B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

İstanbul E-Skuter İzni: UKOME Kotası ve Başvuru Dosyası

İstanbul’da paylaşımlı e-skuter işletmek için Bakanlık yetki belgesiyle birlikte yerel UKOME izni gerekir. Yerel izin, şirketin kullanacağı araç sayısını ve faaliyet alanını belirler. İlçe kotası, işletmenin kendi izin sayısı ve sahadaki fiilî filo ayrı verilerdir. 2918 sayılı Kanun m.66, 5216 sayılı Kanun m.9 ve Elektrikli Skuter Yönetmeliği m.10–13 bu ayrımın hukuki temelidir.

Bu yazı 24 Ekim 2026 tarihinde güncel yönetmelik, 13 Ekim 2026 değişikliği ve İstanbul’un 2026/1-15 sayılı kararı esas alınarak hazırlanmıştır. Başvuru takvimindeki resmî belge farkı, ek izinlerin süresi, park alanı yükümlülüğü ve günlük filo hesabı açıkça ele alınır. Geçmiş Şubat duyurusu, bugün açık bir başvuru çağrısı olarak sunulmaz. İnceleme, İstanbul’da faaliyet gösterecek veya mevcut iznini yönetecek işletmenin somut belge dosyasına odaklanır.

İstanbul e-skuter işletmeciliğinde yetki belgesi, UKOME izni, saha ve dönem takibi
İstanbul e-skuter izin dosyasının dört kaydı

Bakanlık belgesi ile İstanbul UKOME izni nasıl ayrılır?

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m.66, paylaşımlı elektrikli skuter işletmeciliği için Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığından yetki belgesi alınmasını zorunlu tutar. İstanbul’da sahaya araç yerleştirme aşaması ise Elektrikli Skuter Yönetmeliği m.10–12 kapsamındaki yerel izin işlemine bağlıdır. Yönetmeliğin güncel resmî metninde büyükşehir bulunan illerde izin mercii UKOME olarak belirlenmiştir. Şirketin Bakanlık belgesi, İstanbul’un bütün ilçelerinde sınırsız araç bulundurma hakkı vermez.

5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu m.9, ulaşım koordinasyonunun kurumsal temelidir. Bu nedenle dosyada iki ayrı karar kaydı tutulur: işletmecinin yetki belgesi ve belirli ilçeler için aldığı araç izinleri. Birinci kayıt şirketin faaliyet yeterliliğine, ikinci kayıt yerel dağıtıma ilişkindir. Yerel izin başvurusu incelenirken yetki belgesinin sahibi, ticaret unvanı ve temsil eden kişinin bilgileri birbirini karşılamalıdır.

Bakanlık belgesinin yokluğuna ilişkin yaptırımın ayrıntıları sitedeki paylaşımlı elektrikli skuter yetki belgesi yazısında açıklanmıştır. Bu rehberin konusu, İstanbul’da izin sayısının belirlenmesi ve yerel başvuru dosyasının yürütülmesidir. Kişisel kullanım için satın alınan skuter ile paylaşımlı işletmecinin filosu aynı başvuru rejimine sokulmaz.

İstanbul başvuru dosyasında hangi belgeler bulunur?

İBB’nin 2026 başvuru duyurusu; yetki belgesi, imza sirküsü, başvuru dilekçesi ve ilçelerde kullanılacak skuter sayıları ile durak konumlarını sayar. 2026/1-15 sayılı UKOME kararının eki, yetki belgesiyle birlikte başvurulan ilçelerin ve her ilçedeki araç sayısının bildirilmesini düzenler. Dilekçe bu bilgileri tek bir başvuru tablosunda birleştirmelidir. Toplam filo sayısını yazıp ilçe dağılımını boş bırakmak, yerel izin talebinin kapsamını göstermeye yetmez.

Temsil belgesi, şirket adına kimin işlem yaptığına ilişkin kontrol sağlar. Yetki belgesindeki şirket ile dilekçede yer alan şirketin aynı tüzel kişi olduğu; unvan, vergi bilgisi ve belge numarası üzerinden karşılaştırılır. Marka adının ticaret unvanı yerine kullanılması, dosyadaki izin sahibinin belirlenmesini güçleştirir. Markayla hizmet sunulması, resmî muhatabın ayrıca gösterilmesi gereğini kaldırmaz.

Konum eki, yazılı adres ile sayısal konumu birlikte taşımalıdır. Bu, yeni bir kanuni evrak kalemi icat etmek anlamına gelmez; belediyenin istediği durak konumu bilgisinin açık sunulmasıdır. Aynı noktaya farklı ad verilmesi veya harita ile dilekçenin farklı ilçe göstermesi başvuru verisinin düzeltilmesini gerektirir. Başvuru eklerinin tarih ve sürüm numarasıyla kaydedilmesi, sonradan hangi dağılımın talep edildiğinin ispatını sağlar.

İlçe kotası ile şirkete verilen sayı aynı değildir

Elektrikli Skuter Yönetmeliği m.11/2, büyükşehirlerde ilçe nüfusunu esas alan üst sınırı düzenler. Genel sınır nüfusun 200’de biridir. Mevsimsel veya dönemsel talep artışı ve kapasite kullanımı gibi gerekçelerle bu sayının yüzde elliye kadar artırılması m.11/3 kapsamındadır. Bu artış işletmecinin tek taraflı uygulayacağı bir hesap değildir; yetkili merciin kararına dayanır. Yönetmelik m.27/3 uyarınca nüfus hesabında TÜİK’in yayımladığı yıl sonu nüfus sayıları kullanılır.

M.11/5, her yetki belgesi sahibine verilecek sayı için m.11/2’de belirtilen sayının beşte biri kuralını getirir. İlçe için ilan edilen toplam kotanın tamamı, başvuruyu ilk yapan firmaya tahsis edilmiş sayılmaz. Talebin kotayı aşması hâlinde m.12/2-a gereğince başvurucuların istedikleri sayılarla orantılı dağıtım yapılır. Bu yöntem, her şirketin aynı mutlak araç sayısını almasıyla karıştırılmamalıdır.

Talep azlığında uygulanacak ek başvuru mekanizması m.12/2-b ve m.12/6’da düzenlenmiştir. İlk izinlerin ardından altı aylık ilave talep değerlendirmesi ve kalan kapasitenin yeniden incelenmesi ayrı aşamalardır. Yeni başvurucu bulunmaması koşuluyla mevcut izin sahiplerinin ilave talepleri bakımından beşte bir kısıtına ilişkin istisna vardır. İstisna, başlangıç başvurusunda sınırsız talep hakkı olarak kullanılamaz.

2026 İstanbul kararındaki sayılar nasıl okunmalıdır?

29 Ocak 2026 tarihli 2026/1-15 sayılı UKOME kararı, İstanbul için toplam 78.423 araçlık ilçe tablosu içerir. Bu rakam, belirli bir işletmenin izinli filosu veya o gün sahada bulunan araç sayısı değildir. Karar ekindeki toplam dağıtım kapasitesidir. İşletmecinin hukuki sınırı, kendi adına verilen karar ve bu karardaki ilçe dağılımıyla belirlenir.

İlçeKarar ekindeki toplam sayı
Kadıköy2.311
Beşiktaş836
Sarıyer1.713
Şişli1.315
Esenyurt4.942
Adalar0

Tablodaki sıfır, Adalar için bu kararda tahsis kapasitesi belirlenmediğini gösterir. İstanbul genel toplamına dayanılarak Adalar’da paylaşımlı filo kurulamaz. Aynı şekilde Kadıköy’de verilen sayı Sarıyer’de kullanılacak ek izin yerine geçmez. İlçeler arasında yapılan araç sevki, izin sınırları ve Yönetmelik m.16’daki saha yükümlülükleriyle birlikte izlenmelidir.

Tablo, kararı tanımlayan tarih ve sayı korunarak okunmalıdır. Sonraki bir bireysel izin, kapasite değerlendirmesi veya değişiklik kararı incelenmeden burada yer alan toplamların bir şirketin güncel kazanılmış hakkı olduğu sonucuna varılamaz. Başvuru dosyasına genel kota kararının yanında şirkete bildirilen son izin kararının eklenmesi bu ayrımı görünür kılar.

2026 duyurusundaki başvuru tarihleri neden birlikte kontrol edilir?

İBB’nin elektrikli skuter işletmeciliği başvuru duyurusunda 16–25 Şubat 2026 tarihleri yazılıdır. Aynı duyuruya eklenen imzalı UKOME kararının başvuru esaslarında ise 2–16 Şubat 2026 tarih aralığı bulunur. İki resmî belgede görülen bu farkı yok sayarak tek bir takvim üretmek doğru değildir. Dosyada başvurunun hangi duyuruya dayanılarak ve hangi tarihte yapıldığı açıkça gösterilmelidir.

24 Ekim 2026 itibarıyla her iki tarih aralığı da geçmiştedir. Bu belgeler yeni bir başvuru döneminin bugün açık olduğu anlamına gelmez. Yeni talepte bulunacak işletme, m.12/6 kapsamında ilan edilmiş kapasite değerlendirmesini ve başvuru kararını kontrol eder. Eski duyurudaki tarihin yalnız yılını değiştirerek yeniden kullanılması resmî takvim oluşturmaz.

Başvuru süresi uyuşmazlığında duyurunun kaydı, karar eki ve evrak alındısı birlikte değerlendirilir. İşletme adına tutulmuş kayıt, iletilen e-posta, teslim edilen ek listesi ve idarenin cevabı kronolojik olarak sıralanır. Bu belgeler, başvurunun zamanında yapılmış olduğuna ilişkin iddianın somut dayanağıdır; sözlü bilgi veya tarihsiz ekran görüntüsü başvurunun alındığı tarihi tek başına ortaya koymaz.

Başvurunun karara bağlanması ve 45 günlük saha yükümlülüğü

Yönetmelik m.12/1, başvuru şartlarını içeren kararın son başvuru tarihinden en az on gün önce ilan edilmesini öngörür. M.12/2 ise başvuruların altmış gün içinde karara bağlanıp duyurulmasını düzenler. Bu süre, başvuru yapılınca kendiliğinden olumlu izin doğduğu anlamına gelmez. Faaliyetin dayanağı, izin veren merciin aldığı karardır. Dosyada başvuru alındısı ile izin kararı birbirinden ayrı belgeler olarak tutulur.

Olumlu kararda işletmeciye verilen sayı, faaliyet ilçesi, yasaklı bölgeler, belirlenen hız sınırları ve varsa kamuya açık park veya şarj alanları gösterilir. M.12/3’teki bu unsurlar, saha ekibine verilen operasyon talimatlarının da temelidir. İzin belgesinin yalnız ön sayfasını saklayıp harita ekini kaybetmek, hangi yerde hangi koşulla faaliyet yürütüldüğünü izlemeyi güçleştirir.

M.12/7 gereğince izin düzenlenmesinden itibaren en geç kırk beş gün içinde araçların sahada bulundurulması gerekir. Depodaki satın alma faturası, araçların izin bölgesine çıkarıldığını tek başına göstermez. Başlangıç kaydında araç kimlikleri, ilk konum verileri ve hangi ilçe için kullanıma sunuldukları korunur. Sürenin hesabında, belgenin üzerinde yazılı geçerlilik tarihleri ile Yönetmelik m.27’deki genel süre hesabı ayrımı gözetilir.

İki yıllık izin, ilave kota ve bir yıllık uzatma

Yönetmelik m.13/2’ye göre yerel izin süresi, iznin verildiği karar tarihinden itibaren iki yıldır. Bu süre, Bakanlığın beş yıllık yetki belgesinden farklıdır. Şirketin Bakanlık belgesinin bitmemiş olması, sona eren İstanbul iznini otomatik olarak devam ettirmez. İşletme takviminde iki belgenin başlangıç ve bitiş tarihleri ayrı sütunlarda gösterilmelidir.

2 Aralık 2025 değişikliğiyle açıklığa kavuşturulan kurala göre, m.12/2-b ve m.12/6 kapsamında verilen ek izinler ilk dönemin bitiş tarihini aşamaz. Sonradan alınan ilave kota için her defasında yeni bir iki yıllık dönem başlatılması mümkün değildir. Ek izin kararının tarihini, ana izin döneminin bitiş tarihiyle birlikte okumak gerekir. Araç satın alma ve saha sözleşmelerinin süresi de bu belge takvimine göre kurulmalıdır.

İzin süresi sonunda yeni başvuru bulunmaması ve m.24/2’deki harcın ödenmesi koşullarıyla, izin mercii süreyi bir yıl daha uzatabilir. Hükümdeki takdir yetkisi korunmalıdır; şartların gerçekleşmesi her dosyada kendiliğinden üç yıllık izin bulunduğu sonucunu doğurmaz. Uzatmayı yapan merciin işlemi ve ödeme kaydı saklanır. M.13/3, mevsimsel veya dönemsel nüfus değişimi bulunan yerlerde iki yıldan daha kısa izin verilmesine de imkân tanır.

İstanbul’da altı ay ve yirmide bir park alanı şartı

2026/1-15 sayılı kararın ekindeki diğer şartlar bölümünde, operatörlerin altı ay içinde izin kotalarının yirmide biri oranında park alanı yapması düzenlenmiştir. Belirtilen süre içinde bu alanları tesis etmeyen operatörlerin faaliyet izinlerinin iptali ve tanınan hakların sona ermesi aynı ekte açıkça yazılıdır. Bu nedenle park alanı yükümlülüğü, yalnız kullanıcıya park tavsiyesi verilerek yerine getirilmiş sayılmaz.

Başvuruda gösterilen durak noktalarıyla fiilen tesis edilen park alanları eşleştirilmelidir. Yer, kapasite, uygulama tarihi ve idareyle yapılan yazışmalar aynı kayıt içinde tutulur. Proje veya çizim bulunması ile alanın gerçekten tamamlanmış olması ayrı olgulardır. İşletme, hangi izne karşılık ne kadar park alanı tesis ettiğini ve uygulamanın hangi tarihte bitirildiğini belgelemelidir. Sahadaki uygulamayı gösteren tarihli fotoğraflar bu kayıt bütünlüğünü destekler.

Karar ekindeki yükümlülük, özel mülkiyetteki bir yeri sahibinin rızası olmadan kullanma hakkı vermez. Yönetmelik m.5/1-a-8 ve m.16/13, özel mülkiyeti ve yaya erişimini korur. Park alanı tasarımı; bina girişi, engelli rampası ve kesintisiz yaya geçişi bakımından kontrol edilmelidir. İzin kotasının mevcut olması, herhangi bir kaldırım bölümünün sınırsız işgaline izin verildiği anlamına gelmez.

Yayalaştırılmış alanlar ve coğrafi çitleme

İstanbul kararında UKOME tarafından yayalaştırılmış alanlarda e-skuter kullanılması yasaklanmıştır. Yönetmelik m.16/10, yasak bölgeler ve hız sınırları için coğrafi çitleme uygulanmasını; bu sınırların yazılım üzerinden otomatik yürütülmesini düzenler. Yalnız uygulama ekranına bir uyarı metni koymak, hükümdeki teknik önleme yükümlülüğünün tamamını karşılamaz. İzin kararına eklenen bölge sınırları, işletmenin kullandığı haritaya doğru aktarılmalıdır.

Yasak bölgeye yaklaşan kullanıcı direksiyondaki işitsel cihazla uyarılır. Bölgeye girilmesi hâlinde, sürücünün geri dönebilmesine imkân sağlayacak biçimde hız kademeli olarak saatte altı kilometreye indirilir. Bu, yasak bölgede sürekli altı kilometre hızla işletmecilik yapılabileceği şeklinde yorumlanamaz. Düzenleme, sınırın aşılması durumundaki geri dönüş güvenliğini sağlayan tedbiri tanımlar.

Saha haritası değiştiğinde eski koordinatların kullanılmaya devam edilmesi teknik kayıtla incelenir. Güncellemenin tarihi, kullanılan yazılım sürümü ve ilgili izin kararı birlikte saklanır. Belediye denetiminin genel sınırları için paylaşımlı skuterlerde zabıta denetimi yazısı ayrıca incelenebilir. Yerel izin dosyasında ise öncelik, işletmeye bildirilen sınırın sahadaki uygulamayla eşleşmesidir.

İl toplamı ile ilçedeki yüzde 70–130 aralığı

Yönetmelik m.16/11, iki sınırı birlikte uygular. İşletme il için aldığı toplam izin sayısını aşamaz. Ayrıca faaliyet ilçesinde veya bölgesinde, o yer için izin verilen sayının yüzde yetmişinden az ve yüzde yüz otuzundan fazla araç bulunduramaz. Kasım–Şubat döneminde alt sınır yüzde kırktır. İlçe esnekliği, İstanbul genelindeki toplam iznin yüzde otuz artırılması anlamına gelmez.

Kontrol, 00.00–23.59 saatleri arasındaki bir tam günlük izleme ve gönderilen ortalama konum bilgileriyle yapılır. Bu nedenle belirli bir saatte alınmış tek ekran görüntüsü, günlük sayı hesabının tamamıyla özdeş değildir. Araçların bakım için depoya alınması, ilçeler arasında taşınması ve yeniden hizmete çıkarılması verilerde görünür olmalıdır. Denetim değerlendirmesi, hükmün öngördüğü zaman aralığı ve veri yöntemi üzerinden yapılır.

M.16/2, hareket hâlindeki araç konumlarının üç dakikalık dönemlerle; sürüş bittikten sonraki konumun ise en geç on dakika içinde U-Net’e aktarılmasını düzenler. Sürüş dışında yer değiştirilen araçların yeni konumu da bildirilir. Şirketin kendi uygulamasında kayıt bulunması, Bakanlık sistemine iletim yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. İletim kayıtları, filo sayısı uyuşmazlığının somut veri kaynağıdır.

Yerel işgal harcı nasıl ayrılır?

Elektrikli Skuter Yönetmeliği m.24/2, kullanılan araçlar için işgal harcının 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu m.56’daki düzenleme uyarınca ilgili belediyeye ödenmesini öngörür. Aynı fıkra, bu harçların konusunu oluşturan hususlar için ayrıca ücret alınamayacağını belirtir. Bu nedenle tahakkuk belgesinde ödeme kaleminin adı, dönemi, araç sayısı ve hesap dayanağı ayrı ayrı okunmalıdır.

Bakanlık yetki belgesi ücreti ile belediye işgal harcı farklı işlemlere bağlıdır. Bakanlığa yapılan ödemenin dekontu, İstanbul’daki yerel harcın ödendiğini göstermez. Yerel izin başvurusunun tamamlanması da ulusal yetki belgesi ücretinin ödenmiş olduğunu kanıtlamaz. Muhasebe kayıtlarında aynı “skuter izin bedeli” açıklaması altında bütün ödemeleri birleştirmek, hangi borcun kapandığını belirsizleştirir.

Bu yazıda kaynağı doğrulanmamış tek bir İstanbul araç başı harç tutarı verilmiyor. Kanuni dayanak ile somut dönem tahakkuku birlikte incelenmelidir. Tahakkuk belgesindeki sayı izin kararındaki sayıyla karşılaştırılır; dönem değişikliği, ilave izin ve ödeme makbuzları aynı dosyada tutulur. Yönetmelik m.14 kapsamındaki şirket birleşmesi veya tür değişikliği nedeniyle yeniden düzenlenen yetki belgesinde, daha önce izin alınmış araçlar için m.24/2 harcının tekrar alınmamasına ilişkin özel hüküm de ayrıca gözetilir.

İzin reddinde hangi işlem ve belgeler incelenir?

İzin reddi ile para cezası aynı idari işlem değildir. Kota talebinin reddinde başvuru dilekçesi, dayanak UKOME kararı, dağıtım tablosu, gerekçe ve bildirim tarihi birlikte değerlendirilir. Talebin hangi ilçe ve kaç araç için yapıldığı ortaya konulmadan yalnız şirketin genel faaliyet yeterliliğine dayanmak yeterli bir inceleme sağlamaz. Ret gerekçesi kota sınırıysa diğer başvuruların hangi dağıtım yöntemiyle sonuçlandırıldığı önem taşır.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m.7, özel bir süre öngörülmeyen idari davalarda altmış günlük genel süreyi düzenler. Bireysel işlemde yazılı bildirim, ilanı gereken düzenleyici işlemde ilan tarihi ve uygulama işlemi ayrımı aynı maddede yer alır. Bu nedenle internetten öğrenilen bir genel kararla şirkete tebliğ edilen ret kararının süre başlangıcı otomatik olarak aynı kabul edilmez.

İYUK m.11 kapsamındaki idari başvuru, dava açma süresi içinde yapıldığında işlemeye başlayan süreyi durdurur. Otuz gün cevap verilmemesi zımni ret sonucunu doğurur; ret sonrasında daha önce geçen günler hesaba katılarak kalan süre işler. Her yeni dilekçe yeni bir altmış günlük süre başlatmaz. İdari davada süre ve dilekçe yenileme incelemesi, farklı usul sürelerini ayırmak için tamamlayıcıdır.

13 Ekim 2026 değişikliği izin dosyasında nasıl izlenir?

13 Ekim 2026 tarihli ve 33399 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan değişiklik, Yönetmelik m.22’yi yeniden düzenlemiştir. Yerel izin alma yükümlülüğünü içeren m.10/1’e aykırılık için yeni m.22/1-b’de 86.900 TL tutarı gösterilmiştir. Bu düzenleme, Bakanlık yetki belgesinin varlığının yerel izin eksikliğini gidermediğini yaptırım yönünden de ortaya koyar. İşlem tarihindeki mevzuat ile tutanaktaki madde karşılaştırılmalıdır.

M.16/11’deki saha sayısı kuralına aykırılığın ilkinde 8.687 TL, ikincisinde 86.900 TL, üçüncüsünde 170.000 TL ceza öngörülmüştür. Üçüncü aykırılıkta yetki belgesi kapsamındaki faaliyetlerin altı ay geçici durdurulması ayrıca düzenlenmiştir. Bunlar bireysel sürücünün trafik ihlali için yazılmış tutarlar değildir. İşletmeciye yönelik yükümlülük, ihlal tarihi ve önceki işlem kayıtları doğru eşleştirilmelidir.

Bu bölüm bir ceza itiraz rehberini tekrar etmez; izin dosyasının güncel yaptırım metniyle bağlantısını kurar. Eski tarihli tanıtım broşüründeki ceza rakamı güncel tutanakla karşılaştırmada esas alınamaz. Resmî değişiklik metni, izin kararı, günlük filo verileri ve bildirim kayıtları birlikte korunur. Böylece inceleme, soyut bir “fazla araç” iddiası yerine ilgili günün sayısına, izin sınırına ve doğru maddeye dayanır.

Faaliyetin bırakılması ve dosyanın kapanışı

Yönetmelik m.12/8, izin verilen bölgede faaliyetin kısmen veya tamamen sonlandırılması hâlinde hem Bakanlığa hem izin alınan ilgili mercie yazılı bildirim yapılmasını zorunlu tutar. Araçların depoya çekilmesi, yazılı bildirim yerine geçmez. Hangi ilçedeki faaliyetin hangi tarihte sona erdiği ve hangi araçların geri toplandığı kayıt altına alınır. Başka ilçede devam eden izinler bu dosyada ayrıca gösterilir.

Yönetmelik m.6/4 uyarınca yerel izin satılamaz veya devredilemez. İşletmenin araçlarını satması, alıcının aynı izin sayısını kullanmasını sağlamaz. Şirket birleşmesi, bölünmesi ve tür değiştirmesinde m.14’teki özel usul uygulanır. İşletmeci değişikliğinin hukuki niteliği belirlenmeden izin numarasını başka şirketin uygulamasına taşımak, mevzuata uygun bir devir işlemi oluşturmaz.

Dosyanın kapanışında izin dönemi, son faaliyet günü, bildirimler, tahakkuklar, ödemeler ve park alanlarına ilişkin kayıtlar bir araya getirilir. Saklanan belgeler yalnız başvuru anını değil, bütün izin dönemini göstermelidir. İstanbul e-skuter işletmeciliğinde düzenli dosya, yetki belgesinden yerel kota kararına ve saha verilerine kadar aynı işletmeciyi, aynı dönemleri ve aynı araç kimliklerini izlenebilir kılan belgedir.

Sık sorulan sorular

İstanbul e-skuter iznini hangi kurum verir?

Elektrikli Skuter Yönetmeliği m.10/1-a gereğince yerel izin mercii İstanbul UKOME’dir. Bakanlık yetki belgesi ayrı bir belgedir.

Bakanlık belgesi bütün İstanbul’da faaliyet hakkı verir mi?

Hayır. Yerel izin kararında belirtilen ilçe, bölge ve araç sayısı sınırlarına uyulur; ulusal belge bu sınırların yerine geçmez.

2026 kararındaki 78.423 araç tek şirkete mi ayrılmıştır?

Hayır. Bu sayı ilçe kotalarının toplamıdır. Her işletmenin kullanacağı sayı kendi adına verilen izin kararıyla belirlenir.

Adalar için 2026/1-15 kararında kaç araç öngörülmüştür?

Karar ekinde Adalar’ın sayısı sıfırdır. İstanbul genel toplamına dayanılarak bu ilçede paylaşımlı filo kurulamaz.

Şubat 2026 duyurusuyla bugün yeni başvuru yapılır mı?

Geçmiş duyuru yeni bir açık başvuru dönemi oluşturmaz. Yeni talepler için yetkili merciin güncel kapasite ve başvuru ilanı incelenir.

İzin alındıktan sonra araçlar ne zaman sahaya çıkarılır?

Yönetmelik m.12/7’ye göre izin düzenlenmesinden itibaren en geç kırk beş gün içinde araçlar sahada bulundurulmalıdır.

Sonradan alınan ilave kota için yeni iki yıl başlar mı?

M.13/2 kapsamında m.12/2-b veya m.12/6 uyarınca verilen ilave izin, ilk izin döneminin bitiş tarihini aşamaz.

İstanbul’da park alanı kurma yükümlülüğü var mı?

2026/1-15 sayılı karar eki, altı ay içinde izin kotasının yirmide biri oranında park alanı tesisini öngörür; yerine getirilmemesini izin iptaline bağlar.

İlçe filosu yüzde 130’a çıkarsa il toplamı da artırılabilir mi?

Hayır. M.16/11’deki ilçe aralığı, İstanbul için işletmeye verilmiş toplam izin sayısının aşılmaması koşuluyla uygulanır.

İzin bölgesindeki faaliyeti bırakmak için bildirim gerekir mi?

Evet. M.12/8 uyarınca kısmen veya tamamen sonlandırma hem Bakanlığa hem yerel izin merciine yazılı olarak bildirilir.

Resmî kaynaklar ve mevzuat

İstanbul ofisi ve görüşme

İstanbul ofisinde görüşme için Maslak, Polaris Plaza iletişim ve randevu bilgilerine ulaşabilirsiniz. Görüşme talebinde uyuşmazlığın konusunu ve varsa tebligat tarihini belirtin.

Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbul

Sorunuzu iletin



    Sorunuzu kısaca yazın. Lütfen kimlik numarası, belge veya hassas kişisel bilgi paylaşmayın. KVKK Aydınlatma Metni

    Hukuki konu hakkında iletişim

    İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

    Telefonla Araİletişim Bilgileri

    tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

    Yazar Bilgisi

    , Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

    İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

    Telefon WhatsApp