B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Gebe Kadının Kendi Gebeliğini Sona Erdirmesi ve Ceza Sorumluluğu

Ceza Hukuku • Güncel 2026

TCK 100’ün on haftalık süre, kast, fail, yaptırım, tıbbî zorunluluk ve delil şartlarını net biçimde açıklayan güncel rehber.

Suçun hukuki niteliği ve cezaSuçun unsurları ve manevi unsurSoruşturma ve görevli mahkemeDelil ve savunma incelemesi

Ceza hukuku • TCK 100

TCK 100’ün on haftalık süre, kast, fail, yaptırım, tıbbî zorunluluk ve delil şartlarını net biçimde açıklayan güncel rehber.

TCK 100 tam metin2827 m.512 SSS
Kısa cevap: Gebelik süresi on haftadan fazla olan kadın çocuğunu isteyerek düşürürse TCK m.100 uyarınca bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasıyla karşılaşır. On haftalık süre aşılmamışsa veya fiil isteyerek yapılmamışsa TCK 100 oluşmaz.

TCK 100 Tam Kanun Metni

5237 sayılı TCK m.100/1

“Gebelik süresi on haftadan fazla olan kadının çocuğunu isteyerek düşürmesi halinde, bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.”

Net sonuç: Fail gebe kadındır; gebelik on haftadan fazla olmalı ve fiil bilerek-isteyerek gerçekleştirilmelidir.

Fail

TCK 100 özgü suçtur. Fail yalnız gebeliği taşıyan kadın olabilir. Gebeliği sona erdiren üçüncü kişinin fiili TCK m.99 kapsamında değerlendirilir.

Fiil

Kadının kendi gebeliğini sona erdirmeye yönelik icra hareketini gerçekleştirmesidir. Kullanılan yöntem suçun adı için belirleyici değildir; ilaç, fiziksel müdahale veya başka yöntem aynı sonuç yönünden incelenir.

Kast

Madde “isteyerek” ifadesini kullanır. Kadın gebeliği ve on haftadan fazla olduğunu bilerek sona erdirme amacıyla hareket etmelidir. Taksirli hareket TCK 100 kapsamında suç değildir.

On Haftalık Gebelik Sınırı Nasıl Uygulanır?

Gebelik süresi on haftadan fazla değilse TCK 100’ün süre unsuru yoktur. Süre tahminle değil uzman hekim muayenesi, ultrason ve hastane kayıtlarıyla belirlenir.

Gebelik durumuTCK 100 sonucu
10 hafta veya daha kısaSüre unsuru oluşmaz
10 haftadan fazla, isteyerek sona erdirmeTCK 100 uygulanır
10 haftadan fazla, taksirli sonuçTCK 100 oluşmaz
Tıbbî zorunluluk ve usule uygun müdahaleHukuka uygun tıbbî müdahale
Suç sonucu gebelikTCK 99/6 şartları ayrıca incelenir

Tıbbî Zorunluluk ve Suç Sonucu Gebelik

2827 sayılı Kanun m.5, on haftadan fazla gebeliğin annenin hayatını tehdit etmesi veya ağır maluliyet tehlikesi hâlinde iki uzman raporuyla sona erdirilmesini düzenler. Bu şartlar gerçekleştiğinde işlem sırf on hafta aşıldı diye TCK 100 kapsamında suç sayılmaz.

Gebelik kadının mağduru olduğu bir suç sonucu oluşmuşsa TCK m.99/6’daki yirmi haftalık sınır, kadın rızası, uzman hekimler ve hastane ortamı şartları uygulanır.

Ceza, Şikâyet, Teşebbüs ve İştirak

TCK m.100 yaptırımı bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasıdır. Suç şikâyete bağlı değildir ve resen soruşturulur.

İcra hareketi başlayıp gebelik kadının elinde olmayan nedenle sona ermezse teşebbüs hükümleri uygulanır. Üçüncü kişinin yardım veya azmettirme fiili genel iştirak hükümleriyle; bizzat gebeliği sona erdirme fiili ise TCK m.99 ile değerlendirilir.

Dokuz haftalık gebelik

Kadın dokuz haftalık gebeliğini isteyerek sona erdirirse TCK 100’ün “on haftadan fazla” unsuru oluşmaz; sağlık ve izin mevzuatı ayrıca değerlendirilir.

On iki haftalık gebelik

Tıbbî zorunluluk bulunmadan kendi gebeliğini isteyerek sona erdiren kadın hakkında TCK 100 uygulanır.

Hekim tarafından rızalı işlem

On iki haftalık gebeliği tıbbî zorunluluk olmadan hekim sona erdirirse hekim TCK 99/2, kadın ise aynı fıkranın ikinci cümlesi kapsamında sorumludur.

İspat ve Deliller

  • Ultrason ve gebelik haftası raporu
  • Hastane, muayene ve epikriz kayıtları
  • Reçete, ilaç temini ve ödeme belgeleri
  • Mesaj ve iletişim kayıtlarının asılları
  • Adli muayene ve toksikoloji sonuçları
  • Tıbbî zorunluluk varsa uzman raporları

Mahkûmiyet için fiil, gebelik haftası ve kast hukuka uygun delille ayrı ayrı ispatlanmalıdır.

Mersin’de TCK 100 Soruşturması

Mersin’de soruşturma dosyasında gebelik haftası, hastane kayıtları, ilaç temini ve dijital iletişim aynı zaman çizelgesinde incelenmelidir. Mersin ceza avukatı · İletişim

Gebe Kadının Kendi Fiili Hangi Suçu Oluşturur?

TCK m.100, gebeliği taşıyan kadının on haftadan fazla olan gebeliğini isteyerek kendi fiiliyle sona erdirmesini cezalandırır. Hükmün faili yalnız gebe kadındır. Gebeliği doktor, sağlık çalışanı, eş, partner veya başka bir üçüncü kişi sona erdirirse bu kişinin fiili TCK m.99’daki çocuk düşürtme suçu bakımından incelenir.

Suç adları arasındaki fark günlük dil ayrımı değildir. “Düşürme” kadının kendi fiilini, “düşürtme” üçüncü kişinin müdahalesini ifade eder. Aynı olayda kadın ve müdahaleyi yapan kişi farklı hükümlerden sorumlu olabilir. Örneğin on iki haftalık gebelikte tıbbi zorunluluk olmaksızın doktorun rızalı müdahalesinde doktor m.99/2’den; kadın ise m.99/2’nin ikinci cümlesindeki özel düzenlemeden sorumlu tutulur. Kadın ilacı kendisi kullanarak sonucu meydana getirirse m.100 esas alınır.

Fiili gerçekleştirenGebelik süresiTemel hükümHukuki sonuç
Kadının kendisiOn haftadan fazlaTCK m.100Bir yıla kadar hapis veya adli para cezası
Üçüncü kişi, kadının rızasıylaOn haftadan fazlaTCK m.99/2Müdahale eden için iki yıldan dört yıla kadar hapis; kadın için özel ceza
Üçüncü kişi, rıza olmadanSüre aranmaksızınTCK m.99/1Beş yıldan on yıla kadar hapis
Yetkisiz kişi, rızaylaOn haftayı doldurmamışTCK m.99/5İki yıldan dört yıla kadar hapis
Suç sonucu gebelik, hastanede uzman hekimYirmi haftadan fazla değilTCK m.99/6Şartlar tam ise gebeliği sona erdirene ceza verilmez

Fail yalnız gebe kadındır

TCK m.100 özgü suçtur. Fail sıfatı, fiilin işlendiği sırada gebeliği taşıyan kadına aittir. Başka kişinin fiziksel müdahalesi çocuk düşürme değil çocuk düşürtmedir. Üçüncü kişinin yalnız teşvik, ilaç temini veya yönlendirme şeklindeki katkısı ise fiil üzerindeki hâkimiyetine göre azmettirme ya da yardım etme hükümleri çerçevesinde değerlendirilir.

On haftadan fazla gebelik bulunmalıdır

Kanun “gebelik süresi on haftadan fazla” ifadesini kullanır. Onuncu haftanın dolmasına kadar kadının kendi fiili TCK m.100’ün maddi konusunu oluşturmaz. Ancak kullanılan ilacı veren veya müdahaleyi yapan yetkisiz üçüncü kişi m.99/5 kapsamında sorumlu olabilir. Bu nedenle kadının cezasız olması, olaya katılan herkesin cezasız olduğu anlamına gelmez.

Gebelik fiilen sona ermelidir

Tamamlanmış suç için kadının icra hareketi ile gebeliğin sona ermesi arasında nedensellik bağı gerekir. Düşük başka bir hastalık, kaza veya kendiliğinden gelişen tıbbi nedenle meydana gelmişse m.100 kapsamında sonuç kadının fiiline yüklenemez. Adli tıp değerlendirmesi kullanılan yöntemle sonuç arasındaki bağı incelemelidir.

Fiil isteyerek gerçekleştirilmelidir

TCK m.100 kasten işlenebilir. Kadının gebeliğini sona erdirme bilgisi ve amacı bulunmalıdır. İlaç dozunu yanlışlıkla aşma, gebeliği bilmeden kullanılan tedavi veya dikkatsizlik sonucu oluşan düşük aynı suç değildir. Taksirli çocuk düşürme adıyla ayrı bir suç düzenlenmemiştir.

On Haftalık Sınır Nasıl Hesaplanır ve İspatlanır?

Gebelik haftası ceza sorumluluğunun kurucu unsurudur. Bu nedenle yalnız kadının beyanı veya son adet tarihiyle yetinilmez. Ultrason ölçümü, kadın hastalıkları ve doğum uzmanı raporu, önceki kontrol kayıtları, laboratuvar sonuçları ve tıbbi dosya birlikte değerlendirilir.

İlaç kullanma tarihi ile gebeliğin sona erdiği tarih farklı olabilir. TCK m.100 bakımından icra hareketlerinin başladığı anda gebeliğin on haftadan fazla olup olmadığı, teşebbüs ve tamamlanma ayrımında özellikle önemlidir. Gebelik dokuz hafta altı günlükken başlayan fakat sonuç onuncu haftadan sonra meydana gelen olayda kronoloji ve kast ayrıca incelenmelidir.

Sınır tarihe çok yakınsa ultrasonun hata payı ve kullanılan ölçüm yöntemi uzman raporunda açıklanmalıdır. Ceza mahkûmiyeti varsayıma dayanamaz. On haftayı aşma unsurunun kesin ve inandırıcı delille ortaya konulamaması hâlinde şüpheden sanık yararlanır.

Net sonuç: TCK m.100 için “yaklaşık on hafta” ifadesi yeterli değildir. Gebeliğin fiil tarihinde on haftadan fazla olduğu tıbbi kayıtlarla belirlenmelidir.

Kast Nasıl Belirlenir?

Kadının gebeliği bildiği ve sonucu istemiş olduğu kanıtlanmalıdır. İnternet aramaları, mesajlaşmalar, ilacın temin biçimi, kullanım dozu, ödeme kayıtları ve olay sonrası beyanlar birlikte değerlendirilebilir. Tek bir arama kaydı veya ilacın evde bulunması, sonuçla bağlantı kurulmadan mahkûmiyet için yeterli değildir.

Kadın ilacı başka bir hastalığın tedavisi için hekim önerisiyle kullanmışsa, gebeliği sona erdirme kastı ayrıca ispatlanmalıdır. İlacın olası yan etkisini bilmek ile düşük sonucunu istemek aynı şey değildir. Olası kast tartışmasında kadının sonucu öngörmesi ve kabullenmesi gerekir; yalnız ihmal veya dikkatsizlik m.100’ü oluşturmaz.

Baskı ve tehdit altında hareket eden kadın bakımından TCK’nın cebir, şiddet, korkutma ve tehdit hükümleri değerlendirilir. Karar verme özgürlüğünü ortadan kaldıran koşullar, failin kusur yeteneği ve üçüncü kişinin sorumluluğu bakımından önemlidir. Aile baskısı bulunduğu iddiası soyut bırakılmamalı; mesaj, tanık ve başvuru kayıtlarıyla desteklenmelidir.

Teşebbüs ve Gönüllü Vazgeçme

Kadın gebeliği sona erdirmeye doğrudan elverişli hareketlere başlamış fakat sonuç kendi iradesi dışındaki nedenle gerçekleşmemişse teşebbüs hükümleri gündeme gelebilir. İlacı yalnız araştırmak veya satın almak hazırlık hareketi olarak kalabilir; ilacın gebeliği sona erdirme amacıyla kullanılması ise icra hareketinin başlangıcı sayılabilir.

Kullanılan yöntem objektif olarak sonucu meydana getirmeye elverişli değilse işlenemez suç tartışması doğar. Ancak aracın etkisiz kalması ile baştan itibaren mutlak elverişsiz olması farklıdır. Uzman raporu, kullanılan madde veya yöntemin gebelik ve somut doz bakımından etkisini açıklar.

Fail, icra hareketlerini tamamlamaktan kendi isteğiyle vazgeçer veya sonucun gerçekleşmesini kendi çabasıyla önlerse TCK m.36’daki gönüllü vazgeçme uygulanabilir. Hastaneye başvurup etkin tedaviyle sonucu önlemesi bu kapsamda incelenir; yalnız korkup beklemek ya da dış engel nedeniyle devam edememek gönüllü vazgeçme değildir.

İlacı Temin Eden veya Yönlendiren Kişinin Sorumluluğu

TCK m.100’ün faili yalnız kadın olmakla birlikte, üçüncü kişiler iştirak hükümlerine göre sorumlu olabilir. Kadında suç işleme kararını oluşturan kişi azmettiren; ilaç sağlayan, adres veren veya uygulamayı kolaylaştıran kişi yardım eden sayılabilir. Fakat kişinin yalnız gebelikten haberdar olması veya kadına genel destek vermesi cezai katkı için yeterli değildir.

Üçüncü kişi ilacı kadına verip uygulamayı bizzat yönetmiş, dozu belirlemiş veya fiziksel müdahaleyi gerçekleştirmişse fiil üzerindeki hâkimiyet nedeniyle TCK m.99 kapsamında fail olma ihtimali doğar. Dosyada m.99 ile m.100 ayrımı, ilacı kimin kullandığı kadar süreci kimin yönettiğine göre yapılmalıdır.

Eczacı veya sağlık çalışanının rutin mesleki işlem yapması ile gebeliği hukuka aykırı sona erdirme amacını bilerek yardım etmesi aynı değildir. Kastın varlığı; reçete, danışma içeriği, mesajlar ve işlemin olağan dışı koşullarıyla ortaya konmalıdır.

Tıbbî Zorunluluk Bulunduğunda Hukuki Durum

2827 sayılı Nüfus Planlaması Hakkında Kanun m.5/2, on haftadan fazla gebelikte annenin hayatını tehdit eden veya edecek durum ya da doğacak çocuk ile takip eden nesiller için ağır maluliyet nedeni bulunması hâlinde rahim tahliyesine izin verir. Bu durum doğum ve kadın hastalıkları uzmanı ile ilgili dal uzmanının objektif bulgulara dayanan gerekçeli raporlarıyla belgelenir.

Tıbbî zorunluluk, kadının kendi başına ve hastane dışında müdahale etme yetkisi vermez. Hukuka uygun yol, uzman değerlendirmesi ve sağlık kuruluşunda tıbbi işlem yapılmasıdır. İnternetten temin edilen ilacın kontrolsüz kullanılması hem m.100 tartışmasını hem ağır sağlık riskini doğurur.

Acil hayati tehlikede izin ve olağan rapor işlemleri gecikmeye yol açıyorsa acil müdahale hükümleri uygulanır. Acil hâlin klinik bulguları, neden beklenemediği ve yapılan bildirim sağlık dosyasına kaydedilir.

Suç Sonucu Gebelikte Kadının Kendi Müdahalesi

TCK m.99/6, kadının mağduru olduğu bir suç sonucu oluşan ve yirmi haftayı aşmayan gebeliğin kadının rızasıyla, uzman hekimler tarafından hastane ortamında sona erdirilmesi hâlinde gebeliği sona erdirene ceza verilmeyeceğini düzenler. Hükmün açık güvenli alanı hastane ve uzman hekim koşullarına bağlıdır.

Kadının suç sonucu gebeliğini kendi başına ilaçla sona erdirmesi m.99/6’nın açık koşullarını karşılamaz. Bu durumda m.100 karşısındaki hukuki sonuç öğretide tartışmalı olabilir; ancak kanunun tartışmasız koruduğu yol, başvurunun gecikmeden hastaneye ve adli makamlara yapılmasıdır. Kesinleşmiş mahkûmiyet kararı kanunda şart olarak yazılmamıştır, fakat suç sonucu ile gebelik arasındaki bağ dosyada belgelenmelidir.

Gebelik haftası hızla ilerlediği için savcılık, hastane ve gerekiyorsa çocuk koruma tedbiri süreci eş zamanlı yürütülmelidir. Yalnız soruşturmanın sonuçlanmasını beklemek yirmi haftalık kanuni sınırın aşılmasına neden olabilir.

Rıza, Aydınlatma ve Hasta Hakları

Hasta Hakları Yönetmeliği, gebeliğin sona erdirilmesini 2827 sayılı Kanun’daki şartlara bağlar. Tıbbi müdahale öncesinde hastaya işlemin niteliği, yöntemi, önemli riskleri, alternatifleri ve reddin sonuçları anlatılmalıdır. Rıza formu, sözlü aydınlatmanın yerine geçen boş bir imza belgesi değildir.

Hasta tedaviyi reddedebilir veya güvenli biçimde mümkün olduğu sürece rızasını geri alabilir. Ancak bu hak, on haftadan sonraki gebeliği kendi başına sona erdirme fiilini hukuka uygun hâle getirmez. Tedaviyi reddetme ile m.100’deki isteyerek düşürme birbirinden farklıdır.

Sağlık ve soruşturma kayıtları özel nitelikli kişisel veridir. Muayene mahrem ortamda yapılmalı; bilgiler yalnız tedavi ve kanuni yükümlülük için gerekli kişilerle paylaşılmalıdır. Dosyanın sosyal medyada veya ilgisiz kişilerle paylaşılması ayrıca özel hayat ve kişisel veri ihlali doğurabilir.

TCK m.100 Dosyasında Delil Planı

Delilİspat konusuKontrol noktası
Ultrason ve takip kayıtlarıGebelik süresiFiil tarihindeki hafta açıkça hesaplanmalı
Adli muayene ve patolojiGebeliğin sona ermesiBaşka tıbbi nedenler dışlanmalı
Reçete ve eczane kayıtlarıİlacın türü ve teminiİlacı kimin aldığı ve hangi amaçla verildiği belirlenmeli
Telefon ve mesaj kayıtlarıKast, azmettirme ve yardımHukuka uygun elde edilme ve bütünlük korunmalı
Banka/ödeme kayıtlarıİlaç veya müdahale bedeliÖdeme ile fiil arasında bağ kurulmalı
Hastane epikriziBaşvuru zamanı ve klinik bulgularKadının beyanı ile objektif bulgular ayrılmalı
Uzman raporuNedensellik ve yöntemin elverişliliğiKullanılan maddenin somut dozu incelenmeli

Dijital yazışmalar ekran görüntüsüyle sınırlı bırakılmamalı; gerektiğinde cihaz ve hesap kaynağı doğrulanmalıdır. Sağlık kayıtlarının yalnız bir bölümü değil, olay öncesi ve sonrası kronolojiyi gösterecek tamamı istenmelidir.

Soruşturma, Şikâyet, Mahkeme ve Zamanaşımı

TCK m.100 şikâyete bağlı suç olarak düzenlenmemiştir. Cumhuriyet savcılığı suç şüphesini öğrendiğinde resen soruşturma yürütür; şikâyetten vazgeçme davayı otomatik olarak düşürmez. Bununla birlikte kadının susma hakkı ve kendini suçlamaya zorlanmama güvencesi korunur.

TCK m.100’ün cezası bir yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır. Görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir. Somut koşullara göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması, erteleme veya seçenek yaptırım tartışılabilir; bunlar otomatik sonuç değildir ve kanuni şartları ayrı ayrı aranır.

TCK m.66 uyarınca üst sınırı beş yılı aşmayan suçlarda genel dava zamanaşımı sekiz yıldır. Zamanaşımı suçun tamamlandığı tarihten başlar; savcı huzurunda ifade, iddianame ve mahkûmiyet gibi kanunda sayılan işlemler süreyi kesebilir. Teşebbüs hâlinde son hareket tarihi esas alınır.

Dokuz haftalık gebelikte kadının kendi ilacı kullanması

TCK m.100 için on haftadan fazla gebelik şartı bulunmadığından bu suç oluşmaz. İlacı sağlayan yetkisiz kişinin fiili m.99/5 bakımından ayrıca incelenebilir.

On iki haftalık gebelikte kendi kendine müdahale

Kadın sonucu bilerek ve isteyerek meydana getirirse m.100’ün maddi ve manevi unsurları oluşur. İlacı temin eden kişinin katkısı iştirak veya m.99 yönünden değerlendirilir.

On iki haftalık gebelikte doktor müdahalesi

Tıbbi zorunluluk yoksa doktor m.99/2; rıza gösteren kadın aynı fıkradaki özel hüküm bakımından değerlendirilir. Kadının m.100 yerine m.99/2’deki özel hükümle sorumluluğu söz konusudur.

Gebeliği bilmeden kullanılan ilaç

Kadın gebeliği ve ilacın sonucu hakkında bilgi sahibi değilse isteyerek düşürme kastı yoktur. Nedensellik bulunsa bile m.100 için kast ayrıca ispatlanmalıdır.

Baskı altında kullanılan ilaç

Eş veya aile üyesinin ciddi tehdidiyle hareket edildiği iddiasında baskının ağırlığı ve kaçınma imkânı araştırılır. Tehdit eden kişi bakımından azmettirme, yardım veya m.99 kapsamında doğrudan fiil tartışılır.

Başarısız ilaç kullanımı

Gebelik devam etmişse tamamlanmış suç yoktur. Elverişli icra hareketi başlamışsa teşebbüs; kadın kendi çabasıyla sonucu önlemişse gönüllü vazgeçme değerlendirilir.

Savunmada ve Mağdur Korumasında Kritik Kontroller

Savunma bakımından gebelik haftası, kast, kullanılan aracın elverişliliği, sonucun nedeni ve üçüncü kişilerin katkısı ayrı ayrı incelenmelidir. “İlaç kullandı” tespiti tek başına m.100’ün bütün unsurlarını kanıtlamaz. İlaç başka amaçla kullanılmış olabilir veya düşük bağımsız tıbbi nedenle gerçekleşmiş olabilir.

Baskı gören kadın açısından güvenlik, barınma ve sağlık desteği ceza dosyasından ayrı düşünülmemelidir. Şiddet veya tehdit varsa 6284 sayılı Kanun kapsamındaki koruyucu tedbirler değerlendirilebilir. Mahrem sağlık bilgisinin yayılmasını önlemek için dosya erişimi ve belge paylaşımı sınırlandırılmalıdır.

Avukat, tıbbi karar vermez; uzman raporunun kanuni unsurları açıklayıp açıklamadığını, delillerin hukuka uygun toplanıp toplanmadığını ve doğru suç maddesinin uygulanıp uygulanmadığını denetler.

Resmî Hukuki Kaynaklar

Sağlık Başvurusu Sonrasında İlk 24 Saatte Yapılacaklar

Kontrolsüz ilaç veya fiziksel müdahale sonrasında öncelik ceza dosyası değil, kanama, enfeksiyon ve hayati riskin giderilmesidir. Sağlık kuruluşuna kullanılan madde, doz ve zaman doğru bildirilmelidir. Yanlış veya eksik bilgi tedaviyi güçleştirir; ayrıca sonradan hazırlanacak adli raporun güvenilirliğini azaltır.

Hastane başvurusunda ilk muayene bulguları, ultrason, kan değerleri, verilen tedavi ve hastanın beyanı kayda geçirilir. Elbise, ilaç kutusu, reçete, ödeme belgesi veya mesaj gibi deliller varsa değiştirilmeden korunur. Telefonda yalnız ekran görüntüsü almak yerine mümkünse cihazın aslı ve konuşmanın bütünlüğü muhafaza edilir.

Kadının güvenliği tehdit altındaysa fail olduğu iddia edilen kişiyle aynı ortamda ifade alınmamalıdır. Şiddet veya tehdit varsa 6284 sayılı Kanun kapsamında uzaklaştırma, yaklaşmama, barınma ve iletişim yoluyla rahatsız etmeme tedbirleri gecikmeden istenebilir.

TCK m.100 Uygulamasında Sık Yapılan Hatalar

  • Hafta hesabını varsaymak: “Yaklaşık üç aylık” beyanını uzman raporu olmadan on haftadan fazla kabul etmek.
  • Üçüncü kişinin fiilini m.100 saymak: Müdahaleyi yapan kişi yönünden m.99 yerine yalnız kadının suçunu değerlendirmek.
  • Kastı sonuçtan çıkarmak: Her düşüğü isteyerek yapılmış kabul etmek ve bağımsız tıbbi nedenleri araştırmamak.
  • İlaç teminini otomatik faillik saymak: Temin edenin bilgisi, amacı ve katkısını belirlemeden sorumluluk kurmak.
  • Tıbbi zorunluluğu belgesiz kabul etmek: İki uzmanlı gerekçeli rapor ve objektif bulgular olmadan istisna uygulamak.
  • Suç sonucu gebeliği yanlış uygulamak: TCK m.99/6’daki uzman hekim, hastane, rıza ve yirmi hafta şartlarını gözden kaçırmak.
  • Mahremiyeti ihlal etmek: Sağlık verilerini soruşturmayla ilgisiz kişilere veya sosyal medyaya aktarmak.

Mahkemenin Yanıtlaması Gereken Sorular

  1. Fiil tarihinde gebelik on haftadan fazla mıdır?
  2. Gebeliği sona erdiren hareketi kadın bizzat mı yapmıştır?
  3. Gebeliğin sona ermesi bu hareketin sonucu mudur?
  4. Kadın gebeliği ve kullandığı yöntemin sonucunu bilmekte midir?
  5. Tıbbi zorunluluk veya başka bir hukuka uygunluk nedeni var mıdır?
  6. Üçüncü kişilerin katkısı faillik, azmettirme veya yardım etmeden hangisidir?
  7. Deliller hukuka uygun elde edilmiş ve bütünlüğü korunmuş mudur?

Bu soruların her biri ayrı delille cevaplanmadan yalnız ikrar veya tek bir hastane notuyla mahkûmiyet kurulması eksik inceleme oluşturur. Özellikle gebelik haftası ile nedensellik teknik uzmanlık gerektirir; bilirkişi raporu soyut sonuç değil, bilimsel gerekçe içermelidir.

Net Hukuki Sonuç

Gebe kadının kendi gebeliğini sona erdirmesi ancak gebelik on haftadan fazla, hareket isteyerek yapılmış ve sonuç bu hareketten doğmuşsa TCK m.100 kapsamındadır. Üçüncü kişi müdahalesi TCK m.99’a; on haftaya kadar isteğe bağlı tıbbi tahliye 2827 sayılı Kanun’a; tıbbi zorunluluk ve suç sonucu gebelik ise kendi özel şartlarına göre değerlendirilir.

Ceza sorumluluğu yalnız düşük meydana gelmesine dayanmaz. Fail sıfatı, süre, kast, nedensellik ve istisna koşulları birlikte ispatlanmalıdır.

Dosya Kronolojisi Nasıl Kurulur?

Son adet tarihi, ilk gebelik tespiti, ultrason tarihleri, ilacın temini, kullanım anı, ilk belirti, hastane başvurusu ve tıbbi sonucun zamanı tek çizelgede gösterilmelidir. Bu kronoloji on haftalık sınırı, kastı ve nedensellik bağını aynı anda denetlemeyi sağlar. Tarihler arasında çelişki varsa tanık beyanından önce objektif sağlık ve dijital kayıtlar esas alınmalıdır.

Hukukçu İncelemesi ve E-E-A-T Bilgisi


Yazar ve inceleyen

Av. Halil Bakırcı
Av. Emirhan Keskin

Yayıncı

Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu
Akdeniz / Mersin

Gebe Kadın İçin TCK 100 İnceleme Sırası

  • Gebe kadın bakımından gebelik haftası uzman raporuyla belirlenir.
  • Gebe kadın kendi fiiliyle gebeliği sona erdirmişse TCK 100 ayrıca incelenir.
  • Gebe kadın üçüncü kişinin müdahalesine rıza göstermişse TCK 99 hükümleri de değerlendirilir.
  • Gebe kadın yönünden on haftalık sürenin aşılıp aşılmadığı tıbbî kayıtlarla ispatlanır.
  • Gebe kadın tıbbî zorunluluk bulunduğunu ileri sürüyorsa uzman raporları dosyaya alınır.
  • Gebe kadın suç sonucu oluşan gebelikte TCK 99/6 koşullarından yararlanabilir.
  • Gebe kadın hakkında kast değerlendirmesi bilgi, irade ve olayın koşullarına göre yapılır.
  • Gebe kadın için rıza belgesi, işlemi yapan kişinin sorumluluğunu tek başına ortadan kaldırmaz.
  • Gebe kadın yönünden ilaç, hastane ve iletişim kayıtları birlikte incelenir.
  • Gebe kadın hakkındaki yaptırım belirlenirken suçun bütün unsurları ispatlanmalıdır.
  • Gebe kadın beyanı, uzman raporu ve maddi delillerle birlikte değerlendirilir.
  • Gebe kadın yönünden teşebbüs hükmü, gebeliğin sona erip ermediğine göre incelenir.
  • Gebe kadın ile yardım eden kişilerin fiilleri iştirak kuralları bakımından ayrıştırılır.
  • Gebe kadın lehine olan tıbbî zorunluluk kayıtları soruşturma dosyasına eksiksiz alınır.
  • Gebe kadın hakkında hüküm kurulurken şüpheden sanık yararlanır ilkesi gözetilir.
  • Gebe kadın açısından ceza sorumluluğu, ahlaki değerlendirmeden değil kanuni unsurlardan doğar.

Gebe Kadın Açısından TCK 100 Olay Tablosu

Olayİlk hukuki inceleme
Gebe kadın dokuzuncu haftada kendi ilacını kullanırTCK 100 için on haftalık sınır oluşmaz; başka suç ve sağlık sonuçları ayrıca incelenir.
Gebe kadın on birinci haftada kendi fiiliyle gebeliği sona erdirirTCK 100’ün maddi ve manevi unsurları değerlendirilir.
Gebe kadın üçüncü kişinin müdahalesine rıza gösterirOlay TCK 99/2 ve kadının sorumluluğu yönünden ayrıştırılır.
Gebe kadın müdahaleye rıza göstermezÜçüncü kişi bakımından TCK 99/1 gündeme gelir; kadın fail sayılmaz.
Gebe kadın tıbbî zorunluluk nedeniyle hastanede işlem görür2827 sayılı Kanun’daki uzman raporu ve usul şartları kontrol edilir.
Gebe kadın suç sonucu oluşan gebeliği sona erdirirTCK 99/6’daki yirmi hafta, rıza, uzman hekim ve hastane şartları incelenir.
Gebe kadın gebelik haftasını bilmiyorsaKast yönünden tıbbî kayıtlar, bilgilendirme ve somut olay beyanları değerlendirilir.
Gebe kadın yalnız hazırlık hareketinde kalırİcra hareketinin başlayıp başlamadığı teşebbüs bakımından belirlenir.
Gebe kadın ilacı kullanır ancak gebelik sona ermezElverişlilik ve teşebbüs hükümleri somut delillerle incelenir.
Gebe kadın sağlık zararı görürNedensellik ve üçüncü kişilerin ayrıca sorumluluğu adlî raporla değerlendirilir.
Gebe kadın baskı altında hareket ederİrade, cebir veya tehdidin kast ve kusur üzerindeki etkisi araştırılır.
Gebe kadın hakkında delil yalnız beyana dayanıyorsaMahkûmiyet için her unsurun şüpheye yer bırakmayacak biçimde ispatı aranır.

Dosyanıza Özgü İnceleme

Gebelik haftası, kast ve tıbbî kayıtlar birlikte incelenir.

İletişim

Genel hukuki bilgilendirmedir.

Gebe Kadın Hakkında Sık Sorulan Sorular

Kadının kendi gebeliğini sona erdirmesi hangi maddede düzenlenir?

Gebelik on haftadan fazlaysa ve kadın çocuğunu isteyerek düşürürse TCK m.100 uygulanır.

TCK 100 için gebelik kaç haftalık olmalıdır?

Gebelik süresi on haftadan fazla olmalıdır.

On haftalık veya daha kısa gebelikte TCK 100 oluşur mu?

Hayır. Maddenin açık süre unsuru gerçekleşmez; 2827 sayılı Kanun’daki sağlık ve izin şartları ayrıca uygulanır.

Fiilin isteyerek yapılması ne demektir?

Kadının gebeliği sona erdirme sonucunu bilerek ve isteyerek hareket etmesidir; taksirli hareket TCK 100’ü oluşturmaz.

TCK 100’ün cezası nedir?

Bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasıdır.

Kadının rızasıyla üçüncü kişi işlemi yaparsa yalnız TCK 100 mü uygulanır?

Hayır. Tıbbî zorunluluk yoksa üçüncü kişi TCK m.99/2, kadın ise aynı fıkranın ikinci cümlesi kapsamında ayrı sorumluluk taşır.

Tıbbî zorunluluk varsa suç oluşur mu?

2827 sayılı Kanun m.5’teki tıbbî neden ve usul şartları sağlanmışsa hukuka uygun tıbbî müdahale söz konusudur.

Suç sonucu gebelikte hangi hüküm uygulanır?

TCK m.99/6’daki yirmi hafta, rıza, uzman hekimler ve hastane şartları ayrıca değerlendirilir.

TCK 100 şikâyete bağlı mı?

Hayır. Soruşturma resen yürütülür.

İlaç kayıtları delil midir?

Evet. Reçete, satın alma, ödeme, mesaj ve tıbbi kayıtlar fiil ve kast bakımından delildir; hukuka uygun elde edilmelidir.

Gebelik haftası nasıl belirlenir?

Uzman hekim muayenesi, ultrason ve hastane kayıtlarıyla belirlenir.

Başarısız girişimde teşebbüs olur mu?

İcra hareketleri başlayıp gebelik failin elinde olmayan nedenle sona ermezse TCK’nın teşebbüs hükümleri uygulanır.

TCK m.100’ün faili kim olabilir?

Yalnız gebeliği taşıyan kadın fail olabilir; üçüncü kişinin doğrudan müdahalesi TCK m.99 kapsamında incelenir.

On haftadan az gebelikte kadın TCK m.100’den cezalandırılır mı?

Hayır. TCK m.100 gebeliğin on haftadan fazla olmasını kurucu unsur olarak arar.

Gebeliği bilmeden ilaç kullanmak suç mudur?

TCK m.100 isteyerek düşürme kastını gerektirir. Gebeliği veya sonucu bilmeyen kadının kastı bulunmaz.

İlacı temin eden kişi ceza alır mı?

Kişinin amacı ve katkısına göre azmettirme, yardım etme veya fiil üzerindeki hâkimiyeti varsa TCK m.99 kapsamında sorumluluk doğabilir.

Gönüllü vazgeçme mümkün müdür?

Kadın icra hareketlerinden kendi isteğiyle vazgeçer veya sonucu kendi çabasıyla önlerse TCK m.36 koşulları değerlendirilir.

TCK m.100 şikâyetten vazgeçmeyle düşer mi?

Hayır. Suç şikâyete bağlı düzenlenmediğinden vazgeçme kamu davasını otomatik olarak düşürmez.

Resmî Kaynaklar

Yazar ve Hukuki İnceleme

Av. Halil Bakırcı
Mersin Barosu Sicil No: 3472

Av. Halil Bakırcı, Mersin Barosu’na 3472 sicil numarasıyla kayıtlıdır ve Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosunda avukatlık yapmaktadır. Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır.

Yayın tarihi: 14 Ağustos 2026

Somut olayın özelliklerine göre hukuki değerlendirme değişebilir; bu içerik sonuç garantisi vermez.

Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu – Mersin Ofisi

Adres: İhsaniye Mahallesi, 4903. Sokak, Profit İş Merkezi No:23, Kat:3, Daire:14, 33070 Akdeniz/Mersin, Türkiye

Google Maps’te yol tarifiİletişim bilgileri

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri