B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

İstanbul Ticaret Sicili Tescil Reddi: Sekiz Günlük İtiraz

İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğünün tescil, değişiklik veya silinme talebine ilişkin kararına karşı, kararın tebliğinden itibaren sekiz gün içinde sicilin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesine dilekçeyle itiraz edilir. Dayanak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.34 hükmüdür. MERSİS başvurusunun eksiklik nedeniyle geri gönderilmesi, oda üyelik kaydına ilişkin işlem ve ticaret sicilinin tescil kararı aynı işlem değildir. Doğru başvuru için önce eldeki yazının hangi talebi, hangi gerekçeyle sonuçlandırdığı belirlenmelidir.

Bu rehber, İstanbul’da şirket kuruluşu, müdür veya yönetim kurulu değişikliği, temsil kaydı ve sicilden silinme başvurusu reddedilen ilgililer için hazırlanmıştır. Şirketin nasıl kurulacağını tekrar anlatmaz; sicil incelemesinin sınırını, sekiz günlük itirazı, dosyaya konulacak belgeleri ve mahkeme kararından sonra yapılacak kayıt kontrolünü açıklar. Telefon görüşmesi, destek talebi veya yeniden randevu alınması mahkemeye verilmesi gereken itiraz dilekçesinin yerine geçmez.

Bakırcı ve Keskin Hukuk Bürosu İstanbul ofisi, Maslak Polaris Plaza
İstanbul ofisi · Maslak, Polaris Plaza.

Hangi ticaret sicili kararına itiraz edilir?

TTK m.34/1, tescil, değişiklik ve silinme istemleriyle ilgili sicil müdürlüğü kararlarını kapsar. İtirazın konusu, belirli başvuruyu sonuçlandıran sicil kararıdır. Bu nedenle dilekçeye kararın tarih ve sayısı, başvuru numarası ve hangi kaydın istendiği yazılır. Yalnız şirketin sicil numarasını belirtmek, uyuşmazlığın konusunu açıklamaya yetmez. Aynı şirket adına farklı tarihlerde yapılmış unvan, adres veya temsil başvuruları ayrı işlemlerdir; birine ilişkin ret gerekçesi diğerine kendiliğinden uygulanmaz.

Başvuru henüz inceleniyorsa, eksik belgenin tamamlanması istenmişse veya sistemde teknik işlem yapılamıyorsa önce bu durumun niteliği belirlenir. Bir ekran mesajının başlığında ret sözcüğünün bulunması tek başına bütün hukuki soruları cevaplamaz. Kararı veren birim, sonuçlandırılan talep, bildirimin içeriği ve tebliğ bilgisi birlikte okunur. Buna karşılık yazının gerçekten nihai ret içerdiği anlaşılıyorsa, yalnız başlığı eksiklik bildirimi sanılarak sekiz günlük başvuru süresi göz ardı edilmemelidir.

İTO üyelik kaydı, MERSİS ve ticaret sicili aynı mı?

İstanbul Ticaret Odasının resmî sık sorulan sorular sayfası, oda sistemindeki güncellemelerin MERSİS’e yansıtılmasına ilişkin talepler için ticaret sicili başvuru kanalına yönlendirme yapmaktadır. Bu açıklama, sistemlerde görülen bilgilerin ve işlemlerin birbirinden ayrılması gerektiğini gösterir. Oda üyelik ekranında bilgi düzeltilmesi, aynı bilginin ticaret sicilinde tescil edildiğini tek başına kanıtlamaz. MERSİS başvuru numarası da başvurunun kabul edilip tescilin tamamlandığı anlamına gelmez.

İstanbul’daki başvuru dosyasında şirket unvanı, MERSİS numarası, ticaret sicili numarası ve işlem türü birlikte eşleştirilir. Şirket ile şube kaydının karışmamasına dikkat edilir. İTO’nun ticaret sicili duyuruları, başvuru hazırlığındaki güncel işlem açıklamaları için izlenebilir; ancak bir duyuru veya soru formu TTK m.34’teki yargısal itirazın yerine kullanılmaz. İtiraz, kararın kendisine ve doğru sicil dosyasına yöneltilir.

Sekiz günlük süre nasıl hesaplanır?

TTK m.34’te başlangıç, sicil kararının tebliğidir. Şirketin karar aldığı gün, MERSİS talebinin oluşturulduğu tarih, ücretin ödendiği gün ve ret yazısının düzenlenme tarihi birbirinden farklıdır. Tebliğ kaydı görülmeden bunlardan herhangi biri otomatik başlangıç olarak seçilmemelidir. Fiziksel tebligatta teslim belgesi; elektronik tebligatta ise ilgili sistemin kanuni tebliğ tarihini gösteren kayıt incelenir. Genel bir bilgilendirme e-postası ile usulüne uygun tebligat aynı işlem gibi kabul edilmez.

HMK m.92–93 uyarınca günle belirlenen süre hesabında tebliğ günü sayılmaz; resmî tatil günleri süreye dahildir. Son günün resmî tatile rastlaması hâlinde ilgili uzama kuralı uygulanır. Bu nedenle sekiz günlük süre sekiz iş günü olarak hesaplanmamalıdır. Elektronik başvuruda sürenin sonuna ilişkin usul hükümleri de ayrıca gözetilir. Şirket içindeki evrak yönlendirmesi veya kararın muhasebeciye geç iletilmesi, tebliğ kaydının kontrol edilmesini gereksiz kılmaz.

Sicile tekrar başvurmak itiraz süresini korur mu?

TTK m.34, sicil kararına karşı belirli sürede mahkemeye başvurulmasını düzenler. Müdürlükten açıklama istenmesi, yeni randevu alınması veya bir destek kaydı açılması bu başvuruyla aynı şey değildir. İtiraz süresinin korunduğu, yalnız ilgili birimle görüşüldüğü gerekçesiyle kabul edilemez. Ret kararına karşı başvuru ile eksik belgenin tamamlanmasına yönelik işlemler dosyada ayrı izlenmelidir. Çözüm görüşmesi sürerken mevcut kararın tebliğinden başlayan takvim ayrıca kontrol edilir.

Yeni bir belge veya yeni şirket kararıyla farklı tescil talebi yapılması da önceki ret kararının süresini kendiliğinden yeniden başlatmaz. Yeni talebin konusu, önceki dosyayla ilişkisi ve bu talep hakkında verilen yeni karar ayrı incelenir. Aynı evrakın tekrar yüklenmesiyle her defasında yeni itiraz süresi doğduğu varsayımı yapılmamalıdır. Dosyada ilk başvuru, sonraki düzeltme, nihai karar ve tebliğ sıralaması açıkça gösterilirse hangi karara karşı hangi sürede başvurulduğu anlaşılır.

İstanbul’da başvuru hangi mahkemeye yapılır?

TTK m.34/1, sicilin bulunduğu yerde ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesini gösterir. Bu özel başvuru yolu, sicil müdürlüğünün kamu görevi yürütmesinden hareketle idare mahkemesine yapılacak genel bir iptal başvurusu gibi ele alınamaz. İTO’ya verilen bir şikâyet dilekçesi de mahkemeye yapılmış itiraz değildir. Dilekçede dayanak hüküm, itiraz edilen müdürlük kararı ve talep edilen hukuki sonuç açıkça belirtilmelidir.

Şirketin ofisinin Maslak, Kadıköy veya Ataşehir’de bulunması tek başına sicil kararına itirazın yer mahkemesini belirlemez. Ölçüt, kararı veren sicilin bulunduğu yerdir; kayıt ve müdürlük bilgisi esas alınır. Aynı şirketin başka şehirde şubesi bulunması da farklı sicil işlemlerinin karıştırılmasını haklı kılmaz. Dava açılmadan önce karar başlığındaki sicil müdürlüğü, şirketin ilgili kaydı ve mahkemenin güncel görev alanı birlikte kontrol edilmelidir. Mahkemenin esas numarası, dilekçenin gönderildiği kanal ve kayıt tarihi ayrıca saklanır.

Kim itiraz edebilir, şirket adına kim imzalar?

Kanun itiraz hakkını ilgililere tanır. Dilekçe veren kişi, istenen tescille hukuki ilişkisini ve sicil kararından nasıl etkilendiğini açıklamalıdır. Başvurunun şirket adına mı, belirli bir ortak adına mı veya sicildeki kayıttan etkilenen başka bir kişi adına mı yapıldığı belirsiz bırakılmamalıdır. Ortak sıfatı, şirketi her işlemde tek başına temsil yetkisi demek değildir. İlgililik ile tüzel kişi adına temsil yetkisi ayrı sorulardır.

Şirket adına işlemde mevcut temsil kaydı, ilgili organ kararı ve vekâletname kapsamı incelenir. Tartışmanın zaten temsil yetkisine ilişkin olduğu dosyalarda, itiraz dilekçesini kimin hangi sıfatla sunduğu özellikle açıklanmalıdır. Sicile sunulan şirket kararı ile mahkemeye sunulan temsil belgesi farklı kişileri gösteriyorsa bu durum saklanmadan izah edilir. Yetkili temsilcinin kimliği konusunda uyuşmazlık, yalnız form üzerinde farklı bir isim yazılarak giderilemez; dayanak belgeler birlikte sunulur.

Sicil müdürlüğü tescil talebinde neyi inceler?

TTK m.32/1, tescil için aranan kanuni şartların varlığını inceleme görevini sicil müdürüne verir. Tüzel kişilerin tescilinde şirket sözleşmesinin emredici hükümlere uygunluğu ve zorunlu içeriği m.32/2 kapsamında değerlendirilir. M.32/3 ise kayda girecek hususların gerçeği tam yansıtmasını, üçüncü kişilerde yanlış izlenim yaratmamasını ve kamu düzenine aykırı olmamasını arar. İtiraz bu ölçütlerle ilişkilendirilmeli; yalnız şirketin işlem yapmakta ticari menfaati bulunduğunun söylenmesiyle yetinilmemelidir.

Ret belgesindeki her gerekçe karşısına ilgili şirket belgesi ve hukuki cevap yerleştirilmelidir. İmza yetkisi, karar içeriği, şirket sözleşmesi veya istenen kaydın hukuki niteliği farklı inceleme başlıklarıdır. Bir gerekçeyi karşılayan belge, diğer eksikliği kendiliğinden tamamlamaz. Mahkemeye sunulan açıklama, müdürlüğün somut ret sebebini cevaplamalıdır. Başka bir şirketin benzer işleminin tescil edilmiş olması da kendi dosyasındaki kanuni şartların yerine geldiğinin tek başına kanıtı değildir.

İtiraz dilekçesinin ekleri nasıl düzenlenir?

Dosyanın başlangıç grubu, sicile sunulan talep ve eklerinden oluşur. İkinci grupta müdürlüğün eksiklik yazıları, verilmiş cevaplar ve nihai karar bulunur. Üçüncü grupta tebliğ belgesi ve süre hesabı yer alır. Son grupta ise karara karşı ileri sürülen her itirazın dayanağı olan sözleşme, organ kararı veya diğer belge sunulur. Bu düzen, mahkemenin dosyada hangi evrakın başvuru tarihinde mevcut olduğunu ve hangisinin sonradan düzenlendiğini görmesini sağlar.

Ekler numaralandırılmalı ve dilekçedeki açıklamayla eşleştirilmelidir. Örneğin temsil yetkisine ilişkin ret gerekçesine cevap verilirken ilgili kararın yalnız sonuç sayfası değil, tarih, imza ve gerekli ekleri de dosyaya konulmalıdır. Belgenin bir kısmı okunamıyorsa eksik bölüm açıklanır; başka bir sürüm sessizce yerine geçirilmez. Talep sonucu yalnız itiraz edildiğini söylememeli, hangi sicil kararının hangi yönden kaldırılması veya istenen kayıt bakımından nasıl işlem yapılması talep edildiğini göstermelidir.

Ret gerekçesini yanıtlayan karşılaştırma cetveli

Başvuru hazırlanırken her ret gerekçesi için ayrı bir satır açılması yararlıdır. İlk sütuna müdürlüğün ileri sürdüğü eksiklik, ikinciye sicile sunulmuş belge, üçüncüye uygulanacak kanun hükmü, son sütuna da itirazın somut açıklaması yazılır. Böylece aynı şirket kararının bütün sorunları çözdüğü söylenmek yerine, hangi belgenin hangi unsur bakımından kullanıldığı gösterilir. Cetvel bir yargılama şartı veya zorunlu resmî form değildir; dosyayı anlaşılır hâle getiren hazırlık aracıdır.

KontrolAçıklanacak bağlantı
Karar ve başvuruRet yazısının hangi MERSİS talebini ve hangi sicil kaydını sonuçlandırdığı
TemsilDilekçeyi imzalayanın şirketi hangi belgeye dayanarak temsil ettiği
Belgenin sürümüSicile verilen nüsha ile mahkemeye sunulan nüsha arasında değişiklik bulunup bulunmadığı
SüreTebliğ kaydıyla mahkeme başvuru tarihinin aynı karar üzerinden eşleştirilmesi

Sonradan tamamlanan belgeye ilişkin açıklama özellikle önemlidir. Mahkemeye verilen yeni nüsha, ilk başvuruda da aynı içerikle varmış gibi gösterilmemelidir. İtiraz edilen kararın hangi evrak üzerinden verildiği ile yeni belgenin iddia üzerindeki etkisi ayrı anlatılır. Başvurunun yenilenmesi gerekiyorsa bunun sicil süreciyle bağlantısı açıklanır; eksik evrakı tartışmak, itirazın süresini ve konusunu belirsiz bırakma gerekçesi değildir. Bu ayrım, dosyada gerçek bir hukuki yorum uyuşmazlığı mı yoksa farklı belge sürümleri mi bulunduğunu ortaya çıkarır.

Mahkeme duruşma yapmadan karar verebilir mi?

TTK m.34/2, itirazın dosya üzerinden incelenerek karara bağlanmasını esas alır. Bu nedenle açıklamanın daha sonra duruşmada yapılacağı düşünülerek dilekçe ve ekler eksik bırakılmamalıdır. İtiraz edilen karar, süreye ilişkin kayıt ve hukuki nedenler ilk dosyada anlaşılır olmalıdır. Dilekçeye çok sayıda belge eklemek tek başına açıklık sağlamaz; hangi belgenin hangi ret gerekçesine cevap verdiği belirtilmelidir.

Aynı fıkra, sicil kararının üçüncü kişilerin sicilde kayıtlı hususlara ilişkin menfaatlerine aykırı olduğu durumda itiraz edenle üçüncü kişinin dinlenmesini düzenler. Bu kişiler gelmezse dosya üzerinden karar verilmesine yer verir. Dolayısıyla bu başvurularda hiçbir koşulda duruşma yapılmaz denilemez. Sicil kaydından etkilenen üçüncü kişi ve ilgili menfaat açıklanmalı; başkalarının mevcut kaydı etkilenirken dosya yalnız başvuranın ticari beklentisi üzerinden kurulmamalıdır.

Sicil itirazı ortaklar arasındaki bütün uyuşmazlığı çözer mi?

Sicil kararına itirazın konusu, belirli kayıt talebi hakkında verilmiş karardır. Genel kurul kararının iptali, ortaklık payının kime ait olduğu veya şirket yöneticisinin sorumluluğu ayrı hukuki uyuşmazlıklar oluşturur. TTK m.34 yoluna başvurulması, bu davaların kendi koşullarını ve sürelerini ortadan kaldırmaz. Bir organ kararına itirazın yalnız sicil müdürlüğüne gönderilmesiyle, o karara karşı açılması gereken davanın da açıldığı kabul edilmemelidir.

Dosyada hangi sorunun kayıt incelemesine, hangisinin temel şirket ilişkisine ait olduğu ayrılmalıdır. Genel kurul kararını dava konusu etmek isteyen kişinin sıfatı için genel kurul iptal davasını açabilecek kişiler incelemesi tamamlayıcıdır. Sicile itiraz dilekçesi hazırlanırken başka davanın konusunun ve talebinin bu dosyaya açıklamasız aktarılması önlenmelidir. Aynı belgelerin kullanılması, hukuki yolları tek bir başvuruya dönüştürmez.

Geçici tescildeki üç ay ile sekiz günlük itiraz neden farklıdır?

TTK m.32/4, çözümü mahkeme kararına bağlı veya kesin tescilinde duraksanan hususların ilgililerin istemiyle geçici tescilini düzenler. İlgililer üç ay içinde mahkemeye başvurduklarını veya aralarında anlaştıklarını ispat etmezse bu geçici kayıt resen silinir. Bu süre, TTK m.34’teki sicil kararına itiraz süresinin yerine geçen genel bir üç aylık başvuru hakkı değildir.

İncelenen dosyada gerçekten geçici tescil yapılıp yapılmadığı, hangi hususun kaydedildiği ve mahkemeye başvurunun sicile nasıl belgelendiği araştırılır. Geçici tescil talep edilmiş olması ile talebin kabul edilmesi ayrı olaylardır. Sekiz günlük itirazı gerektiren karar mevcutsa, ayrıca geçici kayıt olasılığının görüşülmesi nedeniyle süre üç aya çıkarılamaz. İki kurumun belge ve takvimleri ayrı izlenmelidir.

Sicil dosyasının onaylı belgeleri neden önemlidir?

TTK m.35, tescil dayanağı dilekçe, senet, belge ve ilanların saklanmasını; sicil içeriğinin incelenmesini ve gideri ödenerek onaylı suret alınabilmesini düzenler. İnternet ekranındaki kısa özet, müdürlükteki bütün dayanak belgelerin yerine geçmez. İtiraza konu kaydın kapsamı tartışılıyorsa ilgili belgenin tam örneği istenmelidir. Başvuruda hangi tarihli ve hangi işlem türüne ait belgenin gerektiği açık yazılmalıdır.

Özellikle geçmiş temsil kaydı, önceki şirket sözleşmesi ve değişiklik kararı karşılaştırılırken yalnız en son gazete ilanına bakılması yeterli olmayabilir. Tescil ve ilanın farklı sonuçları için tescil edilen fakat ilan edilmeyen ticaret sicili kaydı rehberi ayrıca incelenebilir. Belgeyi temin etmeye yönelik başvuruyla itirazın mahkemeye sunulması farklı işlemlerdir; belge beklenirken süre takibi bırakılmaz.

İtirazdan sonra şirket kaydı nasıl kontrol edilir?

Mahkemeye başvurulması tek başına istenen tescilin yapılmış olduğu anlamına gelmez. Mahkeme kararının kapsamı, uygulanması için gerekli işlemler ve sicilde fiilen oluşturulan kayıt ayrı kontrol edilir. Şirket, henüz kayda geçmemiş bir temsil veya unvan değişikliğini her durumda üçüncü kişilere karşı tamamlanmış işlem gibi sunmamalıdır. İlgili değişikliğin hukuki etkisi, kendi kanuni şartlarıyla ve tescil–ilan hükümleriyle birlikte değerlendirilir.

Karar sonrasında yalnız davanın kabul edildiği bilgisiyle yetinilmemeli; hüküm sonucu, ilgili sicil işlemi ve varsa ilan karşılaştırılmalıdır. Şirket adı, temsil şekli, kişi bilgileri ve süre gibi kayıtlardaki maddi hatalar bu aşamada görünür hâle gelir. İTO üyelik kaydı, MERSİS bilgisi ve ticaret sicili kaydı arasında fark varsa hangi kaynağın hangi işlemle güncelleneceği belirlenir. Kararın uygulanması, yeni ve farklı bir tescil talebinin yerine geçmez.

İstanbul şirketleri için başvuru öncesi son kontrol

Son kontrolde dört soru birlikte cevaplanmalıdır: İtiraz edilen kesin karar hangisidir, karar ne zaman tebliğ edilmiştir, başvuranın sıfatı ve temsil yetkisi nedir, ret gerekçesi hangi belge ve kanun maddesiyle karşılanmaktadır? Bu soruların yanıtı olmayan uzun bir dilekçe, kısa fakat doğru kurulmuş bir dosyadan daha güvenli değildir. Dilekçe verildiğinde teslim ve kayıt belgesi alınmalı; sunulan eklerin okunabilirliği korunmalıdır.

İstanbul’da şirket alacakları, temsil kaydı ve tescil uyuşmazlığı aynı ticari faaliyetten doğsa da farklı yollar gerektirir. İstanbul şirket alacağı ve tahsilat rehberindeki para alacağı süreci, sicil kararına sekiz günlük itirazın yerine kullanılamaz. Talep türü doğru ayrıldığında hem ilgili mahkemeye sunulacak dosya hem de şirketin devam eden işlem planı daha açık kurulur. Başvurunun hazırlanması, tescilin veya davanın belirli bir tarihte mutlaka sonuçlanacağı garantisi değildir.

Sık sorulan sorular

İstanbul ticaret sicili ret kararına itiraz süresi kaç gündür?

TTK m.34/1, tescil, değişiklik veya silinme istemleriyle ilgili sicil kararının tebliğinden itibaren sekiz gün içinde mahkemeye dilekçeyle itirazı düzenler. Süre hesabında karar tarihi ile tebliğ tarihi karıştırılmamalıdır.

Sekiz günlük süre sekiz iş günü olarak mı hesaplanır?

Hayır. HMK m.92–93 uyarınca tebliğ günü hesaba katılmaz; resmî tatiller süreye dahildir. Son günün resmî tatile rastlaması durumunda kanundaki uzama kuralı uygulanır. Elektronik tebligatın kanuni tarihi ayrıca doğrulanmalıdır.

MERSİS başvurusunun geri gönderilmesi mutlaka kesin ret midir?

Mesajın adı tek başına yeterli değildir. Eksiklik tamamlama talebi, teknik sistem bildirimi ve kayıt talebini sonuçlandıran sicil kararı ayrılır. Kararı veren birim, talebin sonucu, gerekçe ve tebliğ kayıtları birlikte incelenir.

İTO’ya soru göndermek mahkemeye itiraz yerine geçer mi?

Geçmez. Bilgi veya açıklama talebiyle TTK m.34 kapsamında mahkemeye verilen itiraz dilekçesi farklı işlemlerdir. Sicille görüşme sürmesi nedeniyle sekiz günlük sürenin korunduğu kabul edilmemeli; mahkeme başvurusu ayrıca takip edilmelidir.

Sicil kararına itiraz idare mahkemesine mi yapılır?

TTK m.34/1 bu kararlar için sicilin bulunduğu yerdeki görevli asliye ticaret mahkemesini gösterir. Sicil hizmetinin kamu görevi niteliği, kanundaki özel yargısal başvuru yolunun yerine genel bir idari dava yolu koymaz.

Şirket ortağı her durumda şirket adına itiraz dilekçesi imzalayabilir mi?

Ortaklık sıfatı ile şirketi temsil yetkisi aynı değildir. İtirazın şirket adına mı yoksa kişinin kendi hukuki ilgisine dayanarak mı yapıldığı belirtilir. Şirket adına imzada temsil kaydı ve ilgili yetki belgeleri kontrol edilir.

Mahkeme sicil itirazını duruşmasız karara bağlayabilir mi?

TTK m.34/2 dosya üzerinden incelemeyi esas alır. Ancak karar üçüncü kişilerin sicildeki kayıtlara ilişkin menfaatlerine aykırıysa itiraz edenle üçüncü kişi dinlenir. Bu kişiler gelmezse dosya üzerinden karar verilmesi düzenlenmiştir.

Geçici tescildeki üç ay, itiraz süresini uzatır mı?

Hayır. TTK m.32/4’teki üç ay, geçici tescilden sonra mahkemeye başvurulduğunun veya anlaşmanın ispatıyla ilgilidir. TTK m.34’teki sekiz günlük sicil kararına itiraz süresinin yerine geçmez; iki süreç ayrı takip edilir.

Sicil itirazı genel kurul kararının iptali davası yerine kullanılabilir mi?

Bu yolların konusu ve koşulları farklıdır. Sicile ilişkin itiraz, organ kararının iptaline veya başka bir şirket uyuşmazlığına ilişkin davanın süresini ve şartlarını ortadan kaldırmaz. Hangi işlemin hangi hukuki sebeple dava konusu edildiği ayrılmalıdır.

İtiraz dilekçesi verilince istenen tescil yapılmış sayılır mı?

Hayır. Mahkeme başvurusu, istenen kaydın oluşturulduğunu göstermez. Verilen kararın kapsamı, sicilde yapılan işlem ve ilgili ilan ayrı kontrol edilir. Tescil ve ilanın üçüncü kişilere etkisi kendi hükümleriyle değerlendirilir.

Resmî kaynaklar ve ilgili maddeler

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu: m.32, 34–36. Sicil incelemesi, geçici tescil, karara itiraz, sicil belgelerinin incelenmesi ve ilan.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu: m.92–94. Süre hesabı, tatil günleri ve kesin süreler.

İstanbul Ticaret Odası resmî sık sorulan sorular ve ticaret sicili duyuruları: oda kaydı, MERSİS ve başvuru işlemlerinin kontrolü. İtirazın kanuni süresi ve mahkemesi bakımından TTK m.34 esas alınır.

İstanbul ofisinde sicil itiraz dosyası incelemesi

Görüşme için sicil kararının tamamı, tebliğ kaydı, MERSİS başvuru numarası, sicile sunulan belgeler ve şirketin temsil evrakı birlikte hazırlanmalıdır. İlk iletişimde karar ve tebliğ tarihini belirtin; işlemle ilgisiz kişisel verileri veya şirketin gizli belgelerini açık kanallarda paylaşmayın.

Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbul

İstanbul ofisi iletişim ve randevu bilgileri

İstanbul ticaret sicili başvurusu hakkında iletişim

İlk mesajınızda başvurunun konusunu ve sicil kararının tebliğ tarihini belirtin. Kimlik numarası, banka bilgisi ve üçüncü kişilere ait özel verileri ilk mesaja eklemeyin.



    Sorunuzu kısaca yazın. Lütfen kimlik numarası, belge veya hassas kişisel bilgi paylaşmayın. KVKK Aydınlatma Metni

    Hukuki konu hakkında iletişim

    İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

    Telefonla Araİletişim Bilgileri

    tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

    Yazar Bilgisi

    , Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

    İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

    Telefon WhatsApp