Çocuk Düşürme ile Çocuk Düşürtme Suçu Arasındaki Fark

Ceza Hukuku • Güncel 2026

TCK 99 ve TCK 100’ü fail, rıza, gebelik süresi, ceza ve delil bakımından ayrı ayrı açıklayan kapsamlı rehber.

Suçun hukuki niteliği ve cezaSuçun unsurları ve manevi unsurSoruşturma ve görevli mahkemeDelil ve savunma incelemesi

Ceza hukuku • Kavram karşılaştırması

TCK 99 ve TCK 100’ü fail, rıza, gebelik süresi, ceza ve delil bakımından ayrı ayrı açıklayan kapsamlı rehber.

TCK 99TCK 10012 SSS
Kısa cevap: Gebeliği üçüncü kişi sona erdirirse çocuk düşürtme suçu (TCK 99), gebeliği taşıyan kadın kendi gebeliğini isteyerek sona erdirirse çocuk düşürme suçu (TCK 100) gündeme gelir. Rıza, gebelik haftası ve işlemi yapanın yetkisi uygulanacak fıkrayı belirler.
Çocuk düşürme ve çocuk düşürtme suçları arasındaki hukuki fark

Fiili Kimin Yaptığı Suç Tipini Belirler

TCK m.99’da gebeliği sona erdiren kişi ile gebe kadın farklı kişilerdir. TCK m.100’de ise kadın kendi gebeliğini isteyerek sona erdirir. Bu ayrım yalnız isim farkı değildir; ceza aralığını, rızanın etkisini ve uygulanacak nitelikli hâlleri değiştirir.

Net kural: “Rıza vardı” demek işlemi kendiliğinden hukuka uygun yapmaz. On haftadan fazla gebelikte tıbbî zorunluluk yoksa rıza gösteren kadın ve işlemi yapan kişi ayrı ayrı sorumlu tutulur.

TCK 99 Çocuk Düşürtme Suçu

TCK m.99/1

“Rızası olmaksızın bir kadının çocuğunu düşürten kişi, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”

TCK m.99/2

“Tıbbi zorunluluk bulunmadığı halde, rızaya dayalı olsa bile, gebelik süresi on haftadan fazla olan bir kadının çocuğunu düşürten kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu durumda, çocuğunun düşürtülmesine rıza gösteren kadın hakkında bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.”

Birinci fıkra geçerli rıza bulunmayan işlemi; ikinci fıkra ise rıza bulunsa bile on haftadan fazla ve tıbbî zorunluluk bulunmayan işlemi düzenler.

TCK 100 Çocuk Düşürme Suçu

TCK m.100/1

“Gebelik süresi on haftadan fazla olan kadının çocuğunu isteyerek düşürmesi halinde, bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.”

Bu suç özgü suçtur; faili yalnız gebeliği taşıyan kadındır. Gebeliğin on haftadan fazla olması ve fiilin isteyerek gerçekleştirilmesi zorunlu unsurdur.

TCK 99 ve TCK 100 Karşılaştırma Tablosu

KriterÇocuk düşürtmeÇocuk düşürme
MaddeTCK 99TCK 100
FailGebeliği sona erdiren üçüncü kişiGebe kadın
RızaRızasız ve belirli rızalı hâller ayrı düzenlenirKadının isteyerek hareketi aranır
SüreFıkraya göre değişirOn haftadan fazla
Temel yaptırımFıkraya göre 2–10 yıl aralığıBir yıla kadar hapis veya adlî para
ŞikâyetAranmazAranmaz

Yaralanma, Ölüm ve Yetkisiz Kişi

Rızasız işlem kadının beden veya ruh sağlığına zarar verirse TCK m.99/3; rızalı fakat hukuka aykırı işlem zarar veya ölüme yol açarsa m.99/4 uygulanır. Yetkisiz kişinin işlemi m.99/5’te ayrıca düzenlenmiştir.

Bu sonuçlar “malpraktis” etiketiyle geçiştirilemez. Ceza sorumluluğu, rıza, gebelik haftası, tıbbî zorunluluk, yetki ve sonuç arasında ayrı ayrı bağ kurularak belirlenir.

Rızasız hastane dışı işlem

Kadının geçerli rızası olmadan gebelik sona erdirilmişse TCK m.99/1 uygulanır; gebelik haftası temel fıkranın oluşması için ayrıca sınır değildir.

On iki haftalık rızalı işlem

Tıbbî zorunluluk yoksa işlemi yapan kişi TCK m.99/2, rıza gösteren kadın aynı fıkranın ikinci cümlesi kapsamında sorumludur.

Kadının kendi fiili

On bir haftalık gebeliğini üçüncü kişi olmadan isteyerek sona erdiren kadın yönünden TCK m.100 değerlendirilir.

İspat İçin Gerekli Deliller

  • Gebelik haftasını gösteren uzman raporu
  • Rıza ve aydınlatılmış onam belgeleri
  • İşlemi yapan kişiye ait yetki ve uzmanlık kayıtları
  • Hastane, reçete, ilaç ve ameliyat kayıtları
  • Adli muayene ve toksikoloji sonuçları
  • Mesaj, ödeme ve iletişim kayıtlarının asılları

Delilin hangi fıkrayı ispatladığı açıklanmalıdır. Yalnız gebeliğin sona ermiş olması, faili ve kastı tek başına göstermez.

Mersin’de TCK 99 ve TCK 100 Dosyaları

Mersin’deki soruşturmalarda gebelik haftası, rıza, işlemi yapan kişi ve sağlık kuruluşu kayıtları aynı zaman çizelgesinde incelenir. Savcılık, hastane ve dijital delil kayıtlarındaki tarih çelişkileri giderilmeden hukuki nitelendirme yapılmamalıdır.

Mersin ceza avukatı rehberi · İletişim

Çocuk Düşürtme ile Çocuk Düşürme Arasındaki Temel Ayrım

Günlük dilde iki ifade birbirinin yerine kullanılsa da Türk Ceza Kanunu iki ayrı suç tipi kurar. Çocuk düşürtme TCK m.99’da, gebeliği taşıyan kadın dışındaki kişinin müdahalesini; çocuk düşürme TCK m.100’de, gebeliği taşıyan kadının kendi fiilini düzenler. Failin kimliği, rızanın bulunup bulunmadığı, gebelik haftası, tıbbi zorunluluk, işlemi yapanın yetkisi ve müdahalenin sonucu doğru suç vasfını belirler.

SoruTCK m.99TCK m.100
Fiili kim gerçekleştirir?Kadın dışındaki müdahale eden kişiGebeliği taşıyan kadın
Rıza önemli midir?Rızasız ve rızalı fiiller farklı fıkralarda düzenlenirKadının kendi isteyerek düşürme fiili aranır
Gebelik süresiFıkraya göre değişir; rızalı temel şekil on haftadan fazla gebeliği konu alırOn haftadan fazla olmalıdır
Tıbbî zorunlulukm.99/2’de suçun oluşumunu etkileyen açık şarttırSomut olayda hukuka uygunluk ve kast değerlendirmesine etki eder
Korunan kişiKadının vücut bütünlüğü ve gebelikGebelik; fail yalnız kadındır

TCK m.99/1: Rıza olmaksızın çocuk düşürtme

Kadının geçerli rızası olmadan çocuğunu düşürten kişi beş yıldan on yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. Gebelik haftası bu temel şeklin unsuru değildir. Kadının haberi olmadan ilaç verilmesi, başka bir işlem görüntüsü altında müdahale yapılması veya cebir ve tehditle rıza alınması geçerli rıza oluşturmaz.

TCK m.99/2: On haftadan fazla gebelikte rızalı müdahale

Tıbbi zorunluluk bulunmadığı hâlde, kadının rızası olsa bile on haftadan fazla gebeliği sona erdiren kişi iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. Aynı olayda rıza gösteren kadın hakkında bir yıla kadar hapis veya adli para cezası öngörülür. Bu nedenle “kadın istedi” savunması tek başına hukuka uygunluk sağlamaz.

TCK m.99/3 ve m.99/4: Zarar veya ölüm sonucu

Rızasız fiil kadının beden veya ruh sağlığı bakımından zarara uğramasına neden olursa ceza altı yıldan on iki yıla; ölüm hâlinde on beş yıldan yirmi yıla çıkar. Rızalı fakat m.99/2’ye aykırı fiil zarar doğurursa üç yıldan altı yıla; ölüm doğurursa dört yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası uygulanır. Ağırlaşmış sonuç ile müdahale arasında nedensellik bulunmalıdır.

TCK m.99/5: Yetkisiz kişi

On haftayı doldurmamış gebelikte kadın rıza gösterse bile müdahaleyi yetkili olmayan kişi yaparsa iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası doğar. Diğer fıkralardaki fiiller yetkisiz kişi tarafından işlendiğinde ilgili ceza yarı oranında artırılır. Yetki yalnız meslek unvanından ibaret değildir; işlemin mevzuatın öngördüğü kurum ve koşullarda yapılması gerekir.

TCK m.99/6: Suç sonucu gebelik

Kadının mağduru olduğu bir suç sonucu oluşan gebelik yirmi haftadan fazla değilse, kadının rızası varsa ve işlem uzman hekimlerce hastane ortamında yapılırsa kanun gebeliği sona erdirene ceza verilmeyeceğini söyler. Bu istisnanın bütün koşulları birlikte gerçekleşmelidir; suç sonucu gebelik tek başına yeterli değildir.

TCK m.100 Çocuk Düşürme Suçunun Unsurları

TCK m.100 özgü suçtur; faili yalnız gebeliği taşıyan kadın olabilir. Başka kişi kadını azmettirmiş veya gerekli aracı sağlamışsa iştirak hükümleri somut katkıya göre değerlendirilir. Suçun maddi konusu on haftadan fazla gebeliktir. On haftayı doldurmamış gebelikte kadının kendi fiili m.100 kapsamına girmez; ancak yetkisiz bir kişinin müdahalesi m.99/5 bakımından suç olabilir.

“İsteyerek düşürme” kastı gerektirir. Kadının gebeliği sona erdirme amacı olmaksızın dikkatsizlik sonucu düşük meydana gelmesi m.100 değildir. Aynı şekilde tıbbi zorunluluk nedeniyle mevzuata uygun yürütülen tedavi ile kadının gizlice ve kendi başına gebeliği sona erdirme fiili birbirinden ayrılmalıdır.

Suç tamamlanması için gebeliğin sona ermesi gerekir. Kadın on haftadan fazla gebeliği düşürmek amacıyla elverişli hareketlere başlamış fakat sonuç gerçekleşmemişse teşebbüs hükümleri tartışılır. Kullanılan aracın niteliği, doz, uygulama zamanı, sağlık kayıtları ve kadının amacı bu ayrımda belirleyicidir.

Gebelik Haftası Neden Her İki Suçta da Kritik Delildir?

Gebelik haftası TCK m.99’un bütün fıkralarında aynı işlevi görmez. Rızasız çocuk düşürtmede m.99/1 süre aramaz; rızalı fiilde m.99/2 on haftadan fazla gebeliği, yetkisiz kişi yönünden m.99/5 on haftayı doldurmamış gebeliği, suç sonucu gebelikte m.99/6 ise yirmi haftayı aşmayan gebeliği düzenler. TCK m.100 için de on haftadan fazla olma şarttır.

Hafta hesabı son adet tarihi, ultrason ölçümleri ve uzman hekim değerlendirmesiyle belirlenir. Olaydan sonra yalnız tanık anlatımıyla süre tespiti yapılması güvenilir değildir. Hastane bilgi sistemi, e-Nabız kayıtları, reçete ve tetkik tarihleri, önceki kontrol notları ve patoloji bulguları birlikte incelenmelidir.

Sınır güne çok yakınsa rapor, kullanılan ölçüm yöntemini ve olası hata payını açıklamalıdır. Ceza yargılamasında şüpheden sanık yararlanır; ancak bu ilke kayıt tutulmamasını mazur göstermez. Sağlık personeli işlem öncesinde gebelik süresini belgelemekle yükümlüdür.

Geçerli Rıza ile Görünüşte Rıza Nasıl Ayrılır?

Rıza, müdahalenin niteliği hakkında yeterli bilgi verildikten sonra özgür iradeyle açıklanmalıdır. Cebir, tehdit, yoğun baskı, hile veya kişinin bilincini ortadan kaldıran durum geçerli rıza yaratmaz. Kadının yalnız muayeneye veya başka bir tedaviye verdiği onay, gebeliğin sona erdirilmesini kapsamaz.

Rıza müdahale başlamadan önce geri alınabilir. İşlem sırasında geri alma, tıbbi bakımdan güvenli biçimde durmanın mümkün olup olmadığına göre değerlendirilir. Rıza formu imzası önemli olmakla birlikte tek başına yeterli değildir; görüşme notları, aydınlatma içeriği, tercüman ihtiyacı ve hastanın karar verme yeterliği dosyada gösterilmelidir.

Rıza yoksa gebelik haftası on haftadan az olsa bile m.99/1 uygulanabilir. Rıza var fakat gebelik on haftadan fazlaysa ve tıbbi zorunluluk bulunmuyorsa m.99/2 gündeme gelir. Böylece rıza bazı hâllerde suçun vasfını değiştirir fakat her zaman fiili hukuka uygun hâle getirmez.

Tıbbî Zorunluluk Ceza Sorumluluğunu Nasıl Etkiler?

TCK m.99/2, on haftadan fazla gebelikte suçun oluşması için açıkça “tıbbi zorunluluk bulunmadığı hâlde” şartını arar. Tıbbi zorunluluk 2827 sayılı Kanun m.5/2 çerçevesinde; annenin hayatını tehdit eden veya edecek durum ya da doğacak çocuk ile takip eden nesiller için ağır maluliyet nedeni bakımından değerlendirilir.

Bu zorunluluk doğum ve kadın hastalıkları uzmanı ile ilgili dal uzmanının objektif bulgulara dayanan gerekçeli raporlarıyla gösterilmelidir. Sonradan düzenlenen soyut rapor, işlem anında zorunluluğun bulunduğunu kanıtlamaya yetmeyebilir. Tanı, tetkik, risk, alternatif ve müdahale gerekliliği arasında açık bağ kurulmalıdır.

Acil hayati tehlikede normal belge ve izin sürecini beklemek mümkün olmayabilir. Acil durumun klinik bulguları, müdahale zamanı ve kanuni bildirim kaydı dosyada yer alır. Acil hâl savunması, yalnız işlemin acele yapılmış olmasına değil, gerçekten beklenemeyecek tıbbi tehlikeye dayanmalıdır.

Teşebbüs, Azmettirme ve Yardım Etme

Çocuk düşürtme veya düşürme fiili, sonucu doğurmaya elverişli icra hareketleri başlayıp failin elinde olmayan nedenle gebelik sona ermezse teşebbüs aşamasında kalabilir. Yalnız düşünce, araştırma veya hazırlık hareketi cezalandırılmaz; hareketin doğrudan suçun icrasına yönelmesi gerekir.

Kadının iradesini oluşturan kişi, ilacı temin eden, uygulama yerini sağlayan veya işlemi fiilen gerçekleştiren herkes aynı sıfatla sorumlu olmaz. Fiil üzerinde ortak hâkimiyet kuran kişi müşterek fail; suç işleme kararını oluşturan kişi azmettiren; icrayı kolaylaştıran kişi yardım eden olarak değerlendirilebilir. Somut katkı mesajlar, para transferleri, ilaç temin zinciri ve kamera kayıtlarıyla belirlenir.

Sağlık personelinin yalnız rutin bakım vermesi ile hukuka aykırı müdahaleyi bilerek kolaylaştırması farklıdır. Kastın varlığı için kişinin gebelik süresi, rızanın yokluğu veya yetkisizlik gibi suçun esas unsurlarını bilip bilmediği araştırılır.

Deliller Nasıl Toplanır ve Korunur?

Delilİspat konusuÖzel dikkat
Ultrason ve kadın doğum raporuGebelik ve hafta hesabıİşlem öncesi tarih ve ölçüm yöntemi görünmeli
Aydınlatma/rıza formuRızanın kapsamıGenel form değil, işleme özgü açıklama olmalı
Ameliyat notu ve epikrizFiili yapan, yöntem ve sonuçEkip üyeleri ve saatler belirtilmeli
Patoloji ve biyolojik örnekGebeliğin sona ermesi ve nedensellikMuhafaza ve teslim zinciri korunmalı
Mesaj ve arama kayıtlarıKast, baskı, anlaşma ve ilaç teminiEkran görüntüsü yanında cihaz incelemesi düşünülmeli
Reçete, eczane ve ödeme kayıtlarıİlacın kaynağı ve satın almaTarih, ürün ve alıcı bağlantısı kurulmalı
Adli tıp raporuZarar, ölüm ve nedensellikAlternatif nedenler bilimsel olarak dışlanmalı

Dijital deliller silinmeden, hastane kamera kayıtları süre dolmadan ve biyolojik materyal bozulmadan koruma talep edilmelidir. Soruşturmada sağlık kayıtlarının tamamı istenmeli; yalnız seçilmiş epikrizle yetinilmemelidir. Mahremiyet nedeniyle dosyaya erişim ve belge paylaşımı, soruşturma amacıyla sınırlı tutulmalıdır.

Şikâyet, Görevli Mahkeme ve Zamanaşımı

TCK m.99 ve m.100’de soruşturmanın şikâyete bağlı olduğuna ilişkin özel düzenleme yoktur; suç şüphesi öğrenildiğinde Cumhuriyet savcılığı resen soruşturma yürütür. Mağdurun sonradan şikâyetten vazgeçmesi kamu davasını kendiliğinden düşürmez. Bununla birlikte mağdur beyanı, rıza ve olayın oluş biçimi bakımından temel delildir.

Görevli mahkeme, somut fıkra ve cezanın üst sınırına göre belirlenir. Rızasız temel şekil ve ölümle sonuçlanan ağır hâller ağır ceza mahkemesinin; üst sınırı daha düşük fıkralar asliye ceza mahkemesinin görev alanına girebilir. İddianamede sevk maddesi değişirse görev de yeniden değerlendirilir.

Dava zamanaşımı TCK m.66 uyarınca kanundaki cezanın üst sınırına göre hesaplanır. Üst sınırı beş yılı aşmayan m.99/2 ve m.100 bakımından kural olarak sekiz yıl; m.99/1 gibi üst sınırı beş yıldan fazla olan hâllerde kural olarak on beş yıl gündeme gelir. Ağırlaşmış hâlde cezanın üst sınırı ayrıca esas alınır. Savcı huzurunda ifade, tutuklama, iddianame ve mahkûmiyet gibi nedenler zamanaşımını kesebilir; somut hesap dosya tarihleriyle yapılmalıdır.

Rızasız ve sekiz haftalık müdahale

Gebelik on haftadan az olsa bile kadının rızası yoksa m.99/1 uygulanır. Sürenin kısa olması rızasız fiili hukuka uygun hâle getirmez.

Rızalı on iki haftalık, tıbbi zorunluluk bulunmayan işlem

Müdahaleyi yapan kişi m.99/2; rıza gösteren kadın aynı fıkradaki özel hüküm bakımından değerlendirilir. İşlemin hastanede yapılmış olması tıbbi zorunluluk yokluğunu gidermez.

Dokuz haftalık gebelikte yetkisiz kişi

Kadın rıza gösterse de yetkisiz kişinin müdahalesi m.99/5 kapsamında suçtur. Gebelik on haftayı doldurmadığı için m.99/2 değil m.99/5 uygulanır.

On üç haftalık gebelikte kadının kendi fiili

Kadın kendi başına ve isteyerek gebeliği sona erdirirse m.100 gündeme gelir. İlacı bilerek sağlayan üçüncü kişinin katkısı iştirak hükümleri bakımından ayrıca incelenir.

Tıbbi zorunlulukla uzmanlarca yapılan işlem

2827 m.5/2 şartları ve gerekçeli uzman raporları mevcutsa, m.99/2’de aranan “tıbbi zorunluluk bulunmaması” unsuru gerçekleşmez. Rıza ve diğer sağlık mevzuatı koşulları yine tamamlanmalıdır.

Suç sonucu on dokuz haftalık gebelik

Kadının rızası, uzman hekim ve hastane koşulları varsa TCK m.99/6 gebeliği sona erdiren bakımından ceza verilmemesini düzenler. İşlem hastane dışında yapılırsa bu özel hüküm uygulanmaz.

Şüpheli ve Mağdur Bakımından Dosya Stratejisi

Mağdur bakımından öncelik güvenli sağlık hizmeti, delilin korunması ve mahremiyettir. Rıza yokluğu, baskı, işlem tarihi, gebelik haftası ve ortaya çıkan sağlık zararı ilk beyan ve tıbbi kayıtlarla uyumlu biçimde belgelenmelidir. Zarar iddiasında adli rapor, nedensellik ve kalıcı etki ayrıca incelenir.

Şüpheli bakımından yalnız “rıza vardı” savunması yeterli değildir. Rızanın geçerliliği, gebelik haftasının nasıl belirlendiği, tıbbi zorunluluk raporları, kişinin yetkisi ve fiili katkısı ayrı ayrı ortaya konmalıdır. Müdahaleye katılmayan idari personel veya yakının sırf olay yerinde bulunması iştirak için yeterli değildir.

Dosyada yanlış suç vasfı seçilmişse bu hata görevli mahkemeyi, zamanaşımını ve yaptırımı değiştirir. Bu nedenle iddianamedeki her fıkra, maddi olgu ve delille eşleştirilmelidir.

Hangi Olayda Hangi Fıkra Uygulanır?

Somut olguUygulanacak hükümBelirleyici neden
Kadının rızası yok; üçüncü kişi gebeliği sona erdiriyorTCK m.99/1Rıza yokluğu; hafta şartı aranmaz
Rıza var; gebelik 10 haftadan fazla; tıbbi zorunluluk yokMüdahale eden için m.99/2; kadın için aynı fıkradaki özel hükümSüre ve zorunluluk yokluğu
Rıza var; gebelik 10 haftadan az; kişi yetkisizTCK m.99/5Yetkisiz müdahale
Kadın 10 haftadan fazla gebeliği kendisi isteyerek düşürüyorTCK m.100Failin kadın olması ve kendi fiili
Suç sonucu, en çok 20 haftalık gebelik; uzman hekim ve hastaneTCK m.99/6Özel ceza verilmeme koşulları
Fiil bedensel/ruhsal zarar veya ölüm doğuruyorTCK m.99/3 veya 99/4Temel fiilin rızalı/rızasız niteliği ve ağır sonuç

Aynı olayda önce temel fiil belirlenir, sonra yetkisizlik ve ağır sonuç incelenir. Örneğin rızasız fiilin yetkisiz kişi tarafından yapılması ve kadının zarar görmesi hâlinde yalnız tek bir sonuç cümlesi kurulmaz; m.99/1, m.99/3 ve m.99/5 arasındaki bağlantı cezanın belirlenmesinde birlikte ele alınır.

Soruşturma Aşamaları ve Kritik Talepler

  1. İlk sağlık kaydı: Gebelik, hafta, müdahale izi ve sağlık zararı adli muayeneyle belgelenir.
  2. Delil koruma: Hastane dosyası, kamera, telefon, reçete, eczane ve ödeme kayıtları için gecikmeden muhafaza talep edilir.
  3. Şüpheli katkısı: İlacı kimin aldığı, uyguladığı, yönlendirdiği veya baskı kurduğu ayrı ayrı tespit edilir.
  4. Rıza incelemesi: İmzalı formun yanında aydınlatmanın kapsamı ve baskı iddiası araştırılır.
  5. Adli tıp değerlendirmesi: Gebeliğin sona ermesi, kullanılan yöntem, zarar ve nedensellik hakkında uzman görüşü alınır.
  6. Hukuki nitelendirme: Gebelik haftası ve fail sıfatına göre doğru fıkra seçilir; ağırlaşmış sonuç ve yetkisizlik unutulmaz.

Şüphelinin telefonu veya dijital hesabı incelenecekse CMK’daki arama, elkoyma ve dijital inceleme koşulları korunmalıdır. Hukuka aykırı elde edilen özel yazışmaların dosyaya sunulması ayrıca sorun yaratabilir. Mağdurun sağlık verileri soruşturmanın amacıyla sınırlı tutulmalı; ilgisiz özel hayat bilgileri yayılmamalıdır.

Ceza Davası Dışında Maddi ve Manevi Tazminat

Hukuka aykırı müdahale kadında tedavi gideri, çalışma gücü kaybı, kazanç kaybı veya kalıcı sağlık zararı doğurmuşsa maddi tazminat istenebilir. Yaşanan acı, beden bütünlüğü ihlali ve özel hayat etkisi için manevi tazminat da gündeme gelir. Talep miktarı belirlenirken yalnız ceza dosyasındaki suç adı değil, tıbbi zararın kapsamı ve geleceğe etkisi incelenir.

Kamu hastanesindeki hizmet kusuru iddiası kural olarak idari başvuru ve idari yargı yolunu; özel hastane veya serbest çalışan sağlık personeliyle uyuşmazlık ise ilişkinin niteliğine göre adli yargıyı gündeme getirir. Ceza soruşturmasının sonucu tazminat davası için önemli delil olabilir, ancak her iki süreçte kusur, zarar ve nedensellik kendi kurallarına göre değerlendirilir.

Tazminat dosyasında tedavi faturaları, iş göremezlik belgeleri, psikiyatrik değerlendirme, bakım giderleri ve gelir kayıtları saklanmalıdır. Manevi zarar bakımından olayın koşulları, rıza ihlalinin ağırlığı, mahremiyet ihlali ve kalıcı etkiler somutlaştırılmalıdır.

Suç Vasfında Sık Yapılan Hatalar

  • Kadının kendi fiilini otomatik olarak m.99, üçüncü kişinin fiilini m.100 saymak.
  • Rıza varsa hiçbir suç oluşmayacağını düşünmek.
  • Rızasız fiilde on haftalık sınır aramak.
  • On haftadan az gebelikte yetkisiz kişinin müdahalesini cezasız kabul etmek.
  • Tıbbi zorunluluğu gerekçeli uzman raporu olmadan varsaymak.
  • Suç sonucu gebelikte yirmi hafta, uzman hekim ve hastane şartlarından birini gözden kaçırmak.
  • Zarar veya ölüm ile müdahale arasındaki nedensellik bağını adli tıp incelemesi olmadan kabul etmek.
  • Şikâyetten vazgeçmenin davayı otomatik düşüreceğini sanmak.

Doğru değerlendirme, suç adından önce olguların kronolojisini çıkarmakla başlar: gebeliğin kaç haftalık olduğu, rızanın ne zaman ve nasıl açıklandığı, fiili kimin yaptığı, kişinin yetkisi, tıbbi zorunluluk ve ortaya çıkan sonuç tek tek kaydedilmelidir.

Hızlı Hukuki Değerlendirme Formülü

Dosyada doğru hükme ulaşmak için altı soru sırayla yanıtlanır: Gebelik kaç haftalıktır? Fiili kadın mı, üçüncü kişi mi gerçekleştirmiştir? Kadının geçerli rızası var mıdır? Müdahale eden kişi yetkili midir? Tıbbi zorunluluk gerekçeli uzman raporlarıyla belgelenmiş midir? Fiil kadında zarar veya ölüme neden olmuş mudur? Bu sorulardan biri cevapsız bırakılırsa m.99 ile m.100 ayrımı eksik kalır.

Ceza dosyasındaki hukuki sonuç, yalnız müdahalenin gerçekleşmesine değil bu unsurların ispatına bağlıdır. Bu nedenle sağlık kayıtları, dijital deliller ve adli raporlar kronolojik biçimde eşleştirilmelidir.

Çocuk Düşürme Dosyasında Kontrol Noktaları

Çocuk Düşürme değerlendirmesinde önce gebelik haftası ve fiili kadının kendisinin gerçekleştirip gerçekleştirmediği belirlenir.

Çocuk Düşürme TCK 100 kapsamında kadının kendi gebeliğini sona erdirmesini; çocuk düşürtme ise üçüncü kişinin fiilini ifade eder.

Bu nedenle Çocuk Düşürme dosyasında rıza, tıbbî kayıt, müdahaleyi yapan kişi ve gebelik süresi birlikte incelenir.

  • Çocuk Düşürme tarihinde gebelik haftası uzman raporuyla kesinleştirilmelidir.
  • Çocuk Düşürme fiilini kimin gerçekleştirdiği sağlık kayıtlarıyla ayrıştırılmalıdır.
  • Çocuk Düşürme kastı, beyanlarla birlikte dijital ve tıbbî deliller üzerinden değerlendirilmelidir.
  • Çocuk Düşürme sonucunun kadının sağlığına etkisi adlî raporda gösterilmelidir.
  • Çocuk Düşürme iddiasında kullanılan ilaç veya müdahale yöntemi belirlenmelidir.
  • Çocuk Düşürme olayıyla sonraki sağlık sonucu arasındaki nedensellik bağı incelenmelidir.
  • Çocuk Düşürme bakımından TCK 100 şartları, TCK 99’daki üçüncü kişi fiilinden ayrı tutulmalıdır.
  • Çocuk Düşürme dosyasında şüpheden sanık yararlanır ilkesi gözetilerek her unsur ayrı ispatlanmalıdır.

Dosyanıza Özgü İnceleme

Gebelik haftası, rıza, fail ve tıbbî kayıtlar birlikte incelenir.

Hemen Araİletişim

Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır.

Türkiye Genelinde Dosya Takibi ve Mersin Uygulaması

Türkiye genelinde dosya takibi

Çocuk Düşürme konusundaki dosya veya başvuru Türkiye’nin hangi il veya ilçesinde bulunursa bulunsun; UYAP evrakları, sözleşmeler, kurum kayıtları, tarafça sunulan belgeler, bilirkişi raporları ve diğer somut deliller birlikte incelenebilir. Görev, yetki, süre ve başvuru yolu dosyanın hukuki niteliğine göre ayrı ayrı belirlenir. Gerekli yetkilendirme bulunduğunda farklı illerdeki adliye ve kurum işlemleri, dosyanın bulunduğu yer ile uygulanacak usul kuralları gözetilerek takip edilebilir.

Mersin uygulaması ve büromuzla iletişim

Mersin merkez ile Tarsus, Erdemli, Silifke, Anamur, Mut ve diğer ilçelerde görev, yetki, süre ve ilgili adliye veya kurum uygulaması somut olay üzerinden kontrol edilir. Bakırcı Keskin Hukuk Bürosu hukuki değerlendirmeyi dosya belgeleri ve somut deliller üzerinden yapar; hukuki süreçte sonuç garantisi vermez.

Dosya belgelerinin incelenmesi ve görüşme talebi için iletişim sayfası

Çocuk Düşürme Hakkında Sık Sorulan Sorular

Çocuk düşürme ile çocuk düşürtme arasındaki temel fark nedir?

Çocuk düşürtmede gebeliği üçüncü kişi sona erdirir ve TCK m.99 uygulanır; çocuk düşürmede gebeliği taşıyan kadın kendi gebeliğini isteyerek sona erdirir ve TCK m.100 uygulanır.

Rıza olmadan gebeliği sona erdirmenin cezası nedir?

TCK m.99/1 uyarınca beş yıldan on yıla kadar hapis cezasıdır.

Rızalı işlem her zaman hukuka uygun mudur?

Hayır. Tıbbî zorunluluk yokken on haftadan fazla gebeliğin rızayla sona erdirilmesi TCK m.99/2 kapsamında suçtur.

TCK 100’ün faili kimdir?

Yalnız gebeliği taşıyan kadın TCK m.100’ün faili olabilir.

TCK 99’un faili hekim olmak zorunda mı?

Hayır. Temel suç herkes tarafından işlenebilir; yetkisiz kişi tarafından işlenmesi TCK m.99/5’te ayrıca ağırlaştırılmıştır.

On haftadan az gebelikte TCK 100 oluşur mu?

Hayır. TCK m.100 gebeliğin on haftadan fazla olmasını açık unsur olarak arar.

Kadının rızası sahteyse hangi hüküm uygulanır?

Geçerli rıza yoksa TCK m.99/1’deki rızasız çocuk düşürtme değerlendirilir.

İşlem kadının yaralanmasına neden olursa ne olur?

TCK m.99/3 veya m.99/4, rızanın bulunup bulunmasına göre yaralanma ve ölüm sonuçları için daha ağır ceza öngörür.

Yetkisiz kişinin işlemi neden ayrıca cezalandırılır?

TCK m.99/5, on haftayı doldurmamış gebelikte dahi yetkisiz kişinin işlemini suç sayar ve diğer fıkralardaki fiillerde cezayı yarı oranında artırır.

Bu suçlar şikâyete bağlı mı?

Hayır. TCK m.99 ve m.100 resen soruşturulur.

Teşebbüs mümkün mü?

İcra hareketleri başlayıp gebelik failin elinde olmayan nedenle sona ermezse teşebbüs hükümleri uygulanır.

Hangi deliller belirleyicidir?

Gebelik haftası raporu, rıza belgesi, hastane ve reçete kayıtları, uzman raporu, dijital yazışmalar ve adli muayene belirleyicidir.

Rıza varsa çocuk düşürtme suçu oluşmaz mı?

Rıza her durumda yeterli değildir. On haftadan fazla gebelikte tıbbi zorunluluk yoksa rızalı müdahale TCK m.99/2 kapsamındadır.

Gebelik on haftadan azsa yetkisiz kişi müdahale edebilir mi?

Hayır. TCK m.99/5, on haftayı doldurmamış gebeliği rızayla olsa bile yetkisiz kişinin düşürtmesini suç sayar.

Kadının dikkatsizliği sonucu düşük TCK m.100 müdür?

Hayır. TCK m.100 isteyerek düşürme fiilini cezalandırır; kast bulunmayan kaza veya dikkatsizlik aynı suç değildir.

Çocuk Düşürme ile Çocuk Düşürtme Suçu Arasındaki Fark bakımından bu suçlar şikâyete bağlı mıdır?

TCK m.99 ve m.100’de şikâyet şartı düzenlenmediğinden soruşturma resen yürütülür.

Rızasız fiilde gebelik haftası önemli midir?

TCK m.99/1 gebelik haftasını unsur olarak aramaz; geçerli rıza olmadan düşürtme fiili süreden bağımsız değerlendirilir.

Çocuk düşürme suçunun faili doktor olabilir mi?

TCK m.100’ün faili yalnız gebeliği taşıyan kadındır. Doktor veya başka müdahale eden kişi bakımından TCK m.99 değerlendirilir.

Resmî Kaynaklar

Yazar ve Hukuki İnceleme

Av. Halil Bakırcı
Mersin Barosu Sicil No: 3472

Av. Halil Bakırcı, Mersin Barosu’na 3472 sicil numarasıyla kayıtlıdır ve Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosunda avukatlık yapmaktadır. Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır.

Yayın tarihi: 14 Ağustos 2026

Somut olayın özelliklerine göre hukuki değerlendirme değişebilir; bu içerik sonuç garantisi vermez.

Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu – Mersin Ofisi

Adres: İhsaniye Mahallesi, 4903. Sokak, Profit İş Merkezi No:23, Kat:3, Daire:14, 33070 Akdeniz/Mersin, Türkiye

Google Maps’te yol tarifiİletişim bilgileri