B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Kanunda Sayılmayan Deliller Hukuk Davasında Kullanılabilir mi? HMK m.192 | 2026

Kısa ve net cevap: Evet. HMK m.192’ye göre kanunun belirli bir delille ispat zorunluluğu öngörmediği hâllerde, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda özel olarak düzenlenmemiş diğer delillere de başvurulabilir. Bu hüküm, hukuk yargılamasında delil türlerinin yalnız senet, tanık, bilirkişi, keşif ve yemin gibi kanunda ayrı başlıklarla düzenlenen araçlarla sınırlı olmadığını gösterir. Ancak serbestlik sınırsız değildir: kanunun belirli delille ispat zorunluluğu koyduğu hâller, hukuka aykırı delil yasağı, ispat hakkının sınırları ve delilin uyuşmazlıkla bağlantısı birlikte değerlendirilir.

Kanunda düzenlenmemiş deliller ve HMK 192
Photo by Erwan Hesry on Unsplash

HMK m.192’nin açık kuralı nedir?

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 192. maddesi “Kanunda düzenlenmemiş deliller” başlığını taşır. Hüküm, kanunun belirli bir delille ispat zorunluluğu öngörmediği hâllerde, kanunda düzenlenmemiş diğer delillere de başvurulabileceğini açıkça kabul eder. Bu düzenleme, ispat hukukunda delillerin yalnız kanunda tek tek isimlendirilmiş araçlardan ibaret olmadığını ortaya koyar.

Kanunda tanık, senet, yemin, bilirkişi ve keşif gibi deliller ayrıntılı şekilde düzenlenmiştir. Ancak günlük hayat ve teknoloji sürekli değiştiği için uyuşmazlığı aydınlatabilecek her bilgi kaynağının kanunda önceden isimlendirilmesi mümkün değildir. HMK m.192 bu boşluğu kapatır ve belirli bir delille ispat zorunluluğu bulunmayan hâllerde yeni veya atipik delil araçlarının yargılamaya sunulmasına imkân verir.

Bu hüküm, “mahkemeye sunulan her şey delildir” anlamına gelmez. Delilin hukuka uygun elde edilmiş olması, çekişmeli vakıayla ilgili bulunması, ispat faaliyetine elverişli olması ve kanundaki özel ispat sınırlamalarına takılmaması gerekir. Mahkeme ayrıca delilin caiz olup olmadığına HMK m.189 çerçevesinde karar verir.

Hukuk yargılamasında deliller neden sınırlı sayıda değildir?

Medeni usul hukukunda amaç, tarafların dayandığı vakıaların doğru ve hukuka uygun araçlarla ispat edilmesini sağlamaktır. Kanunun yalnız belirli tarihsel delil türlerini kabul etmesi, teknolojik gelişmeler karşısında gerçeğe ulaşmayı zorlaştırabilirdi. Elektronik iletişim, dijital sistem kayıtları, konum ve işlem verileri, cihaz logları ve yeni kayıt biçimleri buna açık örnektir.

HMK m.192 bu nedenle açık bir sistem kurar: Kanun belirli delille ispat zorunluluğu koymamışsa, kanunda ayrıca adı ve usulü düzenlenmemiş bir delil de kullanılabilir. Delilin hukuki değeri daha sonra mahkeme tarafından, elde ediliş biçimi, güvenilirliği, bütünlüğü ve diğer delillerle ilişkisi dikkate alınarak değerlendirilir.

Bu esneklik, delil sunma sürelerinin ortadan kalktığı anlamına gelmez. Atipik delil de diğer deliller gibi süresinde ileri sürülmeli, hangi vakıanın ispatı için sunulduğu açıklanmalı ve karşı tarafın inceleme hakkı korunmalıdır. Delilin türünün yeni olması, usul kurallarından muafiyet sağlamaz.

Kanun belirli bir delille ispat zorunluluğu koymuşsa HMK m.192 uygulanır mı?

Genel kural olarak hayır. HMK m.192’nin kendi metni, kanunun belirli bir delille ispat zorunluluğu öngörmediği hâllerde uygulanacağını açıkça söyler. Kanun belirli bir vakıanın senet veya başka belirli bir delille ispatını zorunlu kılıyorsa, atipik delil kuralı bu zorunluluğu kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Örneğin HMK m.200’de hukuki işlemlerin belirli parasal sınırın üzerinde olması hâlinde senetle ispat zorunluluğu düzenlenir. Kanunda senetle ispat zorunluluğunun istisnaları ayrıca bulunur. Bu nedenle bir vakıanın serbest delille mi yoksa belirli delille mi ispat edileceği, önce ilgili özel hükme göre belirlenmelidir.

Tarafların geçerli bir delil sözleşmesi yapmış olması da ispat aracını sınırlandırabilir. HMK m.193’e göre taraflar belirli şartlarla hangi delillerle ispat yapılacağını kararlaştırabilir. Bu nedenle m.192 uygulanmadan önce kanuni ispat kuralı ve varsa delil sözleşmesi birlikte kontrol edilmelidir.

Hukuka aykırı elde edilen delil HMK m.192 ile kullanılabilir mi?

Hayır. HMK m.189/2 açıkça hukuka aykırı olarak elde edilmiş delillerin mahkeme tarafından bir vakıanın ispatında dikkate alınamayacağını düzenler. HMK m.192, kanunda düzenlenmemiş delillere izin verirken hukuka aykırı delil yasağını kaldırmaz.

Bu ayrım özellikle gizli ses veya görüntü kayıtları, özel yazışmalar, kişisel hesaplardan elde edilen veriler, işyeri sistem kayıtları ve üçüncü kişilere ait belgelerde önemlidir. Bir bilginin uyuşmazlık bakımından faydalı olması, onu otomatik olarak hukuka uygun delil hâline getirmez.

Mahkeme delilin nasıl elde edildiğini, özel hayat ve haberleşme gizliliği gibi haklara müdahale bulunup bulunmadığını ve somut olayın özelliklerini değerlendirir. Taraf delili sunarken yalnız içeriğini değil, elde ediliş kaynağını da açıklayabilmelidir. Kaynağı belirsiz veya manipülasyona açık materyalin ispat değeri ayrıca zayıflayabilir.

Dijital kayıtlar HMK m.192 kapsamında delil olabilir mi?

Kanunda “belge” kavramı HMK m.199’da geniş biçimde düzenlenmiştir ve elektronik ortamdaki veriler de belirli şartlarla belge niteliği taşıyabilir. Bu nedenle her dijital kayıt doğrudan HMK m.192’ye girmez; bazıları zaten HMK m.199 anlamında belge olarak değerlendirilebilir. Ancak kanunda özel olarak düzenlenmemiş yeni dijital ispat araçları bakımından m.192 tamamlayıcı rol oynar.

Örneğin teknik sistem logları, uygulama kayıtları, sunucu hareketleri, cihaz verileri veya özel bir elektronik platformun kayıt formatı, uyuşmazlıkta bilgi sağlayabilir. Mahkemenin bu verinin kaynağını, değiştirilebilirliğini, tarih-zaman bütünlüğünü ve tarafla bağlantısını değerlendirmesi gerekir.

Dijital delilin ekran görüntüsü biçiminde sunulması her zaman yeterli değildir. Gerektiğinde kaydın asıl elektronik kaynağı, sistem sağlayıcısı, metadata bilgisi, ilgili kurum cevabı veya bilirkişi incelemesiyle doğrulanması gerekebilir. Delilin güvenilirliği, yalnız görüntünün varlığıyla değil bütün delil zinciriyle değerlendirilir.

Kanunda düzenlenmemiş delil mahkemeye nasıl sunulmalıdır?

Atipik delil de usulüne uygun biçimde dosyaya kazandırılmalıdır. Taraf, delilin ne olduğunu, hangi vakıayı ispat ettiğini, nereden elde edildiğini ve gerektiğinde nasıl doğrulanabileceğini açıkça belirtmelidir. Delilin yalnız dosyaya eklenmesi, hangi iddiaya ilişkin olduğunun anlaşılmasını sağlamıyorsa somutlaştırma yükü eksik kalabilir.

Delil tarafın elindeyse uygun formatta dosyaya sunulur. Başka bir kurum veya kişinin elindeyse nerede bulunduğu belirli şekilde gösterilerek mahkemeden getirtilmesi istenebilir. HMK m.195 başka yerdeki delilin getirtilmesi bu açıdan önemlidir.

Dosyaya sunulan dijital veride mümkün olduğunca özgün formatın korunması, yalnız kırpılmış veya seçilmiş bölüm yerine bağlamın sunulması ve doğrulama imkânı sağlayan teknik bilgilerin kaybedilmemesi gerekir. Böylece karşı tarafın delile itiraz hakkı ve mahkemenin güvenilirlik değerlendirmesi sağlıklı yürütülür.

Hâkim kanunda düzenlenmemiş delili nasıl değerlendirir?

HMK m.198’e göre kanuni istisnalar dışında hâkim delilleri serbestçe değerlendirir. Kanunda düzenlenmemiş deliller de bu genel değerlendirme sistemine tabidir. Hâkim delilin kaynağını, güvenilirliğini, doğrulanabilirliğini, uyuşmazlıkla bağlantısını ve diğer delillerle uyumunu birlikte ele alır.

Serbest değerlendirme, keyfî değerlendirme değildir. Mahkeme hükmünü hangi delil ve vakıalara dayandırdığını gerekçeli kararda açıklamalıdır. Bir dijital kayıt veya atipik delil belirleyici görülmüşse bunun neden güvenilir bulunduğu; itiraz edilmişse itirazın neden kabul edilmediği kararın denetlenebilirliği bakımından önemlidir.

Delilin kanunda özel olarak düzenlenmemiş olması onun düşük değerde olduğu anlamına da gelmez. Somut uyuşmazlıkta güvenilir ve doğrudan bilgi sağlayan bir kayıt, diğer delillerle desteklendiğinde güçlü ispat aracı olabilir. Tersine kaynağı belirsiz veya kolayca değiştirilebilir materyalin ispat değeri düşük bulunabilir.

HMK m.194 somutlaştırma yükü neden önemlidir?

HMK m.194’e göre taraflar dayandıkları vakıaları ispata elverişli şekilde somutlaştırmalı ve hangi delilin hangi vakıayı ispatlamak için gösterildiğini açıkça belirtmelidir. Bu yükümlülük HMK m.192 kapsamındaki atipik deliller için de aynen geçerlidir.

Örneğin yüzlerce sayfalık sistem kaydının hiçbir açıklama yapılmadan dosyaya yüklenmesi, mahkemeyi taraf adına delil araştırması yapmaya zorlayamaz. Taraf hangi kayıt satırının veya hangi veri grubunun hangi vakıayı gösterdiğini açıklamalıdır.

HMK m.194 somutlaştırma yükü yazısında delil-vakıa ilişkisinin nasıl kurulması gerektiği ayrıntılı olarak açıklanmıştır.

Delil sözleşmesi HMK m.192 kapsamını etkiler mi?

Evet. HMK m.193 taraflara belirli şartlarla delil sözleşmesi yapma imkânı tanır. Taraflar kanunda belirli delillerle ispatı öngörülen vakıaların başka delillerle ispatını kararlaştırabileceği gibi, normalde serbest delille ispat edilebilecek vakıaların yalnız belirli delillerle ispat edilmesini de kararlaştırabilir.

Ancak HMK m.193/2’ye göre taraflardan birinin ispat hakkını kullanmasını imkânsız kılan veya fevkalade güçleştiren delil sözleşmeleri geçersizdir. Bu nedenle delil sözleşmesi de sınırsız değildir.

Bir uyuşmazlıkta HMK m.192’ye dayanan atipik delil sunulacaksa önce sözleşmede delil şartı bulunup bulunmadığı kontrol edilmelidir. Özellikle ticari sözleşmelerde e-posta kayıtları, sistem logları veya taraf defterlerinin ispat aracı olarak kabul edileceğine ilişkin hükümler bulunabilir.

HMK m.192 bakımından kontrol listesi

  • İspatlanacak vakıa açıkça belirlenmelidir.
  • Kanunun bu vakıa için belirli bir delil zorunluluğu getirip getirmediği kontrol edilmelidir.
  • Taraflar arasında geçerli delil sözleşmesi bulunup bulunmadığı incelenmelidir.
  • Delilin hukuka uygun elde edilmiş olması gerekir.
  • Delilin kaynağı ve doğrulanma yöntemi açıklanmalıdır.
  • Hangi vakıanın ispatı için sunulduğu somutlaştırılmalıdır.
  • Dijital delilde bütünlük ve özgün kaynak mümkün olduğunca korunmalıdır.
  • Delil süresinde ileri sürülmeli ve karşı tarafın inceleme hakkı sağlanmalıdır.

Resmî kaynaklar

Mevzuat Bilgi Sistemi – 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu
Resmî Gazete – Hukuk Muhakemeleri Kanunu

Sık Sorulan Sorular

Kanunda adı olmayan bir delil hukuk davasında kullanılabilir mi?

Evet. HMK m.192’ye göre kanunun belirli delille ispat zorunluluğu koymadığı hâllerde kanunda düzenlenmemiş delillere başvurulabilir.

Her türlü kayıt delil sayılır mı?

Hayır. Delilin hukuka uygun, uyuşmazlıkla ilgili ve ispat faaliyetine elverişli olması gerekir; mahkeme caiz olup olmadığını değerlendirir.

Gizlice elde edilen kayıt HMK m.192 ile kullanılabilir mi?

HMK m.192 hukuka aykırı delil yasağını kaldırmaz. HMK m.189/2 uyarınca hukuka aykırı elde edilen delil dikkate alınamaz.

Ekran görüntüsü delil olabilir mi?

Somut olayın özelliğine göre delil olarak sunulabilir; ancak kaynağı, bütünlüğü ve doğrulanabilirliği ayrıca değerlendirilir.

Sistem logları delil olabilir mi?

Belirli delille ispat zorunluluğu yoksa ve hukuka uygun elde edilmişse kullanılabilir; güvenilirlik ve tarafla bağlantı ayrıca ispatlanmalıdır.

Kanunda düzenlenmemiş delil kesin delil midir?

Bu nitelendirme otomatik değildir. Delilin ispat gücü ve hukuki niteliği somut delilin özelliklerine göre değerlendirilir.

Atipik delil süresinden sonra sunulabilir mi?

Delil türünün kanunda özel olarak düzenlenmemiş olması süre kurallarını kaldırmaz. Sonradan delil sunma HMK m.145 şartlarına tabidir.

Delilin hangi vakıaya ilişkin olduğunu yazmak gerekir mi?

Evet. HMK m.194 uyarınca her delilin hangi vakıayı ispat ettiği somutlaştırılmalıdır.

Delil sözleşmesi varsa HMK m.192 uygulanır mı?

Geçerli delil sözleşmesinin kapsamı dikkate alınır. Tarafların ispat aracını sınırlayan veya değiştiren anlaşması m.193 çerçevesinde değerlendirilir.

Hukuki içerik notu: Bu içerik 17 Eylül 2026 tarihinde yürürlükteki HMK m.189, m.192-194, m.198 ve ilgili ispat hükümleri esas alınarak hazırlanmıştır. Bir delilin caizliği, hukuka uygun elde edilmesi ve ispat gücü somut dosyadaki koşullara göre mahkeme tarafından değerlendirilir.
Yazar: Av. Halil Bakırcı – Mersin Barosu

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp