B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Mirasçının Alacaklısı Paylaşmaya Nasıl Katılır? TMK m. 648 Kayyım Talebi

TMK m. 648, açılmış mirasta belirli şartları sağlayan alacaklının, borçlu mirasçının yerine paylaşmaya katılmak üzere kayyım atanmasını sulh hâkiminden isteyebileceğini düzenler. Kanun üç durumu sayar: mirasçının payını devralmış olmak, payını haczettirmiş olmak veya mirasçıya karşı alınmış borç ödemeden aciz belgesine sahip olmak. Yalnız alacaklı olduğunu söylemek bu özel başvuru için yeterli değildir.

Kayyım atanması alacaklıyı mirasçı yapmaz; terekenin tamamını da alacaklının malı hâline getirmez. Amaç, kanunda belirtilen hukuki menfaati paylaşım aşamasında korumaktır. Miras ortaklığını yöneten temsilci, hacizli payın paraya çevrilmesi ve mirasın reddinin iptali farklı kurumlar olarak ayrıca değerlendirilmelidir.

Alacaklının paylaşmaya katılım yolu: Açılmış mirası doğrula, Devir, haciz veya aczi belge, Sulh hâkiminden kayyım iste, Paylaşım ve tahsil hesabını izle
Alacaklı mirasçı olmaz; kayyım kararı belirli paylaşma görevi için kullanılır.

Başvurudan önce mirasın açılmış olması neden gerekir?

TMK m. 648 açıkça açılmış mirastan söz eder. Mirasbırakan hayattayken bir kişinin gelecekte mirasçı olacağı beklentisi, bu madde kapsamında mevcut pay gibi kullanılamaz. Önce ölüm ve mirasın açılması, ardından borçlu kişinin mirasçılığı belirlenir. Beklenen miras ile doğmuş miras payı ayrı hukuki durumlardır.

Başvuruda mirasbırakanın kimliği, ölüm kaydı ve borçlu mirasçının sıfatı ortaya konulur. Mirasçılık durumu değişmiş veya çekişmeli hâle gelmişse bunun başvuruya etkisi açıklanır. Daha önce düzenlenmiş bir belgenin güncel hukuki durumu yansıttığı varsayılmaz.

Mirasçılık belgesi pay ve mirasçı bilgilerini göstermeye yarar. Ancak bu belge tek başına başvuranın alacaklı olduğunu, haciz bulunduğunu veya payı devraldığını kanıtlamaz. Her sıfat kendi dayanak belgesiyle kurulmalıdır.

Mirasçının alacaklısı ile tereke alacaklısı aynı kişi midir?

M. 648’de korunan menfaat, belirli mirasçının payıyla ilişkilidir. Bir kişinin mirasbırakandan alacaklı olması ile mirasçıdan kişisel alacaklı olması aynı durum değildir. Terekenin bankaya borcu varsa banka tereke alacaklısıdır; mirasçının kendi borcu varsa ilgili alacaklı o mirasçının payına yönelen ilişkiyi açıklamalıdır.

Başvuruda borç ilişkisinin tarafları karıştırılmamalıdır. Borç sözleşmesi, takip dosyası veya pay devri belgesinde kimin hangi sıfatla yer aldığı gösterilir. Aynı soyadı, aile ilişkisi veya kişinin tereke malını kullanması, kişisel borç ilişkisini ispatlayan olgu yerine geçmez.

Bu ayrım, talep edilen kayyımın görevini de belirler. Alacaklı, bütün terekenin yönetimini kendi alacağının tahsili için devralmaz. M. 648’deki kayyım, kanunda belirtilen mirasçının yerine paylaşmaya katılma amacıyla atanır. Talebin sınırı bu belirli pay ve hukuki menfaatle bağlantılı tutulur.

Kanunda sayılan üç başvuru durumu birlikte mi aranır?

TMK m. 648, payı devralma, payı haczettirme ve borç ödemeden aciz belgesine sahip olmayı alternatif durumlar olarak düzenler. Bir kişinin hem pay devri sözleşmesi hem haciz hem aciz belgesi sunması zorunlu bir üçlü şart değildir. Hangi yola dayanıldığı açıkça belirtilmeli ve o yolun hukuken oluştuğu belgelenmelidir.

Başvuran birden fazla dayanağa sahipse her biri ayrı gösterilebilir. Ancak bir belgenin diğerinin yerine geçtiği varsayılmamalıdır. Ödeme emri, tek başına miras payının haczedildiğini göstermez. Haciz talep dilekçesiyle uygulanmış haciz aynı değildir. Borçlunun mal bildiriminde bulunmaması da kendiliğinden borç ödemeden aciz belgesi oluşturmaz.

Bu üç gruptan hiçbirine girmeyen kişi, yalnız paylaşımın yapılmasını istemesi nedeniyle m. 648’den yararlanmış sayılmaz. Başvuru hakkı, alacağın varlığı kadar kanunun aradığı özel hukuki konuma da bağlıdır.

Miras payını devralan üçüncü kişi neden ayrıca kayyım ister?

TMK m. 677, bir mirasçının üçüncü kişiyle miras payının devrine ilişkin sözleşmesinin noterlikçe düzenlenmesini arar. Aynı hüküm, bu sözleşmenin üçüncü kişiye paylaşmaya katılma yetkisi vermediğini açıkça belirtir. Sözleşme, paylaşma sonunda mirasçıya özgülenen payın kendisine verilmesini isteme hakkı sağlar.

M. 648’deki kayyım yolu bu ayrımla birlikte okunur. Payı devralan kişi, devir sözleşmesini göstererek kendisini diğer mirasçılarla aynı konuma yerleştiremez. Kanuni koşullar varsa, borçlu veya devreden mirasçının yerine paylaşmaya katılacak kayyım atanmasını ister. Böylece sözleşmeden doğan menfaat ile mirasçılık sıfatı birbirine karıştırılmaz.

Sözleşmede hangi terekenin hangi payının devredildiği, devrin kapsamı ve taraflar belirli olmalıdır. Terekenin belirli bir malı hakkındaki sıradan satış sözü, incelenmeden miras payının devri sayılmaz. Belgenin adı değil içeriği ve geçerlilik şartları esas alınır.

Miras payının haczedildiği nasıl gösterilir?

Alacaklı hacze dayanıyorsa, borçlu mirasçının payına yönelik haciz işleminin kayıtlarını sunmalıdır. İcra ve İflas Kanunu m. 94, paylaşılmamış miras payının haczinde bildirim ve ilgili kayıt işlemlerini düzenler. Tereke taşınmazındaki tasfiye sonunda doğacak payla belirli malın mülkiyeti aynı şey değildir.

Takip dosyası numarası, borçlu kimliği, haciz tarihi, haczin konusu ve devam eden hukuki durumu açık olmalıdır. Kaldırılmış veya sona ermiş bir işlem güncel haciz gibi gösterilmemelidir. Tapuya işlenen kayıt varsa hangi miras payıyla ve hangi dosyayla bağlantılı olduğu açıklanır.

Haciz, alacaklıya bütün tereke üzerinde serbest tasarruf yetkisi vermez. Diğer mirasçıların hakları devam eder. M. 648 talebinde hangi payın haczedildiği ile kayyımın hangi mirasçının yerine paylaşmaya katılacağı birbirini karşılamalıdır.

Borç ödemeden aciz belgesi hangi işlevi görür?

Üçüncü başvuru durumu, mirasçıya karşı alınmış borç ödemeden aciz belgesinin elde bulunmasıdır. Belgenin borçlusu, alacaklısı, düzenlendiği takip ve içerdiği tutar belirlenir. Başka kişiye karşı alınmış belge, borçlu mirasçının ekonomik durumunu açıklayan bir belge olarak kullanılamaz.

Başvuru, kişinin ödeme yapmadığına ilişkin genel kanaat üzerine kurulmaz. İcra dosyasındaki belirli belgenin hukuki niteliği ve m. 648’de aranan koşulu karşılayıp karşılamadığı ortaya konulur. Tahsil edilemeyen çek, karşılıksız ödeme bildirimi veya malvarlığının bulunamadığına ilişkin sıradan yazı, adı ve içeriği incelenmeden aynı belge sayılmamalıdır.

Aciz belgesine dayanan yol ile miras payının haczedilmiş olmasına dayanan yol birbirinden ayrıdır. Başvuran, hangisini ileri sürdüğünü açıklayarak gerekli kayıtları ekler. Borçta sonraki ödeme veya değişiklik varsa kayyım isteminin dayandığı güncel menfaatle birlikte gösterilir.

Kayyımı kim atar ve başvuruda hangi karar istenir?

M. 648, atama isteminin sulh hâkimine yöneltileceğini açıkça belirtir. Başvuruda, ilgili mirasçının yerine paylaşmaya katılmak üzere kayyım atanması istenir. “Mirasın tamamını alacaklıya verin” veya “diğer mirasçıların imzasını geçersiz sayın” biçimindeki sonuçlar bu hükmün doğrudan düzenlediği talep değildir.

Mahkemeye sunulan olgu dizisi kısa fakat tam olmalıdır: açılmış miras, borçlu mirasçı, başvuranın alacağı veya pay devri ilişkisi, kanundaki üç dayanak durumundan biri ve istenen temsil görevi. Mevcut paylaşma dosyası varsa numarası ve aşaması belirtilir. Aynı terekeye ilişkin başka temsil kararı da gizlenmeden sunulur.

Atama kararı verildiğinde kararın görev kapsamı esas alınır. Kayyımın hangi paylaşımda, kimin yerine ve hangi hukuki iş için hareket edeceği anlaşılır olmalıdır. Atamanın varlığı, kapsamı dışındaki bütün malvarlığı işlemlerini yapma yetkisi olarak yorumlanamaz.

Kayyımın görevi alacaklı adına bütün mirası tahsil etmek midir?

TMK m. 403 kayyımı belirli işleri görmek veya malvarlığını yönetmek için atanan kişi olarak tanımlar. M. 648’de bu belirli iş, ilgili mirasçının yerine paylaşmaya katılmaktır. Kayyım, göreviyle bağlantılı pay ve tereke hesabını inceleyerek mahkemenin çizdiği temsil alanında hareket eder.

Bu görev, bütün mirasçıların haklarını yeniden belirleme yetkisi değildir. Pay oranları, tereke borçları ve mirasbırakanın geçerli tasarrufları kendi hükümlerine göre değerlendirilir. Alacaklının istediği tutarın yüksek olması, borçlu mirasçının payının büyütülmesini veya diğer mirasçıların mallarının ona geçirilmesini sağlamaz.

Paylaşma sonunda elde edilen değerle alacaklının tahsili arasındaki bağ da usulüne uygun kurulmalıdır. Kayyımın katılımı, icra dosyasını gereksiz kılan veya alacağın kendiliğinden ödendiği anlamına gelen işlem değildir. Tahsil ve mahsup kayıtları ayrıca tutulur.

Paylaşma kayyımı atanması mirasçının ehliyetini kaldırır mı?

TMK m. 458, kişiye kayyım atanmasının fiil ehliyetini etkilemediğini düzenler. Bu nedenle m. 648 kapsamında belirli paylaşma görevi için kayyım atanması, borçlu mirasçının bütün hukuki işlemleri yapamaz hâle geldiği veya genel olarak kısıtlandığı anlamına gelmez. Kararın konusu, kanunda belirtilen menfaatin paylaşımda temsil yoluyla korunmasıdır.

Atama kararı başka bankacılık, aile veya ticari ilişkilerde genel ehliyetsizlik belgesi gibi kullanılamaz. Buna karşılık pay üzerindeki haciz ve diğer geçerli kısıtlamalar kendi hukuki sonuçlarını doğurmaya devam eder. Kayyımın görev alanıyla borçlunun genel fiil ehliyeti birbirinden ayrılmalıdır.

Başvuruda borçlu kişinin yaşına veya sağlık durumuna ilişkin dayanaksız açıklamalar eklemek m. 648 koşullarını güçlendirmez. Bu özel yolun dayanağı, pay devri, haciz veya aciz belgesiyle kurulan hukuki konumdur. Başka bir vesayet sebebi ileri sürülecekse onun koşulları ve başvuru yolu ayrıca ele alınır.

Miras ortaklığı temsilcisiyle paylaşma kayyımı arasındaki fark nedir?

TMK m. 640, mirasçılardan birinin talebi üzerine miras ortaklığına paylaşmaya kadar temsilci atanmasını düzenler. Bu kurum terekenin yönetimi ve korunmasıyla ilgilidir. M. 648 ise belirli koşullardaki alacaklının, bir mirasçının yerine paylaşmaya katılım için kayyım istemesini düzenler. Başvuran kişi ve temsilin amacı farklıdır.

Miras ortaklığı temsilcisi, görevlendirildiği ölçüde ortaklığın işlerini yürütür. Paylaşma kayyımı ise bütün terekeyi yöneten genel temsilci kabul edilmez. Aynı dosyada farklı temsil ilişkileri bulunuyorsa kararların kapsamları karşılaştırılmalıdır.

Alacaklı, m. 640’taki mirasçı başvurusunu kendi sıfatı varmış gibi kullanmamalıdır. M. 648’in özel koşullarını karşılayıp karşılamadığı ayrı incelenir. Bu ayrım, hem doğru talebin kurulmasını hem de verilen kararın hangi işlemlerde kullanılabileceğinin anlaşılmasını sağlar.

Kayyım atanması ile hacizli payın satılması aynı işlem midir?

İİK m. 121, paylaşılmamış miras payı gibi malların satılması gerektiğinde icra memurunun satışın nasıl yapılacağını icra mahkemesinden sormasını düzenler. Bu hüküm, haczedilmiş hakkın paraya çevrilmesine ilişkindir. TMK m. 648’deki kayyım ataması ise paylaşmaya temsil yoluyla katılımı konu alır.

Bir dosyada iki düzenlemenin de ilgili olması mümkündür; fakat biri diğerinin yerine geçen genel izin değildir. İcra mahkemesinin satış veya diğer tedbire ilişkin kararıyla sulh hâkiminin kayyım görevlendirmesi farklı hukuki sonuçlar doğurur. Başvuruda hangi aşamanın tamamlandığı ve hangi işlemin istendiği açık gösterilir.

Hacizli payı paraya çevirme yoluna ilişkin bir belge, içeriğinde bulunmayan temsil yetkisini yaratmaz. Aynı şekilde kayyım atanması, her tereke malının doğrudan açık artırmaya çıkarıldığı anlamına gelmez. İşlemler arasındaki bağlantı dosya kararları ve kanuni yetkiler üzerinden kurulur.

Kayyımın paylaşım hesabını inceleyebilmesi için hangi bilgiler gerekir?

Paylaşım hesabı, terekenin mal ve alacakları ile borçlarını birlikte göstermelidir. Borçlu mirasçının payı sadece tek bir taşınmazın piyasa bedelinden hesaplanamaz. Geçerli miras payı, terekenin yükümlülükleri ve paylaşımı etkileyen özel hükümler dikkate alınır. M. 648, maddi miras hukukunun bu kurallarını değiştirmez.

TMK m. 646 ve m. 649, paylaşımda ilgili bilgi verme yükümlülüklerini düzenler. Tereke mallarını elinde bulunduran veya mirasbırakana borçlu mirasçıların ilişkileri açıklanmalıdır. Kayyımın görevi bakımından gerekli hesap ve belgeler, temsil yetkisinin sınırları içinde ele alınır.

Bilgi talebiyle tahsil istemi farklı işlemlerdir. Hesapta görülen bir varlığın doğrudan alacaklı hesabına aktarılması, yalnız bilgi belgesinin bulunmasına dayanılarak yapılmaz. Hangi tutarın hangi işlemle borçlu mirasçıya özgülendiği ve alacaklı hakkına nasıl bağlandığı kayıtlarla izlenir.

Diğer mirasçılar hangi haklarını korur?

Kayyım atanması, diğer mirasçıların paylarını azaltan bağımsız bir yaptırım değildir. Onların tereke malları, borçlar, değerleme ve paylaşım biçimi hakkındaki hakları ilgili miras hükümlerine göre sürer. Borçlu mirasçının kişisel borcu, sırf m. 648 başvurusu yapıldığı için bütün mirasçıların kişisel borcuna dönüşmez.

Diğer mirasçılar hesapta yanlış mal, iki kez yazılmış alacak veya eksik borç bulunduğunu ilgili belgelerle ortaya koyabilir. Kayyımın görev kapsamı aşılmışsa bu husus da karar ve işlem üzerinden somutlaştırılır. Başvuruyu yapan alacaklıyla aile arasındaki kişisel anlaşmazlık, pay hesabının hukuki ölçütü değildir.

Paylaşma anlaşması yapılırken kayyımın temsil ettiği kişi ve kararın kapsamı açık gösterilir. Bir kişinin imzası, temsil edilmeyen diğer mirasçıların iradesi yerine kullanılamaz. Yetki zinciriyle paylaşım hesabının aynı belgelerde uyumlu olması gerekir.

Borçlu mirası reddetmişse m. 648 doğrudan uygulanır mı?

Başvurunun konusu olan miras payının mevcut olması gerekir. Geçerli miras reddi, borçlu kişinin paylaşımda hangi sıfatla yer alacağını etkiler. Ret işlemi varken kişi hâlen aynı payın sahibiymiş gibi kayyım talebi hazırlanamaz; önce mirasçılık durumunun hukuki sonucu belirlenmelidir.

TMK m. 617, şartları varsa alacaklıların mirasın reddinin iptalini istemesini düzenleyen ayrı yoldur. Alacaklının mirasın reddine karşı başvurusu kendi süre ve koşullarına tabidir. M. 648 talebi, ret işlemini kendiliğinden iptal etmez.

Başvuru dosyasında ret beyanı, buna ilişkin kayıtlar ve mirasçılık belgesinin güncel durumu birlikte sunulur. Farklı hukuki yollar kullanılıyorsa her birinin talep sonucu ayrı belirlenir. Kayyım atanmasıyla reddin iptali aynı karar isteniyormuş gibi birleştirilmemelidir.

Başvuru dosyası hangi belge gruplarından oluşur?

İlk grup, mirasın açıldığını ve ilgili kişinin mirasçı olduğunu gösterir. İkinci grup, başvuranın hukuki ilişkisini ve alacağını açıklar. Üçüncü grup, m. 648’deki özel dayanağı ortaya koyar: pay devri sözleşmesi, uygulanmış haciz kayıtları veya borç ödemeden aciz belgesi. Dördüncü grup, varsa başlamış paylaşım ve temsil dosyalarını gösterir.

Belge listesinde yalnız kurum adı değil, belgenin tarihi, numarası ve neyi kanıtladığı belirtilir. Aynı alacak farklı dosyalarda görünüyorsa dosyalar arasındaki bağ açıklanır. Kısmi ödeme yapılmışsa güncel bakiye hesaplanır. Mahkemeye eski borç tutarıyla yeni takip kaydı arasında açıklanmamış fark bırakılmaz.

Başvurunun sonuç kısmı bu belge zincirine dayanır. Kayyımın atanacağı mirasçı, ilgili tereke ve istenen paylaşma görevi açıkça tanımlanır. Belirsiz biçimde “miras işlemleri için yetki” istenmesi, m. 648’in belirli temsil amacını açıklamaz.

Atama kararından sonra hangi kayıtlar güncel tutulur?

Paylaşma sürecindeki kararlar, hesap değişiklikleri ve alacak miktarını etkileyen ödemeler aynı dosyada izlenir. Alacak tamamen ödenmiş veya başvurunun dayandığı haciz kaldırılmışsa bu gelişme gizlenmeden bildirilmelidir. Görevin sürdürülmesini gerektiren hukuki durumla mevcut kayıtlar uyumlu olmalıdır.

Kayyımın yaptığı işlem, temsil ettiği pay ve sonuçta özgülenen değer birbirine bağlanır. Bir tereke malının satışından elde edilen bedelin tamamı, borçlu mirasçının payıymış gibi gösterilmez. Ortak giderler, tereke borçları ve diğer mirasçıların hakları hesaptan çıkarılmadan tahsil sonucu açıklanamaz.

Alacaklı yönünden kapanış kontrolü, yalnız atama kararının alınması değildir. Paylaşımın hangi aşamada olduğu, hangi değerin ortaya çıktığı, icra veya sözleşme ilişkisinde bunun nasıl uygulandığı ve kalan alacak bulunup bulunmadığı gösterilir. Kayyım kararı bir temsil aracıdır; tahsilat belgesi değildir.

Kayyım istemek diğer dava ve takip sürelerini durdurur mu?

M. 648, alacaklıya belirli koşullarla kayyım isteme hakkı verir; bütün takip ve dava sürelerini durduran genel hüküm içermez. Alacağın tabi olduğu zamanaşımı, mevcut icra dosyasının işlemleri ve başka bir talebin özel süresi kendi düzenine göre takip edilmelidir. Bir başvurunun yapılması diğer bütün hakların süresiz korunduğu anlamına gelmez.

Başvuru tarihleri, tebliğler, haciz ve karar kayıtları ayrı zaman çizelgesine yazılır. Özellikle ret işleminin iptali veya paraya çevirme konusunda ayrıca işlem gerekiyorsa m. 648 dosyasının sonucu beklenirken bu gereklilik gözden kaçırılmamalıdır. Hangi işlemin hangi hakkı koruduğu açık olmalıdır.

Paylaşma tamamlandığında eski temsil ihtiyacının ve başvuru konusunun durumu yeniden incelenir. Artık borçlu mirasçıya özgülenmiş mal ile paylaşılmamış miras payı aynı hukuki nesne değildir. Sonraki tahsil işlemi, o aşamadaki mevcut hakkı esas almalıdır.

Sık sorulan sorular

Her alacaklı miras paylaşımına kayyım isteyerek katılabilir mi?

Hayır. TMK m. 648, açılmış mirasta payı devralmış, haczettirmiş veya mirasçıya karşı borç ödemeden aciz belgesi bulunan alacaklı için özel yol tanır. Bu durumlardan hangisine dayanıldığı belgelenmelidir.

Üç şartın tamamı birlikte mi gerekir?

Hayır. Kanun bu durumları alternatif olarak sayar. Başvuranın dayandığı durumun hukuken gerçekleşmiş olması gerekir. Haciz talebi, uygulanmış hacizle; ödeme emri de aciz belgesiyle aynı değildir.

Mirasbırakan hayattayken kayyım istenebilir mi?

M. 648 açılmış miras içindir. Gelecekte doğması beklenen miras payı bu hüküm kapsamında mevcut pay kabul edilemez. Ölüm ve borçlu kişinin mirasçılığı öncelikle doğrulanır.

Miras payını satın alan kişi artık mirasçı olur mu?

Üçüncü kişiyle pay devri sözleşmesi, TMK m. 677 uyarınca doğrudan paylaşmaya katılma yetkisi vermez. Paylaşım sonunda özgülenen payı isteme hakkı sağlar. M. 648 kapsamında kayyım talebi ayrıca değerlendirilir.

Kayyım hangi mahkemeden istenir?

TMK m. 648 sulh hâkimine başvurulacağını düzenler. Talep, ilgili mirasçının yerine paylaşmaya katılacak kayyım atanmasıdır. İcra mahkemesinin paraya çevirme görevi bu atama işlemiyle aynı değildir.

Kayyım bütün terekeyi yönetir mi?

M. 648’deki görev belirli mirasçının yerine paylaşmaya katılmadır. Bütün terekenin yönetimi için TMK m. 640 kapsamında temsilci atanması farklı kurumdur. Karardaki görev ve yetki sınırı esas alınır.

Kayyım atanırsa diğer mirasçılar borçlu olur mu?

Hayır. Borçlu mirasçının kişisel borcu sırf atamayla diğer mirasçıların kişisel borcuna dönüşmez. Onların pay ve tereke üzerindeki hakları ilgili miras hükümleriyle korunur.

Mirası reddeden borçlu için aynı yol kullanılabilir mi?

Önce mirasçılık ve payın mevcut durumu belirlenir. TMK m. 617’deki reddin iptali yolu ayrı şartlara tabidir. M. 648 başvurusu ret işlemini kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Kayyım kararı alacağın tahsil edildiğini gösterir mi?

Hayır. Karar temsil ve paylaşmaya katılım sağlar. Paylaşımda doğan değerin alacak hakkına uygulanması, tahsil ve mahsup kayıtlarıyla ayrıca gösterilir. Atama kararı ödeme belgesi değildir.

Başvuru yapılınca bütün süreler durur mu?

M. 648 böyle genel bir durma kuralı içermez. Alacağın, icra dosyasının ve ayrı dava yollarının süreleri kendi hükümlerine göre izlenir. Her işlem hangi hakkı koruduğuyla birlikte kaydedilmelidir.

Dosyanın hazırlanması ve büro iletişimi

Başvurunun somut çerçevesi; tereke bilgisi, borçlu mirasçı, m. 648’deki özel dayanak ve istenen kayyım görevidir. Mevcut paylaşma ve icra dosyaları mahkemeye birlikte açıklanmalı, her karar kendi görev alanı içinde kullanılmalıdır.

Resmî kaynaklar ve ilgili kanun maddeleri

Kaynak kontrol tarihi: 24 Ekim 2026. İlgili hükümler yazıda belirtilen kapsam ve koşullarıyla ele alınmıştır.

İstanbul ve Mersin ofisleri

İstanbul · Polaris Plaza

Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbul

İstanbul ofisi ve iletişim

Mersin · Profit İş Merkezi

İhsaniye Mahallesi, 4903. Sokak, Profit İş Merkezi No:23, Kat:3, Daire:14, 33070 Akdeniz/Mersin

Mersin ofisi ve iletişim

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp