B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文Français
Menü

Karşı Vekâlet Ücreti Kimin? Avukat mı Müvekkil mi Alır? 2026

Kısa ve net cevap: Karşı vekâlet ücreti, mahkemenin davayı avukatla takip eden haklı taraf lehine hüküm altına aldığı; fakat 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.164’ün son fıkrası gereğince avukata ait olan yasal ücrettir. 6100 sayılı HMK m.330, hükmün taraf lehine kurulmasını emreder. Bu iki kural birlikte uygulanır: ilamda alacaklı taraf görünür, avukat ile müvekkil arasındaki iç ilişkide ücret avukatın hakkıdır. Müvekkilin avukata sözleşmeyle ödeyeceği ücret bundan farklıdır.

Karşı Vekâlet Ücreti Nedir?

Karşı vekâlet ücreti, bir avukatın kendi müvekkilinden aldığı hizmet bedeli değildir. Yargılama sonunda haksız çıkan tarafa yükletilen yargılama giderlerinden biridir. HMK m.323/1-ğ, “vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti”ni yargılama giderleri arasında sayar. HMK m.326 ise kural olarak yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınacağını düzenler. Bu nedenle günlük dilde “karşı vekâlet” denilen kalem, davayı kaybeden veya talebinin bir bölümü reddedilen taraf bakımından ilamdan doğan bir ödeme borcudur.

Ücretin miktarı tarafların serbest pazarlığıyla değil, karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesiyle belirlenir. 2025–2026 AAÜT m.21 açıkça, ücretin takdirinde dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarifenin esas alınacağını söyler. Dava 2023’te açılmış, karar 2026’da verilmişse kural olarak 2026 karar tarihinde yürürlükte bulunan tarife uygulanır. Bu özellik, karşı vekâlet ücretini müvekkille avukat arasında iş başında yapılan sözleşmeden ayırır.

Bir davada “haklı taraf” ifadesi her zaman tek bir kişiyi göstermez. Dava tamamen kabul edilirse davacı lehine, tamamen reddedilirse davalı lehine ücret doğar. Kısmi kabul ve kısmi rette her taraf, haklı çıktığı bölüm oranında yargılama giderinden yararlanabilir veya sorumlu olabilir. Mahkeme bunu talep olmasa bile yargılama giderleri kapsamında kendiliğinden karara bağlar; ancak hüküm fıkrasındaki eksiklik kanun yolu ya da koşulları varsa hükmün tamamlanması gibi usul araçlarıyla ele alınır.

HMK m.330 ile Avukatlık Kanunu m.164 Birlikte Nasıl Uygulanır?

Konuyu doğru çözmek için iki farklı düzlemi ayırmak gerekir. HMK m.330/1, “Vekil ile takip edilen davalarda mahkemece, kanuna göre takdir olunacak vekâlet ücreti, taraf lehine hükmedilir” der. Mahkeme kararının sonuç bölümünde bu nedenle çoğunlukla “davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden … TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine” benzeri bir ifade bulunur. İlamlı icrada takip dayanağı bu hüküm fıkrasıdır ve taraf sıfatı önem taşır.

Avukatlık Kanunu m.164’ün son fıkrası ise aidiyeti düzenler: dava sonunda kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekâlet ücreti avukata aittir. Aynı fıkra, bu ücretin iş sahibinin borcu nedeniyle takas ve mahsup edilemeyeceğini, haczedilemeyeceğini bildirir. Böylece ilamın nasıl kurulacağı ile avukat-müvekkil arasındaki ekonomik aidiyet aynı cümlede değil, iki farklı kanun hükmünde belirlenmiştir.

“Karar benim adıma, o hâlde para kesin olarak benimdir” sonucu bu nedenle eksiktir. Tersi yönde, “para avukatındır, ilamdaki tarafın hiçbir rolü yoktur” cümlesi de icra hukukundaki taraf ve takip yetkisi ayrımını görmez. Doğru yaklaşım; hüküm fıkrası, takip talebi, vekâletname, tahsil yetkisi ve ücret sözleşmesini aynı dosyada incelemektir. Özellikle borçlu ödeme yaparken yalnızca tarafların sözlü anlatımına değil, ilam ve icra dosyasındaki güncel hesaba dayanmalıdır.

Karşı Vekâlet Ücreti Kimin Hakkıdır: Avukat mı Müvekkil mi?

Kanuni aidiyet bakımından cevap avukattır. Avukatlık Kanunu m.164/son bu konuda açık özel hükümdür. Ücret, avukatın yargılamadaki emeğinin karşılığı olarak kabul edilir. Avukat ile müvekkil ücret sözleşmesine “karşı taraftan alınacak vekâlet ücreti müvekkile aittir” benzeri bir hüküm koymuşsa bu kaydın geçerliliği, emredici düzenleme ve somut sözleşme bakımından ayrıca incelenir; internetten alınmış tek cümleyle güvenli sonuç kurulmaz.

Avukatın hakkı, davayı kazanan tarafın kendi cebinden yaptığı bütün ödemeleri geri alması anlamına gelmez. Müvekkil başta avukata akdi ücret ödemiş olabilir; dava harcı, gider avansı, bilirkişi, keşif, tebligat ve yol giderlerini de karşılamış olabilir. Bunların her biri ayrı hukuki kalemdir. Mahkeme yargılama giderlerini karşı tarafa yüklediğinde hangi kalemin tarafa, hangi kalemin avukata ait olduğu tek tek ayırt edilir. Karşı vekâlet ücretinin varlığı, müvekkile yapılan bütün masrafların iade edildiği anlamına gelmez.

Bu ayrım vergi belgesi ve ödeme kaydı bakımından da önemlidir. Karşı vekâlet ücretinin tahsilinde serbest meslek makbuzu, KDV ve stopaj yönleri ödeme yapanın statüsüne ve güncel vergi uygulamasına göre değerlendirilir. Vergisel işlemler, maddi hukuktaki aidiyet kuralını değiştirmez; yalnız tahsilatın belgelendirilmesi ve net ödeme hesabını etkiler. Karşı tarafın rastgele bir açıklamayla ödeme yapması yerine, alacaklının veya yetkili avukatın bildirdiği doğru açıklama ve dosya numarası kullanılmalıdır.

Karşı Vekâlet Ücreti ile Akdi Avukatlık Ücreti Aynı Değildir

Akdi avukatlık ücreti, avukat ile iş sahibi arasındaki sözleşmeden doğar. Dava kazanılsa da kaybedilse de sözleşmenin kapsamı, Avukatlık Kanunu ve meslek kuralları çerçevesinde ücret borcu doğabilir. Karşı vekâlet ücreti ise mahkeme veya uyuşmazlığı sonlandıran merci tarafından, haksız çıkan tarafa karşı AAÜT ölçüsünde hükmedilir. Bu nedenle müvekkilin “karşı taraftan ücret çıkacaksa avukata ayrıca ödeme yapmam” düşüncesi ancak sözleşmede açık bir mahsup düzeni varsa karşılık bulabilir.

Kalem Hukuki kaynak Borçlu Temel aidiyet
Akdi avukatlık ücreti Ücret sözleşmesi ve Avukatlık Kanunu Müvekkil/iş sahibi Avukat
Karşı vekâlet ücreti Mahkeme kararı, HMK ve AAÜT Aleyhine hüküm verilen taraf Avukatlık Kanunu m.164/son uyarınca avukat
Harç ve gider avansı HMK, Harçlar Kanunu ve ara kararlar Başlangıçta yatıran taraf; sonda gider sorumlusu Masrafı yapan taraf yönünden iade/tahsil

AAÜT’nin alt sınır olması da iki ücretin birbirine dönüşmesine yol açmaz. Tarife, akdi ücret için kanuni asgari seviyeyi ve karşı vekâlet ücretinin yargı merciince hesaplanma ölçüsünü farklı işlevlerle kullanır. Sözleşme ücretinin tutarı dosyanın kapsamına göre tarifenin üzerinde olabilir. Mahkemenin karşı tarafa yüklediği tutar ise avukatın müvekkille kararlaştırdığı özel bedelin aynısı olmak zorunda değildir.

Mahkeme Kararında Ücret Nasıl Gösterilir?

HMK m.297 gereğince hüküm sonucu, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakları sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak biçimde göstermelidir. Karşı vekâlet ücretinde de miktar, borçlu taraf ve lehine hükmedilen taraf anlaşılır olmalıdır. Gerekçede ücret tartışılmış fakat hüküm fıkrasında hiçbir sonuca bağlanmamışsa yalnız gerekçeye dayanılarak icra takibi başlatılması sorun doğurur; icrada esas alınan bölüm hüküm sonucudur.

Mahkeme, vekille temsil şartını kontrol eder. Tarafın dosyada avukatı bulunmuyorsa sırf davayı kazanması karşı vekâlet ücreti oluşturmaz. Birden çok avukatın vekâlet sunması da ücreti çoğaltmaz. AAÜT m.4, aynı hukuki yardım birden çok avukat tarafından yapılmış olsa dahi karşı tarafa bir avukatlık ücretinden fazlasının yükletilemeyeceğini açıkça düzenler.

Ücret hesabında esas alınan tarife karar tarihindeki tarifedir. İstinafın kararı kaldırıp yeniden hüküm kurması veya Yargıtay bozmasından sonra yeni karar verilmesi hâlinde AAÜT m.2/3 uyarınca yeni hüküm tarihindeki tarife gündeme gelir. Bu nedenle ilk derece kararındaki rakamla bozma sonrası karardaki rakamın farklı olması tek başına hesap hatası değildir.

Karşı Vekâlet Ücreti Nasıl Tahsil Edilir?

Mahkeme kararında yer alan karşı vekâlet ücreti ödenmezse ilamlı icra yoluyla istenebilir. Takipte alacak kaleminin “karşı vekâlet ücreti” olarak açık gösterilmesi, ilam tarihi ve mahkeme dosya bilgilerinin doğru yazılması gerekir. Faiz başlangıcı ve oranı da ilamın niteliğine, talebe ve yerleşik uygulamaya göre belirlenir; karar tarihinden önceki bir tarih otomatik olarak seçilemez.

Takibi çoğu kez kazanan tarafın avukatı, ilamda lehine hüküm kurulan taraf adına yürütür. Bu, ücretin müvekkile ait olduğu anlamına gelmez; icra takip ehliyetiyle maddi aidiyet farklıdır. Borçlu, takip açılmışsa ödemeyi icra dosyasına yaparak dosya hesabının kapanmasını sağlamalıdır. Haricen ödeme yapılacaksa alacaklı vekilinin yetkisi, kapak hesabı, işlemiş faiz, icra vekâlet ücreti, harç ve masraflar yazılı biçimde belirlenmelidir.

Ödeme yapıldıktan sonra yalnız banka dekontu saklanmamalı; icra dosyasına bildirim ve borcun ilgili kaleme mahsup edilmesi de izlenmelidir. Aynı ilamda asıl alacak, yargılama gideri ve vekâlet ücreti birlikte bulunabilir. Eksik açıklamalı ödeme, hangi kalemin kapandığı konusunda tartışma çıkarabilir. UYAP icra dosyası sorgulama rehberi dosya ve evrak kontrol adımlarını açıklar.

Birden Fazla Avukat veya Avukat Değişikliği Varsa

Müvekkil yargılama sırasında avukatını azledebilir, avukat istifa edebilir veya dosyaya yeni bir avukat eklenebilir. Mahkemenin karşı tarafa yükleyeceği ücret bakımından temel kural değişmez: aynı hukuki yardım için tek karşı vekâlet ücreti vardır. Ancak tahsil edilen ücretin önceki ve sonraki avukat arasındaki iç ilişkide kime, hangi oranda ait olduğu ayrı uyuşmazlık doğurabilir.

Bu iç ilişkide azlin haklı olup olmadığı, avukatın hangi aşamaya kadar çalıştığı, sözleşme hükümleri, birlikte vekâlet veya bağımsız görevlendirme bulunup bulunmadığı incelenir. Karşı taraf bu paylaşım tartışmasının hakemi değildir. Borçlu, birbirine aykırı taleplerle karşılaşıyorsa karar ve takip dosyasındaki yetki durumunu görmeden bir kişiye ödeme yaparak risk almamalıdır.

Avukat ortaklığında veya aynı büro içinde takip edilen dosyada da vekâletname ve ücret sözleşmesindeki taraf önemlidir. Baro levhasındaki büro adı tek başına alacaklıyı belirlemez. Ödeme belgesi, makbuz ve ibra metni somut dosyaya göre düzenlenmelidir.

Kısmi Kabul ve Rette Aidiyet Nasıl Belirlenir?

Dava 1.000.000 TL üzerinden açılmış ve 600.000 TL kabul edilmişse, davacı kabul edilen kısımda; davalı reddedilen 400.000 TL’de haklıdır. Her iki taraf da avukatla temsil ediliyorsa karşılıklı vekâlet ücretleri doğabilir. HMK m.326/2, kısmen haklılıkta giderlerin haklılık oranına göre paylaştırılmasını öngörür; AAÜT m.13 ise konusu para olan davalarda kabul ve ret miktarlarına göre nisbî hesabın sınırlarını düzenler.

8 Ocak 2026 tarihli değişiklik sonrasında AAÜT m.13’teki genel “davalı lehine ücret davacı lehine ücreti geçemez” sınırlaması kaldırılmıştır. Bununla birlikte maddi tazminat davalarındaki özel m.13/3 hükmü korunmuştur: maddi tazminat isteminin kısmen reddinde davalı vekili lehine hesaplanan ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez. İnternetteki eski hesap tabloları bu değişikliği içermeyebilir.

Mahsup meselesi aidiyetten farklıdır. Aynı ilamda iki taraf lehine farklı vekâlet ücretleri kurulmuşsa, Avukatlık Kanunu m.164/sondaki takas-mahsup yasağı ve icra hukukundaki taraf yapısı değerlendirilmeden “rakamları birbirinden düşelim” işlemi yapılmamalıdır. İlamın her bendi ayrı okunmalı, gerekirse taraflar ve vekiller arasında açık tahsil protokolü hazırlanmalıdır.

Nafaka, Manevi Tazminat ve Ceza Dosyalarında Özel Kurallar

Karşı vekâlet ücretinin aidiyeti genel kural olarak avukata ait olsa da miktarın doğumu her dava türünde aynı değildir. AAÜT m.9/2, nafaka davalarında reddedilen kısım için avukatlık ücretine hükmedilemeyeceğini söyler. Bu nedenle istenen nafakanın bir bölümü reddedildi diye davalı lehine otomatik olarak ret vekâlet ücreti hesaplanmaz. Tahliye ve kira tespiti davalarında yıllık kira ölçüsü m.9’da ayrıca düzenlenmiştir.

Manevi tazminatın tamamı reddedilirse AAÜT m.10/3 uyarınca maktu ücret gündeme gelir. Maddi ve manevi tazminat birlikte istenmişse manevi tazminat bakımından ayrı kalem kurulabilir. Ceza yargılamasında ise AAÜT m.14; mahkûmiyet veya HAGB hâlinde vekille temsil edilen katılan lehine sanığa, beraatte vekille temsil edilen sanık lehine Hazineye karşı maktu ücret hükümleri içerir.

Bu örnekler “davayı kazanan her zaman aynı miktarı alır” düşüncesinin neden yanlış olduğunu gösterir. Önce dava türü, sonra kabul-ret biçimi, ardından vekille temsil ve karar tarihindeki tarife belirlenmelidir.

Avukat ile Müvekkil Arasında Uyuşmazlık Çıkarsa Ne Yapılır?

Uyuşmazlığın çözümünde ilk belge ücret sözleşmesidir. Sözleşmede işin kapsamı, akdi ücret, masraflar, kanun yolu aşamaları ve karşı vekâlet ücretine ilişkin açıklamalar birlikte okunur. Ardından vekâletname, azil veya istifa bildirimi, tahsil makbuzu, banka kayıtları, karar ve icra dosyası incelenir. Sadece WhatsApp mesajı veya tek taraflı hesap tablosu bütün ilişkiyi açıklamaz.

Avukatın müvekkil adına tahsil ettiği diğer paralar bakımından hesap verme ve teslim yükümlülüğü vardır. Buna karşılık kanunen avukata ait karşı vekâlet ücretinin müvekkilin diğer alacaklarıyla karıştırılmaması gerekir. Taraflar hangi ödemenin hangi borca mahsup edildiğini yazılılaştırmalı; belgesiz elden ödemeden kaçınmalıdır.

Bir uyuşmazlık doğmuşsa icra dosyasına yanlış ödeme yapmadan önce hem ilam hem de sözleşme birlikte değerlendirilmelidir. Konuya ilişkin güncel tarife tutarlarını avukatlık ücreti hesaplama rehberinde, resmî hesaplama ekranını ise Türkiye Barolar Birliğinin aracında görebilirsiniz.

Karşı Vekâlet Ücreti Kimin? Sık Sorulan Sorular

Karşı vekâlet ücreti kimin hakkıdır?

Avukatlık Kanunu m.164/son uyarınca mahkemece karşı tarafa yükletilen vekâlet ücreti avukata aittir. HMK m.330 gereğince hüküm taraf lehine kurulur; avukat ile müvekkil arasındaki aidiyet ise özel hüküm gereği avukata aittir.

Davayı kazanan kişi karşı vekâlet ücretini kendisi alabilir mi?

Karar taraf lehine kurulsa da karşı vekâlet ücretinin avukata ait olduğu kuralı gözetilir. Tahsilatın kimin hesabına yapılacağı vekâletname, ücret sözleşmesi ve icra dosyasındaki talep biçimiyle birlikte kontrol edilmelidir.

Karşı vekâlet ücreti sözleşme ücretinden düşülür mü?

Kendiliğinden düşülmez. Mahkemenin karşı tarafa yüklediği ücret ile müvekkilin avukata ödemeyi üstlendiği akdi ücret farklıdır. Mahsup varsa bunun yazılı sözleşmede açıkça düzenlenmesi gerekir.

Avukatı değiştirmek karşı vekâlet ücretinin sahibini değiştirir mi?

Dosyada birden çok avukatın farklı dönemlerde görev yapması aidiyet ve iç ilişki hesabını somutlaştırır. Mahkeme aynı hukuki yardım için karşı tarafa birden fazla ücret yüklemez; avukatlar arasındaki paylaşım sözleşme ve emek durumuna göre ayrıca çözülür.

Karşı vekâlet ücreti müvekkilin borcuna mahsup edilir mi?

Avukatlık Kanunu m.164/son, karşı tarafa yükletilen ücretin iş sahibinin borcu nedeniyle takas, mahsup ve hacze konu edilmesini engelleyen özel koruma içerir.

Avukatsız kazanılan davada karşı vekâlet ücreti çıkar mı?

Karşı vekâlet ücreti avukatla temsil edilen taraf lehine gündeme gelir. Kişi davasını avukatsız takip etmişse kendi emeği için avukatlık ücretine hükmedilmez; diğer yargılama giderleri ayrıca değerlendirilebilir.

Birden fazla avukat varsa birden fazla karşı vekâlet ücreti mi çıkar?

Hayır. AAÜT m.4 uyarınca aynı hukuki yardım birden çok avukatla yürütülse de karşı tarafa bir avukatlık ücretinden fazlası yükletilemez.

Kısmi kabulde karşı vekâlet ücreti kime ait olur?

Kabul edilen bölüm için davacı taraf, reddedilen bölüm için davalı taraf yönünden ayrı hesap yapılır. Her iki tarafta da avukatın aidiyeti Avukatlık Kanunu m.164/son çerçevesinde değerlendirilir.

Karşı vekâlet ücreti doğrudan avukatın IBAN’ına ödenebilir mi?

Ödeme yöntemi karar, takip dosyası, tahsil yetkisi ve avukatın bildirimiyle uyumlu olmalıdır. Dosya kapak hesabı alınmadan yalnız bir IBAN mesajına dayanılarak ödeme yapılmamalıdır.

Avukat karşı vekâlet ücretinden vazgeçebilir mi?

Ücret avukata ait olduğundan vazgeçme veya sulh beyanının yetki ve aidiyet boyutu ayrıca değerlendirilir. Müvekkilin tek başına bu alacağı ortadan kaldırdığı varsayılmamalıdır.

Türkiye Geneli ve Mersin Uygulaması

Karşı vekâlet ücretinin dayanağı ve hesap yöntemi Türkiye genelinde aynı kanun ve tarifeye tabidir. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosunun İstanbul ve Mersin’de fiziksel ofisleri bulunmaktadır; görev, yetki ve usul kuralları elverdiği ölçüde Türkiye genelindeki dosyalar İstanbul ve Mersin ofislerinden yönetilir ve koordine edilir. Somut dosyada karar fıkrası, tebliğ durumu, kanun yolu ve varsa icra hesabı birlikte incelenmelidir. İletişim için iletişim sayfasını kullanabilirsiniz.

Mersin Ofisi

İhsaniye Mahallesi, 4903 Sokak, Profit İş Merkezi 3/14, Akdeniz/Mersin.

İstanbul Ofisi – Polaris Plaza, Maslak / Sarıyer

Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu

Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbul

İstanbul ve Mersin’deki fiziksel ofislerimizden Türkiye genelindeki dosyalar, görev ve yetki kuralları ile gerekli yerel işlemler dikkate alınarak koordine edilir. Yüz yüze görüşme için randevu sırasında tercih ettiğiniz ofisi belirtiniz.

İstanbul ofisini Google Haritalar’da açın · İletişim ve randevu

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

BAKIRCI & KESKİN HUKUK BÜROSU sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

    İSTANBUL · MERSİN · ÇEVRİM İÇİ

    Hukuki görüşme talebi

    Konunuzu kısaca paylaşın. Görüşme için tercih ettiğiniz ofisi veya çevrim içi seçeneğini belirtebilirsiniz.

    * İşaretli alanlar zorunludur.




    Mesaj uzunluğu0 / 1000

    Kalan karakter: 1000Boşluklar dahildir.Sınıra yaklaşıyorsunuz.1.000 karakter sınırına ulaştınız.

    Kimlik numarası, banka bilgisi veya hassas belge paylaşmayın. KVKK Aydınlatma Metni

    İlk iletişim tek başına avukatlık ilişkisi kurmaz ve yasal süreleri durdurmaz. Acil süreli konularda telefonla ulaşın.

    Bu Yazıyla İlgili Soru Sor

    Gerçek sorular yönetici incelemesinden sonra anonim olarak yayımlanabilir. İsim, telefon, kimlik numarası, dosya numarası veya özel bilgi paylaşmayın. Bu alan hukuki danışmanlık değildir.

    Gizlilik ve KVKK bilgilendirmesi

    Telefon WhatsApp