B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Mahkeme Kararı Uygulanmazsa İdareye Karşı Tazminat Davası | İYUK m.28 | 2026

Mahkeme Kararı Uygulanmazsa İdareye Karşı Tazminat Davası | İYUK m.28 hakkında bu rehberin dayanağı İYUK m.28/3-4 hükmüdür. İdari yargı kararına göre işlem tesis edilmeyen veya eylemde bulunulmayan hallerde idare aleyhine maddi ve manevi tazminat davası açılabilir; kamu görevlisinin süresinde yerine getirmemesi halinde tazminat davası ilgili idareye yöneltilir. Metin, 2026 yılı itibarıyla yürürlükteki İYUK esas alınarak hazırlanmıştır.

Net kanuni kural: İdari yargı kararına göre işlem tesis edilmeyen veya eylemde bulunulmayan hallerde idare aleyhine maddi ve manevi tazminat davası açılabilir; kamu görevlisinin süresinde yerine getirmemesi halinde tazminat davası ilgili idareye yöneltilir.

Dosyaya etkisi: Kararın uygulanmaması ayrı bir hukuka aykırılık ve zarar kaynağı oluşturabilir; uygulama yükümlülüğünün muhatabı idaredir.

Net cevap ve kanuni dayanak

İYUK bakımından doğru sonuca ulaşmak için önce hüküm, sonra kronoloji, ardından belge kontrolü yapılmalıdır. İdari yargı kararına göre işlem tesis edilmeyen veya eylemde bulunulmayan hallerde idare aleyhine maddi ve manevi tazminat davası açılabilir; kamu görevlisinin süresinde yerine getirmemesi halinde tazminat davası ilgili idareye yöneltilir. Kararın uygulanmaması ayrı bir hukuka aykırılık ve zarar kaynağı oluşturabilir; uygulama yükümlülüğünün muhatabı idaredir.

Maddenin amacı ve sistem içindeki yeri

Vekille takip edilen dosyada vekaletnamenin kapsamı ve özel yetki gerektiren işlemler ayrıca kontrol edilir. Tebligatın kime ve ne zaman yapıldığı süre hesabı bakımından önem taşır. Yurt dışındaki taraflarda konsolosluk ve elektronik tebligat imkanları da dosyanın koşullarına göre değerlendirilir.

Kuralın kapsamı

Sonuç bölümü açık olmalıdır: hangi idari işlemin iptali, hangi miktar veya zarar kaleminin tazmini, varsa yürütmenin durdurulması ve yargılama giderleri ayrı ayrı talep edilir. Mahkemenin idare yerine geçerek yeni bir işlem kurması değil, hukuka uygunluk denetimi yapması istendiği unutulmamalıdır.

Uygulanma şartları

İdari yargı kararına göre işlem tesis edilmeyen veya eylemde bulunulmayan hallerde idare aleyhine maddi ve manevi tazminat davası açılabilir; kamu görevlisinin süresinde yerine getirmemesi halinde tazminat davası ilgili idareye yöneltilir. Bu düzenleme, uyuşmazlığı soyut bir hakkaniyet değerlendirmesine bırakmaz; hangi hukuki koşulun aranacağını önceden belirler. Dava dosyasında kullanılan her iddia, bu kanuni koşullardan biriyle ilişkilendirilmeli ve işlemin tarih-sayısı ile tebliğ ya da öğrenme tarihi açıkça gösterilmelidir.

Somut olayda ilk yapılacak kontrol

Kararın uygulanmaması ayrı bir hukuka aykırılık ve zarar kaynağı oluşturabilir; uygulama yükümlülüğünün muhatabı idaredir. Bunun pratik anlamı, kanun metninin yalnız alıntılanması değil, hükümdeki kavramların dosyanın gerçek olgularıyla eşleştirilmesidir. İşlem, başvuru, cevap ve tebliğ evrakı ayrı kronolojik sıraya konulduğunda hem süre hesabı hem de talebin kapsamı denetlenebilir hale gelir.

Süre ve kronoloji yönetimi

Uygulamada şu örnek kuralın sınırını gösterir: Kararın idareye tebliği, 30 günlük azami süre, yapılan yazışmalar ve uygulamama nedeniyle doğan zarar belgelenerek dosya oluşturulur. Örneğin değeri, başka dosyaya otomatik sonuç taşımak değil; İYUK m.28/3-4 hükmündeki unsurun hangi somut vakıa üzerinden test edildiğini göstermesidir. Benzer görünen dosyada tarih, işlem türü veya statü farklıysa hukuki sonuç da farklılaşabilir.

Dilekçenin kurulması

Tazminat talebini doğrudan kamu görevlisine yöneltmek m.28/4’teki açık düzenlemeyle bağdaşmaz. Bu risk dava açılmadan önce giderilebilir. Bunun için dava konusu işlemin tam örneği, tebliğ belgesi, varsa idari başvuru ve cevabı, yetki-görev bağlantısını gösteren bilgiler ve talebi destekleyen maddi belgeler aynı kontrol dosyasında tutulmalıdır.

Delil ve belge düzeni

İlk inceleme bakımından yalnız esasa ilişkin hukuka aykırılık yeterli değildir. İYUK m.14 çerçevesinde görev ve yetki, idari merci tecavüzü, ehliyet, kesin ve yürütülmesi gereken işlem, süre, husumet ve dilekçe şartları da denetlenir. Bu nedenle İYUK m.28/3-4 konusundaki güçlü esas argümanı usul eksikliği nedeniyle etkisiz bırakmamak gerekir.

Mahkemenin inceleme yöntemi

Dava dilekçesinde olay anlatımı ile hukuki nedenler ayrılmalıdır. Önce olayların tarih sırasına göre kısa ve doğrulanabilir özeti, sonra İYUK m.28/3-4 kapsamında kanuni kural, ardından bu kuralın somut olaya uygulanması ve en sonda açık sonuç-talep yazılmalıdır. Belirsiz, alternatifli ve birbiriyle çelişen taleplerden kaçınılmalıdır.

Bağlantılı İYUK hükümleri

Süre hesabında tebliğ veya kanunun özel olarak esas aldığı başka başlangıç olayı belirlenmeden takvim çıkarılmamalıdır. İYUK m.7 ve m.8’in genel ilkeleri ile İYUK m.28/3-4 hükmünde yer alan özel süre veya usul varsa birlikte uygulanır. Özel düzenleme genel kuraldan farklıysa özel düzenleme esas alınır.

Birinci uygulama örneği

Örnek 1: Kararın idareye tebliği, 30 günlük azami süre, yapılan yazışmalar ve uygulamama nedeniyle doğan zarar belgelenerek dosya oluşturulur. Bu örnekte önce işlem ve tebliğ tarihi, sonra İYUK m.28/3-4 kapsamında aranan unsur, son olarak talep sonucu kontrol edilir.

İkinci uygulama örneği

Örnek 2: Aynı başlıktaki ikinci dosyada işlem türü, davacının statüsü veya tebliğ tarihi farklıysa ilk örneğin sonucu otomatik uygulanmaz. Kararın uygulanmaması ayrı bir hukuka aykırılık ve zarar kaynağı oluşturabilir; uygulama yükümlülüğünün muhatabı idaredir. Bu nedenle her dosya kendi belge ve kronolojisi üzerinden incelenir.

Sık yapılan usul hataları

Kritik hata: Tazminat talebini doğrudan kamu görevlisine yöneltmek m.28/4’teki açık düzenlemeyle bağdaşmaz. Ayrıca yanlış görevli/yetkili mahkeme seçimi, sürenin yanlış başlangıçtan hesaplanması ve tebliğ belgesinin dosyaya konulmaması sık görülen usul sorunlarıdır.

Yanlış yorum ile doğru yaklaşım arasındaki fark

Dava açıldıktan sonra dosya tebligatları günlük değil, hukuki süre doğuran işlemler olarak takip edilmelidir. Savunma, ara karar, bilirkişi incelemesi, duruşma veya kanun yolu bildirimi geldiğinde tebliğ tarihi aynı gün kayda alınmalı; son gün hafta sonu ve resmi tatil kontrolüyle hesaplanmalıdır.

Dava öncesi kontrol listesi

Kanuni düzenlemenin amacı, idari yargılamayı öngörülebilir hale getirmektir. İYUK m.28/3-4 yönünden mahkeme önüne getirilen uyuşmazlıkta tarafın ne istediği, idarenin hangi işlemi yaptığı ve bu işlemin hangi hukuk normuyla çatıştığı üç ayrı cümleyle ifade edilemiyorsa dilekçe yeniden sadeleştirilmelidir.

Karar veya başvuru sonrasında yapılacaklar

İdari işlemin gerekçesi ile dava dilekçesindeki itiraz aynı düzlemde karşılaştırılmalıdır. İşlem yetki yönünden sakatsa yetkili makam; şekil yönünden sakatsa zorunlu usul; sebep yönünden sakatsa maddi ve hukuki neden; konu yönünden sakatsa doğurduğu hukuki sonuç; maksat yönünden sakatsa kamu yararı amacı tartışılır.

SEO ve kullanıcı arama niyeti açısından kısa özet

Mahkeme kararından sonra da süre ve işlem takibi sona ermez. Kararın tebliği, varsa istinaf veya temyiz yolu, yürütmenin durdurulması kararı ve kararın idarece uygulanması ayrı aşamalardır. İYUK m.28 kapsamındaki uygulama yükümlülüğü gibi sonraki hükümler, dosyanın niteliğine göre ayrıca devreye girebilir.

Sonuç

Arama motorunda bu başlığı arayan kişinin ihtiyacı yalnız bir madde numarası değildir; hangi tarihin esas alınacağı, hangi belgeye ihtiyaç bulunduğu, hangi mahkemeye gidileceği ve hangi hatanın hak kaybı yaratacağıdır. Bu nedenle hukuki içerik, kanun hükmünü pratik işlem sırasıyla birlikte açıklamalıdır.

İlgili site içi rehberler

Resmî kaynaklar

İYUK m.28’de kararın uygulanmaması hâlinde tazminat talebinin muhatabı

Mahkeme kararının süresi içinde yerine getirilmemesi, idarenin yargı kararına uyma yükümlülüğünü ihlal eder. İYUK m.28’de, kararların gereğinin yerine getirilmemesinden doğan zararların tazmini için idare aleyhine dava açılmasına ilişkin özel düzenleme bulunur.

Kamu görevlilerinin mahkeme kararını uygulamaması hâlinde tazminat davasının doğrudan ilgili kamu görevlisine yöneltilmesi yerine, Kanunun güncel sisteminde ilgili idare muhatap alınır. Talepte uygulanmayan karar, tebliğ tarihi, 30 günlük genel uygulama süresi ve doğduğu ileri sürülen zarar ayrı ayrı belgelenmelidir.

Sık sorulan sorular

İYUK m.28/3-4 bu konuda doğrudan uygulanır mı?

Evet. Bu rehberde açıklanan ana kural İYUK m.28/3-4 hükmüne dayanır. Somut olayda bağlantılı süre, görev, yetki ve kanun yolu hükümleri ayrıca kontrol edilir.

Dava süresi nasıl güvenli hesaplanır?

Önce dava süresini başlatan tebliğ, ilan, yayın veya özel olay kesinleştirilir; sonra özel kanun süresi olup olmadığı kontrol edilir ve İYUK m.8 süre hesabı uygulanır.

Hangi belgeler başlangıçta dosyalanmalıdır?

Dava konusu işlem, tebliğ belgesi, varsa idari başvuru ve cevap, vekaletname, zararı veya menfaat bağını gösteren belgeler ve ilgili teknik kayıtlar birlikte hazırlanmalıdır.

Yürütmenin durdurulması otomatik mıdır?

Hayır. Dava açılması işlemi kendiliğinden durdurmaz. İYUK m.27 şartları oluşuyorsa yürütmenin durdurulması ayrıca ve gerekçeli biçimde istenir.

Mahkeme dosyayı kendiliğinden araştırır mı?

İYUK m.20 re’sen araştırma yetkisi verir; buna rağmen taraf elindeki delilleri sunmalı ve idarede bulunan kayıtları açıkça tanımlamalıdır.

Resmî mevzuat nereden doğrulanır?

Güncel kanun metni Mevzuat Bilgi Sistemi üzerinden, yüksek idari yargıya ilişkin kurumsal bilgiler Danıştayın resmî sitesinden kontrol edilmelidir.

Dosya hazırlığında ek kontrol

Sonuç bölümü açık olmalıdır: hangi idari işlemin iptali, hangi miktar veya zarar kaleminin tazmini, varsa yürütmenin durdurulması ve yargılama giderleri ayrı ayrı talep edilir. Mahkemenin idare yerine geçerek yeni bir işlem kurması değil, hukuka uygunluk denetimi yapması istendiği unutulmamalıdır. Görev ve yetki, kamu düzeniyle ilişkili usul sorunlarıdır. Konu personel, taşınmaz, tam yargı veya vergi uyuşmazlığına dönüşüyorsa İYUK m.32-37 arasındaki özel yetki kuralları ayrıca incelenmelidir. Sadece davacının bulunduğu şehirden hareketle mahkeme seçmek güvenli bir yöntem değildir.

Dosya hazırlığında ek kontrol

Süre hesabında tebliğ veya kanunun özel olarak esas aldığı başka başlangıç olayı belirlenmeden takvim çıkarılmamalıdır. İYUK m.7 ve m.8’in genel ilkeleri ile İYUK m.28/3-4 hükmünde yer alan özel süre veya usul varsa birlikte uygulanır. Özel düzenleme genel kuraldan farklıysa özel düzenleme esas alınır. Dosya kontrolünde bir sayfalık kronoloji tablosu etkili olur: işlem tarihi, tebliğ tarihi, idari başvuru tarihi, idarenin cevap tarihi, zımni ret tarihi varsa bu tarih, dava son günü ve yapılan yargısal işlemler ayrı satırlara yazılır. Bu tablo, İYUK m.28/3-4 uygulamasında tarih kaynaklı hatayı azaltır.

Dosya hazırlığında ek kontrol

Mahkeme kararından sonra da süre ve işlem takibi sona ermez. Kararın tebliği, varsa istinaf veya temyiz yolu, yürütmenin durdurulması kararı ve kararın idarece uygulanması ayrı aşamalardır. İYUK m.28 kapsamındaki uygulama yükümlülüğü gibi sonraki hükümler, dosyanın niteliğine göre ayrıca devreye girebilir. Uygulamada şu örnek kuralın sınırını gösterir: Kararın idareye tebliği, 30 günlük azami süre, yapılan yazışmalar ve uygulamama nedeniyle doğan zarar belgelenerek dosya oluşturulur. Örneğin değeri, başka dosyaya otomatik sonuç taşımak değil; İYUK m.28/3-4 hükmündeki unsurun hangi somut vakıa üzerinden test edildiğini göstermesidir. Benzer görünen dosyada tarih, işlem türü veya statü farklıysa hukuki sonuç da farklılaşabilir.

Dosya hazırlığında ek kontrol

İdari yargı kararına göre işlem tesis edilmeyen veya eylemde bulunulmayan hallerde idare aleyhine maddi ve manevi tazminat davası açılabilir; kamu görevlisinin süresinde yerine getirmemesi halinde tazminat davası ilgili idareye yöneltilir. Bu düzenleme, uyuşmazlığı soyut bir hakkaniyet değerlendirmesine bırakmaz; hangi hukuki koşulun aranacağını önceden belirler. Dava dosyasında kullanılan her iddia, bu kanuni koşullardan biriyle ilişkilendirilmeli ve işlemin tarih-sayısı ile tebliğ ya da öğrenme tarihi açıkça gösterilmelidir. İdari başvuru yapılmışsa başvurunun hangi kanun maddesine dayandığı açıkça belirlenmelidir. Özellikle İYUK m.10 ile m.11 farklı işlevlere sahiptir; birinde işlem veya eylem yapılması istenirken diğerinde mevcut işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni işlem yapılması talep edilir. Süreye etkileri de buna göre hesaplanır.

Dosya hazırlığında ek kontrol

Delil bakımından idari yargının re’sen araştırma ilkesi tarafın dosyasını belgesiz bırakmasına izin veren bir kural değildir. Elde bulunan belgeler başlangıçta sunulmalı; idarede bulunan ve tarafın erişemediği kayıtlar açıkça tanımlanarak mahkemeden getirtilmesi istenmelidir. Elektronik tebligat ve UYAP kayıtları da tarih ispatı bakımından saklanmalıdır. Bir uyuşmazlığın hukuki adı ile gerçekte talep edilen sonuç aynı olmayabilir. Davacı ‘itiraz’ dediği halde hukuken iptal davası, ‘zararım ödensin’ dediği halde tam yargı davası gerekebilir. Bu nedenle başlığa değil talebin maddi içeriğine bakılarak İYUK’taki doğru dava türü ve usul seçilir.

Dosya hazırlığında ek kontrol

Arama motorunda bu başlığı arayan kişinin ihtiyacı yalnız bir madde numarası değildir; hangi tarihin esas alınacağı, hangi belgeye ihtiyaç bulunduğu, hangi mahkemeye gidileceği ve hangi hatanın hak kaybı yaratacağıdır. Bu nedenle hukuki içerik, kanun hükmünü pratik işlem sırasıyla birlikte açıklamalıdır. Tazminat talebini doğrudan kamu görevlisine yöneltmek m.28/4’teki açık düzenlemeyle bağdaşmaz. Bu risk dava açılmadan önce giderilebilir. Bunun için dava konusu işlemin tam örneği, tebliğ belgesi, varsa idari başvuru ve cevabı, yetki-görev bağlantısını gösteren bilgiler ve talebi destekleyen maddi belgeler aynı kontrol dosyasında tutulmalıdır.

Dosya hazırlığında ek kontrol

Kararın uygulanmaması ayrı bir hukuka aykırılık ve zarar kaynağı oluşturabilir; uygulama yükümlülüğünün muhatabı idaredir. Bunun pratik anlamı, kanun metninin yalnız alıntılanması değil, hükümdeki kavramların dosyanın gerçek olgularıyla eşleştirilmesidir. İşlem, başvuru, cevap ve tebliğ evrakı ayrı kronolojik sıraya konulduğunda hem süre hesabı hem de talebin kapsamı denetlenebilir hale gelir. Dava açıldıktan sonra dosya tebligatları günlük değil, hukuki süre doğuran işlemler olarak takip edilmelidir. Savunma, ara karar, bilirkişi incelemesi, duruşma veya kanun yolu bildirimi geldiğinde tebliğ tarihi aynı gün kayda alınmalı; son gün hafta sonu ve resmi tatil kontrolüyle hesaplanmalıdır.

Dosya hazırlığında ek kontrol

Görev ve yetki, kamu düzeniyle ilişkili usul sorunlarıdır. Konu personel, taşınmaz, tam yargı veya vergi uyuşmazlığına dönüşüyorsa İYUK m.32-37 arasındaki özel yetki kuralları ayrıca incelenmelidir. Sadece davacının bulunduğu şehirden hareketle mahkeme seçmek güvenli bir yöntem değildir. İdareden gelen yazı kesin işlem mi, hazırlık işlemi mi, bilgi verme yazısı mı yoksa başvurunun reddi mi sorusu ayrıca cevaplanmalıdır. Kesin ve yürütülmesi gereken işlem şartı İYUK m.14 ilk incelemesinin temel başlıklarındandır; henüz hukuki sonuç doğurmayan hazırlık aşamasına erken dava açılması usul sorunu yaratabilir.

Dosya hazırlığında ek kontrol

Dosya kontrolünde bir sayfalık kronoloji tablosu etkili olur: işlem tarihi, tebliğ tarihi, idari başvuru tarihi, idarenin cevap tarihi, zımni ret tarihi varsa bu tarih, dava son günü ve yapılan yargısal işlemler ayrı satırlara yazılır. Bu tablo, İYUK m.28/3-4 uygulamasında tarih kaynaklı hatayı azaltır. İlk inceleme bakımından yalnız esasa ilişkin hukuka aykırılık yeterli değildir. İYUK m.14 çerçevesinde görev ve yetki, idari merci tecavüzü, ehliyet, kesin ve yürütülmesi gereken işlem, süre, husumet ve dilekçe şartları da denetlenir. Bu nedenle İYUK m.28/3-4 konusundaki güçlü esas argümanı usul eksikliği nedeniyle etkisiz bırakmamak gerekir.

Dosya hazırlığında ek kontrol

Uygulamada şu örnek kuralın sınırını gösterir: Kararın idareye tebliği, 30 günlük azami süre, yapılan yazışmalar ve uygulamama nedeniyle doğan zarar belgelenerek dosya oluşturulur. Örneğin değeri, başka dosyaya otomatik sonuç taşımak değil; İYUK m.28/3-4 hükmündeki unsurun hangi somut vakıa üzerinden test edildiğini göstermesidir. Benzer görünen dosyada tarih, işlem türü veya statü farklıysa hukuki sonuç da farklılaşabilir. Kanuni düzenlemenin amacı, idari yargılamayı öngörülebilir hale getirmektir. İYUK m.28/3-4 yönünden mahkeme önüne getirilen uyuşmazlıkta tarafın ne istediği, idarenin hangi işlemi yaptığı ve bu işlemin hangi hukuk normuyla çatıştığı üç ayrı cümleyle ifade edilemiyorsa dilekçe yeniden sadeleştirilmelidir.

Sonuç: İdari yargı kararına göre işlem tesis edilmeyen veya eylemde bulunulmayan hallerde idare aleyhine maddi ve manevi tazminat davası açılabilir; kamu görevlisinin süresinde yerine getirmemesi halinde tazminat davası ilgili idareye yöneltilir. Tazminat talebini doğrudan kamu görevlisine yöneltmek m.28/4’teki açık düzenlemeyle bağdaşmaz. Bu nedenle Mahkeme Kararı Uygulanmazsa İdareye Karşı Tazminat Davası | İYUK m.28 konusunda işlem yapılmadan önce güncel mevzuat metni ile somut dosya tarihleri birlikte kontrol edilmelidir.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp