B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Sağ Kalan Eş Aile Konutunun Mülkiyetini İsteyebilir mi? TMK 652 (2026)

Kısa ve net cevap: Evet. Eşlerden biri öldüğünde tereke içinde eşlerin birlikte yaşadığı aile konutu veya ev eşyası varsa, sağ kalan eş Türk Medeni Kanunu m.652 uyarınca bunlar üzerinde miras hakkına mahsuben mülkiyet hakkı tanınmasını isteyebilir. Bu hak bedelsiz bir kazandırma değildir. Aile konutunun değeri sağ kalan eşin miras payını aşarsa aradaki fark diğer mirasçılara ödenir. Haklı sebepler varsa mülkiyet yerine intifa veya oturma hakkı tanınabilir.
Sağ kalan eşin aile konutunun mülkiyetini istemesi TMK 652 miras payına mahsuben özgüleme
TMK m.652, sağ kalan eşe aile konutu ve ev eşyası üzerinde miras payına mahsuben mülkiyet, koşulları varsa intifa veya oturma hakkı isteme imkânı verir.

Sağ kalan eşin mirasçılığı yalnız terekenin belli bir oranını almakla sınırlı değildir. Türk Medeni Kanunu, eşlerin yaşam merkezi olan aile konutunun ölümden sonra sağ kalan eş tarafından kullanılmaya devam edebilmesi için özel koruma hükümleri kurmuştur. TMK m.652 bu korumanın miras hukukundaki temel maddesidir.

Madde, aile konutunun otomatik olarak sağ kalan eşe geçtiğini söylemez. Sağ kalan eşin talebi gerekir ve özgüleme miras hakkına mahsuben yapılır. Bu nedenle sağ kalan eş hem yasal miras payını koruyup hem de konutu hiçbir bedel ödemeden ayrıca alamaz. Konutun değeri, terekenin toplam değeri ve sağ kalan eşin miras payı hesaplanır; gerekiyorsa aradaki bedel diğer mirasçılara ödenir.

Yargıtay uygulamasında aile konutunun değeri miras payından yüksekse sağ kalan eşe farkı mahkeme veznesine depo etme imkânı verilmesi gerektiği; yapının ruhsatsız veya imara aykırı olmasının tek başına aile konutu niteliğini ortadan kaldırmadığı; ayrıca bütün yasal mirasçıların davada taraf olarak yer almasının gerekli olduğu kabul edilmektedir. Bu nedenle TMK m.652 davası yalnız tapu kaydına bakılarak çözülen basit bir tescil davası değildir.

TMK 652’nin Net Kuralı Nedir?

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.652’ye göre eşlerden birinin ölümü hâlinde tereke malları arasında ev eşyası veya eşlerin birlikte yaşadıkları konut varsa sağ kalan eş, bunlar üzerinde kendisine miras hakkına mahsuben mülkiyet hakkı tanınmasını isteyebilir.

İkinci fıkra, haklı sebeplerin bulunması hâlinde sağ kalan eşin veya mirasbırakanın diğer yasal mirasçılarından birinin istemi üzerine mülkiyet yerine intifa veya oturma hakkı tanınabileceğini düzenler. Böylece mahkeme, somut şartlarda tam mülkiyet yerine konutta yaşamayı güvence altına alan sınırlı ayni hak çözümünü uygulayabilir.

Üçüncü fıkra önemli bir istisna getirir. Mirasbırakanın bir meslek veya sanat icra ettiği ve altsoyundan birinin aynı meslek veya sanatı devam ettirmesi için gerekli olan bölümlerde sağ kalan eş bu hakları kullanamaz. Tarımsal taşınmazlara ilişkin özel miras hükümleri de saklıdır.

Güncel kanun metni Mevzuat Bilgi Sistemi üzerinden TMK m.652 başlığından kontrol edilmelidir.

Sağ Kalan Eşin Mülkiyet İsteminin Şartları Nelerdir?

Birinci şart, eşlerden birinin ölmüş olmasıdır. TMK m.652 ölümle açılan miras paylaşımına ilişkin bir hükümdür. Evlilik devam ederken aile konutu koruması TMK m.194; mal rejiminin sona ermesinden doğan aile konutu hakları ise özellikle TMK m.240 çerçevesinde ayrı değerlendirilir.

İkinci şart, talepte bulunan kişinin ölüm anında mirasbırakanın eşi ve mirasçısı olmasıdır. Boşanma hükmü ölümden önce kesinleşmişse eski eş m.652’den yararlanamaz. Boşanma davası devam ederken ölüm gerçekleşmişse TMK m.181/2 kapsamındaki kusur ve mirasçılık sonucu da ayrıca önem kazanabilir. Bu konuda Boşanma Davası Devam Ederken Eş Ölürse Miras Hakkı Ne Olur? yazısı tamamlayıcıdır.

Üçüncü şart, istenen konut veya ev eşyasının tereke içinde bulunmasıdır. Taşınmaz üçüncü kişiye aitse veya mirasbırakanın tereke hakkı bulunmuyorsa m.652 kapsamında mülkiyet özgülenmesi yapılamaz. Paylı mülkiyet veya sınırlı ayni hak bulunan durumlarda mirasbırakanın sahip olduğu hakkın kapsamı ayrıca incelenir.

Dördüncü şart, taşınmazın eşlerin birlikte yaşadığı aile konutu olmasıdır. Yazlık, yatırım evi, kiraya verilen daire veya hiç birlikte yaşanmamış taşınmaz sırf mirasbırakana ait olduğu için m.652 kapsamına girmez. Fiilî yaşam merkezi ve aile konutu fonksiyonu belirlenmelidir.

Beşinci şart, sağ kalan eşin talepte bulunmasıdır. Mahkeme bütün miras dosyalarında kendiliğinden konutu sağ kalan eşe vermez. Hak talebe bağlıdır ve paylaşma sürecinde ileri sürülmelidir.

“Miras Hakkına Mahsuben” Ne Demektir?

TMK m.652’deki en kritik ifade “miras hakkına mahsuben”dir. Bunun anlamı, aile konutunun sağ kalan eşe karşılıksız bir ek miras olarak verilmemesidir. Konutun değeri sağ kalan eşin tereke içindeki miras payından düşülür.

Örneğin terekenin net değeri 8 milyon TL ve sağ kalan eşin miras payı somut mirasçı grubuna göre 2 milyon TL ise, aile konutu 2 milyon TL değerindeyse özgüleme bu paya mahsup edilerek yapılabilir. Konut 3 milyon TL değerindeyse sağ kalan eşin 1 milyon TL farkı diğer mirasçıların paylarına göre karşılaması gerekir. Rakamlar yalnız hesap yöntemini göstermek içindir; gerçek dosyada bilirkişi değerlemesi ve terekenin tüm aktif-pasifleri esas alınır.

Yargıtay, aile konutu ve ev eşyasının değerinin sağ kalan eşin miras payını aştığı durumlarda eksik bedelin depo ettirilmesi gerektiğini kabul etmektedir. Mahkemenin sağ kalan eşe bu farkı ödeme olanağı vermeden sırf konutun değeri miras payından yüksek diye talebi reddetmesi doğru değildir.

Özgüleme paylaşma hükmü niteliğindedir. Konut sağ kalan eşe bırakıldığında diğer mirasçılar konut üzerindeki payları yerine terekenin diğer mallarından veya sağ kalan eşin ödeyeceği denkleştirme bedelinden haklarını alır.

Aile Konutunun Değeri Miras Payını Aşarsa Ne Olur?

Sağ kalan eşin miras payı konutun tam değerini karşılamıyorsa talep otomatik olarak reddedilmez. Yargıtay uygulamasında fark bedelinin hesaplanması ve sağ kalan eşe diğer mirasçıların paylarına düşen tutarı yatırma imkânı verilmesi gerekir.

Bu hesap için önce tüm tereke tespit edilir. Taşınmazlar, banka hesapları, araçlar, alacaklar ve diğer malvarlığı değerleri belirlenir; tereke borçları dikkate alınır. Daha sonra mirasçıların yasal veya atanmış payları hesaplanır. Aile konutunun ve özgülenmesi istenen ev eşyasının güncel değeri bilirkişi incelemesiyle belirlenir.

Sağ kalan eşin payına düşen tutar konut değerinden çıkarılır. Kalan farkın hangi mirasçıya ne miktarda ödeneceği miras payları üzerinden hesaplanır. Mahkeme, gerekli bedelin yatırılması için süre verir. Bedel yatırıldığında özgüleme ve tescil kararı kurulabilir.

Sağ kalan eş farkı ödeme gücüne sahip değilse ve somut olayda haklı sebepler varsa mülkiyet yerine intifa veya oturma hakkı seçeneği gündeme gelebilir. Ancak bu sonuç otomatik değildir; m.652/2 kapsamında haklı sebep ve taraf talepleri değerlendirilir.

Mülkiyet Yerine İntifa veya Oturma Hakkı Ne Zaman Verilir?

TMK m.652/2, haklı sebeplerin varlığı hâlinde mülkiyet yerine intifa veya oturma hakkı tanınmasına imkân verir. Talep yalnız sağ kalan eşten gelmek zorunda değildir; mirasbırakanın diğer yasal mirasçılarından biri de bu yönde istemde bulunabilir.

İntifa hakkı, hak sahibine taşınmazı kullanma ve ondan yararlanma konusunda geniş yetki verir. Oturma hakkı ise konutta oturma ihtiyacına odaklanır ve devredilemez niteliktedir. Hangi hakkın uygun olduğu, sağ kalan eşin barınma ihtiyacı, konutun niteliği, diğer mirasçıların durumu ve somut hakkaniyet şartlarına göre belirlenir.

Haklı sebep değerlendirmesi soyut yapılmaz. Mahkeme tarafların yaşını, ekonomik durumunu, konutun fiziksel niteliğini, sağ kalan eşin başka konutu olup olmadığını, mirasçıların özel ihtiyaçlarını ve fark bedelinin ödenebilirliğini birlikte değerlendirebilir.

Mülkiyet yerine intifa veya oturma hakkı kurulması da “bedelsiz ayrıcalık” olarak ele alınmaz. Bu hakkın ekonomik değeri miras payına mahsuben değerlendirilir ve paylaşmanın genel dengesi korunur.

Taşınmazın Aile Konutu Olduğu Nasıl Belirlenir?

TMK m.652 bakımından aile konutu, eşlerin evlilik birliği içinde ortak yaşamlarını sürdürdükleri konuttur. Tapuda “aile konutu şerhi” bulunması ispatı kolaylaştırabilir; ancak m.652 hakkının varlığı yalnız şerhe bağlı değildir. Ölüm tarihindeki fiilî kullanım ve konutun aile yaşamındaki işlevi araştırılır.

Nüfus adresleri, elektrik-su-doğalgaz abonelikleri, site kayıtları, komşu tanıkları, resmi yazışmalar, sağlık ve banka kayıtlarındaki adresler gibi hukuka uygun deliller kullanılabilir. Eşlerin sağlık veya iş nedeniyle geçici olarak farklı yerde bulunması, aile konutu niteliğini kendiliğinden sona erdirmez.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 2017 tarihli kararında taşınmaz üzerindeki yapının ruhsatsız, projesiz veya imar mevzuatına aykırı olmasının tek başına aile konutu olmasına engel olmadığı belirtilmiştir. Mahkeme yapının gerçekten eşlerin birlikte yaşadığı bölüm olup olmadığını araştırmalıdır.

Bir binanın yalnız belli katı veya bağımsız kullanıma ayrılmış bölümü aile konutu ise özgüleme talebinin kapsamı buna göre değerlendirilir. Ticari dükkân, depo veya aile yaşamıyla ilgisi olmayan bölümler otomatik olarak aile konutuyla birlikte sağ kalan eşe özgülenmez.

Görevli Mahkeme Hangisidir ve Kimlere Dava Açılır?

TMK m.652’ye dayalı aile konutunun miras hakkına mahsuben özgülenmesi taleplerinde görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir. Miras paylaşmasına ilişkin özel görev kuralı ve Yargıtay uygulaması bu yöndedir. Taşınmazın değerinin yüksek olması görevi asliye hukuk mahkemesine taşımaz.

Davanın taraf teşkili eksiksiz kurulmalıdır. Mirasbırakanın bütün yasal mirasçıları özgüleme sonucundan etkileneceği için davada yer almalıdır. Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 22 Aralık 2022 tarihli kararında, diğer yasal mirasçılara husumet yöneltilmeden karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.

Mirasçılardan biri sonradan ölmüşse onun mirasçıları, miras payı devredilmişse ilgili hukuki halefler ve tapu kaydındaki güncel durum ayrıca incelenmelidir. Taraf teşkilindeki eksiklik, esasa ilişkin şartlar tam olsa bile kararın bozulmasına yol açabilir.

Yetki bakımından mirasın açıldığı yer ve paylaşmaya ilişkin özel yetki hükümleri dikkate alınır. Mirasbırakanın son yerleşim yeri bu bakımdan merkezi öneme sahiptir.

Meslek veya Sanat İçin Kullanılan Bölümlerde İstisna Nedir?

TMK m.652/3, mirasbırakanın bir meslek veya sanat icra ettiği ve altsoyundan birinin aynı meslek ya da sanatı sürdürmesi için gerekli olan bölümlerde sağ kalan eşin m.652 haklarını kullanamayacağını düzenler.

Örneğin aile konutuyla aynı taşınmazda mirasbırakanın mesleki faaliyetini yürüttüğü atölye veya çalışma bölümü varsa ve altsoy aynı meslek veya sanatı devam ettirmek için bu bölüme ihtiyaç duyuyorsa kanundaki istisna incelenir. İstisna, bütün konutu otomatik olarak kapsam dışı bırakmaz; gerekli bölüm ve mesleki devam şartı somut olarak belirlenir.

Bu hükmün amacı, aile konutunu korurken mirasbırakanın aile içindeki mesleki devamlılığını da gözetmektir. “Muris evde çalışıyordu” şeklindeki soyut iddia yeterli değildir. Meslek/sanat faaliyeti, bölümün bu faaliyet için gerekliliği ve altsoyun aynı faaliyeti sürdürme durumu ispatlanmalıdır.

Tarımsal taşınmazlarda ise özel miras hukuku hükümleri saklıdır. Tarım arazilerinin bölünmesi ve devri konusundaki özel mevzuat ayrıca uygulanır.

TMK 652 ile Mal Rejimi Tasfiyesi Aynı Şey midir?

Hayır. Sağ kalan eşin aile konutuyla ilgili birden fazla hukuki hakkı bulunabilir ve bunlar birbirine karıştırılmamalıdır. Edinilmiş mallara katılma rejimi ölümle sona erdiğinde sağ kalan eşin katılma alacağı önce mal rejimi kurallarına göre hesaplanır. Tereke, mal rejimi tasfiyesi sonrasında belirlenir.

TMK m.240, mal rejimi bakımından sağ kalan eşe aile konutu ve ev eşyası üzerinde belirli şartlarda hak tanır. TMK m.652 ise miras paylaşımı aşamasında miras hakkına mahsuben özgülemeyi düzenler. Aynı konut hakkında hangi hükmün uygulanacağı talebin hukuki niteliğine ve dosyanın aşamasına göre belirlenir.

Bu nedenle tereke hesaplanmadan önce eşlerin mal rejiminin tasfiyesi gerekiyorsa, sağ kalan eşin kişisel malı, edinilmiş malı, katılma alacağı ve varsa değer artış payı alacağı belirlenmelidir. Daha sonra net tereke ve miras payları üzerinden m.652 hesabı yapılır.

Miras payı ile mal rejimi alacağını tek kalemde değerlendirmek hatalı sonuç doğurur. Sağ kalan eş hem mal rejiminden doğan alacaklı hem de mirasçı olabilir; bunlar ayrı hukuki sıfatlardır.

TMK 652 Davasında İspat ve Hesap Kontrol Listesi

Kontrol İncelenecek husus
Mirasçılık Sağ kalan eşin ve bütün diğer mirasçıların sıfatı
Aile konutu Ölüm tarihinde eşlerin birlikte yaşadığı yer olup olmadığı
Tereke Tüm aktif ve pasiflerin tespiti
Mal rejimi Önce tasfiye edilmesi gereken eş alacakları
Konut değeri Güncel bilirkişi değeri
Miras payı Sağ kalan eşin net miras payı
Fark bedeli Konut değeri payı aşıyorsa ödenecek tutar
Taraf teşkili Bütün mirasçıların davada yer alması
Alternatif hak Haklı sebep varsa intifa veya oturma hakkı

Miras paylaşımı ve tereke uyuşmazlıkları için Mersin Miras Avukatı sayfasındaki rehberler; aile konutunun evlilik sürerken korunması bakımından site içindeki aile konutu şerhi içerikleri; boşanma davası sürerken ölüm ihtimali için TMK 181 rehberi birlikte incelenebilir.

Sağ Kalan Eş ve Aile Konutu Hakkında Sık Sorulan Sorular

Sağ kalan eş aile konutunu otomatik olarak alır mı?

Hayır. TMK m.652 talebe bağlıdır ve özgüleme miras hakkına mahsuben yapılır. Konutun aile konutu niteliği, tereke değeri ve miras payları belirlenmelidir.

Aile konutunun değeri eşin miras payından yüksekse talep reddedilir mi?

Hayır. Yargıtay uygulamasına göre fark bedeli hesaplanır ve sağ kalan eşe diğer mirasçıların payına düşen tutarı ödeme/depo etme imkânı verilmelidir.

Sağ kalan eş bedel ödeyemiyorsa ne olur?

Haklı sebepler varsa TMK m.652/2 uyarınca mülkiyet yerine intifa veya oturma hakkı tanınması değerlendirilebilir. Bu sonuç taraf talebi ve somut şartlara bağlıdır.

Tapuda aile konutu şerhi yoksa TMK 652 uygulanmaz mı?

Uygulanabilir. Şerh tek başına kurucu şart değildir. Taşınmazın ölüm tarihinde eşlerin fiilen birlikte yaşadığı aile konutu olduğu delillerle ispatlanabilir.

Ruhsatsız veya imara aykırı ev aile konutu sayılabilir mi?

Evet. Yargıtay, ruhsatsızlık veya imar aykırılığının tek başına aile konutu niteliğine engel olmadığını kabul etmektedir. Fiilî kullanım araştırılır.

TMK 652 davasında görevli mahkeme hangisidir?

Sulh Hukuk Mahkemesidir. Taşınmazın aynına ilişkin tescil sonucu doğması veya yüksek değerde olması görevi değiştirmez.

Dava yalnız bir mirasçıya karşı açılabilir mi?

Özgüleme bütün mirasçıların payını etkilediğinden taraf teşkili eksiksiz kurulmalıdır. Yargıtay diğer yasal mirasçıların davada yer almamasını bozma nedeni saymaktadır.

Ev eşyaları da sağ kalan eşe verilebilir mi?

Evet. TMK m.652 aile konutunun yanında ev eşyasını da kapsar. Özgüleme bunların ekonomik değeri dikkate alınarak miras hakkına mahsuben yapılır.

Mal rejimi alacağı ile miras payı aynı mıdır?

Hayır. Mal rejimi tasfiyesinden doğan katılma veya değer artış payı alacağı ayrı; miras payı ayrıdır. TMK m.652 miras paylaşımına ilişkin haktır.

Mirasbırakanın işyeri aile konutuyla aynı binadaysa ne olur?

TMK m.652/3’teki meslek ve sanat istisnası incelenir. Altsoyun aynı meslek veya sanatı sürdürmesi için gerekli bölüm bakımından sağ kalan eşin özgüleme hakkı sınırlandırılabilir.

Hukuki Dayanak ve Sonuç

Temel hüküm 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.652’dir. Miras paylaşımı ve görev bakımından TMK’nın paylaşmaya ilişkin hükümleri; mal rejimi yönünden TMK m.202 ve devamı, aile konutunun evlilik içindeki korunması bakımından TMK m.194 ayrıca uygulanabilir. Güncel mevzuat için Mevzuat Bilgi Sistemi, güncel kararlar için Yargıtay Karar Arama kullanılmalıdır.

Sonuç: Sağ kalan eş, tereke içinde bulunan ve eşlerin birlikte yaşadığı aile konutunun veya ev eşyasının kendisine miras hakkına mahsuben özgülenmesini isteyebilir. Bu hak bedelsiz değildir. Konut miras payından daha değerliyse fark ödenir; haklı sebeplerde mülkiyet yerine intifa veya oturma hakkı kurulabilir. Aile konutu niteliği, tereke, mal rejimi, değerleme ve bütün mirasçıların taraf teşkili birlikte incelenmeden karar verilmemelidir.

Hukukçu İncelemesi ve E-E-A-T: İçerik 11 Eylül 2026 tarihi itibarıyla TMK m.652 ve Yargıtay’ın sağ kalan eşe aile konutunun özgülenmesine ilişkin yerleşik uygulaması esas alınarak hazırlanmıştır. Somut dosyada tereke ve mal rejimi hesapları ayrı yapılmalıdır.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp