Hukuk Davasında Bilirkişi Raporuna İtiraz Dilekçesi | Word
Hukuk davasında bilirkişi raporuna itiraz, HMK m.281/1 uyarınca raporun tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkemeye sunulur. Taraf, eksik hususların tamamlanmasını, belirsizliklerin açıklanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını isteyebilir. Dilekçe yalnız “raporu kabul etmiyorum” ifadesinden oluşmamalı; rapordaki tespit, dosyadaki dayanak ve istenen teknik işlem açıkça eşleştirilmelidir. Aşağıdaki Word örneği hukuk yargılamasındaki raporun esasına itiraz içindir.

Bu örnek hangi bilirkişi raporları için hazırlanmıştır?
Örnek, hukuk mahkemesinde görülmekte olan davada alınmış bilirkişi raporuna ilişkin beyan ve taleplerin sunulması içindir. Davanın iş, ticaret, tüketici, taşınmaz veya başka bir hukuk uyuşmazlığına ilişkin olması teknik itirazın içeriğini değiştirir. Mahkeme adı, dosya numarası ve taraf sıfatı gerçek dosyaya göre yazılır. Rapora karşı başvuru yeni bir dava gibi ayrı olay anlatımı ve rastgele parasal talepler eklenerek hazırlanmaz.
Ceza dosyalarında rapor itirazı CMK hükümlerine dayanır; bu sayfanın iki haftalık HMK süresi o dosyalara doğrudan taşınmaz. Ceza yargılaması için CMK 67 bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi kullanılabilir. Raporun esasına henüz cevap verilemiyor ve yalnız ek süre isteniyorsa, sitedeki HMK 281 ek süre dilekçesi ayrı ihtiyaca yöneliktir.
İki haftalık süre ne zaman başlar?
HMK m.280, bilirkişi raporunun mahkemeye verilmesini ve duruşma gününden önce birer örneğinin taraflara tebliğini düzenler. M.281/1’de süre raporun tarafa tebliği tarihine bağlanmıştır. Raporun düzenlendiği tarih, mahkemeye sunulduğu tarih ve tebliğ tarihi aynı olmak zorunda değildir. Dilekçenin ilk paragrafında bu tarihler birbirine karıştırılmadan gösterilir. Dosyada birden çok rapor varsa hangisinin tebliğine dayanıldığı açıkça yazılır.
HMK m.91–93 sürelerin başlangıcı, bitimi ve tatil günlerinin etkisini düzenler. Hafta olarak belirlenen süre, başladığı güne son hafta içinde karşılık gelen gün esas alınarak hesaplanır. Resmî tatiller süreye dahildir; son gün resmî tatile rastlarsa süre takip eden ilk iş günü çalışma saati sonunda biter. Tebliğ kaydı görülmeden internet örneğindeki tarihe göre başvuru günü belirlenmez.
Elektronik tebligatta dosyadaki tebliğ kaydının hukuki tarihi belirlenmelidir. Belgenin ekranda görülmesi, elektronik adrese ulaşması ve kanunen tebliğ edilmiş sayılması farklı kavramlardır; bunların her dosyada aynı gün olduğu varsayılmaz. Tebligatın usulsüz olduğu ileri sürülüyorsa bu konu somut kayıtlarıyla ayrıca açıklanır. Genel rapor itirazı örneğine belgesiz biçimde farklı bir tebliğ tarihi yazmak süre sorununu çözmez.
Ek süre hangi koşullarla verilebilir?
HMK m.281/1’in ek cümlesi, talebin iki haftada hazırlanmasının çok zor veya imkânsız olması yahut özel veya teknik çalışma gerektirmesi halinde ek süreye imkân verir. Başvuru ilk iki haftalık süre içinde yapılmalıdır. Verilebilecek ek süre bir defaya mahsustur, iki haftayı geçemez ve asıl sürenin bitiminden itibaren işlemeye başlar. Ek sürenin her zaman mahkemenin karar tarihinden başlayacağı düşüncesi doğru değildir.
Ek süre talebinin verilmesi, kendiliğinden kabul kararı anlamına gelmez. Talepte raporun hangi özelliğinin ek çalışmayı gerektirdiği ve neden mevcut sürede hazırlanamadığı gösterilir; mahkemenin kararı takip edilir. Bu sayfadaki esas itiraz örneği, verilmiş bir ek süre bulunduğunu varsaymaz. Şablondaki ek süre alanı yalnız gerçek karar mevcutsa doldurulur; yoksa çıkarılır.
Görevlendirme kararıyla rapor nasıl karşılaştırılır?
HMK m.273, bilirkişinin görevlendirilmesi kararında inceleme konusunun sınırlarının, cevaplanacak soruların ve rapor süresinin belirtilmesini düzenler. İtiraz hazırlanırken ilk belge bu görevlendirme kararıdır. Raporda hangi soruların cevaplandığı, hangilerinin cevapsız bırakıldığı ve görev dışında açıklama bulunup bulunmadığı belirlenir. Tarafın beklediği her konu mahkemenin verdiği görevin kapsamında olmayabilir; talep buna göre açıklanmalıdır.
Raporun yalnız sonucu okunarak itiraz yazılması önemli ayrıntıları kaçırabilir. Rapor ekleri, kullanılan veri listesi, hesap tabloları ve gerekçe bölümü birlikte değerlendirilir. Mahkemenin belirli tarih aralığı için istediği hesap farklı döneme yapılmışsa, tarih aralığı ve bunun sonuca etkisi gösterilir. İncelemenin dayandığı belge dosyada bulunuyorsa belge adı ve konumu yazılarak mahkemenin karşılaştırma yapması kolaylaştırılır.
Eksik rapor, belirsiz rapor ve hatalı hesap ayrımı
Eksiklik, görevlendirme kapsamındaki bir incelemenin yapılmaması veya bir sorunun karşılanmamasıdır. Belirsizlik, tespitin ne anlama geldiğinin veya sonuca hangi işlemle ulaşıldığının anlaşılamamasıdır. Hesap hatasında ise kullanılan veri, formül veya matematiksel işlem tartışılır. Bu üç durumun her birinde talep edilecek işlem farklılaşabilir. Dilekçedeki her başlık, ilgili sorunun hangi türden olduğunu göstermelidir.
Hesap itirazı yapılırken yalnız sonuç tutarı yazılmaz. Raporda kullanılan başlangıç değeri, dönem, oran, miktar ve ara sonuçlar incelenir. Aynı kayıt iki kez hesaba alınmışsa ilgili satırlar gösterilir; dışarıda bırakılmış bir ödeme varsa tarih ve dayanak belge belirtilir. Tarafın kendi hesabı sunuluyorsa kullanılan verinin nereden geldiği açıklanır. Doğrulanmamış oran veya dosyada bulunmayan ödeme bilgisi üretilmez.
Teknik yöntem yönünden itirazda kullanılan standardın, ölçümün veya kabulün somut işle ilgisi gösterilir. Bilimsel dayanağı bilinmeyen bir yöntem sırf farklı sonuç verdiği için doğru ilan edilmez. Gerekli uzmanlık bilgisi mevcut değilse açıklanması istenen sorular belirlenir veya uzman görüşüyle destek sağlanır. Dilekçe, teknik belirsizliği kesin bilgi gibi sunmak yerine hangi incelemenin yapılması gerektiğini açıkça anlatmalıdır.
Ek rapor ile yeni bilirkişi talebi nasıl seçilir?
HMK m.281/2, mahkemenin yeni sorular düzenleyerek ek rapor almasına veya bilirkişinin duruşmada sözlü açıklamasını istemesine imkân verir. Cevapsız bir soru, açıklanmayan hesap adımı ya da raporun belirli bölümündeki belirsizlik bakımından ek rapor talebi kurulabilir. Yeni sorular açık, teknik ve birbirinden ayrılmış olmalıdır. Bilirkişiye “davamız haklı mıdır” biçiminde hukuki hüküm kurduracak soru yöneltilmez.
M.281/3 uyarınca mahkeme, gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse yeni görevlendireceği bilirkişiyle tekrar inceleme yaptırabilir. Yeni uzmanlık ihtiyacı veya raporun temel verilerindeki sorun anlatılmadan sadece “başka bilirkişi istiyoruz” denilmesi yeterli açıklama sağlamaz. Neden ek raporla giderilemeyecek bir sorun bulunduğu gösterilir. İki talep kademeli ileri sürülüyorsa öncelik ve alternatif açıkça yazılır.
Bilirkişi hukuki değerlendirme yapabilir mi?
HMK m.266, hukuk dışında özel veya teknik bilgi gerektiren konularda bilirkişiye başvurulmasını düzenler. Genel bilgi, tecrübe veya hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözülecek konuda bilirkişi görevlendirilmez. M.279/4 de raporda ve sözlü açıklamada hâkime ait hukuki nitelendirme ve değerlendirmeyi yasaklar. İtirazda sınırı aşan bölüm varsa rapor sayfası ve değerlendirme açıkça gösterilmelidir.
Teknik bulgunun hukuki sonucu ile bulgunun kendisi ayrı ele alınır. Bilirkişinin yaptığı ölçümün yanlış olduğu iddiası başka; bu ölçümden tarafın davayı kesin kazanacağı sonucunu çıkarması başkadır. Dilekçe bu ayrımı korumalıdır. Mahkemeden hukuki nitelendirmeyi kendisinin yapması istenirken, gerçekten uzmanlık gerektiren teknik soruların cevapsız bırakılması talep edilmez.
Raporun biçimi ve farklı görüşler
HMK m.279/2, raporda taraf bilgileri, görevlendirilen hususlar, inceleme konusu maddi vakıalar, gerekçe, sonuç, varsa bilirkişiler arasındaki görüş ayrılığı ve nedeni, tarih ile imzaların bulunmasını düzenler. Azınlıkta kalan bilirkişi görüşünü ayrı rapor halinde de sunabilir. Rapordaki farklı görüşler incelenmeden yalnız çoğunluğun sonuç cümlesine cevap verilmesi eksik kalabilir.
Raporun uzunluğu veya çok sayıda belge adı içermesi, her belgenin gerçekten değerlendirildiğini göstermez. İtiraz, önemli belgenin raporda nerede ele alındığını ve değerlendirilmediyse bunun sonucunu açıklamalıdır. Eksik imza veya sayfa iddiasında da eldeki nüshanın tam olup olmadığı kontrol edilir. Görülmeyen ekin dosyada hiç bulunmadığı varsayılmadan önce tam raporun ve eklerinin durumu belirlenir.
Uzman görüşü sunmanın etkisi
HMK m.293/1 uyarınca taraflar dava konusu olayla ilgili bilimsel mütalaa alabilir; sadece bu nedenle ayrıca süre istenemez. Uzman görüşü, mahkemece alınan bilirkişi raporunun yerini kendiliğinden almaz. Görüşün hangi veri ve teknik yönteme dayandığı, rapordaki hangi sorunu karşıladığı açıklanır. Uzman görüşü sunulmasıyla m.281 kapsamındaki rapor itirazının içeriği ve süresi ayrıca takip edilmelidir.
M.293/2, hâkimin talep üzerine veya resen uzmanı çağırıp dinleyebilmesini, hâkim ve tarafların soru sorabilmesini düzenler. Üçüncü fıkrada çağrılan uzmanın geçerli özür olmadan gelmemesi halinde raporunun değerlendirmeye tabi tutulmayacağı belirtilir. Dolayısıyla uzman görüşü dosyaya sunulduktan sonraki çağrı ve duruşma işlemleri de izlenir. Mahkeme bilirkişisiyle taraf uzmanının sıfatları dilekçede karıştırılmaz.
Uzmanlık alanı ve inceleme usulü nasıl denetlenir?
HMK m.275/1, bilirkişinin görevin kendi uzmanlık alanına girmediğini veya başka uzmanlıkla işbirliği gerektiğini mahkemeye bildirmesini düzenler. Rapora itirazda böyle bir sorun ileri sürülüyorsa sadece bilirkişinin meslek adı yazılmaz. İncelenmesi gereken teknik konu ve bu konu için neden farklı uzmanlık gerektiği açıklanır. Bir hesapla yapı malzemesinin fiziksel niteliğini araştırmak aynı inceleme değildir; dosyanın gerektirdiği uzmanlık görev konusuyla eşleştirilmelidir.
M.278/1, bilirkişinin görevini mahkemenin sevk ve idaresi altında yürütmesini öngörür. Tarafın bilirkişiye mahkeme dışında talimat vererek raporu düzelttirmeye çalışması yerine, istenen işlem dosyaya sunulan dilekçeyle mahkemeden talep edilir. Bilirkişinin görev sınırına ilişkin tereddüt varsa mahkemenin açıklaması istenir. Dilekçede bilirkişinin belirli sonuca ulaşması değil, belirli veriyi ve soruyu teknik olarak incelemesi talep edilmelidir.
Taraf bilgisine başvurma bakımından m.278/3, mahkemenin uygun bulması koşulunu ve bir taraf olmaksızın diğerinin dinlenemeyeceğinin bilirkişiye hatırlatılmasını düzenler. İnceleme usulüne ilişkin bir eşitsizlik iddiası ileri sürülüyorsa hangi görüşme veya işlemin yapıldığı, bunun hangi kayıtla bilindiği ve rapora etkisi açıklanır. Sadece karşı tarafın rapordan memnun olması usul ihlali kanıtı değildir. İtiraz, gözlenen işleme ve doğrulanabilen belgeye dayanmalıdır.
Örnek çalışma: hesap sonucuna değil, hatanın oluştuğu adıma itiraz etmek
Aşağıdaki iki örnek bu rehber için oluşturulmuş varsayımsal hesap çalışmalarıdır. Gerçek dava, bilirkişi raporu veya mahkeme kararı aktarmazlar. Amaç, bir itirazı dosyadan kontrol edilebilir hâle getiren düşünme sırasını göstermektir: önce rapordaki kabul, ardından karşı belge, sonra hesap farkı ve son olarak cevaplanması istenen soru.
Örnek 1: ödeme mahsup edilmemiş görünüyor
Bir alacak raporunun 8. sayfasında, yalnız ana para bakımından 120.000 TL borç kabul edildiğini düşünelim. Dosyada aynı borç ilişkisine ait olduğu ileri sürülen 20.000 TL tutarlı bir banka dekontu bulunsun. İlk kontrol, 120.000 TL’nin ödeme düşülmeden önceki tutar mı yoksa ödeme zaten düşüldükten sonraki bakiye mi olduğudur. Raporun ödeme listesi ve ara hesabı incelenmeden 20.000 TL ikinci kez çıkarılmaz.
Dekontun varlığı tek başına o tutarın tartışılan borcu kapattığını göstermez. Gönderen, alıcı, işlem tarihi, açıklama, hesap ve ilişkili fatura veya sözleşme karşılaştırılır. Raporda mahsup sırası, farklı borç veya faiz ayrımı tartışılıyorsa bunlar da ayrıca işaretlenir. Örneğin yalnız bu ana paraya ait ödeme olduğu ve daha önce düşülmediği kabul edilirse aritmetik bakiye 120.000 − 20.000 = 100.000 TL olur. Bu basit işlem, faizin veya diğer kalemlerin de aynı tutarda azalacağı anlamına gelmez.
Yetersiz ifade: “Hesap fazla çıkmıştır, raporu kabul etmiyoruz.” Denetlenebilir ifade: “Raporun 8. sayfasındaki ana para hesabında Ek-2 banka dekontunun hangi satırda değerlendirildiği gösterilmemiştir. Dekontun incelenen borçla bağlantısının ve daha önce mahsup edilip edilmediğinin açıklanmasını; bağlantı kurulursa hesapta ayrı satırda gösterilmesini talep ediyoruz.”
Örnek 2: aynı iş kalemi iki ayrı adla hesaba girmiş olabilir
Bir onarım hesabında “duvar yüzeyi hazırlığı” için 8.000 TL ve “boya öncesi yüzey hazırlığı” için 8.000 TL yazıldığını varsayalım. Adların benzemesi, iki kalemin mutlaka aynı iş olduğunu kanıtlamaz. Biri sıva onarımı, diğeri zımpara ve astar olabilir. Metraj, mahal listesi, kullanılan birim fiyatın kapsamı ve rapordaki işlem açıklaması karşılaştırılmalıdır.
Her iki satırın aynı 40 m² alanı, aynı işlemi ve aynı 200 TL/m² bedeli tekrar ettiği doğrulanırsa tartışılan fark 8.000 TL’dir. İki farklı işlem veya farklı alan varsa bu çıkarım yapılamaz. İtirazın konusu, bilirkişinin düşük bir toplam yazmasını istemek değil, iki satırın kapsamını ve varsa tekrarını açıklatmak olmalıdır.
İnceleme sorusu: “Raporun 4 ve 5 numaralı hesap satırları hangi ayrı imalatları kapsamaktadır? Her satır için uygulanan alan, birim fiyat ve bu fiyatın içerdiği işler gösterilerek, ortak işin iki kez hesaba girip girmediği açıklanabilir mi?” Bu soru teknik karşılaştırmayı görünür kılar; belgesi olmadan çifte hesap yapıldığı sonucunu peşinen ilan etmez.
Belgeyi yalnız eklemek yerine itirazla eşleştirmek
Ek-1’i ilgili rapor sayfası, Ek-2’yi ödeme kaydı, Ek-3’ü bağlantılı fatura veya sözleşme olarak numaralandırmak incelemeyi kolaylaştırabilir. Ancak dosyada farklı bir ek düzeni varsa o düzen korunur. Her itirazın sonunda hangi ekin hangi kabulü desteklediği bir cümleyle belirtilir. Bir belgenin tamamı uzun olsa bile ilgili sayfa veya işlem numarası gösterilir; kaynağın geri kalanını anlam değiştirecek biçimde kesmekten kaçınılır.
Ek rapor geldiğinde yalnız yeni toplamı karşılaştırmak yeterli değildir. Ödemenin gerçekten hangi satıra işlendiği, iki onarım kaleminin ayrı açıklanıp açıklanmadığı ve kullanılan yeni verinin kaynağı kontrol edilir. Cevaplanmayan soru varsa önceki itiraz numarasıyla birlikte belirtilir. Böylece sonraki dilekçe, ilk dilekçenin tekrarından oluşmaz; hangi inceleme eksikliğinin sürdüğünü açıkça gösterir.
İtirazları tek tek takip etmeyi sağlayan kayıt düzeni
Her itiraz için rapor sayfası, tartışılan ifade, dosyadaki karşılık ve istenen işlem yazılır. Böylece ek rapor geldiğinde önceki soruların cevaplanıp cevaplanmadığı kontrol edilebilir. Dilekçenin sonunda on ayrı genel talep yerine, metinde açıklanan somut sorunlarla uyumlu sonuçlar sıralanır. İlk raporla ek rapor arasında değişen veri bulunuyorsa bunun ne olduğu ayrıca gösterilir; yalnız sonuç tutarının değişmesiyle yetinilmez.
| Kayıt | Dilekçedeki karşılığı |
|---|---|
| Raporun sayfa ve bölüm numarası | Hangi tespite itiraz edildiği. |
| Belge veya teknik veri | İtirazın doğrulanabilir dayanağı. |
| Sonuca etki | Hatanın neden önemli olduğu. |
| İnceleme sorusu | Ek rapor veya yeni incelemeden beklenen açık cevap. |
Teslimden önce eklerin okunabilirliği, rapor ve tebliğ tarihleri, dosya numarası ve imza bölümü kontrol edilir. Bir ekten metinde söz edilmiş fakat belge sunulmamışsa dosyadaki yeri açıkça belirtilir. Yalnız Word dosyasını indirmek veya bilgisayara kaydetmek mahkemeye başvuru değildir; dilekçenin usulüne uygun sunulduğunu gösteren kayıt saklanır.
Bilirkişi raporuna itiraz ve ek rapor Word örneği
Hukuk davasında bilirkişi raporuna itiraz dilekçesini Word indir (.docx)
Bu metin, gerçek rapora göre doldurulacak bir örnektir. Hazır kişi adı, tutar ve takvim tarihi kullanılmamıştır. İtiraz edilen raporun sayfası ve dayanak belge bilinmeden alanlar rastgele tamamlanmamalıdır. Ek rapor, açıklama ve yeni inceleme seçeneklerinden istenenler seçilir; gerekmeyen seçenekler silinir. Avukat tarafından sunulacaksa vekil bilgisi ve imza bölümü gerçek temsil durumuna göre eklenir.
[DAVAYA BAKAN … MAHKEMESİNE]
DOSYA NO: [Esas numarası]
İTİRAZ EDEN: [Davacı / davalı, ad soyad veya unvan, adres]
KARŞI TARAF: [Ad soyad veya unvan]
RAPOR VE TEBLİĞ: [Rapor tarihi, bilirkişi / heyet, tebliğ tarihi]
KONU: HMK m.281 uyarınca bilirkişi raporuna itiraz ve [ek rapor / açıklama / yeni inceleme] talebidir.
AÇIKLAMALAR
1. [Tarih] tarihli rapor [tarih] tarihinde tarafıma tebliğ edilmiştir. [Varsa ek süre kararı ve kapsamı.] İtiraz ettiğim bölümler aşağıda gösterilmiştir.
2. Raporun [sayfa/bölüm] kısmındaki [tespit], dosyadaki [belge ve konumu] ile şu yönden uyuşmamaktadır: [somut açıklama]. Bu hususun sonuca etkisi [açıklama]dır.
3. Görevlendirme kararında sorulan [soru] bakımından raporda [eksiklik/belirsizlik] bulunmaktadır. Açıklanması gereken teknik soru [açık soru] şeklindedir.
4. [Varsa hesap, yöntem, uzmanlık veya hukuki değerlendirme sınırıyla ilgili somut itiraz ve dayanak.] Bu nedenle [istenen işlem] gereklidir.
5. Sunulan ekler [hangi itirazı destekledikleri] bakımından değerlendirilmelidir. [Varsa uzman görüşünün tarih, uzmanlık ve ilgili bölüm bilgisi.]
HUKUKİ DAYANAK: HMK m.266, 273, 279–282 ve talebin niteliğine göre m.293.
SONUÇ VE İSTEM: Belirtilen itirazların değerlendirilmesine; [numaralandırılmış sorular] hakkında [ek rapor alınmasına / bilirkişinin açıklama yapmasına / uygun uzmanlıkta yeni bilirkişiyle tekrar inceleme yapılmasına]; açıklanan eksiklik ve çelişkiler giderilmeden raporun ilgili sonuçlarının hükme esas alınmamasına karar verilmesini arz ve talep ederim.
EKLER: [Tebliğ kaydı, ilgili rapor bölümleri, destekleyici belgeler ve varsa uzman görüşü]
[Tarih]
[Ad soyad]
[İmza]
Rapor aleyhe diye bilirkişinin reddi istenir mi?
Raporun sonucu bir tarafın aleyhine olduğu için bilirkişinin tarafsızlığını kaybettiği kabul edilmez. Raporun içeriğine itiraz ile bilirkişinin şahsına ilişkin yasaklılık veya ret sebepleri farklıdır. HMK m.272, bu sebepleri ve özel usulünü düzenler. Ret sebebinin öğrenilmesinden itibaren en geç bir haftalık süre, m.281’in rapor tebliğine bağlı iki haftalık süresiyle aynı değildir.
Ret talebi düşünülüyorsa somut sebep, öğrenme tarihi ve dayanaklar ayrıca açıklanır. Konuya özgü bilirkişinin reddi dilekçesi bu ayrı işlemi ele alır. Genel rapor itirazına yalnız “bilirkişi taraflıdır” cümlesi eklemek, ret talebinin koşullarını göstermeye yetmez. Hesap ve yöntem hataları, kişisel ret sebebi ileri sürülmeden de itiraz konusu yapılabilir.
Mahkeme raporla bağlı mı, itiraz davayı bitirir mi?
HMK m.282 uyarınca hâkim bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir. Raporun dosyaya sunulması davanın otomatik olarak sonuçlandığı anlamına gelmez. Aynı şekilde itiraz dilekçesinin verilmesi raporu kendiliğinden dosyadan çıkarmaz. Mahkemeden istenen işlem belirlenir; ek inceleme veya açıklama kararı verilip verilmediği takip edilir.
İtirazın hedefi, raporun belirli eksiklik ve çelişkilerinin giderilmesidir. Dilekçede hangi bölümlerin tartışıldığı belirtilmeden bütün dosya delillerinin yok sayılması istenmez. Sunulan açıklamalar ve mahkemenin verdiği ara karar birlikte değerlendirilir. İtiraz başvurusu, dava dilekçesindeki talebi artırma veya yeni vakıa ileri sürme usullerinin yerine geçen sınırsız bir yol olarak kullanılmamalıdır.
Sık sorulan sorular
İtiraz süresi rapor tarihinden mi başlar?
HMK m.281/1 raporun tarafa tebliğini esas alır. Raporun düzenlenme ve dosyaya sunulma tarihleri ayrı kaydedilir.
Ek süre otomatik iki hafta mı?
Hayır. Koşulları gösterilerek ilk süre içinde mahkemeye başvurulur; verilecek süre bir defaya mahsustur ve iki haftayı geçmez.
Her hata yeni bilirkişi atanmasını gerektirir mi?
Hayır. Eksiklik veya belirsizlik ek rapor ya da sözlü açıklamayla giderilebilir. Tekrar incelemenin gerekliliği ayrıca gerekçelendirilir.
Bu Word örneği ceza dosyasında da aynen kullanılır mı?
Hayır. Bu sayfa HMK kapsamındaki hukuk yargılamasına ayrılmıştır; ceza raporu itirazının CMK usulü ayrı incelenmelidir.
Resmî kanun kaynağı
Temel dayanak Adalet Bakanlığı UYAP üzerinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunudur. M.91–93 süre hesabı, m.266 teknik inceleme sınırı, m.272 ret, m.273 görevlendirme, m.279–282 rapor ve itiraz, m.293 uzman görüşü bakımından birlikte değerlendirilir.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
