Belirleyici Tanığa Soru Sorulamadan Mahkûmiyet Verilebilir mi? AYM 2023/43037 | 2026
belirleyici tanığa soru sorulamaması: Anayasa Mahkemesi Birinci Bölümü, 2 Eylül 2026 tarihli toplantısında 2023/43037 numaralı bireysel başvuruyu karara bağladı. Başvuru, beyanları belirleyici ölçüde mahkûmiyet hükmüne esas alınan bir tanığın sanık tarafından duruşmada sorgulanmasına imkân verilmemesi nedeniyle tanık sorgulama hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindi. AYM, Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki tanık sorgulama hakkının ihlal edildiğine karar verdi. Karar, ceza yargılamasında tanık beyanının yalnız dosyaya girmesinin yeterli olmadığını; mahkûmiyette belirleyici ağırlık taşıyan beyanın güvenilirliğinin savunma tarafından sınanabilmesi gerektiğini gösteren güncel bir anayasal karardır.
Kısa ve net cevap: Ceza mahkemesi bir tanığın beyanını mahkûmiyette belirleyici ölçüde kullanıyorsa, sanığa veya müdafiine bu tanığı uygun bir aşamada sorgulama ya da beyanın güvenilirliğini etkili biçimde sınama imkânı verilmesi gerekir. CMK m.201 müdafinin tanığa doğrudan soru yöneltebilmesini; CMK m.210 ise olayın delili bir tanığın açıklamalarından ibaretse tanığın duruşmada mutlaka dinlenmesini düzenler. CMK m.211’de önceki ifadenin okunmasıyla yetinilebilecek istisnai hâller vardır. AYM 2023/43037 başvurusunda, belirleyici tanığın sanık tarafından duruşmada sorgulanamaması nedeniyle Anayasa m.36 kapsamındaki tanık sorgulama hakkının ihlal edildiğine karar verdi.

AYM 2023/43037 Kararı Ne Diyor?
Anayasa Mahkemesinin 2 Eylül 2026 tarihli Birinci Bölüm toplantı sonucuna göre 2023/43037 numaralı başvurunun konusu, beyanları belirleyici ölçüde hükme esas alınan tanığın sanık tarafından duruşmada sorgulanmasına imkân verilmemesidir. Başvurucu bunun tanık sorgulama hakkını ihlal ettiğini ileri sürdü.
AYM bu iddiayı kabul edilebilir buldu ve Anayasa m.36’da güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki tanık sorgulama hakkının ihlal edildiğine karar verdi. Diğer ihlal iddialarının ayrıca incelenmesine gerek görülmedi. Toplantı sonucu 7 Eylül 2026 tarihinde ilan edildi.
Resmî toplantı sonucu davanın bütün maddi vakalarını açıklamadığından tanığın kim olduğu, hangi suçlamaya ilişkin ifade verdiği veya neden duruşmada sorgulanamadığı hakkında varsayım yapılmamalıdır. Kararın kesin hukuki mesajı, hüküm bakımından belirleyici ağırlık taşıyan bir tanığın beyanı kullanılıyorsa savunmanın bu beyanı etkili biçimde sınayabilmesinin temel hak güvencesi olduğudur.
Bu karar, “tanık duruşmada mutlaka aynı salonda fiziksel olarak bulunmalıdır” şeklinde mekanik bir kural koymaz. Bazı hâllerde istinabe, görüntülü bağlantı veya önceki ifadenin okunması kanunen mümkündür. Ancak tanık beyanının ağırlığı arttıkça savunmaya tanığı sorgulama fırsatı ve dengeleyici güvenceler sağlanmasının önemi de artar.
Tanık Sorgulama Hakkı Nedir?
Tanık sorgulama hakkı, ceza yargılamasında sanığın aleyhine beyanda bulunan tanığın güvenilirliğini sınayabilmesini ifade eder. Savunma; tanığın olayı gerçekten görüp görmediğini, algılama koşullarını, önceki ifadeleriyle çelişki bulunup bulunmadığını, taraflarla ilişkisini ve beyanın doğruluğunu etkileyebilecek diğer noktaları soru yoluyla test eder.
Anayasa m.36 adil yargılanma hakkını güvence altına alır. Tanık sorgulama hakkı bu hakkın ceza yargılamasındaki özel güvencelerindendir. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi m.6/3-d de sanığın iddia tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek hakkını ayrıca düzenler.
Tanık sorgulama hakkı, mahkemenin delil takdir yetkisini ortadan kaldırmaz. Mahkeme tanığın beyanına inanabilir veya inanmayabilir; fakat savunmaya beyanın doğruluğunu sınama imkânı verilmeden mahkûmiyetin esaslı biçimde bu beyana dayanması adil yargılanma bakımından sorun doğurur.
Hakkın amacı yalnız tanığa soru sormak değildir. Soruların cevaplarının mahkeme önünde tartışılabilmesi, beyanın diğer delillerle karşılaştırılması ve çelişkilerin hükümde değerlendirilmesi gerekir.
CMK m.201: Müdafi Tanığa Doğrudan Soru Sorabilir mi?
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.201’e göre Cumhuriyet savcısı, müdafi veya vekil sıfatıyla duruşmaya katılan avukat; sanığa, katılana, tanıklara, bilirkişilere ve duruşmaya çağrılmış diğer kişilere duruşma disiplinine uygun olarak doğrudan soru yöneltebilir. Sanık ve katılan ise mahkeme başkanı veya hâkim aracılığıyla soru yöneltebilir.
Bu düzenleme savunmanın tanığın beyanını doğrudan sınayabilmesinin temel usul aracıdır. Müdafi soruyu doğrudan yöneltebilir. Sorunun yöneltilmesine itiraz edilirse sorunun sorulmasının gerekip gerekmediğine mahkeme başkanı karar verir. Gerektiğinde ilgililer yeniden soru sorabilir.
Mahkeme, duruşma düzenini sağlamak amacıyla ilgisiz, aşağılayıcı veya tekrar niteliğindeki soruları engelleyebilir. Ancak savunmanın tanığın güvenilirliğini etkileyen temel noktaları sormasına tamamen engel olunması, özellikle beyan mahkûmiyette belirleyiciyse hakkın özünü zedeleyebilir.
Savunma, soru yöneltme talebi reddedildiğinde reddedilen sorunun ve itirazın tutanağa geçirilmesini istemelidir. Kanun yolu incelemesinde neyin sorulmasına izin verilmediğinin dosyadan anlaşılabilmesi için bu kayıt önemlidir.
CMK m.210: Tanığın Duruşmada Dinlenmesi Ne Zaman Zorunludur?
CMK m.210/1 açık bir güvence getirir: olayın delili bir tanığın açıklamalarından ibaret ise bu tanık duruşmada mutlaka dinlenir; daha önceki dinleme sırasında düzenlenen tutanağın veya yazılı açıklamanın okunması dinlemenin yerine geçemez. Bu hüküm doğrudanlık ve çelişmeli yargılama ilkelerini güçlendirir.
Tanığın soruşturma aşamasındaki kolluk veya savcılık ifadesinin dosyada bulunması, her durumda duruşmada tanık dinleme ihtiyacını ortadan kaldırmaz. Özellikle mahkûmiyetin temel dayanağı bu beyan ise mahkemenin tanığı mümkün olduğunca duruşmada dinlemesi ve savunmanın soru sormasına imkân vermesi gerekir.
CMK m.210/2, tanıklıktan çekinebilecek kişinin duruşmada tanıklıktan çekinmesi hâlinde önceki ifadesine ilişkin tutanağın okunamayacağını düzenler. Bu da tanık beyanının hangi koşullarda hükme esas alınabileceği konusunda ayrıca koruma sağlar.
Tanığın duruşmada dinlenmesi yalnız formalite değildir. Mahkeme tanığın anlatım biçimini, sorulara verdiği cevapları ve çelişkileri doğrudan gözlemleyebilir; savunma da aynı anda karşı soru yöneltebilir.
CMK m.211 Önceki İfadenin Okunmasına Hangi Hâllerde İzin Verir?
CMK m.211, tanığın duruşmada hazır edilemediği bazı istisnai hâllerde önceki ifade tutanaklarının okunabilmesine imkân verir. Tanığın ölmüş veya akıl hastalığına tutulmuş olması, bulunduğu yerin öğrenilememesi, hastalık veya giderilemeyen başka sebeple duruşmada bulunmasının belli olmayan süre için imkânsız olması bu hâller arasındadır.
Ayrıca ifadesinin önem derecesi itibarıyla tanığın duruşmada hazır bulunmasının gerekli sayılmadığı hâlde de önceki tutanak okunabilir. Ancak bu istisna, beyanı mahkûmiyet için belirleyici hâle gelen bir tanığın savunmadan kaçırılması aracı olarak kullanılamaz. Tanığın ifadesinin önem derecesi ile sorgulama ihtiyacı ters yönde ilişkilidir: beyan ne kadar önemliyse duruşmada sınama ihtiyacı o kadar artar.
CMK m.211’deki kanuni istisnanın bulunması tek başına anayasal denetimi sona erdirmez. Tanığın yokluğu haklı bir sebebe dayansa bile mahkûmiyet belirleyici ölçüde bu beyana dayanıyorsa, yargılamanın bütününde savunmanın dezavantajını telafi edecek dengeleyici güvencelerin bulunup bulunmadığı incelenir.
Örneğin tanığın önceki ifadesinin görüntülü kaydının bulunması, beyanın başka bağımsız delillerle güçlü biçimde doğrulanması, savunmanın önceki aşamada tanığı sorgulamış olması veya mahkemenin beyana ihtiyatla yaklaşması somut dosyada değerlendirilebilecek unsurlardır.
“Belirleyici Ölçüde Hükme Esas Alınan Tanık” Ne Demektir?
Bir tanık beyanı tek delil olabilir veya dosyadaki diğer deliller arasında en güçlü/sonucu tayin eden delil olabilir. “Belirleyici” kavramı yalnız sayısal bir değerlendirme değildir. Tanık beyanı çıkarıldığında mahkûmiyet için kalan delillerin yeterli olup olmayacağına, mahkemenin gerekçede bu beyana verdiği ağırlığa ve diğer delillerin beyanı ne ölçüde bağımsız doğruladığına bakılır.
Kararda “sanığın savunmasına itibar edilmedi, tanık X’in anlatımı istikrarlı bulundu” gibi ifadeler bulunması tanık beyanına verilen ağırlığı gösterebilir. Mahkûmiyet gerekçesinde olayın oluş şekli yalnız tanığın anlatımı üzerinden kuruluyorsa belirleyicilik daha güçlüdür.
Buna karşılık kamera görüntüsü, maddi delil, adli rapor, HTS veya başka bağımsız deliller olayı doğrudan ispatlıyor ve tanık yalnız tali ayrıntıyı doğruluyorsa sorgulama eksikliğinin yargılamanın adilliğine etkisi farklı değerlendirilebilir.
Kanun yolu dilekçesinde “tanık sorgulanmadı” demek yerine tanığın hükümde neden belirleyici olduğunu göstermek gerekir. Gerekçeli karardaki tanığa atıf yapılan bölümler ve diğer delillerin niteliği karşılaştırılmalıdır.
Tanık Duruşmaya Gelemiyorsa Hangi Güvenceler Aranır?
Öncelikle tanığın duruşmada bulunmaması için gerçek ve hukuken kabul edilebilir bir neden bulunup bulunmadığı araştırılır. Mahkemenin tanığı getirmek için makul çaba gösterip göstermediği, adres araştırması, zorla getirme veya istinabe gibi araçları değerlendirip değerlendirmediği dosyadan incelenebilir.
İkinci olarak savunmanın tanığı daha önce herhangi bir aşamada sorgulama fırsatı bulunup bulunmadığına bakılır. Soruşturma sırasında yalnız kolluk tarafından alınmış ve savunmanın katılmadığı ifade ile savunmanın yüzleşme imkânı bulduğu hâkim huzurundaki beyan aynı değildir.
Üçüncü olarak beyanın güvenilirliğini destekleyen başka bağımsız delillerin bulunup bulunmadığı incelenir. Mahkeme, sorgulanmamış tanığın ifadesini tek başına doğru kabul etmek yerine diğer delillerle birlikte dikkatle değerlendirmelidir.
Dördüncü olarak gerekçeli kararda tanığın sorgulanamamasının doğurduğu dezavantajın fark edildiğini gösteren bir değerlendirme bulunmalıdır. Bu unsurların hiçbiri tek başına otomatik sonuç yaratmaz; yargılamanın bütünü ele alınır.
Savunma Duruşmada Ne Yapmalıdır?
Tanığın beyanı sanık aleyhineyse müdafi, tanığın bizzat veya uygun görüntülü yöntemle dinlenmesini açıkça talep etmelidir. Talebin gerekçesinde beyanın hangi suç unsurunu ispatlamak için kullanıldığı ve hangi çelişkilerin sorulacağı belirtilmelidir.
Tanık listesi sunulması veya savunma tanığı dinletilmesi gereken dosyalarda CMK m.177-178 hükümleri de önem taşır. Uygulama için ceza davasında tanık dinletme dilekçesi rehberi incelenebilir. Aleyhe tanığın sorgulanması ise savunma tanığı göstermeden farklı bir haktır.
Mahkeme tanığı dinlemekten vazgeçerse veya önceki tutanakla yetinirse müdafi bu karara karşı beyanını tutanağa geçirmeli; CMK m.201 ve m.210 ile Anayasa m.36 bakımından itirazını açıkça kaydetmelidir. Tanığa sorulmak istenen önemli sorular da mümkün olduğunca yazılı olarak sunulabilir.
Tanık önceki ifadesiyle duruşmadaki beyanı arasında çelişkiye düşerse CMK m.212 uyarınca önceki ifadenin ilgili kısmı okunarak çelişkinin giderilmesi istenebilir. Bu yöntem, sorgulama hakkının etkin kullanılmasını sağlar.
Delillerin tartışılması aşamasında CMK m.216 uyarınca tanık beyanının güvenilirliği, çelişkiler ve diğer delillerle uyuşmazlıklar son savunmada sistematik biçimde ortaya konulmalıdır.
Mahkûmiyet Sonrası İstinaf veya Temyizde İtiraz Nasıl Kurulur?
Kanun yolu dilekçesinde tanığın sorgulanamaması tek başına soyut hak ihlali şeklinde yazılmamalıdır. Önce tanığın hangi beyanının hükme esas alındığı gösterilmeli, sonra savunmanın hangi tarihlerde dinleme/soru sorma talebinde bulunduğu ve mahkemenin buna nasıl cevap verdiği açıklanmalıdır.
Ardından CMK m.201 ve m.210 hükümleri ile varsa m.211 istisnasının neden somut olayda uygulanamayacağı veya uygulansa bile dengeleyici güvencelerin neden yetersiz kaldığı tartışılmalıdır. Gerekçeli kararın tanık beyanına verdiği belirleyici ağırlık doğrudan alıntılanmadan, sayfa/paragraf gösterilerek özetlenebilir.
İstinaf merciinden gerekiyorsa tanığın yeniden dinlenmesi ve duruşma açılması talep edilebilir. Kanun yolu merciinin kendi yetkileri ve duruşma açma koşulları dosyanın niteliğine göre değerlendirilir.
Olağan kanun yolları tüketildikten sonra tanık sorgulama hakkı ihlalinin giderilmediği düşünülüyorsa bireysel başvuru şartları incelenebilir. AYM 2023/43037 güncel karar olarak somut ihlalin nasıl anayasal sorun hâline gelebileceğini gösterir.
Duruşma Tutanağı Neden Kritik?
Tanık sorgulama hakkına ilişkin uyuşmazlıkta kanun yolu mercileri ve AYM çoğunlukla dosyadaki tutanaklardan hareket eder. Savunmanın tanığın dinlenmesini istediği, mahkemenin talebi reddettiği veya soru sorulmasına izin vermediği tutanakta görünmüyorsa sonraki aşamada iddianın ispatı zorlaşır.
Bu nedenle duruşma sonunda tutanak dikkatle okunmalı; eksik veya yanlış kayıt varsa CMK’nın tutanak hükümleri çerçevesinde düzeltilmesi istenmelidir. Müdafiin doğrudan soru yöneltme talebi, reddedilen sorular ve mahkeme gerekçesi mümkün olduğunca açık kaydedilmelidir.
SEGBİS veya başka görüntülü sistemle tanık dinlenmişse savunmanın bağlantıya katılıp katılamadığı, ses-görüntü kalitesi, soru sorma imkânı ve kesintiler tutanağa geçirilmelidir. Tanık aynı salonda değil diye hak otomatik ihlal edilmiş sayılmaz; önemli olan etkili sorgulama imkânıdır.
Soruşturma ve kovuşturmadaki tanık ifadelerinin farklılıkları da kronolojik tablo hâlinde hazırlanabilir. Bu tablo, sorgulama talebinin neden sonuca etkili olduğunu mahkemeye göstermeyi kolaylaştırır.
Belirleyici Tanık İçin Pratik Kontrol Listesi
- Mahkûmiyet gerekçesinde hangi tanıkların beyanına dayanıldığını belirleyin.
- Her tanığın beyanının hükümdeki ağırlığını ayrı değerlendirin.
- Tanık duruşmada dinlenmediyse nedenini dosyadan tespit edin.
- CMK m.211’deki istisnalardan birinin bulunup bulunmadığını kontrol edin.
- Savunmanın tanığı daha önce sorgulama fırsatı olup olmadığını belirleyin.
- Müdafi olarak CMK m.201 uyarınca doğrudan soru yöneltme hakkını kullanın.
- Sorulmasına izin verilmeyen önemli soruları tutanağa geçirtin.
- Tanık beyanı tek/temel delilse CMK m.210’u açıkça ileri sürün.
- Tanığın beyanını bağımsız olarak doğrulayan başka delil bulunup bulunmadığını inceleyin.
- Önceki ve sonraki ifadeler arasındaki çelişkileri CMK m.212 kapsamında gösterin.
- İstinaf/temyiz dilekçesinde tanığın neden belirleyici olduğunu gerekçeli karardan hareketle açıklayın.
- AYM 2023/43037 kararını somut dosyanın sorgulama eksikliğiyle bağlantılı şekilde kullanın.
İlgili İçerikler
- Ceza davasında tanık dinletme dilekçesi – CMK m.177-178
- Savcılığa delil toplama talebi – CMK m.160-161
- Ceza davasında hukuka aykırı delile itiraz
- Ceza mahkemesi kararına istinaf dilekçesi
Resmî Kaynaklar
- Anayasa Mahkemesi – 2 Eylül 2026 Birinci Bölüm, B. No: 2023/43037
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu – m.201, 210, 211, 212 ve 216
- Türkiye Cumhuriyeti Anayasası – m.36
Tanık Beyanı Belirleyiciyse Sorgulama Talebi Dosyada Açık Görünmelidir
Mahkûmiyetin ağırlıklı olarak bir tanığın anlatımına dayandığı dosyada, savunmanın tanığı sorgulama talebi, soruları ve ret gerekçesi duruşma tutanağına eksiksiz geçirilmelidir. Sonraki kanun yolu denetimi bu kayıtlara dayanır.
Sık Sorulan Sorular
Sanık aleyhe tanığa soru sormak zorunda mıdır?
Bu bir zorunluluk değil savunma hakkıdır. Ancak beyan mahkûmiyette önemliyse tanığın güvenilirliğini sınamak için soru sorma hakkının etkili kullanılması savunma açısından önemlidir.
Müdafi tanığa doğrudan soru sorabilir mi?
Evet. CMK m.201, müdafinin tanığa duruşma disiplinine uygun biçimde doğrudan soru yöneltebilmesini düzenler.
Tanığın eski ifadesinin okunması yeterli midir?
CMK m.210’a göre olayın delili bir tanığın açıklamalarından ibaretse tanık duruşmada mutlaka dinlenir; önceki tutanağın okunması dinleme yerine geçemez. CMK m.211’de istisnai hâller ayrıca düzenlenmiştir.
Tanık bulunamıyorsa dava mutlaka düşer mi?
Hayır. CMK m.211 bazı durumlarda önceki ifadenin okunmasına izin verir. Ancak mahkûmiyet belirleyici ölçüde bu beyana dayanıyorsa savunma hakkını dengeleyecek güvenceler ayrıca değerlendirilir.
AYM 2023/43037 kararında hangi hak ihlal edildi?
AYM, beyanları belirleyici ölçüde hükme esas alınan tanığın sanık tarafından duruşmada sorgulanmasına imkân verilmemesi nedeniyle Anayasa m.36 kapsamındaki tanık sorgulama hakkının ihlal edildiğine karar verdi.
SEGBİS ile tanık dinlenmesi hak ihlali midir?
Tanığın görüntülü sistemle dinlenmesi tek başına ihlal değildir. Savunmanın tanığı gerçek zamanlı dinleyebilmesi, soru sorabilmesi ve teknik sorunların hakkın kullanımını engellememesi önemlidir.
Mahkeme sorumu reddederse ne yapmalıyım?
Ret gerekçesinin ve mümkünse sorunun içeriğinin duruşma tutanağına geçirilmesini istemek gerekir. Böylece kanun yolu incelemesinde savunmanın hangi imkândan mahrum kaldığı görülebilir.
Tanık sorgulanmadıysa mahkûmiyet otomatik bozulur mu?
Otomatik sonuç yoktur. Tanığın neden dinlenmediği, beyanın hükümdeki ağırlığı ve savunma dezavantajını telafi eden başka güvenceler olup olmadığı yargılamanın bütünü içinde değerlendirilir.
Tanığın çelişkili ifadesi nasıl gösterilir?
CMK m.212 uyarınca tanığın önceki ifadesinin ilgili kısmı okunarak çelişkinin giderilmesi istenebilir. Önceki ve duruşmadaki beyanlar somut başlıklar altında karşılaştırılmalıdır.
AYM kararına ne zaman başvurulabilir?
Bireysel başvuru öncesinde ihlale ilişkin etkili olağan kanun yollarının tüketilmesi gerekir. Başvuru süresi ve diğer kabul edilebilirlik şartları somut dosyaya göre ayrıca kontrol edilmelidir.
Hukuki Kaynak Kontrolü
Bu içerik Anayasa Mahkemesinin 2 Eylül 2026 tarihli Birinci Bölüm toplantı sonucu ile yürürlükteki CMK m.201, m.210, m.211, m.212 ve Anayasa m.36 esas alınarak hazırlanmıştır. AYM toplantı sonucunda açıklanmayan maddi olay ayrıntıları eklenmemiştir.
Sorumlu yazar: Avukat Halil BAKIRCI – Mersin Barosu Sicil No: 3472
Son kaynak kontrolü: 16 Eylül 2026
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu – Mersin
İhsaniye Mahallesi, 4903. Sokak, Profit İş Merkezi, Kat:3, Daire:14, Akdeniz/Mersin. Türkiye genelindeki ceza davaları ve kanun yolu dosyaları Mersin’deki ofisten koordine edilir.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.