KDK Hangi Konulara Bakmaz? Yasama, Yargı ve Sırf Askerî Faaliyetler | 6328 m.5/2
KDK’nın genel görev alanı
6328 m.5/1’e göre KDK, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir. Bu geniş alan, m.5/2’de üç açık istisnayla sınırlandırılmıştır. Güncel hüküm KDK’nın resmî kanun sayfasında yayımlanmaktadır.
Yasama yetkisinin kullanılmasına ilişkin işlemler
TBMM’nin yasama yetkisini kullanması kapsamında kalan işlemler KDK tarafından incelenmez. Bir kanunun çıkarılması, değiştirilmesi veya belirli yönde yeni düzenleme yapılması talebi Ombudsmanlığın idari denetim alanı değildir. KDK’nın yıllık raporlarında da yalnızca kanun değişikliğiyle karşılanabilecek taleplerin yasama istisnası nedeniyle incelenemediği örneklenmektedir.
Yargı yetkisinin kullanılmasına ilişkin kararlar
Mahkeme ve yargı mercilerinin yargı yetkisi kapsamında verdiği kararlar KDK’nın denetimine tabi değildir. KDK, hâkimin delil değerlendirmesini, mahkemenin hükmünü veya kanun yolu kararını değiştiremez. Yargı kararlarına karşı ilgili usul kanunlarında öngörülen itiraz, istinaf veya temyiz yolları kullanılır.
TSK’nın sırf askerî nitelikteki faaliyetleri
6328 m.5/2, Türk Silahlı Kuvvetlerinin sırf askerî nitelikteki faaliyetlerini görev alanı dışında bırakır. KDK’nın güncel resmî açıklaması askerlik düzeni ve disipliniyle ilgili eğitim veya emirleri bu istisnaya örnek gösterir. “Sırf askerî” niteliğin bulunup bulunmadığı somut faaliyetin içeriğine göre değerlendirilir.
Yargıda görülen uyuşmazlık ayrıca neden incelenmez?
M.5/2’de yargı kararlarının görev alanı dışında olması yanında, m.17/3-b yargı organlarında görülmekte olan veya karara bağlanmış uyuşmazlıklara ilişkin başvuruların incelenmeyeceğini düzenler. Böylece KDK, devam eden davaya paralel ikinci bir uyuşmazlık çözüm mercii hâline gelmez.
KDK’nın görev alanı dışında kalan yasama, yargı ve sırf askerî faaliyetler bakımından başvuru öncesi kontrol
KDK’nın görev alanı dışında kalan yasama, yargı ve sırf askerî faaliyetler konusunda işlem yapmadan önce dosyanın hukuki hedefi belirlenmelidir. 6328 m.5/2 üç temel görev alanı istisnası getirir; ayrıca m.17/3 aynı uyuşmazlığın yargıda görülmesi veya karara bağlanması hâlinde incelemeyi engeller. Bu nedenle başvuran, yalnızca formu doldurmak yerine önce hangi idari işlem veya davranışın şikâyet edildiğini, hangi tarihte öğrenildiğini ve hangi sonucun istendiğini yazılı hâle getirmelidir. En önemli risk, mahkeme kararını KDK’ya temyiz ettirmeye çalışmak, kanun değişikliği talebini idari şikâyet gibi sunmak veya sırf askerî nitelikteki faaliyetle idari hizmet işlemini birbirinden ayırmamaktır. Başvuru hazırlığının amacı çok belge toplamak değil, hukuki sonucu doğuran olayları açık bir kronolojiye bağlamaktır.
Hangi belgeler dosyada bulunmalı?
Şikâyet edilen işlemin hangi makam tarafından, hangi sıfatla ve hangi hukuki yetkiye dayanılarak tesis edildiğini gösteren karar, yazı, tebligat ve varsa dava kayıtları görev alanı analizinde önemlidir. Belgeler dilekçedeki olay sırasıyla uyumlu numaralandırılmalı, her ekin hangi iddiayı desteklediği anlaşılmalıdır. Başvurucunun elinde olmayan resmî kayıtlar için ilgili kurum ve kayıt türü belirtilerek KDK’nın 6328 m.18 kapsamındaki bilgi-belge isteme yetkisinden yararlanılması istenebilir. Gereksiz kişisel veri, ticari sır veya üçüncü kişilere ait ilgisiz kayıtların dosyaya eklenmemesi hem mahremiyet hem de inceleme verimliliği bakımından önemlidir.
İdari başvuru şartı nasıl etkiler?
KDK’nın görev alanı dışında kalan yasama, yargı ve sırf askerî faaliyetler, 6328 m.17/4’teki genel kuraldan bağımsız değildir. Kural olarak ilgili idari başvuru yolları ve özel kanunda öngörülen zorunlu müracaatlar tüketilmelidir. Konu gerçekten idari işlem niteliğindeyse m.17/4’teki ön başvuru kuralı ayrıca uygulanır; görev alanı dışı bir konu ise ön başvuru yapılmış olması KDK yetkisi yaratmaz. Telafisi güç veya imkânsız zarar ihtimali varsa istisna ileri sürülebilir; ancak zarar ihtimali soyut değil, tarih ve belgeyle açıklanmalıdır. KDK’ya erişim kolay olsa da ön başvurunun atlanması dosyanın doğrudan esas incelemesine geçmesini engelleyebilir.
Süre yönetimi
Görev alanına giren idari kısım varsa m.17/7 süresi ayrıca hesaplanır; görev alanı dışı kısım için süre hesabı yetki engelini ortadan kaldırmaz. Süre hesabı yapılırken KDK’nın altı aylık başvuru süresi ile varsa idari dava süresi birbirine karıştırılmamalıdır. Dava açma süresi içinde yapılan KDK başvurusu 6328 m.17/8 uyarınca işlemekte olan süreyi durdurabilir; süre sıfırlanmaz. Başvuru tarihinde kalan dava günlerinin ayrıca not edilmesi ve m.21’deki yeniden başlama hâllerinin izlenmesi gerekir.
Birinci uygulama senaryosu
Bir kişi mahkemenin verdiği tahliye, ceza veya iptal kararının yanlış olduğunu ileri sürerek KDK’dan kararın kaldırılmasını isterse, talep yargı yetkisinin kullanılmasına ilişkin kararı hedeflediği için KDK görev alanına girmez. Bu örnekte doğru yaklaşım, şikâyetin özünü tek cümlede tanımladıktan sonra tarihleri ve belgeleri sıraya koymaktır. Başvuru sahibinin, KDK’dan mahkeme kararı gibi bağlayıcı bir hüküm değil, idari uygulamanın hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönünden incelenmesini ve gerekiyorsa idareye düzeltici öneri yapılmasını talep ettiğini bilmesi gerekir.
İkinci uygulama senaryosu
Bir vatandaş belediyenin mevcut bir idari uygulamasından şikâyet ediyor ve aynı zamanda kanunun değiştirilmesini öneriyorsa, belediye uygulaması idari yönüyle incelenebilirken saf yasama değişikliği talebi KDK’nın görev alanı dışında kalabilir. Burada özellikle idari işlemin denetimi ile yasama/yargı yetkisinin kullanılmasının denetimi ayrımı yapılmalıdır. Aynı olay farklı hukuk yollarına konu olabilecek olsa bile KDK’nın görev alanı ve incelenebilirlik koşulları bağımsızdır. Yargıda görülmekte olan aynı uyuşmazlık m.17/3 kapsamına girebilir; bu nedenle başvurunun dava dosyasıyla çakışıp çakışmadığı baştan kontrol edilmelidir.
Başvuruda talep nasıl kurulmalı?
Görev alanına giren kısım bakımından KDK’dan idarenin somut işlem veya davranışını hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönünden incelemesi istenmelidir; mahkeme kararının kaldırılması veya kanun çıkarılması talep edilmemelidir. “Hakkımın verilmesini istiyorum” gibi belirsiz bir sonuç yerine idarenin hangi işlemi yeniden değerlendirmesi, hangi bilgiyi sunması, hangi uygulamayı düzeltmesi veya hangi süreçte gerekçeli karar vermesi istendiği açık yazılmalıdır. KDK’nın tavsiye ve hakkaniyet denetimi işlevi, somut ve uygulanabilir taleple daha etkili kullanılabilir.
KDK’nın inceleme yetkisi
KDK, kdk’nın görev alanı dışında kalan yasama, yargı ve sırf askerî faaliyetler uyuşmazlığında gerekli gördüğü bilgi ve belgeleri ilgili idareden isteyebilir. 6328 m.18/1 uyarınca istenen bilgi ve belgelerin kural olarak 30 gün içinde verilmesi gerekir. İnceleme süreci başvuru sahibinin tüm ispat yükünü tek başına taşıdığı klasik bir dava gibi tasarlanmamıştır; buna rağmen başvurucunun olayın çekirdeğini ve elindeki belgeleri açık sunması incelemeyi ciddi biçimde kolaylaştırır.
İnceleme süresi ve karar
6328 m.20/1 uyarınca KDK inceleme ve araştırmasını başvuru tarihinden itibaren en geç altı ay içinde sonuçlandırır. KDK görev alanı dışında kalan talepler hakkında esas incelemesine girmez; görev alanına giren ayrılabilir idari kısım varsa bu kısım ayrıca değerlendirilebilir. Kararda başvurana kullanılabilecek başvuru yollarının ve sürelerin gösterilmesi gerekir. İdare KDK önerisini uygulanabilir görmezse m.20/3 kapsamında gerekçesini 30 gün içinde Kuruma bildirmelidir.
Sık yapılan usul hataları
Mahkeme kararını şikâyet etmek, TBMM’den beklenen kanun değişikliğini KDK’dan istemek, devam eden davayı gizlemek, askerî nitelik ile genel idari personel/hizmet işlemini ayırmamak ve farklı talepleri tek paragrafta karıştırmak sık hatalardır. Bunlara ek olarak başvurunun son güne bırakılması, önceki idari müracaatın eklenmemesi, aynı uyuşmazlığın mahkemede görülüp görülmediğinin belirtilmemesi ve talebin soyut bırakılması uygulamada gereksiz risk yaratır. İyi hazırlanmış KDK dosyası uzun olmak zorunda değildir; doğru tarih, doğru belge ve doğru hukuki talep ekseninde düzenli olmalıdır.
Dosya kronolojisi nasıl tutulmalı?
Pratik bir kronoloji tablosunda “tarih – işlem – kurum – belge – hukuki sonuç” sütunları kullanılabilir. Şikâyet edilen işlemin tarihi, işlemi yapan makam, varsa dava açma tarihi, mahkeme esas numarası ve idareye yapılan başvuru tarihleri ayrı satırlarda gösterilmelidir. Bu tablo başvuru metnine eklenmek zorunda değildir; avukat veya başvuranın kendi çalışma notu olarak da kullanılabilir. Özellikle birden fazla idari yazışma bulunan dosyalarda hangi cevabın hangi müracaata ait olduğunu ve sürenin hangi olayla başladığını görünür hâle getirir.
Son kontrol listesi
Gönderimden önce şu noktalar tek tek kontrol edilmelidir: işlemi yapan makam, işlemin yasama/yargı/idari niteliği, devam eden dava olup olmadığı, TSK faaliyetinin sırf askerî olup olmadığı, ayrılabilir idari yön bulunup bulunmadığı, süre ve idari ön başvuru. Ayrıca başvurunun ücretsiz olduğu, avukat zorunluluğu bulunmadığı ve KDK’nın mahkeme yerine geçmediği unutulmamalıdır. Başvurunun elektronik, posta veya 6328 m.17/5 kapsamındaki valilik/kaymakamlık yolu ile yapılması, esas koşulları değiştirmez; seçilen kanalın şekil kurallarına uyulması gerekir.
İdari personel işlemi ile yargı kararını nasıl ayırmalı?
Bir mahkeme veya yargı kurumunda görev yapan personel hakkında tesis edilen her idari işlem “yargı yetkisinin kullanılması” değildir. Örneğin bina hizmeti, idari personel süreci veya başka bir yönetim işlemi ile hâkimin uyuşmazlık hakkında verdiği karar aynı nitelikte değildir. KDK’ya başvuruda hedeflenen işlem doğru tanımlanmalı; yargısal kararın esası değil, gerçekten idari nitelikte ve KDK kapsamına girebilecek davranış varsa bu ayrıştırılmalıdır.
Aynı şekilde bir mahkeme kararının idare tarafından uygulanmaması iddiası, mahkeme kararının doğruluğunu tartışmaktan farklıdır. Başvurunun konusu kararın değiştirilmesi değil, idarenin ayrı bir uygulama davranışıysa görev alanı analizi buna göre yapılır. Bununla birlikte devam eden yargı uyuşmazlığı ve özel icra/uygulama yolları ayrıca kontrol edilmelidir.
“Sırf askerî nitelik” ile genel idari işlem farkı
6328 m.5/2’deki istisna TSK’nın bütün faaliyetlerini değil “sırf askerî nitelikteki faaliyetleri” hedefler. KDK’nın güncel açıklamasında askerlik düzeni, disiplin, eğitim ve emirler bu alana örneklenir. Buna karşılık bir işlemin yalnızca askerî kurum tarafından yapılmış olması tek başına her durumda “sırf askerî” nitelik sonucunu doğurmaz; işlemin konusu ve fonksiyonu önemlidir.
Başvurucu, işlemin neden genel idari hizmet niteliğinde olduğunu düşünüyorsa bunu açıkça açıklamalı ve işlemin askerî emir/disiplin yönünden ayrılan özelliklerini göstermelidir. Nihai görev alanı değerlendirmesini KDK yapar.
İlgili rehberler
Dava çakışması için dava açıldıktan sonra KDK, menfaat şartı için KDK menfaat ihlali, genel usul için KDK başvuru rehberi okunabilir.
Sık Sorulan Sorular
KDK mahkeme kararını değiştirebilir mi?
Hayır. Yargı yetkisinin kullanılmasına ilişkin kararlar m.5/2 gereğince görev alanı dışındadır.
KDK’dan kanun değişikliği istenebilir mi?
Yasama yetkisinin kullanılmasına ilişkin işlemler KDK görev alanı dışındadır.
TSK’nın tüm işlemleri mi kapsam dışı?
Kanun sırf askerî nitelikteki faaliyetleri istisna eder; diğer idari nitelikler somut olaya göre değerlendirilir.
Dava devam ediyorsa KDK inceler mi?
Aynı uyuşmazlık m.17/3 gereğince incelenmez.
Belediye işlemi KDK’ya gider mi?
Kural olarak idari işlem niteliğindeyse ve diğer şartlar varsa evet.
Özel şirket uyuşmazlığı KDK’ya gider mi?
Kamu idaresi işlemi yoksa saf özel hukuk uyuşmazlığı KDK’nın görevi değildir.
Yargı kararının uygulanmaması KDK konusu olabilir mi?
Mahkeme kararının kendisi değil, idarenin uygulama davranışı ayrı idari sorun olarak somut koşullara göre değerlendirilebilir.
Görev alanı dışı başvuru ücretli mi?
KDK başvurusu ücretsizdir; ancak görev alanı engeli nedeniyle esas inceleme yapılmaz.
Konu kısmen idari kısmen yasama ise?
Ayrılabilir idari yön somut olarak gösterilirse o bölüm ayrıca değerlendirilebilir.
Görev alanı nasıl kontrol edilir?
İşlemi yapan makam, yetkinin niteliği ve talep edilen sonuca bakılır.
Konuya özgü son değerlendirme
KDK’nın görev alanı dışında kalan yasama, yargı ve sırf askerî faaliyetler bakımından şekil kuralı ile esas uyuşmazlık birbirinden ayrılmalıdır. 6328 m.5/2 üç temel görev alanı istisnası getirir; ayrıca m.17/3 aynı uyuşmazlığın yargıda görülmesi veya karara bağlanması hâlinde incelemeyi engeller. Başvuranın hukuki güvenliği açısından seçilen başvuru kanalının kaydı saklanmalı, Kurumdan gelen her bildirim dosya tarihçesine eklenmeli ve idarenin sonradan yaptığı düzeltmeler KDK’ya bildirilmelidir. Böylece inceleme güncel olay üzerinden yürür ve mükerrer açıklamalar önlenir.
En önemli risk, mahkeme kararını KDK’ya temyiz ettirmeye çalışmak, kanun değişikliği talebini idari şikâyet gibi sunmak veya sırf askerî nitelikteki faaliyetle idari hizmet işlemini birbirinden ayırmamaktır. Bu riskin yönetilmesi, KDK başvurusunu yalnızca bir dilekçe gönderme işlemi olmaktan çıkarıp düzenli bir hak arama sürecine dönüştürür.
Başvurunun anlaşılır olması için yazım tekniği
Dilekçede uzun kanun alıntıları yerine kdk’nın görev alanı dışında kalan yasama, yargı ve sırf askerî faaliyetler açısından belirleyici hüküm açık biçimde gösterilmeli; ardından olayın bu hükümle bağlantısı kurulmalıdır. Her paragraf tek bir olgu veya hukuki sonucu anlatmalı, aynı olay farklı başlıklarda tekrar edilmemelidir. Şikâyet edilen işlemin hangi makam tarafından, hangi sıfatla ve hangi hukuki yetkiye dayanılarak tesis edildiğini gösteren karar, yazı, tebligat ve varsa dava kayıtları görev alanı analizinde önemlidir. başvuruya eklenirken metin içinde ilgili ek numarasına gönderme yapılması, incelemeyi hızlandırır.
Son bölümde Görev alanına giren kısım bakımından KDK’dan idarenin somut işlem veya davranışını hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönünden incelemesi istenmelidir; mahkeme kararının kaldırılması veya kanun çıkarılması talep edilmemelidir. şeklindeki somut beklenti kısa ve uygulanabilir biçimde yeniden ifade edilmelidir.
Başvuru sonrası takip
KDK dosya numarası alındıktan sonra ek belge gönderimlerinde aynı numara kullanılmalı, adres veya temsilci değişikliği gecikmeden bildirilmelidir. KDK görev alanı dışında kalan talepler hakkında esas incelemesine girmez; görev alanına giren ayrılabilir idari kısım varsa bu kısım ayrıca değerlendirilebilir. Karar veya yazı tebliğ edildiğinde yalnızca içeriği değil, tebliğ tarihi de kaydedilmelidir; çünkü yargısal veya idari başka süreler bu tarihle yeniden işlemeye başlayabilir.
İdarenin KDK tavsiyesi sonrasında işlem yapması hâlinde yeni işlem de bağımsız olarak okunmalı ve şikâyet talebini gerçekten karşılayıp karşılamadığı değerlendirilmelidir.
Sonuç
KDK geniş bir idari denetim alanına sahip olmakla birlikte 6328 m.5/2 açık sınırlar çizer. Yasama yetkisinin kullanılması, yargı kararları ve TSK’nın sırf askerî faaliyetleri Ombudsmanlığın görev alanı dışındadır; devam eden yargı uyuşmazlıkları da m.17/3 nedeniyle incelenmez.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
