Marka Hakkına Tecavüz Davası: 10 Talep ve Tedbir
Kısa cevap: Marka hakkına tecavüz davasında marka sahibi; tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması, sonuçlarının kaldırılması, maddi ve manevi tazminat ile el koyma gibi taleplerde bulunabilir. Acil risk varsa dava öncesinde veya dava sırasında ihtiyati tedbir istenir. Tescilli markaya dayanılıyorsa sicil kapsamı, kullanım biçimi ve ihlalin gerçekleştiği mal veya hizmetler somut delillerle karşılaştırılmalıdır.
Bu yazıyla ilgili genel bir sorunuz mu var? Anonim soru sor
Bu rehber marka hakkına tecavüz davası ile ihtiyati tedbir sürecini 4 Eylül 2026 itibarıyla 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 7, 29, 149–153 ve 159. maddeleri temelinde açıklar. Marka hükümsüzlüğü, tecavüz, haksız rekabet ve ceza şikâyeti farklı hukuki korumalardır.

Marka Hakkına Tecavüz Sayılan Fiiller Nelerdir?
Marka sahibinin izni olmadan tescil kapsamına giren işareti mal veya ambalaj üzerinde kullanmak, bu işareti taşıyan malı piyasaya sürmek, stoklamak, teslimini teklif etmek, hizmet sunmak, ithal veya ihraç etmek ve iş evrakı ya da reklamda kullanmak SMK 7 ve 29 koşullarında tecavüz oluşturabilir. Dijital reklam anahtar kelimeleri, pazar yeri mağaza adları ve sosyal medya hesaplarında kullanım da işaretin kaynak gösterme işlevine göre incelenir.
Markayı veya ayırt edilemeyecek derecede benzerini kullanarak taklit etmek; taklit işaretini taşıyan ürünü tecavüzü bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde satmak, dağıtmak, ticari amaçla bulundurmak, ithal ya da ihraç etmek ve marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek de kanunda sayılan fiillerdendir. Her fiil için fail, yer, tarih ve ticari amaç ayrı belirlenmelidir.
Tescilli Marka Korumasının Sınırı
Koruma marka örneği ve tescilli mal-hizmet listesiyle başlar. Aynı işaretin tamamen farklı ticari alanda kullanılması her olayda tecavüz değildir; tanınmış marka koruması ve itibar ya da haksız yarar koşulları ayrıca değerlendirilir. İşaretlerin görsel, işitsel ve kavramsal benzerliği ile ortalama tüketicinin karıştırma ihtimali bütünsel biçimde incelenir.
Marka hakkı sahibine dildeki her kullanımı yasaklama yetkisi vermez. Gerçek kişinin kendi adını dürüstçe kullanması, mal veya hizmetin türünü, niteliğini, miktarını ya da amacını belirten açıklamalar ve özellikle yedek parça gibi kullanım amacını göstermek için zorunlu işaret kullanımı dürüst ticari uygulama sınırında olabilir. Dekoratif görünüm altında kaynak izlenimi veren kullanım bu istisnalardan yararlanamayabilir.
Dava Açmadan Önce Delil Nasıl Korunur?
İhlalli ürün internetten kaldırılabilir veya mağaza içeriği değiştirilebilir. Bu nedenle URL, erişim tarihi, satıcı bilgisi, ürün kodu, fiyat, stok, reklam ve sipariş adımları birlikte tespit edilmelidir. Noter tespiti, delil tespiti, numune satın alma, fatura, kargo paketi ve ödeme kaydı ispatı güçlendirir. Ekran görüntüsü tek başına sitenin sahibi ile satışın ticari kapsamını her zaman göstermez.
Pazar yeri veya sosyal ağdan veri istenecekse hesap kimliği, mağaza numarası ve ilgili tarih aralığı belirlenmelidir. Ticari defter, e-fatura, gümrük, depo ve reklam platformu verileri için mahkemeden müzekkere istenebilir. Numune üzerindeki seri, barkod ve üretim bilgileri değiştirilmeden saklanmalı; delilin kimden, ne zaman ve nasıl alındığını gösteren zincir kurulmalıdır.
İhtarname Göndermek Zorunlu mudur?
Marka tecavüz davası açmadan önce her durumda noter ihtarı gönderme zorunluluğu yoktur. İhtar, karşı tarafın ihlalden haberdar edilmesi, kullanımın durdurulması veya lisans görüşmesi bakımından yararlı olabilir. Buna karşılık önceden ihtar verilmesi delillerin ortadan kaldırılması ya da malların devredilmesi riskini artıracaksa delil tespiti ve tedbir sıralaması dikkatle planlanmalıdır.
İhtar metni marka numarasını, korunan mal-hizmetleri, ihlalli işareti ve talepleri açıkça içermelidir. Kanunda bulunmayan çok kısa süre veya dayanaksız yüksek tazminat tehdidi kullanılmamalıdır. Karşı tarafın cevabı, kullanımın kaynağı, tedarikçisi veya lisans iddiası hakkında yeni delil sağlayabilir.
Marka Hakkı Sahibinin Dava Talepleri
SMK 149’a göre hak sahibi fiilin tecavüz olup olmadığının tespitini, muhtemel tecavüzün önlenmesini, devam eden tecavüzün durdurulmasını ve maddi-manevi zararın tazminini isteyebilir. Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünlere, bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz ve makinelere el konulması; el konulan ürün üzerinde mülkiyet hakkı tanınması da koşulları varsa talep edilebilir.
İhlalin devamını önlemek için şekillerin silinmesi, silme mümkün değilse ürün ve araçların imhası ve masrafı tecavüz edene ait olmak üzere kesinleşen kararın ilanı talep edilebilir. İmha otomatik değildir; ihlalin ağırlığı, ekonomik değer ve orantılılık gözetilir. Marka işaretinin üründen kalıcı biçimde çıkarılması yeterliyse daha ağır tedbir gerekmeyebilir.
Maddi Tazminat Nasıl Hesaplanır?
Hak sahibi fiilî zararını ve yoksun kaldığı kazancı isteyebilir. Yoksun kalınan kazanç; tecavüz olmasaydı hak sahibinin elde edeceği muhtemel gelir, tecavüz edenin elde ettiği net kazanç veya lisans verilmiş olsaydı ödenecek makul bedel yöntemlerinden biriyle hesaplanabilir. Seçilen yöntem açıkça belirtilmeli; satış miktarı, kâr marjı, marka katkısı ve dönem somut veriye dayanmalıdır.
Markanın ekonomik itibarı ihlal nedeniyle zarara uğramışsa ek tazminat gündeme gelebilir. Her ciro ihlalden doğan kâr değildir; maliyetler ve işaretten bağımsız unsurlar ayrıştırılır. Karşı tarafın defterlerine erişim için bilgi verme ve belge sunma talepleri önemlidir. Manevi tazminat kişilik ve marka itibarına yönelik sonuçlarla orantılı belirlenir.
Marka Hakkına Tecavüzde İhtiyati Tedbir
SMK 159 uyarınca Türkiye’de kullanımın marka hakkına tecavüz edecek şekilde gerçekleştiğini veya ciddi ve etkin hazırlık yapıldığını yaklaşık ispatlayan hak sahibi tedbir isteyebilir. Tedbir dava açılmadan önce görevli-yetkili mahkemeden ya da dava sırasında mahkemeden talep edilir. Başvuru dilekçesinde tescil, ihlal ve gecikme tehlikesi belgelenmelidir.
Mahkeme ihlalli fiillerin önlenmesine ve durdurulmasına, ürünlere gümrükte veya limanda dâhil el konulup saklanmasına ve zararı karşılayacak teminat verilmesine karar verebilir. Tedbirin kapsamı yaklaşık ispatlanan hakla orantılı olmalıdır. Mahkeme talep edenden teminat isteyebilir; haksız tedbir nedeniyle karşı tarafın zarar riski de değerlendirilir.
Dava açılmadan verilen tedbirden sonra HMK’deki tamamlayıcı merasim süreleri içinde esas dava açılmalı ve işlem belgelenmelidir; aksi hâlde tedbir kendiliğinden kalkabilir. Karşı tarafın tedbire itiraz hakkı vardır. Gümrükte durdurma isteniyorsa sınai hak koruma başvuruları ve gümrük mevzuatındaki süreler ayrıca takip edilir.
Davalının İleri Sürebileceği Başlıca Savunmalar
Davalı işaretlerin veya mal-hizmetlerin benzemediğini, kullanımın marka işlevinde olmadığını, lisans ya da izin bulunduğunu, hakkın tüketildiğini veya dürüst kullanım istisnasını ileri sürebilir. Marka sahibi ürünü Türkiye’de piyasaya sürdükten veya buna izin verdikten sonra o ürün üzerindeki hakkı kural olarak tükenir; ürünün değiştirilmesi ya da kötüleştirilmesi gibi haklı neden varsa sonraki ticari kullanıma karşı çıkılabilir.
Davaya dayanak marka, dava tarihinde en az 5 yıldır tescilliyse davalı kullanım ispatı isteyebilir. Marka sahibi ciddi kullanımı veya kullanmamanın haklı nedenini gösteremezse tecavüz talebi etkilenebilir. Davalı ayrıca markanın hükümsüzlüğünü karşı dava veya savunma stratejisi içinde gündeme getirebilir; usul şekli somut dosyaya göre belirlenir.
Görevli Mahkeme, Arabuluculuk ve Süreler
Görevli mahkeme fikrî ve sınaî haklar hukuk mahkemesidir; bulunmayan yerlerde belirlenen asliye hukuk mahkemesi ihtisas sıfatıyla görev yapar. Yetki SMK’nin özel kuralına göre davacının yerleşim yeri, fiilin gerçekleştiği veya etkilerinin görüldüğü yer üzerinden değerlendirilebilir. Davacı Türkiye’de yerleşik değilse özel yetki sırası uygulanır.
Konusu para alacağı veya tazminat olan ticari taleplerde dava şartı arabuluculuğu kontrol edilmelidir. Sadece tespit, önleme ve durdurma talebi parasal alacak değildir; karma taleplerde uygulama ayrıca değerlendirilir. Zamanaşımı talebin hukuki niteliğine göre belirlenir; öğrenme, fiil ve ceza zamanaşımı ilişkisi dosya kronolojisiyle hesaplanmalıdır.
Ceza Şikâyeti Hukuk Davasının Yerine Geçer mi?
Tescilli markaya tecavüz bazı fiiller bakımından SMK 30 uyarınca suç oluşturabilir ve soruşturma şikâyete bağlıdır. Ceza süreci failin cezai sorumluluğunu hedefler; ürünün piyasadan kaldırılması, tazminat veya sicil uyuşmazlığı için hukuk taleplerinin yerine geçmez. Şikâyet süresi, tescilin geçerliliği ve failin bilgisi ayrı değerlendirilmelidir.
Hukuk ve ceza dosyalarındaki deliller birbiriyle ilişkili olsa da ispat standartları ve taraflar farklıdır. Arama-el koyma talebi için somut suç şüphesi gerekir. Sırf ticari baskı amacıyla ceza şikâyeti kullanılması doğru değildir; hukuki nitelendirme tescil, kullanım ve fail bazında yapılmalıdır.
Benzer içerikler için Ticaret ve Sözleşmeler Hukuku yazılarını, ofis yaklaşımı için yazar profilini ve hukuki başvuru kanalları için iletişim sayfasını inceleyebilirsiniz.
Çevrim İçi Pazar Yerinin Sorumluluğu
İhlalli ürün üçüncü taraf satıcı tarafından pazar yerinde sunuluyorsa satıcı ile platformun hukuki konumu ayrı değerlendirilir. Platforma marka tescili, ihlalli ilan adresi ve ürün görseliyle bildirim yapılması içeriğin hızlı kaldırılmasını sağlayabilir; ancak özel bildirim sistemi mahkeme tedbiri veya tazminat davasının yerine geçmez. Platformun içerik üzerindeki kontrolü, bildirim sonrası davranışı ve ticari rolü sorumluluk incelemesinde önemlidir.
İlan kaldırılmadan önce satıcı adı, mağaza kimliği, satış adedi, değerlendirmeler ve ürün numarası delil olarak korunmalıdır. Sadece ekran adının bilinmesi gerçek satıcının tespiti için yeterli olmayabilir. Mahkemeden veya soruşturma makamından hesap, ödeme ve IP verilerinin istenebilmesi için platform ve zaman aralığı açıkça belirtilmelidir. Kişisel veriler hukuka uygun usulle temin edilmelidir.
Marka Lisansı Varsa Davayı Kim Açar?
Münhasır lisans sahibi, sözleşmede aksi kararlaştırılmadıkça marka sahibinin sahip olduğu dava haklarını kendi adına kullanabilir. Basit lisans sahibi ise kural olarak marka sahibinden dava açmasını ister; marka sahibi bildirimi aldığı tarihten itibaren üç ay içinde dava açmaz veya talebi reddederse lisans alan, yaptığı bildirimi de ekleyerek kendi adına dava açabilir. Ciddi zarar tehlikesinde lisans alan süreyi beklemeden ihtiyati tedbir isteyebilir.
Lisans sözleşmesi ve sicil kaydı, kapsam, bölge, süre ve dava yetkisi bakımından incelenmelidir. Lisans alanın açtığı davada marka sahibinin davaya katılma imkânı vardır. Tazminat hesabında lisans bedeli, satış alanı ve taraflar arasındaki gelir paylaşımı önem taşıyabilir.
Bağlantılı rehberler: marka hükümsüzlüğü, marka başvurusuna itiraz, Türkiye’de marka tescili.
Sık Sorulan Sorular
Marka tecavüzünde ihtar zorunlu mu?
Her durumda zorunlu değildir; delil ve tedbir stratejisine göre yararlı olabilir.
Tedbir için ihlalin tamamlanması gerekir mi?
Hayır. Ciddi ve etkin hazırlık yaklaşık ispatlanırsa muhtemel tecavüz için de tedbir istenebilir.
Tazminat nasıl hesaplanır?
Fiilî zarar yanında hak sahibinin muhtemel geliri, ihlal edenin net kazancı veya varsayımsal lisans bedeli yöntemlerinden biri seçilebilir.
Dava açılması satışı otomatik durdurur mu?
Hayır. Satışın durması için koşulları varsa ayrıca ihtiyati tedbir kararı gerekir.
Marka hakkına tecavüz sayılan fiiller hangi maddede düzenlenir?
Markanın izinsiz kullanılması, taklit işareti taşıyan malın ticarete sunulması ve SMK m. 29’da sayılan diğer fiiller marka hakkına tecavüz oluşturur.
Tescilsiz işaret için marka tecavüzü davası açılır mı?
SMK’daki marka hakkı tescille doğar. Tescilsiz işaret bakımından somut olaya göre önceye dayalı haklar ve Türk Ticaret Kanunu’ndaki haksız rekabet hükümleri uygulanır.
Marka tecavüzünde hangi hukuk talepleri ileri sürülür?
SMK m. 149 uyarınca fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti, muhtemel tecavüzün önlenmesi, devam eden tecavüzün durdurulması ve sonuçlarının giderilmesi talep edilir.
Hak sahibi ihlalin kapsamına ilişkin bilgi isteyebilir mi?
SMK m. 150’deki koşullar gerçekleştiğinde hak sahibi, tecavüz oluşturan ürün veya hizmetlerin kaynağı ve dağıtım ağına ilişkin bilgilerin verilmesini isteyebilir.
Sonuç: Marka hakkına tecavüz davası, yalnız benzer iki logonun karşılaştırılması değildir. Tescil kapsamı, ihlalli kullanım, delil zinciri, tazminat yöntemi ve orantılı tedbir birlikte kurulmalıdır. Delil kaybı riski bulunan dijital satışlarda tespit ve ihtiyati tedbir sırası dava öncesinde planlanmalıdır.
Hızlı Hukuki Özet
| Kontrol | Somut karşılığı |
|---|---|
| Temel talep | Tecavüzün tespiti, önlenmesi ve durdurulması |
| Mali sonuç | Maddi-manevi zarar ve seçilen yoksun kazanç yöntemi |
| Acil koruma | Yaklaşık ispatla ihtiyati tedbir |
| İlgili rehberler | Ticaret ve Sözleşmeler Hukuku |
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu – Mersin Ofisi
Adres: İhsaniye, 4903. Sk. Profit İş Merkezi No:23 Kat:3 Daire:14, 33070 Akdeniz/Mersin. Fiziksel ofislerimiz İstanbul ve Mersin’dedir; dosyalar kanuni yetki ve usul çerçevesinde Türkiye genelinde İstanbul ve Mersin ofislerinden yönetilir.
İstanbul Ofisi – Polaris Plaza, Maslak / Sarıyer
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu
Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbul
İstanbul ve Mersin’deki fiziksel ofislerimizden Türkiye genelindeki dosyalar, görev ve yetki kuralları ile gerekli yerel işlemler dikkate alınarak koordine edilir. Yüz yüze görüşme için randevu sırasında tercih ettiğiniz ofisi belirtiniz.
İstanbul ofisini Google Haritalar’da açın · İletişim ve randevu
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.