Basın İş Kanunu Gerekçe Gösterilerek Gazetecinin Ücreti ve Hakları Azaltılabilir mi? | 5953 m.25 (2026)
Kısa ve net cevap: Hayır. 5953 sayılı Basın İş Kanunu m.25’e göre bu Kanunun uygulanması sonucunda işverene düşen yükümlülükler, gazetecilerin ücret ve diğer haklarının daha aşağı hadlere indirilmesine sebep tutulamaz. İşveren “Basın İş Kanunu nedeniyle maliyetim arttı”, “ikramiye/izin yükü geldi” veya “banka ve sigorta yükümlülüğü var” diyerek gazetecinin mevcut ücretini, sözleşmesel primini, daha uzun iznini ya da yerleşmiş başka bir hakkını tek taraflı olarak azaltamaz.
Madde 25, Basın İş Kanununun diğer hükümlerinin işveren tarafından çalışan aleyhine denkleştirme aracı olarak kullanılmasını engelleyen bir koruma hükmüdür. Kanun gazeteciye yeni bir hak tanıdığında işverenin aynı ekonomik değeri başka bir kalemden kesmesi, m.25’in amacıyla bağdaşmaz. Ancak gerçekten farklı bir sözleşme değişikliği yapılacaksa bunun dayanağı m.25 değil; sözleşme değişikliği, işçinin rızası ve uygulanabilir genel iş hukuku kurallarıdır.

5953 m.25 tam olarak neyi yasaklar?
Madde 25’in temel amacı, Basın İş Kanununun gazeteci lehine getirdiği korumaların başka hakların azaltılmasıyla etkisizleştirilmesini önlemektir. İşveren Kanundan doğan yükümlülüklerini yerine getirirken bunun maliyetini gazetecinin mevcut ücret veya haklarından kesinti yaparak karşılayamaz.
Örneğin m.14 gereği yıllık ikramiye ödenmesi, m.19 gereği ücretli hafta tatili tanınması, m.21 gereği dört veya altı hafta yıllık izin kullandırılması ya da m.15 kapsamındaki ek ücretin sigorta priminin ödenmesi işveren için kanuni borçtur. Bu borçların varlığı, temel ücretin veya önceden tanınmış daha iyi hakların azaltılması için hukuki gerekçe oluşturmaz.
Madde yalnız aylık maaşı değil “ücret ve sair hakları” birlikte korur. Bu nedenle parasal ve parasal olmayan çalışma koşulları somut niteliklerine göre m.25 koruması içinde değerlendirilebilir.
İşveren Basın İş Kanunu nedeniyle gazetecinin maaşını düşürebilir mi?
Hayır. “Kanun gereği artık ikramiye ödüyoruz, bu nedenle aylık maaşı aynı miktarda düşürüyoruz” veya “banka ve sigorta yükümlülüğü geldi, net ücreti azaltıyoruz” şeklindeki bir işlem m.25’in açık mantığına aykırıdır. Kanuni yükümlülük, ücret azaltmanın sebebi yapılamaz.
Ücret miktarı ayrıca 5953 m.4 uyarınca yazılı iş sözleşmesinde bulunmak zorundadır. Ücret değişikliği yapılacaksa değişikliğin sözleşmeye yazılması gerekir. İşveren tek taraflı bordro değişikliğiyle sözleşmedeki ücreti daha düşük gösteremez.
Gazetecinin ücretinin ekonomik koşullar, görev değişikliği veya başka bir sebeple değiştirilmesi iddia ediliyorsa bu işlemin m.25’te yasaklanan “Kanun yükümlülüğü nedeniyle azaltma” olup olmadığı ayrıca incelenir. Gerçek neden, yazılı teklif, işçi kabulü ve fiili uygulama birlikte değerlendirilir.
Yıllık ikramiye ödenmeye başlanınca temel ücret azaltılabilir mi?
5953 m.14 gazeteciye her hizmet yılı sonunda asgari bir aylık ücret tutarında ikramiye hakkı tanır. İşveren bu ikramiyeyi “maaşın bir kısmını yıl sonuna taşıdık” şeklinde kurgulayamaz. Aylık ücret ayrı, kanuni yıllık ikramiye ayrı alacaktır.
Örneğin gazetecinin aylık ücreti 80.000 TL iken işveren “artık yılda bir maaş ikramiye vereceğim için aylık ücret 73.333 TL oldu” derse, ikramiye maliyetini aylık ücretten kesmiş olur. M.25 tam olarak bu tür denkleştirmeyi engeller.
İşveren ücret artışı görüşmeleri sırasında toplam yıllık paket hesabı yapabilir; ancak mevcut ve yürürlükteki hakları Kanunun zorunlu kıldığı ödeme karşılığında aşağı çekemez. Sözleşmede daha yüksek ikramiye varsa kanuni asgari tutar o daha iyi hakkı da kendiliğinden azaltmaz.
Kanundaki izinler gerekçe gösterilerek daha uzun sözleşmesel izin azaltılabilir mi?
Hayır. M.21 günlük yayında dört hafta, meslekte on yıldan fazla kıdemi olan gazetecide altı hafta yıllık ücretli izin öngörür. İşverenin sözleşme veya yerleşik uygulamayla gazeteciye yedi hafta izin tanıdığı durumda “Kanunda altı hafta yazıyor, bundan sonra altı hafta” demesi m.25 ve sözleşmesel hakların korunması yönünden sorun yaratır.
Aynı sonuç m.19’daki doğum, ölüm veya çocuk evliliği izinlerinde de geçerlidir. Kanun örneğin kardeş ölümü için iki gün tanırken işyeri uygulaması dört günse, Kanunun yürürlüğünü veya uygulanmasını gerekçe göstererek dört günü ikiye indirmek mümkün değildir.
Kanuni süreler asgari koruma düzeyidir. Daha iyi hakkın değiştirilmesi gerekiyorsa bunun bağımsız hukuki dayanağı bulunmalı; salt “Kanun bu kadar veriyor” gerekçesi yeterli olmamalıdır.
Prim, yemek, yol veya diğer yan haklar m.25 kapsamında korunur mu?
Madde “sair haklar” ifadesini kullandığı için yalnız çıplak ücret değil, gazetecinin iş sözleşmesi veya işyeri uygulamasından doğan diğer hakları da koruma alanına girebilir. Düzenli prim, özel sağlık sigortası, yemek, yol, ek izin veya benzeri menfaatlerin niteliği somut sözleşmeye göre belirlenir.
İşveren örneğin m.15 kapsamında sözleşme dışı yazı için ek ücret ödemek zorunda kaldığı gerekçesiyle daha önce düzenli ödediği performans primini otomatik olarak kaldırırsa, bu değişikliğin Kanun yükümlülüğünü dengeleme amacı taşıyıp taşımadığı incelenir.
Gerçek masraf karşılıkları ile ücret niteliğindeki yan haklar farklıdır. Ancak m.25’in temel ilkesi açıktır: Kanunun uygulanması mevcut hakların aşağı indirilmesine gerekçe yapılamaz.
M.25 her türlü ücret veya çalışma koşulu değişikliğini yasaklar mı?
Hayır. Madde 25’in yasakladığı özel durum, Basın İş Kanununun uygulanmasından doğan yükümlülüklerin ücret ve hakların azaltılmasına sebep yapılmasıdır. İş sözleşmesinin farklı ve hukuken geçerli bir nedenle değiştirilmesi ayrı bir meseledir.
Örneğin gazeteci ile işveren karşılıklı ve gerçek iradeyle görev kapsamını, çalışma biçimini veya ücret yapısını değiştirebilir. Ancak bu değişikliğin gazeteciye dayatılması, yazılı yapılmaması veya gerçekte kanuni yükümlülükleri telafi etmek için kullanılması halinde m.25 ve genel iş hukuku kuralları devreye girer.
5953 m.4 işin türü ve ücret miktarındaki değişikliklerin sözleşmeye yazılmasını emreder. Bu nedenle sözlü ücret düşürme veya bordroda tek taraflı değişiklik, hem m.4 hem m.25 yönünden risklidir.
Yerleşmiş işyeri uygulaması da korunur mu?
Bir menfaat uzun süre düzenli, genel ve işveren iradesiyle uygulanmışsa işyeri şartına dönüşebilir. M.25’in “sair haklar” koruması ile iş hukuku ilkeleri birlikte değerlendirildiğinde, Kanunun uygulanmasını gerekçe göstererek bu tür yerleşmiş hakların azaltılması mümkün değildir.
Örneğin işveren yıllardır her gazeteciye yılda iki maaş ikramiye verirken m.14’te asgari bir aylık ikramiye bulunduğunu gerekçe gösterip ödemeyi tek maaşa indirmek isterse, önce iki maaşlık uygulamanın sözleşmesel/işyeri şartı niteliği incelenir. Kanuni asgari tutar mevcut daha yüksek hakkı otomatik olarak aşağı çekmez.
Geçmiş bordrolar, banka ödemeleri, personel duyuruları ve işveren yazıları yerleşik uygulamanın ispatında kullanılabilir.
Basın işletmesi devredilince m.25 hakların azaltılmasını engeller mi?
İşletme devri halinde yeni işverenin, “şirket değişti; Basın İş Kanunundaki yükümlülükler maliyetli” gerekçesiyle gazetecinin ücret ve haklarını düşürmesi m.25 bakımından geçerli gerekçe oluşturmaz. Devrin iş sözleşmesine etkisi ayrıca genel iş hukuku ve 5953 hükümleri çerçevesinde değerlendirilir.
İşletmenin devri m.3 kapsamında ayrıca bildirim konusu olabilir. Basın işletmesinin devir bildirimi ile çalışan hakları birbirinden farklı yükümlülüklerdir.
Yeni işveren önceki ücret bordrolarını, iş sözleşmesini, kıdem ve izin kayıtlarını devralmalı; çalışan haklarının devre bağlı olarak sıfırlandığı varsayımıyla hareket etmemelidir.
Gazeteci hakkının m.25’e aykırı azaltıldığını nasıl ispatlar?
Değişiklik öncesi ve sonrası iş sözleşmeleri, ücret bordroları, banka dekontları, personel yönetmelikleri, e-postalar ve işveren duyuruları temel delillerdir. Özellikle işverenin “Kanun nedeniyle maliyet arttı; şu hakkı azaltıyoruz” şeklindeki yazılı açıklaması doğrudan bağlantıyı gösterebilir.
Ücretin fiilen düşürüldüğü ancak sözleşmenin değiştirilmediği durumda banka ve bordro kayıtları önemlidir. Yan hak kaldırılmışsa geçmiş dönem bordroları ve çalışanlara yönelik genel uygulama karşılaştırılır.
İşveren açısından ise değişikliğin Kanun yükümlülüğünden bağımsız gerçek sebebini, gazetecinin geçerli rızasını ve m.4’e uygun yazılı değişikliği belgelemek gerekir.
Uygulama örnekleri
Örnek 1: İşveren m.14 yıllık ikramiyeyi ödemeye başladıktan sonra gazetecinin aylık ücretini aynı yıllık toplamı koruyacak şekilde düşürürse, Kanun yükümlülüğünü ücret azaltma sebebi yaptığı için m.25 sorunu doğar.
Örnek 2: Gazeteciye sözleşmeyle yedi hafta yıllık izin tanınmışken işveren “m.21 altı hafta diyor” diyerek izni altı haftaya indirirse, daha iyi hakkın Kanun gerekçe gösterilerek azaltılması söz konusu olur.
Örnek 3: İşveren banka üzerinden ödeme zorunluluğunun maliyetini gerekçe gösterip aylık sabit internet yardımını kaldırırsa, bu yan hakkın sözleşmesel niteliği ve değişikliğin m.25 bağlantısı incelenir.
Örnek 4: Gazeteci kendi isteğiyle daha az sorumluluk taşıyan başka bir göreve geçiyor ve yazılı anlaşmayla yeni ücret belirleniyorsa, bu değişiklik salt Basın İş Kanunu yükümlülüğünden kaynaklanmıyorsa m.25 ihlali otomatik kabul edilmez.
İşveren için m.25 kontrol listesi
Yeni bir 5953 yükümlülüğü uygulanırken önce mevcut ücret ve yan hak listesi çıkarılmalıdır. Kanuni yükümlülüğün maliyeti hiçbir mevcut hak kaleminden otomatik kesilmemelidir. Ücret veya görev değişikliği ayrıca gerekiyorsa m.4’e uygun yazılı değişiklik yapılmalı ve işçi iradesi gerçek olmalıdır.
Toplu iş sözleşmesi, bireysel sözleşme ve işyeri uygulaması kanuni asgari haklarla karşılaştırılmalı; gazeteci lehine daha iyi düzenlemeler korunmalıdır. Bordro sistemi, ikramiye veya ek ücretleri temel ücretin yerine geçecek biçimde kurgulamamalıdır.
Devir, yeniden yapılanma veya maliyet azaltma projelerinde hukuk kontrolü yapılmalı ve “kanun yükü” ifadesinin çalışan haklarını aşağı çekme gerekçesine dönüşmemesine dikkat edilmelidir.
Mersin’de gazeteci ücret ve hak azaltma uyuşmazlıkları
Mersin’de gazete, internet haber sitesi ve haber ajanslarında 5953 kapsamındaki çalışanların ücret veya yan hakları değiştirilirken m.4 ve m.25 birlikte incelenmelidir. Kanuni ikramiye, izin veya prim yükümlülüğünün mevcut maaş ya da kazanılmış hakkı azaltma sebebi yapılması mümkün değildir.
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu, İhsaniye, 4903. Sk. Profit İş Merkezi No:23 Kat:3 Daire:14, 33070 Akdeniz/Mersin adresinde basın iş hukuku ücret, sözleşme değişikliği, işyeri uygulaması ve fesih uyuşmazlıklarında hukuki inceleme hizmeti sunmaktadır.
Sık Sorulan Sorular
1. Basın İş Kanunu maliyeti nedeniyle gazetecinin maaşı düşürülebilir mi?
Hayır. M.25 Kanun yükümlülüklerinin ücret ve hakların azaltılmasına sebep tutulamayacağını düzenler.
2. Yıllık ikramiye verildi diye aylık ücret azaltılabilir mi?
Kanuni ikramiye aylık ücretin yerine geçmez; bu şekilde denkleştirme m.25’e aykırılık riski taşır.
3. Daha uzun yıllık izin kanuni süreye indirilebilir mi?
Kanunun uygulanması gerekçe gösterilerek mevcut daha iyi hak aşağı çekilemez.
4. Prim ve yan haklar da korunur mu?
“Sair haklar” kapsamında sözleşmesel veya yerleşmiş yan haklar somut niteliğine göre korunabilir.
5. M.25 her türlü değişikliği yasaklar mı?
Hayır. Yasak, Kanunun uygulanmasından doğan yükümlülüğün hak azaltma sebebi yapılmasına ilişkindir.
6. Ücret değişikliği yazılı yapılmalı mı?
Evet. 5953 m.4 ücret değişikliğinin sözleşmeye yazılmasını gerektirir.
7. İşyeri devri maaş düşürme sebebi midir?
Devir tek başına Kanun yükümlülüğü gerekçesiyle hak azaltma imkânı vermez.
8. İhlal nasıl ispatlanır?
Önceki ve sonraki bordrolar, sözleşmeler, banka kayıtları, işveren duyuruları ve işyeri uygulaması belgeleriyle ispatlanabilir.
Resmî kaynaklar
İlgili rehberler
Hukuki inceleme: +90 552 224 43 66.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
