B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Çok Sanıklı Ceza Davasında Yargılama Giderleri Nasıl Paylaştırılır? CMK 326

İştirak hâlinde işlenen suçtan mahkûm edilen sanıklara, sebebiyet verdikleri yargılama giderleri ayrı ayrı yükletilir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 326/2. maddesi bu kuralı açıkça düzenler. Aynı dosyada yargılanmak, oluşan her masraftan bütün sanıkların aynı şekilde sorumlu olduğu anlamına gelmez. Giderin hangi işlem için yapıldığı ve hangi kişiyle bağlantılı olduğu belirlenmelidir.

Aynı maddenin birinci fıkrası başka bir ayrım getirir: Birden fazla suçtan yargılanıp bunların yalnız bir kısmından mahkûm olan kişi, beraat ettiği suçların duruşmasının gerektirdiği giderleri ödemez. Böylece gider hesabında hem kişi hem suç yönünden değerlendirme gerekir. Bu yazı, çok sanıklı veya birden fazla suç içeren dosyalarda giderin paylaştırılmasına odaklanır; avukatlık ücret tarifesi ya da genel harç ödeme rehberi değildir.

Çok sanıklı ceza dosyasında hüküm sonucu, gider kapsamı, işlem bağlantısı ve kişi bazında miktar belirlenmesi
Sanık sayısı tek başına eşit paylaştırma formülü değildir.

CMK 326 aynı dosyada hangi iki ayrımı kurar?

CMK 326/1, aynı kişinin birden çok suç nedeniyle yargılanmasını esas alır. Dosyada mahkûmiyet bulunması, beraat edilen diğer suçların duruşması için yapılmış giderlerin de o kişiye yüklenmesini sağlamaz. Her suç yönünden hüküm sonucu ile o suçun yargılanması için yapılan harcama birlikte değerlendirilir. Kısmi beraatin gider hesabına etkisi bu bağlantı üzerinden belirlenir.

CMK 326/2 ise aynı suça iştirak eden ve mahkûm edilen birden fazla kişinin gider sorumluluğunu düzenler. Burada ölçüt, her kişinin sebebiyet verdiği giderdir. Sanık sayısının fazla olması tek başına giderlerin eşit veya tümüyle ortak olduğunu göstermez. Aynı dosyada bir sanık için yapılmış işlemle bütün sanıklar bakımından ortak yürütülmüş işlem ayırt edilir.

İki fıkra aynı dosyada birlikte önem taşıyabilir. Kişi yönünden mahkûmiyet kararı bulunduğu hâlde suçların bir kısmında beraat varsa önce hangi giderin beraat edilen suçla ilgili olduğu belirlenir. Ardından kalan giderler bakımından kişisel ve ortak bağlantı değerlendirilir. Yalnız toplam masrafı sanık sayısına bölmek bu iki kanuni incelemenin yerine geçmez.

Hüküm sonuçlarının listelenmesi bu nedenle yalnız ceza miktarını görmek için yapılmaz. Her sanık ve her suç yönünden kurulan sonuç, gider hesabının hukuki dayanağını oluşturur. Bir kişinin dosyada sanık olarak bulunması ile belirli bir harcamadan sorumlu tutulması arasında ayrıca kanunun aradığı ilişki kurulmalıdır.

Paylaştırmadan önce hangi tutarın yargılama gideri olduğu belirlenir?

CMK 324/1; harçları, tarifesine göre ödenmesi gereken avukatlık ücretlerini, soruşturma ve kovuşturmada yargılamanın yürütülmesi amacıyla Hazine tarafından yapılan harcamaları ve tarafların ödemelerini yargılama gideri kapsamında düzenler. Çok sanıklı dosyada paylaştırma yapılmadan önce, hesaplanan tutarın bu kapsama giren gerçek bir gider olup olmadığı belirlenmelidir.

Giderin dosyada görünmesi ile belirli sanığa yükletilebilmesi aynı soru değildir. Önce giderin niteliği ve miktarı, sonra sorumlusu incelenir. Kamu bütçesinden ilk ödeme yapılmış olması gideri mutlaka Hazine üzerinde bırakmaz. Buna karşılık her kamu harcamasının bütün sanıklardan tahsil edileceği sonucu da çıkarılamaz. CMK 325–327 arasındaki özel ayrımlar uygulanmalıdır.

Avukatlık ücretleri bakımından görevlendirmenin dayanağı ve ücretsiz müdafi yardımına ilişkin kurallar ayrıca önemlidir. Sitedeki CMK müdafi ücretinin yargılama gideri niteliği bu konuyu ayrı olarak inceler. Buradaki paylaştırma hesabı, bir ücret kaleminin önceden sanığa yükletilebilir olduğu varsayımıyla başlatılmamalıdır. Hukuken yükletilemeyecek gider sonradan sanıklar arasında bölünerek yükletilebilir hâle gelmez.

Dosyadaki ödeme emri, bilirkişi ücret kararı veya tebligat kaydı giderin hangi işlem için oluştuğunu gösterir. Aynı işlem için tutarın birden fazla kez hesaba alınıp alınmadığı da denetlenir. Hesabın başlangıcındaki kapsam veya mükerrerlik hatası, daha sonra doğru oran kullanılsa bile nihai sonucun hatalı çıkmasına neden olur.

Kişiye özgü gider ile ortak gider nasıl ayırt edilir?

CMK 326/2’nin sebebiyet ölçütü, harcamayı doğuran işlemin kapsamının belirlenmesini gerektirir. Bir kişiye yöneltilmiş tebligatın muhatabı, bir bilirkişi incelemesinin konusu ve bir tanığın hangi olaya ilişkin dinlendiği bu bakımdan anlam taşır. Gider belgesinin yalnız başlığına bakılarak kişisel veya ortak nitelik kararı verilemez.

Bilirkişi incelemesi aynı maddi olayı ve birden fazla sanık yönünden ortak delili ele alıyorsa incelemenin kapsamı görülmelidir. Buna karşılık rapor yalnız belirli sanığın fiiliyle bağlantılı teknik bir soruyu yanıtlıyorsa bu ilişkinin ayrıca açıklanması gerekir. Tek rapor hazırlanmış olması giderin mutlaka bütün dosyaya ait olduğunu; raporda birden fazla isim geçmesi de masrafın eşit doğduğunu tek başına göstermez.

Tebligat giderinde muhatap, işlemin amacı ve gerçekleştirilen gönderim belirlenebilir. Tanık veya keşif giderinde ise ilgili delilin hangi fiile ve hangi sanıklara ilişkin olduğu incelenir. Bir giderin kişiye özgü bölümünün ayrılabildiği durumda, o tutarın tüm dosyanın ortak toplamına eklenmesi CMK 326/2’deki ayrı yükletme kuralını etkisiz bırakır.

Ortak giderin belirlenmesi, giderin her sanığa tam tutarla tekrar yüklenmesi anlamına gelmez. Harcama tekse hesabın toplamı da bu gerçek tutarı esas almalıdır. Mahkemenin belirlediği dağılımda ortak tutarın kaç defa hesaba yazıldığı, kişisel giderlerin ortak tutara karışıp karışmadığı ve toplamın ödeme kayıtlarıyla uyuşup uyuşmadığı birlikte denetlenir.

Bütün masraf eşit bölünebilir veya müteselsilen istenebilir mi?

CMK 326/2’nin metni, iştirak hâlinde mahkûm edilenlere sebebiyet verdikleri giderlerin ayrı ayrı yükletilmesini ister. Bu nedenle hiçbir gider ayrımı yapılmadan toplamın otomatik eşit bölünmesi, kişisel giderlerin farklılığını gözden kaçırır. Eşitlik, dosyadaki işlem bağlantısı incelenmeden uygulanacak genel bir başlangıç formülü değildir.

Müteselsil sorumlulukta borcun tamamının sorumlulardan birinden talep edilebilmesi söz konusudur. CMK 326/2’deki ayrı yükletme kuralı, iştirak eden sanıkların bütün giderden doğrudan müteselsil sorumlu tutulduğu bir düzenleme değildir. Hükümde kullanılan sorumluluk ifadesi bu yüzden yalnız biçimsel bir kelime seçimi olarak görülemez; kimin ne kadar borçlu olduğunu etkiler.

Hukuk yargılamasında 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 326/3. maddesi, aleyhine hüküm verilen birden fazla kişinin giderler bakımından paylaştırma veya müteselsil sorumluluğunu ayrıca düzenler. Aynı madde numarasının bulunması iki kanunun aynı sonucu öngördüğü anlamına gelmez. Sitedeki HMK 326 yargılama gideri rehberi hukuk davalarına ilişkindir.

Ceza dosyasında giderin dağıtılması CMK’daki hüküm üzerinden yapılmalıdır. Hukuk davasındaki bir gider hükmünün ceza kararına aynen aktarılması, uygulanacak kanunla bağdaşmaz. Başvuruda da yalnız “326. maddeye aykırılık” denilmemeli; hangi kanunun hangi fıkrasının, hangi gider veya sorumluluk ifadesi yönünden ihlal edildiği açıkça gösterilmelidir.

Bir sanık bazı suçlardan beraat etmişse gider hesabı nasıl değişir?

CMK 326/1, beraat edilen suçların duruşmasının gerektirdiği giderler bakımından açık bir sorumsuzluk düzenler. Kişinin başka bir suçtan mahkûm olması bu korumayı ortadan kaldırmaz. Hükmün yalnız son sayfasındaki toplam ceza üzerinden gider hesabı yapılamaz; her isnat yönünden beraat veya mahkûmiyet sonucu ayrı okunmalıdır.

Giderin beraat edilen suçla ilgisi, o gideri doğuran araştırma veya duruşma işlemiyle belirlenir. Yalnız beraatle sonuçlanan isnadı açıklığa kavuşturmak için yapılan inceleme ile birden çok isnat bakımından kullanılan ortak inceleme birbirinden ayrılır. Kanun, her beraat için toplam giderden otomatik belirli bir yüzde düşülmesini düzenlemez. İncelenen suçların sayısı tek başına harcama oranını göstermez.

Aynı suç adı altında birden fazla fiilin yargılanması da hüküm sonuçlarının dikkatle okunmasını gerektirir. Gider hesabında yalnız suçun başlığına bakılması, hangi fiilin mahkûmiyetle sonuçlandığını gizleyebilir. Karar fıkrası, iddianamedeki olaylar ve ilgili harcama birlikte eşleştirilmelidir. Böylece beraat edilen bölümün gideri başka bir mahkûmiyetin içine taşınmaz.

İtirazın somut dayanağı, beraat kararının varlığından ibaret değildir. Hangi tutarın beraat edilen suçun duruşması için doğduğu da gösterilir. CMK 326/1 kapsamındaki bu bağlantı ortaya konulduğunda talep, dosyanın tamamındaki masrafa yönelik belirsiz itiraz yerine belirli bir gider kaleminin çıkarılması üzerinde kurulabilir.

Sanıklardan biri beraat edip diğeri mahkûm olursa ne olur?

Aynı dosyadaki sanıklar hakkında farklı sonuçlar verilmesi, her kişi için ayrı gider rejiminin uygulanmasını gerektirir. CMK 325/1 mahkûmiyet veya güvenlik tedbirine mahkûmiyet hâlindeki genel kuralı düzenler. CMK 327/1 ise beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilen kişinin yalnız kendi kusurundan ileri gelen giderleri ödemeye mahkûm edileceğini belirtir.

Bu nedenle beraat eden kişinin ismi, yalnız dosyada başka mahkûmiyet bulunduğu gerekçesiyle ortak borçlular arasında gösterilemez. Beraat eden bakımından yükletilen bir gider varsa bunun kendi kusurundan doğduğu ayrıca açıklanmalıdır. “Bütün sanıklar” biçimindeki toplu ifade, kişiler arasındaki hüküm farkını ortadan kaldırmaz.

CMK 327/2, beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilen kişinin önceden ödemek zorunda kaldığı giderlerin Hazine tarafından üstlenilmesini düzenler. Önceden ödeme yapılmış olması nihai sorumluluğun kesinleştiği anlamına gelmez. Gider hesabında kişinin yaptığı ödeme ile mahkemenin hangi gideri üzerinde bıraktığı ayrı belirlenir.

Bir sanığın beraati diğer bütün sanıkların giderden kurtulması sonucunu da doğurmaz. Her kişi bakımından kendi hüküm sonucu ve giderle ilişkisi esas alınır. Dosyanın tek numarası bulunması, sorumluluğun tek ve bölünmez olduğu anlamına gelmez; CMK 326 ve 327 bu ayrımı kurmak için birlikte okunmalıdır.

Sanık lehine sonuçlanan araştırmanın gideri nasıl ele alınır?

Mahkûmiyet bulunan dosyada da her araştırmanın gideri aynı şekilde değerlendirilmez. CMK 325/3, yargılamanın değişik aşamalarında yapılan araştırma veya işlemlerin sonucu sanık lehine ortaya çıktığında özel bir düzenleme getirir. Bu giderlerin sanığa yüklenmesinin hakkaniyete aykırı olduğu anlaşılıyorsa mahkeme bunları kısmen veya tamamen Hazineye yükler.

Bu hükmün uygulanması için belirli bir araştırma veya işlem ve bunun sanık lehine sonucu ortaya konulmalıdır. Yalnız savunma yapmış olmak veya mahkûmiyeti kabul etmemek, bütün giderlerin Hazineye bırakılması için aynı gerekçe değildir. Hangi incelemenin neyi ortaya çıkardığı ve giderin neden sanık üzerinde kalmaması gerektiği açıklanır.

CMK 325/3 ile 326/1 de birbirinin aynısı değildir. Birincisi, sanık lehine sonuçlanan araştırmanın gideri ve hakkaniyet değerlendirmesine ilişkindir. İkincisi, beraat edilen suçların duruşmasının gerektirdiği giderlerden sorumlu olmamayı düzenler. Talepte doğru hükmün seçilmesi, istenen sonucun hangi kanuni koşula bağlandığını görünür kılar.

Paylaştırmaya hiç alınmaması gereken giderler var mıdır?

CMK 324/5, Türkçe bilmeyen veya engelli şüpheli, sanık, mağdur ya da tanık için görevlendirilen tercümanın giderlerini yargılama gideri saymaz ve bu giderleri Hazineye yükler. Kanunun bu kapsamda dışarıda bıraktığı tutarın, ortak masraf başlığı altında diğer sanıklara paylaştırılması doğru bir yöntem değildir. Önce giderin kanuni niteliği korunmalıdır.

Bu istisnanın uygulanmasında görevlendirmenin nedenine bakılır. Her çeviri işlemini veya kişinin tercihine bağlı her tercüman giderini aynı hükme sokmak mümkün değildir. Dosyada tercümanın hangi usulî ihtiyaç nedeniyle görevlendirildiği belirlenir. Çok sanıklı dosyada bir kişinin dil veya engellilik nedeniyle ihtiyaç duyduğu yardım, diğer kişiler için genel bir masraf borcuna dönüştürülemez.

CMK 324/4 ayrıca devlete ait giderlerin kanunda işaret edilen terkin tutarlarından az olması hâlini düzenler. Güncel parasal sınır hesap yapılırken kendi mevzuatından doğrulanmalıdır. Eski yıllara ait sabit tutarı karar tarihini incelemeden kullanmak paylaştırma hatası doğurur. Bu yazıda değişken parasal eşik yerine kanunun gerektirdiği kapsam ayrımı esas alınmıştır.

Gider hükmünde kişi, kalem ve miktar neden açık olmalıdır?

CMK 324/2, hüküm ve kararda yargılama giderlerinin kimlere yükletileceğinin gösterilmesini ister. Üçüncü fıkra, gider miktarı ile bir tarafın diğerine ödeyeceği miktarın mahkeme başkanı veya hâkim tarafından belirlenmesini düzenler. Bu iki hüküm birlikte, gider hesabının yalnız bir toplam rakamdan ibaret olmamasını gerektirir.

Çok sanıklı dosyada hangi kişinin ne kadar borçlu olduğunun anlaşılması için kişisel kalemler, ortak gider hesabı ve varsa Hazine üzerinde bırakılan bölüm ayrılmalıdır. Mahkemenin belirlediği miktarların toplamı dosyadaki gerçek giderle karşılaştırılmalıdır. Aynı ortak giderin her kişiye tam olarak yüklenmesi, tek harcamanın birden fazla kez tahsiline yol açacak bir belirsizlik yaratır.

Kararda “giderler sanıklardan alınır” denilmesi, kişi ve miktar ilişkisi anlaşılmıyorsa uygulamada sorun doğurur. Hangi işlemin kimle bağlantılı olduğu gösterilmeden yalnız isim sıralamak da dağıtım gerekçesinin yerini tutmaz. Denetlenebilir gider hükmü, giderin hukuki dayanağını ve sorumlu kişiyi birlikte ortaya koymalıdır.

Sanıklardan biri hüküm kesinleşmeden ölürse gideri mirasçılara geçer mi?

CMK 325/4 açık bir sınır getirir: Hüküm kesinleşmeden sanık ölürse mirasçılar giderleri ödemekle yükümlü tutulmaz. Çok sanıklı dosyada ölüm meydana geldiğinde ilgili sanık bakımından hükmün kesinleşip kesinleşmediği bu yüzden belirlenmelidir. Mirasçıların kim olduğunun bilinmesi, kanunun dışarıda bıraktığı gider yükünü onlara aktarmaya yeterli değildir.

Ölen sanığın giderini, yalnız tahsil edilemediği gerekçesiyle diğer sanıklara eklemek de CMK 326/2’deki sebebiyet ilişkisini gözden kaçırır. Her yaşayan sanığın hangi giderden sorumlu olduğu kendi işlem bağlantısıyla belirlenmelidir. Bir kişinin artık dosyayı takip edememesi, başka kişinin daha önce sebep olmadığı kişisel harcamadan sorumlu hâle geldiği anlamına gelmez. Ortak gider değerlendirmesi ise gerçek işlem kapsamı ve ilgili hüküm üzerinden yürütülür.

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 64/2. maddesi, ölümden önce kesinleşmiş müsadere ve yargılama giderlerine ilişkin hükmün infaz olunacağını düzenler. Dolayısıyla ölümün her aşamada bütün gider hükümlerini ortadan kaldırdığı söylenemez. CMK 325/4 hüküm kesinleşmeden gerçekleşen ölümü; TCK 64/2 ise ölümden önce kesinleşmiş gider hükmünü ayrı sonuçlarla ele alır.

Bu ayrım, kararda yalnız ölüm tarihinin yazılmasını yeterli kılmaz. İlgili kişi hakkındaki hükmün kesinleşme durumu ve gider hükmünün kapsamı da belirlenmelidir. Dosyada başka sanıklar yönünden kanun yolu incelemesinin sürmesi, ölen kişi hakkındaki kararın hukuki durumunu tek başına açıklamaz. İnceleme, ilgili kişi ve hüküm üzerinden yapılır.

Hatalı paylaştırmaya karşı başvuruda ne gösterilmelidir?

Gider hükmüne yönelik hukuka aykırılık, kararın tabi olduğu kanun yolu ve süre çerçevesinde ileri sürülür. Esas hakkındaki hüküm ile gider bölümü aynı kararda bulunduğundan, yalnız ödeme yazısının gelmesini beklemek başvuru süresini koruyan bir yöntem değildir. Hangi kararın ne zaman bildirildiği ve hangi başvuru yolunun açık olduğu belirlenmelidir.

Başvuruda öncelikle hatalı görülen gider cümlesi ve tutar gösterilir. Ardından hata, CMK 326/1 kapsamında beraat edilen suçun giderinin yüklenmesi; 326/2 kapsamında kişisel giderin herkese dağıtılması veya ayrı yükletme yerine toplu sorumluluk kurulması gibi ilgili hukuki temelle eşleştirilir. Salt masrafın fazla olduğunu söylemek hesabın hangi bölümünün değişmesi gerektiğini açıklamaz.

CMK 330, kanun yolu aşamasından doğan giderleri ayrıca düzenler. Başvurunun geri alınması veya reddi nedeniyle doğan giderler ile istemin kısmen kabulünde mahkemenin uygun gördüğü bölüştürme, ilk derece gider hesabından ayrı ele alınır. Kanun yolu başvurusu yapılması, önceki bütün giderlerin kendiliğinden Hazineye geçmesi sonucu doğurmaz.

CMK 330/1, kanun yoluna Cumhuriyet savcısı başvurmuşsa sanığın ödemek zorunda bulunduğu bu aşamaya ilişkin giderlerin Hazineye yükletilmesini ayrıca düzenler. Başvuruyu kimin yaptığı bu nedenle gider hesabının bir unsurudur. Aynı maddenin ikinci fıkrasında istemin kısmen kabulünde mahkemenin uygun gördüğü bölüştürme yer alır. Başvuranların ve başvuru sonuçlarının farklı olduğu çok sanıklı dosyada tek bir toplamın bütün kişilere aynı şekilde aktarılması yerine bu ayrımlar da incelenmelidir. İlk derece giderleriyle yalnız kanun yolu nedeniyle doğan yeni giderler ayrı tutulur.

Doğru gider hesabında hangi sıra izlenir?

İlk adım, her sanık ve her suç yönünden verilen sonucu belirlemektir. İkinci adım, gider kayıtlarını işlemin konusu ve muhatabıyla eşleştirmektir. Üçüncü adım, kanunen sanığa yükletilmeyen giderleri ayırmaktır. Bundan sonra kişisel ve ortak giderlerin dağılımı ile beraat edilen suçların giderleri değerlendirilebilir. Bu sıra, toplamı önce bölüp hukuki dayanağı sonradan arama hatasını önler.

Hesapta ortaya çıkan her farklılık aynı tür hata değildir. Yanlış giderin kapsama alınması, doğru giderin yanlış kişiye yüklenmesi ve toplamın aritmetik olarak yanlış hesaplanması ayrı açıklanmalıdır. Talep edilen düzeltme de bu ayrımla uyumlu kurulmalıdır. Bir giderin tamamen çıkarılması ile kişiler arasındaki dağılımının değiştirilmesi farklı sonuçlar doğurur.

CMK 326’nın amacı, ceza dosyasındaki gider yükünü somut yargılama ilişkisiyle bağlamaktır. Mahkûmiyet bulunan her dosyada bütün giderin herkese aynı biçimde yüklenmesi yerine, kanunun kişi ve suç ayrımları uygulanır. Böylece beraat edilen bölüm, başkasının sebebiyet verdiği harcama ve ortak işlem gideri tek bir belirsiz toplam içinde kaybolmaz.

Sık sorulan sorular

Çok sanıklı ceza davasında masraflar otomatik eşit bölünür mü?

Hayır. CMK 326/2, iştirak hâlinde mahkûm edilenlere sebebiyet verdikleri giderlerin ayrı ayrı yükletilmesini düzenler. Kişiye özgü gider ile ortak işlem gideri belirlenmeden toplamın sanık sayısına bölünmesi, kanunun aradığı bağlantıyı kurmaz. Hangi harcamanın kime ilişkin olduğu incelenmelidir.

Aynı suçtan mahkûm olan sanıklar bütün giderden müteselsilen sorumlu mudur?

CMK 326/2 böyle bir genel müteselsil sorumluluk kurmaz; sebebiyet verilen giderlerin ayrı ayrı yükletilmesini ister. Hükümde borçlu kişi ve miktar anlaşılmalıdır. Hukuk davalarındaki HMK 326/3 düzenlemesi, ceza dosyasındaki farklı hükmün yerine aynen uygulanamaz.

Bazı suçlardan beraat eden sanık bütün dosya giderini öder mi?

CMK 326/1 uyarınca kişi, beraat ettiği suçların duruşmasının gerektirdiği giderleri ödemez. Başka suçtan mahkûmiyet bu ayrımı kaldırmaz. Hangi harcamanın beraat edilen isnatla ilgili olduğu gösterilmelidir. Suç sayısına göre otomatik yüzde hesabı yapılacağına dair genel bir kural bulunmaz.

Sanıklardan birinin beraati diğerlerinin gider borcunu kaldırır mı?

Hayır. Her kişi bakımından hüküm sonucu ve giderle bağlantı ayrı değerlendirilir. Beraat eden için CMK 327, mahkûm edilen için CMK 325 ve bağlantılı giderlerde 326 uygulanır. Aynı dosyada bulunmak kişilerin farklı hukuki sonuçlarını tek bir gider rejiminde birleştirmez.

Beraat eden sanığa hiç gider yüklenemez mi?

CMK 327/1, beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilen kişinin yalnız kendi kusurundan ileri gelen giderleri ödemesini düzenler. Bu nedenle mutlak gider bağışıklığı yoktur. Ancak başka sanığın mahkûmiyeti, beraat eden kişiye bütün dosya giderinin yüklenmesi için gerekçe değildir.

Sanık lehine çıkan bilirkişi incelemesinin gideri ne olur?

CMK 325/3 kapsamında araştırma sonucu sanık lehineyse ve gideri sanığa yüklemek hakkaniyete aykırıysa mahkeme gideri kısmen veya tamamen Hazineye yükler. Hangi araştırmanın hangi sonucu doğurduğu açıklanmalıdır. Her bilirkişi giderinin yalnız savunma talebiyle Hazineye geçmesi söz konusu değildir.

Dil bilmeyen sanığın zorunlu tercüman gideri diğer sanıklara dağıtılır mı?

CMK 324/5 kapsamındaki Türkçe bilmeyen veya engelli kişiler için görevlendirilen tercüman gideri yargılama gideri sayılmaz ve Hazinece karşılanır. Bu tutar ortak gider toplamına eklenerek diğer sanıklara yüklenemez. Görevlendirmenin gerçekten bu kanuni kapsamda bulunup bulunmadığı ayrıca belirlenir.

Gider miktarını ve borçluları kim belirler?

CMK 324/2 uyarınca hüküm ve kararda giderlerin kimlere yükletildiği gösterilir. Üçüncü fıkraya göre gider miktarını mahkeme başkanı veya hâkim belirler. Çok sanıklı dosyada yalnız toplam rakam değil, hangi kişinin hangi tutardan sorumlu olduğunun da anlaşılması gerekir.

Gider paylaşımı hatası nasıl açıklanmalıdır?

İlgili kararın kanun yolu ve süresi içinde hatalı gider kalemi, tutarı ve sorumlusu gösterilir. Beraat edilen suçun gideri için CMK 326/1, kişisel giderin yanlış dağılımı için 326/2 dayanağı açıklanır. Yalnız toplamın yüksek olduğunu söylemek somut hatayı göstermez.

İstinafa başvurunca giderler kendiliğinden Hazineye geçer mi?

Hayır. Kanun yolu aşamasında oluşan giderler CMK 330 kapsamında ayrıca değerlendirilir. Başvurunun geri alınması, reddi veya kısmen kabulü farklı sonuçlar doğurur. Başvuru yapılması ilk derece mahkemesinin gider hükmünü kendiliğinden ortadan kaldıran veya tüm masrafı Hazineye aktaran bir işlem değildir.

Başvuru ve dosya hazırlığı

Çok sanıklı ceza dosyalarında gider hükmü; her sanığa ilişkin sonuç, bilirkişi ve tebligat kayıtları, beraat edilen isnatlar ve ortak masraf hesabıyla birlikte incelenir. Bakırcı Avukatlık, İstanbul ve Mersin ofisleri üzerinden Mersin merkezli Türkiye geneli dosya takibi yürütür. Gider hükmünün kanun yolu bakımından değerlendirilmesi için iletişim sayfasını kullanabilirsiniz.

Resmî kaynaklar ve mevzuat

Mevzuat kontrol tarihi: 24 Ekim 2026.

İlgili hukuk rehberleri

İstanbul ve Mersin ofisleri

İstanbul · Polaris Plaza

Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbul

İstanbul ofisi ve randevu

Mersin · Profit İş Merkezi

İhsaniye Mahallesi, 4903. Sokak, Profit İş Merkezi No:23, Kat:3, Daire:14, 33070 Akdeniz/Mersin

Mersin ofisi ve randevu

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp