B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Gösterilen Delilden Tek Taraflı Vazgeçilebilir mi? HMK 196 | 2026

Kısa ve net cevap: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 196. maddesine göre bir delili gösteren taraf, karşı tarafın açık izni olmadıkça o delile dayanmaktan vazgeçemez. Kanun “itiraz etmemeyi” değil açık izni arar. Bu nedenle delil bildiren tarafın sonradan “bu delili geri çekiyorum” demesi tek başına yeterli değildir. Kural; belge, tanık ve tarafça dayanılan diğer deliller bakımından ispat sürecinin güvenilirliğini korur.

HMK 196’nın açık kuralı nedir?

HMK m.196 tek cümleyle önemli bir sınır getirir: “Delil gösteren taraf, karşı tarafın açık izni olmadıkça, o delile dayanmaktan vazgeçemez.” Hüküm, delil bir kez yargılamaya bildirildikten sonra onu yalnız gösteren tarafın tasarrufunda görmez. Karşı taraf da o delilin incelenmesinden yararlanabilir ve savunmasını buna göre kurabilir.

Bu nedenle delilin sahibi kavramı yerine “delili gösteren taraf” ifadesi kullanılır. Bir belgeyi davacı sunmuş olabilir; ancak belge davalı lehine de sonuç doğurabilir. Tanığı davalı göstermiş olabilir; tanığın anlatımı davacı iddiasını destekleyebilir. İspat aracı yargılamaya girdikten sonra sonuç yalnız delili sunanın kontrolünde değildir.

HMK 196, delilin zorla her durumda inceleneceği anlamına da gelmez. Delilin ilgisiz, gereksiz veya hukuken kullanılamaz olması gibi ayrı usul sebepleri varsa mahkeme bunları kendi hükümlerine göre değerlendirir. Maddenin konusu, tarafın kendi iradesiyle delile dayanmaktan vazgeçmesidir.

Delilden tek taraflı vazgeçme neden sınırlandırılmıştır?

Medeni yargılamada taraflar iddia ve savunmalarını belirli vakıalara ve delillere göre kurar. Karşı taraf, bildirilen delili görerek karşı delil sunabilir, belgenin içeriğine ilişkin açıklama yapabilir veya tanığa yöneltilecek soruları hazırlayabilir. Delilin sonradan tek taraflı olarak ortadan kaldırılması, bu usuli güveni bozar.

Kural aynı zamanda çelişkili davranışı sınırlar. Bir taraf önce belirli bir belge veya tanığın uyuşmazlığı aydınlatacağını söyleyip mahkemeden bunun incelenmesini istedikten sonra, sonuç kendisi bakımından elverişsiz görünmeye başladığında delili tek taraflı biçimde geri çekemez. Karşı taraf açıkça izin verirse ortak irade oluşur ve vazgeçme mümkün hâle gelir.

İspat yargılamasının amacı sadece bir tarafın lehine malzeme üretmek değildir. Mahkeme, usulüne uygun biçimde yargılamaya giren delilleri kanundaki değerlendirme kurallarıyla inceler. HMK 196 bu ortak yargılama alanını korur.

Karşı tarafın açık izni ne demektir?

Kanun özellikle “açık izin” arar. İzin beyanı hangi delile ilişkin olduğunu ve vazgeçmeye muvafakat edildiğini tereddütsüz göstermelidir. Duruşma tutanağına “davacının X tarihli belge delilinden vazgeçmesine açıkça muvafakat ediyoruz” şeklinde geçirilen beyan veya aynı açıklıkta yazılı dilekçe buna örnektir.

Dosyada birden fazla delil varsa izin beyanı da belirli olmalıdır. “Delillerden vazgeçmesine itirazımız yok” gibi kapsamı belirsiz bir ifade, hangi tanık veya belgenin dışarıda bırakılacağı konusunda yeni uyuşmazlık yaratabilir. Delilin adı, tarihi, sıra numarası veya tanık adı belirtilerek işlem somutlaştırılmalıdır.

Açık izin bir irade açıklamasıdır. Mahkeme bu iradenin varlığını ve kapsamını tutanaktan veya dilekçeden tespit eder. Kanun karşı tarafın açık iznini aradığı için mahkemenin tek başına “vazgeçmeyi uygun bulması” bu şartın yerine geçmez.

Karşı tarafın susması veya itiraz etmemesi izin sayılır mı?

Hayır. HMK 196’nın “açık izin” ifadesi, susmanın veya yalnız itiraz etmemiş olmanın yeterli olmadığını gösterir. Vazgeçme talebi karşısında diğer tarafın sessiz kalması, onun delilin inceleme dışı bırakılmasını kabul ettiği anlamına gelmez. Olumlu ve belirli bir muvafakat beyanı gerekir.

Bu ayrım duruşma tutanağında özellikle önemlidir. Tutanakta “davalı itiraz etmedi” yazması ile “davalı delilden vazgeçmeye açıkça izin verdi” yazması aynı değildir. HMK 196 bakımından ikinci kayıt kanuni şartı açık biçimde gösterir.

Karşı tarafın izin verip vermediği sorulmadan delilin sırf gösteren tarafın beyanıyla inceleme dışı bırakılması, hükme etkili olması hâlinde kanun yolu tartışmasına neden olabilir. Bu nedenle mahkeme ve taraflar vazgeçme anında açık izin unsurunu görünür biçimde kaydetmelidir.

Belge delilinden vazgeçilebilir mi?

Tarafın dosyaya sunduğu veya kurumdan getirtilmesini istediği belge, HMK 196 kapsamındaki delil olabilir. Belge yargılamaya bildirildikten sonra, karşı taraf açıkça izin vermedikçe delili gösteren taraf tek başına o belgeye dayanmaktan vazgeçemez. Belgenin aleyhe sonuç doğurması bu kuralı değiştirmez.

Belgenin aslını dosyadan geri almak ile delilden vazgeçmek de aynı şey değildir. Bazı durumlarda aslın iadesi için usul işlemi yapılabilir; ancak dosya kaydı, suret ve belgenin daha önce sunulduğuna ilişkin bilgiler ayrı usul kurallarına tabidir. Tarafın “belgeyi geri aldım, artık yok sayılmalı” yaklaşımı HMK 196 sistemine uymaz.

Belgenin sahte olduğu, hukuka aykırı elde edildiği veya uyuşmazlıkla ilgisiz bulunduğu yönündeki itiraz ise başka bir konudur. Bu itiraz, delilden iradi vazgeçme değil, delilin kabul edilebilirliği veya ispat değeri hakkında hukuki değerlendirme talebidir.

Tanık delilinden vazgeçme nasıl değerlendirilir?

Tanık da tarafça gösterilen bir delildir. Tanık listesinde usulüne uygun bildirilen ve dinlenmesine karar verilen tanıktan vazgeçme talebi HMK 196’nın açık izin kuralına tabidir. Karşı taraf tanığın dinlenmesinde hukuki yarar görebilir; bu nedenle tanığı ilk gösteren tarafın tek taraflı iradesi yeterli değildir.

Tanığın dinlenmesinin fiilen imkânsızlaşması ile iradi vazgeçme birbirinden ayrılmalıdır. Tanığın ölümü, adresinin bütün araştırmalara rağmen bulunamaması veya kanunda düzenlenen başka engeller, tarafın “vazgeçmesi” değildir. Bu hâller tanık deliline ilişkin özel hükümler çerçevesinde değerlendirilir.

Tanık dinlendikten sonra beyan beklenenin tersine çıkarsa, bu beyanı dosyadan çıkarma yolu yoktur. Tutanak artık yargılama kaydıdır. Taraf çelişki, güvenilirlik veya görgüye dayanmama gibi itirazlarını ileri sürebilir; mahkeme tanık beyanını diğer delillerle birlikte değerlendirir.

Bilirkişi ve keşif bakımından durum nedir?

Taraf bilirkişi incelemesi veya keşif deliline dayandıktan sonra, sonuç aleyhe geliştiği için incelemeden tek taraflı vazgeçmek isteyebilir. Burada işlemin niteliği dikkatle belirlenmelidir. Tarafın kendi delil beyanını geri çekmesi HMK 196 kapsamında değerlendirilirken, mahkemenin uyuşmazlığın çözümü için gerekli gördüğü bilirkişi veya keşif işlemi ayrıca yargılamanın yürütülmesine ilişkin hükümlere tabidir.

Bilirkişi raporuna itiraz etmek delilden vazgeçmek değildir. Raporun eksik inceleme, yanlış veri, hesap veya uzmanlık alanı nedeniyle denetlenmesini istemek, delilin içeriğine yönelik usul hakkıdır. Taraf raporu eleştirebilir, ek rapor veya yeni bilirkişi isteyebilir; bu durum HMK 196’daki vazgeçme ile aynı değildir.

Keşfin artık gereksiz hâle geldiği veya uyuşmazlık konusunun ortadan kalktığı durumlarda da mahkeme kendi usul değerlendirmesini yapar. HMK 196 esas olarak tarafın, daha önce dayandığı bir delili tek taraflı iradeyle yargılamadan çıkarmasını sınırlar.

Delilden vazgeçme ile hukuka aykırılık itirazı arasındaki fark

Bir taraf, daha önce sunduğu bir delilin hukuka aykırı elde edildiğini sonradan fark edebilir. Bu durumda ileri sürülen konu “artık bu delile dayanmıyorum” demekten farklıdır. Hukuka aykırılık iddiası, mahkemenin delili kullanıp kullanamayacağına ilişkin hukuki bir itirazdır ve HMK’nın delillerin hukuka uygunluğu kuralları çerçevesinde incelenir.

Benzer şekilde bir belgenin sahte olduğu iddiası, bilirkişi raporunun bilimsel açıdan yetersizliği veya tanığın görgüye dayalı bilgi vermemesi de delilden vazgeçme değildir. Delilin güvenilirliği ve ispat gücü hakkında değerlendirme yapılır. HMK 196’nın izin şartı, iradi geri çekme davranışına yöneliktir.

Bu ayrım dilekçe yazımında açık tutulmalıdır. “Delilden vazgeçiyoruz” ile “delilin hukuka aykırılığı nedeniyle hükme esas alınmamasını istiyoruz” ifadeleri farklı hukuki taleplerdir ve dayanakları da farklıdır.

HMK 196 yargılamanın hangi aşamasında uygulanır?

HMK 196, delil gösterildikten sonra vazgeçme iradesi ortaya çıktığında uygulanır. Henüz hiç bildirilmemiş bir delil bakımından “vazgeçme” değil, delil bildirme süreleri ve ispat hakkı söz konusudur. Delilin usulüne uygun biçimde gösterilmiş olması, maddenin uygulama alanını başlatır.

Ön inceleme, tahkikat veya delil incelemesi sırasında vazgeçme talebi gündeme gelebilir. Karşı tarafın açık izni şartı aşamaya göre değişmez. Delil henüz incelenmemiş olsa bile diğer taraf onun dosyada bulunmasına güvenmiş olabilir.

Delil incelendikten sonra ise ortaya çıkan tutanak, rapor veya belge dosyanın parçasıdır. Bu aşamada “vazgeçme” özellikle daha dar bir anlam taşır; mevcut yargılama kayıtlarının silinmesi veya yok sayılması ayrı hukuki meselelerdir.

Vazgeçme ve açık izin nasıl kayda geçirilmelidir?

En güvenli yöntem, vazgeçme talebinin ve karşı tarafın açık cevabının duruşma tutanağında ayrı ayrı gösterilmesidir. Yazılı dilekçeyle vazgeçme talebi yapılmışsa, karşı tarafın açık izin beyanı da yazılı olarak dosyaya sunulabilir. Hangi delilin kapsam dışı bırakıldığı tereddütsüz anlaşılmalıdır.

Tutanakta yalnız “taraflar anlaştı” ifadesi yerine delilin açık adı veya tanık kimliği yazılmalıdır. Bu ayrıntı, sonraki celselerde aynı delilin tekrar gündeme gelip gelmeyeceği konusunda belirsizliği önler. İzin beyanının şarta bağlı olması hâlinde şartın da tutanakta yer alması gerekir.

Vekille takip edilen davada beyanın usulüne uygun temsil kapsamında verilmiş olması gerekir. Özel yetki gerektiren başka bir usul işlemiyle birleşen durum varsa vekâletnamenin kapsamı ayrıca incelenmelidir.

HMK 196 ihlali istinafta nasıl incelenir?

Bir delil karşı tarafın açık izni bulunmadan sırf gösteren tarafın vazgeçme beyanıyla inceleme dışı bırakılmış ve bu durum hükmün sonucunu etkilemişse, usul hatası iddiası istinafta ileri sürülebilir. İncelemede delil listesi, vazgeçme talebi, duruşma tutanağı ve karşı tarafın beyanı temel kayıtları oluşturur.

Kanun yolu dilekçesinde açık izin şartının hangi nedenle gerçekleşmediği somutlaştırılmalıdır. Tutanakta “itiraz edilmedi” yazması, HMK 196’nın aradığı açık izin yerine geçmez. Delilin uyuşmazlığın hangi çekişmeli vakıası için önem taşıdığı da açıklanmalıdır.

Buna karşılık karşı taraf açıkça izin vermişse, sonradan sırf delilin beklenenden farklı sonuç vereceği düşüncesiyle bu iradeyi yok saymak mümkün değildir. Usul işlemlerinin kayıt altına alınması, kanun yolu denetiminde belirleyici rol oynar.

HMK 196 kontrol listesi

  • Vazgeçilmek istenen delil daha önce usulüne uygun gösterilmiş mi?
  • Delilin türü ve dosya kaydı belirli mi?
  • Vazgeçme beyanı hangi tarafça yapıldı?
  • Karşı taraf açıkça izin verdi mi?
  • İzin hangi delile ilişkin olduğunu tereddütsüz gösteriyor mu?
  • Susma veya itiraz etmeme yanlışlıkla izin sayılmış mı?
  • Duruşma tutanağında iki tarafın beyanı ayrı ayrı yazılmış mı?
  • Delil daha önce incelenmişse oluşan kayıt korunuyor mu?
  • Hukuka aykırılık veya güvenilirlik itirazı vazgeçmeden ayrılmış mı?
  • Kararda delilin neden incelenmediği açıklanmış mı?

İç bağlantılar ve resmî kaynak

Delil ve ispat konuları için Hukuk Yargılaması kategorisine, ikrarın ispat sonucu için HMK 188 ikrar rehberine ve maddi hata düzeltmesi için HMK 183 rehberine bakılabilir.

Resmî kaynak: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu. HMK m.196, genel delil hükümleri olan m.187 ve devamıyla birlikte değerlendirilmelidir.

Delilin aleyhe çıkması vazgeçme hakkı yaratır mı?

Hayır. Delilin sunan taraf bakımından beklenmeyen veya olumsuz sonuç vermesi, HMK 196’daki açık izin şartını ortadan kaldırmaz. Belge içeriğinin iddiayı desteklememesi, tanığın farklı anlatımda bulunması veya bilirkişi raporunun aleyhe sonuç içermesi, delili tek taraflı biçimde yargılamadan çıkarma yetkisi vermez.

Bu durumda kullanılacak yol, delilin niteliğine uygun itiraz mekanizmasıdır. Tanık beyanındaki çelişki gösterilebilir, bilirkişi raporuna teknik ve hukuki itiraz yapılabilir, belgenin kapsamı açıklanabilir. Mahkeme bütün delilleri birlikte değerlendirerek hangi vakıanın ispatlandığına karar verir.

HMK 196’nın pratik değeri burada ortaya çıkar: taraflar yalnız lehlerine olan delilleri dosyada tutup aleyhlerine dönenleri ortadan kaldıramaz. İspat süreci, dosyaya usulüne uygun biçimde giren materyalin dürüst ve denetlenebilir biçimde değerlendirilmesini esas alır.

Vazgeçme talebinde dosya kronolojisi nasıl kullanılmalıdır?

Delil gösterme tarihi, karşı tarafa tebliğ, varsa delil avansının yatırılması, delilin celbi veya incelemesi ve vazgeçme beyanı kronolojik biçimde sıralanmalıdır. Bu zaman çizelgesi, karşı tarafın delile güvenerek hangi usul işlemlerini yaptığını ortaya koyar. Özellikle delil incelenmesine başlanmış dosyalarda tek taraflı geri çekmenin neden karşı tarafın hakkını etkileyebileceği somut biçimde görülür.

Kronoloji ayrıca “delil hiç gösterilmemişti” iddiası ile “gösterildi fakat vazgeçildi” durumunu ayırır. HMK 196 yalnız ikinci durumda uygulanır. Dilekçe eki, delil listesi, ön inceleme tutanağı ve ara karar birlikte kontrol edildiğinde delilin usulen yargılama alanına girip girmediği belirlenebilir.

Karşı taraf açık izin verecekse bu izin de zaman çizelgesinde net bir işlem olarak yer almalıdır. Böylece sonradan izin verilmediği, yalnız itiraz edilmediği veya iznin başka bir delile ilişkin olduğu tartışmaları azaltılır.

Sık sorulan sorular

Gösterdiğim delili tek dilekçeyle geri çekebilir miyim?

Karşı tarafın açık izni yoksa hayır. HMK 196 tek taraflı vazgeçmeyi engeller.

Karşı taraf itiraz etmezse izin vermiş sayılır mı?

Hayır. Kanun açık izin arar; susma veya itiraz etmeme tek başına yeterli değildir.

Tanıktan vazgeçmek için karşı tarafın izni gerekir mi?

Tarafça gösterilen tanık delilinden iradi vazgeçme HMK 196’daki açık izin kuralı çerçevesinde değerlendirilir.

Dinlenen tanığın beyanı aleyhime çıkarsa geri çekebilir miyim?

Hayır. Dinlenmiş tanığın beyanı duruşma tutanağının parçasıdır ve mahkemece değerlendirilir.

Bilirkişi raporuna itiraz etmek delilden vazgeçme midir?

Hayır. Rapora itiraz, delilin içeriğinin ve yönteminin denetlenmesini istemektir; vazgeçme farklı bir usul işlemidir.

Belgeyi dosyadan fiziksel olarak almak vazgeçme sayılır mı?

Belgenin aslına ilişkin iade işlemi ile delilin yargılamadaki kaydı farklıdır. Dosya kaydı ve suretler ilgili usul kurallarına göre korunur.

Açık izin nasıl verilir?

Belirli delilden vazgeçmeye muvafakat edildiğini tereddütsüz gösteren yazılı beyan veya duruşma tutanağı kaydıyla verilebilir.

Hukuka aykırı elde edilmiş delile dayanmadığımı söylersem HMK 196 mı uygulanır?

Hukuka aykırılık iddiası delilin kabul edilebilirliğine ilişkindir. Bu, iradi delilden vazgeçmeden farklı bir hukuki meseledir.

Delil henüz bildirilmemişse HMK 196 uygulanır mı?

Hayır. Henüz gösterilmemiş delilde vazgeçme değil, delil bildirme süreleri ve ispat hakkı hükümleri uygulanır.

Açık izin olmadan delilin dışarıda bırakılması istinaf sebebi olabilir mi?

Hükme etkili ise evet. Delil listesi ve duruşma tutanağı üzerinden HMK 196’ya aykırılık kanun yolu incelemesine taşınabilir.

Hukuki bilgilendirme ve kaynak notu: İçerik 23.09.2026 tarihinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.196 ve bağlantılı ispat hükümleri esas alınarak hazırlanmıştır. Delilden vazgeçme ile delilin hukuka aykırılığı veya ispat değerine yönelik itirazlar birbirinden ayrılmalıdır. Yazar: Avukat Halil BAKIRCI, Mersin Barosu Sicil 3472.
Yazar: Av. Halil BAKIRCI — Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu, Mersin.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp