İstinaf İcrayı Durdurur mu? HMK 350, Kesinleşmeden İcra ve Tehir-i İcra 2026
Son hukuk kontrolü: 11 Eylül 2026. Hukuk davalarında en çok karıştırılan aşamalardan biri, ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusu yapıldıktan sonra kararın icra edilip edilemeyeceğidir. HMK m.350 bu soruya genel kural ve açık istisnalarla cevap verir. Kanun yolu başvurusunun bulunması tek başına ilamın icra kabiliyetini ortadan kaldırmaz.
Bu nedenle bir kararın “istinafta” olması ile “kesinleşmeden icra edilemez” olması aynı şey değildir. Bazı para ve eda kararları henüz kesinleşmeden ilamlı icraya konulabilir. Buna karşılık kişiler hukuku, aile hukuku ve taşınmaz üzerindeki ayni haklara ilişkin bazı hükümler için kesinleşme aranır. Hangi gruba girildiği hükmün başlığına değil hukuki niteliğine göre belirlenir.
İstinaf Başvurusu İcrayı Neden Kendiliğinden Durdurmaz?
HMK m.350/1’in ilk cümlesi açıktır: “İstinaf yoluna başvurma, kararın icrasını durdurmaz.” Böylece kanun, ilk derece mahkemesi kararına karşı bölge adliye mahkemesine başvurulmuş olmasını otomatik icra engeli saymaz.
Bu düzenlemenin pratik sonucu şudur: İlam kesinleşmeden icra edilebilir nitelikteyse, karşı tarafın istinaf dilekçesi vermesi icra takibini kendiliğinden durdurmaz. Borçlu “dosya bölge adliye mahkemesine gitti” diyerek icra müdürlüğünden otomatik durdurma isteyemez.
Kanun aynı fıkrada İcra ve İflas Kanununun 36. maddesindeki icranın geri bırakılması yolunu saklı tutmuştur. Yani istinafın kendisi durdurucu değildir; fakat şartları yerine getirilerek ayrı bir icranın geri bırakılması mekanizması işletilebilir.
Hangi Hukuk Mahkemesi Kararları Kesinleşmeden İcraya Konulabilir?
Kesinleşme şartı kanundan doğan istisna olduğundan, kural olarak para alacağına, tazminata, alacağın tahsiline ve benzeri eda hükümlerine ilişkin ilamlar kesinleşmeden icraya konulabilir. İlk derece kararı verilip ilamlı icra için gerekli şekli şartlar oluştuğunda alacaklı takip başlatabilir.
Örneğin sıradan bir sözleşme alacağı, tazminat veya ticari alacak davasında verilen para ödeme hükmü bakımından yalnız istinafa başvurulmuş olması takibi durdurmaz. Borçlu icranın geri bırakılmasını istiyorsa İİK m.36’daki koşulları yerine getirmelidir.
Mahkeme hükmünün içinde hem para alacağı hem de kesinleşme gerektiren başka bir sonuç bulunabilir. Bu durumda hüküm fıkraları ayrı ayrı değerlendirilir. “Kararın tamamı istinafta” ifadesi, her hüküm kaleminin aynı icra rejimine tabi olduğu anlamına gelmez.
Hangi Kararlar Kesinleşmeden Yerine Getirilemez?
HMK m.350/2 üç ana kategori sayar: kişiler hukuku, aile hukuku ve taşınmaz mal ile ilgili ayni haklara ilişkin kararlar. Bu kararlar kesinleşmedikçe yerine getirilemez.
Kuralın nedeni, bu alanlardaki kararların kişisel statü veya ayni hak üzerinde geri dönülmesi güç sonuçlar doğurmasıdır. İstinaf incelemesi sonuçlanmadan nüfus statüsünün veya taşınmaz ayni hakkının değiştirilmesi, daha sonra karar kaldırılırsa ciddi uygulama sorunlarına yol açabilir.
Ancak “aile mahkemesinden çıkan her para hükmü kesinleşmeyi bekler” şeklinde geniş bir sonuç çıkarılamaz. Örneğin nafaka bakımından kanun ayrıca özel ve daha güçlü bir icra rejimi kurmuştur. Kararın hangi fıkrasının statüye, hangi fıkrasının para edimine ilişkin olduğu ayrı incelenir.
Nafaka Kararlarında İstinaf İcrayı Durdurur mu?
Hayır. HMK m.350/1’in son cümlesi “Nafaka kararlarında icranın geri bırakılmasına karar verilemez.” hükmünü taşır. Bu nedenle nafaka alacaklısının korunması için istinaf sürecinin ödemeyi durdurması engellenmiştir.
Tedbir nafakası, iştirak nafakası veya yoksulluk nafakasına ilişkin icra kabiliyeti somut hükmün niteliğine göre değerlendirilir; fakat borçlu yalnız kanun yoluna başvurarak nafaka icrasını durduramaz ve İİK m.36 yoluyla nafaka için icranın geri bırakılması kararı alamaz.
Nafaka hükmüyle boşanma hükmünün kesinleşme rejimi aynı değildir. Boşanma, kişisel statüyü değiştirdiği için kesinleşmeden nüfusa işlenip evlilik sona ermiş sayılamaz. Buna karşılık kanunun koruduğu nafaka edimi kesinleşme beklenmeksizin icra edilebilir.
İİK 36 ile İcranın Geri Bırakılması Nedir?
HMK m.350/1, İcra ve İflas Kanunu m.36’yı açıkça saklı tutar. Uygulamada bu kurum “tehir-i icra” olarak da adlandırılır. Amaç, kesinleşmeden icra edilebilen bir ilam hakkında kanun yolu incelemesi sürerken, kanunun aradığı güvence ve işlemler tamamlanarak icranın geçici olarak geri bırakılmasıdır.
İİK m.36 uygulamasında borçlu, kanun yolu başvurusunu ve gerekli teminat/güvence işlemlerini süresinde yürütmelidir. İcra müdürlüğünden alınan süre belgesi, teminatın niteliği ve bölge adliye mahkemesinden alınacak icranın geri bırakılması kararı dosyanın aşamasına göre önem taşır. Madde zaman içinde değişikliklere uğradığından işlem tarihinde yürürlükte bulunan m.36 metni doğrudan kontrol edilmelidir.
İcranın geri bırakılması kararı alınmadan yalnız teminat yatırılması her durumda takip işlemlerini nihai olarak durdurmaz. İşlem sırası ve verilen süreler eksiksiz takip edilmelidir.
İstinaf Dilekçesinde “İcranın Durdurulmasını İstiyorum” Demek Yeterli mi?
Hayır. HMK m.350 sisteminde istinafın kendisi icrayı durdurmadığı için, yalnız istinaf dilekçesine “icranın durdurulmasını talep ederim” yazmak İİK m.36 prosedürünün yerine geçmez. Kanunun aradığı icra dosyası, güvence ve karar aşamaları ayrıca yerine getirilmelidir.
Hüküm zaten HMK m.350/2 nedeniyle kesinleşmeden icra edilemez nitelikteyse ise İİK m.36 prosedürüne başvurmak gerekmez; çünkü kararın icrası için kesinleşme şartı zaten bulunmaktadır. İlk ayrım bu nedenle her zaman hükmün kesinleşmeden icra edilip edilemeyeceğinin belirlenmesidir.
Aile Hukuku Kararlarında Kesinleşme Nasıl Değerlendirilir?
HMK m.350/2 aile hukukuna ilişkin kararların kesinleşmedikçe yerine getirilemeyeceğini düzenler. Boşanma, evliliğin iptali ve kişisel statüyü etkileyen hükümler bu çerçevede değerlendirilir. Karar istinafa açık ve kanun yolu süreci devam ediyorsa kişisel statü sonucu henüz kesinleşmez.
Boşanma kararının kesinleşmesinden önce tarafların yeniden evlenebilmesi veya nüfus kaydının boşanmış olarak değiştirilmesi mümkün değildir. Kararın yalnız nafaka veya tazminat kalemine ilişkin istinaf edilip edilmediği, kısmi kesinleşme bakımından ayrıca değerlendirilmelidir.
Velayet ve kişisel ilişki gibi çocukla ilgili kararların uygulanmasında aile hukuku, çocuğun üstün yararı ve özel icra mevzuatı birlikte dikkate alınır. Geçici tedbirler ile nihai hükümlerin hukuki niteliği aynı değildir.
Taşınmaz Mal ile İlgili Ayni Hak Kararları Ne Zaman İcra Edilir?
HMK m.350/2, taşınmaz mal ile ilgili ayni haklara ilişkin kararların kesinleşmedikçe yerine getirilemeyeceğini belirtir. Mülkiyet, irtifak ve benzeri ayni hakların doğrudan kurulması, değiştirilmesi veya sona erdirilmesine ilişkin hükümler bu kapsamda değerlendirilir.
Her taşınmaz uyuşmazlığı otomatik olarak “ayni hak” davası değildir. Örneğin taşınmazdan doğan bir kira alacağı veya kullanım nedeniyle istenen para tazminatı, yalnız taşınmazla bağlantılı olduğu için m.350/2 kapsamında ayni hak kararı hâline gelmez.
Bu nedenle tapu iptal ve tescil niteliğindeki hüküm ile taşınmaz nedeniyle hükmedilen para alacağı birbirinden ayrılır. İcra müdürlüğü ve tapu işlemi bakımından hüküm fıkrasının ayni hak üzerinde doğrudan etki yaratıp yaratmadığı incelenir.
Para Alacağına İlişkin Karar İstinafta İcraya Konur mu?
Genel kural evettir. Para alacağına ilişkin ilam, kanunda özel bir kesinleşme şartı bulunmadığı sürece istinaf başvurusu yapılmış olsa bile ilamlı icraya konu edilebilir. Borçlunun istinafa başvurması alacaklının takip başlatmasını tek başına engellemez.
Borçlu İİK m.36 kapsamında icranın geri bırakılmasını elde ederse takip bu kararın kapsamı ve süresi çerçevesinde durur. Aksi hâlde haciz ve diğer cebri icra işlemleri kanuni şartları içinde devam edebilir.
Sitedeki Karşı Vekâlet Ücreti Hemen İcraya Konur mu? rehberi, para hükmü ve vekâlet ücreti bakımından bu ayrımı ayrıca açıklar.
Kararın Bir Kısmı Kesinleşirse Ne Olur?
Tarafların yalnız hükmün belirli bölümüne karşı kanun yoluna başvurması hâlinde, kanun yoluna taşınmayan ve bağımsız olarak kesinleşmesi mümkün olan hüküm bölümleri bakımından kısmi kesinleşme gündeme gelebilir. Bunun için hüküm fıkralarının birbirinden bağımsız olup olmadığı ve başvurunun kapsamı incelenir.
Örneğin boşanma hükmü ile mali sonuçlar hakkında farklı istinaf kapsamları oluşabilir. Ancak birbirine sıkı biçimde bağlı hüküm bölümleri için yanlış kısmi kesinleşme işlemi yapılmamalıdır. Kesinleşme şerhi talebinde istinaf dilekçesinin kapsamı ve karşı tarafın katılma yoluyla başvuru imkânı da gözden geçirilmelidir.
İstinaf Sonunda Karar Kaldırılırsa Yapılmış İcra Ne Olur?
Kesinleşmeden icraya konulabilen bir karar daha sonra bölge adliye mahkemesi tarafından kaldırılır veya değiştirilirse, yapılan icranın akıbeti İcra ve İflas Kanununun ilamların bozulması/değişmesi sonrası iade ve eski hâle getirme hükümleri çerçevesinde değerlendirilir.
Bu ihtimal, alacaklının kesinleşmeden icraya başlama hakkını ortadan kaldırmaz; fakat sonradan değişen hükme göre fazla veya dayanaksız tahsil edilen tutarların iadesi gündeme gelebilir. Bu nedenle büyük tutarlı icralarda hem alacaklı hem borçlu kanun yolu riskini hesaba katmalıdır.
İstinaf ve İcra İçin 2026 Kontrol Listesi
- İlk derece kararının hüküm fıkralarını tek tek ayırın.
- Kararın kişiler hukuku, aile hukuku veya taşınmaz ayni hakkına ilişkin olup olmadığını belirleyin.
- Para alacağı kalemlerini statü/ayni hak kalemlerinden ayırın.
- Nafaka varsa HMK m.350/1’deki icranın geri bırakılması yasağını uygulayın.
- Kesinleşmeden icra edilebilir ilam için takip başlatılmışsa İİK m.36 imkânını süresinde değerlendirin.
- İstinaf dilekçesinin icrayı kendiliğinden durdurmadığını göz önünde bulundurun.
- İstinaf başvuru süresi, tebliğ tarihi ve harç/gider işlemlerini ayrıca takip edin.
- Kararın yalnız bir kısmı istinaf edilmişse kısmi kesinleşme ihtimalini inceleyin.
- Kesinleşme şerhi gerekiyorsa kanun yolu kayıtlarıyla uyumlu olduğundan emin olun.
- İstinaf sonunda karar değişirse icra dosyasındaki tahsilat ve iade işlemlerini yeniden değerlendirin.
Türkiye Geneli ve Mersin Uygulaması
HMK m.350 Türkiye genelindeki hukuk mahkemesi kararlarında aynıdır. Mersin’de verilen bir asliye hukuk, tüketici, iş, ticaret veya aile mahkemesi kararında da temel ayrım hükmün niteliğine göre yapılır. Şehir, icranın durup durmaması bakımından kanuni kuralı değiştirmez.
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosunda Türkiye geneli dosyalar Mersin’den yönetilir. İstinaf sonrası icra incelemesinde ilk belge kararın tam hüküm fıkrası, ikinci belge istinaf dilekçesi, üçüncü belge ise varsa icra takip dosyasıdır.
Sık Sorulan Sorular
1. İstinafa başvurunca icra otomatik durur mu?
Hayır. HMK m.350/1’e göre istinaf yoluna başvurma kararın icrasını durdurmaz.
2. İcrayı durdurmak için ne yapılır?
Kesinleşmeden icra edilebilir ilamlarda şartları varsa İİK m.36 kapsamında icranın geri bırakılması prosedürü işletilir.
3. Nafaka için tehir-i icra alınabilir mi?
Hayır. HMK m.350/1, nafaka kararlarında icranın geri bırakılmasına karar verilemeyeceğini açıkça düzenler.
4. Boşanma kararı kesinleşmeden uygulanır mı?
Boşanma kişisel statüyü etkileyen aile hukuku kararıdır; kesinleşmeden evlilik sona ermiş sayılarak nüfus kaydına nihai biçimde işlenmez.
5. Tazminat kararı kesinleşmeden icra edilir mi?
Kanunda özel kesinleşme şartı yoksa para alacağı/tazminat ilamları kural olarak kesinleşmeden icra edilebilir.
6. Tapu iptal ve tescil kararı kesinleşmeden uygulanır mı?
Taşınmaz üzerindeki ayni hakka ilişkin karar HMK m.350/2 gereğince kesinleşmedikçe yerine getirilemez.
7. Taşınmazla ilgili her dava kesinleşmeyi bekler mi?
Hayır. Hükmün taşınmaz ayni hakkını doğrudan etkileyip etkilemediği önemlidir. Taşınmazdan kaynaklanan sıradan para alacağı aynı kategori değildir.
8. İstinaf dilekçesine “icra dursun” yazmak yeterli mi?
Hayır. HMK m.350 kapsamında kendiliğinden durma yoktur; gerekli ise İİK m.36 prosedürü ayrıca yürütülmelidir.
9. Kararın yalnız para kısmı istinaf edilirse diğer kısım kesinleşebilir mi?
Hüküm bölümleri bağımsızsa ve başvuru kapsamı buna izin veriyorsa kısmi kesinleşme değerlendirilebilir.
10. İcra başladıktan sonra istinaf kararı kaldırırsa ne olur?
Tahsil edilen tutarların ve takip işlemlerinin akıbeti İİK’nın kararın değişmesi/bozulması sonrası iade hükümlerine göre değerlendirilir.
11. İş mahkemesi kararları istinafta icraya konulabilir mi?
Para alacağına ilişkin iş mahkemesi ilamları için özel bir kesinleşme şartı yoksa genel kural uygulanır; istinaf takibi kendiliğinden durdurmaz.
12. Karşı vekâlet ücreti istinafta tahsil edilebilir mi?
Asıl hükmün niteliği ve vekâlet ücretinin bağlılığı birlikte değerlendirilir; kesinleşme şartı bulunmayan para ilamlarında kural olarak takip mümkündür.
Resmî Mevzuat
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.350.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.36.
- HMK m.367, temyizin icraya etkisi bakımından paralel düzenleme.
Güncel mevzuat için 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu esas alınmalıdır.
Bu içerik HMK m.350’nin 11 Eylül 2026 tarihinde yürürlükte olan metni esas alınarak hazırlanmıştır. İstinafın icrayı kendiliğinden durdurmaması, İİK m.36 istisnası, nafakada geri bırakma yasağı ve kişiler/aile/taşınmaz ayni hak kararlarında kesinleşme şartı ayrı ayrı açıklanmıştır.
Yazar: Av. Halil BAKIRCI — Mersin Barosu Sicil No: 3472
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu: İhsaniye Mah. 4903 Sk. Profit İş Merkezi No:23 Kat:3 Daire:14, Akdeniz/Mersin.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
