B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Coğrafi İşaret ile Marka Çatışması: Önceki İyiniyetli Hak | SMK 48

Bir adın hem marka hem coğrafi işaret alanında kullanılması, “hangi belge daha yeni?” sorusuyla çözülemez. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu m.48 üç ayrı ilişki kurar: Tescilli coğrafi işaretten sonra yapılan çatışan marka başvurusu, coğrafi işaret korunmadan önce iyiniyetle kazanılmış marka hakkı ve önceki tescilli markaya zarar verecek yeni coğrafi işaret veya geleneksel ürün adı başvurusu. Uygulanacak sonuç, bu üç durumdan hangisinin mevcut olduğuna göre belirlenir.

Coğrafi işaret ve marka çatışmasında tarih, iyiniyet ve hukuki yol ayrımı
Marka ile coğrafi işaretin hak sırası

Sonraki marka başvurusu kanuni engelleri taşıyorsa reddedilir; tescil edilmiş marka dava yoluyla hükümsüz kılınabilir. Buna karşılık önceki iyiniyetli marka, m.48/2’nin şartları içinde korunur. Önceki tescilli markaya dayanan itirazda ise yalnız ad benzerliği değil, markanın itibarı, ünü ve kullanım süresi ile doğacak zarar veya gerçek kaynak konusunda yanıltıcılık incelenir. Marka sahibi, üretici birliği ve tescil ettiren kuruluşun dosyaları bu ayrımlar üzerinden hazırlanmalıdır.

Marka ile coğrafi işaretin koruduğu kaynak farklıdır

SMK m.4 bakımından marka, bir teşebbüsün mal veya hizmetlerini başka teşebbüslerinkinden ayırt etmeye yarar. Coğrafi işarette ise m.34’teki ürün ile coğrafi alan ilişkisi esas alınır. Aynı ambalajda işletme markası ile tescilli coğrafi işaretin bulunması bu nedenle tek bir hakka dayanmaz. İşletme markasının tescili, ürünün coğrafi işaret şartlarını sağladığını göstermez; ürünün coğrafi işarete uygunluğu da o işletmeye ad üzerinde herkesi dışlayan marka yetkisi kazandırmaz.

SMK m.44/7, coğrafi işaret tescilinin tescil ettirene inhisari hak sağlamadığını açıkça düzenler. Sicildeki şartlara uygun üretim veya pazarlama yapanların m.46’daki kullanım hakkı ayrıca bulunur. Marka çatışması değerlendirilirken bu kolektif kullanım yapısı korunmalıdır. Üretici grubunun tescilli adı koruması ile bir işletmenin ticari kaynağını gösteren markasını koruması birbirinin yerine geçmez. Uyuşmazlık, bu iki yetkinin somut işaret ve ürün üzerindeki kesişiminden doğar.

Marka ve coğrafi işaret çatışmasında hangi tarih ve başvuru yolu esas alınır?

SMK m.48 kapsamında hak sırası ve işlem türü
Uyuşmazlıkİncelenecek kayıtHukuki yol
Coğrafi işaretten sonraki çatışan markaCoğrafi işaret tescili ile marka başvurusunun tarihleri, mal ve hizmet kapsamı.Marka başvurusunun reddi; marka tescil edilmişse hükümsüzlük davası.
Önceki iyiniyetli markaCoğrafi işaretin korunmasından önceki tescil veya kazanılmış kullanım hakkı ve iyiniyet.SMK m.48/2 kapsamında önceki marka konumunun ve iyiniyetli kullanımın korunması.
Önceki markaya zarar veren yeni coğrafi işaret veya geleneksel ürün adıMarkanın itibarı, ünü, kullanım süresi; zarar veya gerçek kaynak konusunda yanıltıcılık.Önceki hak sahibinin SMK m.48/3 ve m.40 kapsamındaki itirazı.

Üç durumun dayanağı SMK m.48’in ayrı fıkralarıdır. Marka yayımına itirazdaki iki aylık süre ile coğrafi işaret başvurusuna itirazdaki üç aylık süre birbirinin yerine kullanılamaz.

Dosyada marka başvuru ve tescil kayıtları, ileri sürülen önceki kullanım belgeleri, coğrafi işaret başvurusu, tescili ve Bülten yayımları ayrı tarihlerle gösterilmelidir. SMK m.48/1 coğrafi işaretin tescilinden sonra yapılan marka başvurusunu; m.48/2 ise coğrafi işaretin korunmasından önceki iyiniyetli marka veya kullanım hakkını ele alır. Bu ifadeler tek bir “ilk duyulma tarihi” ölçütüne indirgenmemelidir. Kanunun hangi hukuki işlemi esas aldığı doğru belirlenmelidir.

Sicildeki güncel belge, hakkın başlangıcındaki bütün olayları tek başına göstermez. Önceki kullanım iddiasının hangi mal veya hizmete, hangi işarete ve hangi kişiye ilişkin olduğu araştırılır. Marka daha sonra devredilmişse hak zincirini gösteren kayıtlar da dosyada bulunmalıdır. Aynı kelimenin eski bir faturada geçmesi ile o kelime üzerinde iyiniyetli marka kullanım hakkının kazanılması aynı şey değildir. Belgenin tarihinin yanında hukuki işlevi de incelenmelidir.

Coğrafi işaretten sonra yapılan marka başvurusu

SMK m.48/1, coğrafi işaretin tescilinden sonra m.44’te belirtilen biçimlerde veya tescile konu coğrafi işaretle ilgili mal ya da hizmetlerde kullanılmak üzere yapılan marka başvurusunun reddini öngörür. Bu nedenle değerlendirme sadece iki sicilde aynı kelimenin bulunmasına indirgenemez. Başvurunun işareti, mal ve hizmet listesi, coğrafi işaretin korunan ürünleri ve yasaklanan kullanım biçimleri birlikte ele alınır. İlgili hizmetlerin de hükümde yer aldığı gözden kaçırılmamalıdır.

Tescil ettiren kuruluşun izni bulunduğu savunması da bütün marka engellerini kendiliğinden kaldırmaz. Coğrafi işaretin kullanım hakkı, kanunun belirlediği ürün şartları çerçevesinde değerlendirilir. Bir işletmeye verilen özel yazı, ortak kullanılabilir adı sınırsız biçimde özel marka tekeline dönüştüren belge olarak yorumlanamaz. Kurumun ret değerlendirmesi, başvurunun kanuni koşullarına göre yapılır. Tarafların kendi aralarındaki açıklama ve anlaşmaları bu çerçeve içinde önem taşıyabilir; kanun hükmünün yerine geçmez.

SMK 5’teki coğrafi işaret engeli ayrıca uygulanır

SMK m.5/1-i, tescilli coğrafi işaretten oluşan veya tescilli coğrafi işaret içeren işaretleri mutlak ret nedenleri arasında sayar. m.16 çerçevesinde Kurum bu nedenleri inceler. Coğrafi kaynak belirten tanımlayıcı işaretlere ilişkin m.5/1-c ve halkı coğrafi kaynak gibi konularda yanıltacak işaretlere ilişkin m.5/1-f de ayrı değerlendirme alanlarıdır. Tescilli coğrafi işaret bulunmaması, bir yer adının her mal ve hizmet bakımından otomatik tescil edilebileceği anlamına gelmez.

Bu hükümler arasında doğru ayrım yapılmalıdır. Yalnız coğrafi kaynağı gösteren bir ifade, tescilli coğrafi işaretle aynı hukuki kategori değildir. İşaretin hangi ret bendine girdiği ve bunun hangi mal veya hizmetleri etkilediği kararın dayanağını oluşturur. Genel mutlak ret çerçevesi için marka tescilinde mutlak ret nedenleri yazısı incelenebilir. Buradaki özel sorun, bu marka incelemesinin m.48’deki önceki hak ilişkisiyle birlikte kurulmasıdır.

Yoğun kullanım ve muvafakat her engeli kaldırmaz

SMK m.5/2’deki kullanımla ayırt edicilik istisnası yalnız birinci fıkranın b, c ve d bentleri için düzenlenmiştir. Bu hükümden, tescilli coğrafi işaret engelinin yoğun reklam veya yüksek satışla her durumda aşılacağı sonucu çıkarılamaz. Benzer şekilde m.25/4’ün hükümsüzlükteki ayırt edicilik düzenlemesi de aynı bentlerle sınırlıdır. Hangi ret veya hükümsüzlük nedenine cevap verildiği belirlenmeden kullanım delili sunmak, hukuki sorunu yanlış yerde aramak olur.

SMK m.5/3’teki noter onaylı muvafakat ise m.5/1-ç bakımından düzenlenmiştir. Coğrafi işaretle ilgili i bendini kapsayan genel bir izin hükmü değildir. Bu nedenle “önceki kurum izin verdi, tüm ret nedenleri kalktı” şeklindeki sonuç kanunda bulunmaz. Muvafakatın hangi hakka, hangi kişiye ve hangi engel bakımından etki ettiği belirlenmelidir. Coğrafi işareti kullanma şartlarını karşılamakla işaretin marka siciline özel hak olarak kaydedilebilmesi farklı sorulardır.

Önceden kazanılmış iyiniyetli marka hakkı

SMK m.48/2, coğrafi işaretle aynı veya benzer markanın coğrafi işaretin korunmasından önce iyiniyetle tescil edilmiş olmasını veya kullanım hakkının iyiniyetle kazanılmasını esas alır. Bu şartlarda coğrafi işaretin sağladığı yetkiler, marka başvurusunun tesciline ve iyiniyetli kullanımına zarar vermez. Hüküm, tarihsel olarak önce kazanılmış meşru marka konumunun sonraki coğrafi işaret nedeniyle otomatik silinmesini önleyen özel bir düzenlemedir.

Ancak önceki tarihin bulunması tek başına bütün şartların sağlandığını göstermez. İyiniyet ayrıca değerlendirilir. Markanın hangi işaret için, hangi ürünlerde ve hangi ticari sunum içinde kullanıldığı önemlidir. Sonradan ortaya çıkan yanıltıcı kullanım biçimi, önceki tescilin varlığı ileri sürülerek değerlendirme dışına bırakılamaz. Kanunun koruduğu alan iyiniyetli kullanım olarak tanımlandığından, marka belgesi yanında fiilî kullanımın niteliği de dosyaya konulmalıdır. Önceki hak ile yeni ticari davranış birbirinden ayrılmalıdır.

İyiniyet ve önceki kullanım nasıl belgelenir?

Sicil kayıtları tescil tarihini ve mal hizmet kapsamını gösterir. Faturalar, kataloglar, ambalaj örnekleri, dağıtım kayıtları ve tarihli reklamlar ise fiilî kullanımın neye ilişkin olduğunu açıklayabilir. Belgelerde yalnız işletmenin adı bulunması, uyuşmazlık konusu işaretin marka işleviyle kullanıldığını göstermeyebilir. İşaretin ürün üzerinde veya ilgili hizmette nasıl yer aldığı anlaşılır olmalıdır. Belge, ileri sürülen tarihle ve hak sahibiyle güvenilir biçimde ilişkilendirilmelidir.

İyiniyetin incelenmesi, hazır bir belge listesi tamamlanınca otomatik sonuç veren işlem değildir. Hakkın edinildiği koşullar, önceki bilinirlik ve sonraki kullanımın niteliği somut olaydan çıkarılır. Bu yüzden tarafın yalnız kendi beyanıyla iyiniyetin kesinleştiği söylenemez. Buna karşılık sırf sonradan coğrafi işaret tescili yapıldığı için önceki marka sahibinin kötüniyetli sayılması da kanundaki ayrımı ortadan kaldırır. İddia ve karşı iddia, dönemleri belirlenmiş somut belgeler üzerinden değerlendirilmelidir.

Önceki marka yeni coğrafi işareti engelleyebilir mi?

SMK m.48/3, önceki tescilli markanın itibarını, ününü ve kullanım süresini dikkate alır. Aynı veya benzer adın marka varlığına zarar verici ya da gerçek kaynağı konusunda yanıltıcı nitelikte olması hâlinde, önceki hak sahibinin itirazı üzerine coğrafi işaret veya geleneksel ürün adı tesciline izin verilmez. Burada markanın sicilde bulunması önemlidir; ancak sonuç yalnız tescil belgesinin sunulmasına bağlanmış değildir. Maddenin aradığı zarar veya yanıltıcılık ilişkisi açıklanmalıdır.

Markanın ünü ile kullanım süresi birbirinden farklı olgulardır. Uzun süreli sınırlı kullanım ile geniş tüketici kesimlerinde bilinirlik aynı belgeyle her zaman ispatlanamaz. İtiraz dosyası, hangi verinin hangi ölçütü desteklediğini göstermelidir. İlgili ürünler, tüketici çevresi, pazardaki kullanım biçimi ve başvurulan adın yaratacağı bağlantı somutlaştırılır. Böylece yalnız iki kelimenin benzerliğine değil, kanunda belirtilen hak çatışmasına dayanan bir değerlendirme yapılabilir.

Coğrafi işaret başvurusuna itirazın süresi

SMK m.40/2, m.48 kapsamındaki önceki hak sahibinin başvurunun Bülten yayımından itibaren üç ay içinde gerekçeli ve yazılı itirazını düzenler. İtiraz ücretinin ödenmesi ve ödeme bilgisinin aynı süre içinde Kuruma sunulması m.40/3’ün şartıdır. Kamu kurum ve kuruluşlarına ilişkin ücret istisnası ayrıca bulunmaktadır. Süreyi yalnız markanın sahibinin yayımı öğrendiği güne göre hesaplamak doğru değildir; kanun Bülten yayımını esas alır.

Bu yazıdaki maddi hak incelemesi, coğrafi işaret başvurusuna itirazın genel usulü ile birlikte okunmalıdır. Önceki marka belgesi, kullanım verileri ve kaynakta yanıltıcılık açıklaması dosyaya yerleştirilir. İtiraz edilen başvurunun bütün teknik belgeleri de görülmelidir. Sadece Bülten listesindeki ada bakılması, ürün kapsamını ve kullanım biçimini değerlendirmek için yeterli değildir. Hak çatışmasının kapsamı, başvurunun yayımlanan gerçek içeriğine göre belirlenir.

Marka başvurusuna itirazda süre farklıdır

Coğrafi işaretle çatışan bir marka başvurusu yayımlanmışsa marka başvurusuna itirazın usulü uygulanır. SMK m.18’e göre süre yayım tarihinden itibaren iki aydır. Coğrafi işaret başvurusuna tanınan üç aylık süre bu dosyaya taşınamaz. İtiraz yazılı ve gerekçeli yapılır; gerekçeler ile ücret ve ödeme bilgisi kanuni sürede sunulur. İşlemin başlığında hangi tür başvurunun hedef alındığının açık olması bu temel süre hatasını önler.

SMK m.17, belirli mutlak ret nedenleri hakkında marka tesciline kadar üçüncü kişi görüşü sunulmasını da düzenler. Görüş sunan kişi bu yolla işlemlere taraf olmaz. Dolayısıyla m.17 görüşü ile m.18 itirazı aynı başvuru hakkı değildir. Coğrafi işarete ilişkin m.5/1-i engeli açıklanırken hangi usulün kullanıldığı belirlenmelidir. Süresi geçmiş bir itirazın, isim değiştirilerek bütün taraf haklarını koruyan başvuru hâline geleceği söylenemez; her yolun kanuni etkisi ayrıdır.

Çatışan marka tescil edilmişse

SMK m.48/1, tescil edilmiş markanın dava yoluyla hükümsüz kılınabileceğini belirtir. m.25, m.5 veya m.6’daki nedenlerin varlığında mahkemenin hükümsüzlük değerlendirmesini düzenler. Davada hangi tescilin, hangi mal veya hizmetler bakımından ve hangi kanuni sebeple hedef alındığı açıklanmalıdır. Tescil belgesinin varlığı, başvurudaki engelin her durumda ortadan kalktığını göstermez. Bununla birlikte dava açılması da sicil kaydının aynı gün kendiliğinden silinmesi anlamına gelmez.

Hükümsüzlük nedeni markanın yalnız bazı mal veya hizmetlerine ilişkinse m.25/5 kapsamında kısmi hükümsüzlük değerlendirilir. Marka örneğini değiştirecek biçimde hükümsüzlük kararı verilemez. Bu nedenle talepler, işaretin içinden kelime çıkartılarak yeni bir marka yaratılması gibi kurulamaz. Genel dava çerçevesi için marka hükümsüzlüğü davası yazısına bakılabilir; somut uyuşmazlıkta m.48’deki tarih ve iyiniyet ilişkisi ayrıca açıklanır.

Ambalajda birlikte kullanım, tescilde birlikte bulunmadan farklıdır

Bir ürün ambalajında işletmenin bağımsız markası ile ürüne ilişkin coğrafi işaretin bulunması, iki ibarenin tek bir bileşik marka olarak tescil edilmesiyle aynı değildir. SMK m.46’daki uygun üretim ve kullanım koşulları, ürünün coğrafi işaret taşımasını belirler. Marka ise işletmenin ticari kaynağını gösterir. Bu iki işlevin ambalajda açık kurulması, hangi ibarenin hangi hukuki dayanakla kullanıldığının anlaşılmasını sağlar.

Coğrafi işarete uygun olmayan üründe marka sahibinin kendi markasını kullanması, coğrafi işaretin veya amblemin ayrıca yanıltıcı kullanılmasını meşrulaştırmaz. m.44’teki koruma yalnız birebir ad kopyasına indirgenmemiştir. Ürünün özellikleri, kaynak açıklamaları, çağrışım ve amblem sunumu ayrı değerlendirilir. Ambalajın yalnız ön yüzünün incelenmesi de yeterli olmayabilir; ürün açıklaması, internet ilanı ve reklam metni kullanımın bütününü gösterir. Her belge, hangi kullanım biçimini ispatladığı belirtilerek dosyaya alınmalıdır.

Genel ürün adı üzerinde tekel kurulamaz

SMK m.44/5, korunan adın bir kısmı ürünün öz adından oluşsa bile coğrafi işaret korumasının bu öz adları kapsamayacağını düzenler. Bu nedenle uyuşmazlık konusu bileşik adın bütün unsurlarını aynı yoğunlukta özel hak olarak görmek doğru değildir. Korunan coğrafi ad ile ürün türünü belirten genel kelimenin rolü ayrılır. Marka başvurusunun değerlendirmesinde de ilgili unsurların ayırt ediciliği ve başvurunun bütünü birlikte ele alınır.

Öte yandan m.44/4, tescil edilen coğrafi işaretlerin ürünün öz adına dönüştüğünün kabul edilmeyeceğini belirtir. Birleşik korunan adın sırf yaygın kullanıldığı iddiasıyla bütün korumasını yitirdiği söylenemez. Genel ürün adının serbestliği ile tescilli coğrafi işaretin korunması aynı dosyada birlikte uygulanır. Sonuç, hangi kelimenin hangi işlevde kullanıldığının belirlenmesine bağlıdır. Bu ayrım yapılmadan tüm sektöre yönelik sınırsız yasak talebi kurulması hukuki kapsam sorununa yol açar.

İsim ve ticaret unvanı kullanımı özel değerlendirilir

SMK m.47, gerçek kişi adının veya tüzel kişi unvanının kişiler ya da halefleri tarafından ticaret sırasında halkı yanıltmayacak kullanımını m.44 ve m.45 ihlali saymaz. Bu hüküm, her işletmenin coğrafi işaretle aynı adı unvanına ekleyerek bütün koruma kurallarından kurtulacağı anlamına gelmez. Kullanımın gerçekten ad veya unvan kullanımı niteliği ve yanıltıcı olup olmadığı değerlendirilir. Marka kullanımı iddiası ile bu özel kullanım alanı birbirine karıştırılmamalıdır.

Unvan belgesinin sunulması bu nedenle tek başına bütün tartışmayı kapatmaz. Ambalajdaki büyüklük, konum, ürünle bağlantı ve açıklamalar somut kullanımın niteliğini gösterebilir. Bunlar kanunda tek tek sayılan otomatik sonuç ölçütleri olarak değil, yanıltıcılığın değerlendirilmesine yarayan olgular olarak ele alınır. Hükmün açık koşulu olan halkı yanıltmama şartı korunmalıdır. Önceki marka savunması, unvan kullanımı savunması ve tescile uygun coğrafi işaret kullanımı ayrı ayrı kurulmalıdır.

Geleneksel ürün adı ve yabancı kayıtlar

SMK m.48/3, önceki tescilli markaya dayalı engeli geleneksel ürün adı başvuruları bakımından da düzenler. Buna karşılık m.48’in bütün fıkralarını hiçbir ayrım yapmadan aynı şekilde bu kategoriye uygulamak doğru değildir. m.45/5, geleneksel ürün adı korumasının başta coğrafi işaret ve markalar olmak üzere kazanılmış diğer sınai mülkiyet haklarına zarar vermeyeceğini ayrıca belirtir. Dosyada hangi koruma türünün bulunduğu baştan yazılmalıdır.

Yabancı ülkedeki marka veya coğrafi işaret kaydı sunulduğunda da korumanın Türkiye bakımından hukuki dayanağı araştırılır. Yalnız yabancı belgenin eski tarihli olması, Türkiye’deki bütün hak çatışmalarını kendiliğinden çözmez. SMK m.39 uluslararası anlaşma hükümlerini saklı tutarak yabancı kaynaklı coğrafi işaret başvurularını düzenler. Bu dosyalarda Türkiye’deki başvuru, koruma ve önceki marka kayıtları ayrı izlenmelidir. Tarih karşılaştırması, farklı ülkelerdeki belgelerin etkisi belirlenmeden yapılmamalıdır.

Talep türünü ve delili aynı hukuki soruya bağlamak

Dosyanın sonunda üç soru cevaplanmalıdır: Sonraki markanın tescili mi engellenmek isteniyor, önceki iyiniyetli markanın kullanımı mı korunuyor, yoksa önceki tescilli marka nedeniyle yeni coğrafi işaret başvurusuna mı itiraz ediliyor? Her sorunun tarafı, süresi, kanuni ölçütü ve delil ihtiyacı farklıdır. Tek bir genel itiraz metni bütün yolların şartlarını karşılamaz. Somut hak ve kullanım belirlenerek istenen sonuç açıkça ifade edilmelidir.

Ana hukuki kaynak 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun güncel resmî metnidir. Özellikle 5, 17, 18, 25, 40, 44–48. maddeler birlikte okunmalıdır. Güncel tescil kaydı ve Bülten belgesiyle desteklenen bu inceleme, önceki hakkın ne olduğunu ve sonraki talebin hangi sınırı aştığını gösterir. Kanuni şartlar karşılanmadan sırf tescil belgesi veya uzun kullanım üzerinden kesin başarı sonucu çıkarılamaz.

Sık sorulan sorular

Coğrafi işaret tescili eski markayı otomatik kaldırır mı?

Hayır. SMK m.48/2, coğrafi işaret korunmadan önce iyiniyetle tescil edilmiş veya kullanım hakkı iyiniyetle kazanılmış marka için özel koruma getirir. Tarih, hak kazanma ve iyiniyet birlikte incelenir.

Coğrafi işaretten sonra çatışan marka başvurusu yapılırsa ne olur?

SMK m.48/1’deki koşullarda başvuru reddedilir. Tescilli coğrafi işaret içeren işaretler ayrıca m.5/1-i kapsamındadır. Başvurunun işareti ve mal hizmet kapsamı birlikte değerlendirilir.

Çatışan marka tescil edilmişse idari olarak hemen silinir mi?

m.48/1 tescil edilmiş markanın dava yoluyla hükümsüz kılınmasını düzenler. Başvurudaki engel ve talep kapsamı mahkemeye sunulur; dava açılması sicil kaydını aynı gün kendiliğinden kaldırmaz.

Önceki marka sahibi yeni coğrafi işarete itiraz edebilir mi?

SMK m.48/3’teki şartlarla edebilir. Markanın itibarı, ünü ve kullanım süresi dikkate alınarak marka varlığına zarar veya gerçek kaynakta yanıltıcılık açıklanmalıdır; yalnız benzer kelime bulunması yeterli kabul edilmez.

Coğrafi işaret başvurusuna itiraz kaç aydır?

SMK m.40/2 uyarınca Bülten yayımından itibaren üç aydır. Gerekçeli yazılı itiraz ile ücret ve ödeme bilgisi koşulları süresinde yerine getirilmelidir.

Marka başvurusuna da üç ay içinde mi itiraz edilir?

Hayır. SMK m.18 kapsamında marka başvurusunun yayımına itiraz süresi iki aydır. İki farklı sicil işleminin süreleri birbirine taşınmamalıdır.

Tescil ettirenin muvafakati coğrafi işaret engelini kaldırır mı?

m.5/3’teki noter onaylı muvafakat yalnız m.5/1-ç için düzenlenmiştir. Bu hüküm tescilli coğrafi işarete ilişkin i bendini kaldıran genel izin olarak uygulanamaz.

Yoğun kullanım her marka ret nedenini aşar mı?

Hayır. m.5/2’nin kullanımla ayırt edicilik istisnası b, c ve d bentleriyle sınırlıdır. Coğrafi işaret engelinin her durumda reklam veya satış hacmiyle aşılacağı sonucu çıkarılamaz.

Ambalajda işletme markası ve coğrafi işaret birlikte bulunabilir mi?

Ürün m.46’daki tescil şartlarını sağlıyorsa coğrafi işaret kullanımı bu hükme dayanır; işletme markası ayrı ticari kaynak işlevi görür. Bu durum iki ibarenin tek bileşik marka olarak tesciliyle aynı işlem değildir.

Ticaret unvanında aynı ad varsa bütün kullanımlar serbest mi?

Hayır. m.47 ad ve unvanın halkı yanıltıcı olmayan kullanımını düzenler. Kullanımın gerçek niteliği ve yanıltıcılık şartı ayrıca değerlendirilir; unvan belgesi sınırsız kullanım izni değildir.

İstanbul ve Mersin ofisleri

İstanbul · Polaris Plaza

Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbul

İstanbul ofisi ve randevu

Mersin · Profit İş Merkezi

İhsaniye Mahallesi, 4903. Sokak, Profit İş Merkezi No:23, Kat:3, Daire:14, 33070 Akdeniz/Mersin

Mersin ofisi ve randevu

Sorunuzu iletin



    Sorunuzu kısaca yazın. Lütfen kimlik numarası, belge veya hassas kişisel bilgi paylaşmayın. KVKK Aydınlatma Metni

    Hukuki konu hakkında iletişim

    İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

    Telefonla Araİletişim Bilgileri

    tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

    Yazar Bilgisi

    , Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

    İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

    Telefon WhatsApp