İtirazın Kesin Kaldırılması Şartları Nelerdir? İİK 68 Rehberi
Kısa ve net cevap: İtirazın kesin kaldırılması, İİK m.68 kapsamındaki belgeye dayanan alacak için icra mahkemesinden istenir. Başvurunun temel süresi, itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren altı aydır. Alacak belgesi, borçlunun itirazının kapsamı ve süre birlikte kontrol edilir. Adi senette imza ayrıca ve açıkça inkâr edilmişse İİK m.68/a’daki geçici kaldırma yolu ayrılır. Yüzde yirmiden az olmayan tazminat, talep ve esasa ilişkin kabul veya ret koşullarına bağlıdır.

İtirazın Kesin Kaldırılması Nedir?
Genel haciz yoluyla ilamsız takipte borçlu süresinde itiraz ettiğinde takip İİK m.66 gereğince durur. Alacaklı, takibi devam ettirmek için borçlunun itirazını hukuken ortadan kaldırmalıdır. İİK m.68, alacaklının elinde belirli güçte yazılı belge bulunduğunda icra mahkemesinde itirazın kesin kaldırılmasını istemesine imkân verir. Bu yol, genel mahkemede alacağın her yönüyle incelendiği itirazın iptali davasından daha dar belge incelemesine dayanır.
İcra mahkemesi m.68 başvurusunda alacağın dayandığı belgenin kanunda sayılan türlerden olup olmadığını, borçlunun itirazını aynı güçte belgeyle ispatlayıp ispatlamadığını ve başvurunun altı aylık sürede yapılıp yapılmadığını denetler. Bu nedenle alacaklı yalnız fatura, cari hesap ekstresi veya tek taraflı kayıt sunarak m.68 yolundan sonuç alamaz; belgenin kanuni niteliği tek tek incelenir.
İtirazın “kesin” kaldırılması, aynı takip içinde itirazın ortadan kalkması ve takibin devam edebilmesi sonucunu ifade eder. Bu karar, maddi anlamda kesin hüküm gücü bakımından genel mahkeme kararından farklıdır. Tarafların kanunda öngörülen menfi tespit, istirdat veya genel alacak davası hakları ayrıca değerlendirilir.
İİK m.68 Kapsamında Hangi Belgeler Kabul Edilir?
Kanunun ilk grubu, imzası ikrar edilmiş borç ikrarını içeren senettir. Borçlu belge altındaki imzayı kabul ediyor ve belge açık bir borç ikrarı içeriyorsa m.68 denetiminin temel şartı sağlanır. Belgenin yalnız taraflar arasında bir ilişki bulunduğunu göstermesi yetmez; takip konusu borcun varlığını ve miktarını ortaya koyan içerik aranır.
İkinci grup, noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını içeren senettir. Noterlikçe tasdik, imzanın ve belgenin ispat gücünü artırır. Bununla birlikte belgenin takip konusu alacakla bağlantısı, borcun muacceliyeti ve miktarı ayrıca okunur. Noter onaylı her belge otomatik olarak m.68 belgesi değildir; borç ikrarı içeriği gerekir.
Üçüncü grup, resmî dairelerin veya yetkili makamların kendi yetkileri içinde ve usulüne göre verdikleri makbuz veya belgelerdir. Belgenin gerçekten yetkili makamca düzenlenmiş olması ve takip konusu borç bakımından ispat gücü taşıması gerekir. Kurumdan alınmış her yazının m.68 kapsamında olduğu varsayılmaz.
Kanunun saydığı belge sistemi sınırlıdır. Fatura, sevk irsaliyesi, tek taraflı hesap ekstresi, e-posta yazışması veya karşı tarafça açıkça kabul edilmemiş muhasebe kaydı tek başına m.68’in ilk fıkrasındaki belge niteliğini taşımaz. Bu belgeler genel mahkemede delil olabilir; ancak itirazın kesin kaldırılması yolunun belge şartı ayrıca aranır.
İİK m.68 Belgesi Takip Konusu Borcu Açıkça Göstermelidir
Belgenin noter onaylı veya resmî makamdan alınmış olması tek başına itirazın kesin kaldırılması için yeterli değildir. Takip konusu borcun tarafı, miktarı ve hukuki bağlantısı belgeden anlaşılmalıdır. Örneğin yalnız tarafların bir ticari ilişkisi bulunduğunu gösteren genel yazı, somut takip alacağını ikrar etmiyorsa m.68 belgesi olarak kabul edilmesi beklenmemelidir.
Alacaklı başvuru öncesinde takip talebindeki anapara ve faiz kalemlerini dayanak belgeyle satır satır eşleştirmelidir. Belgede 100.000 TL borç ikrarı bulunurken takipte başka açıklama olmadan 140.000 TL asli alacak istenmişse aradaki farkın hangi belgeye dayandığı ayrıca ortaya konulmalıdır.
İtirazın Kesin Kaldırılması Süresi Ne Zaman Başlar?
İİK m.68 açık biçimde, alacaklının itirazın kendisine tebliği tarihinden itibaren altı ay içinde itirazın kaldırılmasını isteyebileceğini düzenler. Sürenin başlangıcı borçlunun itiraz ettiği gün değil, itirazın alacaklıya tebliğ edildiği gündür. Bu nedenle icra dosyasındaki itiraz tebliğ evrakı ve UETS kayıtları başvuru öncesi incelenmelidir.
Altı aylık süre içinde itirazın kaldırılması istenmezse kanun yeniden ilamsız takip yapılamayacağını da düzenler. Alacaklı aynı borç için yeni ödeme emri çıkararak m.68 süresini dolanamaz. Genel mahkemede alacak hakkının hangi süre içinde ileri sürülebileceği ise alacağın tabi olduğu zamanaşımı ve varsa İİK m.67 hükümlerine göre ayrıca değerlendirilir.
Süre hesabında elektronik tebligat yapılmışsa Tebligat Kanunu m.7/a’daki beşinci gün kuralı dikkate alınır. Fiziki tebligatta mazbatadaki tebliğ tarihi esas alınır. Dosyada tebliğ yapılmamışsa altı aylık sürenin başlangıcı bakımından bu eksiklik ayrıca incelenir.
Borçlu İtirazını Hangi Belgelerle İspat Edebilir?
İİK m.68, borçlunun itirazını varit gösterecek belge sunmasını öngörür. Borçlunun dayandığı belge de kanunun kabul ettiği nitelikte olmalıdır. Borçlu, borcun ödendiğini, ertelendiğini, takas edildiğini veya başka bir nedenle sona erdiğini m.68’in kabul ettiği belge gücüyle gösterirse alacaklının kaldırma talebi reddedilir.
Örneğin alacaklının imzasını taşıyan ve ödemenin tamamen alındığını gösteren makbuz, borçlunun savunmasının merkezinde yer alabilir. Alacaklı belge altındaki imzayı inkâr ederse m.68’de gösterilen özel imza incelemesi uygulanır. Hâkim imzanın alacaklıya ait olduğuna kanaat getirirse kaldırma talebini reddeder ve kanunda düzenlenen para cezası sonucu doğar.
Borçlu yalnız tanık anlatımı veya tek taraflı belgeyle m.68 incelemesinde sonuç alamaz. Bu yolun amacı hızlı ve belgeye bağlı incelemedir. Borçlunun daha geniş delil sistemiyle ileri süreceği iddialar genel mahkemedeki menfi tespit veya istirdat davasında değerlendirilebilir.
İmza İnkârı Varsa İtirazın Kesin Kaldırılması mı Geçici Kaldırılması mı?
Takibin dayandığı adi senetteki imza borçlu tarafından ayrıca ve açıkça inkâr edilmişse, İİK m.68/a’daki itirazın geçici kaldırılması rejimi gündeme gelir. Bu durumda m.68’deki kesin kaldırma yoluyla m.68/a’daki imza incelemesi birbirine karıştırılmamalıdır. Borçlu imzayı kabul etmiş ancak borcun ödendiğini veya sona erdiğini ileri sürüyorsa m.68 incelemesi söz konusu olur.
İmzaya itirazın ödeme emrine itiraz sırasında açıkça yapılması gerekir. İİK m.62, imza itirazının ayrıca ve açıkça bildirilmemesi hâlinde takip hukuku bakımından imzanın kabul edilmiş sayılacağı sistemi kurar. Bu nedenle borçlu itiraz dilekçesinde borca itiraz ile imzaya itirazı ayrı başlıkta göstermelidir.
Alacaklı da başvuru yapmadan önce borçlunun itiraz metnini okumalıdır. “Borca itiraz” ile “imzaya itiraz” aynı dosyada farklı hukuki yollar doğurur. Yanlış kaldırma türüne başvurmak süre kaybına neden olur.
İİK m.68’de Yüzde 20 Tazminat Ne Zaman Gündeme Gelir?
İİK m.68’in güncel metnine göre itirazın kaldırılması talebinin esasa ilişkin nedenlerle kabulü hâlinde borçlu, aynı nedenlerle reddi hâlinde alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilir. Tazminat için karşı tarafın talebi gerekir. Mahkeme, kanundaki alt sınırın altında tazminata hükmedemez.
İİK m.68/7 uyarınca tazminatın tahsili: Borçlu menfi tespit veya istirdat davası açarsa yahut alacaklı genel mahkemede dava açarsa, hükmedilen tazminatın tahsili dava sonuna kadar ertelenir. Dava lehine sonuçlanan taraf için daha önce hükmedilen tazminat kalkar. Burada açıklanan sonuç, tazminatın tahsiline ilişkindir; tazminat kararı verilmesi ile bu tutarın tahsil edilmesi ayrı aşamalardır.
Tazminat talebi dilekçede açık kurulmalıdır. “Yasal sonuçlara hükmedilsin” şeklindeki genel talep yerine İİK m.68’deki tazminatın istendiği açıkça belirtilmelidir. Borçlu veya alacaklı açısından tazminat koşulları dosyanın esastan sonucuna göre değerlendirilir.
İtirazın Kesin Kaldırılması ile İtirazın İptali Arasındaki Fark
İtirazın kesin kaldırılması İİK m.68’deki belge şartına bağlıdır ve icra mahkemesinde görülür. İtirazın iptali ise İİK m.67 kapsamında genel mahkemede açılan bir davadır. Genel mahkeme, alacağın esasını genel ispat kurallarıyla inceler. Bu nedenle elinde m.68 belgesi bulunmayan alacaklı doğrudan “kesin kaldırma” isteyemez.
Süreler de farklıdır. Kesin kaldırmada süre itirazın tebliğinden itibaren altı ay; itirazın iptali davasında bir yıldır. İtirazın iptali davasında görevli mahkeme alacağın hukuki niteliğine göre asliye hukuk, asliye ticaret, tüketici, iş veya sulh hukuk mahkemesi olabilir. Kesin kaldırmada ise görevli merci icra mahkemesidir.
İspat sistemi bakımından da fark vardır. m.68 başvurusu kanunda sayılı belgelerle sınırlı incelemeye dayanır; m.67 davasında HMK’nın genel delil hükümleri uygulanır. Bu nedenle dava stratejisi yalnız hız değil, eldeki delillerin niteliğine göre kurulmalıdır.
İtirazın Kaldırılması Kararından Sonra Takip Nasıl Devam Eder?
İcra mahkemesi itirazın kesin kaldırılmasına karar verdiğinde, takip karar kapsamındaki alacak yönünden kaldığı yerden devam eder. Alacaklı haciz isteme hakkını İİK m.78’deki süre sistemi içinde kullanır. İtiraz ve dava nedeniyle geçen ve kanunun hesaptan çıkardığı dönemler haciz isteme süresinde ayrıca değerlendirilir.
İcra müdürlüğü dosya hesabını mahkeme kararına göre günceller. Mahkeme yalnız belirli bir anapara veya faiz kalemi yönünden itirazı kaldırmışsa, kararın kapsamını aşan tutar kesinleşmiş sayılmaz. Kısmi kabul ve kısmi ret varsa dosya hesabı iki bölüme ayrılır.
Borçlu, icra mahkemesi kararından sonra maddi hukuk bakımından borçlu olmadığını ileri sürüyorsa menfi tespit veya ödeme yapılmışsa istirdat davasının şartlarını ayrıca değerlendirir. İcra mahkemesi kararının varlığı, kanunun tanıdığı genel dava haklarını kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
İtirazın Kaldırılmasında Yapılan Sık Hatalar
Birinci hata, m.68 belgesi olmayan alacakla icra mahkemesine başvurmaktır. İkinci hata altı aylık sürenin borçlunun itiraz tarihinden başladığını sanmaktır; süre itirazın alacaklıya tebliğinden başlar. Üçüncü hata imza inkârı bulunan dosyada m.68/a ayrımını yapmamaktır.
Dördüncü hata, borçlunun ödeme veya ibra belgesini nitelik yönünden incelememektir. Beşinci hata, tazminat talebini açıkça kurmamaktır. Altıncı hata ise m.68 kararını maddi anlamda kesin hüküm gibi değerlendirip genel dava yollarını gözden kaçırmaktır.
İtirazın Kaldırılması Talebinde Dosya Hazırlığı
Alacaklı başvuru öncesinde beş belgeyi aynı dosyada toplamalıdır: ödeme emri, borçlunun itiraz dilekçesi, itirazın alacaklıya tebliğ belgesi, takibin dayandığı asıl veya usulüne uygun belge ve güncel icra dosyası hesabı. İtiraz tebliğ tarihi altı aylık süreyi; dayanak belgenin niteliği ise m.68 yolunun kullanılabilirliğini belirler.
Belge üzerinde borçlunun imzası varsa imzanın itiraz dilekçesinde açıkça inkâr edilip edilmediği kontrol edilir. Borçlu imzayı reddetmemiş ancak ödeme savunması yapmışsa m.68; imzayı açıkça reddetmişse m.68/a ayrımı yapılır. Borçlu ödeme veya ibra belgesi sunmuşsa alacaklının bu belgedeki imzaya ilişkin tutumu da incelemenin kapsamını değiştirir.
Kararın Kısmi Olması Hâlinde Dosya Hesabı
İcra mahkemesi itirazı alacağın tamamı için kaldırmak zorunda değildir. Takipte birden fazla alacak kalemi varsa bazı kalemler m.68 belgesiyle ispatlanmış, diğerleri ispatlanmamış olabilir. Mahkemenin kısmi kabul kararında hangi anapara, faiz veya fer’i alacak yönünden takip devam edecekse icra müdürlüğü hesabı bu sınırla kurulmalıdır.
Alacaklı karar kapsamını aşan miktar için haciz isterse bu icra müdürlüğü işlemi ayrıca şikâyet konusu olur. Borçlu da mahkemenin kaldırmadığı bölümün dosya hesabına eklenip eklenmediğini kontrol etmelidir. İcra dosyasındaki matematik, kararın hüküm fıkrasıyla birebir uyumlu olmalıdır.
Türkiye Geneli ve Mersin Uygulaması
İİK m.68 Türkiye genelinde aynı belge ve süre şartlarıyla uygulanır. Tek fiziksel ofisimiz Mersin’dedir. Mersin’de veya başka ildeki takip dosyasında ödeme emri, itiraz dilekçesi, itirazın alacaklıya tebliğ tarihi ve dayanak belge birlikte incelenerek m.68 yolunun şartları belirlenir.
İlgili Rehberler ve Resmî Kaynaklar
- Mevzuat Bilgi Sistemi – 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu
- Adalet Bakanlığının 19.06.2023 tarihli yazısı – İİK m.68/7 tazminat hükmünün aktarıldığı resmî kaynak
- İtirazın kesin kaldırılması dilekçesi
- İtirazın iptali ve kaldırılması farkı
- İtirazın geçici kaldırılması
- İtiraz takibi durdurur mu?
Son kontrol: Takibin dayanağı belge, itiraz dilekçesi, itirazın alacaklıya tebliğ kaydı, altı aylık başvuru süresi, tazminat talebi ve kaldırma kararının kapsamı birlikte kontrol edilir. Kısmi kabul varsa takip hesabı yalnız kabul edilen bölüm üzerinden güncellenir. Süre açıklaması için altı aylık süre, kararın uygulanması için takibin devamı bölümüne bakın.
Sık Sorulan Sorular
İtirazın kesin kaldırılması hangi maddede düzenlenir?
İİK m.68’de düzenlenir.
Başvuru süresi kaç aydır?
İtirazın alacaklıya tebliğinden itibaren altı aydır.
Her fatura ile itirazın kesin kaldırılması istenir mi?
Hayır. Belgenin İİK m.68’de sayılan belge niteliğini taşıması gerekir.
İmzası ikrar edilen borç senedi yeterli midir?
Borç ikrarını içeriyor ve takip konusu alacağı ispatlıyorsa m.68 kapsamında değerlendirilir.
Noter onaylı belge yeterli midir?
Noterlikçe tasdik edilmiş ve borç ikrarını içeren senet m.68’in saydığı belge grubundadır.
İmza inkârında hangi madde uygulanır?
Adi senette imza açıkça inkâr edilmişse İİK m.68/a’daki geçici kaldırma rejimi uygulanır.
İtirazın kaldırılması reddedilirse takip ne olur?
İtiraz edilen bölüm yönünden takip durmaya devam eder; alacaklının genel dava hakları ayrıca değerlendirilir.
Yüzde 20 tazminat otomatik mi?
Hayır. Kanun diğer tarafın talebini arar ve esasa ilişkin kabul veya ret sonucuna göre tazminat değerlendirir.
İtirazın iptali davasıyla farkı nedir?
Kesin kaldırma icra mahkemesinde ve m.68 belgeleriyle; itirazın iptali genel mahkemede genel delil sistemiyle görülür.
Altı ay geçerse aynı borç için yeniden ilamsız takip yapılır mı?
İİK m.68, bu süre içinde kaldırma istenmezse yeniden ilamsız takip yapılamayacağını düzenler.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
