Çocuğun Verdiği Zarardan Anne Baba Sorumlu mu? Ev Başkanının Sorumluluğu
Çocuğun verdiği zararda anne veya babanın sorumluluğu, yalnız akrabalık bağına değil, ev başkanlığı ve gözetim ilişkisine dayanır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.369 uyarınca ev başkanı, ev halkından küçüğün, kısıtlının veya maddede belirtilen sağlık durumundaki kişinin verdiği zarardan sorumludur. Kanun iki kurtuluş kanıtı tanır: Gerekli dikkat ve özenin gösterildiğinin ya da bu özen gösterilse bile zararın önlenemeyeceğinin ispatı. Zarar veren kişinin kendi sorumluluğu ile ev başkanının sorumluluğu ayrı ayrı incelenir.

Ev başkanı kimdir ve hangi yaşam ilişkisi aranır?
TMK m.367, aile hâlinde yaşayan birden çok kişinin oluşturduğu topluluğun yönetimini kanun, sözleşme veya örfe göre belirlenen ev başkanına bağlar. Bu sıfat yalnız evin tapu sahibi olmakla doğmaz. Kira sözleşmesinin kimin adına düzenlendiği de tek başına gözetim ilişkisinin bütününü göstermez. Topluluğu yönetme yetkisi ve fiilen sürdürülen bakım düzeni belirlenmelidir.
Ev halkı yalnız kan bağı bulunan kişilerden oluşmaz. Madde; kan ve kayın hısımlığını, işçilik, çıraklık ve benzeri sebepleri, koruma ve gözetme ilişkisini kapsar. Ortak unsur, kişilerin ev halkı olarak bir arada yaşamasıdır. Sırf akraba olmak veya ara sıra aynı yerde bulunmak, ev halkına dahil olma ve yönetim bağı yönünden yeterli açıklama oluşturmaz.
Anne ve babanın velayeti TMK m.336’ya göre evlilik devam ederken birlikte kullanılır. Ancak zarar dosyasında ev başkanlığı, olay tarihindeki yaşam ve gözetim düzeniyle incelenmelidir. Boşanma, ayrı yaşama veya çocuğun başka yerde sürekli bakımı söz konusuysa velayet kararı, yerleşim bilgileri ve fiilî bakım ilişkisi birlikte ele alınır. Yalnız nüfus kaydındaki anne veya baba ismi üzerinden otomatik sonuç kurulmaz.
Birden fazla kişinin sorumluluğu ileri sürülüyorsa her birinin hangi hukuki sıfatla ve hangi gözetim göreviyle sorumlu tutulduğu açıklanmalıdır. Davalıların aynı aileden olması bütün kişiler için aynı gerekçenin yeterli olduğu anlamına gelmez. Sorumluluğun kişisel dayanağının belirlenmesi, hem davanın doğru kişiye yöneltilmesini hem kurtuluş savunmasının doğru değerlendirilmesini sağlar.
Hangi kişinin verdiği zarar TMK 369 kapsamına girer?
TMK m.369 ev halkından olan küçüğü, kısıtlıyı, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı bulunan kişiyi sayar. Maddenin kullandığı bu kategoriler hukuki incelemenin kapsamını belirler. Evde yaşayan her ergin kişinin bütün borç ve davranışları ev başkanına yüklenmez. Zarar veren kişinin kanunda gösterilen konumu ve ev halkıyla ilişkisi olay tarihi itibarıyla ortaya konulmalıdır.
Küçük bakımından yalnız dava tarihindeki yaşa bakılmaz. Zararı doğuran fiil işlendiğinde kişinin küçük olmasıyla sonradan ergin hâle gelmesi farklı zamanlardır. Olay tarihindeki sorumluluk ilişkisi, dava açılması gecikti diye kendiliğinden değişmez. Doğum kaydı ile olayın kesin tarihi bu nedenle temel belgelerdir. Küçüğün zaman içinde kendi gelirini elde etmeye başlaması da geçmiş olayın şartlarını geriye doğru ortadan kaldırmaz.
Kısıtlılık kararı ile ayırt etme gücü aynı hukuki kavram değildir. Kısıtlı kişi belirli fiil bakımından ayırt etme gücüne sahip olabilir. Aynı şekilde bir sağlık tanısı, her davranış bakımından aynı gözetim gereksinimini otomatik göstermez. Kanuni statü, olayın niteliği ve sağlık kayıtları uygun kapsamda incelenir; kişiye yalnız tanısına dayanılarak kusur yüklenmez.
