B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Bilirkişi Taraflardan Danışmanlık, Uzman Görüşü veya Tahkim İşi Alabilir mi? Yönetmelik m.9/2 | 2026

Kısa ve net cevap: Hayır. Bilirkişilik Yönetmeliği m.9/2, bilirkişinin görevi süresince taraflardan veya taraflarla ilişkili biçimde uzman görüşü, danışmanlık, hakemlik/tahkim niteliğinde bir görev ya da benzeri bir iş kabul etmesini tarafsızlık ve dürüstlük ilkeleriyle bağdaşmayacak şekilde sınırlar. Bilirkişinin teknik kanaati, aynı dosyanın taraflarından doğrudan veya dolaylı özel iş ilişkisi kurularak etkilenmemelidir.
Bilirkişinin taraflardan danışmanlık uzman görüşü ve tahkim işi alamaması
Photo by Anastassia Anufrieva on Unsplash

Bilirkişinin taraflardan özel iş kabul edememesinin hukuki dayanağı

Bilirkişilik Yönetmeliği m.9, dürüstlük ve tarafsızlık ilkelerini düzenler. Maddenin ikinci fıkrası, bilirkişinin görevi devam ederken taraflarla bilirkişilik görevinin güvenilirliğini zedeleyecek özel uzmanlık veya danışmanlık ilişkisine girmesini yasaklayan açık bir etik sınır getirir. Bu sınır, bilirkişinin teknik kanaatinin taraflardan birinin özel işiyle ekonomik veya mesleki bağ kurularak etkilenmesini önlemeyi amaçlar.

6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu m.3/1 de bilirkişinin görevini bağımsız, tarafsız ve objektif biçimde yerine getirmesini temel ilke olarak kabul eder. Kanunun Resmî Gazete metni ile Yönetmeliğin etik hükümleri birlikte değerlendirildiğinde bilirkişilik görevinin yalnız fiili taraflılıktan değil, tarafsızlığa ilişkin makul kuşku doğurabilecek özel iş ilişkilerinden de korunması gerektiği anlaşılır.

Buradaki yasak, bilirkişinin genel mesleki faaliyetini durdurması anlamına gelmez. Bilirkişi kendi mesleğini sürdürmeye devam edebilir; sınır, bilirkişilik göreviyle bağlantılı taraflar ve somut dosyada tarafsızlığı etkileyebilecek ilişkiler bakımından uygulanır.

Yönetmelik m.9/2 kapsamındaki yasağın amacı nedir?

Bilirkişi, taraflardan hiçbirinin özel teknik danışmanı değildir. Yargı merciince görevlendirilen bilirkişi dosyadaki teknik sorunu bağımsız biçimde inceler ve raporunu görevlendiren mercie sunar. Aynı süreçte taraflardan biriyle özel danışmanlık veya başka uzmanlık işi kurulması bilirkişinin konumunu belirsizleştirir.

Örneğin bilirkişi devam eden görevi sırasında taraflardan birinin aynı uyuşmazlığa ilişkin savunma stratejisini geliştirmek için danışmanlık alamaz. Bir taraf adına özel uzman görüşü hazırlaması da bilirkişilik görevinin tarafsız konumuyla bağdaşmaz. Benzer biçimde uyuşmazlıkla bağlantılı bir hakemlik veya tahkim görevi, somut ilişkisine göre etik çatışma yaratabilir.

Yasağın temel ölçütü yalnız ücret alınması değildir. Bedelsiz bir özel görüş verilmesi de bilirkişinin taraflardan biriyle görevin dışına çıkan bir uzmanlık ilişkisi kurmasına yol açabilir. Bu nedenle değerlendirme, ödeme yapılıp yapılmadığından önce ilişkinin niteliği ve bilirkişilik görevi üzerindeki etkisi üzerinden yapılmalıdır.

Uzman görüşü ile mahkeme bilirkişiliği neden farklıdır?

Hukuk yargılamasında HMK m.293 kapsamında taraflar kendi seçtikleri uzmandan bilimsel veya teknik görüş alabilir. Bu kişi tarafça seçilir ve görüşünü tarafın sunduğu materyal çerçevesinde hazırlar. Mahkeme bilirkişisi ise yargı mercii tarafından görevlendirilir ve bağımsızlık ile tarafsızlık kurallarına tabidir.

Aynı kişinin aynı uyuşmazlıkta bir yandan mahkeme bilirkişisi, diğer yandan taraflardan birinin özel uzmanı gibi hareket etmesi bu iki kurumun sınırlarını ortadan kaldırır. Bu nedenle m.9/2’deki etik yasak önemlidir. Uzman görüşünün hukuki niteliği için Uzman Görüşü Nedir? HMK 293 rehberimize bakılabilir.

Tarafın bilirkişi raporuna karşı kendi uzman görüşünü sunması mümkündür; ancak bu görüşü hazırlayan kişi ile mahkemece görevlendirilen bilirkişinin aynı dosyada çatışan rolleri üstlenmemesi gerekir. Yargılama içinde rollerin şeffaf ve ayrışmış olması teknik delilin güvenilirliği açısından önemlidir.

Danışmanlık, hakemlik ve diğer özel işler nasıl değerlendirilir?

Bilirkişinin taraflardan birine devam eden görevi sırasında teknik danışmanlık sağlaması açık bir tarafsızlık riski oluşturur. Danışmanlık yalnız yazılı rapor hazırlamak değildir; toplantıya katılmak, stratejik teknik görüş vermek, hesapları taraf adına düzenlemek veya karşı tarafın teknik iddiasına cevap hazırlamak da ilişkinin niteliğine göre danışmanlık sayılabilir.

Hakemlik veya tahkim faaliyeti farklı bir uyuşmazlık çözüm mekanizmasıdır. Ancak bilirkişi olarak görevlendirilen kişinin aynı taraflarla eş zamanlı başka bir uyuşmazlıkta hakem veya ücretli danışman olarak ilişki kurması, somut olayda tarafsızlık bakımından değerlendirilmelidir. Bilirkişinin görevi kabul ederken mevcut ilişkilerini gözden geçirmesi mesleki özenin parçasıdır.

Özel iş, bilirkişilik görevi başladıktan sonra teklif edilmişse teklifin kabul edilmemesi gerekir. İlişki görevlendirmeden önce mevcutsa bilirkişinin tarafsızlığı ve ilgili usul kanunlarındaki red/çekinme sebepleri değerlendirilmelidir. Gereken durumda görevlendiren merciye bildirim yapılmalıdır.

Tarafsızlık, bağımsızlık ve özel iş yasağı nasıl birlikte uygulanır?

Yönetmelik m.8 bilirkişinin bağımsızlığını, m.9 ise dürüstlük ve tarafsızlığını korur. Özel iş yasağı bu iki ilkenin somut görünümüdür. Bilirkişi taraflardan birine ekonomik veya mesleki bağlılık yaratan bir iş kabul ettiğinde teknik kanaatin bağımsızlığı ve tarafsız görünümü zarar görebilir.

Bilirkişinin bağımsızlık yükümlülüğü rehberimizde dış etki ve teknik kanaat ilişkisini ayrıntılı açıkladık. Tarafsızlık bakımından ise bilirkişinin taraflarla yakınlık ve iş ilişkilerini değerlendirmesi gerekir.

Sırf bilirkişinin geçmişte aynı sektörde çalışmış olması veya taraflardan birinin ürününü kullanmış olması otomatik olarak özel iş yasağı anlamına gelmez. Değerlendirme somut ilişkinin bilirkişilik göreviyle bağlantısı, yakınlığı, devamlılığı ve tarafsızlığa etkisi üzerinden yapılmalıdır.

Bilirkişi tarafın vekilinden iş alabilir mi?

Etik değerlendirme yalnız doğrudan taraf adına düzenlenen sözleşmelerle sınırlı değildir. Bilirkişinin taraf vekili aracılığıyla aynı dosyaya veya tarafın menfaatine yönelik özel teknik çalışma yapması da tarafsızlık açısından aynı riskleri doğurabilir. İlişkinin gerçek muhatabı ve amacı incelenmelidir.

Bir hukuk bürosunun farklı ve ilgisiz bir dosyasında bilirkişiden mesleki hizmet alması gibi durumlarda ise somut olayın niteliğine göre tarafsızlık ve görünüm değerlendirmesi gerekir. Bilirkişi mevcut ilişkiyi saklamamalı; ilgili usul ve etik kuralları çerçevesinde gerektiğinde görevlendiren mercie bildirmelidir.

Görev bittikten sonra aynı tarafla danışmanlık ilişkisi kurulabilir mi?

Yönetmelik m.9/2’nin görevin devamı sırasında getirdiği açık sınırlama yanında görev sonrası ilişkiler de başka etik hükümler bakımından dikkatle değerlendirilmelidir. Bilirkişi görev nedeniyle öğrendiği sırları görev bittikten sonra da korumak zorundadır. Bu konuda bilirkişinin sır saklama yükümlülüğü rehberimiz ayrıntılıdır.

Görev sırasında edinilen gizli verilerin daha sonra aynı tarafın özel işinde kullanılması m.5/5 ve m.12’deki gizlilik ve menfaat ilkeleri bakımından ayrıca sorun doğurabilir. Bu nedenle görev sona ermiş olması önceki dosyadan elde edilen bilginin serbestçe kullanılabileceği anlamına gelmez.

Bilirkişinin taraflardan özel iş aldığı ortaya çıkarsa ne yapılabilir?

Öncelikle iddia somutlaştırılmalıdır. Danışmanlık sözleşmesi, fatura, açık mesleki ilişki, yazışma veya başka hukuka uygun deliller varsa bunlar değerlendirilir. Sadece raporun bir taraf lehine sonuçlanması özel iş ilişkisi bulunduğunu kanıtlamaz.

Hukuk yargılamasında bilirkişinin reddi ve rapora itiraz hükümleri somut duruma göre gündeme gelebilir. HMK m.272 bilirkişinin reddi ile HMK m.281 bilirkişi raporuna itiraz süresi ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

Bilirkişinin etik ilkelere aykırı davranışı ayrıca Bilirkişilik Yönetmeliği m.59 ve devamındaki bölge kurulu denetimine konu olabilir. Teknik raporun bilimsel doğruluğu ise bu denetimden farklıdır ve görevlendiren yargı merciindeki usul yollarıyla tartışılır.

Özel iş ilişkisi iddiasında kontrol listesi

  • Bilirkişi ile taraf arasında ücretli veya ücretsiz bir danışmanlık ilişkisi var mı?
  • İlişki bilirkişilik görevi devam ederken mi kurulmuş?
  • Özel iş aynı uyuşmazlık veya taraf menfaatiyle bağlantılı mı?
  • Bilirkişi taraf adına uzman görüşü veya teknik savunma hazırlamış mı?
  • Hakemlik veya tahkim görevi aynı taraflarla ekonomik ilişki yaratıyor mu?
  • İlişki görevlendiren mercie açıklanmış mı?
  • Bilirkişinin görev sırasında öğrendiği gizli bilgiler özel işte kullanılmış mı?
  • İddia somut belge ve kayıtlarla destekleniyor mu?

Bu sorular özel iş yasağını soyut şüpheden ayırır. Etik ihlal değerlendirmesi somut ilişkinin niteliği üzerinden yapılmalıdır.

Sık sorulan sorular

1. Bilirkişi dosyanın tarafına danışmanlık verebilir mi?

Görev süresince tarafla bilirkişilik görevinin tarafsızlığını zedeleyecek danışmanlık ilişkisi kuramaz.

2. Bilirkişi aynı taraf için uzman görüşü hazırlayabilir mi?

Mahkeme bilirkişiliği ile taraf uzmanlığı farklı rollerdir. Aynı görev süresinde taraf adına özel uzman görüşü hazırlanması m.9/2 bakımından uygun değildir.

3. Bedelsiz teknik görüş de sorun olur mu?

Evet. Değerlendirme yalnız ücret üzerinden yapılmaz; tarafla kurulan özel uzmanlık ilişkisinin niteliği önemlidir.

4. Bilirkişi başka bir dosyada aynı tarafın danışmanıysa ne olur?

Somut ilişkinin tarafsızlık ve bağımsızlığa etkisi değerlendirilmelidir; gerektiğinde görevlendiren mercie bildirim ve red/çekinme hükümleri gündeme gelir.

5. Görev bittikten sonra sır saklama yükümlülüğü devam eder mi?

Evet. Kanun m.3/5 ve Yönetmelik m.5/5 gereği gizlilik görevin sona ermesinden sonra da sürer.

6. Özel iş ilişkisi rapora itiraz sebebi olabilir mi?

Somut olayın özelliklerine göre tarafsızlık ve red hükümleri ile rapora itiraz yolu birlikte değerlendirilebilir.

7. Bölge kuruluna başvuru yapılabilir mi?

Bilirkişinin etik tutum ve davranışları Yönetmelik m.59 ve devamındaki denetim kapsamında incelenebilir.

8. Raporda taraf lehine sonuç çıkması tek başına etik ihlal midir?

Hayır. İhlal için somut ilişki, davranış veya başka kanıt gerekir; teknik sonuç tek başına taraflılık göstermez.

Resmî kaynaklar

E-E-A-T notu: Bu rehber Bilirkişilik Yönetmeliği m.8, m.9, m.12 ve ilgili temel ilkeler esas alınarak hazırlanmıştır. Doğrulanmamış içtihat kullanılmamıştır.
Av. Halil Bakırcı
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu – Bilirkişilik etik kuralları ve hukuk yargılaması.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp