B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Bononun Sureti Ciro Edilebilir mi? TTK 746–747’de Kanuni Suret ve Fotokopi Ayrımı

Kanuni koşulları taşıyan bono sureti ciro edilebilir ve aval taahhüdüne konu olabilir. TTK m.746–747, m.778/1-f’nin göndermesiyle bonoya uygulanır. Suret, aslın bütün kayıtlarını aynen içermeli, nerede son bulduğunu ve asıl senedin kimin elinde olduğunu göstermelidir. Basit fotokopi, yalnız bononun görüntüsünü taşıdığı için bu sonuçları kendiliğinden kazanmaz. Aslın teslim edilmemesi hâlinde suretin cirantalarına ve suret üzerinde aval verenlere başvuru için ayrıca m.747/2’deki protesto koşulu aranır.

Kanuni bono suretinde eksiksiz aktarım, aslın zilyedi ve teslimden kaçınmada protesto aşamaları
Kanuni bono suretinin kurulması ve aslın teslimi

Kıymetli evrakta neden asıl belge önemlidir?

TTK m.645, kıymetli evrakta hakkın senetten ayrı olarak ileri sürülemeyeceğini ve devredilemeyeceğini belirtir. M.646 ise borçlunun ancak senedin teslimi karşılığında ödemekle yükümlü olduğunu düzenler. Bu temel yapı, sıradan belge kopyasıyla kanuni suret arasındaki farkın neden önemli olduğunu açıklar. Bir görüntünün bilgi vermesiyle senetten doğan hakların belirli kanuni mekanizma içinde dolaşması aynı şey değildir.

Bono düzenleyen, lehtar, ciranta, avalist ve hamil sıfatları gerçek belge üzerinde kurulur. Kopyada görünen bir imza, o kopyanın üzerine sonradan atılmış yeni bir kambiyo imzası olmayabilir. Bu nedenle belge incelenirken hangi kayıtların asıldan aktarıldığı ve hangi işlemlerin suret üzerinde yapıldığı belirlenir. İki grubu karıştırmak, kişinin hangi taahhütten sorumlu olduğunun yanlış değerlendirilmesine yol açar.

Bono hakkında poliçe sureti hükümleri nasıl uygulanır?

TTK m.746 ve m.747 poliçe suretleri başlığı altında düzenlenmiştir. TTK m.778/1-f, bu iki maddeyi bononun niteliğine uygun düştüğü ölçüde bonoya taşır. Bu nedenle bono sureti hakkında hukuki inceleme yapılırken yalnız bononun zorunlu unsurlarını düzenleyen maddeyle yetinilmez. Ciro, aval, aslın teslimi ve protesto bakımından ilgili göndermeler birlikte okunmalıdır.

M.778 ayrıca ciroya ilişkin m.681–690 ile avale ilişkin m.700–702 hükümlerini de bonoya uygular. Suretin ciro edilebilmesi, ciroların hiçbir şekil ve hak sahipliği kuralına bağlı olmadığı anlamına gelmez. Sureti devreden kişinin yetkisi, yeni cironun niteliği ve belge teslimi ayrı incelenir. Kanuni suret sistemi, bononun bütün diğer kurallarını askıya alan serbest bir kopya dolaşımı değildir.

Suret çıkarma hakkı kime aittir?

TTK m.746/1, her poliçe hamiline suret çıkarma hakkı tanır; bu hüküm bono bakımından da uygulanır. Buradaki hamil sıfatı, belgenin görüntüsüne ulaşmış herkesle aynı değildir. Asıl senet üzerindeki hak sahipliği ve ciro zinciri belirlenmelidir. Bir üçüncü kişinin arşivde bulduğu dosyayı çoğaltması, onu otomatik olarak senetten doğan hakları kullanmaya yetkili hâle getirmez.

Suretin kim tarafından, hangi asıl görülerek ve hangi tarihte çıkarıldığı kayıt altına alınmalıdır. Bu bilgiler, sonradan asıl üzerinde veya suret üzerinde gerçekleşen işlemleri ayırmayı sağlar. Suret tarihinde mevcut olmayan bir cironun geriye dönük olarak aktarıldığı iddiası çıkarsa belge karşılaştırması gerekir. Tarih ve belge bütünlüğü korunmadan yalnız suret başlıklı kağıdın varlığına dayanılarak sonuç kurulmaz.

Bütün kayıtların aynen aktarılması ne anlama gelir?

M.746/2, suretin cirolar ve senette bulunan diğer bütün kayıtlarla birlikte aslı aynen içermesini arar. Bu nedenle yalnız ön yüzün kopyalanması, arka yüzdeki cirolar veya bağlı alonjlar görünmüyorsa yeterli inceleme sağlamaz. Bedel, vade, ödeme yeri, düzenlenme bilgileri ve imza kayıtları kadar özel şerhler de korunmalıdır. Senedin bazı bölümlerinin boş bırakılması veya okunmaz hâle getirilmesi hukuki değerlendirmeyi etkiler.

Aslı aktarma işlemi, asıl metni düzeltme yetkisi vermez. Yanlış olduğu düşünülen isim, tarih veya tutar surette sessizce değiştirilmemelidir. Asıl üzerinde bulunan kaydın ne olduğu aynen gösterilir; değişiklik iddiası ayrı hukuki konu olarak incelenir. Senet metninde sonradan değişiklik kuralları, suret çıkarma yöntemiyle aşılabilecek bir belge düzeni değildir.

Özellikle ciro zinciri aktarılırken hangi cironun çizilmiş olduğu, hangi kaydın alonjda yer aldığı ve hangi imzanın hangi sıfata ait bulunduğu korunur. Suretin daha düzenli görünmesi amacıyla bazı kayıtların kaldırılması, kanunun aynen içerme koşuluyla bağdaşmaz. Asıl ile suret yan yana incelenmeli ve farklılıklar açıklanmalıdır. Bir kayıt okunamıyorsa sanki hiç yokmuş gibi değerlendirmek doğru değildir.

Suretin nerede bittiği neden gösterilmelidir?

TTK m.746/2 suretin nerede son bulduğunun gösterilmesini şart koşar. Bu kayıt, asıldan aktarılan bölümle suret üzerinde sonradan yapılan yeni işlemleri ayırır. Böylece okuyucu hangi imzanın surete geçirilmiş bir görüntü, hangisinin suret üzerindeki yeni ciro veya aval olduğunu belirler. Bitiş noktasının belirsizliği, taahhüt zincirini ve kişilerin sorumluluğunu karıştırır.

Kanun bütün işlemlerde kullanılacak tek bir hazır ifade dayatmaz; önemli olan aktarımın bittiği yerin anlaşılmasıdır. Buna rağmen belirsiz boşluklar veya ayrı dosyada saklanan açıklama, suret üzerindeki denetim ihtiyacını karşılamış sayılmaz. Belge teslim edilirken bütün sayfalar ve ekler birlikte kontrol edilir. Sonradan eklenen sayfanın eski aktarımın parçası mı yeni işlem alanı mı olduğu açık olmalıdır.

Asıl senedin kimin elinde olduğu nasıl gösterilir?

TTK m.747/1, suretin asıl senedin kimin elinde olduğunu göstermesini ister. Bu bilgi, yetkili suret hamilinin asla ulaşabilmesi için gereklidir. Asıl, bankada veya başka bir kişinin elindeyse o kişinin kimliği somutlaştırılır. Yalnız asıl güvende ya da asıl dosyada şeklindeki belirsiz ifadeler, belgenin kime yöneltilerek isteneceği sorusunu cevaplamaz.

Aslı elinde tutan kişiyle senetten doğan alacağın sahibi her durumda aynı sıfatı taşımayabilir. Saklama, tahsil veya başka bir hukuki ilişki nedeniyle belge bir üçüncü kişinin zilyetliğinde olabilir. Bu nedenle surette yazılı kişi hakkında belgeyi tutma sebebi ve fiilî teslim durumu belirlenir. Asıl senedin mevcut yerini gösteren kayıt, o kişiye bütün alacak haklarının devredildiğini tek başına ifade etmez.

Asıl sonradan başka yere gönderilmişse dosyadaki bilgi de güncel durumu açıklamalıdır. Eski saklama adresiyle yetinmek, teslim talebinin yanlış muhataba yönelmesine neden olur. Senedin teslim edildiği kişi, tarih ve ilgili kayıtlar korunur. Bu izleme, suret hamilinin kanuni hakkını kullanması ve teslimden kaçınma iddiasını doğru kişiye yöneltmesi bakımından önemlidir.

Suret üzerinde ciro hangi sonucu doğurur?

TTK m.746/3, suretin aslı gibi ve aynı hükümleri doğurmak üzere ciro edilebileceğini düzenler. Ancak burada kanuni şartları taşıyan suret söz konusudur. Belgenin sadece bono fotokopisi olması yeterli değildir. Ciro, senet veya bağlı alonj üzerine yazılma ve imza kuralları çerçevesinde değerlendirilir. Suret üzerinde yeni cironun kimin tarafından ve hangi yetkiye dayanarak yapıldığı belirlenmelidir.

TTK m.647–648’deki belge zilyetliğinin devri ve ciro sistemi de gözetilir. E-postayla görüntü göndermek, her durumda ciro ve teslimin gerçekleştiğini göstermez. Asıldan aktarılan eski cirolarla suret üzerinde yapılan yeni cirolar ayrı işaretlenir. Ciro zinciri, hak sahibi sıfatının belirlenmesini sağlayacak biçimde bütün hâlinde incelenir. Zincirdeki boşluk veya farklı isimler açıklanmadan yalnız son imzaya bakılarak yetkili hamil sonucu kurulmaz.

Tahsil veya rehin kaydı taşıyan bir ciro varsa onun özel etkisi ayrıca değerlendirilir. Suret olması, bu kaydın önemini ortadan kaldırmaz. Devralanın tahsil yetkisi ile senet üzerinde tam hak sahipliği aynı kabul edilmez. Aynı şekilde bir suretin farklı kişilere gönderilmiş görüntülerinin bulunması, bu kişilerin hepsinin aynı kambiyo hakkını kazandığını göstermez. Hak, belge ve devir işlemi birlikte belirlenir.

Suret üzerine aval verilebilir mi?

M.746/3 suretin aval taahhüdüne konu olabileceğini açıkça kabul eder. Avalin şekli ve sonucu bakımından m.700–702 uygulanır. Aval veren kişinin kimin için taahhüt altına girdiği ve imzanın hangi belgeye atıldığı belirlenir. Asıldaki aval görüntüsünün surete aktarılmasıyla suret üzerine yeni aval verilmesi farklı olgulardır. Her imza için bu ayrım yapılmadan sorumluluk hesabı kurulmaz.

TTK m.702, aval verenin lehine taahhüt altına girdiği kişi gibi sorumlu olacağını düzenler. Suret üzerinde aval bulunması, asıl senedin teslimine ilişkin m.747 kurallarını ortadan kaldırmaz. Aval ve kefalet ayrımı, suret üzerine konulan güvence açıklamasının doğru nitelendirilmesi bakımından da önemlidir. Bir garanti yazısının eklenmesiyle kanuni avalin bütün şartlarının gerçekleştiği varsayılmamalıdır.

Aslı elinde tutan kişi kime teslim etmek zorundadır?

TTK m.747/1, aslı elinde bulunduran kişinin senedi suretin yetkili hamiline teslim etmesini emreder. Dolayısıyla teslim isteyen kişinin sıfatı araştırılır. Elinde herhangi bir kopya bulunduran kişi ile kanuni suretin yetkili hamili aynı değildir. Suret, ciro zinciri, kimlik ve temsil belgeleri birlikte gösterilir. Teslim yükümlülüğünün muhatabı da aslı gerçekten elinde bulunduran kişidir.

Teslim talebinde bono açıkça tanımlanmalıdır. Düzenleyen, lehtar, düzenlenme tarihi, vade ve bedel bilgileri başka senetlerle karışmayacak biçimde yazılır. Talep, sadece elimdeki senedin aslını gönderin şeklinde belirsiz bırakılmamalıdır. İstenen belgenin ekleri ve alonjları da belirtilir. Asıl teslim edildiğinde bütün sayfalar suretle karşılaştırılır; farklılık varsa kayıt altına alınır.

Asıl teslim alındığında teslimin kendisi bedelin ödendiği şeklinde kaydedilmemelidir. Suret hamiline asıl verilmesiyle bono borçlusunun borcunu ifa etmesi farklı olaylardır. Tutanakta yalnız gerçekten gerçekleşen belge devri açıklanır. Ödeme de yapılmışsa tutarı, alıcısı ve tarihi ayrıca gösterilir. Böylece teslim kaydının sonradan yanlış biçimde ödeme makbuzu veya borcun sona erdiğine ilişkin genel ibra gibi kullanılmasının önüne geçilir.

Asıl teslim edilmezse protesto neden gerekir?

TTK m.747/2, talebe rağmen asıl senedin verilmediği durum için özel bir başvuru koşulu düzenler. Suretin hamili, asıl senedin istemine rağmen teslim edilmediğini protestoyla tespit ettirirse suretin cirantalarına ve suret üzerine aval veren kişilere karşı başvurma haklarını kullanabilir. Hükümde belirtilen kişiler ve tespit konusu açık tutulmalıdır. Bu protesto, yalnız vadesinde ödeme yapılmadığını söyleyen genel açıklamayla aynı değildir.

Protestonun şekli için TTK m.715–717 hükümleri dikkate alınır. Noterlikçe düzenlenen protesto ile sıradan talep yazısı ayrı belgelerdir. Talebin kime yöneltildiği, hangi senedin istendiği ve teslimin gerçekleşmediği kayıt altına alınır. Bonoda protesto ve başvurma açıklaması okunurken, m.747’deki aslın teslim edilmemesine ilişkin özel tespit de ayrıca değerlendirilmelidir.

Suret üzerindeki bütün imza sahiplerinin aynı hukuki sebeple ve aynı koşulsuz biçimde sorumlu olduğu söylenemez. M.747/2 suretin cirantalarını ve suret üzerine aval verenleri belirtir. İmzanın asıldan aktarılan eski kayıt mı, suret üzerindeki yeni taahhüt mü olduğu bu noktada yeniden önem kazanır. Protesto dosyasında suret ve asıl hakkındaki bilgiler birlikte saklanmalıdır.

Asıl üzerindeki sonraki cirolar ne zaman geçersiz olur?

TTK m.747/3, senedin aslında özel bir kayıt bulunmasını düzenler. Suret çıkarılmadan önce asla en son yazılmış cirodan sonra, artık yalnız surete yazılacak ciroların geçerli olduğunu belirten kayıt varsa, bundan sonra asla yazılacak cirolar geçersiz olur. Kayıt, asıl ve suretin paralel biçimde dolaşıma sokulmasından doğabilecek hak sahipliği sorununu doğrudan etkiler.

Bu sonuç her suret çıkarıldığında kendiliğinden doğmaz. Kanunun belirttiği kayıt ve kaydın konumu incelenmelidir. Asılda böyle bir kayıt bulunduğu ileri sürülüyorsa asıl metin veya güvenilir belge incelemesi gerekir. Yalnız suretin hazırlandığı tarih bilinerek, daha sonraki bütün asıl cirolarının otomatik geçersiz olduğu söylenemez. Özel kaydın varlığı, içeriği ve ciro sırası ayrı gösterilir.

Kayıt bulunmasına rağmen asıl üzerinde yeni ciro yapılmışsa uyuşmazlık, tarihler ve belgeler üzerinden çözülür. Suretteki yeni ciro zinciriyle asıldaki kayıtlar karşılaştırılır. Önceden mevcut cirolar ile kayıttan sonraki cirolar aynı kefeye konulmaz. M.747/3’ün belirlediği sınır, asıl üzerindeki bütün geçmiş taahhütlerin silinmesi anlamına gelmez; kanun sonraki cirolara belirli sonuç bağlar.

Suret, asıl senedin kaybı sorununu çözer mi?

Kanuni suret sistemi ile senedin kaybı nedeniyle iptal edilmesi farklı hukuki yollardır. Suret üzerinde aslı elinde tutan kişinin gösterilmesi ve teslim yükümlülüğü temel unsurlardandır. Asıl gerçekten kayıpsa, hangi kişinin elinde olduğu bilinmiyorsa veya ödeme yasağı kararı gündemdeyse bu olgular ayrıca incelenir. Bir fotokopi bulunması, kayıp asıl hakkında uygulanacak bütün hükümleri gereksiz hâle getirmez.

Senet kaybında iptal ve ödeme yasağı işlemleri, belgenin güncel durumuna göre değerlendirilir. Eski bir suretin bulunmasıyla aslı başka bir kişinin elinde olan senedin durumu birbirinden ayrılır. Talebin konusu kayıp belgenin iptali mi, bilinen kişiden aslın teslimi mi, suret borçlularına başvuru mu açıkça belirlenmelidir. Yanlış talep türü, doğru belgeye sahip olunmasına rağmen hukuki yolu belirsizleştirir.

Elektronik görüntü ve güvenli elektronik imza yeterli mi?

TTK m.1526/1 bono, poliçe ve bunlar üzerindeki ciro, kabul ve aval gibi işlemlerde güvenli elektronik imzayla düzenlemeyi kabul etmez. Bu nedenle bir dosyanın elektronik olarak gönderilmesi veya elektronik imzalı üst yazıya eklenmesi, suret üzerindeki kambiyo işlemlerinin şekil koşullarını kendiliğinden tamamlamaz. Dijital kopya, inceleme ve arşiv için kullanılırken senedin hukuki niteliği ayrıca korunmalıdır.

Dosya hazırlığında elektronik görüntü ile fiziksel belge birbirine bağlanır. Tarama tarihi, sayfa sayısı ve alonj bağlantısı kaydedilir. Görüntü üzerinde yapılan işaretlemeler veya açıklamalar, asılda ya da surette gerçekten bulunan kayıt gibi sunulmaz. Belge karşı tarafa gönderilirken bunun inceleme görüntüsü mü yoksa hukuken teslim edilen belgeye ilişkin kayıt mı olduğu açık belirtilir. Teknik dosya çoğaltma işlemi, ciro zincirini değiştiren hukuki işlem değildir.

Sık sorulan sorular

Bononun sureti ciro edilebilir mi?

TTK m.746–747 koşullarını taşıyan suret, m.778/1-f gereğince ciro edilebilir. Aslın bütün kayıtlarının aktarılması, suretin bitimi ve aslı tutan kişinin gösterilmesi gerekir.

Her bono fotokopisi kanuni suret midir?

Hayır. Görüntünün bulunması tek başına kanuni sonuçları yaratmaz. M.746 ve m.747’deki içerik ve kayıt koşulları ayrıca incelenmelidir; sıradan arşiv kopyasıyla kanuni suret aynı değildir.

Sadece bononun ön yüzü aktarılabilir mi?

M.746/2 bütün kayıtların ve ciroların aynen bulunmasını ister. Arka yüzdeki kayıtlar ve alonjlar göz ardı edilemez. Eksik aktarılan belge, tam suret olarak değerlendirilmemelidir.

Suretin nerede bittiğini yazmak neden gerekir?

Bu kayıt, asıldan aktarılan bölümle suret üzerinde sonradan yapılan yeni ciro ve aval işlemlerini ayırır. Kanun bunu açık şart olarak düzenler; imzaların niteliği bu sınır üzerinden belirlenir.

Asıl senedin kimde olduğu surette gösterilmeli mi?

Evet. TTK m.747/1 bu bilgiyi arar. Aslı tutan kişi, senedi suretin yetkili hamiline teslim etmekle yükümlüdür. Teslim isteyenin yetkili hamil sıfatı ayrıca belirlenir.

Suret üzerine aval verilebilir mi?

M.746/3 buna izin verir. Avalin şekil ve etkisi m.700–702 çerçevesinde incelenir. Asıldaki aval görüntüsüyle suret üzerinde yeni aval verilmesi birbirinden ayrılır.

Aslı vermeyen kişiye yazı göndermek başvuru için yeterli mi?

M.747/2, suret cirantaları ve suret avalistlerine başvuru bakımından, talebe rağmen aslın teslim edilmediğinin protestoyla tespitini arar. Sıradan yazı bu özel koşulun yerine geçmez.

Suret çıkarılınca asıl üzerindeki bütün yeni cirolar geçersiz mi?

Bu sonuç m.747/3’teki özel kayıt varsa doğar. Yalnız suret çıkarılması yeterli değildir. Kaydın içeriği, konumu ve ciro sırası birlikte incelenmelidir.

Kanuni suret asıl senedin kayıp işlemlerini gereksiz kılar mı?

Hayır. Aslın teslimi ile kayıp nedeniyle iptal farklı yollardır. Aslın kimde olduğu, bulunup bulunmadığı ve varsa mahkeme kararları değerlendirilerek doğru talep belirlenir.

E-postadaki taranmış surete elektronik ciro yeterli mi?

TTK m.1526/1 kambiyo senetlerinde güvenli elektronik imzayla ciro ve aval yapılmasını kabul etmez. Elektronik görüntünün gönderilmesi, kanuni şekil ve teslim koşullarını otomatik karşılamaz.

Resmî kanun kaynağı

Açıklamalar 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.645–648, m.700–702, m.715–717, m.746–747, m.778 ve m.1526’ya dayanır. Asıl belge, kanuni suret ve basit kopya ayrımı bu hükümlerin birlikte okunmasıyla yapılır.

İstanbul ve Mersin ofisleri

İstanbul · Polaris Plaza

Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbul

İstanbul ofisi ve randevu

Mersin · Profit İş Merkezi

İhsaniye Mahallesi, 4903. Sokak, Profit İş Merkezi No:23, Kat:3, Daire:14, 33070 Akdeniz/Mersin

Mersin ofisi ve randevu

Sorunuzu iletin



    Sorunuzu kısaca yazın. Lütfen kimlik numarası, belge veya hassas kişisel bilgi paylaşmayın. KVKK Aydınlatma Metni

    Hukuki konu hakkında iletişim

    İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

    Telefonla Araİletişim Bilgileri

    tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

    Yazar Bilgisi

    , Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

    İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

    Telefon WhatsApp