CMK 156’ya Göre Müdafi Görevlendirmesini Kim İster? Soruşturma ve Kovuşturma 2026
Kısa ve net cevap: CMK m.156, CMK m.150 uyarınca müdafi görevlendirilmesi gereken hâllerde görevlendirme sürecini hangi makamın başlatacağını açıkça ayırır. Soruşturma evresinde müdafi görevlendirilmesini, ifadeyi alan merci veya sorguyu yapan hâkim barodan ister. Kovuşturma evresinde görevlendirme talebini mahkeme yapar. Görevlendirmeyi ise soruşturma veya kovuşturmanın yapıldığı yerdeki baro gerçekleştirir. Şüpheli veya sanık daha sonra kendi müdafiini seçerse, baro tarafından görevlendirilen müdafiin görevi CMK m.156/3 uyarınca sona erer.
Bu yazıyla ilgili genel bir sorunuz mu var? Anonim soru sor
Özet: CMK 156 hangi soruyu çözer?
Ceza muhakemesinde “barodan avukat istemek” tek bir işlem değildir. Önce CMK m.150 kapsamında kişinin müdafi hakkının talebe bağlı mı yoksa zorunlu mu olduğu belirlenir. Ardından CMK m.156 devreye girer ve bu hakkın fiilen nasıl yerine getirileceğini düzenler. Bu nedenle m.150 ile m.156 aynı şeyi söylemez: m.150 müdafi görevlendirilmesi gereken hâli, m.156 ise görevlendirmenin hangi makamın istemiyle ve hangi baro tarafından yapılacağını belirler.
Uygulamada en kritik ayrım, dosyanın soruşturma mı yoksa kovuşturma evresinde mi olduğudur. Cumhuriyet savcılığı tarafından yürütülen soruşturma sırasında kolluk ifade alıyorsa talep ifadeyi alan merci üzerinden; şüpheli hâkim önüne sorguya çıkarılmışsa sorguyu yapan hâkim üzerinden yürütülür. İddianamenin kabulünden sonra başlayan kovuşturma evresinde ise talebi mahkeme yapar. Baro, bu resmî istem üzerine kendi CMK görevlendirme sistemi çerçevesinde müdafi görevlendirir.
CMK m.156, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde müdafi görevlendirme talebini başlatacak makamı ve görevlendirmeyi yapacak baroyu belirler.
CMK 156’nın Kurduğu Görevlendirme Sistemi
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.156’nın birinci fıkrası, CMK m.150’de yazılı olan hâllerde müdafi görevlendirilmesini iki evreye göre düzenler. Soruşturma evresinde görevlendirme talebi, ifadeyi alan merci veya sorguyu yapan hâkim tarafından baroya yöneltilir. Kovuşturma evresinde ise bu görev mahkemeye aittir. Aynı maddenin ikinci fıkrası, müdafinin soruşturma veya kovuşturmanın yapıldığı yer barosunca görevlendirileceğini belirtir. Üçüncü fıkra da şüpheli veya sanığın sonradan kendi müdafiini seçmesi hâlinde baro tarafından görevlendirilen avukatın görevinin sona ereceğini düzenler.
Bu sistem, savunma hakkının yalnızca kâğıt üzerinde tanınmasını değil, gerçekten kullanılmasını amaçlar. Şüpheli “avukat istiyorum” dediğinde kolluğun veya savcılığın kişiyi kendi başına baro aramaya zorlaması CMK m.156’daki modele uygun değildir. Kanun, görevlendirme sürecini ceza muhakemesi makamlarının harekete geçirmesini öngörür. Baro ise gelen istem üzerine müdafiyi belirleyen meslek kuruluşudur; soruşturmayı veya kovuşturmayı yürüten makam değildir.
Bu ayrım tarafsızlık bakımından da önemlidir. Müdafi, kolluk veya savcılık tarafından “seçilen” bir avukat değildir. İlgili makam yalnızca barodan görevlendirme ister. Müdafinin kim olacağı, ilgili baronun görevlendirme sistemi içinde belirlenir. Görevlendirilen avukat, kamu makamının temsilcisi değil, şüpheli veya sanığın savunmasını bağımsız biçimde yürüten müdafidir.
Soruşturma Evresinde Müdafi Görevlendirmesini Kim İster?
CMK m.156/1-a uyarınca soruşturma evresinde iki ayrı ihtimal vardır: ifadeyi alan merci veya sorguyu yapan hâkim. “İfade” ile “sorgu” aynı işlem değildir. Şüphelinin Cumhuriyet savcısı veya kolluk tarafından dinlenmesine ifade alma; hâkim veya mahkeme tarafından dinlenmesine sorgu denir. Bu nedenle görevlendirme talebini başlatacak makam da işlemin niteliğine göre değişir.
Şüpheli kollukta ifade veriyorsa ve CMK m.150/1 kapsamında müdafi talep etmişse, görevlendirme sürecinin baroya bildirilmesi ifadeyi alan merci tarafından yürütülür. Şüpheli zorunlu müdafilik kapsamındaysa talep beyanı aranmaz; yine müdafi görevlendirilmesi sağlanmalıdır. Cumhuriyet savcısı bizzat ifade alıyorsa aynı kural soruşturma makamı açısından geçerlidir.
Burada “müdafi seçebilecek durumda olmadığını bildirme” ve “müdafi isteme” unsurları CMK m.150/1 bakımından önemlidir. Buna karşılık çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul, sağır veya dilsiz şüpheli ile CMK m.150/3’teki suç ağırlığı koşulu kapsamında müdafi zorunludur; bu kişilerden ayrıca “barodan avukat istiyorum” demeleri beklenmez. Görevlendirme, kanuni şartın tespit edilmesiyle işletilmelidir.
İfade öncesi hakların açıklanmasına ilişkin CMK m.147 ile müdafi yardımından yararlanma hakkını düzenleyen CMK m.149 da bu sürecin hukuki temelini tamamlar. Bu nedenle müdafi talebi yalnız CMK m.156’ya bakılarak değerlendirilmez; m.147, m.149, m.150 ve m.156 birlikte okunur.
Kolluk veya Savcılıkta İfade Alınırken Müdafi Talebi Nasıl İşler?
Şüpheliye ifade alınmadan önce yüklenen suç anlatılmalı, susma hakkı ve müdafi yardımından yararlanma hakkı bildirilmelidir. Müdafi talebi varsa bu husus ifade tutanağına açıkça geçirilmelidir. CMK m.147’de düzenlenen hak bildirimi ile CMK m.156’daki görevlendirme mekanizması birbirini tamamlar. Hak anlatılıp fiilen kullandırılmıyorsa savunma güvencesi yerine getirilmiş sayılmaz.
Talebe bağlı müdafilikte şüphelinin beyanı tereddüde yer bırakmayacak biçimde kayda alınmalıdır. “Avukat istiyor”, “avukat talebi yok” veya seçilmiş avukatının kim olduğu gibi hususların tutanakta doğru gösterilmesi sonradan çıkabilecek uyuşmazlıkların önlenmesi bakımından önem taşır. Zorunlu müdafilikte ise kişinin avukat istemediğini söylemesi, kanunun müdafi bulundurma zorunluluğunu ortadan kaldırmaz.
Müdafi görevlendirmesi yapılmışsa avukatın iletişim bilgisi, görevlendirme zamanı ve işleme katılımı dosyada izlenebilir olmalıdır. Görevlendirilen müdafinin ifade öncesi şüpheliyle görüşmesi ve hukuki yardım sunması engellenemez. CMK m.149/3, müdafinin şüpheli veya sanıkla görüşme, ifade alma veya sorgu süresince yanında olma ve hukuki yardımda bulunma hakkının engellenemeyeceğini ve kısıtlanamayacağını düzenler. CMK m.154’teki müdafiyle görüşme rejimi de bu güvenceyi tamamlar.
İfade sırasında avukat talebinin reddedilmesi, geciktirilmesi veya zorunlu müdafi bulunması gereken hâlde müdafisiz işlem yapılması, somut dosyada savunma hakkı ve delilin hukuka uygunluğu bakımından değerlendirilir. Bunun sonucu, işlemin türüne ve sonraki aşamalarda eksikliğin giderilip giderilmediğine göre hukuken incelenir; ancak kanunun açık görevlendirme kuralı görmezden gelinemez.
Sorguyu Yapan Hâkim Müdafi Görevlendirmesini Ne Zaman İster?
Şüphelinin hâkim tarafından dinlenmesi sorgudur. Özellikle tutuklama veya adli kontrol taleplerinde şüpheli sulh ceza hâkimliği önüne çıkarıldığında müdafi bulunması gerekebilir. CMK m.156/1-a, soruşturma evresindeki sorguda görevlendirme talebini sorguyu yapan hâkime verir.
Bu düzenleme, kollukta veya savcılıkta daha önce müdafi talep edilmemiş olmasının sorgu aşamasındaki hakkı ortadan kaldırmadığını gösterir. Kişi önceki aşamada avukat istememiş olsa bile zorunlu müdafilik şartları varsa hâkim bunu gözetmelidir. Talebe bağlı müdafilik koşulları varsa kişi sorguda müdafi yardımından yararlanmak istediğini bildirebilir.
Tutuklama sorgusu gibi özgürlük hakkına doğrudan müdahale ihtimali bulunan işlemlerde müdafiin etkin katılımı özellikle önemlidir. Müdafi, isnadı ve mevcut delilleri değerlendirerek tutuklama şartları, adli kontrol seçenekleri ve ölçülülük yönünden savunma yapar. Bu nedenle görevlendirme, yalnız formalite olarak bir avukat ismi yazılması değil, savunmanın fiilen hazırlanıp sunulmasına imkân tanıyacak şekilde yürütülmelidir.
Kovuşturma Evresinde Müdafi Görevlendirmesini Kim İster?
CMK m.156/1-b uyarınca kovuşturma evresinde müdafi görevlendirilmesi için baroya başvuracak makam mahkemedir. Ceza muhakemesinde kovuşturma, iddianamenin kabulüyle başlar ve hükmün kesinleşmesine kadar devam eder. Bu aşamada artık soruşturma makamlarının değil, davaya bakan mahkemenin görevlendirme sürecini işletmesi gerekir.
Mahkeme, sanığın CMK m.150 kapsamında müdafi görevlendirilmesi gereken durumda olduğunu tespit ettiğinde ilgili barodan müdafi ister. Zorunlu müdafilik şartı varsa sanığın ayrıca talepte bulunması aranmaz. Talebe bağlı sistemde ise sanığın müdafi seçebilecek durumda olmadığını bildirmesi ve müdafi istemesi gerekir.
Görevlendirilen müdafinin duruşmaya katılmaması, vakitsiz biçimde duruşmadan çekilmesi veya görevini yerine getirmekten kaçınması hâlinde CMK m.151 ayrıca devreye girer. Bu durumda hâkim veya mahkeme derhâl başka bir müdafi görevlendirilmesi için gerekli işlemi yapar; yeni müdafi savunmasını hazırlamak için yeterli zaman bulunmadığını bildirirse duruşmanın ertelenmesine karar verilir. Dolayısıyla CMK m.156 ilk görevlendirme mekanizmasını, CMK m.151 ise görevlendirilen müdafinin duruşmada fiilen bulunmaması gibi durumlarda savunmanın kesintiye uğramamasını düzenler.
Müdafiyi Hangi Baro Görevlendirir?
CMK m.156/2’nin kuralı nettir: Müdafi, soruşturma veya kovuşturmanın yapıldığı yerdeki baro tarafından görevlendirilir. Ölçüt, şüphelinin nüfusa kayıtlı olduğu yer veya avukatın bürosunun bulunduğu il değil, ceza muhakemesi işleminin yürütüldüğü yerdir.
Örneğin soruşturma Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülüyor ve ifade Mersin’de alınıyorsa görevlendirme Mersin’deki baro sistemi üzerinden yapılır. Dosyanın daha sonra yetki veya görev nedeniyle başka bir yere gönderilmesi durumunda devam eden müdafilik ve yeni görevlendirme ihtiyacı, dosyanın bulunduğu aşama ve ilgili mevzuat çerçevesinde değerlendirilir. Burada genel kural CMK m.156/2’dir.
Bu hüküm aynı zamanda “başka şehirde ikamet ediyorum, kendi şehrimin barosundan CMK avukatı istemeliyim” düşüncesinin doğru olmadığını gösterir. CMK görevlendirmesi, özel hukuk alanındaki baro adli yardım başvurusundan farklı bir sistemdir. Özel hukukta TBB Adli Yardım Yönetmeliği hizmetin görüleceği yer adli yardım bürosuna başvuruyu esas alırken ceza muhakemesinde CMK m.156/2 soruşturma veya kovuşturmanın yapıldığı yer barosunu açıkça gösterir.
CMK 150 ile CMK 156 Arasındaki Fark Nedir?
CMK m.150 ve m.156 birlikte uygulanmasına rağmen farklı hukuki soruları çözer. CMK m.150, müdafi görevlendirilmesini gerektiren koşulları belirler. CMK m.156 ise bu görevlendirmenin usulünü ve görevli baroyu düzenler.
| Hüküm | Düzenlediği konu | Temel sonuç |
|---|---|---|
| CMK m.150/1 | Talebe bağlı müdafi | Müdafi seçebilecek durumda olmadığını bildiren ve isteyen şüpheli/sanık için müdafi görevlendirilir. |
| CMK m.150/2 | Kişisel durum nedeniyle zorunlu müdafi | Çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz kişiye, müdafii yoksa istem aranmadan müdafi görevlendirilir. |
| CMK m.150/3 | Suçun yaptırımı nedeniyle zorunlu müdafi | Alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezası gerektiren suçlarda zorunlu müdafilik uygulanır. |
| CMK m.156/1 | Görevlendirme istemini yapan makam | Soruşturmada ifadeyi alan merci veya sorgu hâkimi; kovuşturmada mahkeme barodan görevlendirme ister. |
| CMK m.156/2 | Görevli baro | Soruşturma veya kovuşturmanın yapıldığı yer barosu görevlendirir. |
| CMK m.156/3 | Görevin sona ermesi | Şüpheli veya sanık kendi müdafiini seçerse baro müdafiinin görevi sona erer. |
Bu tablo, “CMK 150’ye göre baro avukat atar” biçimindeki eksik ifadeyi de düzeltir. m.150 hakkın doğduğu hâli, m.156 görevlendirme zincirini açıklar. Uygulamada iki hüküm birlikte değerlendirilmeden doğru sonuca ulaşılamaz.
Şüpheli veya Sanık Kendi Avukatını Seçerse Baro Müdafiinin Görevi Ne Olur?
CMK m.156/3 açık bir sona erme kuralı getirir: Şüpheli veya sanığın kendisinin sonradan bir müdafi seçmesi hâlinde, baro tarafından görevlendirilen avukatın görevi sona erer. Amaç, müdafi yardımından yoksun kalınmasını önlemek; kişiye aynı zamanda kendi seçtiği avukatla savunma yapma imkânı tanımaktır.
Burada “kendi müdafiini seçmek”, yalnız bir avukat ismi söylemekten ibaret değildir. Seçilmiş müdafiin gerçekten müdafilik görevini üstlenmesi ve usulüne uygun biçimde sürece katılması gerekir. Görevin sona erme anının dosyada açık şekilde kayda geçirilmesi, özellikle duruşma veya sorgu gibi kritik işlemler bakımından savunmanın kesintisiz sürdürülmesi için önem taşır.
Bu kural, CMK kapsamında görevlendirilen avukatın “özel avukat tutulana kadar geçici ve etkisiz bir avukat” olduğu anlamına gelmez. Görevi devam ettiği sürece baro müdafii tüm mesleki yükümlülükleri ve savunma yetkileriyle dosyada bulunur. Seçilmiş avukatın devreye girmesiyle görevin sona ermesi, o ana kadar yapılan müdafilik işlemlerini değersiz hâle getirmez.
Müdafi Talebi ve Görevlendirme Kaydı Nasıl Kontrol Edilmelidir?
Ceza dosyasında müdafi talebinin hukuka uygun işletilip işletilmediğini kontrol ederken dört kayıt özellikle önemlidir: hakların bildirildiğini gösteren tutanak, şüpheli veya sanığın müdafi talebine ilişkin beyanı, baroya yapılan görevlendirme isteminin kaydı ve görevlendirilen avukatın işleme katılımını gösteren tutanak. Zorunlu müdafilikte ayrıca kişinin veya suçun CMK m.150 kapsamına girdiği dosya üzerinden açıkça anlaşılmalıdır.
Bu kayıtların amacı bürokratik formalite değildir. Sonradan “avukat istedim ama çağrılmadı”, “zorunlu müdafi olmadan sorgu yapıldı” veya “hangi baronun görevlendirme yaptığı belli değil” şeklinde uyuşmazlık doğduğunda, muhakeme işleminin kanuna uygun yürütülüp yürütülmediği dosya kayıtları üzerinden denetlenir.
Müdafiin ifade ve sorgudaki yetkileri hakkında ayrıntılı bilgi için İfade Alınırken Avukat Hakkı: CMK 147 ve 149; zorunlu müdafilik şartları için Zorunlu Müdafi Hangi Hallerde Atanır? CMK 150; soruşturma dosyasını inceleme yetkisi için CMK 153 Dosya İnceleme Rehberi; müdafiyle görüşmenin gizliliği için CMK 154 Müdafiyle Görüşme Gizliliği yazıları birlikte incelenebilir.
Mersin’de ve Türkiye Genelinde CMK 156 Uygulaması
CMK m.156 Türkiye genelinde aynı kanun hükmüdür. Mersin’de soruşturma veya kovuşturma yürütülüyorsa görevlendirme talebi ilgili soruşturma veya kovuşturma makamından çıkar ve görevli baro sistemi üzerinden müdafi belirlenir. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bir CMK atama birimi değildir; CMK kapsamında görevlendirme ilgili baro sistemi tarafından yapılır. Özel müdafilik hizmeti ise kişinin avukatını serbestçe seçmesi esasına dayanır.
Ceza dosyasında süre, tutukluluk, ifade veya sorgu gibi acil işlemler varsa yalnız internet bilgisinden hareket edilmemeli; dosyadaki tutanak, isnat, suç maddesi ve mevcut müdafi kaydı birlikte kontrol edilmelidir. Özellikle zorunlu müdafilik şartının bulunup bulunmadığı kanundaki yaş, kişisel durum ve suçun alt ceza sınırı kriterleri üzerinden belirlenir.
CMK 156 Hakkında Sık Sorulan Sorular
1. Kollukta ifade verirken barodan avukatı kim ister?
CMK m.156/1-a uyarınca soruşturma evresinde müdafi görevlendirilmesini ifadeyi alan merci barodan ister. Şüphelinin kendi başına baroya başvuru yapması beklenmez.
2. Savcılıkta ifade alınırken de aynı kural uygulanır mı?
Evet. Soruşturma evresinde ifade alan merci, CMK m.150 kapsamındaki görevlendirme ihtiyacını tespit ederek barodan müdafi görevlendirilmesini ister.
3. Tutuklama sorgusunda müdafiyi kim ister?
CMK m.156/1-a uyarınca sorguyu yapan hâkim, müdafi görevlendirilmesi gereken hâllerde barodan görevlendirme ister.
4. Dava açıldıktan sonra müdafi talebini kim baroya bildirir?
Kovuşturma evresinde CMK m.156/1-b uyarınca talebi mahkeme yapar.
5. Hangi baro müdafi görevlendirir?
CMK m.156/2 uyarınca soruşturma veya kovuşturmanın yapıldığı yerdeki baro müdafi görevlendirir.
6. Şüpheli başka şehirde ikamet ediyorsa kendi ilinin barosu mu görevlendirir?
Hayır. CMK m.156/2’nin ölçütü ikametgâh değil, soruşturma veya kovuşturmanın yapıldığı yerdir.
7. Kişi daha sonra özel avukat tutarsa CMK avukatının görevi sürer mi?
CMK m.156/3 uyarınca şüpheli veya sanık kendisi bir müdafi seçtiğinde baro tarafından görevlendirilen avukatın görevi sona erer.
8. Zorunlu müdafilikte kişinin ayrıca avukat istemesi gerekir mi?
Hayır. CMK m.150/2 ve m.150/3 kapsamındaki zorunlu hâllerde istem aranmaz; görevlendirme mekanizması resen işletilir.
9. Barodan görevlendirilen müdafi savcılığın avukatı mıdır?
Hayır. Baro müdafii şüpheli veya sanığın savunmasını bağımsız biçimde yürütür. Kamu makamı yalnızca görevlendirme istemini baroya iletir.
10. Müdafi görevlendirilmeden ifade alınırsa ne yapılır?
Önce kişinin CMK m.150 kapsamında müdafi hakkının talebe bağlı mı yoksa zorunlu mu olduğu belirlenir. Talep veya zorunluluk bulunduğu hâlde müdafisiz yapılan işlemin savunma hakkı ve delil değeri üzerindeki sonucu somut dosyada ileri sürülür.
Resmî Kaynaklar
- T.C. Adalet Bakanlığı UYAP Mevzuat – 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu
- Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü – CMK Görevlendirme ve Ödeme Yönetmeliği
- Türkiye Barolar Birliği – Resmî Site
Hukukçu İncelemesi ve E-E-A-T Bilgisi
Yazar: Av. Halil Bakırcı – Mersin Barosu Sicil No: 3472. İçerik 15 Eylül 2026 tarihinde CMK m.147, 149, 150, 151 ve 156 ile ilgili ikincil mevzuat esas alınarak kontrol edilmiştir. Metin genel hukuki bilgilendirme amaçlıdır; somut dosyada isnat, işlem aşaması, tutanaklar ve mevcut müdafilik kaydı ayrıca incelenmelidir.
(E-İMZALIDIR)
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
