B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Cevap Dilekçesi Süresi Kaç Gün? HMK m.127 İki Hafta ve Ek Süre

Kısa ve net cevap: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.127’ye göre yazılı yargılama usulünde cevap dilekçesini verme süresi, dava dilekçesinin davalıya tebliğinden itibaren iki haftadır. Durum ve koşullara göre cevap dilekçesinin bu süre içinde hazırlanması çok zor veya imkânsızsa davalı, yine iki haftalık süre içinde mahkemeye başvurabilir. Mahkeme, cevap süresinin bitiminden itibaren işlemeye başlamak üzere bir defaya mahsus ve bir ayı geçmemek üzere ek süre verebilir. Ek süre talebi hakkında verilen karar taraflara derhâl bildirilir.

HMK 127 cevap dilekçesi süresi iki hafta bir ay ek süre
HMK m.127, yazılı yargılama usulünde cevap dilekçesinin iki haftalık süresini ve bir defalık ek süre mekanizmasını düzenler.

HMK m.127 ne düzenler?

Medeni usul hukukunda davalının savunmasını hazırlayabilmesi için dava dilekçesi kendisine tebliğ edilir ve belirli süre içinde cevap vermesi beklenir. HMK m.127 yazılı yargılama usulündeki temel cevap süresini belirler. Kanun, cevap dilekçesini verme süresini dava dilekçesinin tebliğinden itibaren iki hafta olarak düzenler.

Bu süre “yaklaşık 14 gün” veya “mahkemenin belirleyeceği süre” değildir; kanundan doğan iki haftalık süredir. Mahkeme tensip zaptında kanuna aykırı biçimde daha kısa bir süre yazamaz. Buna karşılık kanundaki şartlar oluşursa m.127’nin ikinci cümlesi çerçevesinde ek süre verilebilir.

Güncel resmî kanun metnine Mevzuat Bilgi Sistemi – 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu üzerinden ulaşılabilir.

Cevap dilekçesi süresi ne zaman başlar?

Süre, dava dilekçesinin davalıya usulüne uygun biçimde tebliğ edilmesiyle başlar. Dava dosyasının UYAP’ta görünmesi, davalının davadan başka yolla haberdar olması veya avukatın dosyayı incelemesi tek başına HMK m.127’deki cevap süresinin başlangıcı değildir. Esas olan usulüne uygun tebligattır.

Tebligatın geçerli olup olmadığı 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Elektronik Tebligat Yönetmeliği hükümlerine göre değerlendirilir. Yanlış adrese, usulsüz usule veya yetkisiz kişiye yapılan tebligat süre başlangıcı bakımından ayrıca incelenmelidir.

Usulsüz tebligatta Tebligat Kanunu m.32 uyarınca muhatabın tebliği öğrendiği tarih tebliğ tarihi sayılabilir. Bu nedenle “tebligat usulsüz, hiçbir süre başlamadı” şeklinde kategorik yaklaşım doğru değildir; öğrenme ve usulsüzlüğün niteliği birlikte değerlendirilmelidir.

İki haftalık süre nasıl hesaplanır?

HMK sürelerin hesaplanmasını m.90 ve devamında düzenler. Süre gün olarak değil hafta olarak belirlendiğinde, tebligatın yapıldığı güne son hafta içinde karşılık gelen günün tatil saatinde sona erer. Tebliğ günü süre hesabına başlangıç olayıdır; süre ertesi gün ayrıca “birinci gün” diye on dört takvim günü sayma yöntemiyle karıştırılmamalıdır.

Örneğin dava dilekçesi davalıya salı günü usulüne uygun tebliğ edilmişse iki haftalık süre kural olarak iki hafta sonraki salı günü çalışma saati sonunda biter. Elektronik ortamda yapılacak işlemlerde UYAP’ın süre sonu kuralları ve teknik işleyişi ayrıca dikkate alınır.

Sürenin son günü resmî tatile rastlarsa HMK m.93 uyarınca süre tatili takip eden ilk iş günü çalışma saati sonunda biter. Adli tatil hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı ise davanın niteliğine ve HMK m.103-104 hükümlerine göre ayrıca belirlenir.

Cevap dilekçesi için ek süre nasıl istenir?

Ek süre kendiliğinden verilmez. Davalı, normal iki haftalık cevap süresi henüz dolmadan mahkemeye başvurmalı ve cevap dilekçesinin bu süre içinde hazırlanmasının neden çok zor veya imkânsız olduğunu açıklamalıdır.

Örneğin dava dosyasının çok hacimli olması, farklı yerlerden belge toplanmasının gerekmesi, teknik muhasebe kayıtlarının incelenmesi, yabancı dilde belgelerin tercümesi veya davalı şirketin çok sayıda biriminden bilgi alınmasının zorunlu olması somut gerekçe olarak ileri sürülebilir. Yalnız “işlerim yoğun” şeklindeki soyut ifade mahkemenin ek süre vermesini zorunlu kılmaz.

Talepte dava esas numarası, tebliğ tarihi, normal cevap süresinin son günü ve ek süre ihtiyacının somut nedenleri açıkça yazılmalıdır. Varsa hacimli ekler, rapor ihtiyacı veya belge temin yazışmaları eklenmelidir.

Ek cevap süresi ne kadar olabilir?

HMK m.127, yazılı yargılama usulünde ek süreyi bir defaya mahsus ve bir ayı geçmemek üzere sınırlar. Mahkeme somut ihtiyaca göre bir ayın tamamını vermek zorunda değildir; örneğin iki hafta ek süre de verebilir.

Ek süre, normal cevap süresinin bitiminden itibaren işlemeye başlar. Bu nokta özellikle önemlidir. Mahkemenin ek süre kararını normal sürenin son gününe yakın vermesi, ek sürenin karar tarihinden başlayacağı anlamına gelmez. Kanun başlangıcı cevap süresinin bitimine bağlamıştır.

Davalı aynı dava için art arda ikinci, üçüncü ek süre talep edemez. M.127 açıkça bir defalık ek süre sistemi kurar.

Mahkeme ek süre talebine cevap vermezse ne yapılır?

Ek süre talep edilmiş olması normal cevap süresini otomatik olarak uzatmaz. Mahkeme karar vermeden davalının “nasıl olsa ek süre istedim” diyerek iki haftalık süreyi tamamen geçirmesi risklidir. Mümkünse normal süre içinde mevcut savunmalar ve ilk itirazlar sunulmalı; mahkemenin ek süre kararı takip edilmelidir.

HMK m.127, ek süre talebi hakkında verilen kararın taraflara derhâl bildirileceğini düzenler. UYAP dosyası ve tebligatlar düzenli kontrol edilmelidir.

Cevap süresi geçirilirse ne olur?

HMK m.128’e göre süresi içinde cevap dilekçesi vermemiş davalı, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılır. Bu hüküm “davayı kabul etmiş sayılır” anlamına gelmez. Ancak süresinde cevap vermemek savunmanın şekillenmesi, ilk itirazlar ve deliller bakımından önemli kayıplar doğurabilir.

Yetki itirazı ve tahkim itirazı gibi ilk itirazların cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Süresi geçirilirse bu itirazlar dinlenmeyebilir. Savunmanın genişletilmesi yasağı ve delil bildirme süreleri de sonradan yeni savunma getirilmesini sınırlayabilir.

Bu nedenle “cevap vermesem de her şeyi inkâr etmiş sayılıyorum, sorun olmaz” yaklaşımı doğru değildir. Dava dosyasına özgü bütün usulî savunmalar süresinde kurulmalıdır.

Eski hâle getirme ile ek süre aynı şey mi?

Hayır. Ek süre, normal cevap süresi henüz dolmadan m.127 şartlarıyla istenir. Eski hâle getirme ise HMK m.95 ve devamında, elde olmayan sebeple kanuni süre içinde işlem yapılamaması hâlinde gündeme gelen olağanüstü usul yoludur.

Normal süreyi dikkatsizlik veya yoğunluk nedeniyle kaçıran kişi otomatik olarak eski hâle getirme hakkına sahip olmaz. Engel ortadan kalktıktan sonra kanundaki süre içinde talep yapılmalı ve kaçırılan işlem de yerine getirilmelidir.

Basit yargılama usulünde cevap süresi aynı mı?

Basit yargılama usulünde de cevap süresi iki haftadır; ancak ek süre rejimi HMK m.317/2’de ayrıca ve daha dar düzenlenmiştir. Durum ve koşullara göre cevap dilekçesinin iki hafta içinde hazırlanmasının çok zor veya imkânsız olduğu hâllerde, yine süre içinde başvurulursa mahkeme bir defaya mahsus ve iki haftayı geçmemek üzere ek süre verebilir.

Dolayısıyla yazılı yargılamadaki “en fazla bir ay ek süre” kuralı basit yargılama dosyasına aynen taşınamaz. Önce davada hangi yargılama usulünün uygulandığı belirlenmelidir.

İş mahkemeleri, tüketici mahkemeleri ve bazı özel dava türlerinde basit yargılama usulü uygulandığından bu ayrım pratikte önemlidir.

Elektronik tebligatta cevap süresi nasıl başlar?

7201 sayılı Tebligat Kanunu m.7/a uyarınca elektronik yolla tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır. Cevap süresi de hukuken tebliğin gerçekleştiği bu tarihe göre hesaplanır.

Örneğin elektronik tebligat UETS adresine pazartesi günü ulaşmışsa, tebliğ kanunun beşinci gün sonu kuralına göre belirlenir; kişinin e-postayı salı günü açması tek başına hukuki tebliğ tarihini değiştirmez. UETS teslim ve okuma kayıtları saklanmalıdır.

Elektronik tebligatın ayrıntılı hesabında resmî UETS kayıtları esas alınmalı; yalnız e-posta bildirim saatine göre süre hesabı yapılmamalıdır.

Cevap dilekçesinde neler bulunmalıdır?

HMK m.129 cevap dilekçesinin unsurlarını düzenler. Mahkemenin adı, tarafların kimlik ve adres bilgileri, davalının savunmasının dayanağı olan vakıalar, her vakıanın hangi delille ispatlanacağı, hukuki sebepler ve açık talep sonucu dilekçede yer almalıdır.

Davacının her vakıasına mümkün olduğunca açık cevap verilmelidir. Yalnız “davayı kabul etmiyoruz” şeklindeki genel inkâr, dosyaya özgü savunma ve delil stratejisinin yerini tutmaz. Ödeme, zamanaşımı, mahsup, ayıp, ifa, fesih veya başka maddi hukuk savunmaları vakıalarıyla birlikte yazılmalıdır.

Deliller ve ilk itirazlar cevap dilekçesinde gösterilmeli mi?

Evet. Savunmanın dayandığı deliller cevap dilekçesinde gösterilmeli; eldeki belgeler eklenmeli ve başka yerden getirilecek belgelerin bulunabilmesini sağlayan bilgiler yazılmalıdır. Delillerin sonradan sunulması HMK m.145’in sınırlı koşullarına tabidir.

İlk itirazlar da cevap dilekçesinde ileri sürülür. HMK m.116’da kesin olmayan yetki itirazı ve tahkim itirazı düzenlenmiştir. Cevap süresini kaçırmak bu itirazları kaybetmeye yol açabilir.

Hukuk yargılamasına ilişkin diğer içerikler için Hukuk Yargılaması kategorisi incelenebilir.

Sık Sorulan Sorular

Cevap dilekçesi süresi kaç gündür?

HMK m.127’ye göre yazılı yargılama usulünde süre iki haftadır; “14 gün” pratik karşılığı olsa da kanuni ifade iki haftadır.

Süre dava tarihinden mi başlar?

Hayır. Dava dilekçesinin davalıya usulüne uygun tebliğinden itibaren başlar.

Bir aylık ek süre otomatik verilir mi?

Hayır. Davalı normal iki haftalık süre içinde başvurmalı ve hazırlamanın çok zor veya imkânsız olduğunu somut gerekçeyle açıklamalıdır.

Mahkeme iki ay ek süre verebilir mi?

Hayır. HMK m.127’de yazılı yargılama için ek süre bir defaya mahsus ve bir ayı geçmemek üzere verilebilir.

Ek süre karar tarihinden mi başlar?

Hayır. Kanuna göre normal cevap süresinin bitiminden itibaren işlemeye başlar.

Cevap dilekçesi verilmezse dava kabul edilmiş sayılır mı?

Hayır. HMK m.128 uyarınca davacının vakıaları inkâr edilmiş sayılır; ancak ilk itiraz ve delil kaybı gibi önemli usul sonuçları doğabilir.

Basit yargılamada ek süre de bir ay mı?

Hayır. HMK m.317/2’de basit yargılama için ek süre bir defaya mahsus ve en fazla iki haftadır.

Elektronik tebligatta süre mesajı okuduğum gün mü başlar?

Hayır. 7201 sayılı Kanun m.7/a’daki elektronik tebligatın beşinci gün sonu kuralına göre hukuki tebliğ tarihi belirlenir.

Yetki itirazı cevap süresi geçince yapılabilir mi?

Kesin olmayan yetki itirazı ilk itirazdır ve cevap dilekçesinde ileri sürülmelidir.

Ek süre talebi reddedilirse ne olur?

Normal cevap süresi işlemeye devam eder; reddedilme ihtimali gözetilerek savunma ve ilk itirazlar mümkünse normal süre içinde korunmalıdır.

Sonuç

HMK m.127’de temel kural nettir: yazılı yargılamada cevap süresi dava dilekçesinin tebliğinden itibaren iki haftadır. Cevabın hazırlanması çok zor veya imkânsızsa yine bu süre içinde başvurularak, normal sürenin bitiminden itibaren işlemek üzere bir defaya mahsus ve en fazla bir ay ek süre alınabilir. Basit yargılamadaki ek süre ise farklıdır ve en fazla iki haftadır. Tebliğ tarihi, ek süre talebi, ilk itirazlar ve deliller dosyanın ilk günlerinde birlikte yönetilmelidir.

Av. Halil BAKIRCI — Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu. İçerik 15 Eylül 2026 tarihindeki yürürlükteki mevzuat esas alınarak hazırlanmıştır.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp