B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Kurumsal Eğitimde Eğitmen Değiştirildi: İptal, Ücret ve Hazırlık Giderleri

Kurumsal eğitimde eğitmenin değiştirilmesinin hukuki sonucu, belirli kişinin eğitimi vermesinin sözleşmede üstlenilip üstlenilmediğine bağlıdır. Yalnız belirli konuda eğitim satın alınmasıyla, adı ve uzmanlığı nedeniyle seçilen kişinin bizzat katılacağı program aynı taahhüt değildir. Şirketin iptal veya iade talebi, değişiklik duyurusundan önce kabul edilen sözleşme kapsamına dayanmalıdır.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.19 gerçek ortak iradeyi, m.83 şahsen ifada alacaklının menfaatini, m.112 ise borcun gereği gibi yerine getirilmemesinin sonucunu düzenler. Eğitim günü, katılımcı grubu, eğitmenin kimliği ve programın kullanım amacı birlikte değerlendirilir. Her eğitmen değişikliğine otomatik tam iade sonucu bağlanamayacağı gibi, sağlayıcının her durumda istediği kişiyi gönderebileceği de söylenemez.

Kurumsal eğitimde eğitmen değişikliğinin taahhüt, yeni öneri, hak seçimi ve ücret hesabı yönünden incelendiği dört adımlı şema.
Her değişiklik otomatik tam iade hakkı doğurmaz.

Şirketin satın aldığı eğitim hangi hukuki ilişkiyi kurar?

Şirketin çalışanları veya yöneticileri için mesleki amaçla aldığı eğitim, satın alma amacı yönünden değerlendirilir. 6502 sayılı Kanun m.3/k tüketiciyi ticari veya mesleki olmayan amaçla hareket eden kişi olarak tanımlar. Kurumsal mesleki eğitim satın alan işletmeye, bireysel tüketicinin bütün cayma imkânları doğrudan taşınamaz.

Sağlayıcının verdiği eğitim hizmetiyle şirketin kendi çalışanıyla yaptığı iş sözleşmesi farklı ilişkilerdir. Çalışanın programa katılması, onu eğitim firmasının ücret borçlusu yapmaz. Sözleşmeyi kimin kurduğu, faturanın kime düzenlendiği ve hizmetin kimin adına alındığı belirlenmelidir. İşverenin çalışanından eğitim gideri istemesi ise başka bir uyuşmazlıktır.

Eğitimin yürütülmesindeki iş görme ve özen borcu, ilişkinin niteliğine uygun olarak TBK m.502 ve m.506 çerçevesinde incelenir. Belirli bir eğitim materyalinin hazırlanması gibi ayrıca üstlenilmiş sonuç edimleri varsa bunların hukuki niteliği de değerlendirilir. Sözleşmenin yalnız hizmet veya danışmanlık diye adlandırılması bütün hükümleri tek başına belirlemez.

Bu ayrım sona erme hakkını da etkiler. Vekâlet niteliğindeki ilişkide TBK m.512, tarafların her zaman tek taraflı sona erdirme hakkını ve uygun olmayan zamanda sona erdirmenin zarar sonucunu düzenler. Başka sözleşme türüne bu hüküm otomatik uygulanmaz. Önce gerçek ilişki belirlenir, ardından şirketin hangi sona erme hakkına dayandığı açıklanır.

Eğitmenin adı hangi belgelerle sözleşmenin parçası hâline gelir?

TBK m.19 uyarınca gerçek ortak irade esas alınır. Eğitmenin adı teklifin temel unsuru olarak verilmiş, şirket de bu programa o kişi nedeniyle katılmışsa bu olgu değerlendirmeye dahil edilir. Buna karşılık yalnız sağlayıcının geçmiş eğitmen listesindeki bir isim, her yeni program için aynı kişinin kesin taahhüdü sayılmaz.

Program duyurusu, şirket için hazırlanan özel teklif, eğitmen özgeçmişi, toplantı tutanağı ve sipariş onayı birlikte okunur. Bir belgede isim yazılıyken diğerinde değişiklik hakkı saklı tutulmuşsa bu hükümlerin ilişkiye nasıl dahil olduğu incelenir. Sonradan gönderilmiş genel koşulların önceki belirli taahhüdü kendiliğinden değiştirdiği kabul edilmemelidir.

Şirketin yalnız belli unvan veya deneyim düzeyini istemesiyle belirli gerçek kişinin katılımını istemesi de ayrılır. İlk durumda sağlayıcının uygun uzman seçme alanı daha geniş olabilir. İkinci durumda kimlik, borcun konusu açısından belirleyicidir. Sözleşmenin kurulmasındaki yazışmalar bu ayrımı ortaya koyar.

Eğitmenin tanınmış olması tek başına bütün uyuşmazlığı çözmez. Önemli olan bu kişinin katılımının taraflar arasında hangi biçimde kararlaştırıldığıdır. Şirketin iç beklentisi karşı tarafa aktarılmamışsa, yalnız kendi satın alma notuna dayanılarak sınırsız kişisel ifa taahhüdü çıkarılamaz. Karşılıklı kabul edilen belgelerle tek taraflı planlar ayrılmalıdır.

TBK 83 her eğitimi aynı kişinin vermesini mi gerektirir?

TBK m.83, alacaklının borcun bizzat borçlu tarafından yerine getirilmesinde menfaati bulunmadıkça şahsen ifa zorunluluğu koymaz. Bu nedenle her eğitim siparişinde değişmez bir kişi şartı bulunduğu söylenemez. Ancak uzmanlığı ve kişisel birikimi nedeniyle doğrudan belirli eğitmenle kurulan ilişki, genel konu eğitimi siparişinden farklıdır.

Sözleşmenin tarafı eğitim şirketiyse borcu üstlenen tüzel kişidir. Şirketin belirli bir eğitmeni görevlendirmeyi ayrıca taahhüt etmesi, sözleşmenin içeriği olarak değerlendirilir. Burada TBK m.83’teki şahsen ifa ilkesi ile şirketin belirli kişi üzerinden hizmet verme sözü birbirine karıştırılmamalıdır. Her ikisinin dayanağı somut belgelerden açıklanır.

Vekâlet niteliğindeki iş görmede TBK m.506, bizzat ifayı ve başkasına gördürmenin yetki, zorunluluk veya teamüle bağlı koşullarını düzenler. TBK m.507 de yetki dışı gördürme ile yetkili biçimde başka kişiye bırakmanın sorumluluk sonuçlarını ayırır. Sağlayıcı bu hükümler incelenmeden yalnız personel tercihi bulunduğunu söyleyerek bütün itirazları ortadan kaldıramaz.

Eğitim firmasının organizasyon borcu da gözden kaçırılmamalıdır. Seçilen kişinin programı, materyali ve şirketin ihtiyaçlarını öğrenmesi sağlayıcının üstlendiği işin parçasıysa, başka eğitmen gönderilmesiyle bu hazırlık ortadan kalkmaz. İhlal yalnız isim farklılığı değil, kabul edilmiş hazırlık ve sunum borcunun gereği gibi yerine getirilmemesi de olabilir.

Eşdeğer eğitmen önerisi şirketi kabul etmeye zorlar mı?

Sağlayıcının başka bir uzman önermesi değerlendirilir; fakat önerinin yapılması tek başına sözleşmenin değiştiğini göstermez. Önce sağlayıcının sözleşmede böyle bir seçim yetkisi bulunup bulunmadığına bakılır. Sözleşme belirli kişiye bağlıysa ve değişiklik yetkisi verilmemişse, yeni önerinin kabulü ayrıca önem taşır.

Eşdeğerlik iddiası yalnız unvan benzerliğiyle açıklanamaz. Kararlaştırılan eğitim konusu, sektör deneyimi, program dili, yöntem ve şirket için yapılmış hazırlık karşılaştırılır. Bu değerlendirme kişilerin genel değerini sıralamak için değil, teklif edilen ifanın somut sözleşmeyi karşılayıp karşılamadığını belirlemek için yapılır.

Şirket kabul ediyorsa hangi unsurların değiştiği yazılmalıdır. Eğitmen dışında tarih, süre, katılımcı sayısı veya içerik de değişiyorsa bunlar ayrı belirtilir. Sadece yeni ismi onaylayan yazının bütün ücret ve zarar taleplerinden vazgeçme anlamına geldiği kendiliğinden varsayılmamalıdır. Kabulün gerçek kapsamı esas alınır.

Şirket öneriyi reddediyorsa bunun sözleşmeyle bağlantısını açıklamalıdır. Başlangıçta genel uzman seçimi sağlayıcıya bırakılmışsa, uygun niteliği taşıyan her yeni ismi sebepsiz reddetmekle, açıkça kararlaştırılmış kişinin yerine başkasını kabul etmemek aynı değildir. Haklı menfaat, sözleşme kapsamı ve tarafların davranışları birlikte değerlendirilir.

Eğitmenin hastalanması ücretin sağlayıcıda kalmasını sağlar mı?

Sağlık sorunu veya başka engel ortaya çıkması, hangi borcun ifasını nasıl etkilediği gösterilerek değerlendirilir. Genel eğitim hizmeti başka uygun kişiyle verilebiliyorsa durumla, yalnız belirli kişinin belirli tarihte yapabileceği bir ifa aynı değildir. Geçici gecikme ile borcun imkânsızlaşması arasındaki ayrım korunmalıdır.

TBK m.136, borçlunun sorumlu tutulamayacağı sebeple ifanın imkânsızlaşması hâlinde borcun sona ermesini düzenler. Karşılıklı borç yükleyen sözleşmede alınmış karşı edimin geri verilmesi ve henüz alınmamış edimi isteme hakkının kaybı da aynı hükmün parçasıdır. Kanun veya sözleşmeyle hasarın alacaklıya yükletildiği durumlar ayrıca saklıdır.

Dolayısıyla mücbir sebep ifadesinin kullanılması, ödenmiş eğitim ücretinin her durumda sağlayıcıda kalacağı anlamına gelmez. İmkânsızlık koşulları, risk düzenlemesi ve yapılan hizmetin kapsamı incelenir. Sağlayıcının kusursuz olmasıyla kendisine hiçbir hizmet vermeden bütün bedeli tutma yetkisi aynı hukuki sonuç değildir.

TBK m.136’nın son fıkrası, imkânsızlığın gecikmeksizin bildirilmesini ve zararın artmaması için gerekli önlemleri arar. Şirketin seyahat veya toplantı hazırlığı sürerken bilinen engelin saklanması ayrıca zarar doğurabilir. Engelin ortaya çıktığı tarih ile müşteriye bildirildiği tarih bu nedenle ayrı incelenir; olayın kaçınılmazlığı geç bildirimin bütün sonuçlarını ortadan kaldırmaz.

Eğitim tarihi geçince sonradan verilen program yeterli olur mu?

Eğitimin belirli bir tarihte alınmasının sözleşmedeki işlevi açıklanmalıdır. Program yeni bir sistemin kullanılmasından, belirli iş başlangıcından veya planlanan çalışma döneminden önce tamamlanmak üzere kararlaştırılmışsa, gecikmenin eğitimin yararına etkisi incelenir. Sonradan aynı saat sayısının sunulması her durumda ilk taahhüdü karşılamaz.

TBK m.117, belirli ifa günü kararlaştırılmışsa o günün geçmesiyle temerrüt sonucunu düzenler. Ancak temerrüdün oluşması ile ek süre vermeden sözleşmeden dönme hakkı aynı koşula bağlı değildir. TBK m.123’teki uygun süre ve m.124’teki istisnalar ayrıca değerlendirilmelidir.

TBK m.124, süre vermenin etkisiz kalacağı, ifanın alacaklı için yararsız hâle geldiği veya belirli zaman dışında artık kabul edilmeyeceğinin sözleşmeden anlaşıldığı durumları düzenler. Şirket bu sebeplerden hangisine dayandığını açıklamalıdır. Sadece takvimde bir gün bulunması, her olayda bütün bu istisnaların oluştuğunu göstermez.

Yeni tarih üzerinde anlaşma kurulursa eski gecikmeden kaynaklanan taleplerin durumu da yazılmalıdır. Yeni programa katılmayı kabul etmekle geçmiş hazırlık giderlerinin tamamından vazgeçmek aynı irade açıklaması değildir. Programın amacı, yeni tarihin uygunluğu ve çözülmeden bırakılan parasal kalemler anlaşmada ayrı belirtilmelidir.

Şirket değişikliğe nasıl karşı çıkmalı ve hangi hakkı seçmelidir?

Değişiklik duyurusuna verilen cevap, sözleşmedeki hangi taahhüdün yerine getirilmediğini açıklamalıdır. Şirket belirli eğitmeni, belirli programı veya kararlaştırılan tarihi talep ediyorsa bunu açıkça belirtir. Yalnız hizmetten memnun olunmadığını söylemek, hangi borcun ve hangi çözümün tartışıldığını göstermeyebilir.

Temerrüt koşullarında TBK m.125, ifa ve gecikme tazminatı isteme imkânını korur. Verilen uygun sürede ifa gerçekleşmezse veya ek süre gerekmeyen durum varsa, ifadan vazgeçildiği hemen bildirilerek ifa etmeme zararı ya da sözleşmeden dönme yolu seçilebilir. Bu seçeneklerin farklı parasal sonuçları birbirine karıştırılmamalıdır.

Şirket aynı anda hem ilk eğitmenin mutlaka programa katılmasını hem de sözleşmenin tamamen ortadan kalkmasını birbirini dışlayan sonuçlar hâlinde isteyemez. Hangi talebin esas, hangisinin koşula bağlı olduğu açıklanmalıdır. Sağlayıcının yeni tarih veya eğitmen önerisine verilen cevap, önceki hak seçimiyle de uyumlu olmalıdır.

Tacirler arasında temerrüt, fesih veya dönmeye ilişkin bildirimde TTK m.18/3’teki yöntemler gözetilir. Yazışmanın içeriği kadar muhataba yöneltilmesi ve ulaşmasının ispatı da önemlidir. Şirket içindeki satın alma notu veya katılımcılara yapılan duyuru, sağlayıcıya yöneltilmiş hukuki bildirimin yerine geçmez.

Eğitmen değişikliğiyle birlikte yüz yüze eğitim çevrim içi yapılabilir mi?

Eğitmenin kimliği, sunum biçimi ve program süresi ayrı taahhütlerdir. Şirket başka bir kişiyi kabul etmiş olsa bile bunun yüz yüze eğitimin çevrim içine çevrilmesine de onay olduğu sonucu kendiliğinden çıkarılamaz. Değişikliğin kapsamı, tarafların irade açıklamalarından belirlenmelidir.

Uygulamalı çalışma, şirket içi veri üzerinden grup çözümü, soru-cevap veya belirli katılımcı sayısıyla etkileşim kararlaştırılmışsa bunlar değerlendirmeye dahil edilir. Aynı konu başlığının video bağlantısıyla anlatılması, kabul edilen bütün edimlerin yerine getirildiğini tek başına göstermez. Eksik olduğu ileri sürülen unsur açıkça saptanmalıdır.

TBK m.20–25, çok sayıda sözleşmede kullanılmak üzere önceden hazırlanmış koşulları denetime tabi tutar. Özellikle m.24, düzenleyene karşı taraf aleyhine tek taraflı değiştirme veya yeni düzenleme yetkisi veren kayıtları ele alır. Her değişiklik hükmü yalnız metnin sonunda bulunduğu için bütün hukuki denetimlerden bağışık değildir.

Bireysel olarak görüşülmüş bir değişiklik hakkı varsa kapsamı kendi koşullarıyla incelenir. Teknik kesinti, süre kaybı veya erişim sorunu sonradan ortaya çıkmışsa bunlar da ayrı aykırılık iddialarıdır. Yeni eğitmenin kabulü, daha sonra yaşanan bütün farklı sorunlar için peşinen ve sınırsız bir vazgeçme beyanı gibi okunmamalıdır.

İptal cezası yazması her durumda ücret kesintisini haklılaştırır mı?

Önce şirketin keyfî biçimde vazgeçmesiyle sağlayıcının sözleşmeye aykırılığına dayanarak hak kullanması ayrılır. İptal kaydının hangi durumda uygulanacağı sözleşmenin yorumuyla belirlenir. Sağlayıcının üstlendiği kişiyi veya hizmeti sunmamasına rağmen her sona ermeyi müşterinin sebepsiz iptali saymak, talebin hukuki dayanağını gözden kaçırır.

Kesilen tutarın niteliği de açıklanmalıdır. Sunulmuş hizmetin bedeli, yapılmış hazırlık gideri, ceza koşulu ve cayma yetkisinin karşılığı aynı kavram değildir. TBK m.179, cezanın ifayla ilişkisini; m.180, ceza ile zarar arasındaki ayrımı düzenler. Bir kalemin sözleşmede iptal bedeli diye adlandırılması bu incelemeyi gereksiz kılmaz.

TBK m.182/3’teki aşırı ceza indirimi, tacir borçlu bakımından TTK m.22 ile birlikte okunur. Tacir, yalnız cezanın aşırı olduğu iddiasına dayanarak kanunda belirtilen indirimi isteyemez. Buna karşılık hükmün sözleşmeye dahil olması, uygulanacağı olayın gerçekleşmesi ve emredici kurallara uygunluğu ayrı hukuki sorulardır.

Tacir bakımından ceza koşulunun değerlendirilmesi, tüketiciye ilişkin genel ifadelerle yapılmamalıdır. Şirketin hukuken hangi hakkı kullandığı, sağlayıcının hangi ihlali yaptığı ve kaydın bunu kapsayıp kapsamadığı gösterilir. Böylece gerçek bir hazırlık gideri ile yaptırım amaçlı tutar aynı hesapta belirsiz bırakılmaz.

Programın bir kısmı tamamlandıysa bütün ücret geri istenir mi?

Bir günlük tek eğitimle aylara yayılan, bölümleri tamamlanmış program aynı ekonomik yapıya sahip değildir. Değişikliğin hangi oturumu etkilediği, önceki oturumların sözleşmeye uygunluğu ve kalan bölümün bağımsız değeri incelenir. Ücret tek faturada yazılmış olsa bile işin gerçekleşen kısmı belirlenmelidir.

TBK m.126, ifasına başlanmış sürekli edimli sözleşmede temerrüt hâlinde ifa ve gecikme tazminatı yanında fesih ve süresinden önce sona erme zararını düzenler. Bu hüküm, bütün geçmiş edimlerin hiçbir değerlendirme yapılmadan yok sayılması değildir. Geçmişte verilmiş ve kullanılabilir hizmetin hukuki konumu ayrıca ele alınır.

Dönme ve fesih arasındaki ayrım, kurumsal eğitim paketinin para hesabını doğrudan etkiler. Aynı kelimenin bütün program türleri için kullanılması, iade ve tazminatın yanlış kurulmasına neden olur. Sona erdirilen bölüm ve ileri sürülen hukuki yol açık belirtilmelidir.

Paket bedelinin oturumlara dağılımı kararlaştırılmışsa bu düzen incelenir. Böyle bir dağılım yoksa tamamlanmış bölümün değerinin nasıl belirlendiği açıklanır. Kullanılabilir materyal teslimi, eğitmen hazırlığı ve henüz yapılmamış sunum aynı kalem sayılmamalıdır. Şirketin yararlandığı hizmet ile hiç alamadığı hizmet ekonomik olarak ayrıştırılmalıdır.

Ulaşım, konaklama ve çalışma planı giderleri sağlayıcıdan istenir mi?

TBK m.112, gereği gibi ifa edilmeyen borç nedeniyle doğan zararı düzenler. Şirket, hazırlık giderinin eğitimle bağlantısını ve değişiklik nedeniyle hangi kısmının boşa çıktığını göstermelidir. Her bütçe kaleminin programla ilişkili olması, tamamının karşı tarafa yüklenmesi için tek başına yeterli değildir.

Ulaşım ve konaklama giderlerinde iade alınan, başka tarihe aktarılabilen veya başka amaçla kullanılan kısım ayrılır. Personelin her çalışma saati otomatik olarak ek zarar sayılmaz; sözleşmeye aykırılık nedeniyle gerçekten doğan ekonomik kayıp açıklanmalıdır. Talep toplam bütçe üzerinden değil, somut ve hesaplanabilir kalemler üzerinden kurulmalıdır.

Sağlayıcı engeli geç bildirmişse zamanında bildirim yapılması hâlinde önlenebilecek gider ayrıca değerlendirilir. TBK m.114/2 ve m.52, zararın doğmasına veya artmasına etkisi bulunan davranışların dikkate alınmasını sağlar. Şirketin değişikliği öğrendikten sonra gereksiz yeni gider yapmasıyla önceden kesinleşmiş zorunlu gider aynı değildir.

Başka eğitmenden alınan eğitimin bedeli de ilk sözleşmenin kapsamıyla karşılaştırılır. Yeni program daha uzun, daha geniş veya farklı katılımcı grubuna yönelikse ek kapsam ayrılmalıdır. İlk bedelin iadesi ile ikinci eğitimin bütün faturası, aynı ekonomik kayıp iki kez karşılanacak biçimde birleştirilemez. Seçilen hukuki yol ve gerçek zarar hesabı uyumlu olmalıdır.

Uyuşmazlık dosyasında hangi belgeler ve başvuru yolu belirleyicidir?

HMK m.199 kapsamında teklif, elektronik yazışma, program, sipariş onayı ve ödeme kayıtları belge olarak değerlendirilir. Eğitmenin adı ve programın biçiminin hangi tarihte kabul edildiği açıkça izlenmelidir. Sonradan değiştirilmiş tanıtım sayfası ile sözleşme kurulurken sunulan sürüm aynı delil gibi kullanılmamalıdır.

Katılım çizelgesi yalnız kişilerin salonda veya bağlantıda bulunduğunu gösterir; sunulan hizmetin bütün taahhütleri karşıladığını kendiliğinden ispatlamaz. İtiraz edilen içerik, süre, eğitmen veya sunum biçimi somutlaştırılmalıdır. Şirketin sadece programdan beklediği faydayı elde edememesiyle sağlayıcının kabul ettiği işi yapmaması farklı iddialardır.

Her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıkta TTK m.4–5 uyarınca ticari dava ve asliye ticaret görevi incelenir. Para alacağı veya tazminat talebinde m.5/A gereği dava şartı arabuluculuk uygulanır. Doğrudan bağımsız eğitmenle kurulan her ilişkinin otomatik ticari dava sayılacağı varsayılmamalıdır; taraf sıfatları ve uyuşmazlığın niteliği belirlenir.

Vekâlet ilişkisinden doğan alacakta TBK m.147/5’teki beş yıllık süre değerlendirilir; başka nitelikteki edim ve talepler kendi hükümlerine tabidir. Uzlaşmada yeni eğitmenin adı, tarih, içerik, ücret mahsupları ve hangi zarar kalemlerinin çözüldüğü yazılmalıdır. Genel bir yeni eğitim sözü, önceki değişiklik uyuşmazlığını bütün yönleriyle sona erdiren açık bir düzenleme değildir.

Sık sorulan sorular

Eğitmenin adının broşürde yazması değişikliği her durumda yasaklar mı?

TBK m.19 uyarınca tarafların gerçek ortak iradesi ve kabul edilen teklif incelenir. Belirli eğitmenin katılımı sözleşmenin esaslı taahhüdüyse bu önem taşır. Sağlayıcının geçmiş eğitmen listesinde yer almakla, şirket için o kişinin açıkça taahhüt edilmesi aynı değildir; belgeler birlikte değerlendirilir.

Eğitim şirketi başka bir uzman gönderdiğinde borcunu yerine getirmiş sayılır mı?

Sözleşmede belirli kişi mi, yoksa belirli yeterlikte eğitim hizmeti mi kararlaştırıldığına bakılır. TBK m.83 ve ilişkinin niteliğine göre m.506–507 önem taşır. Yeni kişinin gönderilmesi tek başına uygun ifayı ispatlamaz; kişi, konu, hazırlık ve sunum borçlarının tamamı sözleşme üzerinden incelenir.

Şirketin çalışanları katıldığı için tüketici cayma hakkı doğar mı?

6502 sayılı Kanun m.3/k işlem amacını esas alır. Şirketin ticari veya mesleki ihtiyacı için satın aldığı kurumsal eğitim, çalışanların katılması nedeniyle otomatik tüketici işlemine dönüşmez. Ücret iadesi ve sona erme talebi ilgili sözleşme hükümleri ile TBK çerçevesinde değerlendirilir.

Eğitmenin hastalanması ödenmiş ücretin tamamını sağlayıcıya bırakır mı?

TBK m.136 uyarınca sorumlu olunmayan sebeple imkânsızlık oluşmuşsa karşılıklı sözleşmede alınan edimin iadesi de değerlendirilir; kanuni veya sözleşmesel hasar düzeni saklıdır. Hastalık, ücretin her durumda tutulması demek değildir. Engel, ifanın niteliği, bildirim ve yapılmış hizmet birlikte incelenir.

Yeni eğitmeni kabul etmek çevrim içi eğitimi de kabul etmek midir?

Eğitmenin kimliğiyle programın sunum biçimi ayrı sözleşme unsurlarıdır. Kabul beyanının gerçek kapsamı TBK m.19 çerçevesinde belirlenir. Sadece kişi değişikliğini kabul eden şirketin tarih, süre, içerik veya yüz yüze sunum şartının değiştirilmesine de peşinen rıza verdiği otomatik kabul edilemez.

Eğitim günü geçtiğinde şirkete mutlaka yeni süre vermek gerekir mi?

TBK m.123 kural olarak uygun ek süreyi düzenler; m.124 ise süre vermenin etkisiz olduğu, ifanın yararsız kaldığı veya belirli zaman dışında kabul edilmeyeceğinin sözleşmeden anlaşıldığı durumları ayırır. Şirket dayandığı istisnayı somutlaştırmalıdır. Yalnız takvim günü bulunması bütün istisnaları kendiliğinden oluşturmaz.

İptal cezası çok yüksekse tacir şirket otomatik indirim alabilir mi?

TTK m.22, tacir borçlunun yalnız aşırılık iddiasıyla TBK m.182/3 uyarınca ceza indirimi istemesini sınırlar. Bununla birlikte kaydın sözleşmeye dahil olması, uygulanacağı olayın gerçekleşmesi ve geçerliliği ayrı incelenir. Sağlayıcının aykırılığına dayanan hak kullanımıyla sebepsiz müşteri iptali aynı sayılmamalıdır.

Programın yarısı verildiyse bütün ücret geri alınabilir mi?

Verilen bölümün uygunluğu, yararlanılabilirliği ve sözleşmenin yapısı belirlenir. Sürekli edimli ilişkide TBK m.126’nın fesih düzeni ile dönmenin sonuçları ayrıdır. Tek fatura bulunması geçmişte sunulan hizmetin yok sayılmasını sağlamaz; tamamlanan bölüm, kalan edim ve parasal talepler ayrı hesaplanmalıdır.

Otel ve ulaşım masrafları eğitim firmasından istenebilir mi?

TBK m.112 kapsamında giderin gerçekliği ve ihlalle bağlantısı gösterilir. İade edilen veya başka amaçla kullanılan kısım ayrılır; zararın artmasına katkı TBK m.114/2 ve m.52 ile değerlendirilir. Eğitimle ilişkili bütün harcamaların otomatik olarak aynı tutarda karşı tarafa yüklenmesi söz konusu değildir.

Yeni tarih kabul edildiğinde eski gecikme zararından vazgeçilmiş olur mu?

Kabulün kapsamı belirleyicidir. Yeni programa katılmayı kabul etmekle geçmiş zarar kalemlerini sulhle sona erdirmek aynı açıklama değildir. Yeni tarih, eğitmen, ücret mahsupları ve açık bırakılan talepler yazılı biçimde ayrılmalıdır. Sözleşme değişikliğiyle haklardan vazgeçme, yalnız genel bir kabul cümlesinden otomatik çıkarılmamalıdır.

Başvuru ve dosya hazırlığı

Kurumsal eğitim uyuşmazlığında satın alma teklifi, eğitmen taahhüdü, değişiklik duyurusu ve hazırlık harcamaları birlikte incelenir. Mersin ve İstanbul ofislerimiz üzerinden Türkiye genelindeki şirketlerin dosyalarında talep edilen eğitim ile fiilen önerilen hizmet karşılaştırılır. Belge incelemesi için iletişim sayfamızdan başvurabilirsiniz.

Resmî kaynaklar ve mevzuat

Mevzuat kontrol tarihi: 24 Ekim 2026.

İlgili hukuk rehberleri

İstanbul ve Mersin ofisleri

İstanbul · Polaris Plaza

Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbul

İstanbul ofisi ve randevu

Mersin · Profit İş Merkezi

İhsaniye Mahallesi, 4903. Sokak, Profit İş Merkezi No:23, Kat:3, Daire:14, 33070 Akdeniz/Mersin

Mersin ofisi ve randevu

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp