B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Çabuk Bozulan Ayıplı Ticari Mal Mahkeme Aracılığıyla Nasıl Sattırılır?

Başka yerden gönderilen ayıplı mal kısa zamanda bozulacaksa alıcı, TBK m. 226 uyarınca onu bulunduğu yerdeki mahkeme aracılığıyla sattırabilir. Satıcının yararı satışı gerektiriyorsa bu yalnız bir yetki değildir; alıcı satış için gerekli hukuki adımları atmakla yükümlüdür. Durumu satıcıya en kısa zamanda bildirmeyen alıcı, bildirim eksikliğinden doğan zarardan sorumludur.

Bu yol, ayıplı malın ekonomik değerinin bekleme sırasında tamamen kaybolmasını önleyen koruma işlemidir. Alıcının kendi müşterisine olağan satış yapması, satıcıya iade göndermesi veya bedel iadesi davası açmasıyla aynı değildir. HMK m. 382 ikinci fıkra d bendinin altıncı alt bendi, mesafeli satımda ayıbın tespiti ve ayıplı malın satışına izin verilmesini açıkça çekişmesiz yargı işi sayar.

Bozulma tehlikesinde koruma satışı: Malı koru ve tespit, Tehlikeyi belgele, Mahkemeye başvur, Satışı ve bedeli kaydet
Satıcıya en kısa zamanda bildirim ve ayrı ayıp ihbarı yükümlülükleri devam eder.

Hangi satış ve hangi mal için başvurulur?

TBK m. 226, satılanın başka yerden gönderilmesini ve alıcının ayıp ileri sürmesini esas alır. Sipariş yeri, sevk yeri, malın ulaştığı yer ve mevcut bulunduğu yer belirlenmelidir. Yalnız satıcının farklı şehirde şirket adresi bulunması, bütün sevk ve teslim olaylarını kendiliğinden açıklamaz.

Satış konusu malın kimliği başvurunun temelidir. Ürün kodu, parti, miktar, ambalaj, üretim ve teslim belgeleri aynı stokla eşleştirilir. Değişik sözleşmelere ait malların tek depoda tutulması, hepsinin aynı ayıp veya bozulma riski altında olduğu anlamına gelmez.

Maddenin ilk fıkrası, alıcının bulunduğu yerde satıcının temsilcisinin bulunmaması hâlinde geçici koruma önlemlerini ayrıca düzenler. Temsilcinin varlığı, yetkisi ve fiilen erişilebilirliği açıklanmalıdır. Üçüncü fıkradaki bozulma tehlikesi ve mahkeme yoluyla satış koşulları da kendi olaylarıyla gösterilir; sadece ayıp bildirimi gönderilmiş olması satış iznini doğurmaz.

Kısa zamanda bozulma tehlikesi neyle gösterilir?

Kanundaki ölçüt, malın kısa zamanda bozulma tehlikesidir. Satıcının cevap vermemesinden duyulan rahatsızlık veya piyasa fiyatının düşmesi tek başına bu teknik durumu kanıtlamaz. Malın mevcut niteliği, saklama koşulları, dayanma süresi ve bozulmayı gösteren bulgular birlikte sunulur.

Depoya girişteki durum ile başvuru anındaki durum karşılaştırılır. Isı veya nem kayıtları, laboratuvar bulguları, ürünün korunma talimatı ve mevcut uzman değerlendirmesi gerçek zaman bilgileriyle ilişkilendirilir. Belgenin farklı partiye ait olması, mevcut maldaki tehlikeyi kendiliğinden ispatlamaz.

Mahkemeye yalnız çabuk bozulan ürün adı yazmakla yetinilmemelidir. Bozulmanın ne kadar yakın olduğu, hangi koruma önlemlerinin alındığı ve beklemenin ekonomik sonuçları açıklanır. Kesin teknik belirleme bulunmayan noktalar bulunmuş gibi sunulmaz. Acil karar ihtiyacı, gerçekten kalan koruma süresi ve somut mal durumu üzerinden ortaya konur.

Satış ne zaman alıcının yükümlülüğüne dönüşür?

TBK m. 226 üçüncü fıkra satıcının yararının gerektirdiği durumda alıcıyı sattırmakla yükümlü tutar. Bu ifade alıcıya sınırsız ticari karar serbestisi vermez. Koruma sürdürülürken malın değerinin ne ölçüde korunabildiği ve satışın hangi kaybı önleyeceği açıklanmalıdır.

Malın elde tutulması artık daha büyük kayba yol açıyorsa, sırf satıcıyla uyuşmazlık bulunduğu için hiçbir başvuru yapmadan beklemek bu düzenle bağdaşmaz. Buna karşılık yeterli korumayla malın değeri saklanabiliyorsa, zorunluluk iddiası o koşulları dikkate almalıdır. Satışın yararı genel sözlerle değil teknik ve ekonomik kayıtlarla gösterilir.

Satıcının yararı ile alıcının mevcut siparişlerini kapatma isteği aynı kavram değildir. Alıcı başka stokunu elden çıkarmak için bu hükmü kullanamaz. Koruma amaçlı satışın konusu, ayıplı olduğu ileri sürülen ve bozulma tehlikesi bulunan belirli maldır. Başvurudaki kapsam satış aşamasında da korunmalıdır.

Mahkemeye başvurmadan önce koruma devam eder

Satış izni istemek, alıcının malı koruma yükümlülüğünü askıya almaz. TBK m. 226 ilk fıkra kapsamında alınması gereken geçici önlemler, malın niteliğine uygun biçimde sürdürülmelidir. İade veya satış beklentisiyle ürünün açıkta bırakılması başlangıçtaki ayıba yeni zarar ekleyebilir.

Malların ayrılması, uygun ambalajın korunması, gerekli saklama ortamının devamı ve gereksiz elleçlemeden kaçınma teknik ihtiyaca göre planlanır. Alınan her önlemin tarihi, kapsamı ve gideri kaydedilir. Koruma için gereken davranışla malı üretimde kullanarak biçimini değiştirmek aynı işlem değildir.

İlk ayıp, taşıma sırasında oluşan hasar ve alıcının sonraki muhafazası sırasında ortaya çıkan bozulma birbirinden ayrılmalıdır. Aynı malın bütün zararını tek tarihe bağlayan rapor eksik incelemeye yol açar. Mal korunmuşsa bunun kayıtları; koruma sağlanamamışsa gerçek sebebi dosyada açıklanır.

Ayıbın durum tespiti neden geciktirilmemelidir?

TBK m. 226 ikinci fıkra, alıcının malın durumunu gecikmeksizin usulüne göre tespit ettirmesini ister. Bu yapılmazsa ileri sürülen ayıbın mal ulaştığında mevcut olduğunu ispat yükü alıcıya düşer. Sonradan bozulmuş bir malın eski durumunu yalnız sözlü anlatımla kurmak ciddi ispat güçlüğü doğurur.

Tespit, malın kimliğini, miktarını, gözlenen ayıbı ve inceleme anındaki durumunu kapsamalıdır. Fotoğraf görünen hasarı gösterebilir; her kimyasal veya iç yapısal farklılığı göstermez. Teknik inceleme gereken özellik için uzman ölçümü gerekir. Numune alındığında numunenin hangi partiden çıktığı korunur.

Satış öncesi durum kayda geçirilmezse, sonraki alıcının elindeki malın önceki hâli tartışmalı kalır. Bu nedenle koruma, tespit ve satış başvurusu birbirini tamamlayan işlemlerdir. Tespit kararı alınması, satışa da izin verildiği anlamına gelmez; talep ve kararın kapsamları ayrı okunmalıdır.

Satış izni için hangi mahkemeye başvurulur?

HMK m. 382/2-d-6, mesafeli satımlarda ayıbın tespitini veya ayıplı malın satılmasına izin verilmesini çekişmesiz yargı işi olarak sayar. Buradaki mesafeli satım ifadesi, yalnız tüketici internet alışverişi anlamında okunmamalıdır. TBK m. 226’daki başka yerden gönderilmiş satılanla ilgili koruma başvurusunun usul çerçevesidir.

HMK m. 383 uyarınca çekişmesiz yargı işlerinde aksine düzenleme yoksa görevli mahkeme sulh hukuk mahkemesidir. TBK m. 226 satışın malın bulunduğu yerdeki mahkeme aracılığıyla yapılmasını öngörür. Bu özel yer bağlantısı başvuruda malın gerçek depo adresiyle gösterilmelidir.

Tarafların tacir olması, ayrı satış izni başvurusunu otomatik olarak bedel veya tazminat davasına dönüştürmez. Esas satış uyuşmazlığındaki görevle koruma başvurusundaki görev birbirine karıştırılmamalıdır. Mevcut bir dava veya özel düzenleme varsa bunun etkisi somut dosya üzerinden ayrıca açıklanır.

Başvuru dilekçesinde hangi talepler ayrılmalıdır?

Dilekçede satış sözleşmesi, başka yerden sevk, ayıp iddiası, mevcut mal ve bozulma tehlikesi kronolojik biçimde anlatılır. Malın bulunduğu adres ve incelemeye erişim bilgisi açık yazılır. Satıcı ve ilgili kişiler gösterilir; olmayan bir kabul veya anlaşma varmış gibi anlatılmaz.

Talep bölümü, malın durumunun tespiti ile mahkeme aracılığıyla satışın sağlanmasını ayrı açıklar. Satıcının yararının neden satış gerektirdiği belirtilir. Gerekli teknik incelemenin konusu ve aciliyetin sebebi belgelerle ilişkilendirilir. Genel bir satışa izin verilsin cümlesi, hangi malların ve hangi risk nedeniyle satılacağını belirsiz bırakır.

Başvuruya mevcut fiyat veya alıcı teklifi eklenmişse bunun yalnız delil olduğu açıklanır. Mahkemenin kararını önceden alınmış gibi sunup satış tamamlanmış sayılmaz. Talep edilen yöntem, satış kapsamı ve bedelin korunması bakımından kararın neyi kapsadığı uygulama öncesinde kontrol edilir.

Satıcıya en kısa zamanda bildirim yapılmalıdır

TBK m. 226 üçüncü fıkra, alıcının durumu satıcıya en kısa zamanda bildirmemesinden doğan zararı alıcıya yükler. Başvuru yapılması, satıcıyla bilgi akışını kesme hakkı vermez. Malın durumu, bozulma tehlikesi ve koruma işlemleri anlaşılır şekilde bildirilmelidir.

Bildirimin gönderildiği kişi, şirket içindeki sıfatı ve ulaşma kaydı korunur. İlk satış görüşmesini yapan kişinin her hukuki bildirimi almaya yetkili olduğu varsayılmaz. Kullanılan yöntem, hem metni hem zamanı ispatlamaya elverişli olmalıdır. Satıcının verdiği cevap ve yaptığı koruma önerisi de dosyada tutulur.

Kanun en kısa zamanda ölçütünü kullanır; burada bütün mallara uygulanacak sabit üç veya yedi günlük yeni süre yoktur. Bozulma riski saatlerle değişiyorsa bilgi verme hızı da buna göre değerlendirilir. Satıcının sessizliği ise kendiliğinden alıcının mahkeme olmadan satmasına verilmiş genel yetki sayılamaz.

Ayıp ihbarı satış izniyle karıştırılmamalıdır

Ticari satışta ayıp ihbarı, TTK m. 23 ve TBK m. 223 çerçevesinde ayrıca yapılır. Mahkemeden malın satışını istemek, satıcıya süresinde hangi ayıbın bildirildiğini kendiliğinden kanıtlamaz. Koruma başvurusu ile ayıp haklarını koruyan bildirim aynı takvimde fakat ayrı işlevlerle yürütülür.

Teslim sırasında açık ayıp, olağan incelemeyle bulunan ayıp ve sonradan ortaya çıkan gizli ayıp farklı bildirim düzenlerine tabidir. Ayrıntılar ticari satışta iki ve sekiz günlük ihbar rehberinde açıklanmıştır. Satış izni alınması, kaçırılmış bildirim süresini kendiliğinden geri getirmez.

Dönme hakkı ayrıca kullanılacaksa tacirler arasında TTK m. 18/3 kapsamındaki bildirim yolları incelenir. Yalnız bozulma tehlikesini anlatan yazıdan mutlaka dönme iradesi çıkarılamaz. Her metnin neyi bildirdiği ve hangi hukuki sonucu amaçladığı açık olmalıdır.

Mahkeme kararı satışta nasıl uygulanır?

TBK m. 226, satışın mahkeme aracılığıyla yapılmasını düzenler. Alıcı yalnız kendi hazırladığı tutanağa mahkeme başvurusu numarası yazıp serbestçe satış gerçekleştiremez. Verilen kararın mal, miktar, yöntem ve uygulama kapsamı esas alınır; kararda bulunmayan yetki varmış gibi hareket edilmez.

Satılan malın kimliği başvurudaki listeyle eşleştirilir. Kısmi satış varsa satılan ve elde kalan miktarlar ayrı kayda geçirilir. Teknik durum satışa kadar değişmişse bu değişiklik belgelenir. Satış bedeli, giderler, teslim ve tahsil kayıtları aynı dosyada tutulur.

Mahkeme başvurusu, malın piyasaya arzı için aranan diğer kanuni koşulları ortadan kaldıran genel bir serbestlik belgesi değildir. Malın niteliğine ilişkin özel engel varsa bu bilgi gizlenmemeli ve satışın hukuken mümkün kapsamı açıklanmalıdır. Değer koruma amacı, hukuka aykırı kullanım veya satış yöntemini haklı kılmaz.

Yalnız risk altındaki parti için satış istenmesi

Aynı depoda bulunan bütün malların aynı anda bozulacağı kabul edilemez. Başvuruda risk altındaki parti, sağlam kalan parti ve incelemesi henüz tamamlanmamış bölüm ayrı gösterilir. Ambalaj, lot ve miktar kaydı bu ayrımı satışın uygulanması sırasında da korur. Bir bölüm için verilen izin, kararın kapsamı dışında kalan diğer stokun satış yetkisi değildir.

Kısmi satış sonunda kalan malların korunması sürdürülür. Satış işlemi tamamlandı diye elde kalan malın saklama koşulları terk edilemez. Kalan miktarda yeni bozulma tehlikesi ortaya çıkarsa önceki raporun o yeni durumu kapsayıp kapsamadığı değerlendirilir ve gerçek gelişme mahkemeye bildirilir.

Mal üçüncü kişinin deposundaysa depocu, alıcı ve satıcı sıfatları birbirine karıştırılmaz. Depoya giriş kaydı, mevcut yer ve incelemeye erişim bilgisi başvuruya eklenir. Depocunun kendi ücret veya hapis hakkı iddiası varsa bu durum gizlenmemelidir. Koruma satışı kararı bütün üçüncü kişi taleplerini açıklanmaksızın sona erdiren genel tasfiye kararı olarak kullanılamaz.

Satış bedeli ve giderler nasıl izlenir?

Koruma satışı sonunda oluşan bedel, başlangıçtaki ayıp uyuşmazlığının hesabında görünür olmalıdır. Alıcı bedeli alıp aynı malın bütün değerini ayrıca zarar diye yazamaz. Satıştan elde edilen karşılık, gerçek masraflar ve tarafların diğer talepleri ayrı kalemlerde gösterilir.

Muhafaza, inceleme, taşıma ve satış giderlerinin hangi işlem nedeniyle yapıldığı belgelenir. Sözleşmeye göre zaten yapılacak olağan giderler ile bozulma tehlikesini yönetmek için doğan ek giderler ayrılır. Belgesiz toplam veya bütün dönemleri kapsayan tek yuvarlak rakam denetlenebilir hesap sağlamaz.

Bedelin nerede ve nasıl korunacağına ilişkin mahkeme kararının içeriğine uyulur. Alıcının bu bedeli mevcut başka borçlara mahsup ettiğini söylemesi, mahsup veya takas koşullarını kendiliğinden oluşturmaz. Koruma işleminin parasal sonucu ile esas uyuşmazlığın nihai tasfiyesi aynı işlem değildir.

Satış izni, satıcının ayıptan sorumluluğunu kesinleştirir mi?

HMK m. 388 uyarınca aksine hüküm bulunmadıkça çekişmesiz yargı kararları maddi anlamda kesin hüküm oluşturmaz. Bu nedenle koruma amacıyla satışa izin verilmesi, satıcının bütün tazminat kalemlerinden kesin sorumlu olduğuna dair nihai hüküm değildir. Esas uyuşmazlığın şartları ayrıca incelenir.

Ayıbın teslim anındaki varlığı, ihbarın süresi, kullanılan seçimlik hak ve zarar hesabı kendi kanuni dayanaklarıyla ortaya konur. TBK m. 227’deki haklarla m. 226’daki koruma satışı birbirine karıştırılmaz. Alıcının olağan biçimde üçüncü kişiye devri veya malı değiştirmesi bakımından m. 228 ayrıca önem taşır.

Mahkeme aracılığıyla koruma satışı yapıldığı dosyada işlemin bu özel niteliği açıkça gösterilmelidir. Satış belgelerinin sıradan yeniden satış gibi sunulması hak tartışmasını yanlış zemine taşır. Başvuru, karar ve uygulama kayıtları esas davaya birlikte sunulur; yalnız son fatura kullanılmaz.

Alıcı, acente ve komisyoncu için aynı madde uygulanmaz

Acente, müvekkili hesabına teslim aldığı mala ilişkin koruma ve satış görevini TTK m. 111 kapsamında yerine getirir. Acentenin hasarlı veya çabuk bozulan malı sattırması bu farklı sıfatı açıklar. Alıcının TBK m. 226 başvurusunda ise kendi satış sözleşmesi ve ayıp iddiası vardır.

Komisyoncunun geri alınmayan malı sattırması TBK m. 542 kapsamında ayrı koşullara bağlıdır. Komisyoncunun mahkemeden satış istemi ile alıcının bozulma nedeniyle başvurusu aynı dilekçe gibi kullanılamaz. Eşyayı fiilen elinde tutan kişinin hangi sıfatla tuttuğu doğru yazılmalıdır.

Delil korunması gereken dosyalarda delil tespiti ayrıca değerlendirilir. Teknik durumun kaybını önleme ile satış izni alma birbirini tamamlar. Her işlemin kanuni şartı ve muhatabı gösterildiğinde, malın ekonomik değeri korunurken esas ayıp uyuşmazlığının delilleri de kaybolmaz.

Sık sorulan sorular

Ayıplı mal bozulacaksa alıcı kendisi hemen satabilir mi?

TBK m. 226 üçüncü fıkra malın bulunduğu yerdeki mahkeme aracılığıyla sattırılmasını düzenler. Alıcının tek taraflı olağan yeniden satışı bu özel işlemin yerine geçmez. Satış başvurusu, karar ve uygulama kapsamı birlikte izlenmelidir.

Satış alıcı için yalnız seçimlik bir imkân mıdır?

Satıcının yararı satışı gerektiriyorsa kanun alıcıyı sattırmakla yükümlü tutar. Bozulma tehlikesi, koruma imkânı ve bekleme sonucu belgeyle açıklanır. Hiçbir işlem yapmadan beklemek, gerekli koruma davranışının yerine geçmez.

Salt piyasa fiyatının düşmesi yeterli midir?

M. 226 kısa zamanda bozulma tehlikesini esas alır. Olağan fiyat dalgalanması bu teknik koşulla aynı değildir. Ürünün mevcut durumu, saklama süresi ve bozulma belirtileri somut kayıtlarla gösterilmelidir.

Satış izni hangi yargı işidir?

HMK m. 382/2-d-6 mesafeli satımda ayıbın tespiti veya ayıplı malın satışına izni çekişmesiz yargı işi sayar. HMK m. 383’ün genel görevi sulh hukuktur; TBK m. 226 malın bulunduğu yerdeki mahkemeyi gösterir.

Mahkemeye başvurunca satıcıya bildirim gereksiz olur mu?

Hayır. Alıcı durumu satıcıya en kısa zamanda bildirmelidir. TBK m. 226, bu bildirimin yapılmamasından doğan zararı alıcıya yükler. Başvuru kaydı satıcıya ulaşmış bildirimle aynı belge değildir.

Malın durumu tespit ettirilmezse bütün haklar biter mi?

TBK m. 226 ikinci fıkra doğrudan bütün hakların kaybını düzenlemez. Usulüne uygun ve gecikmeksizin tespit yaptırılmazsa ayıbın mal ulaştığında mevcut olduğunu ispat yükü alıcıya düşer. Bu nedenle mevcut durumun korunması önemlidir.

Satış izni ayıp ihbarının yerine geçer mi?

Hayır. Ayıp ihbarı TTK m. 23 ve TBK m. 223 çerçevesinde ayrıca yönetilir. Koruma satışı başvurusu, hangi ayıbın satıcıya hangi tarihte bildirildiğini kendiliğinden ispatlamaz. Bildirim ve mahkeme süreci birlikte takip edilir.

Satış kararı satıcıyı bütün zararlardan kesin sorumlu yapar mı?

Hayır. HMK m. 388 gereği aksine hüküm yoksa çekişmesiz yargı kararı maddi anlamda kesin hüküm değildir. Ayıp, ihbar, seçimlik hak ve zarar koşulları esas uyuşmazlıkta ayrıca incelenir.

Elde edilen satış bedeli zarar hesabında dikkate alınır mı?

Evet. Koruma satışının gerçek bedeli ve giderleri hesapta görünür olmalıdır. Aynı malın değeri hem elde edilen bedel hem tam zarar olarak iki kez tahsil edilemez. Mahkemenin bedelin korunmasına ilişkin kararına uyulur.

Acente de aynı TBK m. 226 başvurusunu yapar mı?

Acentenin müvekkili hesabına aldığı mal için TTK m. 111, alıcının kendi satışındaki ayıplı mal için TBK m. 226 ayrı dayanaklardır. Kişinin sıfatı ve satışın amacı doğru belirlenmelidir; hazır başvuru metinleri birbirinin yerine kullanılmaz.

Dosyanın hazırlanması ve büro iletişimi

Mersin’de depolanan ticari mallarda koruma başvurusu, malın bulunduğu adres ve mevcut teknik durum kaydıyla hazırlanır. Mersin merkezli çalışma, İstanbul bağlantılı taraflar ve Türkiye genelindeki dosyalarda aynı kanuni çerçeveyi esas alır. Bozulma süresi, mahkeme başvurusu ve satıcıya bildirim tek bir gerçek olay takviminde izlenir.

Resmî kaynaklar ve ilgili kanun maddeleri

Kaynak kontrol tarihi: 24 Ekim 2026. İlgili hükümler yazıda belirtilen kapsam ve koşullarıyla ele alınmıştır.

İstanbul ve Mersin ofisleri

İstanbul · Polaris Plaza

Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbul

İstanbul ofisi ve iletişim

Mersin · Profit İş Merkezi

İhsaniye Mahallesi, 4903. Sokak, Profit İş Merkezi No:23, Kat:3, Daire:14, 33070 Akdeniz/Mersin

Mersin ofisi ve iletişim

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp