B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Mahkemeye Getirilemeyen Belge Yerinde İncelenir mi? HMK 218 | 2026

Kısa ve net cevap: Evet. HMK m.218, mahkemeye getirilmesi zor veya sakıncalı olan belgelerin hâkim ya da görevlendireceği bilirkişi tarafından bulunduğu yerde incelenebilmesini düzenler. İnceleme sonunda tutanak hazırlanır; gerekli görülürse belge örneği alınır ve aslıyla karşılaştırılır.

Madde, fiziki niteliği veya korunma zorunluluğu nedeniyle dosyaya taşınamayan belgenin ispat dışı kalmasını önler. Aynı zamanda incelemeyi engelleyen kişilere karşı kanunun öngördüğü usulî yaptırımları da içerir.

HMK 218 mahkemeye getirilemeyen belgenin yerinde incelenmesi
Photo by Aaron Burden on Unsplash

HMK m.218 ne düzenler?

HMK m.218’in esası, taşınması güç veya sakıncalı belgenin mahkeme huzuruna fiziksel olarak getirilememesinin delilin incelenmesine engel olmamasıdır. Hâkim veya görevlendirilen bilirkişi belgeyi bulunduğu yerde inceler, gözlemler tutanağa geçirilir ve uygun örnek dosyaya alınır.

Arşiv defterleri, büyük hacimli kayıtlar, korunması gereken asıllar veya güvenlik nedeniyle yerinden çıkarılması sakıncalı belgeler bu mekanizmanın mantığını açıklar. Hüküm, elektronik kayıtların ve kurum arşivlerinin incelenmesinde de temel usul yaklaşımı bakımından önemlidir; ancak erişim yöntemi belgenin niteliğine göre belirlenir.

Madde metni bakımından belirleyici nokta şudur: Yerinde inceleme için belgenin mahkemeye getirilmesinin zor veya sakıncalı olması gerekir. Sadece tarafın kolaylık istemesi maddenin amacını karşılamaz. Bu unsur tutanak, belge aslı, onay kaydı veya dosyadaki diğer resmi kayıtlarla somutlaştırılmalıdır.

Usul hukuku açısından burada iki ayrı mesele birbirinden ayrılmalıdır: İncelemeyi hâkim bizzat yapabileceği gibi bilirkişiye de yaptırabilir. Bilirkişinin görevi, teknik inceleme gerektiren kısımla sınırlı tutulmalıdır. Dolayısıyla madde, yalnız teorik bir tanım değil, delilin sunulması ve hükme esas alınması sırasında doğrudan uygulanacak bir usul kuralıdır.

Dosya incelemesinde bu unsur doğrudan kontrol edilmelidir: Yerinde inceleme sırasında belgenin ayırt edici özellikleri, incelenen kısımları ve elde edilen örnekler tutanağa geçirilir. Tutanak, denetlenebilirliğin temel aracıdır. Bu nedenle değerlendirme, belgenin adıyla değil kanunda aranan hukuki nitelik ve şartlarla yapılır.

Hükmün ispat sistemi içindeki işlevi şu şekilde ortaya çıkar: Belgenin kopyası alınabiliyorsa örnek ile asıl arasında karşılaştırma yapılır. Böylece dosyaya konulan örneğin kaynağı ve doğruluğu kayıt altına alınır. Mahkeme ve taraflar, bu şartı diğer delillerden bağımsız bir biçimde atlayamaz; sonuç kanundaki ispat rejimine göre belirlenir.

Bu düzenlemenin uygulamadaki sonucu açıktır: Kanun, haklı sebep olmadan yerinde incelemeye engel olunmasına usulî sonuç bağlar. Engellemenin nedeni, kim tarafından yapıldığı ve incelemeye etkisi tutanakla saptanmalıdır. Kuralın sınırları korunmadığında aynı belgeye yanlış ispat gücü verilmesi ve hükmün denetiminde usul hatası oluşması riski doğar.

Kanuni şartlar ve unsurlar nasıl ayrılır?

m.218’in uygulanabilmesi için belgenin niteliği ve neden yerinde incelenmesi gerektiği açıkça ortaya konulmalıdır. İnceleme kararı, belirsiz bir “tüm arşivi inceleme” talebi haline dönüştürülmemelidir.

Usul hukuku açısından burada iki ayrı mesele birbirinden ayrılmalıdır: Belge veya kayıt grubu somut biçimde tanımlanmalıdır. Dolayısıyla madde, yalnız teorik bir tanım değil, delilin sunulması ve hükme esas alınması sırasında doğrudan uygulanacak bir usul kuralıdır.

Dosya incelemesinde bu unsur doğrudan kontrol edilmelidir: Mahkemeye getirmenin neden zor veya sakıncalı olduğu gerekçelendirilmelidir. Bu nedenle değerlendirme, belgenin adıyla değil kanunda aranan hukuki nitelik ve şartlarla yapılır.

Hükmün ispat sistemi içindeki işlevi şu şekilde ortaya çıkar: İncelemeyi hâkim mi bilirkişi mi yapacaksa karar buna göre sınırlandırılmalıdır. Mahkeme ve taraflar, bu şartı diğer delillerden bağımsız bir biçimde atlayamaz; sonuç kanundaki ispat rejimine göre belirlenir.

Bu düzenlemenin uygulamadaki sonucu açıktır: İncelemenin kapsamı, davada ispatlanacak vakıayla bağlantılı tutulmalıdır. Kuralın sınırları korunmadığında aynı belgeye yanlış ispat gücü verilmesi ve hükmün denetiminde usul hatası oluşması riski doğar.

Madde metni bakımından belirleyici nokta şudur: İnceleme sonunda tutanak, örnek ve karşılaştırma kayıtları dosyaya eklenmelidir. Bu unsur tutanak, belge aslı, onay kaydı veya dosyadaki diğer resmi kayıtlarla somutlaştırılmalıdır.

Mahkemede uygulama sırası nedir?

Yerinde inceleme kararı verildikten sonra belgenin bulunduğu yere erişim, inceleme tarihi ve gerekirse bilirkişi görevlendirmesi belirlenir. Tarafların usulî hakları korunarak belge üzerinde gerekli tespit yapılır.

Dosya incelemesinde bu unsur doğrudan kontrol edilmelidir: Mahkeme, belgenin davadaki önemini ve yerinde inceleme ihtiyacını kararda gösterir. Bu nedenle değerlendirme, belgenin adıyla değil kanunda aranan hukuki nitelik ve şartlarla yapılır.

Hükmün ispat sistemi içindeki işlevi şu şekilde ortaya çıkar: Belgenin bulunduğu kişi veya kuruma inceleme için gerekli bildirim yapılır ve erişim koşulları belirlenir. Mahkeme ve taraflar, bu şartı diğer delillerden bağımsız bir biçimde atlayamaz; sonuç kanundaki ispat rejimine göre belirlenir.

Bu düzenlemenin uygulamadaki sonucu açıktır: Teknik uzmanlık gerekiyorsa bilirkişiye açık sorular ve sınırlar içeren görev verilir; bilirkişi hukuki değerlendirme yapmaz. Kuralın sınırları korunmadığında aynı belgeye yanlış ispat gücü verilmesi ve hükmün denetiminde usul hatası oluşması riski doğar.

Madde metni bakımından belirleyici nokta şudur: İnceleme sırasında belgenin ilgili bölümleri, sayfa/numara/kayıt bilgileri ve ayırt edici özellikleri kayda geçirilir. Bu unsur tutanak, belge aslı, onay kaydı veya dosyadaki diğer resmi kayıtlarla somutlaştırılmalıdır.

Usul hukuku açısından burada iki ayrı mesele birbirinden ayrılmalıdır: Alınan örnekler aslıyla karşılaştırılır; karşılaştırmanın sonucu tutanakta belirtilir ve dosyaya eklenir. Dolayısıyla madde, yalnız teorik bir tanım değil, delilin sunulması ve hükme esas alınması sırasında doğrudan uygulanacak bir usul kuralıdır.

Dosya incelemesinde bu unsur doğrudan kontrol edilmelidir: İncelemeye engel çıkarılırsa engelin niteliği ve gerekçesi tutanağa yazılır; mahkeme m.218’deki usulî sonuçları değerlendirir. Bu nedenle değerlendirme, belgenin adıyla değil kanunda aranan hukuki nitelik ve şartlarla yapılır.

İspat gücü ve hukuki sonuç nasıl belirlenir?

Yerinde inceleme belgenin ispat değerini otomatik olarak artırmaz. İşlemin amacı, belgenin güvenilir biçimde incelenebilmesini ve dosyaya yargısal denetime elverişli kayıt girmesini sağlamaktır.

Hükmün ispat sistemi içindeki işlevi şu şekilde ortaya çıkar: Hâkim tarafından yerinde görülen hususlar tutanakla somutlaştırıldığında, üst derece incelemesinde hangi belgenin hangi bölümünün değerlendirildiği izlenebilir. Mahkeme ve taraflar, bu şartı diğer delillerden bağımsız bir biçimde atlayamaz; sonuç kanundaki ispat rejimine göre belirlenir.

Bu düzenlemenin uygulamadaki sonucu açıktır: Bilirkişi aracılığıyla inceleme yapılması, uzmanlık gerektiren teknik içeriğin açıklanmasını sağlar; nihai hukuki değerlendirme mahkemeye aittir. Kuralın sınırları korunmadığında aynı belgeye yanlış ispat gücü verilmesi ve hükmün denetiminde usul hatası oluşması riski doğar.

Madde metni bakımından belirleyici nokta şudur: Asıl ile örnek karşılaştırması, dosyadaki kopyanın kaynağını ve doğruluğunu güvence altına alır. Bu unsur tutanak, belge aslı, onay kaydı veya dosyadaki diğer resmi kayıtlarla somutlaştırılmalıdır.

Usul hukuku açısından burada iki ayrı mesele birbirinden ayrılmalıdır: Yerinde inceleme sırasında elde edilmeyen veya tutanağa bağlanmayan belirsiz bilgiler, denetlenebilir bir delil değerlendirmesi için yeterli değildir. Dolayısıyla madde, yalnız teorik bir tanım değil, delilin sunulması ve hükme esas alınması sırasında doğrudan uygulanacak bir usul kuralıdır.

Dosya incelemesinde bu unsur doğrudan kontrol edilmelidir: İncelemeyi haksız biçimde engellemenin yaptırımı, tarafların delile erişim hakkını koruyan usulî bir mekanizmadır. Bu nedenle değerlendirme, belgenin adıyla değil kanunda aranan hukuki nitelik ve şartlarla yapılır.

HMK m.218 diğer HMK hükümleriyle nasıl birlikte uygulanır?

Bir delil veya usul kuralı tek başına okunmaz. Belgenin hukuki niteliği, ibrazı, karşı tarafın itirazı ve hâkimin değerlendirmesi aynı dosyada farklı maddeleri devreye sokabilir. Aşağıdaki bağlantılar, HMK m.218 hükmünün sistem içindeki yerini gösterir.

Bu düzenlemenin uygulamadaki sonucu açıktır: HMK m.217, başka yerdeki belgenin mahkemece onaylı örneğinin alınmasını; m.218 ise mahkemeye getirilmesi zor veya sakıncalı belgenin yerinde incelenmesini düzenler. Kuralın sınırları korunmadığında aynı belgeye yanlış ispat gücü verilmesi ve hükmün denetiminde usul hatası oluşması riski doğar.

Madde metni bakımından belirleyici nokta şudur: HMK m.219 ve devamındaki ibraz yükümlülüğü, belgenin kimde bulunduğu ve ibraz edilmemesinin sonuçları bakımından m.218 ile birlikte önem taşır. Bu unsur tutanak, belge aslı, onay kaydı veya dosyadaki diğer resmi kayıtlarla somutlaştırılmalıdır.

Usul hukuku açısından burada iki ayrı mesele birbirinden ayrılmalıdır: Bilirkişi görevlendirilirse HMK m.266 ve devamındaki bilirkişilik sınırları uygulanır; bilirkişi hukuki meselede görüş bildirmek üzere kullanılamaz. Dolayısıyla madde, yalnız teorik bir tanım değil, delilin sunulması ve hükme esas alınması sırasında doğrudan uygulanacak bir usul kuralıdır.

Dosya incelemesinde bu unsur doğrudan kontrol edilmelidir: Hâkimin delilleri değerlendirmesi HMK m.198’e tabidir; yerinde inceleme bu değerlendirme için usulüne uygun veri üretir. Bu nedenle değerlendirme, belgenin adıyla değil kanunda aranan hukuki nitelik ve şartlarla yapılır.

Sık yapılan usul hataları nelerdir?

Madde metni bakımından belirleyici nokta şudur: Yerinde incelemeyi belirsiz bir keşif veya tüm kurum kayıtlarını araştırma aracına dönüştürmek, delilin somutlaştırılması yükümlülüğüyle bağdaşmaz. Bu unsur tutanak, belge aslı, onay kaydı veya dosyadaki diğer resmi kayıtlarla somutlaştırılmalıdır.

Usul hukuku açısından burada iki ayrı mesele birbirinden ayrılmalıdır: Bilirkişiye hukuki sonuç çıkarma görevi vermek HMK’nın bilirkişilik sınırlarını aşar. Dolayısıyla madde, yalnız teorik bir tanım değil, delilin sunulması ve hükme esas alınması sırasında doğrudan uygulanacak bir usul kuralıdır.

Dosya incelemesinde bu unsur doğrudan kontrol edilmelidir: İncelenen belgenin sayfa, kayıt veya bölüm bilgilerini tutanağa geçirmemek denetlenebilirliği zayıflatır. Bu nedenle değerlendirme, belgenin adıyla değil kanunda aranan hukuki nitelik ve şartlarla yapılır.

Hükmün ispat sistemi içindeki işlevi şu şekilde ortaya çıkar: Asıl ile kopya karşılaştırılmadan yalnız fotoğraf veya tarama üzerinden kesinlik atfetmek doğru değildir. Mahkeme ve taraflar, bu şartı diğer delillerden bağımsız bir biçimde atlayamaz; sonuç kanundaki ispat rejimine göre belirlenir.

Bu düzenlemenin uygulamadaki sonucu açıktır: İncelemeye engelin nedenini tespit etmeden yaptırım değerlendirmesi yapmak maddenin koşullarını eksik bırakır. Kuralın sınırları korunmadığında aynı belgeye yanlış ispat gücü verilmesi ve hükmün denetiminde usul hatası oluşması riski doğar.

Dosya kontrol listesi

Yerinde inceleme öncesinde mahkeme kararının ve taraf talebinin aşağıdaki başlıklarda somut olması gerekir.

Usul hukuku açısından burada iki ayrı mesele birbirinden ayrılmalıdır: İncelenecek belge veya kayıt açıkça tanımlanmalıdır. Dolayısıyla madde, yalnız teorik bir tanım değil, delilin sunulması ve hükme esas alınması sırasında doğrudan uygulanacak bir usul kuralıdır.

Dosya incelemesinde bu unsur doğrudan kontrol edilmelidir: Belgenin neden mahkemeye getirilemediği gerekçesi dosyada bulunmalıdır. Bu nedenle değerlendirme, belgenin adıyla değil kanunda aranan hukuki nitelik ve şartlarla yapılır.

Hükmün ispat sistemi içindeki işlevi şu şekilde ortaya çıkar: İnceleme yeri ve belgenin zilyedi veya saklayıcısı tespit edilmelidir. Mahkeme ve taraflar, bu şartı diğer delillerden bağımsız bir biçimde atlayamaz; sonuç kanundaki ispat rejimine göre belirlenir.

Bu düzenlemenin uygulamadaki sonucu açıktır: Bilirkişi gerekiyorsa uzmanlık alanı ve sorular önceden belirlenmelidir. Kuralın sınırları korunmadığında aynı belgeye yanlış ispat gücü verilmesi ve hükmün denetiminde usul hatası oluşması riski doğar.

Madde metni bakımından belirleyici nokta şudur: Tutanakta inceleme yöntemi, karşılaştırılan örnekler ve sonuçlar gösterilmelidir. Bu unsur tutanak, belge aslı, onay kaydı veya dosyadaki diğer resmi kayıtlarla somutlaştırılmalıdır.

Usul hukuku açısından burada iki ayrı mesele birbirinden ayrılmalıdır: Engelleme varsa olay ve sebep ayrıntılı biçimde tutanağa bağlanmalıdır. Dolayısıyla madde, yalnız teorik bir tanım değil, delilin sunulması ve hükme esas alınması sırasında doğrudan uygulanacak bir usul kuralıdır.

HMK m.218 bakımından ayrıntılı değerlendirme 1

İncelenecek belge veya kayıt açıkça tanımlanmalıdır. Bunun hukuki sonucu, asıl ile örnek karşılaştırması, dosyadaki kopyanın kaynağını ve doğruluğunu güvence altına alır. Dosyada bu iki unsur birlikte ele alındığında, mahkemenin hangi olguyu hangi delil gücüyle kabul ettiği açıkça gösterilebilir. Bu açıklık, gerekçeli kararın denetlenebilir olması ve tarafların usulî haklarını etkili kullanabilmesi bakımından da önem taşır.

HMK m.218 bakımından ayrıntılı değerlendirme 2

Belgenin neden mahkemeye getirilemediği gerekçesi dosyada bulunmalıdır. Bunun hukuki sonucu, yerinde inceleme sırasında elde edilmeyen veya tutanağa bağlanmayan belirsiz bilgiler, denetlenebilir bir delil değerlendirmesi için yeterli değildir. Dosyada bu iki unsur birlikte ele alındığında, mahkemenin hangi olguyu hangi delil gücüyle kabul ettiği açıkça gösterilebilir. Bu açıklık, gerekçeli kararın denetlenebilir olması ve tarafların usulî haklarını etkili kullanabilmesi bakımından da önem taşır.

HMK m.218 bakımından ayrıntılı değerlendirme 3

İnceleme yeri ve belgenin zilyedi veya saklayıcısı tespit edilmelidir. Bunun hukuki sonucu, i̇ncelemeyi haksız biçimde engellemenin yaptırımı, tarafların delile erişim hakkını koruyan usulî bir mekanizmadır. Dosyada bu iki unsur birlikte ele alındığında, mahkemenin hangi olguyu hangi delil gücüyle kabul ettiği açıkça gösterilebilir. Bu açıklık, gerekçeli kararın denetlenebilir olması ve tarafların usulî haklarını etkili kullanabilmesi bakımından da önem taşır.

HMK m.218 bakımından ayrıntılı değerlendirme 4

Bilirkişi gerekiyorsa uzmanlık alanı ve sorular önceden belirlenmelidir. Bunun hukuki sonucu, hâkim tarafından yerinde görülen hususlar tutanakla somutlaştırıldığında, üst derece incelemesinde hangi belgenin hangi bölümünün değerlendirildiği izlenebilir. Dosyada bu iki unsur birlikte ele alındığında, mahkemenin hangi olguyu hangi delil gücüyle kabul ettiği açıkça gösterilebilir. Bu açıklık, gerekçeli kararın denetlenebilir olması ve tarafların usulî haklarını etkili kullanabilmesi bakımından da önem taşır.

HMK m.218 bakımından ayrıntılı değerlendirme 5

Tutanakta inceleme yöntemi, karşılaştırılan örnekler ve sonuçlar gösterilmelidir. Bunun hukuki sonucu, bilirkişi aracılığıyla inceleme yapılması, uzmanlık gerektiren teknik içeriğin açıklanmasını sağlar; nihai hukuki değerlendirme mahkemeye aittir. Dosyada bu iki unsur birlikte ele alındığında, mahkemenin hangi olguyu hangi delil gücüyle kabul ettiği açıkça gösterilebilir. Bu açıklık, gerekçeli kararın denetlenebilir olması ve tarafların usulî haklarını etkili kullanabilmesi bakımından da önem taşır.

Resmî kaynaklar ve site içi bağlantılar

Kanun metni için Adalet Bakanlığı – 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu metni incelenebilir. 2020 değişiklikleri bakımından 7251 sayılı Kanun’un Resmî Gazete metni ayrıca dikkate alınmalıdır. Uygulamada yalnız özet metinlerle yetinilmemeli; işlem tarihindeki yürürlük metni kontrol edilmelidir.

Sık sorulan sorular

HMK 218 hangi belgelerde uygulanır?

Mahkemeye getirilmesi zor veya sakıncalı olan ve davada incelenmesi gereken belgelerde yerinde inceleme usulünü düzenler.

İncelemeyi yalnız hâkim mi yapar?

Hayır. Kanun, hâkimin bizzat incelemesinin yanında bilirkişi görevlendirilmesine de imkân tanır.

Bilirkişi hukuki değerlendirme yapabilir mi?

Hayır. Bilirkişi özel veya teknik bilgi gerektiren hususları inceler; hukuki nitelendirme mahkemeye aittir.

Yerinde incelemede tutanak tutulur mu?

Evet. İnceleme sonucu ve gerekli tespitler tutanağa geçirilmelidir.

Belgenin örneği alınabilir mi?

Evet. Uygun olduğu ölçüde örnek alınır ve asılla karşılaştırma yapılarak dosyaya kazandırılır.

İncelemeye engel olunursa ne olur?

HMK m.218 haklı sebep olmadan engellemeye usulî yaptırımlar bağlar; somut koşullar mahkemece değerlendirilir.

HMK 217 ile farkı nedir?

m.217 başka yerdeki asıl belgenin onaylı örneğini, m.218 ise taşınması zor veya sakıncalı belgenin bulunduğu yerde incelenmesini düzenler.

Yerinde inceleme belgenin ispat gücünü değiştirir mi?

Hayır. İşlem, belgenin güvenli biçimde incelenmesini sağlar; belgenin hukuki ispat niteliği kendi hükümlerine göre belirlenir.

Avukat değerlendirmesi

HMK m.218 bakımından esas mesele belgenin mahkemeye taşınamaması değil, bu engel nedeniyle ispat hakkının kaybolmamasıdır. İnceleme kapsamı, tutanak ve asıl-kopya karşılaştırması doğru kurulursa belge denetlenebilir şekilde yargılama dosyasına kazandırılır.

Av. Halil Bakırcı – Mersin Barosu

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp