Kooperatif Genel Kurulunda Kimler Oy Kullanamaz? İbra ve Kişisel İş Yasağı | 1163 m.50 (2026)
Kısa ve net cevap: 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu m.50 iki ayrı oy yasağı getirir. Birincisi, kooperatif işlerinin görülmesine herhangi bir suretle katılmış olan kişiler yönetim kurulunun ibrasına ilişkin oylamada oy kullanamaz; Kanun bu yasağın denetçiler hakkında uygulanmayacağını ayrıca belirtir. İkincisi, hiçbir ortak kendisi, eşi, üstsoyu veya altsoyu ile kooperatif arasındaki şahsi bir iş ya da davaya ilişkin görüşmelerde oy hakkını kullanamaz. Bu yasaklar genel kurul iradesinin çıkar çatışmasından uzak oluşmasını sağlar. Oya katılamayan kişinin oyu karar hesabına dâhil edilmemeli; toplantı başkanlığı, hazirun listesi ve tutanak üzerinde yasaklı oyun kullanılmadığını denetlenebilir biçimde göstermelidir.

1163 sayılı Kooperatifler Kanunu m.50 ne düzenliyor?
Kooperatif genel kurulunda temel kural, her ortağın bir oy hakkına sahip olmasıdır. Bu temel kural 1163 sayılı Kanun m.48 ile düzenlenir. Ancak oy hakkı mutlak değildir. Kanun, kişinin kendi menfaatinin kooperatif iradesiyle çatıştığı bazı konularda oy kullanımını yasaklamıştır. m.50 bu istisnaları iki başlık altında kurar: yönetim kurulunun ibrasına ilişkin çıkar çatışması ve ortakla kooperatif arasındaki kişisel iş veya dava ilişkisi.
Bu hükmün amacı, genel kurul kararını doğrudan kendi sorumluluğunu veya kişisel uyuşmazlığını etkileyen kişinin belirleyici oyundan arındırmaktır. Yasak kişinin ortaklığını sona erdirmez; toplantıya katılma hakkını genel olarak ortadan kaldırmaz. Yasak yalnız maddenin kapsamına giren belirli gündem maddesindeki oy kullanımına ilişkindir. Bu nedenle toplantı başkanlığının her gündem maddesinde kimlerin oy kullanabileceğini ayrı değerlendirmesi gerekir.
Kanunun güncel metni Mevzuat Bilgi Sistemi üzerinden; kooperatif genel kurul uygulamaları ve örnek anasözleşmeler ise Ticaret Bakanlığı Kooperatifçilik sayfalarından kontrol edilebilir.
Yönetim kurulunun ibrasında kimler oy kullanamaz?
m.50’nin birinci cümlesi, “kooperatif işlerinin görülmesine herhangi bir suretle katılmış olanlar” bakımından özel bir yasak öngörür. Bu kişiler yönetim kurulunun ibrasına ait kararlarda oylamaya katılamaz. Hüküm yalnız yönetim kurulu üyesi sözcüğünü kullanmaz; kooperatif işlerinin görülmesine herhangi bir şekilde katılma ölçütünü benimser. Bu nedenle görev ve fiil ilişkisi esas alınır.
İbra, yönetim kurulunun ilgili faaliyet dönemi içindeki yönetim ve hesap işlemlerinin genel kurulca değerlendirilmesiyle ilgilidir. Kendi faaliyeti veya kooperatif işlerinin yürütülmesine katılımı nedeniyle ibra kararından doğrudan etkilenebilecek kişinin, bu oylamada oy kullanması Kanunun çıkar çatışmasını önleme amacıyla bağdaşmaz. Bu yasak, genel kurul başkanlığınca oylamadan önce açıklanmalı ve oy hesabı buna göre yapılmalıdır.
Bir ortak aynı zamanda yönetim kurulu üyesiyse, ortaklık sıfatından doğan tek oy hakkı vardır; ancak kendi dönemindeki yönetim kurulunun ibrası görüşülürken m.50 bu oyun kullanılmasına engel olur. Kişi genel kurul salonunda bulunabilir, açıklama yapması gereken konu varsa genel kurulun çalışma düzeni içinde bilgi verebilir; fakat ibra oylamasında oy veremez.
“Kooperatif işlerinin görülmesine katılmak” ne anlama gelir?
Kanunun kullandığı ifade yalnız organ üyeliğine bağlanmadığı için, değerlendirmede kişinin kooperatif işlerinin yürütülmesine fiilen katılıp katılmadığı belirleyicidir. Yönetim kurulu üyeliği bunun en açık örneğidir. Kooperatif adına yönetim faaliyeti yürüten, kararların hazırlanması veya uygulanmasında görev alan ve ibra sonucuyla ilişkili olan kişilerin statüsü m.50 çerçevesinde toplantı öncesinde kontrol edilmelidir.
Burada önemli olan, yasak kapsamını keyfî biçimde genişletmemektir. Sadece kooperatifle alışveriş yapan, aidat ödeyen veya sıradan ortaklık hakkını kullanan her ortak “kooperatif işlerinin görülmesine katılmış” sayılmaz. Hüküm, yönetimsel veya işin görülmesine ilişkin katılımı hedefler. Kimin hangi görevle hangi dönemde faaliyete katıldığı yönetim kurulu karar defteri, görevlendirme belgeleri, imza yetkileri ve diğer kayıtlarla belirlenebilir.
İbra oylaması belirli bir hesap dönemine ilişkinse, oy yasağı değerlendirmesi de ilgili dönemdeki görevle bağlantılı kurulmalıdır. Farklı dönemlerde görev yapan kişiler yönünden hangi dönem işlemlerinin ibra edildiği gündem ve karar metninde açık olmalıdır.
Denetçiler ibra oylamasında oy kullanabilir mi?
Kanun m.50, birinci fıkradaki oy yasağının denetçiler hakkında uygulanmayacağını açıkça belirtir. Dolayısıyla denetçinin aynı zamanda ortak olması ve genel kurulda oy hakkının bulunması hâlinde, sırf denetçilik görevi nedeniyle yönetim kurulunun ibrası oylamasından çıkarılması doğru değildir. Kanun burada açık bir istisna kurmuştur.
Bu istisna, denetçinin kendi hukuki durumunun görüşüldüğü her konuda sınırsız oy kullanabileceği anlamına gelmez. m.50’nin ikinci kısmındaki kişisel iş ve dava yasağı denetçi de ortaksa onun bakımından ayrıca uygulanabilir. Ayrıca denetçilerin kendi ibraları, sorumlulukları veya seçimleri başka hükümlere ve anasözleşmeye göre değerlendirilir. m.50’nin açık istisnası sadece “kooperatif işlerinin görülmesine katılmış olanların yönetim kurulu ibrasındaki oy yasağı” bakımından denetçileri dışarıda bırakır.
Ortak ile kooperatif arasındaki şahsi iş veya davada oy yasağı nedir?
m.50’nin ikinci kısmı, her ortağın kendisi veya belirli yakınları ile kooperatif arasında “şahsi bir işe veya davaya” ilişkin görüşmelerde oy hakkını kullanmasını yasaklar. Buradaki amaç, ortağın genel kurul iradesini kendi özel hukuki menfaatine göre şekillendirmesini önlemektir. Ortağın kooperatifle arasındaki kişisel alacak, borç, sözleşme, tazminat veya dava konusu genel kurulda görüşülüyorsa ve gündem doğrudan bu kişisel ilişkiye ilişkinse, ortak o konuda oy kullanamaz.
Yasağın uygulanması için gündem maddesinin ortağın kooperatifle kişisel hukuki ilişkisini hedeflemesi gerekir. Genel ve bütün ortakları aynı biçimde etkileyen sıradan bir karar, yalnız ortağın da sonuçtan etkilenmesi nedeniyle otomatik olarak “şahsi iş” hâline gelmez. Buna karşılık tek bir ortağa ait uyuşmazlığın sulh edilmesi, o ortağın borcunun yapılandırılması, kendisine özgü bir sözleşmenin onaylanması veya kooperatif ile o ortak arasındaki davanın nasıl yürütüleceği gibi kararlar kişisel menfaat bağlantısını açık biçimde ortaya çıkarır.
Toplantı başkanlığı, gündem maddesinin kişiye özgü olup olmadığını karar metninden ve dayanak belgelerden belirlemeli; oy yasağı varsa bunu oylama başlamadan tutanağa geçirmelidir.
Eş, üstsoy ve altsoy ile ilgili işlerde ortak oy kullanabilir mi?
Hayır. m.50 yalnız ortağın kendi kişisel işini değil, ortağın eşi ile üstsoyu ve altsoyu ile kooperatif arasındaki şahsi iş veya davayı da kapsar. Üstsoy anne, baba, büyükanne ve büyükbaba gibi kişiyi yukarı doğru bağlayan hısımları; altsoy ise çocuk, torun ve devam eden kuşakları ifade eder. Kanunun lafzında kardeş, amca, dayı veya kuzen sayılmadığından yasak bu kişiler bakımından sırf hısımlık nedeniyle genişletilemez.
Eş bakımından evlilik bağı esas alınır. Görüşülen konu doğrudan eş ile kooperatif arasındaki kişisel iş veya dava ise ortak oy kullanamaz. Hüküm, çıkar çatışmasının aile içindeki en yakın kişiler üzerinden dolaylı biçimde genel kurul iradesini etkilemesini önlemeye yöneliktir.
Bir kişinin yasağa tabi olup olmadığı toplantı anında tereddüt doğuruyorsa, akrabalık veya iş/dava ilişkisini ortaya koyan belge incelenmeli ve başkanlık kararı tutanağa gerekçesiyle yazılmalıdır. Böylece sonradan açılabilecek iptal davasında hangi oyların neden hesaba katıldığı anlaşılabilir.
Oy yasağı toplantıya katılmayı da yasaklar mı?
m.50 oy hakkının belirli konuda kullanılamamasını düzenler; kişiyi genel kurulun tamamından çıkaran genel bir katılım yasağı öngörmez. Yasaklı ortak, diğer gündem maddelerinde oy kullanma şartlarını taşıyorsa oyunu kullanabilir. Sadece çıkar çatışmasının bulunduğu ibra, şahsi iş veya dava gündeminde oy vermemelidir.
Bu ayrım uygulamada önemlidir. Hazirun listesinde ortağın toplantıya katıldığı gösterilir; ancak belirli oylamada oy kullanmadığı tutanakta belirtilir. Toplantı ve karar nisabı hesabında hangi sayının esas alınacağı ise Kanun, anasözleşme ve ilgili gündem maddesinin karar nisabı hükümleri birlikte değerlendirilerek yapılır. Yasaklı oyun fiilen kullanılan oylar arasında sayılmaması gerekir.
Oya katılamayan kişinin oyu karar nisabında nasıl ele alınır?
Genel kurul kararlarında kural olarak 1163 sayılı Kanun m.51’deki çoğunluk uygulanır. m.50 nedeniyle belirli bir oylamaya katılamayan kişinin oyunun karar sonucuna eklenmesi hukuka aykırı bir oy hesabı doğurur. Bu nedenle divan, oylama öncesi oy kullanabilecek ortak sayısını ve gerekiyorsa vekâlet durumunu belirlemelidir.
Bir kararın kabul edilip edilmediği hesaplanırken yasaklı oyların sonuca etkisi özellikle önem taşır. Yasaklı oy çıkarıldığında gerekli çoğunluk kalmıyorsa, kararın geçerliliği bakımından doğrudan sorun ortaya çıkar. Yasaklı oy sonucu değiştirmese dahi Kanuna aykırı katılımın tutanakta düzeltilmesi ve tekrarlanmaması gerekir.
Bir sonraki hüküm olan m.51’de genel kurul karar ve seçimlerinde, Kanun veya anasözleşmede aksine düzenleme yoksa oyların yarıdan bir fazlası; dağılma, birleşme ve anasözleşme değişikliğinde ise fiilen kullanılan oyların üçte ikisi esası düzenlenir. Bu nedenle m.50 ile m.51 birlikte okunmalıdır.
Toplantı tutanağında oy yasağı nasıl gösterilmelidir?
Genel kurul tutanağı sonradan yapılacak idari ve yargısal denetimin temel belgelerindendir. Gündem maddesi görüşülmeden önce oya katılamayan kişilerin isimleri belirlenmişse, bu husus tutanağa yazılmalıdır. Oylama sonucunda kabul, ret ve varsa çekimser oy sayıları yazılırken yasak nedeniyle oy kullanmayanların durumu ayrıca açıklanmalıdır.
Özellikle ibra görüşmesinde yönetim kurulu üyelerinin veya kooperatif işlerinin görülmesine katılan kişilerin kendi oylarını kullanmadığı açıklaştırılmalıdır. Kişisel iş veya dava gündeminde ise hangi ortağın hangi yakınlık ya da doğrudan kişisel ilişki nedeniyle oylamaya katılmadığı belirtilmelidir. Bu kayıt, genel kurul kararının oluşumunu şeffaflaştırır.
Toplantı başkanlığına itiraz yapılırsa itiraz da tutanağa geçirilmelidir. Ortak, oy hakkının haksız biçimde engellendiğini düşünüyorsa bu hususun tutanağa yazılması, m.53 kapsamında iptal davası bakımından ayrıca önemlidir.
m.50’ye aykırı oy kullanılırsa genel kurul kararı iptal edilir mi?
1163 sayılı Kanun m.53, kanuna, anasözleşmeye veya iyi niyet esaslarına aykırı genel kurul kararları hakkında bir aylık süre içinde iptal davası açılabilmesini düzenler. m.50’deki oy yasağına rağmen oylamaya katılım, kararın oluşumuna ilişkin Kanun ihlalidir. İhlalin karar sonucuna etkisi, kullanılan oy sayısı, karar nisabı ve somut gündem üzerinden değerlendirilir.
Özellikle yasaklı oy çıkarıldığında karar çoğunluğunun ortadan kalkması güçlü bir sakatlık göstergesidir. Ayrıca toplantıya katılmaya veya oy kullanmaya yetkili olmayan kişilerin karar oluşumuna katılması m.53’te açık dava sebepleri arasında yer alan konularla bağlantılıdır. İptal davası açma şartları, taraf sıfatı ve bir aylık hak düşürücü süre ayrı ayrı korunmalıdır.
İptal davası hakkında ayrıntılı düzenleme m.53’te bulunduğundan, m.50’deki aykırılık tespit edildiğinde toplantı tutanağı, hazirun listesi, vekâletnameler ve oy sonucu gecikmeden güvence altına alınmalıdır. Sonradan yalnız hafızaya dayanan anlatımlar yerine yazılı toplantı belgeleri belirleyici olur.
Yönetim kurulu ibrası ile kişisel dava oylaması arasındaki fark nedir?
İlk yasak görev bağlantılıdır. Kooperatif işlerinin görülmesine katılan kişi, yönetim kurulunun ibrası oylamasına katılamaz. Denetçiler bu ilk yasağın dışında tutulmuştur. İkinci yasak ise kişisel menfaat bağlantılıdır: ortağın kendisi, eşi, üstsoyu veya altsoyu ile kooperatif arasındaki şahsi iş ya da dava görüşülüyorsa ortak oy kullanamaz.
Bu iki yasağın kapsamları farklı olduğu için toplantı başkanlığı bunları birbirine karıştırmamalıdır. Bir kişi yönetim kurulunda hiç görev yapmamış olabilir; ancak kooperatifle şahsi davası görüşülüyorsa ikinci yasak nedeniyle oy kullanamaz. Tersine yönetim kurulu üyesi bir ortak, kendisiyle ilgili kişisel dava bulunmasa dahi yönetim kurulunun ibrasında birinci yasak nedeniyle oy kullanamaz.
Kooperatif genel kurulu için m.50 kontrol listesi
- Gündemde yönetim kurulunun ibrası bulunup bulunmadığını belirleyin.
- İbra edilen dönemde kooperatif işlerinin görülmesine katılan kişileri kayıt ve görevlendirme belgeleri üzerinden tespit edin.
- Denetçilerin m.50’nin ilk cümlesindeki istisnasını gözden kaçırmayın.
- Gündemde belirli bir ortak, onun eşi, üstsoyu veya altsoyu ile kooperatif arasındaki şahsi iş ya da dava olup olmadığını kontrol edin.
- Oy yasağı bulunan kişileri oylama başlamadan önce açıklayın.
- Hazirun listesi ile oylama cetveli arasında tutarlılık sağlayın.
- Yasaklı oyları kabul-ret hesabına dâhil etmeyin.
- İtirazları ve başkanlık kararını genel kurul tutanağına yazın.
- Karar nisabını m.51 ve varsa özel nisap hükümlerine göre yeniden hesaplayın.
- Uyuşmazlık ihtimalinde tutanak, vekâletname, hazirun listesi ve ilgili belge asıllarını birlikte saklayın.
İlgili hükümlerle birlikte nasıl okunmalı?
m.50 tek başına değil, genel kurulda tek oy hakkını düzenleyen m.48, temsili düzenleyen m.49, karar çoğunluklarını düzenleyen m.51 ve kararların iptalini düzenleyen m.53 ile birlikte uygulanmalıdır. Bir ortak vekâleten başka bir ortağın oyunu kullanıyor olsa bile, temsil yetkisi m.50’deki çıkar çatışması yasağını bertaraf etmek için kullanılamaz.
İbra kararlarında denetim raporu, yönetim kurulu yıllık faaliyet raporu ve finansal tabloların genel kurul öncesinde usulüne uygun sunulması da önemlidir. Kanunun 65 ve devamı maddelerinde denetim düzeni ayrıntılı biçimde kurulmuştur. Bu nedenle genel kurul hazırlığı sadece oy sayısını değil, gündemin dayanak belgelerini de kapsamalıdır.
Sık Sorulan Sorular
Yönetim kurulu üyesi kendi ibrasında oy kullanabilir mi?
Hayır. Kooperatif işlerinin görülmesine katılan kişi yönetim kurulunun ibrasına ilişkin kararda oy kullanamaz.
Denetçi yönetim kurulunun ibrasında oy kullanabilir mi?
Denetçi ortaksa, m.50’nin ilk cümlesindeki yasak denetçiler hakkında uygulanmaz. Diğer özel oy yasakları ayrıca değerlendirilir.
Kooperatif müdürü ortaksa ibra oylamasında oy kullanabilir mi?
Kişi kooperatif işlerinin görülmesine katılan görevli sıfatıyla ibra edilen yönetim faaliyetleriyle bağlantılıysa m.50 kapsamı toplantı öncesinde belirlenmeli ve yasak uygulanmalıdır.
Ortağın kooperatife karşı açtığı dava genel kurulda görüşülürse ortak oy kullanabilir mi?
Hayır. Ortağın kendisi ile kooperatif arasındaki şahsi davaya ilişkin görüşmede ortak oy hakkını kullanamaz.
Eşin kooperatifle davasında ortak oy verebilir mi?
Hayır. m.50 eş ile kooperatif arasındaki şahsi iş veya davayı da açıkça kapsar.
Çocuğun kooperatifle şahsi işinde ortak oy kullanabilir mi?
Hayır. Altsoy m.50 kapsamındadır; ortak çocuğu ile kooperatif arasındaki şahsi iş veya dava görüşmesinde oy kullanamaz.
Kardeşin kooperatifle davasında otomatik oy yasağı var mı?
m.50’nin saydığı eş, üstsoy ve altsoy içinde kardeş bulunmaz. Başka bir çıkar çatışması veya özel hüküm yoksa sırf kardeşlik nedeniyle m.50 yasağı uygulanmaz.
Oya katılamayan ortak toplantı salonunda bulunabilir mi?
m.50 belirli gündem maddesinde oy kullanmayı yasaklar; genel kurulun tamamına katılımı kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Yasaklı oy karar sonucunu değiştirdiyse ne yapılabilir?
Kararın oluşumuna ilişkin Kanun ihlali m.53 kapsamındaki iptal davasında ileri sürülebilir. Bir aylık hak düşürücü süre ve dava şartları ayrıca gözetilmelidir.
Oy yasağı tutanağa yazılmalı mı?
Evet. Oylamanın hangi oylarla oluştuğunu denetlenebilir kılmak için yasaklı kişinin oy kullanmadığı ve varsa itirazlar açıkça tutanağa geçirilmelidir.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
