B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文Français
Menü

Karara Çıkmış Dosya Ne Zaman Kesinleşir? 2026 Rehberi

Karara çıkmış dosya ne zaman kesinleşir? Kanuni cevap

İstinafa açık bir hukuk mahkemesi kararında HMK m.345/1 gereğince başvuru süresi, ilamın ilgili tarafa usulüne uygun tebliğinden itibaren iki haftadır. Başvuru yapılmayan hüküm yönünden ilgili tarafların süreleri tamamlanınca kesinleşme oluşur. Süresinde kanun yolu başvurusu bulunan bölüm için incelemenin sonucu beklenir. Kanunun baştan kesin saydığı bir kararda ise açık olmayan bir istinaf yolunun süresi beklenmez. Bu nedenle bütün dosyalar için ‘karardan 14 gün sonra kesinleşir’ kuralı yoktur.

HMK m.294/4, yalnız hüküm sonucunun tefhim edildiği hukuk davasında gerekçeli kararın bir ay içinde yazılmasını öngörür. Bu bir aylık yazım süresi, dosyanın bir ay içinde kesinleşeceği anlamına gelmez. HMK m.302/4-5, kesinleşme kaydının düzenlenmesini ve kanun yolundan geçen kararların kesinleşme bildirimlerini düzenler. UYAP’taki durum etiketi bu işlemlerin yerine geçmez.

Kapsam: Bu yazı hukuk ve aile mahkemesi kararlarının kesinleşmesini açıklar. Ceza mahkemesi, icra mahkemesi ve idari yargı kararlarına aynı süre hesabı aktarılmaz. Hükmün kesinleşmesi ile yerine getirilebilmesi de farklıdır: HMK m.350 ve m.367’deki icraya etki kuralları ayrıca uygulanır.

En önemli ayrım: “Karar verildi”, “gerekçeli karar yazıldı”, “tebliğ edildi” ve “kesinleşti” dört farklı aşamadır. Bu aşamalardan yalnız sonuncusu kesinleşmiş hükmü ifade eder.

UYAP’ta “karara çıkmış” ne demek?

“Karara çıkmış”, mahkemenin dosyada hüküm kurduğunu anlatan dosya durum bilgisidir. Duruşmada kısa karar açıklanmış veya dosya üzerinden hüküm verilmiş olabilir. Bu kayıt, mahkemenin artık uyuşmazlığın esası veya usulü hakkında bir karar verdiğini gösterir; fakat kararın bütün gerekçelerinin taraflara ulaştığını ya da kanun yolu süresinin bittiğini göstermez.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na göre hükmün tefhimi ile gerekçeli kararın hazırlanması farklı işlemlerdir. Uygulamada önce kısa karar açıklanabilir, daha sonra gerekçeli karar yazılıp imzalanır. Gerekçeli karar UYAP’a yüklendiğinde dosyada ayrıca “gerekçeli karar yazıldı” benzeri kayıt görülebilir. Bu aşamanın ayrıntıları için Gerekçeli Karar Yazıldı Ne Demek? rehberimiz incelenebilir.

Dosyanın karara çıkması, özellikle hak düşürücü veya kanun yolu süreleri bakımından tek başına başlangıç tarihi değildir. Süre çoğu hukuk davasında kararın usulüne uygun tebliğiyle başlar. Bu yüzden UYAP ekranındaki durum satırı yerine tebligat evrakı ve kararın kanun yolu açıklaması esas alınmalıdır.

Kesinleşme aşamaları ve her aşamanın kanun maddesi

İşlem Kanuni dayanak Dosyada aranacak belge ve sonuç
Hükmün açıklanması HMK m.294/2-3 Duruşma tutanağındaki hüküm sonucu; tek başına bütün kararların kesinleştiğini göstermez.
Gerekçeli kararın yazılması HMK m.294/4, 297 ve 298/2 Gerekçe, her talep hakkında sonuç ve imzalar; gerekçeli kararın hüküm sonucu tefhim edilen sonuca aykırı kurulamaz.
Kararın tebliği HMK m.345/1; Tebligat Kanunu m.7/a, 11 ve 23 Her taraf veya gerekli hâlde vekili için tebliğ belgesi; başvuru süresinin başlangıcı ayrı belirlenir.
İstinafın incelenmesi HMK m.352-353 ve 359 Başvurunun usulden veya esastan sonucu, yeniden hüküm ya da geri gönderme kararı.
Temyiz denetimi HMK m.361-362 ve 370-373 Temyiz yolu açık olan karar yönünden başvuru ve Yargıtay sonucu; bozma ile onama aynı değildir.
Kesinleşmenin kaydı HMK m.302/4-5 Tarih ve kapsam içeren, hâkim veya başkan tarafından imzalanmış kesinleşme kaydı.

Örnek: Aynı kararda iki bağımsız alacak hükmü varsa ve başvuru yalnız bunlardan birine yöneliyorsa önce başvurunun kapsamı belirlenir. Bir hüküm bendinin kanun yoluna taşınması, diğer bütün bentlerin her koşulda aynı durumda olduğu anlamına gelmez. Birbirine bağlı talepler veya zorunlu dava arkadaşlığı bulunan dosyada ise bentler ve taraflar arasındaki hukuki bağ ayrıca incelenir. Kısmi kesinleşme değerlendirmesi, UYAP’taki tek bir durum satırıyla yapılamaz.

Dosya numarası, karar tarihi, tarafların tebliğ tarihleri ve başvuru kapsamı tek bir takip tablosunda tutulmalıdır. Bu tablo bir hukuki belge değildir; mahkeme evrakına erişmeyi ve eksik tebligatı belirlemeyi sağlayan çalışma kaydıdır.

Tebliğ tarihi: Tebligat Kanunu 7/a, 11, 23 ve 32

HMK m.345/1’deki iki haftalık istinaf süresi, ilamın usulüne uygun tebliğine bağlanmıştır. Tebligat Kanunu m.23 uyarınca tebliğ işlemi mazbata ile belgelenir. Dosyada yalnız ‘tebliğe çıkarıldı’ kaydının bulunması, tebliğin tamamlandığını göstermez. Tebliğ belgesinde kime, hangi yöntemle ve hangi tarihte tebliğ yapıldığı incelenir.

Vekille takip edilen hukuk dosyası: Tebligat Kanunu m.11 gereğince tebligat vekile yapılır. Birden çok vekile tebliğ yapılmışsa ilk geçerli tebliğ tarihi esas alınır. Bu nedenle müvekkilin e-Devlet’e giriş tarihi ile vekilin UETS tebliğ tarihi birbirinin yerine yazılmaz. Kanunen bizzat muhataba yapılması gereken işlemlerin özel hükümleri saklıdır.

Elektronik tebligat: Tebligat Kanunu m.7/a, tebligatı elektronik adrese ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayar. Mesajı erken okumak, bu kanuni tarihi öne çekmez. UETS’ye ulaşma, okunma ve kanunen tebliğ edilmiş sayılma tarihleri ayrı sütunlarda tutulmalıdır. Ayrıntılı hesap için elektronik tebligat ve beşinci gün rehberi kullanılabilir.

Varsayımsal hesap: İstinafa açık bir hukuk ilamı UETS hesabına 8 Eylül 2026 Salı günü ulaşmış olsun. Kanuni tebliğ tarihi 13 Eylül Pazar gününün sonudur. İki haftalık sürenin normal son günü 27 Eylül Pazar olur; HMK m.93 gereğince son gün tatili izleyen 28 Eylül Pazartesiye uzar. Bu örnek olağan iki haftalık süreye ilişkindir; başka bir özel süre, adli tatil veya ayrı bir süreyi durduran kanuni sebep bulunmadığı varsayılmıştır. Elektronik işlemde gün sonu için HMK m.445/4 uygulanır.

Usulsüz tebligat: Tebligat Kanunu m.32, muhatabın usulsüz tebliğe muttali olması hâlinde öğrenme tarihine hukuki sonuç bağlar. Bu nedenle ‘UYAP’tan okumanın hiçbir dosyada hiçbir etkisi yoktur’ genellemesi de yanlıştır. Usulsüz tebligat iddiasında öğrenmenin tarihi ve kanıtları ayrıca değerlendirilir. Usulsüz tebliğin öğrenilmesi ile hiç yapılmamış bir tebligatın yerine sırf ekran kaydı koyulması aynı mesele değildir.

İstinaf süresi ve katılma yoluyla başvuru: HMK 345, 347 ve 348

HMK m.345/1 gereğince istinafa açık hukuk ilamında bağımsız başvuru süresi, ilamın usulüne uygun tebliğinden itibaren iki haftadır. Her tarafın süresi kendi tebliğinden hesaplanır. Kararın kanun yoluna açık olup olmadığı HMK m.341 ve özel hükümlerden belirlenir; kararın üzerindeki açıklama kanunun yerine geçmez. Sürenin dolması değerlendirilirken dosyadaki diğer tarafın başvurusu da araştırılır.

Varsayımsal tarih örneği: İlk tarafa 10 Eylül 2026 Perşembe, ikinci tarafa 15 Eylül Salı günü geçerli tebliğ yapılmışsa normal bağımsız başvuru son günleri 24 ve 29 Eylüldür. Bu hesap, özel bir süre olgusu bulunmadığı varsayımına dayanır. İlk tarafın süresinin dolması, ikinci tarafın henüz devam eden hakkını ortadan kaldırmaz. Ayrıca ikinci taraf başvurmuşsa, ilk taraf bakımından aşağıdaki katılma yolu da değerlendirilir.

HMK m.348/1 önemli bir istisnadır: İstinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, bağımsız başvuru hakkı bulunmasa veya kendi başvuru süresini geçirmiş olsa bile, cevap dilekçesiyle katılma yoluyla istinafa başvurur. Cevap süresi HMK m.347/2 uyarınca karşı tarafın istinaf dilekçesinin tebliğinden itibaren iki haftadır. Bu yeni sürenin dayanağı ilk derece ilamının yeniden tebliği değil, karşı tarafın istinaf dilekçesinin tebliğidir. Asıl başvuran tarafın katılma başvurusuna iki haftalık cevap hakkı da m.348/1’de düzenlenmiştir.

Katılma başvurusu bağımsız başvurunun tam karşılığı değildir. HMK m.348/2 uyarınca asıl başvuran istinaf isteminden feragat ederse veya başvurusu bölge adliye mahkemesince esasa girilmeden reddedilirse, katılma başvurusu da reddedilir. Bu nedenle bağımsız başvuru süresi mevcutken, henüz karşı tarafın başvurduğu bilinmeden sürenin bilerek geçirilmesi güvenli bir hak koruma yöntemi olarak sunulamaz. Kanunen kesin bir karara karşı her durumda başvuru açıldığı sonucu da çıkarılmaz.

Kesinleşme kontrolünde, bağımsız başvuruların yanı sıra tebliğ edilen istinaf dilekçeleri, cevap süreleri ve katılma talepleri birlikte okunur. Başvurunun yalnız ayrılabilir bir hüküm bendine yönelmesi hâlinde kısmi kesinleşme incelemesi yapılır; ancak katılma yolunun ve bentler arasındaki bağın etkisi atlanmaz. HMK m.352’deki ön inceleme, m.353’teki karar türleri ve m.361-362’deki temyiz açıklığı ayrı aşamalardır. Kaynak: 6100 sayılı HMK m.345, 347 ve 348.

İstinaftan sonra temyiz: HMK 361, 362 ve Ek Madde 1

HMK m.361/1: Temyize açık bölge adliye mahkemesi hukuk dairesi kararına karşı süre, kararın tebliğinden itibaren iki haftadır. Ancak temyiz yolunun açık olup olmadığı yalnız dosyanın istinaftan dönmesine göre belirlenmez. Önce HMK m.362’deki karar türleri ve parasal kurallar uygulanır. Üst mahkemenin başvuruyu esastan reddetmesi ile ilk derece hükmünü kaldırıp yeniden esas hakkında hüküm kurması aynı işlem değildir.

Parasal sınırda doğru tarih: 7550 sayılı Kanun ile değiştirilen HMK Ek m.1/2, istinaf ve temyiz parasal sınırlarının uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktarın esas alınmasını düzenler. Bu nedenle yalnız kararın verildiği yılın sınırını kullanmak doğru değildir. Dosyadaki dava açılış tarihi, talebin tamamı veya kısmi dava niteliği ve başvuranın aleyhine kalan bölüm ayrı kaydedilir. HMK m.341 ve m.362’deki özel hesap kuralları gözden kaçırılmaz.

31 Temmuz 2026 değişikliği: 7589 sayılı Kanun ile eklenen HMK m.362/3, istinaf başvurusunun kısmen veya tamamen kabulü üzerine yeniden esas hakkında verilen kararlar için özel bir temyiz yolu düzenler. Kabul veya ret bölümünün istinaf sınırını aşması tek başına yeterli değildir: genel temyiz sınırının altındaki kararda ilk derece hükmü ile yeni hüküm arasındaki fark da istinaf sınırını aşmalıdır. Genel temyiz sınırının altında olup yalnız yargılama gideri veya vekâlet ücretine ilişkin değişiklik içeren kararlar bu yoldan temyiz edilemez. Bu düzenleme her istinaf kararına sınırsız temyiz hakkı vermez.

Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünün güncel parasal sınırlar sayfasında HMK için 2026 istinaf sınırı 50.000 TL, genel temyiz sınırı 682.000 TL olarak gösterilir; yeni m.362/3 satırının yürürlük tarihi ayrıca belirtilir. Bu rakamlar, başka bir yılda açılmış davaya dava tarihini incelemeden uygulanmaz. Kanunun yıllık artışla güncellenen parasal tutarı ile temel metindeki nominal tutarı karıştırılmamalıdır.

Sonuç: Temyize açık kararda süresinde başvuru varsa kesinleşme hesabı Yargıtay süreci dikkate alınarak yapılır. HMK m.370 kapsamındaki onama ile m.371 ve m.373 kapsamındaki bozma ve sonraki yargılama ayrılır. Bozma, uyuşmazlığın kesin olarak bittiği anlamına gelmez. Kısmi onama veya bozma varsa hangi hüküm bentlerinin etkilendiği karardan belirlenir; dosyanın bütünü için otomatik kesinleşme sonucu çıkarılmaz.

Kanunen kesin karar ile sonradan kesinleşen kararın farkı

HMK m.341, ilk derece kararlarından hangilerine istinaf yolunun açık olduğunu belirler. HMK m.362 ise bölge adliye mahkemesi kararları bakımından temyiz sınırlamalarını ve özel kuralları düzenler. Bu yüzden her hüküm için mutlaka iki dereceli kanun yolu bulunduğu kabul edilemez. Kararın kanunen kesin olması ile başvuru süresinin kullanılmadan geçirilmesi sonucu kesinleşmesi farklı hukuki nedenlerdir.

Parasal sınır incelemesinde HMK Ek m.1/2 uyarınca dava açılış tarihindeki miktar; kısmi dava ve başvuranın aleyhine kalan kısım bakımından HMK m.341/3-4 ile m.362/2 hükümleri dikkate alınır. Manevi tazminat kararlarında istinaf yönünden HMK m.341/2’nin özel hükmü vardır. Bir dosyanın yalnız dava bedeline bakılarak kesin sayılması yeterli bir inceleme değildir.

Mahkemenin karar sonuna yazdığı ‘kesin’ veya ‘istinaf yolu açık’ açıklaması kanunun yerine geçmez. HMK m.297/1-ç gereğince kanun yolu ve süresi kararda gösterilir; başvurulabilirlik ise kanundan doğar. Açıklama ile kanun arasında uyuşmazlık tespit edilirse hüküm türü, tarih ve ilgili özel hüküm üzerinden başvuru hakkı değerlendirilir. Yanlış kanun yolu bildirimi bulunan dosyada yalnız ekran etiketine güvenilmez.

Boşanma hükmü, nüfus kaydı ve istinaftan feragat

Boşanma hükmünün hukuki etkisi kesinleşmeyle doğar. Nüfus sicilindeki güncelleme, kesinleşmiş hükmün kayda geçirilmesidir; boşanmanın oluşması için kesinleşmeden sonra ikinci bir kurucu karar verilmez. HMK m.350/2 ve m.367/2’de aile hukukuna ilişkin kararlar bakımından kesinleşmeden yerine getirmeme kuralı bulunur. ‘Karara çıkmış’ kaydı ise boşanma hükmünün kesinleştiğine ilişkin belge değildir.

İstinafa açık boşanma ilamının taraflara usulüne uygun tebliğinden sonra HMK m.345/1’deki iki haftalık süreler ayrı hesaplanır. HMK m.349/1 gereğince taraf, ilam kendisine tebliğ edilmeden istinaf hakkından feragat edemez. Dolayısıyla duruşmada ‘itiraz etmeyeceğim’ demek veya tebliğden önce dilekçe sunmak, kanunun aradığı tebliğ sonrası feragatin yerine konulmaz. Vekil aracılığıyla feragatte HMK m.74 uyarınca kanun yolundan feragate ilişkin açık yetki ayrıca aranır.

Varsayımsal örnek: Bir eşe karar 8 Eylül’de, diğer eşe 14 Eylül’de tebliğ edilmişse ilk eşin normal istinaf son günü 22 Eylül, ikinci eşinki 28 Eylüldür. Başvuru, geçerli feragat veya başka özel usul olgusu yoksa yalnız ilk eşin süresinin bitmesine dayanarak bütün boşanma hükmü kesinleşmiş kabul edilmez. Sürelerin dolması ile kesinleşme şerhinin UYAP’a işlendiği saat de ayrı kayıtlardır.

Başvurunun yalnız tazminat, nafaka, velayet veya gider bentlerine yönelmesi durumunda hükmün kapsamı ve bentler arasındaki bağ incelenir. Tedbir nafakası ile boşanmanın kesinleşmesine bağlı sonuçlar birbirine karıştırılmaz. Hangi kısmın kesinleştiği HMK m.302/4 kapsamında düzenlenen kayıtta açık olmalıdır. Sonrasında ilgili kuruma yapılacak bildirim, kesinleşme kaydıyla birlikte yürütülür.

Para alacağı kararında kesinleşme ile tahsil aynı mı?

Hayır. HMK m.350/1 ve m.367/1, istinaf veya temyiz başvurusunun kararın icrasını kendiliğinden durdurmadığını düzenler. İİK m.32, para borcu veya teminat verilmesine ilişkin ilamın icra dairesine sunulması üzerine icra emri gönderilmesini öngörür. Dolayısıyla yalnız ‘dosya henüz kesinleşmedi’ gerekçesi, kesinleşme şartı bulunmayan bir para ilamının icrasını engellemez.

Önce hükmün dayandığı uyuşmazlık ve icrası istenen bent belirlenir. Salt sözleşmesel alacağa ilişkin eda hükmü ile boşanmanın eki niteliğindeki tazminat veya taşınmazın aynına ilişkin hüküm aynı kesinleşme rejimine sokulmaz. Bir hükümde para yazıyor olması, özel kesinleşme koşulunu kendiliğinden kaldırmaz. Kararın esas ve fer’i bentleri birlikte okunur.

Kararın kanun yoluna taşınması, borcun ödendiğini de göstermez. Ödeme yapıldıysa dekont, dosya hesabı ve alacaklının tahsil beyanı; yapılmadıysa takip ve varsa icranın geri bırakılması kararı incelenir. Yargılama dosyası ile ilamlı icra dosyası ayrı numaralarla izlenir.

Kesinleşmeden yerine getirilemeyen kararlar ve İİK 36

HMK m.350/2 ve m.367/2, kişiler hukuku, aile hukuku ve taşınmaz mallarla ilgili ayni haklara ilişkin kararların kesinleşmeden yerine getirilemeyeceğini düzenler. Bu kapsamda hükmün kişi veya aile statüsünü ya da taşınmaz üzerindeki ayni hakkı etkileyip etkilemediği belirlenir. Örneğin boşanma hükmü ile tapu iptal ve tescil hükmünü, sıradan bir para alacağı kararının icra rejimiyle değerlendirmek doğru değildir.

İcranın geri bırakılması ayrı bir karardır. İİK m.36’daki usul işletilmeden, yalnız istinaf veya temyiz dilekçesi verilmiş olması üzerine ‘icra durdu’ sonucu çıkarılmaz. Bu konudaki talep, teminat ve merci şartları icra dosyasında ayrıca yerine getirilir. HMK m.350/1 ve m.367/1, nafaka kararlarında icranın geri bırakılmasına karar verilemeyeceğini ayrıca belirtir. Nafakanın türü ve hükümdeki başlangıç koşulu yine kararın içeriğinden okunur.

İcra evrakı hazırlanırken üç ayrı soru cevaplanır: İlam hangi edimi emrediyor? Bu edim için kesinleşme şartı var mı? Dosyada icrayı durduran geçerli bir karar bulunuyor mu? Karşı vekâlet ücreti ve diğer giderler bakımından karşı vekâlet ücretinin icraya konulması rehberindeki asıl hüküm ve fer’i alacak ayrımı esas alınmalıdır.

Karara çıkmış dosyanın kesinleşip kesinleşmediği UYAP’tan nasıl kontrol edilir?

Vatandaşlar e‑Devlet üzerinden UYAP Vatandaş Portal’a girerek tarafı oldukları dosyanın evrak ve safahat bilgilerini görebilir. Dosyada gerekçeli karar, tebligat evrakları, istinaf veya temyiz başvuruları ve kesinleşme şerhi bulunabilir. UYAP kullanım adımları için UYAP Vatandaş Portal Dosya Sorgulama Rehberi incelenebilir.

Kontrol sırasında yalnız “dosya durumu” alanına bakılmamalıdır. “Evrak” sekmesindeki gerekçeli karar, tebliğ mazbatası ve kesinleşme şerhi; “safahat” bölümündeki kanun yolu hareketleri birlikte değerlendirilmelidir. Dosyanın “kapalı” görünmesi de her zaman kararın maddi anlamda kesinleştiğini göstermez; bunun için Dava Dosyası Kapalı Ne Demek? rehberine bakılabilir.

Kesinleşme şerhi hangi maddeye göre düzenlenir?

HMK m.302/4, hükmün kesinleştiğinin ilamın altına veya arkasına tarih ve mahkeme mührü konularak, başkan ya da hâkim tarafından imzalanmak suretiyle belirtilmesini düzenler. Aynı maddenin beşinci fıkrasına göre kanun yolundan geçerek kesinleşen kararların kesinleşme kaydı ve gerekli yerine getirme bildirimleri ilk derece mahkemesince yapılır. Bu nedenle yalnız avukatın yazdığı açıklama veya vatandaşın aldığı ekran görüntüsü kesinleşme şerhi değildir.

Şerhte hangi kararın ve hangi hüküm bölümünün kesinleştiği kontrol edilir. Başvuru yapılmamış olmasına dayanılıyorsa ilgili tarafların tebliğ kayıtları; kanun yolu sonucuna dayanılıyorsa üst mahkeme kararı dosyayla eşleştirilir. Şerhin düzenlendiği gün ile belirtilen hukuki kesinleşme tarihi aynı olmak zorunda değildir. Yanlış tarih veya eksik kapsam iddiası somut evrakla mahkemeye sunulur.

HMK m.302/1-2 gereğince bakiye karar ve ilam harcının ödenmemiş olması, ilamın alınmasına, tebliğe çıkarılmasına, takibe konulmasına veya kanun yoluna başvurulmasına engel değildir. Bu kural, kanunen gereken harç ve gider yükümlülüklerinin tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmez. Belge almak ile harç borcunun tahsili ayrı konulardır.

Gerekçeli karar veya kesinleşme kaydı gecikirse

Hukuk davasında yalnız hüküm sonucu açıklanmışsa gerekçeli kararın yazımında HMK m.294/4’teki bir aylık süre esas alınır. Bu sürenin geçirilmesi, henüz tebliğ edilmemiş bir ilam için kendiliğinden istinaf süresi başlatmaz. Gerekçeli kararın yazılması, tebliğe çıkarılması ve kesinleşme kaydının düzenlenmesi farklı taleplerdir; dilekçede hangisinin eksik olduğu belirtilmelidir.

Örneğin gerekçeli karar dosyada mevcut, bir tarafa tebliğ belgesi eksikse sorun karar yazımı değildir. Tebliğ mazbatası usulsüzse sorun yalnız kaydın geç işlenmesi de değildir. Üst mahkeme kararı henüz dönmemişse başvuru sonucu görülmeden ‘iki hafta doldu’ denilerek kesinleşme istenmez. Dosyanın hangi somut işlem nedeniyle beklediğini belirlemek, yanlış veya gereksiz talepleri önler.

Süresi kaçırılan başvuruda eski hâle getirme, HMK m.95-98’deki koşullara bağlı ayrı bir yoldur. Elde olmayan engel, engelin kalkış tarihi ve yapılamayan işlem somutlaştırılır. Dosyanın UYAP’ta geç fark edilmesi tek başına otomatik eski hâle getirme sebebi olarak sunulamaz.

Kesinleşme talebinden önce dosya kontrolü

Kararın mahkemesi ile esas ve karar numarası eşleştirilir. HMK m.341 ve 362 üzerinden kanun yolu açıklığı, Ek m.1/2 üzerinden uygulanacak parasal sınır tarihi belirlenir. Her tarafın usulüne uygun tebliğ belgesi ayrı okunur. Vekille takip edilen hukuk işinde Tebligat Kanunu m.11, elektronik tebligatta m.7/a uygulanır. Süre sonu HMK m.92-93’e göre hesaplanır. Başvuru veya feragat bulunuyorsa kapsamı ve özel yetki şartı incelenir. Son olarak HMK m.302 kapsamındaki şerh ve bildirim kayıtları kontrol edilir.

Bu kontrollerin tamamlanması ile kararın hangi tarihte ve hangi kapsamda kesinleştiği belgelendirilir. Para tahsili, nüfus tescili veya tapu işlemi için bundan sonra ayrıca ilgili yerine getirme rejimi seçilir. Aynı kontrol Mersin’deki dosyada da başka şehirdeki hukuk mahkemesi dosyasında da uygulanır; şehir adı kanuni süreyi değiştirmez.

Karara çıkmış dosyanın kesinleşmesi hakkında sık sorulan sorular

Karara çıkan her dosya 14 günde kesinleşir mi?

Hayır. HMK m.345/1’de iki haftalık süre istinafa açık hukuk ilamının usulüne uygun tebliğine bağlıdır. Kanunen kesin karar ve kanun yoluna götürülen karar aynı durumda değildir.

Gerekçeli kararın bir ayda yazılması kesinleşme süresi midir?

Hayır. HMK m.294/4’teki bir ay, yalnız hüküm sonucu tefhim edildiğinde gerekçenin yazılma süresidir. Tebliğ ve kanun yolu işlemleri ayrıca yürütülür.

UETS tebligatını erken okumak iki haftayı erken başlatır mı?

Tebligat Kanunu m.7/a uyarınca elektronik tebligat, hesaba ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır. Erken okuma bu tarihi öne çekmez.

Avukatın takip ettiği hukuk davasında kime tebliğ esas alınır?

Tebligat Kanunu m.11 gereğince vekile tebliğ esas alınır. Kanunen bizzat tarafa yapılması gereken özel işlemler ayrıca değerlendirilir.

Boşanma ilamı tebliğ edilmeden istinaftan feragat edilir mi?

HMK m.349/1 gereğince edilmez. Vekilin kanun yolundan feragat beyanında bulunması için HMK m.74 kapsamındaki açık yetki de gerekir.

Kesinleşmeden para ilamı icraya konur mu?

HMK m.350/1 ve 367/1 uyarınca kanun yolu başvurusu tek başına icrayı durdurmaz. Özel kesinleşme şartı ve İİK m.36 kapsamındaki geri bırakma kararı ayrıca kontrol edilir.

Kesinleşme kaydı hangi kanuna dayanır?

Hukuk ilamlarında HMK m.302/4-5 uygulanır. Kaydın tarihi, imzası ve hangi hüküm bentlerini kapsadığı incelenir.

Harç ödenmediyse karar örneği alınamaz mı?

HMK m.302/1-2 uyarınca taraf ilamı bakiye harç ödenmese de alır; harç borcu tebliğe ve kanun yolu başvurusuna engel oluşturmaz. Harcın tahsili ayrı konudur.

Yazar ve hukuki kapsam

Yazar: Av. Halil Bakırcı, Mersin Barosu sicil no 3472. İçerik; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun hüküm, tebliğ, istinaf ve temyiz hükümleri; 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu dikkate alınarak hazırlanmıştır.

Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosunun İstanbul Maslak/Sarıyer ve Mersin Akdeniz’de fiziksel ofisleri bulunmaktadır. Görev, yetki ve usul kuralları elverdiği ölçüde Türkiye genelindeki dosyalar İstanbul ve Mersin ofislerinden yönetilir ve koordine edilir. Bu rehber genel hukuki bilgilendirmedir; somut dosyada kararın hüküm fıkrası, tebliğ evrakı ve kanun yolu kaydı birlikte incelenmelidir.

Son esaslı güncelleme: 8 Eylül 2026.

Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu – Mersin

İhsaniye Mahallesi, 4903. Sokak, Profit İş Merkezi No:23, Kat:3, Daire:14, 33070 Akdeniz/Mersin. Fiziksel ofislerimiz İstanbul Maslak/Sarıyer ve Mersin Akdeniz’dedir; usulen mümkün dosyalarda Türkiye genelinde süreç takibi yapılabilir.

Google Haritalar’da yol tarifi

Resmî doğrulama: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve UYAP Vatandaş Portal.

İstanbul Ofisi – Polaris Plaza, Maslak / Sarıyer

Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu

Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbul

İstanbul ve Mersin’deki fiziksel ofislerimizden Türkiye genelindeki dosyalar, görev ve yetki kuralları ile gerekli yerel işlemler dikkate alınarak koordine edilir. Yüz yüze görüşme için randevu sırasında tercih ettiğiniz ofisi belirtiniz.

İstanbul ofisini Google Haritalar’da açın · İletişim ve randevu

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

    İSTANBUL · MERSİN · ÇEVRİM İÇİ

    Hukuki görüşme talebi

    Konunuzu kısaca paylaşın. Görüşme için tercih ettiğiniz ofisi veya çevrim içi seçeneğini belirtebilirsiniz.

    * İşaretli alanlar zorunludur.




    Mesaj uzunluğu0 / 1000

    Kalan karakter: 1000Boşluklar dahildir.Sınıra yaklaşıyorsunuz.1.000 karakter sınırına ulaştınız.

    Kimlik numarası, banka bilgisi veya hassas belge paylaşmayın. KVKK Aydınlatma Metni

    İlk iletişim tek başına avukatlık ilişkisi kurmaz ve yasal süreleri durdurmaz. Acil süreli konularda telefonla ulaşın.

    Bu Yazıyla İlgili Soru Sor

    Gerçek sorular yönetici incelemesinden sonra anonim olarak yayımlanabilir. İsim, telefon, kimlik numarası, dosya numarası veya özel bilgi paylaşmayın. Bu alan hukuki danışmanlık değildir.

    Gizlilik ve KVKK bilgilendirmesi

    Telefon WhatsApp