KDK Başvurusu Ücretli mi? 6328 m.17/6 ile 2026 Rehberi
KDK başvurusunun ücretsiz olmasının hukuki dayanağı
Kamu Denetçiliği Kurumuna başvurunun ücretsiz olması idarenin takdirine bırakılmış bir kolaylık değil, doğrudan kanunla güvence altına alınmış bir haktır. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 17. maddesi KDK’ya başvurunun temel usulünü düzenler. Maddenin altıncı fıkrasına göre başvurulardan herhangi bir ücret alınmaz. Bu hüküm karşısında KDK’nın şikâyet başvurusunu kayda almak, ön incelemek veya esas yönünden incelemek için başvurandan harç ya da başvuru bedeli talep etmesi söz konusu değildir.
Bu düzenleme, KDK’nın erişilebilir bir hak arama mekanizması olmasının doğal sonucudur. KDK; kamu idarelerinin işlem, eylem, tutum ve davranışlarını insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden inceler. Kurum mahkeme değildir; verdiği kararlar mahkeme ilamı niteliğinde değildir. Bununla birlikte KDK başvurusunun dava açma süresini durdurması, idari başvuru yollarının tüketilmesi şartı ve altı aylık başvuru süresi gibi ciddi hukuki sonuçları vardır.
Kanunun güncel metni Kamu Denetçiliği Kurumunun resmî mevzuat sayfasında, güncel başvuru yöntemleri ise KDK’nın resmî başvuru rehberinde yayımlanmaktadır.
KDK başvurusunda hangi ücretler alınmaz?
6328 sayılı Kanun m.17/6’daki “herhangi bir ücret” ifadesi, KDK’ya yapılan şikâyet başvurusunun kendisi bakımından geniş bir ücretsizliği ifade eder. Başvuru dilekçesinin alınması, dosyanın oluşturulması, ön inceleme, inceleme ve araştırma işlemleri için KDK’ya bir ödeme yapılmaz. Kurumun idareden bilgi ve belge istemesi veya inceleme kapsamında uzman görüşüne başvurması da başvurana ayrıca bir KDK harcı yüklemez.
Dolayısıyla “KDK başvuru ücreti”, “Ombudsmanlık dosya masrafı” veya “KDK inceleme harcı” adı altında resmî başvuru kanalında bir ödeme kalemi yoktur. Üçüncü kişilerin, danışmanlık şirketlerinin veya resmî olmayan internet sitelerinin talep ettiği bedeller KDK tarafından tahsil edilen resmî bir başvuru ücreti değildir. Başvuru sahibi özellikle internet üzerinden işlem yaparken alan adının ve yönlendirilen sayfanın KDK’nın resmî sistemi olduğuna dikkat etmelidir.
Ücretsiz başvuru hakkı sadece gerçek kişiler için geçerli değildir. Kanun m.17/1 gerçek ve tüzel kişilerin KDK’ya başvurabileceğini düzenlediğinden, başvuru şartlarını taşıyan şirket, dernek veya diğer tüzel kişiler de Kuruma başvururken KDK’ya harç ödemez.
Avukat, noter ve posta giderleri KDK ücreti değildir
KDK’ya başvurunun ücretsiz olması ile kişinin kendi tercihinden veya başvuru yönteminden doğan yan giderler birbirinden ayrılmalıdır. Başvuru sahibi hukuki yardım almak için avukatla çalışırsa avukatlık ücreti doğabilir. Vekâletname gerekiyorsa noter masrafı çıkabilir. Dilekçe fiziki olarak posta veya kargo ile gönderilirse gönderim bedeli ödenebilir. Bu kalemlerin hiçbiri KDK’nın aldığı başvuru ücreti değildir.
Benzer şekilde, başvuruyu desteklemek amacıyla başka bir kurumdan ücretli belge örneği, noter onaylı suret, tercüme veya özel uzman raporu temin edilmesi gerekirse bunların maliyeti de 6328 sayılı Kanun m.17/6’daki ücretsizliğe aykırılık oluşturmaz. Kanun, KDK’ya şikâyet başvurusunun kendisini ücretsiz kılar.
Başvuranın ek bir gider yapmak istemediği durumlarda, uygun şartları taşıyan başvurunun KDK’nın resmî elektronik başvuru sistemi üzerinden yapılması pratik bir seçenektir. Elektronik sistem üzerinden yapılan başvurularda ayrıca fiziki dilekçe aslının gönderilmesi gerekmemesi de maliyet ve zaman açısından avantaj sağlar.
Kimler KDK’ya başvurabilir?
6328 sayılı Kanun m.17/1 uyarınca gerçek ve tüzel kişiler KDK’ya başvurabilir. Başvuranın kamu idaresinin bir işlem, eylem, tutum veya davranışı nedeniyle menfaatinin ihlal edildiğini ileri sürmesi genel kuraldır. Ancak çocuk haklarına ilişkin başvurularda menfaat ihlali şartı aranmaz. Bu istisna, çocuğun üstün yararının korunması amacıyla başvuru ehliyetini genişletir.
Tüzel kişiler bakımından başvurunun yetkili organ veya temsilci tarafından yapılması gerekir. Şirket adına başvuru yapılacaksa temsil yetkisinin; dernek veya vakıf adına başvurulacaksa ilgili tüzel kişiliği temsil yetkisinin belgelendirilmesi önemlidir. Başvurunun ücretsiz olması, temsil ve yetki kurallarını ortadan kaldırmaz.
KDK’ya başvuru için avukat zorunluluğu yoktur. Kişi kendi adına başvurabilir. Buna karşılık süre hesabının karmaşık olduğu, idari dava açma süresinin devam ettiği veya özel kanunda zorunlu itiraz yolunun bulunduğu uyuşmazlıklarda profesyonel hukuki yardım alınması hak kaybı riskini azaltabilir.
KDK’ya genel başvuru koşulları için sitemizdeki Kamu Denetçiliği Kurumuna nasıl başvurulur? rehberine de bakılabilir.
KDK’ya hangi yollarla başvuru yapılabilir?
6328 sayılı Kanun m.17, başvurunun Türkçe dilekçe ile yapılmasını ve başvuru sahibine ilişkin zorunlu bilgileri düzenler. Kurumun resmî sisteminde elektronik başvuru imkânı bulunmaktadır. Bunun dışında başvuru doğrudan KDK’ya, posta yoluyla veya kanunun açık hükmü gereği illerde valilikler ve ilçelerde kaymakamlıklar aracılığıyla yapılabilir.
Kanun m.17/5 uyarınca valilik veya kaymakamlık aracılığıyla yapılan başvurular da KDK’ya yapılan başvurudur. Bu yöntemin seçilmesi başvuruyu ücretli hâle getirmez. Ancak başvuru tarihi ve dilekçenin ulaştırılması bakımından kanundaki tarih kuralı dikkate alınmalıdır.
KDK’nın güncel başvuru formu ve yöntemleri sayfasında faks veya e-posta yoluyla gönderilen dilekçeler için ayrıca şekil kuralı açıklanmaktadır. Bu kanallar kullanılırsa dilekçe aslının 15 gün içinde Kuruma gönderilmesi gerekir; KDK’nın e-başvuru sistemi üzerinden yapılan başvuruda ise ayrıca dilekçe aslının gönderilmesi aranmaz. Bu ayrım, başvuru kanalının doğru seçilmesi bakımından önemlidir.
Ücretsiz başvuru, idari başvuru yollarını tüketme şartını kaldırmaz
KDK’ya başvuru ücretsizdir; fakat usulsüz veya zamansız başvuru yapılabileceği anlamına gelmez. 6328 sayılı Kanun m.17/4 uyarınca, kural olarak 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununda öngörülen idari başvuru yolları ile özel kanunlardaki zorunlu idari başvuru yolları tüketilmeden KDK’ya gidilmez. Bu yollar tüketilmeden yapılan başvuru ilgili idareye gönderilebilir.
Kanun burada önemli bir istisna öngörür: Telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ihtimali bulunan hâllerde KDK, idari başvuru yolları tüketilmemiş olsa dahi başvuruyu kabul edebilir. Bu istisna otomatik değildir. Başvuruda zararın niteliği, aciliyeti ve neden sonradan telafi edilemeyeceği somut biçimde gösterilmelidir.
Ön koşulun ayrıntıları sitemizdeki KDK öncesi idari başvuru yollarının tüketilmesi başlıklı yazıda ayrıca açıklanmıştır.
KDK’ya başvuru süresi kaç aydır?
6328 sayılı Kanun m.17/7’ye göre, idari başvuru üzerine idarenin verdiği cevabın tebliğinden itibaren altı ay içinde KDK’ya başvurulabilir. İdare başvuruya altmış gün içinde cevap vermezse, bu altmış günlük sürenin sona erdiği tarihten itibaren altı aylık KDK başvuru süresi işlemeye başlar.
Burada iki ayrı süre birbirine karıştırılmamalıdır. Birincisi, idarenin cevabı veya cevapsızlığı üzerinden hesaplanan KDK’ya başvuru süresidir. İkincisi ise idari yargıda dava açma süresidir. Dava açma süresi 2577 sayılı Kanun ve varsa özel kanuna göre ayrıca belirlenir. KDK’ya başvuru için altı aylık süre bulunması, idari davanın da altı ay içinde açılabileceği anlamına gelmez.
Başvuru tarihi de önemlidir. Dilekçenin doğrudan KDK’ya, valiliğe veya kaymakamlığa verildiği tarih; diğer başvuru yöntemlerinde ise başvurunun Kuruma ulaştığı tarih esas alınır. Son güne bırakılan posta veya dolaylı başvurularda bu nedenle ciddi süre riski doğabilir.
KDK başvurusu dava açma süresini nasıl etkiler?
6328 sayılı Kanun m.17/8 uyarınca, dava açma süresi içinde yapılan KDK başvurusu işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurur. Hukuki teknik bakımından bu sonuç “kesilme” değil “durma”dır. Başvuru öncesinde geçen süre sıfırlanmaz; KDK süreci sona erdiğinde kalan süre işlemeye devam eder.
Kanunun 21. maddesi sürenin ne zaman yeniden başlayacağını düzenler. KDK başvuruyu reddederse durmuş dava süresi gerekçeli ret kararının tebliğinden itibaren kaldığı yerden devam eder. KDK başvuruyu yerinde görür ve ilgili idare öneri üzerine otuz gün içinde işlem tesis etmez veya eylemde bulunmazsa süre yine kaldığı yerden işler. KDK incelemeyi başvuru tarihinden itibaren altı ay içinde sonuçlandıramazsa da durmuş dava açma süresi yeniden işlemeye başlar.
Dava süresi yönünden örnekli açıklama için KDK başvurusu dava açma süresini durdurur mu? rehberimize bakılabilir.
KDK incelemesinde idarenin bilgi ve belge verme yükümlülüğü
6328 sayılı Kanun m.18/1, KDK’nın inceleme ve araştırma konusu hakkında istediği bilgi ve belgelerin talebin tebliğinden itibaren 30 gün içinde verilmesini zorunlu kılar. Haklı bir neden olmaksızın istenen bilgi ve belgeleri vermeyenler hakkında Başdenetçi veya denetçinin başvurusu üzerine ilgili merci tarafından soruşturma açılır.
Devlet sırrı veya ticari sır niteliğindeki belgeler bakımından m.18/2 özel bir rejim öngörür. Yetkili mercilerin en üst makam veya kurulu, gerekçesini belirtmek suretiyle bu nitelikteki belgeleri vermeyebilir. Bununla birlikte devlet sırrı niteliğindeki bilgi ve belgeler Başdenetçi veya görevlendireceği denetçi tarafından yerinde incelenebilir.
Kanun m.20/1 gereğince KDK inceleme ve araştırmasını başvuru tarihinden itibaren en geç altı ay içinde sonuçlandırır. Sonuç ve varsa öneriler ilgili merciye ve başvurana bildirilir. KDK ayrıca başvurana, işleme karşı kullanabileceği başvuru yollarını, başvuru süresini ve başvurulacak makamı gösterir.
İlgili idare KDK’nın önerisini uygulanabilir görmezse m.20/3 gereğince gerekçesini 30 gün içinde Kuruma bildirir. Bu hüküm, KDK kararlarının tavsiye niteliği taşımasına rağmen idarenin gerekçesiz biçimde sessiz kalamayacağını gösterir.
KDK başvurusu ücretsiz diye her başvuru incelenir mi?
Hayır. Ücretsiz olması, başvurunun esas ve şekil koşullarını ortadan kaldırmaz. Kanun m.17/3 uyarınca belli bir konuyu içermeyen, yargı organlarında görülmekte olan veya karara bağlanmış uyuşmazlıklara ilişkin, zorunlu bilgileri taşımayan ya da sebepleri, konusu ve tarafları aynı olup daha önce sonuçlandırılmış başvurular incelenmez.
Bu nedenle dilekçede şikâyet edilen idari işlem veya davranış, işlem tarihi, daha önce yapılan başvurular, idarenin cevabı ve KDK’dan istenen sonuç açıkça yazılmalıdır. “Haksızlığa uğradım” şeklindeki soyut açıklama tek başına yeterli bir başvuru tekniği değildir. Hangi idari davranışın hangi hukuki veya hakkaniyet gerekçesiyle sorunlu olduğu somutlaştırılmalıdır.
Uygulamada KDK dosyası nasıl hazırlanmalı?
İlk aşamada kronoloji çıkarılmalıdır. İdareye ilk başvuru tarihi, cevabın tebliğ tarihi veya cevap verilmemişse kanundaki bekleme süresinin son günü belirlenmelidir. Ardından altı aylık KDK başvuru süresinin son günü hesaplanmalıdır. İdari dava açma süresi devam ediyorsa KDK başvurusunun bu süreyi hangi gün durdurduğu dosyada ayrıca not edilmelidir.
İkinci aşamada belge seti hazırlanmalıdır. İdari işlem veya karar, tebligat, önceki itiraz, idarenin cevabı, elektronik başvuru kayıtları ve iddiayı destekleyen belgeler kronolojik sıraya konulmalıdır. Gereksiz yüzlerce sayfa belge yerine uyuşmazlığın çekirdeğini ispatlayan evrakın seçilmesi incelemeyi kolaylaştırır.
Üçüncü aşamada talep netleştirilmelidir. KDK mahkeme gibi iptal hükmü kurmadığından, idarenin işlemi yeniden değerlendirmesi, hatalı uygulamayı düzeltmesi, geciken işlemi sonuçlandırması veya hakkaniyete uygun yeni bir işlem tesis etmesi yönünde somut talep kurulması daha işlevseldir.
Dördüncü aşamada süre ve başvuru yolu birlikte kontrol edilmelidir. KDK’nın ücretsiz oluşu, özellikle dava açma süresinin sona ermesi riskini ortadan kaldırmaz. Başvurunun yapılmasıyla duran süre, kanunda belirtilen hâllerde kaldığı yerden işlemeye devam eder. Bu nedenle KDK sürecinin sonucu ve tebligat tarihi mutlaka takip edilmelidir.
KDK başvurusu ile CİMER başvurusu aynı şey mi?
Hayır. KDK başvurusu ile CİMER başvurusu aynı hukuki mekanizma değildir. CİMER, kamu kurumlarına talep, ihbar, şikâyet ve bilgi edinme başvurularının iletilmesini sağlayan idari iletişim kanalıdır. KDK ise 6328 sayılı Kanunla kurulan, idarenin eylem ve işlemlerini hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden inceleyen anayasal nitelikli bir denetim mekanizmasıdır. Bu nedenle CİMER üzerinden daha önce başvuru yapılmış olması her durumda KDK’ya başvurulduğu anlamına gelmez.
KDK bakımından özellikle m.17/4’teki idari başvuru yollarını tüketme şartı, m.17/7’deki altı aylık süre ve m.17/8’deki dava açma süresini durdurma sonucu ayrıca değerlendirilmelidir. Başvurunun CİMER üzerinden ilgili kuruma yönlendirilmesi ve kurumun cevap vermesi, somut uyuşmazlığa göre KDK öncesi idari başvuru sürecinin bir parçası olabilir; ancak başvuru tarihleri ve hukuki nitelik tek tek kontrol edilmelidir. Bu ayrım, özellikle dava süresi devam eden dosyalarda önem taşır.
Sık Sorulan Sorular
KDK başvurusu için harç yatırılır mı?
Hayır. 6328 sayılı Kanun m.17/6 gereğince KDK başvurularından herhangi bir ücret alınmaz.
E-başvuru da ücretsiz mi?
Evet. KDK’nın resmî elektronik başvuru sistemi üzerinden yapılan şikâyet başvurusu için Kuruma başvuru harcı ödenmez.
Valilik veya kaymakamlık üzerinden başvuru ücretli mi?
Hayır. Kanun m.17/5 bu merciler aracılığıyla başvuruya izin verir; m.17/6 ise başvurulardan ücret alınmayacağını açıkça düzenler.
Avukat olmadan KDK’ya başvurabilir miyim?
Evet. Avukatla temsil zorunlu değildir. Gerçek kişiler kendi adlarına, tüzel kişiler yetkili temsilcileri aracılığıyla başvurabilir.
Avukata veya notere ödeme yaparsam KDK başvurusu ücretli sayılır mı?
Hayır. Avukatlık, noter, tercüme veya posta gideri kişinin kendi hizmet/gönderim gideridir; KDK’nın tahsil ettiği başvuru ücreti değildir.
KDK’ya başvurmadan önce idareye başvuru gerekir mi?
Kural olarak evet. 6328 sayılı Kanun m.17/4 gereğince idari başvuru yolları ve özel kanundaki zorunlu idari başvuru yolları tüketilmelidir. Telafisi güç veya imkânsız zarar ihtimali istisnadır.
KDK’ya başvuru süresi kaç aydır?
İdarenin cevabının tebliğinden; cevap verilmezse 6328 sayılı Kanun m.17/7’deki 60 günlük sürenin bitiminden itibaren altı ay içinde KDK’ya başvurulabilir.
KDK başvurusu dava süresini sıfırlar mı?
Hayır. Dava açma süresi içinde yapılan KDK başvurusu süreyi durdurur. Süre daha sonra kaldığı yerden devam eder.
KDK incelemesi en fazla ne kadar sürer?
6328 sayılı Kanun m.20/1 uyarınca inceleme ve araştırma başvuru tarihinden itibaren en geç altı ay içinde sonuçlandırılır.
KDK kararına idare uymak zorunda mı?
KDK’nın tavsiye niteliğindeki önerisini ilgili idare uygulanabilir görmezse 6328 sayılı Kanun m.20/3 uyarınca gerekçesini 30 gün içinde Kuruma bildirmek zorundadır. KDK kararı mahkeme ilamı değildir; yargı yolları ayrı değerlendirilir.
Sonuç
KDK başvurusu 2026 yılında da 6328 sayılı Kanun m.17/6 gereğince ücretsizdir. Hak kaybı bakımından esas mesele ödeme değil; doğru başvuru kanalı, zorunlu idari başvuru şartı, altı aylık KDK süresi ve varsa idari dava süresinin doğru hesaplanmasıdır. Dosya, açık bir kronoloji, gerekli belgeler ve somut bir taleple hazırlanmalıdır.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
