İmalatçı Uygunsuz Ürünü Öğrenirse Ne Yapmalı? 7223 m.7/1-h | 2026

7223 m.7/1-h’nin açık hükmü nedir?
7223 sayılı Ürün Güvenliği ve Teknik Düzenlemeler Kanunu m.7/1-h, imalatçının piyasaya arz sonrası dönemde karşılaşabileceği en kritik yükümlülüklerden birini düzenler. Hükme göre imalatçı, piyasaya arz ettiği ürünün ilgili teknik düzenlemeye veya Kanunun 5’inci maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen genel ürün güvenliği mevzuatına uygun olmadığını bildiği veya bilmesinin gerektiği hallerde gerekli düzeltici önlemleri ivedilikle almak zorundadır.
Kanun düzeltici önlemleri yalnız soyut biçimde bırakmaz. Ürünün uygun hale getirilmesi, piyasaya arzının durdurulması, piyasadan çekilmesi veya geri çağrılması seçeneklerini açıkça sayar. Hangi önlemin seçileceği uygunsuzluğun niteliğine, ürünün oluşturduğu riske, piyasadaki yayılımına ve ürünün nihai kullanıcıya ulaşıp ulaşmadığına göre belirlenir.
Hükmün ikinci önemli ayağı bildirimdir. Ürün risk taşıyorsa imalatçı, ürünün piyasada bulunduğu ülkenin yetkili kuruluşunu özellikle uygunsuzluk ve aldığı düzeltici önlemler hakkında ayrıntılı bilgi vererek ivedilikle bilgilendirir. Türkiye bakımından ilgili ürün grubundaki yetkili kuruluşun doğru belirlenmesi gerekir.
“Bildiği veya bilmesinin gerektiği” ne anlama gelir?
Kanun yalnız imalatçının fiilen bilgi sahibi olduğu durumları kapsamaz. “Bilmesinin gerektiği” ifadesi, imalatçının kendi organizasyonunda makul olarak ulaşması gereken güvenlik ve uygunluk verilerini görmezden gelmesini engeller. Şikâyetler, saha testleri, servis kayıtları, dağıtıcı bildirimleri, laboratuvar sonuçları veya yetkili kuruluş yazışmaları imalatçının bilgi düzeyini belirleyebilir.
Örneğin aynı modelde art arda benzer güvenlik şikâyetleri gelmiş, şirketin kalite birimi ciddi risk tespit etmiş ve bu bilgi yalnız müşteri hizmetleri sisteminde bırakılmışsa üst yönetimin “resmen bana bildirilmedi” savunması her durumda yeterli olmayabilir. Kanunun yapısı, imalatçı organizasyonunun ürün güvenliği bilgisini etkin biçimde toplamasını ve ilgili karar mercilerine aktarmasını gerektirir.
Bu nedenle şirket içinde ürün güvenliği eskalasyon prosedürü kurulmalıdır. Belirli tür şikâyet, kaza veya test sonucu otomatik olarak teknik, hukuk ve yönetim birimlerine taşınmalı; m.7/1-h kapsamında işlem gerekip gerekmediği gecikmeden değerlendirilmelidir.
Uygunsuzluk ile risk aynı şey midir?
Hayır. Uygunsuzluk, ürünün teknik düzenleme veya genel ürün güvenliği mevzuatındaki şartlardan birini karşılamaması anlamına gelir. Risk ise Kanun m.3’e göre bir tehlikenin gerçekleşme olasılığı ile doğuracağı zararın ciddiyetinin birleşimini ifade eder. Her uygunsuzluk aynı risk seviyesine sahip değildir.
Örneğin zorunlu bir etiket bilgisinin eksikliği teknik uygunsuzluk oluşturabilir; ancak ürünün elektrik çarpması, yangın veya yaralanma riski taşıması daha ağır bir güvenlik sorunudur. Kanun m.7/1-h her uygunsuzlukta düzeltici önlem öngörürken, ürün risk taşıyorsa yetkili kuruluş bildirimini ayrıca açıkça zorunlu kılar.
İmalatçı bu ayrımı doğru yapmalıdır. “Risk yok” değerlendirmesi yalnız ticari kanaate dayanmamalı; teknik risk analizi, test sonuçları ve ürünün kullanım koşullarıyla desteklenmelidir. Riskin düşük görülmesi, teknik uygunsuzluğun giderilmesi yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.
Ürünü uygun hale getirme hangi durumlarda mümkündür?
Uygunsuzluğun ürün piyasada kalırken güvenli ve hukuka uygun biçimde düzeltilebildiği durumlarda “uygun hale getirme” önlemi kullanılabilir. Örneğin belirli etiket veya talimat eksikliği, yetkili kuruluşun ve özel mevzuatın izin verdiği usulle doğru etiket veya kullanım talimatının ürüne eklenmesiyle giderilebilir. Yazılım kontrollü bir üründe güvenlik güncellemesi teknik ve hukuki şartları sağlıyorsa uzaktan düzeltme gündeme gelebilir.
Ancak her uygunsuzluk sahada basit müdahaleyle düzeltilemez. Ürünün temel tasarımında güvenlik açığı, tehlikeli malzeme veya yapısal üretim hatası varsa ürünün piyasada tutulması riskli olabilir. Düzeltmenin gerçekten uygunsuzluğu ortadan kaldırdığı doğrulanmadan ürünün satışına devam edilmemelidir.
Düzeltici önlem planında hangi ürünlerin etkilendiği, müdahalenin teknik yöntemi, sorumlu ekip, tamamlanma tarihi ve doğrulama testi yazılı olmalıdır. İşlem yalnız ticari departmanın stok etiketini değiştirmesi gibi yüzeysel adımlara indirgenmemelidir.
Piyasaya arzın durdurulması ne zaman gerekir?
Uygunsuzluk giderilene kadar yeni ürünlerin tedarik zincirine girmesinin önlenmesi gerekiyorsa piyasaya arzın durdurulması temel tedbirdir. Bu karar fabrika çıkışını, ithalat sonrasındaki dağıtımı ve yeni siparişlerin sevkini durdurabilir. 7223 m.4 zaten teknik düzenlemeye uygun olmayan ürünün uygunsuzluğu giderilmeden piyasaya arz edilemeyeceğini düzenler.
İmalatçı uygunsuzluğu öğrendiği halde yeni ürün sevkiyatına devam ederse riskli ürün sayısını artırır ve düzeltici süreci ağırlaştırır. Bu nedenle hızlı bir “stop shipment” prosedürü bulunmalıdır. ERP, depo yönetimi ve sipariş sistemlerinde ilgili ürün kodu veya parti için blokaj uygulanabilmelidir.
Piyasaya arzı durdurma, piyasaya daha önce çıkmış ürünler bakımından tek başına yeterli olmayabilir. Mevcut dağıtıcı stokları ve nihai kullanıcılardaki ürünler için piyasadan çekme veya geri çağırma gerekip gerekmediği ayrıca değerlendirilir.
Piyasadan çekme ile geri çağırma arasındaki fark
7223 sayılı Kanun m.3’te “piyasadan çekme”, tedarik zincirindeki bir ürünün piyasada bulundurulmasını önlemeyi amaçlayan tedbir olarak tanımlanır. “Geri çağırma” ise nihai kullanıcının elindeki ürünün iade edilmesini amaçlayan tedbirdir. Bu iki kavram aynı operasyonu ifade etmez.
Ürün yalnız distribütör ve mağaza depolarındaysa piyasadan çekme yeterli olabilir. Ürün tüketiciye veya profesyonel nihai kullanıcıya ulaşmışsa riskin giderilmesi için geri çağırma gerekebilir. Geri çağırmada Kanun m.19’daki yöntemler ve kullanıcıya etkili bildirim ayrıca önem taşır.
İmalatçı ürünün dağıtım haritasını ve seri/parti numaralarını izleyebilmeli, hangi ürünlerin tedarik zincirinde hangilerinin nihai kullanıcıda olduğunu belirleyebilmelidir. İzlenebilirlik zayıfsa geri çağırmanın kapsamı gereğinden geniş veya etkisiz kalabilir.
Yetkili kuruluş ne zaman bilgilendirilir?
7223 m.7/1-h’ye göre ürün risk taşıyorsa imalatçı, ürünün piyasada bulunduğu ülkenin yetkili kuruluşunu ivedilikle bilgilendirmek zorundadır. Bildirimin denetim başladıktan sonra yapılması beklenmez. Hüküm, imalatçının kendi tespitine dayalı proaktif bildirim yükümlülüğüdür.
Türkiye’de hangi kamu kuruluşunun yetkili olduğu ürün grubuna göre değişir. İmalatçı mevzuat uyum matrisinde ürünleri hangi kurumun denetlediğini önceden belirlemelidir. Kriz anında yetkili kuruluş aramak zaman kaybına yol açmamalıdır.
Uluslararası dağıtım varsa m.7/1-h ürünün piyasada bulunduğu ülkenin yetkili kuruluşuna bildirim öngörür. Türkiye dışındaki yükümlülükler o ülkenin mevzuatı ve ilgili uluslararası sistemler çerçevesinde ayrıca yönetilmelidir.
Bildirimde hangi bilgiler bulunmalıdır?
Kanun, yetkili kuruluşa özellikle uygunsuzluk ve alınan düzeltici önlemler hakkında ayrıntılı bilgi verilmesini ister. Bu nedenle yalnız “üründe problem tespit edildi” şeklindeki genel mesaj yeterli bir uyum yaklaşımı değildir. Ürün tanımı, model, seri veya parti bilgisi, riskin niteliği, piyasaya arz edilen miktar, dağıtım alanı ve alınan önlemler açıkça sunulmalıdır.
Varsa test raporları, kaza veya şikâyet verileri, kök neden analizi ve geri çağırma planı bildirime eklenebilir. Yetkili kuruluş ek bilgi veya belge isterse m.7/1-ı kapsamında imalatçı iş birliği yapmak ve talep edilen bilgi ve belgeleri sağlamak zorundadır.
Bildirim tarihi ve içeriği şirket kayıtlarında saklanmalıdır. Sonradan önlemin ne zaman alındığı ve idarenin ne zaman haberdar edildiği tartışıldığında bu kayıtlar kritik hale gelir.
Dağıtıcı ve ithalatçı ile koordinasyon nasıl kurulur?
Ürün güvenliği olayları tedarik zincirindeki tek işletmeyle yönetilemez. İmalatçı, m.7/1-d kapsamında yaptığı izleme faaliyeti hakkında dağıtıcıları bilgilendirmek zorundadır. İthalatçı ve dağıtıcının da m.9 ve m.10 kapsamında kendi düzeltici önlem ve bildirim yükümlülükleri vardır.
İmalatçı riskli parti listesini, satışın durdurulacağı ürün kodlarını, iade prosedürünü ve kullanıcı mesajını dağıtım zincirine hızla iletmelidir. Dağıtıcıların elindeki stok miktarı ve satılan ürün sayıları geri çağırma kapsamının belirlenmesi için toplanmalıdır.
Sözleşmelerde geri çağırma halinde tarafların görevleri, bilgi paylaşımı, lojistik, masraflar ve kullanıcı iletişimi önceden düzenlenmelidir. Ancak özel sözleşme hükümleri Kanunun kamu hukuku yükümlülüklerini ortadan kaldırmaz.
Online satış kanallarındaki ürünler nasıl durdurulur?
Ürün e-ticaret yoluyla satılıyorsa düzeltici önlem yalnız fiziksel depoya talimat vermekle tamamlanmaz. Şirketin kendi web sitesi, pazaryeri ilanları ve diğer çevrim içi satış kanallarında ürünün yeni satışa kapatılması gerekir. 2026 yılında yürürlüğe giren Uzaktan İletişim Araçları Yoluyla Piyasaya Arz Edilen Ürünlerin Piyasa Gözetimi ve Denetimi Yönetmeliği de çevrim içi ürün güvenliği bakımından ekonomik işletmeci ve aracı hizmet sağlayıcılara özel yükümlülükler getirir.
İmalatçı kendi ilanlarını derhal güncellemeli veya kaldırmalı; dağıtıcı ve pazaryeri satıcılarının da riskli ürünü satıştan çektiğini doğrulamalıdır. Ürün nihai kullanıcıya ulaşmışsa geri çağırma bildiriminin yalnız siteye küçük bir duyuru koymakla sınırlı kalmaması, kullanıcıya etkili şekilde ulaşması gerekir.
Online ve fiziksel satış kayıtlarının tek bir ürün kimliği üzerinden birleştirilmesi geri çağırma etkinliğini artırır. Aksi halde internet kanalından satılan riskli ürünlerin kullanıcılarına ulaşmak zorlaşabilir.
Düzeltici önlemin etkinliği nasıl doğrulanır?
Düzeltici önlem almak tek başına yeterli değildir; önlemin uygunsuzluğu gerçekten giderdiği doğrulanmalıdır. Teknik düzeltme yapıldıysa yeniden test, yazılım güncellemesi yapıldıysa doğrulama testi, etiket düzeltildiyse sahada doğru etiketin tüm stoklara uygulanıp uygulanmadığının kontrolü gerekir.
Geri çağırmada etkilenen ürün sayısı ile geri dönen veya düzeltilen ürün sayısı karşılaştırılmalıdır. Düşük geri dönüş oranı varsa kullanıcı iletişimi güçlendirilmeli ve ek bildirim yöntemleri değerlendirilmelidir. Dağıtıcı stoklarında satışa açık ürün kalıp kalmadığı kontrol edilmelidir.
Önlemin etkinlik değerlendirmesi ve kapanış kararı yazılı kayda bağlanmalıdır. Aynı kök nedenin yeni üretimde tekrar etmesini önlemek için tasarım, tedarikçi veya üretim sürecinde kalıcı düzeltici faaliyet yapılmalıdır.
İmalatçılar için ivedi müdahale kontrol listesi
Uygunsuzluk öğrenildiğinde ilk adım etkilenen ürünün ve partinin kapsamını belirlemek, yeni sevkiyatı durdurmak ve teknik risk değerlendirmesi yapmaktır. Bilgi kaynağı, olay tarihi, şikâyet veya test sonucu ve ürün kimliği kayıt altına alınmalıdır.
İkinci adım uygun düzeltici tedbiri seçmektir: ürünü uygun hale getirme, piyasaya arzı durdurma, piyasadan çekme veya geri çağırma. Ürün risk taşıyorsa ilgili yetkili kuruluş ivedilikle ve ayrıntılı biçimde bilgilendirilmelidir. Dağıtıcılar ve ithalatçılar aynı anda operasyonel talimatla bilgilendirilmelidir.
Üçüncü adım önlemin uygulanmasını ve etkinliğini izlemektir. Satış kanalları kapatılmalı, stoklar ayrılmalı, kullanıcıya ulaşılmışsa geri çağırma performansı takip edilmeli ve teknik düzeltmenin yeterliliği test edilmelidir. Tüm süreç denetimde sunulabilecek şekilde belgelendirilmelidir.
Sonuç olarak 7223 m.7/1-h, imalatçıya risk veya uygunsuzluk ortaya çıktıktan sonra pasif kalma hakkı tanımaz. Ürünü uygun hale getirme, satış ve arzı durdurma, piyasadan çekme veya geri çağırma seçeneklerinden gerekenler ivedilikle uygulanır; riskli üründe yetkili kuruluş ayrıntılı biçimde bilgilendirilir.
İlgili içerikler
- İmalatçı Numune Testi ve Şikâyet Kaydı Tutmak Zorunda mı? 7223 m.7/1-d
- Teknik Düzenlemeye Uygun Olmayan Ürün Satılabilir mi? 7223 m.4
- Güvensiz Ürün Zarar Verirse Kim Tazminat Öder? 7223 m.6
- Ürün geri çağırma ve piyasa denetimi için iletişim
Resmî kaynaklar
Sık Sorulan Sorular
İmalatçı uygunsuz ürünü öğrenince ne yapmalı?
7223 m.7/1-h’ye göre gerekli düzeltici önlemleri ivedilikle almalı; duruma göre ürünü uygun hale getirmeli, arzı durdurmalı, piyasadan çekmeli veya geri çağırmalıdır.
Riskli ürün mutlaka yetkili kuruluşa bildirilir mi?
Evet. Ürün risk taşıyorsa yetkili kuruluş uygunsuzluk ve alınan önlemler hakkında ayrıntılı bilgiyle ivedilikle bilgilendirilir.
Uygunsuzluk risk olmadığı anlamına gelebilir mi?
Uygunsuzluk ve risk farklı kavramlardır. Her uygunsuzluk aynı risk düzeyinde değildir; ancak uygunsuzluk yine de giderilmelidir.
Piyasadan çekme ile geri çağırma aynı mı?
Hayır. Piyasadan çekme tedarik zincirindeki ürünü; geri çağırma ise nihai kullanıcının elindeki ürünü hedefler.
Satışı durdurmak tek başına yeterli olur mu?
Ürün daha önce piyasaya yayılmışsa yalnız yeni satışları durdurmak yeterli olmayabilir; çekme veya geri çağırma gerekip gerekmediği değerlendirilmelidir.
Online ilanlar da kapatılmalı mı?
Uygunsuz veya riskli ürünün yeni satışının durdurulması gerekiyorsa çevrim içi satış kanalları da buna uygun şekilde kapatılmalıdır.
Yetkili kuruluşa hangi bilgi verilir?
Ürün kimliği, uygunsuzluk ve riskin niteliği, piyasadaki kapsamı ve alınan düzeltici önlemler ayrıntılı biçimde bildirilmelidir.
Düzeltici önlemin işe yaradığı kontrol edilmeli mi?
Evet. Teknik düzeltme, satış blokajı veya geri çağırmanın etkinliği doğrulanmalı ve süreç belgelendirilmelidir.
Mersin’de Ürün Güvenliği ve Ticaret Hukuku
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu: İhsaniye Mahallesi, 4903. Sokak, Profit İş Merkezi, Kat:3, Daire:14, Akdeniz/Mersin. Türkiye genelindeki ürün güvenliği, geri çağırma ve idari uyuşmazlıklar Mersin’den takip edilebilir.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.