B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Limited Şirket Ayrılma Akçesi Nasıl Hesaplanır? TTK 641 Gerçek Pay Değeri 2026

Kısa ve net cevap: TTK m.641 uyarınca limited şirketten ayrılan ortak, esas sermaye payının gerçek değerine uyan ayrılma akçesini isteme hakkına sahiptir. Kanun ayrılma akçesini payın nominal değeriyle sınırlamaz ve sabit bir “sermaye payı × oran” formülü vermez. Gerçek değer şirketin ekonomik durumunu yansıtan verilerle tespit edilir. Şirket sözleşmesiyle tanınmış bir çıkma hakkı varsa sözleşme ayrılma akçesini farklı şekilde düzenleyebilir; ancak kanuni sistem, ortaklıktan ayrılan kişinin payının gerçek ekonomik değerini temel alır. Ödeme zamanı ayrıca TTK 642’de düzenlenir; gerçek değerin belirlenmesi ile alacağın ne zaman muaccel olacağı aynı soru değildir.

Güncellik: Rehber 10 Eylül 2026 tarihinde yürürlükte bulunan TTK m.638-642 esas alınarak hazırlanmıştır.

Limited şirket ayrılma akçesi gerçek değer TTK 641

Limited Şirketten Ayrılan Ortağın Ayrılma Akçesi Hakkı Nedir?

Limited şirket ortaklığı sona erdiğinde sadece pay defterindeki ortak ismi değişmez. Ayrılan veya çıkarılan ortak, şirketin ekonomik değerindeki payının karşılığını kaybeder. TTK 641 bu nedenle ayrılan ortağa esas sermaye payının gerçek değerine uyan ayrılma akçesini isteme hakkı verir.

Ayrılma; şirket sözleşmesindeki çıkma hakkının kullanılması, haklı sebeple mahkeme kararıyla çıkma, şirket sözleşmesindeki sebebe dayanılarak çıkarma veya haklı sebeple mahkeme kararıyla çıkarılma gibi farklı yollarla gerçekleşebilir. Hangi yolun kullanıldığı ortaklık sıfatının sona erme şartlarını belirler; ayrılmanın ekonomik tasfiyesi ise TTK 641-642 sistemiyle bağlantılıdır.

Ayrılma akçesi şirketten ayrılan kişiye bir “ceza” veya “tazminat” ödemesi değildir. Temel işlevi, sona eren ortaklık payının ekonomik karşılığını belirlemektir. Ortak ayrıca şirket veya diğer kişilerden başka bir hukuki sebeple tazminat talep ediyorsa bunun şartları ayrı değerlendirilir.

Payın Nominal Değeri ile Gerçek Değeri Aynı Şey midir?

Hayır. Nominal değer, şirket sözleşmesi ve sermaye kayıtlarında paya bağlanan itibari değerdir. Gerçek değer ise payın şirketin gerçek ekonomik durumu içindeki karşılığıdır. Şirket kuruluşunda 100.000 TL nominal değerle edinilen bir pay yıllar içinde şirket değerinin yükselmesi veya düşmesi nedeniyle çok farklı ekonomik değere sahip olabilir.

Örneğin şirketin önemli taşınmazları, birikmiş kârı, güçlü müşteri portföyü ve düşük borçluluğu varsa ekonomik değer nominal sermayeden yüksek olabilir. Buna karşılık ağır borç, sürekli zarar, tahsil edilemeyen alacaklar veya şirket varlıklarında değer kaybı varsa gerçek değer nominal değerin altında kalabilir.

Bu nedenle “şirket sermayesi 1 milyon TL, ortak yüzde 20 pay sahibi, ayrılma akçesi kesin 200 bin TL’dir” hesabı TTK 641’in gerçek değer ölçüsünü karşılamaz. Nominal sermaye sadece değerleme verilerinden biridir.

Ayrılma Akçesinde Gerçek Değer Tespit Edilirken Hangi Veriler İncelenir?

Kanun tek bir matematik formülü yazmamıştır. Gerçek değer tespiti şirketin ekonomik bütünlüğü üzerinden yapılır. Güncel ve geçmiş finansal tablolar, bilanço kalemleri, şirket varlıkları, borçları, banka hesapları, ticari alacak ve borçlar, stoklar, sabit kıymetler, devam eden sözleşmeler, vergi yükümlülükleri ve faaliyet kârlılığı değerleme dosyasının temelini oluşturur.

Şirketin defter değerinin gerçek piyasa değerini yansıtmadığı varlıklar ayrıca önemlidir. Yıllar önce düşük bedelle edinilmiş taşınmazın bilanço değeri güncel piyasa değerinden çok farklı olabilir. Benzer şekilde tahsil kabiliyeti zayıf bir ticari alacağın bilançoda tam bedelle görünmesi, ekonomik değerin aynı tutarda olduğu anlamına gelmez.

Şirketin faaliyetine göre maddi olmayan unsurlar da ekonomik değere etki edebilir. Marka, lisans, müşteri ilişkileri, uzun vadeli sözleşmeler, dağıtım ağı, yazılım, ruhsat veya know-how gibi unsurlar şirketin gelir üretme kapasitesini etkileyebilir. Bu unsurların gerçekten şirkete ait ve ekonomik değeri bulunup bulunmadığı somut kayıtlarla belirlenmelidir.

Değer tespitinde şirkete ait olmayan veya hukuken kullanılamayacak varlıklar pay değerini şişirmek için hesaba katılamaz. Aynı şekilde ilişkili şirketlere aktarılmış gerçek şirket varlıklarının bilanço dışı bırakılması da inceleme gerektirir.

Şirket Borçları Ayrılma Akçesini Nasıl Etkiler?

Gerçek pay değeri şirketin sadece aktiflerine bakılarak belirlenmez. Banka kredileri, tedarikçi borçları, vergi ve SGK borçları, personele karşı yükümlülükler, kesinleşmiş veya kuvvetli muhtemel dava borçları ve diğer mali yükümlülükler şirketin net ekonomik değerini etkiler.

Ancak her iddia edilen borcun gerçek ve aynı değerde kabul edilmesi de doğru değildir. İlişkili kişilere sonradan oluşturulan borç kayıtları, ticari dayanağı bulunmayan faturalar veya değerleme döneminde şirket değerini yapay biçimde düşürmeye yönelik işlemler incelenmelidir. Borcun hukuki ve ekonomik gerçekliği belgelenmelidir.

Devam eden davalar bakımından kesinleşmiş borç ile olası risk aynı değildir. Finansal raporlama ilkeleri ve somut dava olasılığına göre karşılıkların gerçekçi olup olmadığı incelenir. Şirket aleyhine açılmış her davanın talep tutarını doğrudan şirket borcu saymak gerçeği yansıtmayabilir.

Şirketin Taşınmazları Ayrılma Akçesinde Hangi Değerle Dikkate Alınır?

Taşınmaz şirket bilançosunda tarihî maliyetle kayıtlı olabilir. Oysa gerçek değer incelemesinin amacı şirketin ekonomik durumunu tespit etmektir. Bu nedenle taşınmazın güncel ekonomik değerinin belirlenmesi gerekebilir. Tapu kaydı, imar durumu, kira geliri, takyidatlar ve bağımsız değerleme raporları önem taşır.

Taşınmaz üzerinde ipotek, haciz, intifa veya kullanım kısıtlaması varsa bunların ekonomik etkisi de değerlendirilir. Piyasa değeri yüksek bir taşınmaz ağır ipotek yükü altındaysa şirketin net varlık değeri aynı tutarda artmış kabul edilemez.

Araçlar, makineler, stoklar ve diğer maddi varlıklar için de bilanço kayıtlarının güncel piyasa ve kullanım değerini yansıtıp yansıtmadığı incelenir. Kullanılamaz stok veya hurda hâle gelmiş makine defterde yüksek değerle kayıtlı olsa bile gerçek ekonomik değer farklıdır.

Şirketin Kârlılığı ve Gelecekte Gelir Üretme Kapasitesi Neden Önemlidir?

Faaliyeti devam eden bir şirketin değeri sadece malvarlığı toplamından ibaret değildir. Şirket düzenli kâr üretiyor, kalıcı müşterilere sahip ve sürdürülebilir sözleşmelerle faaliyet gösteriyorsa işletme değeri bulunabilir. Değerleme uzmanları somut şirkete uygun yöntemlerle şirketin gelir üretme kapasitesini değerlendirir.

Ancak varsayımsal ve dayanıksız büyüme tahminleri ayrılma akçesini yapay biçimde yükseltmemelidir. Kullanılan projeksiyonların geçmiş performans, mevcut sözleşmeler, sektör verileri ve şirketin gerçek kapasitesiyle desteklenmesi gerekir. Tek seferlik olağanüstü kâr ile sürdürülebilir faaliyet kârı ayrılır.

Şirket sürekli zarar ediyor olsa bile değerli taşınmaz veya başka varlıklara sahip olabilir. Tersine bilanço aktifleri sınırlı bir hizmet şirketinin marka, sözleşme ve gelir üretme kapasitesi yüksek olabilir. Bu nedenle her şirkete aynı değerleme formülü uygulanmaz.

Şirket Sözleşmesi Ayrılma Akçesini Farklı Düzenleyebilir mi?

TTK 641/2, şirket sözleşmesinde öngörülen ayrılma hakkı dolayısıyla şirket sözleşmelerinin ayrılma akçesini farklı şekilde düzenleyebileceğini belirtir. Bu hüküm özellikle ortaklara sözleşmeyle çıkma hakkı tanındığı durumlarda önemlidir.

Şirket sözleşmesindeki formül somut çıkma türüne uygulanabilir mi, kanunun emredici korumalarına ve dürüstlük kuralına uygun mu, ekonomik olarak hangi sonucu doğuruyor gibi sorular ayrıca incelenmelidir. Sözleşme hükmünün varlığı otomatik olarak her ayrılma/çıkarma türüne uygulanacağı anlamına gelmez.

Ortaklık sözleşmesi hazırlanırken ayrılma akçesinin nasıl değerleyeceği, değerleme uzmanının seçimi, değerleme tarihi ve ödeme şartlarının açık yazılması gelecekteki uyuşmazlığı azaltır. Ancak sözleşme düzeni TTK 641-642’nin zorunlu hükümleriyle birlikte değerlendirilir.

Ayrılma Akçesi Tutarında Anlaşma Sağlanamazsa Ne Olur?

Taraflar payın gerçek değeri konusunda anlaşabilir ve usulüne uygun bir tasfiye protokolü yapabilir. Anlaşma yoksa değer uyuşmazlığı yargısal incelemeye taşınır. Mahkeme şirketin finansal kayıtlarını ve değerleme verilerini bilirkişi incelemesiyle değerlendirebilir.

Değerleme dosyasında yalnız son bilanço değil, bilanço tarihinden sonra değeri doğrulayan veya şirketin gerçek durumunu ortaya koyan kayıtlar da önem taşıyabilir. Hangi verinin hangi tarihe ilişkin olduğu açık tutulmalıdır. Şirketin değerleme döneminde olağan dışı malvarlığı aktarımı yapıp yapmadığı incelenir.

Ortak, şirket defterlerine ve bilgiye erişim sorunuyla karşılaşıyorsa TTK’daki bilgi ve inceleme hakları ile HMK’daki delil tespiti ve belge ibrazı mekanizmaları somut duruma göre değerlendirilir. Değerin belirlenmesi için finansal bilginin korunması kritik önemdedir.

Gerçek Değer Belirlendiğinde Ayrılma Akçesi Hemen Ödenir mi?

Her durumda değil. TTK 641 “ne kadar?” sorusunu, TTK 642 ise “ne zaman muaccel olur?” sorusunu düzenler. TTK 642’ye göre ayrılma akçesi şirket kullanılabilir bir özkaynak üzerinde tasarruf ediyorsa, ayrılan kişinin esas sermaye payları devredilebiliyorsa veya esas sermaye ilgili hükümlere göre azaltılmışsa ayrılma ile muaccel olur.

Ödenmeyen kısmın hukuki durumu ayrıca TTK 642/3’te düzenlenir. Bu nedenle bir değerleme raporunda belirli tutarın hesaplanması, şirketin aynı gün bu tutarın tamamını nakit ödemek zorunda olduğu sonucunu tek başına doğurmaz.

Taraflar ayrılma sürecinde gerçek değer ile ödeme kabiliyetini ayrı tablolar hâlinde değerlendirmelidir. Birincisi ortağın ekonomik hakkını, ikincisi kanuni muacceliyet ve şirket sermayesinin korunmasını ilgilendirir.

Ayrılma Akçesi Değerleme Dosyasında Hangi Belgeler Olmalıdır?

  1. Güncel şirket sözleşmesi ve bütün değişiklikleri.
  2. Ortağın pay oranını gösteren pay defteri ve sicil kayıtları.
  3. Son yılların bilanço ve gelir tabloları.
  4. Güncel mizan ve banka hesapları.
  5. Ticari alacak-borç yaşlandırma listeleri.
  6. Taşınmaz, araç, makine ve stok envanteri.
  7. İpotek, haciz ve diğer takyidat kayıtları.
  8. Devam eden önemli sözleşmeler ve dava riskleri.
  9. Vergi ve SGK borç durumları.
  10. İlişkili taraf işlemleri ve ortak cari hesapları.
  11. Varsa bağımsız değerleme raporları.
  12. Ayrılma veya çıkarma karar ve dava belgeleri.

Türkiye Geneli ve Mersin Uygulaması

TTK 641 Türkiye genelinde aynıdır. Mersin’deki şirketin faaliyet alanı değerleme yönteminde somut farklılık yaratabilir. Liman, lojistik, inşaat veya sanayi şirketinde taşınmaz, makine, ruhsat ve müşteri sözleşmeleri; hizmet şirketinde ise gelir üretme kapasitesi ve ticari ilişkiler farklı ağırlık taşıyabilir.

Mersin’den Türkiye genelindeki ortak çıkma/çıkarma dosyalarında şirketin ticaret sicili ve muhasebe kayıtlarının bulunduğu yer, dava görev-yetkisi ve bilirkişi incelemesi ayrıca değerlendirilir; TTK 641’in gerçek değer ilkesi değişmez.

İlgili İçerikler

Sık Sorulan Sorular

1. Ayrılma akçesi nedir?

Şirketten ayrılan ortağın payının gerçek ekonomik değerine karşılık gelen alacaktır.

2. Ayrılma akçesi nominal sermaye payı kadar mıdır?

Hayır. TTK 641 gerçek değeri esas alır.

3. Kanunda sabit hesaplama formülü var mı?

Hayır. Şirketin gerçek ekonomik verileri üzerinden değer tespiti yapılır.

4. Şirket taşınmazı piyasa değerinden çok düşük kayıtlıysa ne olur?

Gerçek değer incelemesinde ekonomik değeri yansıtan güncel veriler önemlidir; bilanço kayıt değeri tek başına belirleyici değildir.

5. Şirket borçları hesapta dikkate alınır mı?

Evet. Gerçek ve ekonomik olarak şirkete ait yükümlülükler net şirket değerini etkiler.

6. Şirket sözleşmesi farklı ayrılma akçesi formülü koyabilir mi?

TTK 641/2, sözleşmeyle öngörülen ayrılma hakkı bakımından farklı düzenleme yapılabilmesine imkân tanır.

7. Ayrılma akçesi aynı gün ödenmek zorunda mı?

Ödeme/muacceliyet TTK 642’deki şartlara göre ayrıca belirlenir.

8. Ayrılma akçesi için bilirkişi gerekir mi?

Taraflar gerçek değerde anlaşamazsa mahkeme finansal ve değerleme incelemesi için bilirkişi görevlendirebilir.

9. Çıkarılan ortak da ayrılma akçesi talep eder mi?

Ortaklığın sona ermesinin ekonomik tasfiyesi TTK 641-642 sistemiyle değerlendirilir.

10. Mersin’de farklı hesaplama kuralı var mı?

Hayır. TTK 641 Türkiye genelinde uygulanır.

Gerçek Pay Değerinde İlişkili Taraf İşlemleri Nasıl İncelenir?

Limited şirketlerde ortaklık uyuşmazlığı başladığında şirket ile çoğunluk ortağı, müdür veya bunların kontrol ettiği başka şirketler arasındaki işlemler ayrılma akçesi hesabını doğrudan etkileyebilir. Gerçek hizmete dayanmayan yönetim faturaları, piyasa değerinin altında varlık satışı, şirkete ait müşterinin ilişkili şirkete kaydırılması veya şirket kasasından ortak cari hesabına açıklamasız aktarım yapılması, şirketin gerçek ekonomik değerini bilanço üzerinde olduğundan düşük gösterebilir.

Bu nedenle değerleme yalnız bilanço toplamını almakla bitmez. İlişkili taraf işlemlerinin ticari gerekçesi, sözleşmesi, ödeme belgesi, piyasa koşulları ve şirket menfaatine uygunluğu incelenmelidir. İşlem gerçek ve piyasa koşullarına uygunsa sırf ilişkili kişiyle yapılmış olması değerden çıkarılmasını gerektirmez. Buna karşılık ekonomik karşılığı bulunmayan kayıtların pay değerini düşürmesine izin verilmemelidir.

Ayrılmak isteyen ortak, şirketin son üç–beş yıllık banka hesap hareketleri, büyük hesap kodları, ortaklardan alacaklar/ortaklara borçlar hesapları, ilişkili şirket faturaları ve taşınmaz/araç devirlerini karşılaştırmalıdır. Değerleme tarihine yakın olağan dışı hareketler ayrıca açıklanmalıdır. Bu inceleme “mal kaçırıldığı varsayımıyla” değil, somut kayıt üzerinden yapılır.

Şirket Değeri ile Payın Gerçek Değeri Neden Birebir Aynı Formülle Çarpılmaz?

Şirketin toplam ekonomik değeri belirlendikten sonra ayrılan ortağın pay oranı önemli başlangıç verisidir; ancak payın hukuki ve ekonomik özellikleri ayrıca değerlendirilir. Pay üzerinde rehin, haciz veya intifa bulunması, şirket sözleşmesindeki haklar, oy imtiyazları ve paya bağlı yan edim yükümlülükleri somut uyuşmazlığa göre önem taşıyabilir.

Değerleme uzmanının hangi yöntemi kullandığı raporda açık olmalıdır. Net aktif değer yaklaşımı kullanıldıysa varlık ve borçların hangi değerlerle alındığı; gelir yaklaşımı kullanıldıysa sürdürülebilir kazanç, iskonto oranı ve projeksiyonların dayanağı; piyasa yaklaşımı kullanıldıysa karşılaştırılan şirket ve işlemlerin neden benzer kabul edildiği açıklanmalıdır. Sonuç rakamı tek başına denetlenebilir rapor oluşturmaz.

Birden fazla yöntem kullanılmışsa yöntemlere verilen ağırlık da gerekçelendirilmelidir. Örneğin taşınmaz ağırlıklı varlık şirketinde net aktif değerin, düzenli hizmet geliri üreten şirketlerde ise gelir kapasitesinin farklı ağırlık taşıması mümkündür. Kanun tek bir değerleme metodunu zorunlu kılmadığı için yöntem seçiminin şirketin gerçek ekonomik yapısına uygun olması gerekir.

Ayrılma Akçesinde Vergi ve Dağıtım Maliyeti Nasıl Ele Alınır?

Şirket varlığının brüt piyasa değeri ile ortaklara dağıtılabilir net ekonomik değer aynı olmayabilir. Bir varlığın satışı vergi, işlem maliyeti veya sözleşmesel yük doğuruyorsa değerleme uzmanı bu etkinin gerçek ve kaçınılmaz olup olmadığını incelemelidir. Henüz gerçekleşmemiş her muhtemel vergi tutarı otomatik biçimde şirket değerinden düşülemez; gerçek hukuki ve ekonomik dayanak gerekir.

Özellikle taşınmaz ve iştirak payı yoğun şirketlerde gizli değer artışlarının yanında gerçekleşme maliyetlerinin de şeffaf gösterilmesi gerekir. Taraflardan biri sadece brüt varlık değerini, diğeri ise bütün muhtemel vergileri en yüksek varsayımla kullanarak sonucu kendi lehine çekmemelidir. Değerleme, gerçekçi ve tutarlı varsayımlar üzerine kurulmalıdır.

Ortak Ayrılmadan Önce Kâr Dağıtımı Yapılmışsa Ne Olur?

Ayrılma öncesinde usulüne uygun ve gerçek kâra dayanan kâr dağıtımı yapılmışsa şirketin özkaynak ve nakit yapısı buna göre değişir. Buna karşılık ayrılma sürecinde sadece pay değerini düşürmek amacıyla çoğunluğa olağan dışı dağıtım veya ilişkili ödeme yapılması iddiası varsa işlemin hukuki dayanağı, genel kurul kararı, dağıtılabilir kâr ve eşit işlem ilkesi incelenir.

Değerleme dosyasında kâr dağıtım tarihleri, ortaklara ödenen tutarlar ve karar belgeleri ayrı listelenmelidir. Böylece gerçek ekonomik değişiklik ile değer manipülasyonu iddiası birbirinden ayrılır. TTK 641 gerçek değer tespitini amaçladığı için şirketin ekonomik durumunu yapay biçimde değiştiren işlemler görmezden gelinmemelidir.

Hukukçu İncelemesi ve E-E-A-T

Metin TTK 641’in gerçek değer ilkesi ile TTK 642’nin ödeme/muacceliyet ayrımı üzerine kurulmuştur. Sabit veya varsayımsal değerleme çarpanı verilmemiş, doğrulanmamış içtihat kullanılmamıştır.

Yazar

Av. Halil Bakırcı – Mersin Barosu, Sicil No: 3472
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp