girmez; HMK rejimi ayrıca incelenir.
İkinci hata, karşılıklılık araştırmadan otomatik teminat yatırmaktır. İlgili devletle sözleşme veya kanunî/fiilî karşılıklılık varsa m.48/2 gereği muafiyet uygulanır.
Üçüncü hata, teminat miktarının Kanunda sabit yüzde yirmi olduğunu söylemektir. MÖHUK m.48 sabit oran koymaz. Yüzde yirmi Adalet Bakanlığının icra uygulamasına ilişkin 2023 tarihli görüş yazısında uygun asgari oran olarak değerlendirilmiştir.
Dördüncü hata, yabancı mahkeme kararının tenfizi ile yabancı alacaklının teminatını aynı sorun sanmaktır. Tenfiz yabancı ilamın Türkiye’de icra kabiliyeti; teminat ise yabancı kişinin Türk yargısında işlem yaparken gider ve zarar güvencesidir.
Beşinci hata, yalnız pasaport sunup şirket veya kişinin tabi olduğu devlet bakımından muafiyet kaynağını araştırmamaktır.
Altıncı hata, vekâletnamede tahsil, sulh, feragat veya özel yetki gerektiren işlemlerin kapsamını kontrol etmemektir.
Resmî Kaynaklar
- Adalet Bakanlığı – 5718 sayılı MÖHUK, m.48
- Adalet Bakanlığı – Yabancıların Teminat Yatırma Yükümlülüğü
- İcra İşleri Dairesi – Yabancı Alacaklıdan Teminat Alınması Hakkında
- Adalet Bakanlığı – Elektronik Teminat Mektubu, 29.05.2026
Sık Sorulan Sorular
Yabancı biri Türkiye’de dava açarken mutlaka teminat yatırır mı?
MÖHUK m.48/1 teminat öngörür; ancak m.48/2 uyarınca karşılıklılık varsa yabancı davacı teminattan muaf tutulur.
Almanya’da yaşayan Türk vatandaşı MÖHUK m.48 teminatı yatırır mı?
Hayır. Türk vatandaşı sırf Almanya’da yaşadığı için MÖHUK m.48 anlamında yabancı değildir. HMK’daki teminat hükümleri ayrıca incelenebilir.
Yabancı şirket Türkiye’de icra takibi açarken teminat verir mi?
MÖHUK m.48 yabancı tüzel kişileri de kapsar. Kuruluş devleti bakımından karşılıklılık veya sözleşme muafiyeti varsa teminat istenmez.
Teminat oranı kesin yüzde 20 midir?
Hayır. MÖHUK m.48 sabit yüzde düzenlemez. Yüzde 20 Adalet Bakanlığının icra uygulamasına ilişkin görüşünde uygun asgari oran olarak değerlendirilmiştir.
Karşılıklılık nasıl ispatlanır?
Milletlerarası sözleşme, yabancı devlet mevzuatı veya fiilî uygulamaya ilişkin resmî bilgilerle ispatlanabilir.
1954 Lahey Sözleşmesine taraf ülke vatandaşı teminattan muaf mı?
Sözleşmenin kişi ve konu bakımından kapsam şartları gerçekleşiyorsa m.17 teminat muafiyeti sağlayabilir. Güncel taraflık ve kapsam kontrol edilmelidir.
Yabancı davalı da teminat yatırır mı?
MÖHUK m.48 sırf davalı olan yabancı kişiyi saymaz; dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişileri düzenler.
Teminat nakit olmak zorunda mı?
Hayır. Kabul edilecek teminat türü ilgili usul hükümleri ve merci kararına göre belirlenir; banka teminat mektubu gibi araçlar kullanılabilir.
Teminat ne zaman geri alınır?
Güvence altına alınan gider ve zarar riski sona erdiğinde, dosyanın kesinleşme ve gider durumu kontrol edilerek iade talep edilir.
Yabancı kişi Türkiye’ye gelmeden dava açabilir mi?
Usulüne uygun vekâletnameyle avukat aracılığıyla işlem yapılabilir. Teminat veya muafiyet belgeleri de vekil tarafından dosyaya sunulabilir.
Hukukçu İncelemesi ve E-E-A-T
Hazırlayan: Av. Halil BAKIRCI – Mersin Barosu Sicil No: 3472
Hukukî inceleme: Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu.
Bu içerik 5718 sayılı MÖHUK m.48, 6100 sayılı HMK’nın teminata ilişkin hükümleri, 1954 tarihli Hukuk Usulüne Dair Lahey Sözleşmesi m.17 ve Adalet Bakanlığının yabancı alacaklı teminatına ilişkin resmî açıklamaları esas alınarak hazırlanmıştır.
Yurt dışındaki gerçek ve tüzel kişilerin Türkiye’de dava, icra, tenfiz, yabancı belge ve vekâletname işlemleri Mersin’den Türkiye genelinde takip edilmektedir.
Yurt Dışından Dava ve İcra İşlemleri İçin İletişim
Son resmî kaynak ve mevzuat kontrolü: 15 Eylül 2026.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