Hüküm, zararın yalnız evin içinde meydana gelmesini şart koşmaz. Belirleyici olan ev halkı ve gözetim ilişkisiyle zarar veren olay arasındaki hukuki bağdır. Olayın sokakta veya başka bir yerde gerçekleşmesi tek başına ev başkanını sorumluluktan çıkarmaz. Bunun karşılığında ev dışında gerçekleşen her olaya da ilişki araştırılmadan sorumluluk yüklenemez; olayın gelişimi kanundaki özen ölçüsüyle birlikte incelenir.
Zarar gören hangi şartları ortaya koymalıdır?
Ev başkanının sorumluluğu için zarar veren davranış, hukuken korunabilir zarar, davranış ile zarar arasındaki bağlantı ve kanundaki ev başkanlığı ilişkisi belirlenmelidir. Davacının yalnız bir çocuğun adını söylemesi veya bir aileye ait olduğunu ileri sürmesi yeterli değildir. Zararın hangi davranıştan doğduğu ve bu davranışı hangi kişinin gerçekleştirdiği somut delillerle açıklanmalıdır.
HMK m.190, özel düzenleme yoksa ispat yükünü lehine sonuç çıkaran tarafa verir. TMK m.369 ise kurtuluş kanıtı yönünden özel bir düzenleme içerir. Davacı zararını ve sorumluluğun temel olgularını ortaya koyar; gerekli özeni gösterdiğini veya zararın buna rağmen önlenemeyeceğini kanıtlama görevi ev başkanındadır. Bu iki ispat alanı karıştırılmamalıdır.
Davacı ev başkanının zarar verici davranışı bizzat yaptığını kanıtlamak zorunda değildir. Sorumluluğun özelliği, gözetim altındaki kişinin verdiği zarara ilişkin özel özen yükümlülüğünden doğmasıdır. Ev başkanının olay yerinde bulunmaması tek başına yeterli savunma oluşturmaz. İnceleme, olaydan önce ve olay sırasında hangi gözetimin gerektiğine ve hangi önlemlerin alındığına yönelir.
Buna karşılık zarar ile kişinin davranışı arasındaki bağ yine aranır. Hasarın daha önce var olması, başka bir olaydan kaynaklanması veya ileri sürülen miktarın olayla ilişkisinin kurulamaması ayrı inceleme konularıdır. Genel haksız fiil sorumluluğu içindeki zarar ve nedensellik açıklamaları, özel gözetim sorumluluğunda da bu maddi unsurların neden incelendiğini gösterir.
Ev başkanı hangi iki kanıtla sorumluluktan kurtulur?
TMK m.369’un ilk kurtuluş yolu, alışılmış şekilde durum ve koşulların gerektirdiği dikkatle gözetimin sürdürüldüğünün ispatıdır. Burada soyut biçimde iyi anne veya baba olunduğunun anlatılması yeterli değildir. Zarar veren kişinin yaşı, gelişimi, bilinen davranışları ve olayın gerektirdiği önlemler üzerinden somut özen değerlendirmesi yapılır. Aynı gözetim yöntemi bütün kişiler ve bütün faaliyetler için yeterli sayılamaz.
Gözetim, yalnız sözlü yasak koymakla sınırlı bir kavram değildir. Verilen talimatın içeriği, tehlikeli araç veya maddelere erişimin düzenlenmesi, faaliyet üzerindeki denetim ve bilinen risklere karşı alınan önlemler değerlendirilir. Bu olguların hangisinin olayda önemli olduğu zarar doğuran davranışa göre açıklanır. İlgisiz günlük bakım bilgileri, uyuşmazlık konusu riskin nasıl yönetildiği sorusunu cevaplamaz.
İkinci kurtuluş yolu farklıdır: Ev başkanı gerekli dikkat ve özeni gösterseydi dahi zararı engelleyemeyeceğini ispatlar. Bu savunma, zarar gerçekleştiği için zaten önlenemez olduğu sonucuna dayanamaz. Hangi tedbirlerin sonucu değiştirmeyeceği ve olayın nasıl geliştiği delillerle ortaya konulmalıdır. Kaçınılmazlık iddiası somut olayın zaman, yer ve davranış düzeniyle bağlantılı olmalıdır.
Kanun bu iki yolu alternatif düzenler; ikisinin birden ispatlanmasını şart koşmaz. Ancak savunmanın hangisine dayandığı belirli olmalıdır. Bir yandan bütün gerekli önlemlerin alındığı, diğer yandan hiçbir önlemin yararlı olmayacağı ileri sürülüyorsa her iddianın maddi temeli ayrı gösterilir. Mahkeme, kurtuluş kanıtını yalnız tarafın olaydan sonraki açıklamasından değil, dosyadaki bütün delillerden değerlendirir.
Ev düzeni ve önleyici gözetimin kanuni sınırları nelerdir?
TMK m.368, ev düzeninin kurulmasında ev halkının her birinin yararının adil biçimde gözetilmesini emreder. Öğrenim, eğitim, dinî inanç, meslek ve sanat için gerekli özgürlükler korunur. Bu nedenle gözetim yükümlülüğü, aile fertlerinin bütün hareketlerinin sınırsız kısıtlanması yetkisi olarak yorumlanamaz. Özen ile kişilerin hakları birlikte değerlendirilmelidir.
Ev başkanının ev halkına ait evdeki eşyayı özenle koruma ve güvenlik altında bulundurma yükümlülüğü de m.368’de ayrıca yer alır. Bu görev, m.369’daki üçüncü kişiye verilen zarardan sorumlulukla aynı olay olmak zorunda değildir. Evin içindeki kişisel eşyanın korunması ile gözetim altındaki kişinin dışarıya verdiği zararın karşılanması ayrı hukuki sorunlardır; talep buna göre kurulmalıdır.
TMK m.369’un ikinci fıkrası, maddede belirtilen sağlık durumundaki kişilerin kendilerini veya başkalarını tehlikeye ve zarara düşürmemeleri için gerekli önlemlerin alınmasını zorunlu tutar. Yükümlülük yalnız zarar gerçekleştikten sonra ödeme tartışması değildir. Önceden bilinen tehlike karşısında gereken koruyucu davranış da kanunun konusudur.
Zorunluluk bulunduğunda gerekli önlemlerin alınması yetkili makamdan istenir. Bu düzenleme, ev başkanının kendi yetkisini aşan müdahaleleri tek taraflı yapmasına izin vermez. Sağlık ve koruma gereksinimi yetkili makamların görev alanlarıyla birlikte ele alınır. Başvurunun içeriği, zamanı ve verilen kararlar, gözetim özeninin yerine getirilip getirilmediği değerlendirmesinde somut veri oluşturur.
Çocuk ve ev başkanı aynı zarardan birlikte sorumlu olur mu?
TMK m.16, ayırt etme gücüne sahip küçüklerin ve kısıtlıların haksız fiillerinden sorumlu olduğunu belirtir. İşlem yaparken yasal temsilci izni gerekmesi, zarar verici davranışın sonuçlarından mutlaka muaf oldukları anlamına gelmez. Çocuğun kendi sorumluluğunda ayırt etme gücü ve haksız fiil şartları; ev başkanında ise TMK m.369’un özel koşulları incelenir.
Ayırt etme gücü bulunmayan kişi yönünden TBK m.65 ayrı bir düzenleme getirir. Hakkaniyet gerektiriyorsa hâkim zararın tamamen veya kısmen giderilmesine karar verir. Ayırt etme gücü olmayan kişinin hakkaniyet sorumluluğu, ev başkanının kurtuluş kanıtına dayanan sorumluluğuyla aynı kurum değildir. Birinin şartlarının oluşmaması diğerinin şartlarını kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
TBK m.61, aynı zarardan farklı hukuki sebeplerle sorumlu olan kişiler için müteselsil sorumluluk hükümlerini öngörür. Hem zarar veren kişinin hem ev başkanının sorumluluğu oluştuğunda bu hüküm değerlendirilir. Aynı zararın birden fazla sorumlusu olması, zarar görene aynı kaybı birden fazla kez tahsil etme hakkı vermez. Yapılmış ödemeler ve giderilmiş zarar hesapta gösterilir.
İç ilişkide paylaşım TBK m.62 uyarınca bütün durum ve koşullar, kusurun ağırlığı ve yaratılan tehlikenin yoğunluğuyla belirlenir. Kendi payından fazla ödeyenin rücu hakkı bulunur. Bu nedenle davalılar arasında aile bağı olması, iç paylaşımın mutlaka eşit veya mutlaka tek kişiye ait olacağı anlamına gelmez. Sorumluluk sebepleri ve ödeme kapsamı ayrı ayrı değerlendirilir.
Hangi zararlar talep edilir ve miktar nasıl belirlenir?
TMK m.369, her olay için sabit bir tazminat tutarı belirlemez. Talep edilen maddi zararın türü ve olayla bağlantısı gösterilir. Mala verilen zararda onarımın kapsamı, hasarlı malın önceki durumu ve ekonomik kayıp belirlenir. Sadece karşı tarafın yüksek ödeme gücüne sahip olması, ispatlanmamış bir zarar tutarının kabulünü sağlamaz.
Bedensel zarar bakımından TBK m.54; tedavi giderlerini, kazanç kaybını, çalışma gücünün azalması veya yitirilmesinden doğan kayıpları ve ekonomik geleceğin sarsılmasını düzenler. Her kalemin aynı olayda mutlaka doğduğu kabul edilmez. Tedavi belgeleri, çalışma ve gelir kayıtları ile tıbbi değerlendirme, istenen kalemin niteliğine uygun olarak incelenir. Aynı gider iki farklı adla tekrar talep edilmemelidir.
TBK m.56, bedensel bütünlüğün zedelenmesinde olayın özelliklerine göre uygun manevi tazminatı düzenler. Ağır bedensel zarar veya ölümde yakınların manevi tazminat talebi de maddede ayrıca yer alır. Her eşya hasarının otomatik olarak bu hükme dayalı manevi tazminat doğurduğu söylenemez. İhlal edilen değer ve talebin kanuni dayanağı açıklanmalıdır.
TBK m.50–52, zarar ispatı, tazminatın belirlenmesi ve indirim nedenlerini düzenler. Zarar miktarı tam kanıtlanamıyorsa hâkimin hakkaniyete uygun belirleme yetkisi vardır; bu, zarar olgusunu hiç göstermeden tutar talep etme serbestliği değildir. Zarar görenin zararın doğmasına veya artmasına etkisi de kanuni şartlarıyla incelenir. Tazminat hesabı ile ev başkanının kurtuluş kanıtı birbirinden farklı değerlendirme aşamalarıdır.
Gözetim ilişkisi ve olay hangi delillerle ispatlanır?
HMK m.194 uyarınca dayanak olgular ispata elverişli biçimde somutlaştırılmalı ve her delilin hangi olguyu kanıtladığı belirtilmelidir. Ev başkanlığı dosyasında üç ayrı delil grubu gerekir: Kimin hangi gözetim ilişkisi içinde bulunduğu, zarar veren olayın nasıl gerçekleştiği ve hangi ekonomik veya bedensel sonucun doğduğu. Aynı belge bunların hepsini tek başına cevaplamaz.
Nüfus ve yaş kayıtları, velayet veya vesayet kararları, yerleşim bilgileri ve bakım düzenine ilişkin belgeler ilk gruptadır. Adres kaydı önemli bir veri olsa da fiilî ev halkı ilişkisiyle birlikte okunur. Olay tutanakları, tanık anlatımları, hukuka uygun görüntüler ve teknik inceleme ikinci grubu oluşturur. Fatura, hasar raporu, tedavi kaydı ve gelir belgeleri ise zarar hesabına yönelir.
Ev başkanı açısından verilen talimatlar, alınmış güvenlik önlemleri, yetkili makama başvurular ve olaydan önceki bilinen koşullar önemlidir. Bu belgeler gerçek tarihleriyle sunulmalıdır. Olay sonrası oluşturulan bir açıklama, daha önce alınmış önlemin varlığını kendiliğinden kanıtlamaz. Tanığın yalnız sonucu görmüş olması ile gözetim düzenini doğrudan bilmesi arasında fark vardır.
HMK m.189/2 uyarınca hukuka aykırı elde edilmiş delil vakıanın ispatında dikkate alınamaz. Sağlık, çocuk ve aile kayıtlarına erişim, dava için gerekli ve hukuken izinli kapsamda yürütülmelidir. Delilin kaybolma riski bulunduğunda korunması için uygun usul işlemleri değerlendirilir; kişilerin özel hesaplarına izinsiz girilmesi veya kayıtların değiştirilmesi ispat ihtiyacıyla haklı hâle gelmez.
Dava hangi mahkemede açılır ve anne baba nasıl gösterilir?
Ev başkanının TMK m.369’a dayanan sorumluluğu aile mahkemesinin görevindedir. Kanuni dayanak 4787 sayılı Kanun m.4/1 hükmüdür. Aile mahkemesi bulunmayan yerde m.2 uyarınca belirlenen asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla bakar. Davanın tazminat istemesi, dayanağı aile hukukundan doğan bu özel sorumluluk olduğu için görevi kendiliğinden genel mahkemeye taşımaz.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2008/4-153 E., 2008/139 K. sayılı kararı, TMK m.369 temelli istemde aile mahkemesinin görevini açıkça ele alır. Burada belirleyici olan yalnız zarar veren kişinin küçük olması değil, ev başkanının kendi sorumluluğuna dayanılmasıdır. Bu ayrım dava dilekçesinin taraf ve hukuki sebep düzeninde görünmelidir.
Anne veya babanın küçüğün yasal temsilcisi olarak dosyada bulunması ile kendi malvarlığıyla sorumlu davalı olması farklıdır. Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2013/11107 E., 2013/11399 K. sayılı kararı, yalnız kanuni temsil sıfatıyla gösterilmenin ev başkanı sorumluluğuna dayanılması anlamına gelmediğini ortaya koyar. Talep kime, hangi sıfatla yöneltiliyorsa açıkça yazılmalıdır.
Yer bakımından genel kural HMK m.6’daki davalının dava tarihindeki yerleşim yeridir. Haksız fiil davaları için m.16, fiilin işlendiği, zararın gerçekleştiği veya gerçekleşme ihtimalinin bulunduğu yer ile zarar görenin yerleşim yerini de yetkili kabul eder. Görev ile yetki farklı sorulardır; aile mahkemesi türünün belirlenmesi tek başına hangi yerde dava açılacağını çözmez.
Zamanaşımı ve ceza davasının sonucu nasıl değerlendirilir?
Ev başkanının sorumluluğunda özel bir zamanaşımı süresi öngörülmediğinden TBK m.72’deki iki ve on yıllık süreler esas alınır. İki yıl, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrenmesiyle; on yıl fiilin işlendiği tarihle bağlantılıdır. Fiil tarihi, öğrenme tarihi ve dava işlemleri aynı takvimde ayrı ayrı gösterilmelidir. Zararın kapsamına ilişkin tıbbi gelişmeler de gerçek kayıtlarıyla incelenir.
Zarar veren çocuk için gündeme gelen uzamış ceza zamanaşımı, yalnız ev başkanı sıfatıyla sorumlu tutulan kişiye otomatik uygulanmaz. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2022/7003 E., 2023/492 K. sayılı kararında, ev başkanı sıfatıyla sorumlular bakımından ceza zamanaşımının uygulanmaması esas alınmıştır. Bu nedenle fail ile gözetim sorumlusuna yöneltilen taleplerin süre hesabı birbirine kopyalanmamalıdır.
Ceza dosyasının sürmesi, ev başkanına karşı medeni hukuk talebinin sınırsız biçimde bekletilebileceği anlamına gelmez. Zamanaşımını kesen veya durduran hukuki işlemler kendi hükümlerine göre değerlendirilir. Yalnız karşı tarafla görüşme yapıldığı veya zarar tutarının tartışıldığı açıklamasına dayanılarak sürenin korunmuş olduğu kabul edilmemelidir. Talebin hangi kısmının hangi işlemle ileri sürüldüğü belirli olmalıdır.
TBK m.74 uyarınca hukuk hâkimi, kusur ve ayırt etme gücünü değerlendirirken ceza hukukunun sorumluluk hükümleriyle ve beraat kararıyla bağlı değildir; ceza hâkiminin kusur ve zarar değerlendirmesi de aynı şekilde bağlamaz. Bunun anlamı ceza dosyasının bütün belgelerinin önemsiz olması değildir. Olayın maddi delilleri incelenir; ceza sorumluluğu ile TMK m.369’daki özel tazminat şartları ayrı uygulanır.
Küçüğün temsili ve tazminat talebi nasıl düzenlenir?
Küçük ile ev başkanına birlikte yöneltilen istemlerde, kimin kendi adına kimin temsilci olarak işlem yaptığı açık olmalıdır. Sorumlu yetişkinin her açıklamasının aynı zamanda küçüğün yararını koruduğu kabul edilemez. Özellikle zararın hangi kişinin davranışına veya gözetim eksikliğine dayandığı tartışılırken savunma menfaatleri ayrışır. Temsil sorunu, sadece dosyanın başlığındaki isimlerin düzeltilmesiyle çözülecek biçimsel bir konu değildir.
TMK m.426/2, bir işte yasal temsilcinin menfaati ile küçüğün veya kısıtlının menfaati çatışıyorsa vesayet makamınca temsil kayyımı atanmasını düzenler. Aynı dosyada bulunmak her durumda otomatik çıkar çatışması sayılmaz; menfaatlerin hangi noktada karşı karşıya geldiği belirlenir. Çatışma bulunduğunda ilgili temsil mekanizması işletilmelidir. Kayyımın görevi, kendisine verilen temsil işiyle sınırlıdır.
Dava isteminde maddi ve manevi zarar kalemleri, her davalının sorumluluk sebebi ve varsa birlikte sorumluluk talebi ayrı gösterilir. Ödeme yapılmışsa hangi borca mahsup edildiği açıklanır. Ev başkanının kurtuluş kanıtına verdiği cevap da olayın gözetim koşulları üzerinden kurulmalıdır. Sadece tazminat tutarı tartışılıp sorumluluk ilişkisinin bırakılması dosyanın temel meselesini eksik bırakır.
Uzlaşma veya ödeme görüşmesinde küçüğün hakkı ile yetişkinin kişisel borcu birbirine karıştırılmamalıdır. Hangi kişinin hangi sıfatla imza verdiği, giderilen zarar ve kalan talepler açık olmalıdır. Aile içindeki ödeme anlaşması zarar görenin haklarını onun kabulü dışında ortadan kaldırmaz. Hukuki çözüm, taraf sıfatı, temsil ve zarar hesabının aynı olay örgüsü üzerinde tutarlı biçimde kurulmasını gerektirir.
Sık sorulan sorular
Çocuğun her zararından anne baba otomatik sorumlu mudur?
Hayır. TMK m.369 kapsamında ev başkanlığı, ev halkı ve gözetim ilişkisiyle zarar veren olay belirlenir. Ev başkanı gerekli özeni gösterdiğini veya bu özen gösterilse de zararın önlenemeyeceğini ispatlayarak kurtulur. Sadece nüfustaki anne veya baba kaydı bütün şartların yerine geçmez.
Ev başkanının evin maliki olması gerekir mi?
TMK m.367 ev başkanlığını tapu sahipliğine bağlamaz. Kanun, sözleşme veya örften doğan ev yönetimi ve birlikte yaşam ilişkisi önemlidir. Kira sözleşmesinin kimin adına olduğu da tek başına yeterli değildir. Somut bakım ve gözetim düzeni olay tarihi itibarıyla incelenir.
Zarar sokakta oluştuysa TMK 369 uygulanmaz mı?
Hüküm yalnız ev içinde gerçekleşen zararları düzenlemez. Ev halkı ve gözetim ilişkisi ile olayın gerektirdiği özen değerlendirilir. Olayın dışarıda olması tek başına sorumluluğu kaldırmaz; buna karşılık her dış olay için de otomatik sorumluluk kurulmaz. Fiil ve gözetim koşulları somutlaştırılmalıdır.
Ev başkanı kurtuluş için iki koşulu birlikte mi kanıtlar?
Hayır. TMK m.369 iki alternatif tanır: Durumun gerektirdiği dikkatle gözetim yapıldığının veya bu özen gösterilse dahi zararın engellenemeyeceğinin ispatı. Her savunma olayla ilgili somut delillere dayanmalıdır. Zararın gerçekleşmiş olması, onun önlenemez olduğunun kendi başına kanıtı değildir.
Ayırt etme gücü olan çocuk ayrıca tazminat öder mi?
TMK m.16 ayırt etme gücüne sahip küçüklerin haksız fiillerinden sorumlu olduğunu belirtir. Haksız fiilin şartları ayrıca incelenir. Çocuğun kendi sorumluluğu ile ev başkanının TMK m.369 sorumluluğu farklı temellidir. İkisi de oluşursa aynı zarar için TBK m.61 değerlendirilir; iki kez tahsil yapılamaz.
Ayırt etme gücü yoksa ev başkanı da sorumluluktan kurtulur mu?
Hayır. Zarar verenin ayırt etme gücünün bulunmaması, ev başkanının bağımsız gözetim sorumluluğunu kendiliğinden kaldırmaz. Zarar veren kişi için TBK m.65'teki hakkaniyet sorumluluğu; ev başkanı için TMK m.369'un koşulları ve kurtuluş kanıtı ayrı ayrı değerlendirilir. Her talebin hukuki sebebi açık gösterilir.
Ev başkanına karşı tazminat davası hangi mahkemede açılır?
TMK m.369'a dayalı ev başkanı sorumluluğunda aile mahkemesi görevlidir. Dayanak 4787 sayılı Kanun m.4/1'dir. Aile mahkemesi bulunmayan yerde belirlenen asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla bakar. Anne babanın yalnız küçüğün temsilcisi olarak gösterilmesiyle kendi sorumluluğuna dayanılması farklıdır.
Çocuğun ceza zamanaşımı ev başkanına aynen uygulanır mı?
Yalnız ev başkanı sıfatıyla sorumlu tutulan kişiye uzamış ceza zamanaşımı otomatik uygulanmaz. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2022/7003 E., 2023/492 K. sayılı kararı bu ayrımı esas alır. Ev başkanı yönünden TBK m.72'deki iki ve on yıllık sürelerin başlangıçları ayrıca incelenmelidir.
Çocuk ceza davasında beraat ederse tazminat davası biter mi?
TBK m.74 uyarınca hukuk hâkimi kusur ve ayırt etme gücünü değerlendirirken beraat kararıyla bağlı değildir. TMK m.369'un gözetim ve kurtuluş şartları ayrıca uygulanır. Ceza dosyasındaki maddi deliller incelenir; beraat, bütün medeni hukuk sorumluluğunu kendiliğinden ortadan kaldıran genel bir sonuç değildir.
Anne baba hem davalı hem çocuğun temsilcisi olabilir mi?
Temsil sıfatı ile kişisel davalılık ayrı gösterilir. Yasal temsilcinin menfaati küçükle çatışıyorsa TMK m.426/2 uyarınca temsil kayyımı atanması gerekir. Aynı dosyada bulunmak tek başına her zaman çatışma oluşturmaz; savunmaların ve ödeme taleplerinin hangi noktada karşı karşıya geldiği somut olarak belirlenir.
Başvuru ve dosya hazırlığı
Ev başkanının sorumluluğu dosyasında olay tarihindeki yaş ve bakım düzeni, fiilin delilleri, alınmış gözetim önlemleri ve zarar hesabı birlikte incelenir. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu, İstanbul ve Mersin ofisleriyle Mersin merkezli Türkiye geneli dosya yönetiminde yetişkinin kişisel sorumluluğu ile küçüğün temsili arasındaki ayrımı gözetir. Olay tarihi ve mevcut dava veya soruşturma bilgileriyle iletişime geçilebilir.
Resmî kaynaklar ve mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.16, 336, 367–369 ve 426/2
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.49–52, 54, 56, 61–62, 65, 72 ve 74
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.6, 16, 189–190 ve 194
- 4787 sayılı Kanun m.2 ve m.4/1
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2008/4-153 E., 2008/139 K.
- Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, 2013/11107 E., 2013/11399 K.
- Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2022/7003 E., 2023/492 K.
Mevzuat kontrol tarihi: 24 Ekim 2026.
İlgili hukuk rehberleri
İstanbul ve Mersin ofisleri
İstanbul · Polaris Plaza
Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbulMersin · Profit İş Merkezi
İhsaniye Mahallesi, 4903. Sokak, Profit İş Merkezi No:23, Kat:3, Daire:14, 33070 Akdeniz/MersinHukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
