Gümrükte Marka İhlaliyle Alıkonulan Eşya: Süreler ve İmhaya İtiraz
Marka hakkını ihlal ettiği şüphesiyle gümrükte alıkonulan eşyanın imhası, yalnız şüphe bildirilmesiyle kesinleşmez. 4458 sayılı Gümrük Kanunu m.57 ve Gümrük Yönetmeliği m.105–107; alıkoyma, hak sahibinin yargısal koruma süresi, kolaylaştırılmış imha ve itiraz için ayrı kurallar içerir. Normal eşya için on iş günü, bozulabilir eşya için üç iş günü esas alınır. Hak sahibi başvurusu bulunmadan yapılan resen işlemin üç iş günlük başlangıç aşaması ise başka bir süredir. İthalatçı hangi kararın hangi tarihte verildiğini önce bu ayrımla belirlemelidir.

Gümrükteki tedbir, markanın özel hukuk bakımından bütün uyuşmazlıklarını sonuçlandıran bir mahkeme kararı değildir. Gerçek ürün ile sahte ürün ayrımı, hak sahibinin izni, ithalat zinciri ve eşyanın üzerindeki işaret birlikte incelenir. Eşyanın satıcısının yetkili bayi olmaması tek başına bütün malların sahte olduğunu göstermez. Buna karşılık satıcının faturası da gerçek üretici bağlantısını kendiliğinden ispatlamaz. İthalatçı, hem imhaya ilişkin iradesini açıkça bildirmeli hem ürünün kaynağını belgelemelidir.
Alıkoymanın kanuni dayanağı ve kapsamı
4458 sayılı Gümrük Kanunu m.57 fikrî ve sınai hakları ihlal eden eşya için gümrük işlemlerinin durdurulması veya eşyanın alıkonulmasına dayanak oluşturur. Gümrük Yönetmeliği m.100–111 başvuru, bildirim, inceleme, imha ve son işlemleri ayrıntılandırır. Yönetmelik m.101 kapsamındaki uygulama yalnız serbest dolaşıma giriş beyannamesiyle sınırlı değildir; gümrükçe onaylanmış işlem veya kullanımlar ve aktarma işlemleri yönünden de kapsam incelenir. Bu nedenle malın yalnız transit veya aktarma amacıyla getirildiği söylenerek işlem yok sayılamaz.
İthalatçı ilk olarak alıkoyma kararını, hangi hakkın ileri sürüldüğünü ve eşyanın hangi kalemlerinin kapsama alındığını temin etmelidir. Marka tescili, hak sahibinin temsil yetkisi ve koruma kapsamı ile fiilî eşya bilgileri aynı dosyada bulunur. Konteynerde farklı ürünler yer alıyorsa kararın bütün yükü mü yoksa belirli kolileri mi kapsadığı belirlenir. Sadece taşıyıcının bekleme bildirimi, hak sahibine yapılan tebligatın tarihini veya yargısal sürenin başlangıcını göstermez.
Hak sahibi başvurusu yoksa üç iş günlük resen işlem
Kanun m.57/1-b, geçerli hak sahibi başvurusu bulunmasa da ihlal konusunda açık deliller varsa gümrük idaresinin resen üç iş günü süreyle işlemleri durdurmasına veya eşyayı alıkoymasına imkân verir. Bu ilk süre hak sahibinin başvurusunu yapabilmesi içindir. Sonraki aşamadaki dava ve tedbir süresiyle aynı değildir. İthalatçıya yalnız “üç gün bekleme” denilmiş olması, dosyanın başka işlem yapılmadan üçüncü gün mutlaka kapanacağını göstermez.
Yönetmelik m.102 ve m.104 kapsamında bildirim kayıtları önem taşır. Durdurma veya alıkoyma işlemi hak sahibine ve beyan sahibi ya da eşyanın zilyedine öngörülen usulle bildirilir; takip eden ilk iş gününe bağlı bildirim yükümlülüğü gözetilir. Başvurunun yapılıp yapılmadığı, yapıldıysa tarihi ve idarenin kabul kararı dosyaya alınmalıdır. İlk resen kararla hak sahibi başvurusu arasındaki zaman çizelgesi kurulmadan sonraki sürenin hesabı tamamlanamaz. Resen işlem, hak sahibinin hiçbir kayıt sunmadan sınırsız bekleme talep etmesine izin vermez.
Hak sahibinin gümrük başvurusu neyi kanıtlar?
Yönetmelik m.103, hak sahibinin elektronik başvurusu ile korunan hak ve eşyanın tanınmasını sağlayan bilgileri düzenler. Ticaret Bakanlığının fikrî ve sınai mülkiyet hakları başvuru rehberi sistemin kullanımını açıklar. Başvurunun kabul edilmesi, markayı taşıyan bütün ithal eşyanın sahte sayıldığı anlamına gelmez. Somut sevkiyat üzerindeki inceleme devam eder. Hak sahibinin tanıma bilgileri, seri numaraları, etiket özellikleri ve ürün ayrıntıları, uyuşmazlıktaki eşyanın karşılaştırılmasında kullanılır.
Hak sahibi, korumanın sona ermesi veya ilgili değişiklikler gibi bilgileri güncel tutmalıdır. M.103’teki sorumluluk hükümleri, yanlış veya eksik bilgiye dayanan başvurunun sonuçlarını ayrıca ele alır. İthalatçı, hak sahibinin gümrükte kayıtlı olması nedeniyle hiçbir savunma hakkı bulunmadığı sonucuna varmamalıdır. Dosyada korunan hakkın kapsamı, süresi, başvurucunun sıfatı ve eşyanın hangi nedenle şüpheli görüldüğü somutlaştırılır. Buna karşılık başvurunun içerdiği ticari sırların tamamının ithalatçıya açıklanacağı da varsayılmaz.
On iş günü ve bozulabilir eşyadaki üç iş günü
Kanun m.57/3 ile Yönetmelik m.107, hak sahibinin yargısal koruma için harekete geçmesi gereken süreleri düzenler. Normal eşya bakımından on iş günü; bozulabilir eşya bakımından üç iş günü söz konusudur. Yönetmelik m.107/1’e göre başvuru üzerine yapılan işlemlerde hak sahibine bildirim tarihi, resen işlemde ise hak sahibinin başvuru tarihi süre hesabında esas alınır. Bu iki başlangıç aynı dosyada karıştırılmamalıdır. İthalatçının kararı daha sonra öğrenmiş olması, hak sahibine ait başlangıç kaydını değiştirmez.
Haklı mazeret bulunduğunda normal on iş günlük süre en fazla on iş günü uzatılabilir. Uzatma otomatik değildir; dosyada talep ve karar görülmelidir. Yönetmelik m.107/2 bozulabilir eşya için belirlenen üç iş günlük sürenin uzatılamayacağını düzenler. Soğuk zincir, raf ömrü veya ürün niteliğine ilişkin kayıtlar bu nedenle zamanında sunulmalıdır. Tarafların ticari yazışmada malı acil diye nitelemesi, gümrükte bozulabilir eşya değerlendirmesinin yerine geçmez.
Sürenin sonunda yargısal korumaya ilişkin gerekli işlemlerin yerine getirilmemesi durumunda, diğer gümrük koşulları da sağlanmışsa eşya için talep edilen gümrük işlemlerine devam edilir. Bu sonuç, vergi, izin veya başka denetim eksikliklerinin ortadan kalktığı anlamına gelmez. İthalatçı, hak sahibinin işlemini ve idarenin devam kararını belgelemelidir. Bekleme faturası gelmesiyle sürenin uzadığı, hak sahibinin sessiz kalmasıyla da bütün gümrük yükümlülüklerinin bittiği kabul edilemez.
İhtiyati tedbirin uygulanması ve dava açma süresi
Gümrüğün alıkoyması ile mahkemenin ihtiyati tedbir kararı ayrı işlemlerdir. Kanun m.57 ve Yönetmelik m.107’deki gümrük süreci, mahkeme kararının gümrüğe sunulmasıyla bağlantılıdır. Dava açılmadan önce ihtiyati tedbir alındığında ise yürürlükteki 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.397/1 ayrıca uygulanır. Tedbir isteyen, kararın uygulanmasını talep ettiği tarihten itibaren iki hafta içinde esas hakkındaki davasını açmak ve dava açtığını gösteren belgeyi uygulayan memura ibraz etmek zorundadır.
HMK m.397/1’deki yükümlülük yerine getirilmezse tedbir kendiliğinden kalkar. Başlangıç kararın verildiği gün veya gümrükte ilk alıkoyma günü değildir; tedbir kararının uygulanmasının talep edildiği tarihtir. Yönetmelik m.107’nin eski usul kanununa dayanan ifadeleri, yürürlükteki HMK m.397/1’deki iki haftalık dava açma süresinin yerine uygulanmaz. Gümrüğe sunum kaydı, tedbirin uygulanması talebi ve esas dava kaydı ayrı takip edilir. Aynı takvimde birden fazla süre bulunması, bunların tek süre gibi hesaplanmasını haklı kılmaz.
İthalatçı bakımından tedbirin hangi eşya için verildiği ve mahkemenin hangi işlemleri yasakladığı okunmalıdır. Marka hakkının esasına ilişkin savunma, marka hakkına tecavüz davası ve ihtiyati tedbir çerçevesinde yürütülür. Gümrük dosyasında yalnız davanın açılmış olduğunu gösteren bir ifade bulunmasıyla bütün yargısal koşulların tamamlandığı kabul edilmez. Karar, uygulama ve davanın açılmasına ilişkin belgeler birlikte değerlendirilir. Her belgenin tarihi, muhatabı ve hangi malı kapsadığı açık olmalıdır.
Kolaylaştırılmış imha hangi koşullara bağlıdır?
Kanun m.57/6, hak ihlali hakkında ayrıca mahkeme kararı beklenmeden kolaylaştırılmış imha usulünü düzenler. Yönetmelik m.105/2’deki koşullar birlikte okunmalıdır. Hak sahibinin ayrıntılı başvurusu ile eşya sahibinin veya onun yetkilendirdiği beyan sahibinin imhaya ilişkin muvafakati ve öngörülen süre içinde itiraz edilmemesi bu özel yolun unsurlarıdır. Muvafakat, eşyanın mülkiyetinden ve imhanın geri döndürülemez sonucundan haberdar bir yetkili tarafından verilmelidir. Genel bir taşıma vekâleti her durumda imha yetkisini kanıtlamaz.
Beyan sahibi muvafakati eşya sahibi adına veriyorsa, bu yetkinin resmen onaylı belgeyle gösterilmesi gerekir. Muvafakatin doğrudan gümrük idaresine sunulmasına ilişkin usul de m.105 kapsamında izlenir. İthalatçı, kendisine gönderilen metnin yalnız depolama işlemini mi yoksa eşyanın imhasını mı kabul ettirdiğini açıkça ayırmalıdır. İmha talimatına ilişkin irade ile markanın hukuken ihlal edildiğinin kabulü her belgede aynı kapsamda düzenlenmiş olmayabilir; metnin içerdiği beyan ve yetki ayrı ayrı okunur.
Yalnız sessiz kalınması, Yönetmelik m.105/2’deki bütün koşulların kendiliğinden tamamlandığı anlamına gelmez. Bununla birlikte imhaya karşı olan eşya sahibi, iradesini belirsiz bırakmamalı; dosya ve eşya numaralarını gösteren yazılı itirazını süresinde idareye sunmalıdır. Ticaret Bakanlığının fikrî mülkiyet hakları açıklamaları genel işleyişi anlatır; somut koşullar için Kanun ve Yönetmeliğin tam metni esas alınır. Kısa bir açıklamadaki bağlaçtan hareketle ayrıntılı başvuru veya yetkili muvafakat koşulları ortadan kaldırılamaz.
İmhaya itiraz edilince eşya otomatik teslim edilmez
Yönetmelik m.105/4, eşya sahibi, zilyet veya beyan sahibinin mahkeme kararı olmadan imhaya karşı çıkması hâlinde m.107’deki prosedüre geçilmesini düzenler. İtirazın işlevi, kolaylaştırılmış imhanın rızaya dayalı biçimde tamamlanmasını önlemektir. Bu itiraz tek başına eşyanın orijinal olduğu yönünde kesin karar veya aynı gün serbest bırakma emri oluşturmaz. Hak sahibi yargısal koruma yolunu işletirse süreç ilgili kararlara göre devam eder.
İtiraz yazısında alıkoyma kararının tarih ve sayısı, eşyanın tanımı, kapsanan miktar ve muvafakat verilmediği açıkça belirtilmelidir. Temsilci kullanılıyorsa yetki belgesi eklenir ve kayıt numarası alınır. Satıcıya gönderilen e-posta veya taşıyıcıya telefonda yapılan açıklama, gümrük idaresine yapılmış kayıtlı itirazın yerine geçmez. İtirazın yanında ürün kaynağını gösteren belgelerin sunulması, esas uyuşmazlıktaki savunmayı da hazırlar. Süre yönetimi ile ürünün gerçekliğinin ispatı birlikte yürütülmelidir.
Eşya incelemesi ve numune
Yönetmelik m.104/3, hak sahibi ve beyan sahibi veya zilyedin alıkonulan eşyayı incelemesine ilişkin imkânı düzenler. Hak sahibinin talebiyle analiz veya sonraki işlemleri kolaylaştırmak amacıyla numune alınması da bu çerçevede değerlendirilir. Numune, eşyanın bütününü doğru temsil edecek biçimde tanımlanmalıdır. Koli, ürün kodu ve seri numarasıyla ilişkilendirilmeyen inceleme sonucu, hangi parti hakkında konuşulduğunu belirsiz bırakır. Fotoğraf, etiket ve ambalaj ayrıntılarının kayıtla eşleştirilmesi gerekir.
Analiz amacıyla alınan numunelerin, maddede düzenlenen şekilde işlem sonuçlanmadan geri verilmesi ve hak sahibinin sorumluluğu ayrıca izlenir. Numune alınması, ithalatçının ticari stokunun sınırsız ve kayıtsız biçimde dağıtılmasına izin vermez. İnceleme sırasında ambalajın açılması veya ürünün testte tüketilmesi söz konusuysa bunun kaydı tutulmalıdır. İthalatçı, üretici belgeleriyle eşya üzerindeki işaretleri karşılaştıran açıklamasını dosyaya sunmalıdır. Yalnız bir satış kataloğu gerçek sevkiyatın hangi seri veya üretim partisine ait olduğunu kanıtlamaz.
Orijinal ürün ile izinsiz marka taklidi ayrılır
Kanun m.57/5 ile Yönetmelik m.101/2, hak sahibinin izniyle üretilmiş eşyanın maddede gösterilen izinsiz gümrük işlemleri bağlamındaki durumunu sınır tedbirlerinin kapsamı dışında tutar. Bu hüküm, marka sahibinin kendi dağıtım kanalından gelmeyen her ürüne sahte eşya işlemi uygulanmasını engelleyen önemli ayrımdır. İncelemede ürünün gerçekten yetkili üretimden çıkıp çıkmadığı gösterilir. Yetkili bayi dışında satış yapılması ile markanın izinsiz biçimde ürüne basılması aynı maddi olgu değildir.
Bu ayrım, bütün paralel ticaret veya sözleşme sorunlarının otomatik çözüldüğü anlamına gelmez. Üretim izni, ürünün değişikliğe uğrayıp uğramadığı ve somut hakkın kapsamı ayrıca değerlendirilir. İthalatçı alış faturası, üretici veya dağıtıcı kayıtları, seri numarası doğrulaması ve sevkiyat zincirini birlikte sunmalıdır. Faturadaki satıcının gerçek bir şirket olması, içindeki malların hak sahibinin izniyle üretildiğini tek başına göstermez. Savunma, satıcının genel güvenilirliğine değil uyuşmazlıktaki ürünlerin izlenebilirliğine bağlanır.
Marka uyuşmazlığında teminatla teslimin sınırı
Yönetmelik m.108’deki özel teminatla teslim düzenlemesi tasarım, patent, ek koruma sertifikası ve bitki çeşidi haklarına ilişkin sayılı durumları kapsar. Marka, bu maddede sayılan haklar arasında değildir. Bu nedenle marka ihlali şüphesiyle alıkonulan eşya için m.108’e dayanarak her durumda teminat yatırıp teslim alma hakkı bulunduğu söylenemez. Diğer haklar için yazılmış özel hükmü marka uyuşmazlığına taşıyan genel bir başvuru, kanuni kapsam farkını gözden kaçırır.
İthalatçı, teslim talebinin dayanağını dosyanın gerçek aşamasından kurmalıdır: Süresinde yargısal işlem yapılmaması, imhaya ilişkin usul, mahkemenin kararı veya diğer gümrük şartlarının tamamlanması farklı sonuçlar doğurur. Teminatın bulunması, markanın gerçekliği hakkında karar yerine geçmez. Gümrük beyannamesinin ek belgeleri ile marka dosyasının özel belgeleri de birlikte tamamlanmalıdır. Verginin ödenmesi veya normal ithalat evrakının eksiksiz olması, mevcut yargısal tedbiri kendiliğinden kaldırmaz.
Masrafları kim karşılar?
Yönetmelik m.109, alıkonulan eşyanın muhafazasına ilişkin risk ve mali sorumluluğu hak sahibi yönünden düzenler. Kolaylaştırılmış imhada m.105/3, imha masraflarını hak sahibine yükler. Mahkemece hak ihlali belirlendikten sonra m.111/1-a kapsamında yapılacak imhada ise eşya sahibi için öngörülen masraf kuralı ayrıca dikkate alınır. Bu nedenle her imha veya depolama giderini aynı kişiye yükleyen tek cümlelik açıklama eksiktir. Masrafın türü ve işlemin hangi yola dayandığı belirlenmelidir.
Taşıyıcı, liman veya depo tarafından gönderilen ticari faturalar da hizmet ve dönem yönünden incelenir. Gümrükteki özel masraf kuralı ile taraflar arasındaki sözleşmesel ilişki, faturanın hukuki sebebine göre değerlendirilir. Aynı bekleme dönemi için mükerrer bedel istenip istenmediği, sözleşmedeki serbest sürenin nasıl hesaplandığı ve eşyanın hangi tarihte teslim edilebilir duruma geldiği kayda alınır. Masraf uyuşmazlığını belgelemek, imhaya itirazın veya tedbir süresinin takibini ertelemek için gerekçe değildir.
Etiketi sökmek veya malı geri göndermek yeterli mi?
Yönetmelik m.110, alıkonulan veya işlemleri durdurulan eşyanın sayılan gümrükçe onaylanmış işlem ve kullanımlara konu edilmesine sınırlama getirir. İthalatçı, satıcıyla anlaşarak malı idarenin sürecinden bağımsız biçimde geri gönderemez. Yeniden ihracat, serbest bölgeye alma veya başka bir beyan verilmesi, alıkoyma kararını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Eşyanın gümrük statüsü ile marka dosyasındaki karar birlikte sonuçlandırılır. Ticari iade faturası tek başına gümrükte çıkış yetkisi değildir.
M.111/1-b kapsamındaki eşyanın özellikleri değiştirilerek değerlendirilmesinde değişikliğin geri döndürülemez olması önem taşır. Yalnız markayı veya etiketi sökmek yeterli kabul edilmez; eşyanın aynı hâliyle yeniden ihracına da izin verilmez. İthalatçı, ambalaj değiştirerek bütün ihlal sorununu ortadan kaldırdığını ileri sürmeden önce hükmün koşullarını incelemelidir. Mahkemece ihlal belirlenen malın son işlemi, tarafların stok zararını azaltma tercihine göre serbestçe belirlenmez. Kanun ve Yönetmelikteki tasfiye sınırları uygulanır.
İthalatçı dosyasında bulunması gereken kayıtlar
- Alıkoyma kararı, ilgili marka ve kapsanan eşya kalemleri ile bütün bildirim tarihleri.
- Resen işlem varsa ilk üç iş günlük aşama, hak sahibinin başvurusu ve sonraki on veya üç iş günlük süre kayıtları.
- İmha muvafakati verilip verilmediği, temsil yetkisi, yazılı itiraz ve idare kayıt numarası.
- Üretici ve satıcı zinciri, fatura, seri numarası, eşya incelemesi ve numune tutanakları.
- Mahkeme kararı, uygulama talebi, esas davanın açılması, gümrüğe sunum ve masraf belgeleri.
Dosyanın temsilci aracılığıyla yürütülmesi durumunda gümrükte beyan ve temsil yetkisi ayrıca kontrol edilir. Özellikle imha muvafakati, sıradan belge tesliminden daha geniş sonuç doğurur ve yetki buna göre gösterilir. Şirket içinde satın alma, lojistik ve hukuk birimlerinin ayrı ayrı tuttuğu kayıtlar aynı zaman çizelgesinde birleştirilmelidir. Böylece eşyanın kaynağına ilişkin savunma ile süreye bağlı usul işlemleri birbirini tamamlar.
Sık sorulan sorular
Hak sahibi başvurmadan gümrük malı alıkoyabilir mi?
Kanun m.57/1-b uyarınca açık ihlal delilleri varsa üç iş günü süreyle resen işlem yapılabilir. Bu ilk süre hak sahibinin başvurabilmesi içindir. Sonraki yargısal koruma süresiyle aynı değildir; başvuru yapılıp yapılmadığı ve tarihi ayrıca takip edilir.
Normal eşya için süre kaç gündür?
Kanun m.57 ve Yönetmelik m.107’de normal eşya için on iş günü düzenlenir. Haklı mazeretle en fazla on iş günü uzatma mümkündür. Uzatma otomatik değildir. Başvuru üzerine işlem ile resen işlemdeki başlangıç tarihi farkı ayrıca dikkate alınmalıdır.
Bozulabilir eşyanın üç iş günlük süresi uzatılır mı?
Yönetmelik m.107/2 gereğince bozulabilir eşya için öngörülen üç iş günlük süre uzatılmaz. Eşyanın niteliği ve bozulabilirliği dosyada somutlaştırılır. Ticari teslimatın acil olmasıyla bozulabilir eşya statüsü aynı değildir; ilgili ürün kayıtları zamanında sunulur.
İmhaya itiraz malın hemen teslimini sağlar mı?
Hayır. M.105/4 uyarınca kolaylaştırılmış imhaya itiraz edilince m.107’deki prosedür uygulanır. İtiraz eşyanın orijinal olduğuna ilişkin kesin karar değildir. Hak sahibinin yargısal işlemleri, mahkeme kararı ve diğer gümrük şartları birlikte değerlendirilir.
Sessiz kalmak tek başına imhaya yeterli midir?
Yalnız sessizlik bütün koşulları tamamlamaz. M.105/2’deki ayrıntılı hak sahibi başvurusu, yetkili muvafakat ve itiraz edilmemesine ilişkin koşullar birlikte incelenir. İmhaya karşı olan kişi iradesini yazılı ve kayıtlı biçimde süresinde bildirmeli; belirsizliğe dayanmamalıdır.
Gümrük müşaviri mal sahibinin izni olmadan imhaya muvafakat verebilir mi?
Beyan sahibi mal sahibi adına muvafakat veriyorsa, imha yetkisinin resmen onaylı belgeyle gösterilmesi gerekir. Genel işlem takibi yetkisi tek başına her durumda yeterli değildir. M.105’teki yetki koşulu ile temsil belgesinin gerçek kapsamı birlikte kontrol edilir.
Dava öncesi tedbirden sonra dava ne zaman açılır?
HMK m.397/1’e göre tedbirin uygulanmasını talep tarihinden itibaren iki hafta içinde esas dava açılır ve belge uygulayan memura sunulur. Bu yapılmazsa tedbir kendiliğinden kalkar. Gümrükteki ilk alıkoyma süresi ile bu yargısal süre ayrı izlenir.
Marka nedeniyle alıkoymada teminatla teslim her durumda mümkün mü?
Hayır. Yönetmelik m.108’in özel teminatla teslim kuralında tasarım, patent, ek koruma sertifikası ve bitki çeşidi hakları sayılır; marka sayılmaz. Marka dosyasındaki teslim talebi somut usul aşaması ve ilgili kararlar üzerinden değerlendirilir.
Yetkili bayiden alınmayan ürün mutlaka sahte midir?
Hayır. Hak sahibinin izniyle üretilmiş eşya için Kanun m.57/5 ve Yönetmelik m.101/2’deki kapsam ayrımı uygulanır. Ürünün gerçekliği ve üretim zinciri belgelenir. Yetkisiz satış kanalı ile izinsiz marka taklidi aynı olgu değildir; başka sözleşme sorunları ayrıca incelenir.
Markayı silip malı satıcıya geri göndermek yeterli mi?
Hayır. M.110’daki işlem sınırlamaları ve m.111’deki son işlem kuralları uygulanır. Yalnız markayı veya etiketi kaldırmak yeterli sayılmaz; eşyanın aynı hâliyle yeniden ihracı da bu yolla sağlanamaz. İşlem gümrük ve varsa mahkeme kararları çerçevesinde sonuçlandırılır.
Resmî dayanaklar
- 4458 sayılı Gümrük Kanunu m.57
- Gümrük Yönetmeliği m.100–111
- 6100 sayılı HMK m.397/1
- Ticaret Bakanlığı fikrî ve sınai haklar başvuru rehberi
İstanbul ve Mersin ofisleri
İstanbul · Polaris Plaza
Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbulMersin · Profit İş Merkezi
İhsaniye Mahallesi, 4903. Sokak, Profit İş Merkezi No:23, Kat:3, Daire:14, 33070 Akdeniz/MersinHukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
